Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HİSTOLOJİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HİSTOLOJİ."— Sunum transkripti:

1 HİSTOLOJİ

2 Hücre=Cell (Biyolojik)
İlk defa 1665 yılında Robert Hooke, şişe mantarında gördüğü yapılara odacık anlamında cellula isimlendirmiştir. Organizmanın özel yapı ve fonksiyona sahip olan dış ortamdan aldığı maddeleri özümleştiren (asimilasyon) ve bölünüp çoğalabilen (proliferasyon) en küçük canlı birimine hücre denir. Yani; Yaşamın en küçük birimi. Yaşayabilen en küçük birim. “Yaşam” nedir? Yanıt zor... Protoplazma içinde devam eden kimyasal olayların bir belirtisi… Üreme (seksüel/aseksüel) Büyüme ve Gelişme Enerjiden yararlanma (Katabolizma↔Anabolizma=METABOLİZMA) Çevre şartlarına yanıt Homeostazis (?) Adaptasyonlar

3 Hücre Büyüklüğü Memeli Hücreleri ortalama 7-50 mikrometre olabilir. Sinir hücreleri ve ovum daha büyük hücre tipleridir. Örneğin: Memeli ovumu 200, kurbağa ovumu 2000 ve kanatlı ovumu mikrometre olabilir. Sinir hücrelerinin aksonu hesaba katılırsa 1,5 metreyi bulabilir. N. vagus gibi.

4 Hücre Şekilleri Hücreler fonksiyon ve bulundukları yerlere göre değişiklikler gösterebilirler. Bez epitel hücresi salgı durumuna göre uzar veya kısalabilir. Akyuvarlar damar duvarından geçerken uzar kısalırlar. Yassı, kübik, prizmatik, pramidal, oval, yuvarlak, mekik, iplik veya yıldız şekilli olabilirler. Peparatlarda normal yapılarından farklı olabilirler

5 Yassı Kübik Prizmatik Yıldız İplik Pramidal Oval Mekik

6 Hücre Tipleri Ökaryotik hücre=(Eukaryotic Hücre, ökaryotlar)
Genetik materyali çekirdekte taşırlar Yüksek sınıf organizmalar (memeliler ve diğer vertebralılar, insektler vb.) İnsan Fare Drosophilia melanogaster (Meyve Sineği) Caenorhabditis elegans (C. Elegans, toprak solucanı) Prokaryotik hücre=(Prokaryotic Hücre, prokaryotlar) Genetik materyal sitoplazmada serbesttir Virus, Bakteri ve Cyanobacteria (mavi-yaşil alg) v.s.

7 Beyaz kan hücresi (Eukaryotic) Bakteri (Prokaryotic)

8 Hücre Anatomisi

9 Hücre=Protoplazma SİTOPLAZMA ÇEKİRDEK=Nukleus
SİTOPLAZMA(Cytoplasm): Temel Plazma=Sitozol (Cytosol) Şekilli Unsurlar

10 Temel Plazma=Sitozol Sitoplazmada bulunan ve şekilli unsurların arasını dolduran pelte kıvamlı (kolloidal) yapı. Su aldığı sürece sol haldedir. Su kaybederse gel hale geçer. Bu durum sürekli olursa ölüm şekillenir. Yaklaşık %90 sudur. Protein (enzimler-yapı taşları), lipidler ve karbonhidratlar, metabolik ürünler, amino asitler, co-enzimler, ATP, ADP, pH düzenleyici katyon (K, Mg, Ca) ve anyonlar (CO3,PO4), iz elementler ve oksijen bulunur.

11 Temel Plazma (=Sitozol) da proteinlerin önemi büyüktür.
Proteinler globüler (Yumaklanmış) veya ipliksel olabilirler. Bazıları; Mikroflamanlar-Mikrotubuluslar (iplikçik ve borucuk oluşturabilirler)= Hücre İskeleti, Hücreye şekil verirler.

12 Zar (Membran) sistemleri
Elementer membranlar da denir (globuler protein+lipid=Lipoprotein). Bütün membransel organellere köken teşkil ederler (Ünit membran=birim membran).

13 Unit membrane 3 katlı bir oluşum halindedirler, membransel organellerde bulunur; Hücre zarı, golgi, ergastoplazma, lizozom, mikrocisim, mitokondrium

14 Membranların Sandviç Modeli
Hidrofil Hidrofob

15 Membranların Sıvı Mozaik Modeli

16 (Fosfolipid)

17 Freeze fracture

18 Membran Proteinlerinin Hareketi

19 Ökaryotik Hücrenin Anatomisi
Hücre membranı (Plasma Membrane, Bilayer) Sitoplazma Organeller Nukleus Mitokondria Ribozom Endoplazmik retikulum Golgi apparatı

20

21 Sitoplazmanın Şekilli Unsurları
A-Organeller İpliksel Organeller=Hücre iskeleti(Cytoskeleton): - Sentrozom - Mekik iplikleri (Mikrotubulslar) - Mikroflamanlar (Aktin-myozin=kontraktil flamanlar ve İntermediyer flamanlar=tonoflamanlar, nörofibriller, vimentin, cytokeratin, desmin v.s.) Membransel organeller (Biyolojik membranlar) : - Hücre zarı - Ergastoplazma (ribozom ve endoplazma retikulumu) - Golgi aygıtı - Lizozomlar - Mikrocisimler - Mitokondriyonlar B-Sitoplazma inklüzyonları (Metabolik son ürünler)

22 I) Hücre Membranı (Hücre zarı=Plasmalemma)
Ünit membran yapısındadır, ancak diğer membranlardan daha fazla kolesterol içerir Hücrenin tüm fonksiyonel komponentlerinin çepeçevre sarar. Dışardan gelen uyarıları alır veya reddeder (Reseptör). Çift lipid katmandan oluşur. Fosfolipidler 2 yağ asidi ve bir fosfat grubundan oluşur. Yağ asitleri doymuş ya da doymamış olabilir. Suda çözünmez. Gömülü transmembran proteinler içerir. Marker (hücreyi tanıtıcı) olarak yüzey karbonhidratları içerir.

23 Hücre membranı diğer biyolojik membranlardan farklıdır
Hücre membranı diğer biyolojik membranlardan farklıdır. Elektron mikroskopta 3 katmanlı olarak görülür. Orta katman yaklaşık 3 nm dir Koyu alanlar Açık alan

24 Hücre membranını dıştan glikokaliks denen karbonhidrat yapısında örtü çevirir. Karbonhidratların bir bölümü protein moleküllerine, diğerleri ise lipidlere bağlıdır. Proteinlere bağlı olanlar oligosakkarit ise glikoprotein; polisakkarit ise proteoglikan şekillenir. Dış katmandaki bazı lipidlere bağlı olan oligosakkaritler ise glikolipid yapıları oluşturur. Glikoprotein yapımı granüler ER’de, proteoglikanlar ve glikolipidler ise Golgi aygıtında olur. Sentezlenen bu maddelerin bir kısmı membran yapımında bir kısmı da hücreler arası temel doku sentezinde kullanılır. Glikokaliks’teki sialik asit negatif elektrik yüküne sahiptir. Canlı organizmada glikokaliks hücreye antijen özelliği verir.

25

26 Membran Komponentleri

27

28 Membran Proteinleri: Hücre membranında çok sayıda özelleşmiş proteinler vardır. İşlevleri: Membranın bir tarafına madde taşımak (Transport proteinleri) Dış uyaranlara karşı aracılık ederek hücrenin davranışını belirlemek (Reseptörler) Membranın yapı taşı lipidlerin sentezlenmesine yardımcı olmak

29 Pasif ve Aktif Transport
Makromoleküller (protein, yağ damlacıkları, polisakkartiler) ile bunlardan daha da büyük olan olan katı maddelerin hücreye girip çıkması için hücre yüzeyinde şekillenen morfolojik değişikliler gerekir (endositoz, ekzositoz). Daha küçük moleküller (Glikoz, su, yağ asitleri, monosakkaritler iyonlar) ise tüm membranlarda morfolojik değişim olmaksızın girip çıkarlar. Pasif ve Aktif Transport

30 Pasif transport A,B,C,D Aktif transport E,F,G,H Basit difüzyon
“Kanal proteinleri” aracılığı ile kolaylaştırılmış difüzyon “Taşıyıcı protein” aracılığı ile kolaylaştırılmış difüzyon Aktif transport E,F,G,H

31 1) Transport Özelliğindeki İntegral Proteinler
Bu proteinler enzim özelliğinde olmakla birlikte, ilgi duydukları maddeleri değişikliğe uğratmazlar sadece taşınmalarını sağlarlar. Madde transportu membranların geçirgenliğinin artması demektir; enzim özelliğinde olan bu tip taşıyıcı proteinlere permeaz’lar da denir.

32 Pasif Transport Maddelerin çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçişi (Difüzyon). Geçiş her iki tarafta denge sağlanıncaya kadar devam eder ve enerji kullanımını gerektirmez. a)Basit difüzyon b) Kolaylaştırılmış Difüzyon a) Basit difüzyon Nötr yüklü maddeler (su, oksijen, azot, alkol, eter, kloroform, steroid hormonlar) yavaş tempo ile geçerler.

33 b) Kolaylaştırılmış Difüzyon (Transmembran proteinleri görev alırlar): Kanal Proteinleri ve Taşıyıcı Proteinler i) Kanal Proteinleri Daha çok katyonik (H, Na, K ve Ca) iyonların transportunda görevlidirler. Bu elementlerin geçişi için kanal oluştururlar. Kanalların açılması için, bölgede toplanan iyonların oluşturduğu elektriksel uyarım gereklidir. Her iyon için özelleşmiş kanallar vardır.

34 ii) Taşıyıcı Proteinler
Bu proteinler ise iyonlar yanında monosakkaritler (glukoz) ve amino asitleri taşırlar. Na+K+ ATPaz özelliğindedir (C). Bu proteinlerin dış yüzleri hidrofob, iç yüzleri hidrofildir ve bu hidrofil yüzde taşınacak maddeye ilgi duyan özel bağlanma yerleri vardır. Bazıları tek tip bazıları birden fazla molekül bağlayabilir. Her iki yönde molekül taşıyabilirler. Na+ ve glukoz gibi.

35

36 Kolaylaştırılmış difüzyon= Taşıyıcı Proteinler

37 Aktif Transprt Metabolik enerji kullanımı zorunludur Na+K+ Pompası,
Az yoğun ortamdan çok yoğun ortama madde geçişi için enerji kullanımı söz konusudur. Na+ hücre dışında, K+ ise hücre içi daha yoğun bulunan bir maddedir. Na+’un hücre dışına, K+ hücre içine verilmesi aktif transport ile olur. Glukoz hücrelerarsı dokuda fazladır ve kolaylaştırılmış difüzyonla hücreye alınabilir, buna karşın barsak kanalı ve böbrek kanalcıklarında hücre dışı glukoz daha azdır ve glukozun alınımı enerji gerektirir.

38 Aktif Transport: Na+-K+ ATPase

39

40 2) Reseptör Özellikli İntegral Proteinler
İnsülin aracılı glukozun hücreye girişi Bir kısmı hormonların hücre yüzeyine bağlanmalarını sağlar ve sitozolde bazı reaksiyonların oluşmasına yol açarlar. Örneğin; adrenalin bağlanırsa glikojen glukoza parçalanır, bağlanan insülin ise glukoz hücre içine girer.

41 Diğer reseptörlerden bazıları ise sinirsel uyarıcılar (Nörotransmitter) ile etkileşirler
Kas tellerinin sinir sonu ile temasa gelen kısımlarında (motor plak) çok miktarda reseptörler vardır ve bunlar Ca++ iyonlarının etkimesiyle açılırlar. Açılan reseptörler aracılığı ile sinir uçtan asetilkolin gibi nörotransmitterler bu aralığa (synaps) dökülür ve kas teli yüzeyindeki Na+ iyonu kanallarına bağlanır. Böylece aralıkta bol miktarda bulunan Na+ kas hücresine girer ve elektriksel uyarıma yol açar. Hücre zarında bu tipte birçok kimyasal uyaranı bağlayan çok sayıda reseptör bulunur.

42 3) Gerçek Enzim Özelliğindeki İntegral Proteinler:
Membranlara gelen birçok maddeden yeni yapılar sentezlenmesinde görev alırlar. Örneğin yağ asitlerinden lipidlerin sentezlenmesi gibi. Bu tip proteinler sadece hücre membranında değil tüm biyolojik membranlarda bulunur.

43 Hücre Yüzeyinin Uğradığı Morfolojik Değişiklikler:
Madde Alışverişini Sağlayan Değişimler a) Mikrovilluslar: Evaginasyon ile şekillenirler: Boyları 1 mikrondan daha küçüktür. Barsak, böbrek prox. tubulus hücreleri vs. de bulunur. Hücre yüzeyini genişletirler. Her bir mikrovillus içinde adet aktin flamanı vardır. Bu flamanlar protein molekülleri ile demet oluştururlar ve sitoplazma tarafında terminal web denen kısma tutunurlar. (Fırçamsı kenar).

44

45

46 Titrek tüyler (Cilia) ve Mikrovilluslar

47 b)Endositoz (endocytosis)
-Pinositoz (Pinocytosis) -Fagositoz (Phagocytosis)

48 Pinositoz (Pinocytosis):
Pinositoz vezikülü Endozom Lizozom

49 Reseptör Aracılı Endositoz (Receptor-Mediated Endocytosis)
Transferrin reseptörleri Low-Density Lipoprotein (LDL) Reseptör (Düşük yoğunluklu lipoprotein)

50 Fagosiztozis (Phagocytosis)
1)Şemotaksis )Tutunma (Adherence) )Psöydopod oluşumu )Fagozom oluşumu 5)Phago-lizozom oluşumu

51

52 Ekzositoz Parçalanmış maddeler veya veziküler oluşumlar ya da salgı granülleri sitoplazma içerisinde membran ile çevrili haldedir. Bunlar dışarı atılacakları zaman, bunların membranları ile hücre membranı temasa gelir ve temas yerindeki membran yırtılır ve böylece içerik dışarı atılır. Bazı salgılar zymogen granül denen inaktif formda atılır (Pankreas salgısı).

53 2) Hareket Sağlayan Değişimler:
A) Yalancı ayaklar (Pseudopodium). (protozoanlarda=amip). Kalıcı değildir. Organizmada bu tip hareketi makrofaj, mikrofaj ve daha az T lenfositler yapar.

54 B) Titrek tüyler (Cinociliumlar):
Kalıcı sitoplazmik yapılar. Evaginasyon ile oluşurlar. 0,2-10 mikron olabilir. Enine kesitlerde ipliksel oluşumlar vardır. Bunlar 9 çift olarak periferde ve 1 çifti merkezde bulunan mikrotubuluslardır. Periferdekiler bazal cisimcik denen sitoplazma yüzeyine yakın bir oluşumdan köken alır. Orta çift baza cisimciğe ulaşmaz. Solunum yollarında boldur.

55 Cilium’un İnce Yapısı Mikrotubuluslar 9 çift-1 çift

56 C) Stereociliumlar Yanlış olarak silyum denmektedir. Mikrotubulus ve bazal cisimcik yoktur. Silyumdan daha çok mikrovillusa benzerler. Aktin flamanları içerirler ve dallanma gösterirler. Pasif hareket ederler. Tipik olarak epididimiste bulunurlar.

57 D) Kamçılar= Flagellum
Harektli ve kalıcı sitoplazmik uzantılardır. Titrek tüylerden daha uzundurlar. En tipik örnek sprematozoonun kuyruğu dur.

58 3) Hücreleri birbirlerine bağlayan değişimler=Hücre adezyon molekülleri=Integrinler
Zonula okludens (Tight junction):Tek katlı ve çok katlı epitel hücreleri arasında Zonula aderens: Kalp kasında Makula aderens(Dezmozom): Epidermal spinal hücreler Hemidezmozom (Tonoflaman):Kutan mukoza, epidermis ve kıl follikülü hücrelerinde Gap junctions: Çoğu dokuda bulunurlar Lateral uzantılar: Tek katlı epitel, endotel, mezotel ve madde alışverişinin fazla olduğu böbrek tubulus ve barsak epitelleri arasında

59 II) Ergastoplazma Işık mikroskobunda hematoksilen-eozin ile boyanan bez epitelleri, plazma hücreleri fibroblast gibi hücrelerin sitoplazmalarında görülen koyu alanlar. Elektron mikroskobunda bu alanların bağımsız ribozom ve endoplazma retikulumu oldukları görülür.

60 Bağımsız Ribozomlar Ribozomal RNA (rRNA) moleküllerinden oluşurlar (%60 RNA ve %40 protein). Ribozomlar farklı büyüklükte iki alt üniteden oluşur. Küçük ünitede 1 adet, büyük olanda 3 adet RNA molekülü vardır. Alt üniteler nukleoulusta şekillenir ve çekirdek zarındaki porlardan aktif transportla sitoplazmaya geçer ve birleşerek fonksiyonel ribozomları oluştururlar.

61 Ribozomlar genelde sitoplazmada tek tek bulunur veya toplu halde bulunurlar ; Poliribozom (polizom).
Polizomlar uzunca iplik halindeki (zikzak, spiral, rozet veya Y şeklinde olabilir) haberci RNA (mRNA) molekülü üzerine inci tanesi gibi dizilmişlerdir. Bağlanmayı küçük ünite sağlar (20 aminoacyl-tRNA synthetases). mRNA ne kadar uzunsa o kadar sayıda ribozom bulundurur. Bağımsız ribozomlar ve polizomlar sitozolde protein sentezinin yapıldığı organellerdir. Proteinler, hücrenin bölünüp çoğalması için gerekli olduğundan, genç (blast) hücrelerde ribozom sayısı fazladır. Sentezlenen proteinlerin bir kısmı çekirdeğe geçer, diğerleri proteolitik enzimlerce amino asitlere ayrılır. En uzun ömürlü olanları hücre iskeletini oluşturanlardır.

62 Protein Sentezi (Translasyon)

63 tRNA Anti-kodon mRNA Kodon

64 Nukleotidler Purinler Primidin Urasil A = T/U G S Timin Adenin Sitozin
Guanin Urasil Timin yerine (RNA) A = T/U G S

65 Start kodon: AUG Stop kodonlar: UAA, UAG, UGA Codon: 5' GCU 3' (mRNA) Anticodon: 3' CGA 5' (tRNA) her amino asit için en az bir tRNA vardır. Bir insan tRNA’sı maya hücresinde de fonksiyon görebilir. Protein sentezi metiyonin amino asidi ile başlar ve start codon denir (AUG). Amino asitlerin çoğu birden fazla kodonla şifrelenmiştir.

66 Amino asitler protein monomerleridir
Amino asit zincirlerine polipeptid adı verilir. Siyah-Merkezi bir karbon atomu Mavi-karboksil grubu Yeşil-hidrojen atomu Mor-amino grup Kırmızı-değişken grup Amino asitler birbirlerine birinin karboksil grubu ile diğerinin amine grubuna bağlanır.

67 Amino asitler ve RNA kodları Start

68 Peptid bağı

69 Peptid bağları

70 DNA T A T C G C G C C T A C mRNA A U A G C G C G G A U G
tRNA U A U C G C G C C U A C

71 tRNA da mRNA gibi iplik halindedir ancak şekildeki gibi; tRNA 4 kol ve 3 ilmek şeklinde bükülmüştür.
Acceptor koldaki amino-acyl-tRNA synthase ile amino asit’e bağlanır.

72 tRNA’ya amino asit bağlanması

73

74 Endoplazma Retikulumu (ER)

75 Granüllü ER (Granler ER=GER)

76 ER genç hücrelerde daha azdır
ER genç hücrelerde daha azdır. Polizomlar ergositoplazmanın çoğunluğunu oluşturur. Sonradan oranı artar. Daha çok dış çekirdek zarından köken alır. Hücre çekirdeği ile olan bağlantılarına sık rastlanır. Hücre zarı ile bağlantısı kas hücrelerinde görülebilir. Olgun alyuvarlarda, kan pulcukları ve bakterilerde bulunmaz.

77 Hücrelerin büyük çoğunluğunda GER vardır
Hücrelerin büyük çoğunluğunda GER vardır. Hücrenin aktivasyonuna göre miktarı azalır-artar. Kuvvetli protein sentezi olan hücrelerde daha fazladır (bez epiteli, plazma hücreleri, fibroblast, sinir hücreleri v.s de yoğundur. Dinlenme halindeki hücrelerde GER’ler birbirleri üzerine paketlenmiş halde bulunurlar. GER’un sitozole bakan yüzlerinde aralıklarla oturmuş halde ribozom ve polizomlar vardır. Ribozomlar buralara alt ünitelerinden ve reseptörler aracılığı ile bağlanırlar

78 Ribozomlarda yapılan proteinlerin çoğunluğu bağlandıkları reseptörlerin kanalları aracılığı ile retikuluma ait keseciklerin boşluklarına geçer ve burada globüler biçim kazanırlar. Globüler proteinler tekrar işlenerek yüksek kuruluştaki glikoproteinlere dönüşür. Bunların da bir kısmı buradan Golgi aygıtına gönderilir. Diğerleri ise sitozolde diğer organel membranları için yapı malzemesi (integral protein) amacıyla kullanılırlar.

79

80 Granülsüz ER (SER) Tek tek ya da bağlantılı geniş boşluklar (sistern), anastomoz yapan ve daralıp genişleyen kanalcık veya vezikülerden oluşur. En çok karaciğer epiteli (hepatosit), yağ bezleri ve steroid hormon sentezleyen bezlerde ve kas hücrelerinde bulunur. Karaciğerde glukoz↔glikojen siklusuna görev alırlar. SER özellikle yağ asidi ve lipid sentezinde görev alır. Ayrıca detoksifikasyonda da görev alır. Barsaklarda absorptif epitelde SER, emilen yağ asidi ve monogliseridler trigliseridlere dönüşerek emilmesini kolaylaştırır. Kas hücrelerinde (sarkoplazma retikulumu) ileti ve kontraksiyonda görev alır.

81 Golgi Aygıtı (Golgi Komplex)
İlk defa 1906 yılında nobel ödülü alan Camillo Golgi tarafından bulunmuştur. Sitoplazmada sentez olaylarında rol alır. Gümüş boyamalarla ışık mikroskobunda rahatlıkla gösterilir. Alyuvarlarda bulunmaz. Çizgili kas hücrelerinde az miktarda, salgı yapan hücrelerde çoktur. Sinir doku en zengin olandır. Çekirdek etrafında aralıklarla yerleşmiş halka görünümündedir. Glikoproteinleri işleyerek (granüler hale gelirler) daha yüksek kuruluştaki maddelere çevirir (enzimler-hücredışı ve lizozomal olanlar-, steroid hormonlar v.s). Şekillenme yüzü (giriş yüzü=konveks=dışbükey yüz) ve olgunlaşma yüzü (çıkış yüzü=konkav=içbükey yüz) olmak üzere iki yönü vardır.

82

83 Trans Cis

84

85 Hücre yüzeyi, Golgi aygıtı, ER veya Lizozom gibi organeller arasında veziküller aracılığı ile sürekli madde taşınır. Bu trafiğe mikrotubulus ve mikroflamanlar aracılık ederler.

86 Lizozomlar Ünit membranlı organellerdir.
İlk yapılanlarına primer lizozom denir ve Golgi aygıtından köken alırlar. Pirmer lizozomlar, endositoz ile ile alınan maddeler (endozom-fagozom) veya endojen metabolizma sonucu oluşanlarla ya da hücre organelleri ile birleşirlerse sekonder lizozom adını alırlar. Hidrolitik enzimler (asit hidrolazlar, pH=5). Lizozom membranının bu asitliğe nasıl dayandığı bilinmemektedir. Bazen patolojik durumlarda membrandan sızabilir. Ölümden sonra membran bütünlüğü kaybolur (Autolysis)

87

88 Peroksizomlar (Mikrocisimler)
0,3-1,5 mikron arasında oval yuvarlak granüller. Periferi az yoğun merkez çok yoğun. Karaciğer epiteli ve böbrek tubulus epitelinde yaygın. Ayrıca lökositlerde de bulunur. H2O2 yıkımlayan peroksidaz içerirler (peroksizom). Bu enzimler ribozomlarda yapılırlar.

89 Mitokondriyon

90 Ökaryotik hayvansal hücrelerde enerji (ATP) üretiminden sorumlu olan organellerdir.
Uygun boyamalarda ışık mikroskobunda görülebilirler ve yuvarlak, çomak veya iplik tarzında olabilirler. EM incelemede içi içe geçmiş iki adet ünit membrandan oluşur. Dış membran lipidlerden zengindir ve porin denen kolaylaştırılmış difüzyon ile çalışan kanalları vardır. İç membran ise kıvrımlar yapar (cristae mitochondriales) Bu kristalar karşılıklı olarak içeri çıkıntı yapar ve tam olmayan kompartımanlara ayırır. İç kısımda sitozolden daha koyu madde (matrix) ile doludur.

91 İki tip mitokondriyon vardır:
-Krista tipi mit. ve Tubulus tipi mit. Mitokondriyonların iç membranları übikinon, sitokromlar, sitokrom oksidazlar, ATP sentetaz gibi enzimlerden zengindir. Mit. lar aktif hücrelerde yoğundur ve hareket edebilirler. Birleşebilirler veya bölünerek çoğalabilirler. Krista tipli olanlar ikiye bölünerek veya tomurcuklanarak, tubulus tipte olanlar ise orta kısımdan boğumlanarak bölünürler. Kendilerine ait DNA ve 3 tip RNA içerir. Sitoplazmada tek DNA içeren organeldir (Maternal DNA). Mit. Aktif olduklarından gün yaşarlar.

92 Mitokondriyonların Görevleri:
-Sitozolden aldıkları yakıt maddelerini aerobik yolla parçalayarak (biyolojik aksidasyon, dehidrojenaz enzimleri sayesinde) enerji açığa çıkarırlar ve bu enerjiyi ADP ile Pi molekülleri arasına sıkıştırıp (bu işe adı geçen enzimlerle yaparlar) enerji yüklü ATP molekülleri oluşturmaktır (oksidatif fosforilasyon). - Yakıt maddeleri pruvat (glikozun aerobik yolla parçalanması ile oluşur), yağ asitleri ve amino asitlerdir. - ATP sitozole geçip metabolik faaliyetlerde kullanılınca tekrar ADP ve Pi açığa çıkar. Bunlar tekrar mit.’lara döner ve siklus böylece devam eder.

93 b) İpliksel Organeller Sentrozom
Hücrenin merkezi olarak kabul edilir. Bu organelin temelini oluşturan sitoplazma (sentroplazma) İki adet centriol vardır ve bunlar 90 derece açı ile yerleşmişlerdir. Her bir sentriolde 9 adet üçlü mikrotubulus demeti vardır. Bölünme öncesinde (S-fazı) sentriol sayısı 4’e çıkar.

94 Sentriyoller mitoz bölünmede mekik ipliklerinin şekillenmeleri yanında, hareketlerini de bunlar yönetirler (Flagella ve Cilium benzeri). Profaz başında sentroplazmada kısa boylu ve radier seyirli mikrotubuluslar belirir ve bunlar sentroplazmaya ışınsal görünüm verirler (astrosfer). Mikrotubuluslar, tubulin moleküllerinin birbirlerine dynein benzeri enzim ile eklenmesiyle uzarlar. Kromozomlar ekvatoryal düzlemde toplanınca kromozomal mikrotubuluslar kromozomlara tutunurlar (kinetekor aracılığı ile) ve kromozomları kutuplara çekerler. Bazı mikrotubuluslar ise serbesttir (polar mikrotubulus) Mikrotubuluslar ayrıca hüce içi madde transportunda da görev alırlar.

95

96 Mikroflamanlar (Microflaments)
Kontraktil flamanlar (aktin-myozin) İntermedier flamanlar (tonoflaman, nöroflaman, vimentin, sitokeratin, desmin v.s)

97 Sitoplazma İnklüzyonları (Paraplazmik oluşumlar)
Depolanmış besin maddeleri Salgı maddeleri Renk maddeleri (Pigmentler=endojen-ekzojen) Karoten, demir, lipokrom, bilirubin, hemoglobin, melanin v.s.


"HİSTOLOJİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları