Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ANTİ-ORGANİZASYON Arş. Grv. Yasemin ŞEN İstanbul, 2009.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ANTİ-ORGANİZASYON Arş. Grv. Yasemin ŞEN İstanbul, 2009."— Sunum transkripti:

1 ANTİ-ORGANİZASYON Arş. Grv. Yasemin ŞEN İstanbul, 2009

2 ANTİ-ORGANİZASYON Sosyal Bilimlerin en temel faaliyet alanı bir toplumu incelemek ve problemlerini ortaya koymaktır. Sosyal Bilimlerin en temel faaliyet alanı bir toplumu incelemek ve problemlerini ortaya koymaktır. Weber’in bürokrasi ile ilgili, Marx’ın kapitalizm ve yabancılaşma ile ilgili ve Adam Smith’in ulusların zenginliği ile ilgili analizleri sosyal bilim çerçevesinde yapılmış klasik örneklerdir. Weber’in bürokrasi ile ilgili, Marx’ın kapitalizm ve yabancılaşma ile ilgili ve Adam Smith’in ulusların zenginliği ile ilgili analizleri sosyal bilim çerçevesinde yapılmış klasik örneklerdir.

3 ANTİ-ORGANİZASYON Sosyal Bilimler, toplumun problemlerini incelemenin dışında mevcut düzene alternatif olacak görüşleri ( provisional utopias ) de incelemektedir. Sosyal Bilimler, toplumun problemlerini incelemenin dışında mevcut düzene alternatif olacak görüşleri ( provisional utopias ) de incelemektedir. Bu ütopyalardan bir tanesi de örgütler olmadan özgürlüğü kısıtlanmamış daha iyi bir toplumun yaratılabileceği görüşüdür. Bu ütopyalardan bir tanesi de örgütler olmadan özgürlüğü kısıtlanmamış daha iyi bir toplumun yaratılabileceği görüşüdür.

4 ANTİ-ORGANİZASYON Nitekim örgütsel ve yönetsel yapı demir kafes ( iron cages ) olarak tasvir edilmiştir. Nitekim örgütsel ve yönetsel yapı demir kafes ( iron cages ) olarak tasvir edilmiştir. Öne sürülen bu görüş çeşitli düzeylerde olabilir ancak bunun en uç noktası belki de tamamen örgütlerden kurtulmaktır. Öne sürülen bu görüş çeşitli düzeylerde olabilir ancak bunun en uç noktası belki de tamamen örgütlerden kurtulmaktır. Çünkü bu görüşe göre örgütler insanları merkezden yöneten ve hep en iyiyi bildiklerini sanan yapılardır. Çünkü bu görüşe göre örgütler insanları merkezden yöneten ve hep en iyiyi bildiklerini sanan yapılardır.

5 ANTİ-ORGANİZASYON Örgütlerden uzaklaşma fikri beraberinde; Daha bireysel yaşama arzusunu, girişimci ruhu tetikleyecek Daha bireysel yaşama arzusunu, girişimci ruhu tetikleyecek Üretim ve koordinasyon sorunlarını da ortadan kaldıracaktır. Üretim ve koordinasyon sorunlarını da ortadan kaldıracaktır.

6 ANTİ-ORGANİZASYON Koordinasyon spontane olmalıdır, ne planlanmalı ne de merkezi bir otoritenin ürünü olmalıdır. Koordinasyon spontane olmalıdır, ne planlanmalı ne de merkezi bir otoritenin ürünü olmalıdır. Anti-Organizasyon Teorisi ile ilgili olarak Kropotkin, Hayek, Whyte, Burrell ve Morgan, Christensen, Guillet de Monthoux gibi isimler çeşitli görüşler bildirmişlerdir. Anti-Organizasyon Teorisi ile ilgili olarak Kropotkin, Hayek, Whyte, Burrell ve Morgan, Christensen, Guillet de Monthoux gibi isimler çeşitli görüşler bildirmişlerdir.

7 ANTİ-ORGANİZASYON Örgüt karşıtı kişiler ( anarşistler ) karşılıklı ilişkilerin dikte edilmiş kurallarla, otoritelerle değil üyeler arası karşılıklı anlaşmalarla düzenlendiği bir toplum hayal ederler (Kropotkin) Örgüt karşıtı kişiler ( anarşistler ) karşılıklı ilişkilerin dikte edilmiş kurallarla, otoritelerle değil üyeler arası karşılıklı anlaşmalarla düzenlendiği bir toplum hayal ederler (Kropotkin) Bu toplumda ortak alışkanlıklar (habits), gelenekler (customs) vardır ve bunlar özgür yaşamın gerekleri, bilimdeki gelişmeler, daha yüksek ideallerin ortaya çıkması ile birlikte sürekli yenilenmelidir. Sürekli gelişim ve değişim, tıpkı doğadaki gibi … Bu toplumda ortak alışkanlıklar (habits), gelenekler (customs) vardır ve bunlar özgür yaşamın gerekleri, bilimdeki gelişmeler, daha yüksek ideallerin ortaya çıkması ile birlikte sürekli yenilenmelidir. Sürekli gelişim ve değişim, tıpkı doğadaki gibi …

8 ANTİ-ORGANİZASYON Anarşist ideal olarak da adlandırılan bu durum açık sistem teorisi ile de ilişkili görülmektedir. Aynı zamanda ekonomik piyasa ekonomisinde de baskındır. Anarşist ideal olarak da adlandırılan bu durum açık sistem teorisi ile de ilişkili görülmektedir. Aynı zamanda ekonomik piyasa ekonomisinde de baskındır. Hayek’ e göre de toplum spontane bir düzen üzerine kurulmalıdır, rasyonel bir yapısalcılık üzerine değil. Hayek’ e göre de toplum spontane bir düzen üzerine kurulmalıdır, rasyonel bir yapısalcılık üzerine değil.

9 ANTİ-ORGANİZASYON Bu ideal gerçekten ulaşılabilir mi yoksa bir ütopya mı? Bu ideal gerçekten ulaşılabilir mi yoksa bir ütopya mı? Örgüt teorisi içerisinde bir model olarak sunulan bu kavram aslında bir çelişkiyi de içinde barındırmıyor mu? Örgüt teorisi içerisinde bir model olarak sunulan bu kavram aslında bir çelişkiyi de içinde barındırmıyor mu? Örgüt teorisi yapının gerekliliği ile ilgili bir mesele ise anarşist ideal yapıya karşı değil mi? Örgüt teorisi yapının gerekliliği ile ilgili bir mesele ise anarşist ideal yapıya karşı değil mi? Tüm hiyerarşik yapıyı söküp atmak mümkün olabilir mi? Tüm hiyerarşik yapıyı söküp atmak mümkün olabilir mi?

10 ANTİ-ORGANİZASYON TEORİSİ Bu konuda görüş bildiren yazarların üzerinde durduğu nedenler daha çok etik ile ilgilidir. Bu konuda görüş bildiren yazarların üzerinde durduğu nedenler daha çok etik ile ilgilidir. Onlara göre örgütten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Onlara göre örgütten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

11 ANTİ-ORGANİZASYON Çünkü örgütler; Bireylerin özgürlüğüne ve doğallığına birer engel olan, Bireylerin özgürlüğüne ve doğallığına birer engel olan, Üretime ve yaratıcılığa gem vuran, sorumluluk ve bağlılık duygularını baskı altında tutmaya çalışan yapılardır… Üretime ve yaratıcılığa gem vuran, sorumluluk ve bağlılık duygularını baskı altında tutmaya çalışan yapılardır…

12 ANTİ-ORGANİZASYON Örgütlerde çalışanlar kendilerine verilen pozisyon ve koruma karşılığında otonomi ve kişisel irade haklarından ödün verirler, Örgütlerde çalışanlar kendilerine verilen pozisyon ve koruma karşılığında otonomi ve kişisel irade haklarından ödün verirler, Çalışanlar açısından bu durum her zaman bir riski de beraberinde taşımaktadır. Örgüt tarafından üstlenilen bu korumacı tavrın örgüt çıkarları yönünde tamamen olumsuza dönmesi de muhtemeldir. Çalışanlar açısından bu durum her zaman bir riski de beraberinde taşımaktadır. Örgüt tarafından üstlenilen bu korumacı tavrın örgüt çıkarları yönünde tamamen olumsuza dönmesi de muhtemeldir.

13 Whyte – The Organization Man Whyte 1956 da yazmış olduğu eseriyle zamanın tartışması üzerinde etkili fikirler öne sürmüştür. Whyte 1956 da yazmış olduğu eseriyle zamanın tartışması üzerinde etkili fikirler öne sürmüştür. Kitap Amerikan girişimci ruhu için bir yazıt niteliği taşımaktadır. Kitap Amerikan girişimci ruhu için bir yazıt niteliği taşımaktadır.

14 Whyte – The Organization Man Whyte’a göre örgütlerin görünenin dışında amaçları vardır ve bunu sinsice gizlerler, oysaki bu amaçları çalışanlarına tüm sevimliliğiyle ve iyi niyetlilik süsüyle sunarlar. Whyte’a göre örgütlerin görünenin dışında amaçları vardır ve bunu sinsice gizlerler, oysaki bu amaçları çalışanlarına tüm sevimliliğiyle ve iyi niyetlilik süsüyle sunarlar. Çalışanlarına bir grup olmanın yaratıcılığın kaynağı olduğu, kendini örgüte ait hissetmenin bireyin bir ihtiyacı olduğu yönünde öğütler verirler… Çalışanlarına bir grup olmanın yaratıcılığın kaynağı olduğu, kendini örgüte ait hissetmenin bireyin bir ihtiyacı olduğu yönünde öğütler verirler…

15 Whyte – The Organization Man Örgütlerin çeşitli kişilik ve yetenek envanterleri, uyguladıkları diğer testler artık adaylar tarafından yönlendirilmeye başlanmıştır. Örgütlerin çeşitli kişilik ve yetenek envanterleri, uyguladıkları diğer testler artık adaylar tarafından yönlendirilmeye başlanmıştır. Örgütler artık kendi silahlarıyla karşı karşıyadır. Örgütler artık kendi silahlarıyla karşı karşıyadır.

16 Burrell ve Morgan Burrell ve Morgan’a göre (1979) radikal hümanizm örgüte karşı olmayı gerektirmektedir. Burrell ve Morgan’a göre (1979) radikal hümanizm örgüte karşı olmayı gerektirmektedir. Radikal hümanizm örgüt teorisinde yer alan rasyonellik, kurallar ve kontrol sistemleri, roller, dil, ideolojik mekanizmalar gibi unsurları eleştirmektedir. Radikal hümanizm örgüt teorisinde yer alan rasyonellik, kurallar ve kontrol sistemleri, roller, dil, ideolojik mekanizmalar gibi unsurları eleştirmektedir.

17 Christensen - Administrators Christensen ( 1985 )’in görüşleri de Burrell ve Morgan ile örtüşmektedir. Christensen ( 1985 )’in görüşleri de Burrell ve Morgan ile örtüşmektedir. Radikal hümanizm den yana olan yazar, yöneticilerin esiri olmuş bir toplum istememekte ve yönetsel bir kültürün öğeleri olan tanımlanmış rollerin, rasyonel hedeflerin toplumda baskın olmasını istememektedir. Radikal hümanizm den yana olan yazar, yöneticilerin esiri olmuş bir toplum istememekte ve yönetsel bir kültürün öğeleri olan tanımlanmış rollerin, rasyonel hedeflerin toplumda baskın olmasını istememektedir.

18 Kararlar, ideolojiler ve aksiyonlar İşletmeler her zaman rasyonel karar veremeyebilirler İşletmeler her zaman rasyonel karar veremeyebilirler Rasyonel karar verme karar için gerekli tüm verilere ulaşılır olunması durumunda geçerlidir Rasyonel karar verme karar için gerekli tüm verilere ulaşılır olunması durumunda geçerlidir Oysa işletme ekonomisinde verilere sınırsız erişim söz konusu değildir Oysa işletme ekonomisinde verilere sınırsız erişim söz konusu değildir

19 Kararlar, ideolojiler ve aksiyonlar Brunsson (1982) irrasyonelliğin örgüt davranışının temel karakteristiği olduğunu söylemiştir. Brunsson (1982) irrasyonelliğin örgüt davranışının temel karakteristiği olduğunu söylemiştir. Karar verme örgütlerde irrasyonel olma eğilimi göstermekte ve farklı ideolojiler örgütlerin realite algısını değiştirmektedir. Karar verme örgütlerde irrasyonel olma eğilimi göstermekte ve farklı ideolojiler örgütlerin realite algısını değiştirmektedir.

20 Bazı aksiyonlar hedeflerin ağırlıklandırılması, alternatiflerin değerlendirilmesi ve seçilmesi şeklinde gerçekleşmez. Bazı aksiyonlar hedeflerin ağırlıklandırılması, alternatiflerin değerlendirilmesi ve seçilmesi şeklinde gerçekleşmez. Kararlar, ideolojiler ve aksiyonlar

21 İnsanlar irrasyonel olma eğilimi gösterirler. İnsanlar irrasyonel olma eğilimi gösterirler. Bu durum bilgiye ulaşımın kısıtlı olmasından olabileceği gibi ( decision model ) karar vermede ideolojilerin ön planda tutulmasından ( action model ) da kaynaklanıyor olabilir. Bu durum bilgiye ulaşımın kısıtlı olmasından olabileceği gibi ( decision model ) karar vermede ideolojilerin ön planda tutulmasından ( action model ) da kaynaklanıyor olabilir.

22 Kararlar, ideolojiler ve aksiyonlar İdeolojiler örgüt içerisindeki düşünce biçimleridir. İdeolojiler örgüt içerisindeki düşünce biçimleridir. Tamamiyle subjektif olabilirler. Tamamiyle subjektif olabilirler. Eğer tüm örgüt tarafından benimsenmiş ve karar vermede kullanılan etmenler haline gelmişse objektif de olabilirler. Eğer tüm örgüt tarafından benimsenmiş ve karar vermede kullanılan etmenler haline gelmişse objektif de olabilirler. İdeolojiler rasyonel karar vermenin yerini alabilirler İdeolojiler rasyonel karar vermenin yerini alabilirler

23 Çalışma Grupları ( Peer Groups ) Çalışma grupları bir örgüt içerisinde kolektif biçimde çalışan bir grup insanı ifade etmektedir ( Williamson, 1975 ) Çalışma grupları bir örgüt içerisinde kolektif biçimde çalışan bir grup insanı ifade etmektedir ( Williamson, 1975 ) Çalışma grupları hiyerarşinin antitezidir. Çalışma grupları hiyerarşinin antitezidir. Rothschild-Whitt (1979)’a göre kolektivist organizasyon rasyonel-bürokratik organizasyondan daha çekici bir modeldir. Rothschild-Whitt (1979)’a göre kolektivist organizasyon rasyonel-bürokratik organizasyondan daha çekici bir modeldir.

24 Çalışma Grupları ( Peer Groups ) Otorite: Hiyerarşi yok Otorite: Hiyerarşi yok Kurallar: Minimum düzeyde Kurallar: Minimum düzeyde Sosyal Kontrol: Formel kontrol yok. Sosyal Kontrol: Formel kontrol yok. Sosyal İlişkiler: Rasyonel-bürokratik modeldeki gibi rollere dayalı değil, daha bütüncül Sosyal İlişkiler: Rasyonel-bürokratik modeldeki gibi rollere dayalı değil, daha bütüncül

25 Çalışma Grupları ( Peer Groups ) İşe alım ve gelişim: Sosyal-politik değerler, kişisel özellikler temelinde ve yarıştan çok işbirliği üzerine kurulmuştur. İşe alım ve gelişim: Sosyal-politik değerler, kişisel özellikler temelinde ve yarıştan çok işbirliği üzerine kurulmuştur. Teşvik Yapısı: Paylaşılan değerlerin kabulü ile ilgili Teşvik Yapısı: Paylaşılan değerlerin kabulü ile ilgili

26 Çalışma Grupları ( Peer Groups ) Sosyal Katmanlar: Eşitlikçi, varsa bile çok kısıtlı Sosyal Katmanlar: Eşitlikçi, varsa bile çok kısıtlı Farklılaşma: Zihinsel ve bedensel işçilerin ayrımı azaltılmış, iş gücünün bölümlenme düzeyi minimum. Farklılaşma: Zihinsel ve bedensel işçilerin ayrımı azaltılmış, iş gücünün bölümlenme düzeyi minimum.

27 TEŞEKKÜRLER


"ANTİ-ORGANİZASYON Arş. Grv. Yasemin ŞEN İstanbul, 2009." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları