Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KAYIP - YAS VE MÜDAHALE Y.Doç.Dr.Erhan TUNÇ. KAVRAM OLARAK YAS Bir kayıp sonrası ortaya çıkan şiddetli ve uzun süreli acı tablosudur. Sevilen birinin.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KAYIP - YAS VE MÜDAHALE Y.Doç.Dr.Erhan TUNÇ. KAVRAM OLARAK YAS Bir kayıp sonrası ortaya çıkan şiddetli ve uzun süreli acı tablosudur. Sevilen birinin."— Sunum transkripti:

1 KAYIP - YAS VE MÜDAHALE Y.Doç.Dr.Erhan TUNÇ

2 KAVRAM OLARAK YAS Bir kayıp sonrası ortaya çıkan şiddetli ve uzun süreli acı tablosudur. Sevilen birinin ölümünden sonra kayıp yaşayan bireylerin gösterdiği fiziksel, duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkilerdir. İnsan, sevdiği birinin kaybına ilişkin olarak kaçınılmaz ve evrensel tepkiler verir. –Bu tepkilerin sosyal boyutu matem (mourning), bireysel boyutu ise yas (grief) olarak gündeme gelir. –Bu süreç, profesyonel bir desteğe ihtiyaç gösteren bir krizdir. Yas; depresyona benzer bir tablo olmakla beraber, bir depresyon değildir. –Yasta, depresyondaki gibi benlik değerinde bir değişme yaşanmaz. Üzüntü, elem hali söz konusu olmakla birlikte kişi normal yaşam süreci içinde fonksiyoneldir. Yeni duruma uyum sağlamak için sağlıklı bir aktivite sergiler.

3 KAYIP - YAS - MATEM Yas sürecini belirleyen önemli etkenlerden biri de kaybın zamanlı ya da zamansız oluşudur. Ölüm beklenen bir ölüm mü? yoksa ani mi olmuştur? –“Zamanlı ölümler”, gerçekleşen ile beklenilenin eş zamanlı olduğu durumlar için geçerlidir. Bu çerçevede kişi beklenen yaşam süresi içinde yaşamda seyrini sürdürebilmişse ya da ölümcül bir hastalıkta olduğu gibi hastalığın elverdiği süreyi yaşayabilmişse, ölüm “zamanlı” olarak kabul edilir. –Öte yandan “zamansız ölüm” yaşamı sürdürme beklentilerine bir darbe olarak görülür. Yas, aslında ölen kişiyle olan ilişkiler doğrultusunda tamamlanmamış planları, istekleri ve hayalleri içerir. –Yas süreci; Freud, Bowlby, Rando, Kübler ve Ross gibi bilim adamlarınca ele alınmıştır.

4 KAVRAM OLARAK YAS Yas tepkilerinde görülen kişiler arası farklılıklar ve yas sürecine etki eden faktörlerin çeşitliliği nedeniyle yas, kavramsal olarak; –normal yas, karmaşık yas ve travmatik yas olarak üç farklı şekilde tanımlanmaktadır.

5 YAS TÜRLERİ Normal yas: Bir kayıp sonrası bireylerde gözlenen ve kaybın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan fiziksel, duygusal, bilişsel, davranışsal tepkilerin varlığını tanımlamaktadır. (AKUT DÖNEM) Karmaşık yas: kaybın ardından en az 6 ay geçmesine rağmen kayıp yaşayan bireyin kişisel, sosyal ve mesleki yaşam alanlarındaki işlevselliğinin giderek bozulması sonucu oluşan bir sorun olarak nitelendirilebilir. –Kronik yas, gecikmiş yas, abartılmış yas, maskelenmiş yas ya da patolojik yas gibi çeşitli biçimlerde tanımlanabilir. –Bireyin yas tepkileri uzun süredir devam etmekte ve kayıp sonrası oluşan acı derinleşerek artmaktadır. Travmatik yas: Beklenmedik bir anda ve özellikle şiddet ya da korkunç bir olay (travma) sonucu meydana gelen ölümlerin ardından bireyde oluşan tepkiler ve bu tepkilere bağlı olarak bireyin yaşam alanlarındaki işlevselliğin önemli derecede olumsuz etkilenmesidir. –Travma ve kaybın etkisiyle bireyin psikolojik yükü artmakta ve bireyin değerlerini, beklentilerini, dünyayı algılama biçimini ve baş etme mekanizmalarını ciddi bir şekilde örselemesi yasın çözümlenme sürecini uzatmaktadır. –Ayrıca, travmatik yas yaşayan bireylerde, yaşadıkları travmaya bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gelişebilmektedir.

6 YAS SÜRECİ Yastan doğan acılardan dolayı bireylerin tepkilerinde bir takım farklılıklar oluşabilir. Sıklıkla verilen tepkiler arasında; –Şok : " Bu gerçek olamaz" –İnkar: " Haber yanlış olmalı" –Kızgınlık: " Niçin o, bir başkası değil" –Suçluluk: " Hamileliğimde niye sigara içtim" –Korku: "Ya diğer çocuklarıma bir şey olursa" –Tükenmişlik, depresyon ve pazarlık etme: "Bir mucize olsa" şeklinde ifadelere rastlanabilir. Yas tepkileri incelendiğinde; normal yas ile depresyon belirtileri arasında uyku ve yeme düzensizliği, derin üzüntü, çaresizlik, sosyal içe çekilme gibi birçok ortak nokta gözlenmektedir. –Bununla birlikte, sözü edilen tüm bu belirtiler, yas sürecinde kısa bir süre için ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla, bir kayıp sonrası görülen reaktif depresyon normal olarak karşılanmakta ve normal yas sürecinde zamanla azalarak ortadan kalkması beklenmektedir. Yas sürecinin tamamlanmasıyla birey bazı değişikliklere uğramaktadır. –Kişinin hissettikleri ve yaşadıkları; şimdi ve gelecek kavramlarına ilişkin algılamalarını ve yaşam biçimini yeniden düzenlemesini sağlar. Çözümlenmiş yas; bireyin acı çekmeksizin kaybettiği kişiyi hatırlayabilmesidir.

7 Fiziksel tepkiler Bilişsel tepkiler Duygusal tepkiler Davranışsal tepkiler Midede boşluk hissiİnanmamaŞaşkınlık ve şokUyku düzensizliği Nefes alamamaSanrılarÜzüntüİştah düzensizliği Boğulacakmış gibi olma Konsantrasyon bozukluğu Kızgınlık ve öfke Rahatlama Ağlama Aşırı hareketlilik Ağız kuruluğuKarar verme güçlükleriSuçlulukSosyal içe çekilme Güç kaybı Çabuk yorulma Kayba yönelik aşırı zihinsel meşguliyet Kaygı Çaresizlik Tekrarlayan rüyalar Kaçınma Seslere aşırı duyarlık Gerçek dışılık Kaybın varolduğuna yönelik inanç Bitkinlik Uyuşukluk İç çekme Anlamsız etkinlikler sürdürme Göğüs ve boğazda gerginlik Yalnızlık Özlem Organize bir etkinliği sürdürememe TükenmeSürekli ölen kişiyi hatırlatıcı yerlere gitmek ya da ona ait eşyaları taşımak ORTAK YAS TEPKİLERİ

8 YAS SÜRECİ Yas süreci ilk kez, Freud tarafından tanımlanmıştır Yaşanan kayba uyum sağlama süreci 4 aşamayı kapsamaktadır. Bunlar (Yas tutan birey zorunlu olan bu süreçleri tamamladığı takdirde yas- matemin üstesinden gelebilmiştir): 1.Kayıp gerçeğini kabullenmek, 2.Yastan doğan fiziksel ve duygusal acıyla başetmek, 3.Ölen kişinin özlendiği çevreye uyum sağlamak, 4.Ölen kişinin yerini duygusal olarak tayin etme ve bu duyguyla yaşamaya devam etmek. Kübler-Ross (1969) (a) inkar, (b) öfke, (c) pazarlık etme, (d) çökkünlük ve (e) kabul etme Bowlby (1973); (a) uyuşukluk, (b) kaybedilen kişiyi arama, (c) umutsuzluk ve (d) yeniden organize olamama Rando (1993) (a) kaçınma (kaybı farketme), (b) yüzleşme (kayba tepki verme, ölen kişi ile ilişkilerin yeniden gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi, ölen kişiye yönelik bağlanmadan feragat etme) ve (c) uyum (ölen kişiyi unutmadan yeni ortama alışma, duygusal enerjinin yeniden kazanılması)

9 Yas Süreci ve Kayba Yönelik Uyumu Etkileyen Faktörler 1- Ölen kişinin kimliği: Yas tutan birey ile kaybedilen kişi arasındaki akrabalık düzeyi (eş, ana-baba, çocuk, sevgili, kuzen, arkadaş vb.) ve aralarındaki ilişkinin niteliği, 2- Ölen kişi ile ilişkinin doğası: Kaybedilen kişi ile çatışmalı bir ilişkisi olan birey, geçmişte ölen bireyle ilişkisinde varolan bitmemiş işlerin [unfinished business] de etkisiyle suçluluk duyguları yaşayabilir ve buna bağlı olarak yas süreci uzayabilir. Bağımlı ilişkilerinin olduğu biriyse yas tutan birey kendini yalnız, çaresiz hissedebilir. 3- Ölüm biçimi: Ölüm biçimi; normal ölüm, kaza, özkıyım ve cinayet sonucu ölüm olmak üzere 4 temel kategoriye ayrılmaktadır. Aslında, ölümü önceden bilmek bireyin kaybı sonrasında çekeceği acıyı azaltmasa bile, bireyin yas sürecine hazırlanmasına, sosyal destek ağının oluşturulmasına, ölen kişi ile o güne dek konuşamadıklarını dillendirmesine olanak tanımaktadır.

10 Yas Süreci ve Kayba Yönelik Uyumu Etkileyen Faktörler 4- Geçmişte kayıp yaşayıp yaşamadığı : Bireyin geçmişinde herhangi bir psikolojik sorun yaşayıp yaşamadığının değerlendirilmesi de önem arz etmektedir. 5- Kişilik özellikleri: Bu kişilik özellikleri, bireyin cinsiyeti, yaşı, zorluklarla baş etme biçimi, bilişsel yaklaşım biçimi, bağlanma biçimi ile inanç ve değerleri olarak nitelendirilmiştir. 6- Sosyal destek: Kayıp yaşayan bireyin, aile ya da çevresinde bir sosyal destek ağının olması, bireyin yas sürecini ve kayba yönelik uyumunu önemli derecede etkilemektedir. Sosyal desteğin varlığı kadar, yas tutan kişinin algıladığı desteğin derecesi de büyük önem arz etmektedir. 7- Yas sürecinde oluşan paralel sıkıntılar: Bir kaybın ardından meydana gelen yaşam olayları, ani değişiklikler ve krizler yas sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Kayıp sonrası bireyin yaşamında kaçınılmaz olarak bazı değişiklikler gerçekleşecektir. Bununla birlikte, yaşanabilecek ciddi ekonomik sorunlar gibi ikincil kayıplar, bireylerde ya da ailelerde önemli zorlukların deneyimlenmesine yol açabilmektedir.

11 Çocuklarda Yas süreci

12 Çocukların kayıplar karşısındaki ilk andaki yas tepkileri genellikle şunlardır: Şok ve İnanmama: –Çocuklar, “bu doğru olamaz”, “yanılıyorsun”, “sana inanmıyorum” gibi sözler söyleyebilirler. Ölümü kabullenmeyi reddedebilirler ve acı veren gerçeği belli bir mesafede tutabilmek için bu davranışı ısrarla sürdürebilirler. Bazen çocukların ilk anda güçlü tepki göstermemeleri yetişkinlerin aklını karıştırabilir. Çocukların ağlamamasından endişe duyarlar. Ancak bu, yetişkinler için de tipik olan doğal bir davranıştır. Olay, adım adım kabul edilecek ve böylece bu mekanizma çocuğun duygusal olarak aşırı etkilenmesini önlemede yararlı olacaktır. Korku ve İtiraz: –Bazı çocuklar hemen korku ve itirazda bulunarak tepki gösterirler ve yatıştırılmaları pek kolay olmaz. Ağlamalar ilk günler uzun süreli olup, daha sonraları aralıklı devam eder. Hissizlik ve Donup Kalma: –Bazı çocuklar duyguları donmuş gibi hissizleşebilirler. Her Zamanki Etkinliklere Devam Etme: –Bazı çocuklar ise sanki hiçbir şey olmamış gibi yaşantılarına devam ederler, “artık dışarı çıkıp oynayabilir miyim?” diye sorarlar.

13 Çocuklarda sık rastlanan yas tepkileri Regresyon, Kaygı, Canlı anılar, Uykuya dalmada güçlük, Üzüntü ve özlem, Öfke ve dışa vurma davranışları, Suçluluk, kendini kınama ve utanç, Okul sorunları, Fiziksel şikayetler.

14 Yaşlara Göre Çocukluk ve Ergenlikte YAS tepkileri 0 – 2 yaş dönemi 2 – 5 yaş dönemi 6 – 11 yaş dönemi Ergenlik Dönemi

15 0-2 YAŞ İlk 9 ay içerisinde bebek anneyi kaybetmişse bu kayıp, 9 ay - 2 yaş arasında yaşanacak kayba göre bebeği daha az etkiler. İlk ay arasında bebek, annenin kaybından sonra kendisine bakan kişiyi kabullenebilir ancak 9 aydan sonra bebek annenin yerine geçecek kişiyi çok çabuk protesto edebilir veya kabullenmeyebilir. Bu dönem duyusal-motor dönemi olup, anne bebek arasındaki ilişki işlem öncesi bir süreçtir. Bunun anlamı eğer anne ölürse bebek bunu hisseder, ama anlayamaz. Yeme, uyku, tuvalet alışkanlıklarında değişiklikler meydana gelir. Bu sürenin uzaması, yoksunluğun giderilmemesi durumunda da; bilişsel ve duygusal gelişimde gerileme veya duraklama, depresyon belirtileri ve uyumsuzluk görülebilmekte Bu dönemde yaşanabilecek diğer kayıpları (örneğin baba) bebek yalnız başına fark edemez. Ancak annenin veya çevrenin tepkileri aracılığıyla kayıp duygusunu yaşayabilir.

16 2-6 YAŞ İşlem Öncesi dönem, Okul öncesi dönemde çocuklar, zaman kavramını bilmedikleri için ölümün bir son olduğunu anlamazlar. Ölen kişinin yaşamını başka bir yerde sürdürdüğünü ya da ölen kişinin belli bir süre sonra geri geleceğini düşünür. Bu dönem çocukları benmerkezci oldukları için ancak ihtiyaçları karşılanmadığında ölen kişin yokluğunu hissedebilirler. Dil gelişimi tamamlandığından bu yaşlarda çocuklar mükemmel şekilde dili kullanabilirler ve dolayısıyla yaşadıkları kayıpla ilgili duygularını dile getirebilirler. Eğer ebeveynleri yaşlarına uygun açıklama yaparlarsa bu yaş çocukları, kaybı anlayabilecek yeterliğe sahiptirler. Ebeveyn, kayıptan sonra da yaşamlarının güvencede olduğu ve yine aynı şekilde devam edeceği konusunda cesaretlendirirse kolaylıkla bunu anlayabilirler. Bazı çocuklar duygularını ifade edemezler ve uyku, yeme bozuklukları saldırganlık, içe çekilme gibi bazı uyum ve davranış sorunları ortaya çıkabilir. Ebeveyn bu konuda dikkatli olmalı ve çocuğunu gözlemlemelidir. Çocuğu neyin rahatsız ettiğini öğrenmeye çalışmalıdır.

17 6-11 YAŞ Bu dönem çocuğu geçmiş, şimdi ve gelecekle ilgili olarak zaman kavramını öğrenmiştir. Zaman kavramını öğrenmesi çocuğun ölüm (yaşamın sonlanması) kavramını anlamasını kolaylaştırır. Eğer birisi ölürse artık çocuk bir daha onun geri dönmeyeceğini bilir. Bu özelliklerinden dolayı çocuk yetişkine benzer şekilde kayıp sonrasında yoğun üzüntüler yaşayabilir. Aileden birisinin kaybına çocuk güçlü tepkiler verebilir. Üzüntüsünün yoğunluğunu farklı derecelerde ifade edebilir. Açık bir şekilde ağlayabilir, uyku, yemek yeme alışkanlıklarında veya diğer davranışlarında değişiklikler meydana gelebilir. Regresyon, saldırganlık, içe çekilme, alt ıslatma vb davranış problemleri ortaya çıkabilir. Ayrıca ölen kişinin bazı özelliklerini taklit etme gibi davranışlar da gözlenebilir. Bu oldukça normal bir durumdur, eğer yerleşmiş bir patoloji yoksa zaman içinde giderek azalarak yok olacaktır.

18 ERGENLİK DÖNEMİ Bu dönemde ölüm kavramı giderek daha soyut hale gelir ve bir kayıp olgusunun uzun vadeli sonuçlarını daha iyi görebilir. Cenaze törenlerine ilgi duyarlar, kendi aileleri ve yakın çevreleri için endişelenmeye başlarlar. Ölüm korkusunu engellemek için yaşam şekillerinde değişiklik yaparlar. Yetişkinlerin bu konudaki görüşlerine ihtiyaç duyarlar, birilerinin onları dinlemesi oldukça önemlidir. Ergenlik dönemindeki kayıplar kimlik gelişimi açısından oldukça önemlidir. Ergen bu dönemde kendini kabul, benlik saygısı düzeyini belirlerken varoluşunu da sorgulamaktadır.

19 BİREYSEL FARKLILIKLAR Çocukların ölüm, kayıp ve yas kavramlarına ilişkin yaşantılarını etkileyen bir diğer kriter de "bireysel farklılıklar"dır. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta; her çocuğun farklı tepkiler verebileceğidir. Bazı çocuklar 3 yaşından önce bu konuda sorular sormaya başlarken, bazı çocuklar yalnızca yakın çevrelerinde bir ölüm olayıyla karşılaştıklarında bunun farkına varırlar ve o zaman bu konuyla ilgilenirler. Kayıp yaşayan çocuğun ne hissettiği, bununla nasıl başa çıkabildiğinden ziyade; yetişkinlerin çocuğa nasıl yaklaştığı önemlidir. Çünkü çocuk; sıcak ve yargılamayan bir yaklaşıma, dikkatli dinlenmeye ve izlenmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu tür bir yaklaşım çocuğun ihtiyaçlarına yönelik olacaktır.

20 YAS SÜRECİNDE MÜDAHALE

21 Yas sürecine müdahale Sözel ve sözel olmayan mesajlar yoluyla çocuğa kaybettiği ebeveyninin rolünün nasıl karşılanacağı konusunda bilgi ve güvence verilmeli. –Bundan sonra ona ne olacağı ve mümkün olduğunca günlük düzenindeki değişikliklerin az olacağı yolundaki güvenceler, çocuğun bununla ilgili kaygılarını ve korkularını azaltır. Çocuğun kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesi cesaretlendirilmeli Çocuğa, olan biteni kendi duygu ve düşüncelerini anlaması için fırsat verilmeli, bu süreç içindeki çocuğun bilişsel hızına uygun yapılmalı. Tüm soruları, gözlemleri dikkate alınarak olabildiğince açık, dürüst ve yaşına uygun bir şekilde yanıtlanmalı. Bunlar yapılırken beyaz yalanlardan kaçınılmalı.

22 Yas sürecine müdahale Çocuğun yanlış algıları ve gerçekçi olmayan yorumları uygun yollarla düzeltilmeli. Çocuğun ölüme ilişkin kafasındaki var olan kavramsal yanlışlar: –Ölümün uykuyla karıştırılması ve ölen kişinin uyuduğunun zannedilmesi çocuğu rahatsız edebilir böyle çocukların genelde uykuyla ilgili problemleri de ortaya çıkabilir. –Uzağa gitmek de bir başka kavramsal yanlıştır. Çocuklarda terk edilmişlik duygusuna yol açabilir. Kısa süreli ayrılıklar endişe yaratabilir. –Bir başka bir konu da hasta olmaktır; her hasta olan kişinin öleceğini sanan çocuk kendisi veya ebeveyni hastalandığında öleceğini düşünebilir. –Sadece yaşlı insanların öldüğü konusunda çocuk bilgilendirilmişse genç bir insan veya bir çocuk öldüğünde bunu duyduğunda şaşırabilir ve bildiklerine inancını yitirebilir.

23 Sonuç olarak; Açık ve dürüst iletişim kapsamında; –yaşa uygun açıklamalar yapılmalı, –somut açıklamalar yapmak, ölüm; bir seyahat ya da uyku olarak açıklamamalı, –Soru sormasına ve konuşmasına izin verilmeli, kısa ve öz konuşmalar tercih edilmeli, –fotoğraf veya anılara ilişkin hatıralara bakılmalı, –ölen kişiyi hatırlatan şeyler ortada bırakılmalı, –taşkınlık olmayacak biçimdeyse cenaze törenlerine ve mezar ziyaretlerine katılmaları sağlanmalı, –kendi duygularımızı da saklamamalıyız,

24 Grupla Yas Danışmanlığı süreci Aşağıda bir okulda yaşları arasında olan bir grup öğrenciyle oluşturulan 6 oturumluk yas grubu planlanmıştır. Uygulanan grup tedavi oturumlarının içerikleri şu şekilde özetlenebilir. 1.Oturum: –Yapılandırma-Prognoz ve Olayın Paylaşımı: –Üyeler tanışır, gerekli yapılandırma sürecinden sonra kaybedilenin kim olduğu ve ölüm olayı konuşulur. Duygusal dengeyi eski haline getirmek için gevşeme ve soluk alma aktiviteleri uygulanabilir. İlk oturum zor ve duygusal olduğu için kapanışı başarmak gerekir. Çok üzülmüş, daha çok perişan olmuş öğrenciler varsa ayrı bir görüşme de planlanabilir.

25 Grupla yas danışmanlığı süreci 2.Oturum: –Yasın Safhaları: –Farkındalık sağlamak amacıyla yasın safhaları hakkında bilgi verilir. Böylece danışanların beklentileri ve danışmanın amaçları somutlaştırılır. Ölümden bu yana yaşanan veya ortaya çıkan düşüncelerin, yas sürecinin farkına varılması sağlanır. Oturumu kapatmada Yas Çözme Envanteri veya buna benzer bir envanter uygulanabilir yapılabilir. Böylece öğrenciler ölümden hemen sonraki duygularıyla şimdiki duygularının fark ederler.

26 Yas danışmanlığı süreci 3.Oturum: –Ölümden Sonraki Olaylar: –Cenaze töreninin nasıl geçtiği, orada neler hissettikleri hakkında konuşulur. Daha sonra okula dönünce neler olduğu, arkadaşlarının tepkileri anlatılır. Gördükleri rüyalar, ölen ebeveynle rüyada yaşadıkları ve varsa kabuslarından bahsedilir.

27 Yas danışmanlığı süreci 4.Oturum: –Aile Yapısındaki Değişiklikler: –Ailede aynı cinsiyette başka biri yoksa yalnız kalma, evde sorumluluğun artması konuları paylaşılır. Yaşayan ebeveynin yeniden evlenmek isteyeceği, bunun aile düzenine etkisi ve ölen ebeveyne vefasızlık gibi duygular üzerinde konuşulur.

28 Yas danışmanlığı süreci 5.Oturum: –Ailedeki Dini Törenler ve Tatiller: –Kaybedilen ebeveynden sonra dini törenlerin nasıl geçeceği, mezar ziyaretlerini isteyip istemedikleri konuşulur. Tatillerin nasıl olacağı, ölen ebeveyn olmadığında da onu özledikleri halde eğlenebileceklerinin farkına varmaları sağlanır. –Her oturumun sonunda özetleme yapılır. Ancak bu oturumdaki özetlemede farklı olarak sonlandırma öncesi oturum olması dikkat çekicidir.

29 Yas danışmanlığı süreci 6.Oturum: –Kapanış-Sonlandırma: –Grup yaşantısı özetlenir, üyelerden değerlendirme yapmaları istenir. Danışmanın her zaman görüşmeye açık olduğu vurgulanıp oturumlar sonlandırılır.


"KAYIP - YAS VE MÜDAHALE Y.Doç.Dr.Erhan TUNÇ. KAVRAM OLARAK YAS Bir kayıp sonrası ortaya çıkan şiddetli ve uzun süreli acı tablosudur. Sevilen birinin." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları