Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 ÜNİVERSİTE REFORMU 1923-1982 Hatice Gülay Dermez.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 ÜNİVERSİTE REFORMU 1923-1982 Hatice Gülay Dermez."— Sunum transkripti:

1 1 ÜNİVERSİTE REFORMU Hatice Gülay Dermez

2 2 GİRİŞ Üniversite, hem insan malzemesinin belli disiplinler bazında mükemmelliğe ulaştırıldığı bir öğretim kurumu hem de ülkenin ulusal araştırma-geliştirme ağının odak noktası olarak görülmektedir. Bu anlamda üniversite, üretim sürecinin ve entellektüel faaliyetin ayrılmaz bir parçasıdır.

3 3 Darülfünun’dan Üniversiteye Atatürk tarafından 1926’da Ankara’da kurulan Hukuk Okulu 1927’de Hukuk Fakültesine dönüştürülmüştür. Ama bu dönemin başlangıcını iki olay belirler: Birincisi Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmesi, ikincisi ise Ankara’da modern bir Ziraat Yüksekokulunun açılışıdır. Bu döneme damgasını vuran ve Türk Yükseköğretim tarihinde büyük önem taşıyan olay 1933’te yapılan üniversite reformudur.

4 Üniversite Reformu Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından sonra Darülfünun üzerinde önemle durmuş ve bu kurumu değerlendirmek üzere davet edilen İsviçreli Profesör Albert Malche’ın 31 Mayıs 1932 tarihli raporundan kısa bir süre sonra, 1933’te, Darülfünun lağvedilerek yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.

5 5 Üniversite Reform Hazırlıkları Darülfünun reforma tabi tutulması konusunu tüzüğüne geçirmek suretiyle bu alanda ilk adımı 1931 yılında atan Cumhuriyet Halk Partisi, reformun kapsamını belirlemek amacıyla Avrupa’dan bir uzmanının getirtilmesi için bütçeye ödenek koydurmuştur (Başgöz, 1995) üniversite reformu Türkiye’de önemli bir devrim olmuştur. Atatürk’ün direktifi ile üniversitede yeniden yapılanma sürecinde Eğitim bakanı Dr. Reşit Galip’in önemli bir rolü olmuştur. Galip Cenevre Üniversitesi’nden Prof. Malche’ın bir rapor hazırlamasını istemiş, bu rapor yılında Malche tarafından kendisine sunulmuştur. Bu doğrultuda tarihinde üniversite reformu hukuken gerçekleştirilmiştir.

6 6 Mecliste kurulan Darülfünun Komisyonu, Eğitim Bakanlığı’na gerekli yazıyı yazarak reform sürecini başlatmıştır. Albert Malch, dört aylık çalışması sırasında Fakülteleri, klinikleri ziyaret eden, labaratuvarları, seminerleri ve kütüphaneleri görmüştür. Politikacılarla, profesörlerle, idari memurlarla ve öğrencilerle konuşan Malch, sonunda istenen raporu hazırlayarak Eğitim Bakanlığı’na sunmuştur (Widmann, 2000). Malch’ın “hükümetin Darülfünunla işbirliği içinde bir reform yapmasının çekinilecek bir şey olmadığını” söyleyerek Bakanlığa destek verdiği raporunda eleştirileri şu noktalar etrafında toplanmıştır (Widmann, 2000): * Her şeyden önce Türkçe bilimsel yayınlar eksiktir. * Darülfünunun fakülteleri arasında bilimsel çalışma ortaklığını sağlayacak bağlantı yoktur.

7 7 Ders metodu, hiçbir şey vaat etmeyecek şekilde eskimiştir. Öğrenci öğretici arasındaki ilişki dershane içinde bitmekte, dışarıda öğrenciler yol göstericisiz ve kendi başına kalmaktadır. Basit bir tercümenin bir tez olarak kabul edilmesi, kişisel araştırma ve telif eserlerinin değerlerini hiçe indirmiştir. Öğretim üyelerinin çoğunluğu, dışarıdaki iş ve ilişkilerinin çokluğu yüzünden Darülfünun’daki görevlerini ikinci derecede sayacak kadar kurum ile bağlarını azaltmışlardır. Darülfünun öğretimi, memleketin hayatı ve çalışmaları ile bağlantıyı kaybetmiş, teorik bir içine kapanma halinde kalmıştır. Türk öğrencilerin yabancı dil bilgisi yetersizdir. Galatasaray Lisesi’nden, Alman ve İngiliz okullarından mezun olanlar azınlıkta bulunmaktadır

8 8 Geleceğin Türk profesörlerinin İstanbul Üniversitesi’nde yetişmesi henüz mümkün değildir. Bu yöndeki eğitim mutlaka yurtdışında yapılmalıdır. İstanbul’un Asya yakasında Haydarpaşa’daki Tıp Fakültesi’nin konumu elverişsizdir, çünkü eski İstanbul’daki hastanelerin durumu nedeniyle, gerçek tıp yaşamı diğer yakada sürmektedir. Çeşitli dersler hiçbir fayda sağlamayacak şekilde paralel olarak yürütülmektedir; örneğin Hukuk Fakültesi’ndeki, Mülkiye ve Yüksek Ticaret Okulu’ndaki dersler gibi. Albert Malch gözlemlerini şöyle tamamlıyor: “Bunlar İstanbul Darülfünun’unun ilerlemesine ve gelişmesine, kendi kendini islah etmesine engel olan birçok sebep arasında hemen hatıra gelenlerdir” (Widmann, 2000).

9 9 Atatürk’ün 1933’teki TBMM’ni açış konuşmasında söyledikleri “Üniversite’nin donatımına verdiğimiz önemi vurgulamak istiyorum. Hiç kuşku yoktur ki, yarım alınmış önlemler verimsizdir. Bütün tasarılarımızda olduğu gibi öğretim işlerinde ve kurulacak üniversitede de köktenci önlemlerle hareket etmekte kesin kararlıyız.” Atatürk: “Türk topraklarında maddenin mânâlaştığı, hayatın kıymet olduğu laboratuvarları” bir başka deyişle “Türk nesillerinin ruhsal oluş ve istiklallerinde yapıcı bir unsur olarak gördüğü Türk üniversitelerinin kurulmasını istiyordu”.

10 10 Dönemin Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit GALİP yeni üniversitenin açılış konuşmasında şu hususu önemle ifade etmiştir: “Bugün çalışmaya başlayan İstanbul Üniversitesi ile dünkü Darülfünun arasında hiçbir ilişki yoktur. Üniversite, yeni bir kuruluştur.” Atatürk, İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasını takiben 18 Kasım 1933 günü İstanbul Üniversitesi’nin öğretime açılması münasebetiyle kendisine çekilen saygı ve bağlılık telgrafına şu cevabı vermiştir: “İstanbul Üniversitesi’nin açılmasından çok sevinç duydum. Bu yüksek ilim ocağında, kıymetli profesörlerin elinde Türk çocuğunun müstesna zeka ve eşsiz kabiliyetinin çok büyük gelişmelere erişeceğine eminim.”

11 11 Türkiye Cumhuriyeti’nde üniversite reformunun başlangıcı olan 1933’den 1943’e kadar çok büyük ilerlemeler kaydedilmiştir. Örneğin 1943’de 2531 sayılı kanunla İstanbul’daki “Mülkiye Mektebi”, Siyasal Bilgiler Fakültesi olmuş ve Ankara’ya taşınmıştır. Yine 1925’de kurulan Ankara Hukuk Mektebi “Hukuk Fakültesi” adını almıştır. Yine bu 10 yıllık süre içerisinde İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 14, Fen Fakültesi’nde 14, İktisat Fakültesi’nde 12 ve Hukuk Fakültesi’nde 5 olmak üzere toplam 45 enstitü kurulmuş; bu enstitülere ek olarak Tıp Fakültesi’nde 16 klinik açılmıştır.

12 12 Bu dönemde Almanya’da politik nedenlerle çalışmak istemeyen Alman profesörlerin çalışması gündeme gelmiştir. Bu amaçla Zürich’te kurulan “Yabancı Ülkelerdeki Alman Bilim Adamları İhtiyaç Birliği” ile ilişkiye geçilmiş, bu ilişkiyi uzun süren görüşmeler izlemiş ve bir çoğu dünya çapında üne sahip bir çok Alman profesör, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne gelmiş ve üniversite reformu çerçevesinde Türkiye’de çalışmışlardır.

13 ’teki bu Üniversite Reformu ile ayrılan eski Darülfünûn hocalarının yerine Hitler Almanyası’ndan kaçan 42 kadar Alman profesör tayin edilmişlerdi. Bu işlemlerin gerçekleştirilmesinde İsviçreli pedagoji profesörü Malche ile Alman patoloji profesörü Schwartz büyük rol oynadılar. Sadece İstanbul Tıp Fakültesi’nde 1933 ile 1945 yılları arasında 19 Alman tıp profesörü, klinik ve enstitü direktörü olarak görev almışlardı. Bunların yanı sıra Akil Muhtar Özden, Mazhar Osman, Hulusi Behçet, Tevfik Salim Sağlam Paşa, Neşet Ömer gibi kendi sahalarında ünlü bir çok Türk hocaların da İstanbul Tıp Fakültesi öğretim kadrosunda yer almış olmaları neticesi İstanbul Tıp Fakültesi, 1933’teki Atatürk’ün Üniversite Reformu’ndan sonra Avrupa’nın en önemli tıp fakültelerinden biri haline geldi.

14 14 Birçok İlde Üniversitelerin Kuruluşu Yüksek Mühendis Mektebi’nin 1944’te yeniden organize edilmesi ile İTÜ kurulmuş olup; bunu 1946’da Ankara’da daha önce kurulmuş olan mektep, fakülte ve enstitülerin birleştirilmesiyle kurulan Ankara Üniversitesi izlemiştir. Ayrıca, 1946’da 2252 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, çıkarılan 4936 sayılı Kanunla üniversitelere muhtariyet verilmiştir yılları arasında kurulan Ege Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Atatürk Üniversitesi ile yükseköğretimin Anadolu’ya yayılması hız kazanmıştır.

15 15 Kuruluş Tarihlerine Göre Üniversiteler. ÜniversiteBulunduğu İl Kurulut Tarihi 1İstanbul İstanbul Teknikİstanbul1944 3Ankara Karadeniz TeknikTrabzon1955 5Egeİzmir1955 6AtatürkErzurum1957 7Orta Doğu TeknikAnkara1959 8HacettepeAnkara1967 9Boğaziçiİstanbul DicleDiyarbakır ÇukurovaAdana AnadoluEskitehir CumhuriyetSivas İnönüMalatya FıratElazığ Ondokuz MayısSamsun SelçukKonya UludağBursa ErciyesKayseri Akdeniz Dokuz Eylül Antalya İzmir 1982

16 16 22GaziAnkara Marmaraİstanbul Mimar Sinanİstanbul TrakyaEdirne Yıldız Teknikİstanbul Yüzüncü YılVan BilkentAnkara Gaziantep Koçİstanbul Abant İzzet BaysalBolu Adnan MenderesAydın Afyon KocatepeAfyon Balıkesir Celal BayarManisa Çanakkale Onsekiz MartÇanakkale DumlupınarKütahya GaziosmanpataTokat Gebze Yüksek Teknoloji EnstitüsüKocaeli HarranŞanlıurfa İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsüİzmir KafkasKars Kahramanmaraş Sütçü İmamKahramanmarat Kırıkkale 1992

17 17 45Kocaeli Mersinİçel Muğla Mustafa KemalHatay Niğde PamukkaleDenizli Sakarya Süleyman DemirelIsparta Zonguldak KaraelmasZonguldak BatkentAnkara OsmangaziEskitehir Galatasarayİstanbul Fatihİstanbul Işıkİstanbul İstanbul Bilgiİstanbul Sabancıİstanbul Yeditepeİstanbul Kadir Hasİstanbul AtılımAnkara Beykentİstanbul Çağ Çankaya Tarsus Ankara 1997

18 18 67Doğuşİstanbul İstanbul Kültürİstanbul Maltepeİstanbul Bahçetehirİstanbul Haliçİstanbul İstanbul Batıİstanbul1998 Böylece, eğitim-öğretim yılından eğitim-öğretim yılına kadar geçen 75 yıllık Cumhuriyet döneminde: Yükseköğretim kurumu sayısı 1’den 72’ye, Öğrenci sayısı 2.914’den ’ye, Yıllık mezun sayısı 321’den ’ye, Öğretim elemanı sayısı 307’den ’e yükselmiş olup, yaklaşık olarak öğrenci sayısında 472, yıllık mezun sayısında 586, öğretim elemanı sayısında ise 193 katlık artışların gerçekleştirildiği ve yükseköğretim kurumlarının İstanbul’dan Anadolu'nun en ücra köşelerine kadar yayılmasının sağlandığı görülmektedir.

19 19 Aşağıdaki istatistik sonuçlar üniversite reformunun Türkiye’ye kazandırdıklarını daha net bir şekilde ortaya koymaktadır: YılKuruluşÖğretim Üyesi SayısıÖğrenci Sayısı

20 20 KANUNLAR PERSPEKTİFİNDE ÜNİVERSİTE REFORMU 2252 Sayılı Kanunun Özellikleri (1933) 1) Özerklik kaldırıldı. Üniversitelerin herhangi bir okuldan farkı kalmadı. 2) Darülfünunun 151 hocasından 59 hocası üniversiteye alınmıştır. 3) İlk kez üniversite, fakülte, rektör, dekan gibi terimler kesin olarak yerleşmiştir. Faydalarının yanında 2252 sayılı kanunla üniversiteler bekleneni verememiş ve 1946 yılında 4936 sayılı üniversite kanunu ile yeni bir düzenlemeye gidilmiştir.

21 Sayılı Kanunun Temel Özellikleri 1. Üniversitelere özerklik tekrar verilmiştir. 2.Üniversitelerin görevleri; araştırma ve inceleme sonuçlarını yayınlamak, doktora ve bilimsel araştırmalar yapmak olarak belirtilmiştir Anayasasında ilk kez üniversitelerle ilgili bir madde yer almıştır. Bu madde 1971 yılında değişikliğe uğramıştır. İlk eğitim fakültesi 1965 yılında Ankara Üniversitesinde kurulmuştur. *1973 yılında 1750 sayılı Üniversiteler Kanunu yayınlanmıştır.

22 Say Kanunun Temel Özellikleri 1750 Sayılı Kanunun Temel Özellikleri 1) Yüksek öğretim bir bütün olarak görülmüş yalnızca üniversiteler bu kanuna tabidir hükmü getirilmiştir. 2) Üniversiteler arası kurul oluşturulmuştur. 3) Asistanlığa girişte doktora şartı getirilmiştir. 4) Ders kitaplarının basımı eğitim fakültelerine bırakılmıştır. * 6 Kasım 1981 yılında 2547 sayılı Yüksek öğretim Kanunu yayınlanmıştır.

23 Sayılı Kanunun Temel Özellikleri 1.Yeni üniversiteler, fakülteler, yüksek okullar, devlet kalkınma planları ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yüksek öğretim planlaması çerçevesinde Yüksek Öğretim Kurulunun olumlu görüşü veya önerisi üzerine kanunla kurulur. 2.Fakültelerin kürsüleri kaldırılmış, bölümleri azaltılmıştır. 3. Asistanlık kaldırılıp, araştırma görevliliği ve yardımcı doçentlik getirilmiştir. 4. Kısmen seçim, kısmen atama ile belirlenen önemli üst kurullar kurulmuştur. (YÖK, ÖSYM gibi)

24 Anayasasında, üniversitelerin ülke genelinde dengeli bir biçimde yayılması, rektörün Cumhurbaşkanınca, dekanların ise Yüksek Öğretim Kurulunca seçilmesi, üniversitelerin güvenliğinin devlet tarafından sağlanması, öğretim görevlilerinin, Yüksek Öğretim Kurulunun veya üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne sebeple olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.

25 25 KAYNAKÇA [1] Terzioğlu A., “Kuruluşunun 550. Yılında İstanbul Üniversitesi ve Avrupa Üniversiteleri Sempozyumu”,İst. Tıp. Fak. Mecmuası 66:2, [2] Ülken H. Z., Felsefe Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınları. [3] Terzioğlu A., Atatürk Devrinde Türk-Alman Tıbbi İlişkileri, Bifaskop 6:16- 22, [4] Ulugay İ., Türk-Alman Tıbbi İlişkileri Hakkında, İ. Ü., İstanbul Tıp Fakültesi 6. Kurultayı, Eylül [5] Tübitak’ın Eğitim ve Öğretim Reformu Konusundaki Yaklaşım Çerçevesi Ve Görüşleri, [6] A. Necdet Sezer’in konuşması: İstanbul Üniversitesinin 550. Kuruluş Yıldönümü Töreni Konuşması, [7] Ergün M., Atatürk Devri Türk Eğitimi III, Ankara DTC Fak. Yay., [8] Widmann H., Atatürk ve Üniversite Reformu, Çev: A. Kazancıgil ve S. Bozkurt, İstanbul Kabalcı. Yay., [9] Başgöz İ., Türkiye’nin Eğitim Çıkmazı ve Atatürk, Ankara, TC Kültür Bakanlığı, [10] Adem M., Eğitim Planlaması, 1997.


"1 ÜNİVERSİTE REFORMU 1923-1982 Hatice Gülay Dermez." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları