Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin Yerine koyarak olaylara onun bakış Açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve Düşüncelerini doğru olarak anlaması.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin Yerine koyarak olaylara onun bakış Açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve Düşüncelerini doğru olarak anlaması."— Sunum transkripti:

1

2 Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin Yerine koyarak olaylara onun bakış Açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve Düşüncelerini doğru olarak anlaması Hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecidir

3

4 Günümüzde dünyamız artık küçük bir köy gibi, toplumlar ve bireyler yaptıklarıyla veya yapmadıklarıyla birbirini etkileyebilmektedirler. Eğer güven ve huzur içinde yaşamak istiyorsak birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız.

5 Belki bütün dünyayı değiştiremeyiz ama kendimizden başlayarak aile, arkadaş, okul, kısacası içinde yaşadığımız tüm toplumsal çevremizin olumlu yönde değişmesine katkıda bulunabiliriz. ''Herkes kendi evinin önünü temizlerse her yer tertemiz olur‘ Atasözü'

6 PEKİ NEYE İHTİYACIMIZ VAR? İletişim+Empati= EMPATİK İLETİŞİM CEVAP Empatik iletişim: En derin ve etkili iletişim şeklidir. Birbirini seven, birbirinin ne hissettiğini hemen anlayan iki kişinin yaşadığı iletişim tarzıdır. Uykusu geldiğini hisseder, başının altına hemen yastık koyar.

7 Madem ki, kişiler karşılaştıklarında iletişim kaçınılmaz olarak gerçekleşiyor; o halde amacımız iletişimin ETKİNLEŞTİRİLMESİ olmalıdır. ETKİLİ İLETİŞİM: İletmek istediğimizi karşımızdaki kişiye amaçladığımız biçimde iletebilmek, isteneni elde etmek ve beklenen tepkiyi oluşturmaktır

8 Etkili İletişim Sürecinde İyi DİNLEYİCi Olabilmek! Duymak için susunuz Dış etkilerden kurtulunuz Konuştuğunuz kişiye bakınız Ana noktayı arayınız(Acaba bana ne söylemeye çalışıyor?) 8 Diğer kişileri dinlerken onlara yönelip, baş hareketleriyle dinlediğinizi belli edin, bu size daha fazla saygı gösterilmesini sağlayacaktır. Dış görünüşünüze her zaman dikkat edin.

9 “Anlaşılma arzusu sevilme arzusu kadar şiddetlidir.” John POWYS “Doğuştan iyi dinleyici olanların sayısı azdır. İyi bir dinleyici olabilmek için; bilinçli bir çaba ve yeni beceriler öğrenmek gereklidir.” Doğan Cüceloğlu O HALDE; ÖNCE DİNLEYİN VE ANLAYIN, SONRA ANLAŞILMAYI BEKLEYİN! “… milletlerin aynı biçimde düşünmeleri gerektiğinden söz edilemez; yalnız onlar birbirinden haberdar olmalı, anlamalı…” Goethe

10 Etkili İletişim Sürecinde İYİ DİNLEYİCİ Olabilmenin Yanı Sıra Dinleyicinin ALGI ve BİLGİ KAPASİTESİ de Önemlidir! Düşündüğünüz Söylemek istediğiniz Söylediğinizi sandığınız Söylediğiniz Duymak istediği Duyduğu Anladığını sandığı Anladığı Ne kadar bilirsen bil, anlattıkların karşındakinin anladığı kadardır. MEVLANA

11 Özetle Etkili İletişim için; Uygun dil seçmek Açık ve doğru mesaj vermek Saygı duymak, güven vermek Göz teması sağlamak Beden diline dikkat etmek İki yönlü iletişim kurmak Geri bildirimde bulunmak Dinlemeyi öğrenmek Empati kurmak

12 EMPATİ KURMAYI BAŞARABİLMEK!

13

14

15

16

17 MODERN PSİKOLOJİ ÖNCESİ EMPATİ Bizim sosyo-kültürel hayatımızda empatinin karşılığı olarak “diğergamlık” kelimesi kullanılır. Halk arasında “beni anla, anlayışlı ol” vurgusunun yapıldığı “anlayışlı olmak” ifadesiyle karşılık bulur. “İnsanlardan bazıları, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin vay haline!” “Arkalarında eli ermez, gücü yetmez küçük çocuklar bıraktıkları takdirde, onların halleri nice olur diye endişe edenler, yetimlere haksızlık etmekten de öylece korksunlar da Allah’ın cezalandırmasından sakınsınlar ve doğru söz söylesinler.” (Nisa, 4/9) “Sizden biriniz kendisi için istediğini başkaları için de istemedikçe gerçek manada iman etmiş olamaz.” “Arkadaşının başına gelen belâ ve musibete sevinme; değilse Allah,onu musibetten kurtarır,ona acır,merhamet eder ve belâyı senin başına verir.” Ramazan orucu “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır” “Benim yerimde sen olsaydın ne yapardın?”

18 ÇAĞLARI AŞIP GELEN BİR EMPATİK ANLAYIŞ ÖRNEĞİ Hazreti Ömer zamanında bir şahıs, hanımının çok söylenmesi ve çekilmez bir hâl alması karşısında bunu Hz. Ömer’e şikâyet etmeye karar verir. Halifenin evine gelir. Kapıya yaklaşır ve içeriden çok sert, sinirli bir kadın sesi duyar. Bir müddet kapıda bekler, kadının susmadığını ve Halifenin onu dinlediğini anlayan adam geri dönmeye karar verir. Tam ayrılacağı zaman kapı açılır. Kapıyı açan Hz. Ömer, sorar: “-Buyrun, bir şey mi söyleyecektiniz?” der. Adam: “-Ya Ömer! Ben sana kendi hanımımı şikâyet etmeye gelmiştim. Baktım ki nice insanları karşısında dize getiren Hz. Ömer bile hanımının karşısında susmayı tercih ediyor. Onun bütün sözlerini büyük bir sabırla dinliyor. Ben niye şikâyet edeyim, dedim ve geri dönmeye karar verdim.” der. Adamın bu sözlerini dinleyen Hz. Ömer şu karşılığı verir: “O benim evimin hanımıdır. Çocuklarımın annesidir. Evimin aşçısıdır, çamaşırcısıdır. Biraz fazla yorulmuş da bana çatmışsa, bundan ne çıkar. Elbette karşısında susmam gerek.” Oysa Hz. Ömer kim bilir belki daha fazla yorulmuştu. Devlet işleri belki de onun sinirlerini alt üst etmişti. Fakat iki taraftan birisinin sûkut etmesi gerekiyordu ve sarsılmayanın, sarsılana yardım etmesi, onun duygularını anlaması ve onun penceresinden bakması gerekiyordu ve Hz. Ömer bunu yapmıştı.

19 “Bir anlaşmazlık olduğunda, muhatabınızın ayakkabılarını giyerek soruna bakın!” Kızılderili atasözü

20 Nasrettin Hoca bir gün eşeğinden düşer ve acıyla kıvranır. Başına toplananlar “Hemen bir doktor çağırın…” diye bağrışırken, Hoca, “Bana doktor değil, eşekten düşmüş birini bulun...” diye bağırır.

21 Karşındakinin Yerinde Olmak Judie Paxton isimli Amerikalı bir öğrenci ortaokul sıralarındayken bir arkadaşı ile tartışmaya başlar; kısa bir süre sonra bu tartışma büyür ve kavgaya dönüşür; "ben haklıyım, sen haksızsın" derken dövüşmeye başlarlar ve sınıf öğretmeni olaya el koyar. Tüm sınıf arkadaşlarının gözü önünde Judie'yi bir sıraya, diğer arkadaşını da tam karşısındaki diğer bir sıraya oturtur öğretmen. Aralarına bir masa ve masanın üzerine de bir nesne koyar ve sorar "bu nesne ne renk ?" Judie, siyah diye bağırır, karşısındaki çocuk beyaz diye...Tekrar bir tartışma başlar çocukların arasında; öğretmen sınıfa sessiz olmalarını işaret eder ve bir müddet Judie ile arkadaşının tartışmasını izler. Tartışma büyümeye başlayınca, Judie ve arkadaşının yerlerini birbirleriyle değişmesini isteyen öğretmen "şimdi söyleyin ne renk" diye tekrar sorar. Her iki çocuk da ağızları açık, şaşkınlıktan bir müddet konuşamazlar. Çünkü nesnenin bu sefer Judie'ye bakan kısmı beyaz; diğer tarafı siyahtır"

22 Ana Fikir: Her insanın, hatta her canlının olaylara kendine özgü bir bakış açısı vardır. Dışarıdan bakarak bunu göremeyiz. Kendimizi karşımızdakinin yerine koyup olaylara onun gözüyle bakabilirsek onun duygularını, düşüncelerini anlayabiliriz.

23 EMPATİYE NEDEN İHTİYACIMIZ VAR? Çünkü, Günlük hayatımızda birbirimize ve çevremizdeki insanlara karşı duyarlılık, hoşgörü ve yardımlaşma gibi değerlerden gittikçe uzaklaşmış olmamız önemli bir sorun!

24 Çünkü, Egoist ve narsist eğilimlerimizi azaltarak, iletişim, sosyal ve düşünme becerilerimizi, duyarlılıklarımızı geliştirmeyi istiyoruz.

25 Çünkü, okulda, işyerinde, sokakta bilerek veya bilmeyerek, arkadaşımıza, kardeşimize, çalışanımıza, eşimize ve diğer insanlara karşı acımasız, alaycı, kırıcı söz ve davranışlarda bulunabiliyoruz.

26 Çünkü, aslında insan yaratılışı gereği merhamet, yardımseverlik, hoşgörü, diğer insanları düşünme, sevgi gibi pozitif özelliklere yatkındır. Bu nedenle zayıflayan veya silikleşen bu özellikleri bulup çıkarmak hayati öneme sahiptir

27 Hedef… Empati kurmayı öğrenmekle, başkalarının acı, sıkıntı ya da mutluluklarını fark edebilen, durumu daha iyi yorumlayarak sözel ya da bedensel yardım ile karşılık verebilen bireyler yetiştirmektir.

28 EMPATİ NE DEMEKTİR? Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine "empati" adı verilir. Empatinin en önemli basamakları sevmek, değer vermek ve paylaşmaktır.

29 Diğer Bir İfadeyle EMPATİ… Başkalarının inanç, arzu ve özellikle duygularını, onlara kendi inançlarımızı telkin etmeden anlayabilmek, başkalarının iç dünyalarını okuyabilmek, ötekini duymak, ötekinin acısını ruhunda hissetmek, hemhal olmak demektir.

30 Empati sadece duygu değil, anlama, düşünme, hissetme ve iletme biçimi olarak da kabul edilir. Empati insanlar arasındaki psikolojik köprüdür ve psikolojik bağ oluşturur. Bu nedenle örneğin, duygusal sağırlık ve körlük anlamına gelen otistiklerde empati yoksunluğu vardır. Otistiğin yanında birine işkence yapılsa, ne acı çeker ne de umursar. Çünkü onun çektiği acıyı fark etmez, hissetmez. Yukarıdaki empati tanımı üç temel öğeden oluşmaktadır. Bir insanın karşısındaki kişi ile empati kurabilmesi için gerekli olan bu öğeleri şöyle sıralayabiliriz:

31 EMPATİ NE DEĞİLDİR? Karşımızdaki kişinin rolüne girerek empati kurduğumuzda, o kişinin rolünde kısa bir süre kalmalı, daha sonra da bu rolden çıkarak kendi rolümüze geçebilmeliyiz. Aksi halde empati kurmuş sayılmayız. Karşımızdaki ile özdeşim kurmak (ona benzemek) sempati kurmak anlamına gelir ki, empatiden farklı şeylerdir. Empati karşımızdaki ile özdeşleşmek, ona benzemek, sempati duymak değildir

32 EMPATİ, BU AĞLAYAN İNSANLARI GÖRDÜĞÜNDE AĞLAMAYA BAŞLAMAK DEĞİLDİR. ONLARIN NİÇİN AĞLADIKLARINI ANLAMAYA ÇALIŞMAK VE ARDINDANDA UYGUN TEPKİYİ VERMEKTİR.

33 Örneğin, ders çalışmaya karşı sıkılmış ve isteksiz görünen resimdeki öğrencinin yerine kendinizi koyup, siz de aynı duygular içine girebilirsiniz ki, buna sempati diyoruz. Empati, o öğrencinin içinde bulunduğu duyguları hissetmekle birlikte onun bu psikolojide olmasının nedenini de doğru anlama ve anladığımızı da eğer aynı ortamdaysak ona bunu aktarma sürecidir.

34 EMPATİNİN BASAMAKLARI Birinci Basamak: Empati yapacak olan kimsenin nötr olması gerekir. Yani dinsel, ırksal, bölgesel, cinsiyet gibi konularda önyargısız olmalıdır. Bir doktor, Hipokrat yeminine göre ayrımcılık yapmadan tüm hastalarıyla aynı düzeyde ilgilenmesi gerekmektedir. İkinci Basamak: Aktif dinleyici ve soru soran olabilmek vardır. Bunu gösteren başını sallamak, gözlerinin içine bakmak, “şunu anladım, böyle mi demek istiyorsun” gibi sorularla göstermesi gerekiyor. Üçüncü Basamak: Karşıdaki kişiyle yer değiştirilir. Empati de bu aşamadan sonra başlar. “Ben onun yerinde olsam ne hissederdim, nasıl acı çekerdim, ne yapardım” sorularıyla o kişinin yerine geçici olarak kendisini koymaya çalışmaktır. Dördüncü Basamak: Kabullenici olmaktır. Artı ve eksileriyle, olumlu-olumsuz yönleriyle karşı taraf, her şeyiyle kabullenir. Beşinci Basamak: Çözüm üretici olmak gerekir. Empati kurulacak kişinin sorunu için çözüm üretilir. Kişiye davranışlarıyla ilgili açıklama yapılır. Altıncı Basamak: Karşıdaki kişiye rehber olunur. Yani yol gösterici olur, fikir verilir, seçenekler sunulur.

35 Empatiyi Gerektiren Meslekler Empatik kişiler, insanlara yardım etmenin önemli olduğu alanlarda daha başarılı olurlar. İletişim bilimci, sosyal bilimci, halkla ilişkiler, sosyal hizmet alanları ve öğretmenlik, hekimlik, hemşirelik, gibi meslekler empatinin ve iletişimin öne çıktığı mesleklerdir. Empati yoksunu kişiler bu alanlarda başarılı olma ihtimalleri çok düşüktür.

36 ÇEVREYLE EMPATİ

37 37 HAYVANLARLA EMPATİ

38 SONUÇ Empatinin temelinde karşısındaki kişiyi dinleme vardır. Dinlemek sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Eleştirmeden, yargılamadan, nasihat etmeden dinlemek karşıdaki kişiyi rahatlatır. Çünkü anlaşıldığını hissetmek karşımızdaki kişinin bizi dinlediğini hissetmemize bağlıdır. Günlük yaşamda empatiyi tutum haline getirmeliyiz. Gerçek Erdem, senden olana değil senden olmayana gösterdiğin anlayış ve empatide yatar.

39 Empati kurmanın faydaları şunlardır: 1.Bize yapılmasını istemediğimiz tutum ve davranışları başkalarına yapmamızı engeller. Örneğin, bir arkadaşımıza kötü lakaplar takarak alay etmeyiz, çünkü kendimizin o şekilde çağrıldığımızda nasıl olumsuz duygular içine girebileceğimizi düşünebiliriz. Böylece karşımızdakine karşı saygılı olur ve ona değer verdiğimizi göstermiş oluruz. 2.Karşımızdaki kişiyle ilgilendiğimizi ve onu anladığımızı gösterir, böylece bizimle konuşmaktan hoşlanır ve bize daha çok açılırlar. O kişi ile olan samimiyeti, duygusal açıdan daha önemli noktalara çekebiliriz 3.Yanlış anladığımız bir durumda, kişiye yanlış edindiğimiz bilgileri düzeltme hakkını vermiş oluruz ve böylece muhtemel iletişim kazalarından korunmuş oluruz. 4.Yardımseverlik davranışını ve toplumsal duyarlılığı artırır.

40 5. Dinlerken, konuşan kişinin, olduğu gibi kabul edildiğini hissettirerek, güvenini kazanır ve kendini bize daha yakın hissetmesini sağlamış oluruz. 6. Önyargılarımız azalır, herkesin anlaşılabilir olduğunu fark ederiz. 7. Bütün bunların sonucunda anlamlı ve daha samimi dostluklar kurarız. 8. Toplumsal empati, hukuka güven ve saygıyı güçlendirir, böylece adaletsizlik ve kaostan uzak bir toplum içinde yaşama fırsatı doğar.

41


"Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin Yerine koyarak olaylara onun bakış Açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve Düşüncelerini doğru olarak anlaması." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları