Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Orhan ÖZDÜLKAR Medya ve İletişim Bilimleri Yüksek Lisans Öğrencisi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Orhan ÖZDÜLKAR Medya ve İletişim Bilimleri Yüksek Lisans Öğrencisi."— Sunum transkripti:

1 Orhan ÖZDÜLKAR Medya ve İletişim Bilimleri Yüksek Lisans Öğrencisi

2   Özet  Giriş  Tarihsel Süreç  Özellikleri  Sinema öncüleri ve Örnekleri  Türk Sinemasında Yeni Dalga akımı  Kaynakça İçindekiler

3   Bu çalışmadaki temel amaç, Kameranın İsyanı yada Fransız Yeni Dalga Sineması akımının doğuşunu, sinemaya etkisini ve sanatsal bakımdan ne tür bir yapıya sahip olduğunu içermektedir. Özet

4   “ Yeni Dalga ne bir akım ne bir okul ne de bir gruptur, o öyle bir niceliktir ki, her yıl yeni yönetmenlerden ancak üç ya da dördüne kapısını açan bu mesleğe, son iki yılda ortaya çıkmış elli yeni adın dâhil edilmesi için basın tarafından konmuş kolektif bir slogandır.” François Truffaut Giriş

5  Tarihsel Süreç Yeni Gerçekçilik’in yöntemleri bu genç kuşak için de bir umut ışığı oluşturur. Sokakların mekan olarak kullanılması, amatör oyuncular, basit hikayeler ve küçük kameralarla çekim yapılması ve hareketli mikrofonlar taşınması gibi Yeni Gerçekçi çözümler; Fransız sineması için maliyeti düşük ama kaliteli filmler yapmanın olanaklarını sunar. Bunun yanında bu genç kuşak Paris’te bulunan bir sinema okulu, ulusal sinema merkezi ve ulusal filmlere mali destek sağlayan yasa gibi olanaklara da sahiptirler. * yeni-dalga

6   Fransız yeni dalga akımı aslında iki akım halinde ortaya çıkıyor ve 1963 yılları arasında ilk yeni dalga akımı başlıyor ve akıma özelliğini veren filmler esas bu dönemde yapılıyor. 1966–1968 yılları arasına gelen ikinci dönemde ise akımın politik yönü öne çıkıyor. Dolayısıyla sinemaya kazandırdıkları açısından bakıyorsak, üzerinde durmamız gereken dönem akımın ilk beş yılı diyebiliriz.

7  Tarihsel Süreç *Fransız Yeni Dalga Akımı kısmen İtalyan Yeni Gerçekçilik akımından etkilenen bir grup Fransız film yapımcısı için eleştirmenler tarafından kullanılan ve 1950 sonrasının Fransa'sında ortaya çıkmış bir sinema akımıdır. *Fransız yeni dalga akımı 2. Dünya savaşı sonrası varolan Fransız film yapım kurumuna karşı bir tepki olarak doğmuş ve filmlerin aynı bir yazarın roman yazması gibi yorumlanması gerektiğine inanmışlardır. Yeni dalga akımını benimseyen film yapımcıları kendilerinden emin bir biçimde klasik film formatını reddetmiş ve birçoğu dönemin toplumsal ve siyasi değişimlerine filmlerinde yer vermiştir. *http://ebulten.library.atilim.edu.tr/sayi/ ?sayfa=7

8  Tarihsel Süreç *Kurucuları arasında önemli sinema kuramcısı André Bazin’in de bulunduğu ve ilk sayısı Nisan 1951 yılında yayınlanan Les Cahiers du cinéma (Sinema Defterleri) adlı dergiyi sinema tarihi açısından bir dönüm noktası olarak ele alabiliriz.

9  Tarihsel Süreç Jean – Luc Godard, François Truffaut, Claude Chabrol, Eric Rohmer, Jacques Rivette gibi daha sonradan yönetmenliğe geçip hem Yeni Dalga (Nouvelle Vague)’nın oluşum sürecine hem de sinema tarihine adlarını kazıyacak olan genç yazarlar bu derginin içindedir. Truffaut’nun kaleminden çıkan ve yeni bir sinema anlayışının manifestosu sayılan “Fransız Sinemasının Belirli Bir Eğilimi” isimli yazısı da yine bu dergide yayınlanmıştır. *TEKSOY Rekin, Rekin Teksoy’un Sinema Tarihi, İstanbul, Oğlak Yayıncılık, 2005, 2.Basım, s.399

10  Tarihsel Süreç Truffaut ve diğer genç yazarlar daha sonradan kendisi de yönetmenliğe başlayacak olan Alexandre Astruc’un “Le caméra stylo”(Alıcı Kalem) başlığında ifade ettiği düşünceleri geliştiriyorlardı. Astruc’a göre sinemanın da diğer sanatların yaratıcıları gibi özgür çalışan bir yaratıcıya ihtiyacı vardı. Yönetmen kamerasını bir romancının roman yazması, bir ressamın resim yapması gibi kullanmalıydı.

11  Bu akımın yönetmenleri geleneksel anlayışı kırmış, sinema sanatında tabulaşmaya yüz tutmuş yöntemleri yadsımışlardır. Stüdyo da film çeken Hollywood kültürüne karşı durarak sokağa çıkmışlar, sokaklardaki doğal ışığı olabildiğince yapay ışığa tercih etmişlerdir. Kurgu olanaklarına, kamera ve ses üzerindeki çalışmalara yeni soluklar kazandırmışlardır. Akımın Özellikleri

12  Yine Hollywood stüdyolarındaki gibi çok tanınmış oyuncularla çalışmayı reddediyor, oyunculukta doğaçlamaya yer veriyorlardı. Bu gibi teknik yeniliklerin yanı sıra senaryo üzerinde de farklı uygulamalara gidilmişti. Edebiyat uyarlamalarını benimsemiyorlardı. Akımın Özellikleri

13  Yönetmenler filmlerinin senaryolarını kendileri yazmış, böyle bir uygulamayla anlatılmak istenen şeyin daha iyi anlatılacağına inanmışlardı. Bu filmlerde sahnelerin birbirini izlemediğini, sahneler arasındaki uyumsuzluğu (tıpkı günlük hayatımızdaki gibi) görebiliriz. İzleyicilerde artık bir sonraki sahnede neler olacağı konusunda eskisi kadar kendinden emin değildir. Kısacası geleneksel anlayışın kurallarına kaygısızca yaklaşan bu filmler ve bu akım modern sinemanın öncüsüdür diyebiliriz. Akımın Özellikleri

14  Ôyküleyici sahneler birbirini anlamlı bir biçimde izlemez. Seyirci hiçbir zaman ne olacağını bilemez. Komik bir sahne bir cinayetle tamamlanabilir. Kurgulama can alıcıdır. Yeni Dalga filmleri çok az net kapanışa ererler, sadece biterler. Tipik yeni dalga öykülemesinde kişi ile toplum arasında çok az ilişki olduğu gibi karakterler hiçbir aile ya da politika bağı olmayan öğrencilerdir." *(Bir yıldız, 90–91)

15  Tabi ki bu genç yazarları alışılagelmiş olanın dışına çıkmaya iten sadece durumun sinemayla ilgili olan kısmı da değildi ; “Sinema tarihi bize bu grubun oluşumunu etkileyen siyasi, sosyo – kültürel etkenleri ana noktalarıyla şöyle sıralamıştır : Cezayir’in bağımsızlık ilanı, sinemacı yazar Malroux’un kültür bakanlığına gelişi, Albert Camus’nun Nobel alışı, Boris Vian’ın sarsıcı eserleri… ” de en az André Bazin, Les Cahiers du cinéma, François Truffaut ve Astruc’un varlığı kadar önemlidir. Fakat yine de Yeni Dalga’cıların ortak bir özelliği toplumsal olayları eserlerine yansıtmamaları oldu. *ERDOĞAN Şenol, Fransız Sineması, İstanbul, 2004, s.117 Akımın Özellikleri

16  Bu akımda kısmen etkilendikleri İtalyan Yeni Gerçekçiliğinin aksine toplumsal olanı değil, bireysel olanı ele aldılar. Psikolojik eğilimli filmler yaptılar. Gençlik ve cinsellik gibi değinilmemiş, tabulaşmış konuları ele alıp gözler önüne serdiler. Akımın Özellikleri

17  “… bu yönetmenler çok iyi tanıdıkları bir ortama eğilmişler, çok iyi bildikleri günlük sorunları çözümlemeye yönelmişler, birinci tekil kişi ağzından kendi anılarını, deneyimlerini, özlemlerini aktarmışlar, huzursuz bir gençliğin bunalımlarını ve arayışlarını seyirciyle paylaşmayı denemişlerdir. Her yönetmen kendi dünyasını anlattığı için, Yeni Dalga bir okula dönüşememiş, sonuçta bireysel ve bireyci bir sinema anlayışını ortaya çıkarmıştır." *TEKSOY Rekin, Rekin Teksoy’un Sinema Tarihi, İstanbul, Oğlak Yayıncılık, 2005, 2.Basım, s.401 Akımın Özellikleri

18  Yeni dalga filmlerini Hollywood sinemasından ayıran bir diğer özellik de, ses ve seslendirme konusudur. Dış çekimlerde araba, korna, uçak, iç sahnelerde ise telefon, zil, daktilo gibi sesler oyuncuların konuşmalarından daha baskın bir şekilde duyulur. Amerika hakkında görüşlerin anlatıldığı sahnelerde ise genelde arkadan gelen polis siren sesleri ise son derece manidardır. Buna benzer bir durum da karakterlerin karşılıklı konuşmalarında vardır. Bir karakter konuşurken kamera diğer karakteri gösterir, diğer karakter konuşmaya başlayınca ise görüntüde ilk karakter kendini bulur. Akımın Özellikleri

19  Yeni dalga akımı filmlerinde göze çarpan bir diğer özellik ise “atlamalı kurgu” tekniğinin kullanılmasıdır. Atlamalı kurgu tekniği ile bir olayın sadece başı ve sonu gösterilir ve izleyici gereksiz planlardan uzak tutulur. Akımın Özellikleri

20  François Truffaut, Jean Luc-Godard, Eric Rohmer, Claude Chabrol ve Jacques Rivette'dir. Akımın Öncüleri

21  François Truffaut: "Les Quatre Cents Coups" (400 Darbe) 1959: 1959 yapımı Yeni dalga akımının temellerini atan bir filmdir. Sinema sanatının baş yapıtları arasında sayılan, okuldan kaçan bir çocuğun hikayesinin anlatıldığı bu filmin başrolünü paylaşanlar Antoine ve Paris şehridir. Cahiers du cinéma dergisinde Fransız sinemasını eleştiren Truffaut, bu film sayesinde eleştirilerini sinemaya taşımıştır.

22  Akımın Öncüleri 400 darbe filmi, dünyanın her yerinden birçok yönetmeni etkilemiş ve birçok filmi etkisi altına almıştır. Hepimizin bildiği birçok filmde bu filme göndermeler vardır. Bir diğer örnek ise Hababam Sınıfı’ndan bir sahnedir. Hababam sınıfında hatırlayacağınız üzere Beden hocası (Şener Şen) öğrencilere eğitim vermekte, kendisi en önde yürümektedir fakat bir süre sonra arkasını döndüğünde ise arkasındaki bütün öğrenciler sağa sola kaçışmış ve kendisi tek başına kalmıştır. İşte bu sahnede 400 Darbe filminden esinlenilmiş bir sahnedir.

23  Akımın Öncüleri Jean-Luc Godard: À bout de souffle (Serseri Aşıklar) 1960 Bir sonraki sene, 1960 yılına gelindiğinde Jean-Luc Godard, Yeni dalga akımının bir başka sembol olacak filmine imzasını atar: "Serseri Aşıklar" (A bout de souffle). Tamamı el kamerasıyla çekilen, hiç yapay ışık kullanılmayan, replikleri ise çekim anında yazılan veya doğaçlama olan ve karakterlerin konuşmalarını daha önce sinemada görülmemiş şekilde uzunca tutmalarının yanında birbirlerinin sözlerini keserek konuştukları sinemadaki birçok kuralı yıkan bir filmdir.

24  Akımın Öncüleri Serseri Aşıklar;film için yönetmen aynen şu tavsiyede bulunur; ‘Filmi izlerken konuya odaklanmayın sadece izleyin ve film bittiğinde aklınızda kalan herşey size keyif verecek ve güzel anılar olarak kalacaktır.’ Filmle ilgili bir anektod ise, hepimizin çok iyi bildiği Teoman’ın Papatya şarkısıdır. Sözlerinde; ‘Hani çok sevdiğin o filmi gördükten sonra, kısacık kestirip saçlarını içtin ilk sigaranı, o papatya’ dediği, şarkıda bahsettiği film yine bu filmdir.

25  Akımın Öncüleri “Serseri Âşıklar bir kara filmdir, ama aydınlık bir kentte, yaz ortasında geçer. Daha kesin bir şekilde bu kara filmler üzerine bir filmdir. Bu türün kurallarını tersine çevirerek bu tür hakkında bir şeyleri açıklamayı umar. Filmin odak noktası kovalayan ile kovalanan arasındaki mücadele değil, durumun görüntüsü üzerinedir.” * (Yeni Dalga, James Monaco, +1 kitaps.110)

26  Akımın Öncüleri Anlatılmaz, yaşanır tarzında bir film olan Alain Resnais'den "Hiroshima, Mon Amour" (Hiroşima, Sevgilim) filmi; 1959'dan bir başyapıt. Fransız bir kadın, Japon bir adam ve kadının anıları anlatılıyor...

27  Akımın Öncüleri Akım ile ilgili izlenebilecek videolar; *400 Darbe, Fragman: *400 Darbe, Filmin Başlangıç Görüntüleri: *400 Darbe, Kukla Tiyatrosu Sahnesi: *400 Darbe, Final Sahnesi: *A bout de souffle(Serseri Aşıklar) 1960, Fragman: *Patricia’nın stajyerlik yaptığı New York Herald Tribune gazetesinin adını bağırdığı sahnedir.

28  Türk Sinamasında Yeni Dalga Türk Sinemasında Reha Erdem, Derviş Zaim, N. Bilge Ceylan gibi yönetmenler, buna örnek verilebilir.

29  Türk Sinamasında Yeni Dalga *Tüm filmlerininin senaryosunu yazıp yöneten Reha Erdem, Beş Vakit ve Kosmos filmlerinin kurgusunu, Hayat Var filminin hem kurgusunu hem ses tasarımını kendisi yapmıştır.Beş VakitKosmosHayat Var * Reha Erdem, kısa filmler de çekmiş ve Jean Genet'nin Hizmetçiler adlı oyununu sahneye koymuştur.Jean Genet

30  Türk Sinamasında Yeni Dalga Cenneti Beklerken, yönetmenin planladığı bir üçlemenin ilk filmidir. Nokta filmi ise üçlemenin ikinci filmidir. Ancak Derviş Zaim film çalışmalarına 1991’de deneysel filmi Kamerayı As ile başlamış, ardından bir TV belgeseli olan Caminin Etrafındaki Taş 'ı yönetmiştir ve 1995 yılları arasında TV yönetmenliği ve yazarlığı yapan Derviş Zaim, birçok televizyon programı da yönetti.

31  Türk Sinamasında Yeni Dalga Nuri Bilge Ceylan,yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlendi. *Sinemaya Koza adlı kısa filmiyle adımını atan Ceylan,Kasaba,Mayıs Sıkıntısı, Uzak,İklimler filmlerini çekti.KozaKasabaMayıs Sıkıntısı Uzakİklimler *Üç Maymun filmiyle "En İyi Yönetmen Ödülü"nü aldı. *Nuri Bilge Ceylan'in "Kış Uykusu" isimli filmi 2014 yılında 67. Cannes Film Festivali'nde büyük ödül olan Altın Palmiye'ye layık görüldü."Kış Uykusu"67. Cannes Film Festivali'nde *Böylece Yılmaz Güney'in Yol filminin ardından ikinci kez bir Türk filmi bu ödülü kazanmış oldu.

32  Türk Sinamasında Yeni Dalga SONUÇ; Belki Fransız Yeni Dalga Akımı bir ekol olmayı başaramadı ama yine de hem doğup büyüdüğü Fransa’da hem de bütün dünyada sinema tarihine ve genç yönetmenlere yeni bir soluk ve hareket getirdi ve birçok akıma öncülük etti. Eğer günümüzde genç bir yönetmen sinema alanındaki katı kurallara, Hollywood sinemasının kar amaçlılığına ve tabulaşmaya karşı duruyorsa, kendisini her zaman yeni dalga akımı içinde bulacaktır. * Sonuç olarak; sinema bir sanattır ve sanat olarak kabul edilmesini Fransız yeni dalga akımına borçludur. Bugün yeni dalganın sinemaya en büyük mirası, sinemaya hak ettiği değeri kazandırmış olmasıdır.

33  Türk Sinamasında Yeni Dalga SONUÇ; Sinema bir sanattır ve sanat olarak kabul edilmesini Fransız yeni dalga akımına borçludur. Bugün yeni dalganın sinemaya en büyük mirası, sinemaya hak ettiği değeri kazandırmış olmasıdır.

34  Kaynakça COŞKUN Esin, Dünya Sineması’nda Akımlar, Phoneix Yayınevi, Ankara, 2009, BİRYILDIZ Esra, Sinemada Akımlar, Beta Basım, İstanbul, Ekim ARSLANTEPE Mehmet, Dünya Sinema Tarihi Ders Notları, Kocaeli Üniversitesi, 2005

35


"Orhan ÖZDÜLKAR Medya ve İletişim Bilimleri Yüksek Lisans Öğrencisi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları