Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

FİNANSAL KURUMLAR İKİNCİ BÖLÜM. Fon talep eden ve fon arz eden ekonomik birimlerin kendiliğinden karşı karşıya gelmesinin çeşitli sıkıntıları bulunması.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "FİNANSAL KURUMLAR İKİNCİ BÖLÜM. Fon talep eden ve fon arz eden ekonomik birimlerin kendiliğinden karşı karşıya gelmesinin çeşitli sıkıntıları bulunması."— Sunum transkripti:

1 FİNANSAL KURUMLAR İKİNCİ BÖLÜM

2 Fon talep eden ve fon arz eden ekonomik birimlerin kendiliğinden karşı karşıya gelmesinin çeşitli sıkıntıları bulunması nedeniyle, bu birimler arasında aracılık görevi yaparak köprü kuracak ve fon akışını sağlayacak çeşitli mali kurumlara ihtiyaç bulunmaktadır.

3 Finansal kurumlar temel aktifleri büyük ölçüde finansal araçlardan oluşan, faaliyetleri bunlar üzerinde yoğunlaşan ve böylece gelirlerini, esas olarak, finansal araçlarla ilgili işlemlerden sağlayan kurumlardır

4 Finansal Kurumlar Riskin dağıtılmasını desteklerler, Mali danışmanlık ve portföy yöneticiliği yaparlar, Sermaye maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlarlar, Sektöre yeniliklerin getirilmesine ve piyasanın gelişmesine katkı sağlamaktadırlar

5 –T.C. Merkez Bankası –Ticaret ve İhtisas Bankaları –Yatırım ve Kalkınma Bankaları Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sınai Kredi ve Yatırım Bankası Türkiye Kalkınma Bankası Türkiye İhracat Kredi Bankası (Eximbank) –Sosyal Güvenlik Kurumu –Kredi ve Kefalet Kooperatifleri –Sigorta Şirketleri –Sermaye Piyasası Kurumları –T.C. Merkez Bankası –Ticaret ve İhtisas Bankaları –Yatırım ve Kalkınma Bankaları Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sınai Kredi ve Yatırım Bankası Türkiye Kalkınma Bankası Türkiye İhracat Kredi Bankası (Eximbank) –Sosyal Güvenlik Kurumu –Kredi ve Kefalet Kooperatifleri –Sigorta Şirketleri –Sermaye Piyasası Kurumları

6 A-DÜZENLEYİCİ VE DENETLEYİCİ KURUMLAR 1-Hazine Müsteşarlığı 2-T.C.Merkez Bankası 3-Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 4-Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu 5-Meslek Birlikleri 6- Sermaye Piyasası Kurulu

7 B- FİNANSAL ARACI KURUMLAR 1-Bankalar : - Ticaret Bankaları - Kalkınma ve Yatırım Bankaları - Katılım Bankaları 2- Banka Dışı Mali Aracı Kurumlar : a)Finansal Kiralama,Faktoring ve Finansman Şirketleri b)Sigorta Şirketleri c) Bireysel Emeklilik Şirketleri: 3-Sermaye Piyasası Kurumları : Yatırım Ortaklıkları, Yatırım Fonları, Aracı Kurumlar, Borsa Yatırım Fonları, Sermaye piyasasında faaliyet göstermesi öngörülen diğer kurumlar

8 1- MERKEZ BANKASI Para basma (emisyon) yetkisi ve reeskont uygulaması ile T.C. Merkez Bankası (TCMB), para yaratan kurumların başında gelmektedir. Merkez Bankası bu özelliğinin yanı sıra, ticaret bankaları kanalı ile finans kesimini etkileyerek para ve kredi politikasının, ülke ekonomisinin ihtiyacına uygun olarak yürütülmesini sağlamaktadırlar.

9 TC. MERKEZ BANKASI PİYASALARI Genel olarak bir ekonomide 4 temel hedef vardır. Bunlar; Kaynakların tam olarak kullanımı Sürdürülebilir bir ekonomik büyüme Fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesi Ödemeler dengesindeki istikrarın sağlanması

10 Para politikası uygulamalarının Merkez Bankacılığı anlamında gelişimine bakıldığında 1970 öncesi, dönemi ve 1990 sonrası dönem olarak 3’e ayrılır öncesi dönemde, ekonomi politikaları asıl olarak Maliye politikalarının çerçevesinde oluşmuştur. Para politikaları ise Maliye politikalarını destekleyici unsur olarak ortaya çıkmıştır. 1970’li yılların başında petrol krizinin etkisiyle birçok ülkede Merkez Bankaları gevşek para politikası izlemiş, bunun sonucunda enflasyonist süreç yaşanmıştır. Merkez bankasının beklentileri değişmeye başlamıştır. 1970’ler ve 1980’lerde yaşanan gelişmeler Merkez bankalarının üretim ve istihdama katkılarının ancak fiyat istikrarının gözeten politikalarla ulaşabileceğini göstermiş 1980’lerden itibaren Merkez Bankası politikaları açısından fiyat istikrarı asıl hedef olarak ön plana çıkmıştır.

11 Modern merkez bankacılığı anlayışında merkez bankalarının temel görevi kamu açıklarını finanse etmek değil, fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu çerçevede 2001 yılında TCMB kanununda bu yönde bir değişiklik yapımlıştır sayılı TCMB kanunu 25 Nisan 2001 tarih 4651 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenerek TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu ve bu amaca ulaşmak için uygulayacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisinin belirleyeceği hususları hüküm altına alınmıştır.

12 TCMB bağımsızdır. Bu ‘araç Bağımsızlığı’dır. Çünkü MB kanununun 4.maddesinde bankanın amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu açıkça belirtilmektedir. Bu durumda TCMB amaç Bağımsızlıpına sahip değildir. Araç Bağımsızlığı(aynı maddede): BANKA fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler. Merkez Bankasının hedefe ulaşmak için kullanabileceği para politikası araçları : 1) Açık Piyasa İşlemleri (Open Market Operations) 2) Döviz Müdahaleleri, Alım-Satımları (İhale) 3) Reeskont Penceresi İşlemleri 4) Zorunlu Karşılıklar

13 PARA POLİTİKASI UYGULAMASI Genel olarak 2 tür para politikası stratejisi vardır. ARA HEDEFLEME 3 çeşit ara hedefleme stratejisi vardır. –Parasal Hedefleme –Kur Çıpası –Merkez Bankası Bilanço Hedeflemesi DOĞRUDAN ENFLASYON HEDEFLEMESİ Doğrudan enflasyon hedeflemesi stratejisine göre belirlenen enflasyon hedefi Merkez Bankasının temel para politikası hedefidir. Bu stratejide Merkez Bankası herhangi bir ara teklif vermez yılından itibaren TCMB doğrudan enflasyon hedeflemesine geçmiştir.

14 1- AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ(APİ) TCMB, para politikasının hedefleri çerçevesinde para arzının ve ekonominin likiditesinin etkin bir şekilde düzenlenmesi amacıyla –Türk Lirası karşılığında menkul kıymet kesin alım satımı; –geri alım vaadi ile satım, geri satım vaadi ile alım işlemleri, –menkul kıymetleri ödünç verilmesi gibi APİ işlemleri yapar. KATILIMCILAR Tüm bankalar ve seçilmiş bazı aracı kurumlardır.

15 AÇIK PİYASA İŞLEMLERİ Açık Piyasa İşlemleri Müdürlüğü Bankalararası Para Piyasası Müdürlüğü

16 APİ MÜDÜRLÜĞÜ Likidite açığı ya da fazlalığının geçici olduğu koşullarda; Repo: Likidite sıkışıklığında piyasanın kısa vadede, geçici süre için fonlanmasıdır. Merkez Bankası, repoya konu olan menkul kıymetleri işlemin vadesinde geri satmak üzere belirli bir süre için satın alır, piyasaya likidite enjekte eder. Ters Repo: Piyasadaki likidite fazlalılığının geçici süre için piyasadan çekilmesidir.

17 Likidite açığı ya da fazlalığının kalıcı olduğu koşullarda; Doğrudan Alım: Piyasada kalıcı bir likidite sıkışıklığı varsa, Merkez Bankası eksik olan likidite tutarınca DİBS satın alarak, piyasaya likidite sağlar. Doğrudan Satım: Piyasada kalıcı olarak likidite fazlası varsa, Merkez Bankası fazla olan likidite tutarınca DİBS satarak piyasadaki likidite fazlasını çeker. Likidite Senetleri İhracı: Merkez Bankası tarafından vadesi 91 günü geçmemek üzere ihraç edilen senetler.

18 BANKALARARASI PARA PİYASASI MÜDÜRLÜĞÜ Bankalar arası rezerv hareketlerini teşvik etmek, Bankacılık sisteminde kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamak, Likiditenin bankalar arasında dengeli dağılımına yardımcı olmak ve bu çerçevede bankalararası işlemlere garantör sıfatıyla aracılık etmek, TCMB’nin açık piyasa işlemleri çerçevesinde Türk Lirası depo işlemlerini gerçekleştirmek amaçları ile 2 Nisan 1986’da kurulmuştur. Katılımcıları: Sadece bankalar

19 GÜN İÇİ LİKİDİTE (GİL) İMKANI Gün içinde likidite ihtiyacı olan bankalar geri ödenmek üzere faiz ödemeden limitleri dahilinde borçlanabilirler. GİL işlemi komisyon oranı anaparanın milyonda 48’idir.

20 TL DEPO İŞLEMLERİ TCMB, gecelik faizleri kontrol etmek amacıyla bu piyasada alt ve üst faiz kotasyonu belirler. Bankalar birbirleri ile sadece bu kotasyonlar arasında işlem yapabilirler. Eğer faizler üst kotasyona çıkarsa TCMB bankalara limitleri dahilinde borç verir ve faizlerin daha fazla yükselmesini engeller, faizler alt kotasyona düşerse TCMB bu likiditeyi borçlanarak çeker ve faizlerin daha fazla düşmesini engeller. Dolayısıyla bu TL depo işlemleri de açık piyasa işlemleri çerçevesinde bir tür likidite kontrol aracıdır ve aktif olarak gecelik faizlerin aşırı dalgalanmasının önüne geçilmesi amacı için kullanılır. Bu piyasada, faizler 25 puan ve katları şeklinde verilir. 18,25 – 18,50 gibi. TCMB, O/N ve 7 günlük kotasyonlara ilave olarak vadeli TL depo ihaleleri ile de likidite çekmektedir. İhtiyacı olan bankalar saati 16:00 ile 16:30 arasında limitsiz olarak TCMB’den borçlanabilirler. Ancak faiz oranı daha yüksektir.

21 TEMİNATLAR Bu piyasada borçlananlar teminat yatırmak zorundadır. Teminatların değeri, borçlanma tutarından fazladır. Teminat olarak kabul edilen değerler ise şunlardır; DİBS, Döviz deposu – efektif deposu Yabancı bono- tahvil Altın deposu Euro bond

22 2- DÖVİZ ve EFEKTİF İŞLEMLERİ TCMB, yasasında döviz ve efektif işlemlerine ilişkin görevler 4. maddede, –hükümetle birlikte TL’nin iç ve dış değerini korumak için gerekli tedbirleri almak, –TL’nin yabancı paralar ile altın karşısındaki değerini belirlemeye yönelik kur rejimi belirlemek, –TL’nin yabancı paralar karşısındaki değerinin belirlenmesi için döviz ve efektiflerini vadesiz ve vadeli alım ve satımı ile dövizlerin TL ile değişimi ve diğer türev işlemleri yapmak olarak sıralanmıştır.

23 DÖVİZLE İLGİLİ İŞLEMLER Kur rejimi, yani sabit ve dalgalı kur stratejisi TCMB ve hükümet tarafından ortaklaşa belirlenirken kur rejimi çerçevesindeki kur politikası diğer bir deyişle döviz alım ve satım kararları Döviz ve Efektif Piyasaları Müdürlüğü’nce yürütülmektedir.

24 2001 Şubat ayından itibaren örtülü, 2006 başından itibaren de açıkça uygulamaya başladığı enflasyon hedeflemesi rejimi çerçevesinde dalgalı kur rejimini uygulanmaktadır. Dalgalı döviz kuru rejiminde döviz kuru ne bir hedef ne de bir politika aracıdır. (Döviz kurları piyasadaki arz ve talep koşulları doğrultusunda belirlenmektedir. ) MB nın hedef olarak aldığı tek değişken enflasyon, hedeflerine ulaşmak için kullandığı temel politika aracı ise kısa vadeli faizlerdir.

25 3-REESKONT PENCERESİ Bankalarca iskontı edilmiş bir senedin MB nca iskonto edilmesidir. Reeskont işlemi banklar içinbir finansman kaynağıdır. Reeskont oranını yükseltilmesi bankaların MB ndan ödünç alma eğilimini ve de kredi hacmini azaltır. Reeskont oranlarının yükselmesi, ticari bankaların merkez bankasından ödünç alma eğilimini azaltır. Doğal olarak reeskont oranlarının azaltılması, ticari bankaların merkez bankasından ödünç alma eğilimini arttırır. Merkez Bankası’nın açıkladığı avans faiz oranı kullanılarak, vadesi bilanço tarihinden ileri bir tarihte olan borç ve alacak senetlerinin, bilanço tarihi itibariyle gerçek değerinin bilançoda gösterilebilmesi için yapılan iskonto işlemi.

26 TCMB’ de reeskont uygulaması Krediler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. TCMB, ihracatçılara, ihracatın desteklenmesi için reeskont yoluyla Türk Eximbank ve ticari bankalar aracılığı ile ihracat kredisi kullandırmaktadır. Senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulü TCMB geçerli saydığı asgari 3 imzayı taşımak ve vadelerine en çok 120 gün kalmış olmak şartıyla ve kendi belirleyeceği esaslar dahilinde bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskont kabul edebilir.

27 TCMB, 1990’lı yılların başına kadar, ekonominin üretim kapasitesinin artırılabilmesi için birçok sektöre yatırım, tevsii (varolan fabrikaları genişletme, geliştirme) ve işletme kredileri ile ihracatı teşvik kredileri vermiştir. Ancak, son yıllarda modern Merkez Bankacılığı anlayışı çerçevesinde, uzun bir süredir bankacılık sisteminin açık piyasa işlemleri ile fonlanması nedeniyle, reeskont kredis kullandırılmamaktadır.

28 4- ZORUNLU KARŞILIKLAR Bankalar topladıkları mevduatın zorunlu karşılıklar oranı kadarını TCMB hesaplarına aktarmak zorundadırlar. Mevduat munzam karşılıkları veya munzam karşılıkları olarak bilinen zorunlu karşılıklar bankaların, TL yükümlülükler için TL olarak, yabancı para yükümlülükler için ise ABD doları ve Euro olarak TCMB’deki hesaplara aktarılan tutarlardır.

29 ZORUNLU KARŞILIKLAR Mevduat hesaplarının güvencesi ve iadesinde kolaylık sağlanması amacıyla uygulanan zorunlu karşılıklar zamanla ekonominin likiditesini ayarlama amacı ile kullanılan bir para politikası aracına dönüşmüştür. Çünkü, zorunlu karşılık oranları arttıkça bankaların kullandırabilecekleri kredi olanakları azalmaktadır.

30 2- Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK): sayılı Bankacılık Kanunu’nun 82. maddesi “Kamu tüzel kişiliğini haiz ve mali özerkliğe sahip Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu kurulmuştur. Kurumun merkezi Ankara’dadır. Kurum, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Başkanlıktan oluşur.” 2. Kurumun Amacı: Kurumun öncelikli amacı, Bankalar Kanununun uygulanmasını sağlamaktır. Bankalar kanununun amacı, - Tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, - Mali piyasalarda güven ve istikrarı sağlamak, - Ekonomik kalkınmanın gereklerini de dikkate alarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere bankaların kuruluş, yönetim, çalışma, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. 3. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Kurumun karar organıdır. Kurul, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere yedi üyeden oluşur. Kurul Başkanı Kurumun da başkanıdır.

31 Kurumun Bankalarla İlgili Görevleri: Daha önce de belittiğimiz gibi bir bankanın ister yurt içi bankacılık olsun isterse yurt dışındaki bankaların şube kurmaları olsun, BDDK’nın iznine tabidirler. Kurum, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararıyla Bankalar Kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ve tebliğler çıkarmaya yetkilidir. - Bankaların, kuruluş, yönetim, çalışma, devir, birleşme, tasfiye ve denetlenmelerine ilişkin esasları düzenlemek. - Kurum, tasarruf sahiplerinin haklarını ve bankaların düzenli ve emin bir şekilde çalışmasını tehlikeye sokabilecek ve ekonomide önemli zararlar doğurabilecek her türlü işlem ve uygulamaları önlemek, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere gerekli karar ve tedbirleri almak ve uygulamakla yükümlü ve yetkilidir. - Kurum, bankacılık mevzuatının oluşturulmasını sağlar. - Kurum, finansal hizmetler sektörünün geliştirilmesi amacıyla, işlem ve aracılık maliyetlerinin azaltılarak bankanın kârlı, verimli ve rasyonel çalışmalarının ve finansal piyasaların tarafları arasında rekabet ortamının sağlanması, - Finansal sisteme rekabet gücünün kazandırılması, finansal piyasalara ilişkin diğer düzenlemeler ve uygulamalar ile bütünleşmenin gerçekleştirilmesi ve piyasanın daha etkin işleyişinin sağlanması suretiyle etkin ve şeffaf bir finansal sistemin oluşturulması,

32 BDDK Yetki ve Görevleri: 5411 sayılı kanunun 93. maddesine göre, Kurum, - Bankalar ve finansal holding şirketleri ile diğer kanunlarda ve ilgili mevzuatta yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin, kuruluş ve faaliyetlerini, yönetim ve teşkilat yapısını, birleştirme, bölünmez, hisse değişimi ve tasfiyelerini düzenlemek, uygulamak, uygulanmasını sağlamak, uygulamayı izlemek ve denetlemek,

33 BDDK’nın Yetki ve Yaptırımları 4.5. : Bankaların kurulmasından, faaliyetine izin verilmesi ve faaliyetlerinin izlenmesi BDDK’nun görev ve yetkileri çerçevesinde yürütülmektedir. BDDK’nun yetki ve yaptırımlarından bazıları şunlardır: - Kurum, bankaların Bankalar Kanununda belirtilen önlemleri almamaları veya alınan önlemlere rağmen sorunlarının giderilememesi durumunda, faaliyetlerini kısıtlama veya geçeci olarak durdurma kararı alabilir. - Bütün önlemler alınmasına karşılık düzelme görülmemesi hâlinde, bankayı Fona (TMSF “Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu”) devredebilir. Bu durumda bankanın faaliyet izni de kaldırılacaktır. - Bankaların denetlenmesi sırasında, adli ceza uygulamasını gerektiren hususları, ilgili birimlere veya kurum ve kuruluşlara intikal ettirmek.

34 3- Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu TMSF; Tasarruf mevduatının sigorta edilmesi, BDDK tarafından kendisine devredilen bankaların yeniden yapılandırılması, Bu bankaların üçüncü kişilere devredilmesi ile görevli bir kamu tüzel kişisidir. TMSF, BDDK tarafından idare ve temsil olunmaktadır.

35 4- TİCARET VE İHTİSAS BANKALARI Bu kurumlar fon kullananların kısa süreli fon gereksinimlerini karşılamak için faaliyette bulunurlar. Ticari bankalar, finansal piyasaların en önemli kurumlarıdır. Bankacılık sisteminde en büyük yer, ticaret bankalarınındır. Ticari bankalar her türlü parasal tasarrufları toplayıp, kullanacak kesimlere kredi olarak vermek gibi önemli bir işlevleri vardır. Bankaların topladıkları tasarruflara ödedikleri faiz ile kredi olarak kullandırdıkları paralardan talep ettikleri faiz oranı arasındaki farka marjin (spread) denir.

36 TİCARİ BANKALARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ RİSKLER Kredi Riski: banka tarafından verilen kredinin geri dönmemesi durumu Kur Riski: Kurda meydana gelen ani dalgalanmaların, bankanın döviz pozisyonu üzerinde yarattığı risk Faiz Riski: faiz oranında meydana gelen ani değişikliklerin faize duyarlı yükümlülükler üzerinde yarattığı etki nedeniyle oluşan risk İşlem ve Operasyon Riski: bankacılık faaliyetlerinden doğabilecek risk faktörleri Likidite Riski: bankanın TL veya döviz pozisyonunun vadesi gelen yükümlülükleri karşılayamayacak durumda olması nedeniyle oluşabilecek risk

37 BASEL KRİTERLERİ Yukarıda belirtilen risklerin giderilmesi amacıyla BIS (Uluslararası Ödemeler Bankası) tarafından Basel 2 kriterleri geliştirilmiş yer yer Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde uygulanmaya başlayan sistem 2009 yılından itibaren aşamalı olarak Türk Bankacılık sisteminde de uygulanması planlanmıştır. Bankacılık sektörü dünyada ortak standartlarda birleştirme yönündeki çalışmaları Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank of International Settlements–BIS)  ’ na bağlı Basel Komitesi yürütmektedir. Komite 1974 yılında kurulmuştur ve temel konu olarak bankalarda risk yönetimi ve denetiminde odaklanmakta ve bankacılık sisteminde bu yönde bir kültür oluşturmaya çalışmaktadır (BDDK, 2005). .

38 1988 tarihli Basel I Uzlaşısı, uluslararası faaliyet gösteren bankalar için gerekli olan sermaye standartlarını belirlemeye yönelik olarak BIS nezdinde faaliyetlerini sürdüren Basel Komitesi tarafından hazırlanmıştır. Ancak ilan edildiği tarihten itibaren hemen hemen tüm dünya ülkeleri ve tüm bankalar için genel bir sermaye standardı haline gelmiştir. Uygulama sürecinde basit bir oran analizine dayanan Basel I Uzlaşısı, kısa sürede bankacılık çevreleri tarafından eleştirilmiştir. Sermaye hareketlerinin serbestleşmesi sonucunda dünya piyasalarında artan kriz sinyalleri, gelişen yeni finansal araçlar ve bu araçlar neticesinde üstlenilen risklerin de artmasıyla, Basel II sermaye yeterliliği düzenlemelerine yönelik çalışmalar başlatılmıştır.

39 Basel I’in bankaların krizlere karşı dayanıklılığını arttırmak amacıyla sermaye yeterliliği hesaplama sistemini ortaya çıkartarak, sermayenin riskli aktiflere oranının %8’den az olmaması koşulunu getirmiştir (Babuşçu, 2005). Basel I’in temel özellikleri dikkate alındığında, Basel I’de bankanın maruz kaldığı kredi riski, bankanın aktiflerinin ve bilanço dışı kalemlerinin farklı risk sınıflarına ayrılması ve her sınıfa karşılık gelen risk ağırlıkları olan %0, %10, %20, %50 ve %100 katsayıları ile çarpılması şeklinde hesaplanmaktadır (Yayla ve Kaya, 2005). Nitekim hesaplamada sadece kredi riski dikkate alınmakta, diğer riskler (piyasa riski, likidite riski) göz önünde bulundurulmamakta, sadece beş farklı risk ağırlığı kullanılması nedeniyle risk duyarlılığı düşük olmaktadır (BDDK, 2005). Basel I, farklı faaliyet alanı olan tüm bankalara aynı şekilde uygulandığından “herkese tek beden elbise” şeklinde tanımlanan bir sermaye düzenlemesidir. Bu bakımdan farklı faaliyet alanları olan bankaların tamamına aynı yöntemin uygulanması Basel I’in önemli bir eksikliği olarak belirtilmektedir.

40 Haziran 2004’te Basel Komitesi, sermaye yeterliliğini hesaplamada Basel I’in “herkese tek beden elbise” yönteminin terk edilmesi anlamında gelen “Yeni Basel Sermaye Uzlaşısı (Basel II)’nı yayımlamıştır

41 Basel II, üç temel yapısal blok üzerinde kurulmuş bir düzenlemedir (BDDK, 2005): I. Yapısal Blok; bankaların risklere karşı elinde bulundurması gereken asgari sermaye tutarına ilişkin bölümdür. Basel II, bankaların riske dayalı bir sermaye yükümlülüğüne tabi olmasını öngören ve bankaların bulundurulması gereken sermaye yükümlülüğünü hesaplamasında basitten gelişmişe doğru giden farklı ölçüm yaklaşımlarının kullanılabilmesine imkan sağlayan kapsamlı bir düzenlemedir.

42 Basel II’de bankaların yeni sermaye yeterliliği hesaplama şekli aşağıdaki formülde verilmektedir (TBB, 2003): Özkaynaklar ≥ % 8 Risk Ağırlıklı Aktifler (Kredi R. + Piyasa R. +Oper. R.)

43 Bankaların bir kaynağını belli bir kullanıma tahsis ederken nakdi ya da gayri nakdi risk bedeli olarak 100 birim için, en az 8 birim sermaye bulundurma zorunluluğu getirmiştir. Kredi riskini hesaplamada kullanılan temel yöntem olan Standart Yaklaşım’da, bağımsız uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından verilmiş kredi dereceleri (ratingler), risk ağırlığının belirlenmesinde esas alınmaktadır.

44 Bankacılık Sektörü’nün Karşılaştırmalı Olarak Üstün Olduğu Alanlar Personel kalitesi Bilgisayar ve IT teknolojisi Bankacılık ürünlerinin gelişmişliği ve yaratıcılık Avrupa Birliği’ne büyük ölçüde uyumlu Tüm komşu ülkelerden ve Doğu Avrupa ülkelerinden daha gelişmiş ve birikimli bir yapıTüm komşu ülkelerden ve Doğu Avrupa ülkelerinden daha gelişmiş ve birikimli bir yapı Ülkenin potansiyeli ve genç nüfusu Tüketen-üreten-yeniliklere açık bir nüfus yapısı Krizlerden kazanılan tecrübe

45 Yatırım Bankaları Özel ve kamu işletmelerinin uzun süreli finansal gereksinimlerini karşılayan bankalardır. Yatırım bankalarının mevduat toplama yetkisi yoktur. İşletmelerin ihraç edecekleri taşınır değerleri satın alarak kendi nam ve hesaplarına halka satmayı üstlenirler. Temel işlevleri; ilk defa pazara sürülecek menkul kıymetlerin ihracı ve pazarlaması ile ilgili her türlü işlemleri yürütmektir.

46 KALKINMA BANKALARI Kalkınma bankaları özel yasalarla kurulmuş bankalardır. Kalkınma bankaları işlevleri; –Sanayi kesimine uzun süreli fon sağlamak –İç kaynakları harekete geçirerek sanayi kesimine yöneltmek –Sermaye piyasasının gelişmesine olanak sağlamak –Fizibilite etüdleri yapmak –Yeni yatırım alanlarına öncülük etmek

47 Kalkınma bankalarının fon kaynakları, fon kullanımları gibi uzun vadelidir. Fon sunucuları devlet, uluslar arası ve çok uluslu finansal kurumlar, yabancı devletler, özel yerli ve yabancı işletmelerdir. Kalkınma bankaları gelişmekte olan ülkelerde görülürken, yatırım bankaları gelişmiş ülkelerde görülür.

48 Kamusal Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları İller Bankası Türk Eximbank Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. İMKB Takas ve Saklama Bankası A.Ş Özel Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları Aktif Yatırım Bankası A.Ş., Diler Yatırım Bankası A.Ş., GSD Yatırım Bankası A.Ş., Nurol Yatırım Bankası A.Ş., Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. Yabancı Sermayeli Kalkınma ve Yatırım Bankaları BankPozitif Kredi ve Kalkınma Bankası A.Ş. Credit- Agricole Yatırım Bankası Türk A.Ş. Merrill Lynch Yatırım Bank A.Ş. Taib Yatırım Bank A.Ş.

49 SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI Emekli sandıkları, SSK ve Bağkur 20 Mayıs 2006 tarihinde sosyal güvenlik reformu kapsamında bileştirilmiştir. SGK reformu aşağıdaki sorunların giderilmesi amaçlanmaktadır; –Sistem bağımlılık oranı(emekli sayısının çalışan sigortalı sayısına oranı)nın yüksekliği –İşgücüne katılım oranının düşüklüğü ve kayıtdışı istihdamın yüksekliği –Prim tahsilat oranının düşüklüğü –Prime esas kazanç sınırlarının düşüklüğü –Erken yaşta emeklilik uygulamaları –Primi alınmadan yapılan sigorta ödemeleri –Ödenmeyen primlere uygulanan aflar

50 KREDİ ve KEFALET KOOPERATİFLERİ Bu kurumlar ortaklarından topladıkları kaynakları, işletme kredisi olarak yine ortaklarına sunan ve ortaklarının finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla onlara kefil olarak banka kredilerinden yararlanmalarını sağlayan kuruluşlardır. Daha çok kısa vadeli kredi taleplerine aracılık etmektedirler.

51 SİGORTA ŞİRKETLERİ Sigorta kurumları gelecekte oluşabilecek tehlikelerin gelir kesilmesi veya gelir eksikliği olarak ortaya çıkan zararlarını parasal açıdan karşılamak veya azaltmak amacıyla faaliyette bulunan kurumlardır. İşlevlerini yerine getirebilmek için hizmetlerinin karşılığı olan primleri önceden tahsil ederek sermaye birikimlerini sağlamış olmaktadırlar.

52 Bireysel Emeklilik Bireysel emeklilik sistemi, mevcut kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak ve bireylerin gelir elde ettikleri dönemlerde düzenli tasarrufta bulunmalarını sağlayarak, sahip olunan refah seviyesinin emeklilik dönemlerinde de sağlanması, ekonomiye kaynak yaratarak istihdamın artırılması temelinde kurulmuştur. Katılımcılar, mevcut gelir düzeyleri ve emeklilik dönemine ait beklentilerini gözönüne alarak, kakı payı tutarını belirler ve emeklilik sözleşmesini imzalayarak tamamen gönüllü olarak sisteme katılırlar.


"FİNANSAL KURUMLAR İKİNCİ BÖLÜM. Fon talep eden ve fon arz eden ekonomik birimlerin kendiliğinden karşı karşıya gelmesinin çeşitli sıkıntıları bulunması." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları