Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

09.04.2015 Prof.Dr.Mustafa Ergün 1 BİLGİNİN TEMELİ: DUYULAR VE ALGI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "09.04.2015 Prof.Dr.Mustafa Ergün 1 BİLGİNİN TEMELİ: DUYULAR VE ALGI."— Sunum transkripti:

1 Prof.Dr.Mustafa Ergün 1 BİLGİNİN TEMELİ: DUYULAR VE ALGI

2 Prof.Dr.Mustafa Ergün 2 Bilgilerimiz algılarımıza, algılarımız duyularımıza bağlıdır.

3 Prof.Dr.Mustafa Ergün 3 Doğduğumuzda, şu anda bildiğimiz şeyleri bilmiyorduk. Doğduğumuzda, bazı reflekslerin dışında bir şey yapamayız. Zihnimiz adeta boş bir levha gibidir.

4 Prof.Dr.Mustafa Ergün 4 Yetişkin olduğumuzda, zihnimizde bazıları son derece önemli, bazıları önemsiz bir çok bilgi vardır. Bu bilgiler zihnimize nasıl yerleşir?

5 Prof.Dr.Mustafa Ergün 5 Bildiğimiz her şey, zihnimizdeki bütün bilgiler duyu organlarımız vasıtasıyla gelir. Duyu organlarımız, çevremizdeki tabiatta değişik şekillerde bulunan fiziksel enerjiyi beynimizin anlayacağı biçimlere çevirir ve sinir sistemi vasıtasıyla beyne gönderir.

6 Prof.Dr.Mustafa Ergün 6 Duyu organlarımız, çevremizdeki fiziksel dünyayı zihnimizdeki psikolojik dünyaya çevirir. Duyu organlarımız, fiziksel dünyadaki değişik enerjileri sinirsel enerjiye çevirir (ampul, radyo, tv, elektrik sobası vs)

7 Prof.Dr.Mustafa Ergün 7 Beş duyu organının en hassas değerleri Görme İşitme Tatma Koklama Dokunma karanlık ve berrak bir gecede bir mum ışığı 48 km öteden görülebilir. Sessiz bir ortamda saat tiktakları 610 m öteden işitilebilir. 7.5 litre suda bir çay kaşığı şeker eritilirse tadı algılanabilir. Üç odalı bir evde bir damla parfüm kokusu algılanabilir. Yüzünüzden 1 cm uzaktan geçen arının hava akımı hissedilebilir.

8 Prof.Dr.Mustafa Ergün 8 Duyu organlarımızın alt ve üst duyum eşikleri vardır. Özellikle görme ve işitme alanlarında, doğadaki enerjinin çok sınırlı bir kısmını alabiliriz.

9 Prof.Dr.Mustafa Ergün 9 Görmenin uyaranı ışıktır. Işık: nanometre arasında değişen dalga boyu ile temsil edilen bir radyan enerjidir. Görme, ışık dalgası enerjisini sinir enerji sistemine çevirmedir. Bu enerji değişmesi gözler de olur.

10 Prof.Dr.Mustafa Ergün 10

11 Prof.Dr.Mustafa Ergün 11 Bilgimizin en önemli kaynağı göz ve görmedir. Bilginin nitelik ve niceliğini en çok bu duyu organı belirler. Ama her duyu organı, kendi alanında hayati öneme sahiptir.

12 Prof.Dr.Mustafa Ergün 12 Görme, bir çok insan için, en önemli duyu organıdır. Ailemizi ve arkadaşlarımızı onun sayesinde tanırız, onların yüz ifadelerini ve hareketlerini onun sayesinde görürüz, okumayı öğreniriz, dokunamadığımız nesneleri algılarız, çevremizde olan bitenleri onunla anlarız. Göz bize şekiller, ölçüler, renkler ve hareketler hakkında bilgi sağlar.

13 Prof.Dr.Mustafa Ergün 13 Görme, nesnelerin üç boyutlu olarak algılanmasını sağlar. Ayrıca çok değişik uzaklıklarda, çok farklı renk ve dokularda nesnelerin anlaşılmasını sağlar. Diğer duyu organları çok daha basit uyaranları analiz eder veya zamana ve karmaşık organizmalardaki değişmelere bağlıdır.

14 Prof.Dr.Mustafa Ergün 14 Bir çok insan için işitme duyumu - görmeden sonra- ikinci derecede önemlidir. Hatta bazı anlarda (körler için) birinci derecede önemlidir. Gözlerimiz beynimize çok daha fazla bilgi aktarmasına rağmen, kulaklarımız çok daha önemli sosyal iletişim biçimlerini yürütür. (Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa)

15 Prof.Dr.Mustafa Ergün 15 İŞİTME, İNSAN VE UYGARLIK İÇİN ÇOK ÖNEMLİ OLAN DİL VE KONUŞMADA DA TEMEL ROL OYNAR.

16 Prof.Dr.Mustafa Ergün 16 Kulak da -göz gibi- ses dediğimiz enerji dalgalarını değerlendirir. Gözümüzün her radyan enerjiyi algılayamadığı gibi, kulağımız da her ses frekansını işitemez. Sağlıklı bir insan, hertz arasındaki frekansları duyabilir. Bazı hayvanlar daha yüksek ses frekanslarını duyabilirler.

17 Prof.Dr.Mustafa Ergün 17 Tat ve koku, kimyasal duygulardır. Dil, sıvı içinde çözülen kimyasalları; burun havada çözülen kimyasalları algılar.

18 Prof.Dr.Mustafa Ergün 18 Sadece dört tat kalitesi ve bunların binlerce bileşenini algılayabiliyoruz : ekşi, tatlı, tuzlu ve acı. Dil üzerinde tatlı dil ucunda, tuzlu dilin ön gerisinde, ekşi orta yan taraflarda ve acı dilin gerisinde algılanır.

19 Prof.Dr.Mustafa Ergün 19 Koku duyumu insanlar için çok önemli gibi gözükmüyor. Ancak bazı hayvanlar için göz kadar önemli bir duyumdur. Yıllardan beri temel kokular üzerinde çalışılmasına karşın, bu alanda henüz kesin bulgulara ulaşılamamıştır.

20 Prof.Dr.Mustafa Ergün 20 Bu beş duyumun dışında beden duyumu veya pozisyon duyumu denen bir duyu topluluğundan bahsedilir. Bu dokunmaya, titreşime, acıya, sıcaklığa, soğukluğa tepki; bedenin pozisyonunun farkında olma (denge), başın sallanması ve dönme hızındaki değişmeleri vs. kapsar.

21 Prof.Dr. Mustafa Ergün 21 Bilgilerimiz algılarımıza, algılarımız bilgilerimize bağlıdır.

22 Prof.Dr. Mustafa Ergün 22 Algı, uyaranların seçimi, düzenlenmesi ve yorumu aşamalarını kapsar.

23 Prof.Dr. Mustafa Ergün 23 Algı, duyumların beyinde zihinsel işlemlere tabi tutulmasıyla ortaya çıkar.

24 Prof.Dr. Mustafa Ergün 24 Algı, duyumların bizim motivasyonumuza, beklentilerimize ve geçmiş deneyimlerimize göre, zihnimizde yeniden canlandırılmasıdır.

25 Prof.Dr. Mustafa Ergün 25 Algı, duyumlar ve hafızanın ortak çalışması sonucu oluşur. Duyumsal girdileri anlamlandırarak, algı bilgileri hafızada depolanacak şekilde hazırlar.

26 Prof.Dr. Mustafa Ergün 26 Varlıklar göründüğü gibi değildir. Bizim algıladığımız, gerçekte orada olandan farklıdır.

27 Prof.Dr. Mustafa Ergün 27 Çevreden gelen uyaranları seçimimizi etkileyen bir çok faktör vardır. Algıda seçicilik: dikkat etme

28 Prof.Dr. Mustafa Ergün 28 Algıda seçiciliği etkileyen faktörler iki çeşittir: uyaran faktörleri ve kişisel faktörler. En çok karşılaşılan ve en önemli uyaran faktörü zıtlık tır. Yani uyaranın çevresinden ve diğer uyaranlardan aşırı farklı oluşu.

29 Prof.Dr. Mustafa Ergün 29 yoğunluk boyut hareket tekrar (TV reklamları) yenilik-aşinalık (44) bold, italik

30 Prof.Dr. Mustafa Ergün 30 Uyaran faktörleri Uzayda ve zamanda yakınlık XX Burada iki grup «görülür». Kelimeler, cümleler

31 Prof.Dr. Mustafa Ergün 31 Kişisel faktörler Motivasyon, beklentiler, geçmiş deneyimler

32 Prof.Dr. Mustafa Ergün 32 Zehiri altın tasta sunarlar. En zehirli yılanlar en renkli olanlardır. Başta güzel duran saç, köftede nasıl durur?

33 Prof.Dr. Mustafa Ergün 33 Bir görsel uyaranı yorumlama sadece ne gördüğümüze değil, nerede gördüğümüze de bağlıdır. İçinde yaşadığımız dünyayı üç boyutlu olarak görürüz.. Derinlik ve uzaklık bizim doğrudan duyumla aldığımız değil, algıladığımız bir şeydir.

34 Prof.Dr. Mustafa Ergün 34 Göz bakar, beyin görür.

35 Prof.Dr. Mustafa Ergün 35 Bir ignliiz üvnseritsinede ypalaın arşaıtramya gröe, kleimleirn hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. Öenlmi oaln brincii ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyş. Ardakai hfraliren srısaı krıaşk oslada ouknyuorumş. Çnükü kleimlrei hraf hrafdğeil bri btün oalark oykuorumuşz.Bakın nasıl da düzgün okudunuz..!

36 Prof.Dr.Mustafa Ergün 36

37 Prof.Dr. Mustafa Ergün 37 Algıda seçicilikte kişisel faktörler Televizyonda Fenerbahçe- Galatasaray maçı seyreden Fenerbahçeli ve Galatasaraylı iki arkadaşın kritik durumları yorumlayışları farklıdır.

38 Prof.Dr. Mustafa Ergün 38 Algıda seçicilik algılayıcının kişisel özelliklerine bağlıdır. İnsan, görmek istediğini görmeye eğilimlidir.

39 Prof.Dr. Mustafa Ergün 39 Genellikle bir şeyi istediğimiz veya beklediğimiz şekilde algılarız. Psikolojik olarak bir şeyi algılamaya hazırlandığımız zaman, zihnimizi onu algılamaya hazırlarız (önhazırlık, beklenti).

40 Prof.Dr. Mustafa Ergün 40 Benzerlik Avusturalya koalaları çoğumuz tarafından ayı olarak algılanır, çünkü bizim kafamızdaki ayılara benzerler.

41 Prof.Dr. Mustafa Ergün 41 Süreklilik Her zaman çok başarılı olan bir öğrenci, birdenbire zayıf bir not aldığı zaman dikkat çeker.

42 Prof.Dr. Mustafa Ergün 42 Boşlukları kapatma, tamamlama Ayrı görüntüleri bir bütün halinde tamamlamaya eğilimliyiz.

43 Prof.Dr. Mustafa Ergün 43 Subjektif sınırlar Gerçekte orada olmayan şekilleri algılarız.

44 Prof.Dr. Mustafa Ergün 44 Biz tek tek sesleri duymayız; onları kelimeler ve cümleler haline getirerek algılarız. Gözümüz de retinaya düşen görüntüleri tanıyabileceğimiz eşyalar ve olaylar haline getirerek tanır. Elinizi tutan sıcak bir eli, derimizdeki binlerce algılayıcı bir bütün olarak algılar.

45 Prof.Dr. Mustafa Ergün 45 Figür – zemin ilişkisi

46 Prof.Dr. Mustafa Ergün 46

47 Prof.Dr. Mustafa Ergün 47

48 Prof.Dr. Mustafa Ergün 48

49 Prof.Dr. Mustafa Ergün 49 Geometrik İllüzyonlar

50 Prof.Dr. Mustafa Ergün 50

51 Prof.Dr. Mustafa Ergün 51 Çizgisel perspektif Yolun kenarları paralel olarak gitmesine rağmen belli bir uzaklıkta yol tek noktaya dönüşür. Çocuk resimlerinde ve Osmanlı minyatürlerinde perspektif yok.

52 Prof.Dr. Mustafa Ergün 52 Öndeki nesneler arkadakileri örtünce, biz zihnimizde bunları tamamlarız. Göreceli büyüklük. Balonlarla dolu bir havada, uzaktaki balonlar daha küçük görünür.

53 Prof.Dr. Mustafa Ergün 53 Bir alanda herhangi bir nesneden çok sayıda varsa, öndekiler daha ayrıntılı gözükür; geridekileri de ona göre yorumlarız. Ayçiçeği tarlası, miting kalabalığı Işık ve gölge kalıpları, bize çevremizdeki objelerin üç boyutluluğu hakkında bilgi sağlar.

54 Prof.Dr. Mustafa Ergün 54 Yolda otobüsle giderken, yakındaki neslerin çok hızlı geçtiğini, uzaktaki nesnelerin hareketinin ise daha yavaş olduğunu görürüz (motion parallax).

55 Prof.Dr. Mustafa Ergün 55 Hareket algılaması Hareket illüzyonu (phi phenomenon) Işıklar belli bir sıraya göre yanıp sönünce, aslında olmayan bir hareketi algılarız.

56 Prof.Dr. Mustafa Ergün 56 Aslında duvara belli aralıklarla sabitlenmiş bu ışıkları sırayla yakarsak, oklar park yerini hareketli olarak gösteriyor gibidir. Işıklar arasındaki boşlukları doldurur ve bir bütün olarak algılarız. Gemi - iskele Filmlerde tekerlekler

57 Prof.Dr. Mustafa Ergün 57 Algı kararlılığı Büyüklük sabitliği, objelerin retinadaki ölçüsüne bakmadan, beynimiz onu gerçek büyüklüğüne uygun olarak algılar.

58 Prof.Dr. Mustafa Ergün 58 Şekil sabitliği, retinadaki şekiller değişmesine rağmen (kapının değişik açılardan görünmesi), beynimiz o nesneyi gerçek şekline uygun olarak tamamlar ve öyle algılar.

59 Prof.Dr. Mustafa Ergün 59 Parlaklık ve renk sabitliği, gözdeki değişik görünmesine rağmen nesnelerin gerçekte olduğu gibi algılanmasıdır. Beyaz gömlek gölgede veya farklı ışıklar altında farklı gözükmesine rağmen beyaz olarak algılanır. Aynı şey, renk algısı için de doğrudur.


"09.04.2015 Prof.Dr.Mustafa Ergün 1 BİLGİNİN TEMELİ: DUYULAR VE ALGI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları