Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ERGENLİK DÖNEMİ AİLE TUTUMLARI (7-19 Yaş Aile Eğitimi)

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ERGENLİK DÖNEMİ AİLE TUTUMLARI (7-19 Yaş Aile Eğitimi)"— Sunum transkripti:

1 ERGENLİK DÖNEMİ AİLE TUTUMLARI (7-19 Yaş Aile Eğitimi)

2 EGENLİĞİ TANIMLARSAK Batı Dillerinde Büyüme anlamına gelen’’Adölescence’’Ülkemizde ise Yeni yetmelik ve delikanlılık dönemini içine alan ‘’Ergenlik Çağı’’çocukluktan yetişkinliğe geçiş hazırlıklarını içeren bir gelişme dönemidir. Ergenliğin yaş sınırları toplumdan topluma değişir.Bizim toplumumuz için bu yaş sınırı genel olarak yaş olarak belirtilmektedir Sosyal yönden yeniden doğuş çağı Yetişkinliğe özgü birtakım gelişim görevlerini başarma çağı Kişinin bağımsızlık savaşını verdiği çağı Zorlanmalı yaşam dilimlerinden ilki olarak ta tanımlanabilir.

3 ERGENLİK ÇAĞINDA BAŞARILMASI GEREKEN GÖREVLER: Cinsel rolü kabullenme ve bu role uygun davranma Duygusal Bağımsızlığını kazanma,kendisiyle ilgili kararlar alabilme. Yaştaş dünyası içinde kabul görme Arkadaşlık,işbirliği,liderlik yeteneğini geliştirebilme Çatışan değerleri uzlaştırma ve kendine yaşına özgü bir hayat felsefesi oluşturma. Meslek seçimi için ön hazırlıkları yapma,kendine en uygun mesleği seçebilme. Benlik (Özkimlik) oluşumu ve benliği kabullenme. Fiziksel değişikliklere uyum sağlama

4 Ergenlik döneminde ÖZERKLİK DUYGUSU daha çok önem kazanmaktadır. ÖZERKLİK(Bağımsızlık): Ana-baba ve diğer sosyal etkilerden bağımsızlaşmayı sağlayan süreçtir Çocukluk bağımlılığının kalkması ana-babaya karşı özerklik kazanılmasına neden olur. ANCAK Bu dönemde akran baskısı da vardır. Akran kuralları ile ana-baba kuralları çatışır Ana-babalar daha tutucu ve koruyucu özelliğe sahiptir. Akran grupları ise deneyime açık, yaşam beklentileri geniş, risk alma ihtimali yüksek Gencin tam anlamı ile özerklik kazanması her iki gruba karşı bireyselliğini kazanması ile gerçekleşir

5 ERGENLİK ÇAĞININ GENEL ÖZELLİKLERİ Erkek ve Kızlarda fiziksel değişiklikler yaşanır. Ergenlik Çağını her birey yaşamakla beraber herkes kendine özgü bir gelişim çizgisi gösterir. Ergenlikle birlikte fiziksel gelişim birden hızlanır. Buna bir de psikolojik değişimler eklenir( Ergenin bu yaşta geçirdiği değişikliklerin doğal olduğu kendisine anlatılmalıdır) Ergenlik kızlarda 8–13 erkelerde 10–15 yaşlarında başlar. Yaşamın bu döneminde kızlar erkeklerden fiziksel olarak birkaç yıl önce gelişirler. Sıkı dostluklar kurmaya özen gösterme

6 ERGENLİK DÖNEMİ SAĞLIK PROBLEMLERİ 1) DEPRESYON : Ergenlerin yüzde 40′ı depresyon periyotları yaşar. Bu dönemde depresyonlarda artış görülmez. Hormonal değişiklikler,Özgüven problemi, karşı cinsle ilgili yaşanan problemler, okul ve aile içi problemler buna sebebiyet verebilir. Genellikle kısa süreli yaşanır ve müdahale gerekmez. Ergen kendini üzgün ve kötü hissediyordur; ancak günlük hayatına devam edebilir. Gerçek depresyonlarda ise ergen intihara kadar varan düşünceler geliştirmiş olabilir. Kendini büsbütün değersiz hissedebilir. Bunun sebepleri arasında; yakınlarını üzmek, ölümü merak, yalnızlık duygusu, çocukluktan gelen sevgi yoksunluğu, ölüm- ayrılık vb. gibi travmatik süreçler yer alabilir. 2)YEME BOZUKLUKLARI: Yeme bozuklukları ise bir başka sorundur. Özellikle çok yemek yeme veya yemeği reddetme ve sürekli kilolu olduğunu düşünme ergende aşılması gereken sorunlardandır. Bu durumlarda ergenin üstüne gitmemek gerekir. Eğer üstüne gidilirse kendini daha kötü hisseder.( obezite, anoreksiya-nevroz, blumia) 3)MADDE KULLANIMI: Madde kullanımı genellikle ailede mutsuz olan ve kendini ifade edemeyen ergenin kendisini yalnız hissetmemek, arkadaş ortamından kopmamak için başvurduğu bir yoldur. Bunlar dışında ergen zaman zaman öfke patlamaları yaşayabilir. Bu esnada onunla konuşmaya çalışmak anlamsızdır. Sakinleşmesini beklemek gerekir.

7 ERGEN NE HİSSEDER, NASIL DAVRANMAK İSTER? Ergenin genel olarak duygularında istikrarsızlık olduğu görülür. Bir gün önce çok mutlu ve enerjik olan ergen ertesi gün kabuğuna çekilmiş ve bitkin olabilir. Duygular anlık olarak bile değişkenlik arz edebilir. Bu nedenle ebeveynin bunu kabul etmesi ve her defasında “Daha dün iyiydin, şimdi ne oldu?” türünde sorgulamalara ve baskıcı yaklaşımlara girmemesi gerekir. Bu dönemde ergen duygularını çok dolu ve coşkulu yaşar. Gerek ses tonu ve vurgulamaları ve gerekse mimikleri önceki döneme göre duygularını daha fazla ifade ediyor niteliktedir. Diğer dönemlere göre daha yoğun hayal kurar ve gerçeklerden zaman zaman uzaklaşır. Bu hayaller gelecek planlarını kapsayabileceği gibi genellikle karşı cinsle ilgili hayaller olabilmektedir. Ergen zaman zaman yalnız kalma isteği içinde olabilir. Odasına çekilen ve yalnız kalmak istediğini söyleyen bir ergenin ciddi bir sorunu olduğu düşünülüp kaygılanılmamalıdır. Ergen kendisi ile baş başa kalıp yaşadıklarının muhasebesini yapma ihtiyacı hissedebilir. Ergen kendini yorgun hissedebilir, buna bağlı olarak çalışmaya karşı isteksizdir. Vücut enerjisi âdeta büyümeye harcanıyor gibidir. Ergen yaşadığı bedensel değişimlere bağlı olarak çekinebilir ve kendini saklama ve bu değişimlerden çevreyi haberdar etmeme isteği içinde olabilir. Yeni şeyler deneme merakı artmıştır. Bu dönemde arkadaş çok önemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olması ve ailenin hassas davranması gerekir. Bu dönemde ergenin fark edilme ve takdir edilme ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen, farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını giderebilir.

8 ERGEN AİLE İLİŞKİLERİ A-Aile içi geçimsizlikler,tartışmalar ve kavgalar ergenler için yaralayıcıdır. Anne-Baba arasında yaşanan anlaşmazlıklar ergenler üzerinde iki olumsuz tepki yaratır. 1-Terk edilme Duygusu(Ergen kendi problemlerine dalan anne ve babanın kendisinden uzaklaştığını,kendisine yeterince ilgi gösterilmediğini düşünür.) 2-Ergenin Anne –Babasının kendisinden daha olgun,daha mantıklı ve daha bilgili olduğu düşüncesinin yara alması. B-Anne ve Babanın çocukları karşısında gösterdikleri kararsız tutum ergende çelişkilere yol açar.Çünkü; ergen kendisinden beklenilen kararlılığı ve tutarlılığı önce ailesinden bekler. C-Anne –Baba sevgisinin ve ilgisinin çocuklar arasında eşit olarak dağıtılmaması.ergenin ailesine karşı olumsuz tutumlar takınmasına neden olabilir. D-Kuşak Çatışmasının yaşanması.Ergenler anne ve babalarının kendilerini anlamasını bekler.Eğer beklenilen anlayış anne-baba tarafından gösterilmezse ergen aradığı ilgi ve sevgiyi aile dışında arar ve yanlışlıklar yapabilir

9 ERGENLİK DÖNEMİNDE BENLİK GELİŞİMİ VE ANNE-BABA TUTUMLARI Kişiliğin gelişimi açısından kritik bir dönem olarak değerlendirilen ergenlik çağı gencin çevreden gelen olumlu ya da olumsuz birçok uyarandan etkilenmesini beraberinde getirir. İçinde bulunulan aile ortamı çocukluktan itibaren gencin kendisi ile ve çevresi ile olan ilişkilerinde temel koşulları belirleyen en önemli etmen olarak karşımıza çıkmaktadır. Benlik bireyin yakınında bulunan kişilerin ona karşı tutumları ile şekillenmeye başlar. Bu bağlamda benliğin oluşumunda anne-baba tutumlarının oldukça önem taşıdığını görmekteyiz

10 Anne-baba tutumlarını iki başlıkta inceleyebiliriz 1- Olumlu Anne-Baba tutumları Destekleyici tutum 2-Olumsuz Anne-Baba tutumları Otoriter baskıcı tutum İlgisiz tutum, Aşırı koruyucu tutum Aşırı hoşgörülü tutum Dengesiz ve kararsız tutum

11 1-OLUMLU ANA BABA TUTUMLARI DESTEKLEYİCİ TUTUM Bu tutuma gösteren anne-baba her çocuğun kendine has ve biricik olduğunu kabul ederek öncelikle onun varlığını sahiplenmek yerine varlığına saygı duymayı seçer. Bu sayede çocuğun aile içinde kendisini var etmesini sağlayarak yeteneklerini en üst düzeyde açığa çıkartmasına yardımcı olur. Bu tutumda ev içinde çocuğun kabul edilen ve kabul edilmeyen davranışlarının sınırları bellidir ve bu sınırlar içinde çocuk özgürdür. İhtiyaçları anne-baba tarafından karşılanan çocuğa bir yandan da kendi başına yapabilecekleri konusunda özellikle anne tarafından yalnız başına hareket etme fırsatı tanınır. Böylece öz güvenin gelişmesinde önemli adımlar atılmış olur. BU TUTUM İLE YETİŞTİRİLEN GENÇ; Ergenlik dönemine geldiğinde artık yetişkin bir birey olmaya aday olduğunun farkında olacaktır. Kişi çocukluğunda varlığına duyulan saygı ve buna bağlı olarak varlığını gerçekleştirmesine yönelik verilen fırsatları ergenlik döneminde düşünceleri ile ve duyguları ile yorumlayarak olumlu bir benlik yapısı geliştirecektir.

12 2-OLUMSUZ ANA BABA TUTUMLARI OTARİTER BASKICI TUTUM Anne babanın katı bir disiplin uyguladığı, kurallara uyulması konusunda baskıcı tavır sergilediği bir tutum şeklidir. Bu tutum çocuğun varlığını yok sayarak anne- baba tarafından çocukta oluşması istenen yapıya hizmet eder. Mutlak standartların olduğu bu ailelerde çocuk nazik, uslu, sessiz bir yapı sergilemesine karşın silik, çekingen ve dış denetim odaklı bir yapıya sahip olabilir. Anne-Baba, çocuğun itaatini bir erdem olarak görür ve çocuk anne- babanın anlayışı ile çatışan inanç ve davranışlar göstermeye kalkıştığı noktada, ebeveyn onun öz iradesini cezalandırıcı yöntemlerle engeller ve çocuğun kendi anlayışı çerçevesinde kalması gerektiğini düşünerek onun bağımsızlığını kısıtlamaya yönelik tepkiler verir. OTORİTER TUTUMA SAHİP AİLELERDE YETİŞEN GENÇLER; Anne Babanın isteklerine karşı çıktıklarında cezalandırılacaklarını ya da dışlanacaklarını bildiklerinden dolayı duygu ve düşüncelerini bastırır. Öfke ve kızgınlık duygularını açık biçimde ifade edemez. Bu durumun sonucunda ergende pasif saldırgan bir yapı oluşur ve bu saldırganlık duygularını kendisinden daha zayıf gördüğü bireylere yöneltebilir. Kendisini aile içinde var edemeyen ergen kabul görme duygusunu dışarıda aramaya başlayacaktır. Bu durumda onu önemseyen gruplara ya da kişilere yönelecektir. Aile içinde baskı altına alınan benlik bu seferde önemsenmek pahasına başkaları tarafından yönlendirilecektir.

13 İLGİSİZ TUTUM Anne babaların çocuklarına karşı kayıtsız kaldığı, onları görmezden geldiği bir tutum şeklidir. Bu ailelerde genelde herkes kendi halindedir ve iletişim kopuktur. İlgi görmeyen ergen varlığını anne babasına duyurmak için uygun olmayan yöntemlere başvurabilmektedir.(fiziksel zarar, yalan, küfür vb.) Otoriter tutumda denetim altına alınarak yok sayılan benlik bu tutumda da görmezden gelinerek ergende aynı duyguyu uyandırmaktadır. Öfke ve Saldırganlık! Yeterince doyurulmamış benlik kendisini var etmek, ilgi görmek ve onay almak adına bazen uygun olmakla birlikte çoğu kez uygun olmayan yöntemlere başvurmaktadır. Bu yöntemler ise geçici süreliğine işe yarasada çoğu kez uzun vadede sıkıntı yaratacak olan sorunlara sebep olmaktadır.

14 AŞIRI KORUYUCU TUTUM Anne babaların çocuğunu fazlaca koruduğu, aşırı özenli olduğu bir tutum şeklidir. Aşırı koruyucu tutuma sahip anne çocuğu ile bütünleşerek onun gelişimine uygun davranmasını engelleyici davranışlarda bulunmaktadır. Toplumumuzda da “ilgili anne” adı altında desteklenen bu tutum maalesef çocuğun benlik yapısına çok ciddi zarar vermektedir. Çocuklukta gelişimine izin verilmeyen benlik yapısı ergenlik dönemine geldiğinde çeşitli sıkıntılar ile karşılaşmaktadır. Yetişkinliğe adım atmaya başlayan gençten bağımsız bir kişilik yapısı oluşturması beklenmektedir. Ancak gencin çocukluğunda yaşadığı bağımlılıktan kurtulması kolay olmayacaktır. Bununla birlikte anne baba bu seferde genci yine zarar görmemesi adına korumaya devam etmektedir. Genelde aile kendisini “sana güveniyorum ama dışarıya güvenmiyorum” cümlesi ile savunur. Ama ailenin unuttuğu önemli bir şey vardır. Çocuğu dışarı ile önünde sonunda tek başına mücadele etmek zorunda kalacaktır. Bir iş başvurusuna giderken ailesi ile gidemez. Karşı cins ile birlikteliğini ailesi ile yaşayamaz. Askere ailesi birlikte gidemez. Bu durumlar ve benzeri durumlar ile karşılaşan kişi hem ergenlik döneminde hem de yetişkinlik döneminde ne yapacağını bilemez ve çoğu kez içinden çıkamadığı problemler yaşar. AŞIRI KORUYUCU TUTUM İLE YETİŞTİRİLEN GENÇLER; Kendilerine karşı güvensiz bir yapı oluşurken ileride diğer kimselere aşırı bağımlı ve duygusal kırılmalar yaşayan bir kişilik yapısı sergilerler. Bu yapıya sahip kişilerin aynı koruyucu tutumu gelecekte eşinden de bekleme ihtimali yüksektir.

15 AŞIRI HOŞGÖRÜLÜ /GEVŞEK TUTUM Genellikle kalabalık yetişkinlerin olduğu aile ortamında tek olan çocuklara karşı ya da orta yaşın üstünde çocuk sahibi olunan ailelerde geliştirilen bir tutumdur. Bu ortamda çocuk nerdeyse tüm inisiyatifi ele almıştır ve aile bireyleri onun isteklerine kayıtsız şartsız uyarlar. İsteklerin aile tarafından sınırsızca karşılanması çocukta bencil, şımarık, başkalarına karşı hak tanımayan bir yapının gelişmesine sebep olur. Anne babanın aşırı hoşgörü ve yetersiz ceza uygulaması özellikle çocukluğun ikinci yarısında saldırgan davranışlarla sonuçlanır. Bu çocukların aile dışındaki ilişkilerinde sömürücü ve otoriteye karşı başkaldıran tavırlara sıkça rastlanmaktadır. Bu durumun nedeni aile içinde isteklerine karşı gördükleri sınırsız hoşgörüyü dışarıda görememeleridir. Ergenlik dönemine gelinmesi ile birlikte isteklerin daha farklı boyutlara ulaşması ve hem aile tarafından karşılanmasının zorluğu hem de toplum tarafından koyulan sınırların artması, ergende şiddetli çatışmalar yaşamasına sebebiyet vermektedir. Yine bu durum öfkeli bir benlik yapısının gelişmesine zemin hazırlayacaktır.

16 DENGESİZ VE KARARSIZ TUTUM Bu tutum anne-baba arasındaki görüş ayrılığından kaynaklandığı gibi anne ve babanın kişisel olarak sergiledikleri değişken davranışlar sonucunda oluşur. Annenin çocukla ilgili aldığı kararı babanın eleştirmesi, babanın aldığı kararı annenin eleştirmesi çocukta dengesizlik oluşturmaktadır. Yine çocuğun aynı davranışına bazen olumlu bazen olumsuz tepki verilmesi çocukta iç çatışmalara ve huzursuzluklara sebep olmaktadır. Ergenlik döneminde kendisine bir kimlik oluşturmaya çalışırken yaşadığı çatışmalara ailesinden gördüğü tutarsız davranışların da eklenmesi ile birlikte ergenin yükü daha fazla artar. Ergen yaşadığı bu çatışmaları aşamadığı takdirde karar vermekte zorlanan ruh hali değişken bir benlik yapısı oluşturur

17 AİLELER ERGENLİK DÖNEMİNDE GENCE NASIL DAVRANMALI Kişinin kendisiyle ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler geliştirmesinin temeli bir anlamda çocukluk döneminde atılmaktadır.Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarına karşı doğru örnek olmaları gerekir Ergen her şeyden önce anlaşılma ve değer görme duygusunu yaşamalıdır. Bu nedenle ebeveynin bu duyguları yaşatma adına söz ve davranışları konusunda hassas olması gerekir. Aksi takdirde ergen bu duygularını tatmin adına farklı çevrelere ihtiyaç duyacaktır. Ergenle fikir alışverişleri yapılmalı; Ergen, aile konuları dışında tutulmamalıdır. Çeşitli sorun ve konularda ergen objektif bir biçimde saygıyla dinlenmeli ve ortak paydalar bulunmaya çalışılmalıdır. Nasihatler genellikle işe yaramaz, sadece ergenin o an ebeveyni dinlemesini sağlar, uzun vadede çözüm değildir. Ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ebeveyn bu konuda ergenin arkadaşlarını tanıma yoluna gitmeli ve bunu çocuğuna hissettirmelidir. Akabinde şayet hoş olmayan bir durum varsa bu, ergenle paylaşılabilir. Fakat tanımadan eleştirmek ergenin ebeveynini haksız bulmasından başka bir işe yaramaz. Sevgi eksik edilmemelidir. Evdeki genel ortamın gergin olmamasına dikkat edilmelidir. Ergenlik dönemine denk gelen üniversite hayatı ve meslek seçiminde ailenin rolü önemlidir ve aileler bu konuda dikkatli olmalıdır.Çünkü ülkemizde aileler genellikle çocuklarının üniversite ve bölüm tercihlerini etkilemeye çalışıyor.Ailelerin etkisi öğrencilerin doğru tercih yapmalarını engelliyor.İstekleri doğrultusunda bir üniversite veya bölüme giren öğrenci mutsuz bir geleceğe ilk adımını atmış oluyor.Sonrasında ise okuduğu bölümle ilgili bir meslek yapmıyor,çevreleriyle ilişkilerinde sorunlar yaşayabiliyorlar.Ailenin bu konudaki tutumu nasıl olabilir?Ailenin gence ‘’kararına ve sana güveniyorum’’şeklindeki bir ifadesi gencin yaşama daha güvenle bakmasını sağlayabilir. Ergenlik dönemi çatışmalı ve gergin geçiyorsa bir uzmandan destek alınmalıdır.

18 SONUÇ OLARAK : İnsan yaşamında benliğin gelişiminde kritik olarak nitelendirilebilecek iki dönemden bahsedebiliriz. Bunlardan birincisi 0-7 yaş arasındaki dönem. İkincisi ergenlik dönemidir. Ergenliği benlik yapısının şekillendiği önemli bir dönem olarak görürsek bu yapının temelinin de çocukluk dönemi olduğunu söyleyebiliriz. Yani temel ne kadar sağlamsa benlik yapısı da o oranda güçlü olacaktır. Çocukluk döneminde özerklik, sorumluluk, girişimcilik gibi özellikler belli oranda kazanılmışsa ergenlik döneminde de bunların üzerine inşa edilen bir yapı ortaya çıkacaktır. Bu özellikler kazanılmadığı takdirde ergen ve aile hep birlikte bu durumun sıkıntısını çekmeye başlayacaktır. Aslında bu sıkıntıları çocuklukta verilemeyen tepkilerin çığlıkları olarak değerlendirebiliriz. Çoğu anne-baba bu çığlıklara şaşırarak çocuklarına ne olduğunu anlayamadıklarını küçükken hiç böyle olmadığını söylerler. Olan şudur: Artık çocuğunuz büyümüştür ve kendisini ifade etmeye çalışıyordur. Bu ifade bazen istenilmeye tarzda olsa da.


"ERGENLİK DÖNEMİ AİLE TUTUMLARI (7-19 Yaş Aile Eğitimi)" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları