Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hz. Peygamber (sas) ve iletişim ahlakı. İ letişimin Tanımı Genellikle dil aracılı ğ ı ile haberleşme, ilişki kurma sözlü alışveriş, iki yada daha çok.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hz. Peygamber (sas) ve iletişim ahlakı. İ letişimin Tanımı Genellikle dil aracılı ğ ı ile haberleşme, ilişki kurma sözlü alışveriş, iki yada daha çok."— Sunum transkripti:

1 Hz. Peygamber (sas) ve iletişim ahlakı

2 İ letişimin Tanımı Genellikle dil aracılı ğ ı ile haberleşme, ilişki kurma sözlü alışveriş, iki yada daha çok kimse arasında bir anlaşma bir yakınlaşma dogmasını sa ğ layan ve karşılıklı konuşmaya dayalı ilişki, diyalog olarak tanımlanmıştır.

3 Tabi ki güzel ahlakı tamamlayan ve bize her konuda oldu ğ u gibi iletişimde de örnek olan Hz. Peygamberimizdir. "Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim." Peki iletişimdeki örne ğ imiz kim ?

4 (Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel ö ğ ütle ça ğ ır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!...) (Nahl, 16/125)

5 Peygamber efendimizin aile içindeki iletişimi Hz. Peygamber aile içi iletişimde öncelikle sevgi ve hoşgörü ilkesini esas almıştır. Esleriyle, çocuklarıyla ve akrabalıyla iletişim kurarken sevgi ve hoşgörüye önem vermiştir. Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmez. Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi.

6 Hz. Peygamber aile içi iletişimde önemli olan sevgiyi, sözleriyle ve davranışlarıyla bizzat göstermiştir. Ve sevgiyi açıkça göstermekten çekinmemiştir. "Sizden biri, bir başkasını sevdi ğ inde bu sevgisinden onu haberdar et­sin.« (Ebu Davud 35/ edeb 122)

7 “En olgun imana sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik, lütufkar olanıdır (Nesai, Timizi ve Hakim) Hz. Peygamber aile içi iletişimde yardımlaşmayı da esas almıştır. O, evlilikte esler arasında önemli olan ilkeleri bizzat uygulamıştır. Ev islerinde eslerine yardım etmiş, eslerinin her türlü sıkıntılarıyla yakından ilgilenmiş, onlara her konuda destek olmuştur.

8 Hz. Peygamber sıla-i rahimin öneminden bahsetmiş, akrabalarıyla her zaman yakından ilgilenmiş, onlarla olan iletişimini hiçbir zaman koparmamıştır. ’’Rızkının ço ğ almasını, ömrünün uzamasını isteyen kimse, akrabasını kollayıp gözetsin’’ (Buhari, Edep 12)

9 "Akrabasının yaptı ğ ı iyili ğ e aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir." buyurmuşlardır. ( Buhari, Edeb, 15)

10 Peygamber Efendimiz çocuklarla karşılaştı ğ ında büyükler gibi selam verirdi. Onlarla sır paylaşırdı. Çocuklara de ğ er verir en yorgun oldu ğ u zamanlarda bile onları incitmezdi. Bir toplulukta, Daha çok çocuklarla meşgul olur, onlarla konuşurdu. "Bir baba çocu ğ una güzel ahlâktan daha hayırlı bir şey veremez." buyurmuştur. (Timizi, Birr, 33)

11 Efendimiz; “Çocu ğ u olan onunla çocuklaşsın” buyurmuştur. Peygamberimizin göbe ğ i üzerine akıtan torununu almak isteyen Ebu Leyla bin Abdurrahman’a, Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “O ğ lumu bırakın hacetini tamamlayıncaya kadar onu korkutmayın”

12 Hz. Peygamberimizin iletişim metotları Hz. Muhammed (sav)'in kendini tanıtması : Ben sadece tebli ğ ciyim, hidayet edip do ğ ru yola ileten Allah'tır." "Ben muallim olarak gönderildim."

13 Bedir savaşında bazıları kendi nöbetlerini O'na ikram etmek isteyince onlara: "Ne siz benden daha güçlüsünüz ne de Ben, sizin aldı ğ ınız sevaptan müsta ğ niyim." demiş ve empatik bir tavırla, insanlarla kendisi arasında eşitlik duygusuna dikkat etmiştir.

14 Bireyin özelliklerini dikkate alması: Hz. Muhammed (sav), insan insana diyaloglarında da bireysel farklılıklara dikkat etmiştir.

15 Örne ğ in eşinin do ğ urdu ğ u siyah çocu ğ un kendisinden olma­dı ğ ı iddiasıyla reddetmek isteyen bir bedevi ile aralarında şöyle bir diyalog geçmiştir.

16 "Senin develerin var mı?" "Evet." "O develerin renkleri nasıldır?" "Kırmızıdır." "Bunların içinde beyazı siyaha çalan boz deve var mı?" "Evet, onların içinde boz renkli develer elbette vardır."

17  "Öyleyse bu boz renklerin nereden geldi ğ ini düşünüyorsun?" "Ya Rasûlallah bu soyunun damarıdır, ona çekmiştir." "Belki bu o ğ lan da eski bir soy köküne çekmiştir (yani ona benzemiştir).

18 Muhatabın tecrübesinden de faydalanarak, ikna edici üslupla, âdeta sonucu bedeviye söylettiren bir yöntemle problemi çözmüştür. " Hz. Muhammed (sav) bedevinin anlayaca ğ ı dilden, yaşadı ğ ı hayattan bir benzetme ile sevi­yesini dikkate alarak konuşmuş,

19 Toplumun özelliklerini dikkate alması: Hz. Peygamber'in farklı farklı muhatapları olmuştur. O, yerken, içerken, giyinirken yaşadı ğ ı bölgenin şartlarına göre hareket etmiştir.

20 Yine O, konuşurken, hutbe irad ederken, kendisini dinleyen ilk muhataplarının yete­ neklerini sürekli gözetmiş, örneklerini, muhataplarının yaşadı ğ ı ve iyi bildi ğ i bir dünyadan seçmiştir. Hayvanlardan deve, bitkilerden hurma O'nun başlıca örneklerini teşkil etmiştir.

21 Hz. Muhammed (sav), bütün ça ğ ları ve bütün insanlı ğ ı kapsayacak mesajlarını iletirken, özellikle ilk mu­hataplarının akıl ve düşüncelerine, algı ve kabiliyetlerine göre iletişimde bulunmak gibi, oldukça zor bir sorumlulu ğ un bilinci içinde hareket etmiştir.

22 Her fırsatta insanlarla iletişim kurmaya çalışması: ◦ Hz. Peygamber de, çevresindeki insanlarla canlı bir iletişim içinde ol­muş, yanına gelene iyi davranmış, gelmeyenleri de ziyaret ederek mesajını ulaştırmaya gayret etmiştir. Ayrıca, misafirperverlik ve misafire ikramda bulunma, gelmeyene gitme, ilişkiyi kesmeme, hasta ziyaretinde bulunma, cenazelere katılma O'nun günlük işleri ve tavsiyeleri arasındadır.

23 Yahudilerden Hz. Peygamber'e hizmet eden bir çocuk vardı. Hastalanınca onun ziyaretine gitti. Baş ucuna oturdu ve bu esnada onun Müslüman olmasını arzuladı ğ ını bildirdi. Çocuk yanı başındaki babasına bakınca, babası da Hz. Peygamber'e uymasını istedi ve çocuk Müslüman oldu. Genel yaklaşım ve tavsiyesi, "...senin vasıtanla Allah'ın bir tek kişiye hidayet vermesi, senin için kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır." şeklinde olan Hz. Peygamber, bu çocu ğ un Müslüman olması üzerine sevinç ve memnuniyetini "Onu, benim vesilemle ateşten kurtaran Allah'a hamd olsun." sözleriyle dile getirmiştir.

24 Empati kurarak karşısındaki kişileri etkilemesi: Allah, Elçisini "And olsun, içi­nizden size öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya u ğ ramanız O'na a ğ ır gelir; size düşkün, müminlere şefkatli, merhametlidir..Tevbe, 9/128) şeklinde tanıtmış, kendi­sine, "Ben de sizin gibi bir insanım." demesini emretti ğ i Elçisinin empatik tavrına dikkat çekmiştir. Hz. Peygamber de bir hadisinde inananların, birbir­lerini ve hissettikleri duygularını karşılıklı olarak anlamaya çalışmalarını isteyerek: "Nefsim kudretinde olan Allah'a and olsun ki, bir kul kendisi için istedi ğ ini komşusu veya kardeşi için istemedikçe tam iman etmiş olamaz." buyurmuştur.( Müslim, l/ İ man, 7 ) (I, 67)

25 İ nsan sevgisini öne çıkarması: Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptı ğ ınız takdirde birbirinizi sevece ğ iniz bir şey söyleye­yim mi? Aranızda selamı yayınız." buyurmuştur.

26 İ nsanları ve onların de ğ er verdi ğ i şeyleri önemsemesi: "(Onların) Allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek sınırı aşıp Allah'a sövmesinler!.." (Kur'an, Enam (6): 108)

27 Ebu Cehil ’in o ğ lu İ krime ’nin Müslüman oluşu Hz. Peygamber: "Hoş geldin süvari yolcu!" diyerek onu güler yüzle karşıladı. Öte yandan çevresindeki arkadaşlarına da, " İ krime aranıza katılı­yor, onu gördü ğ ünüzde babası Ebû Cehil'e sövüp hakaret etmeyin, çünkü ölüye yapılan hakaret, hayatta olanı incitir." buyurdu. (Kettânî, Terâtib, c. 1, s. 271.)

28 Hediye vererek insanların gönlünü kazanması: Peygamber Efendimiz dostlukları kuvvetlendirme, sevgiyi pekiştirme, gönül kazanma, İ slam'a yönlendirme, muhtemel kötülükleri önleme, hizmet ve başarıyı ödüllendirme gibi çeşitli amaçlarla, beşeri bir âdete uyarak çevresindeki insanlara hediye vermiş ve başkalarının hediyelerini de kabul etmiştir.

29 Hz. Nuayman el-Ensarî, Hz. Peygamber döneminde oldukça fakir olmakla beraber Hz. Peygamber'e karşı aşırı bir muhabbeti vardı. Medine'ye taze meyve veya süt gelince hemen onlardan alıp Resulullah'a getirerek,"Ey Allah'ın Resulü, bunu senin için satın aldım ve sana hediye ettim." derdi. Birkaç gün sonra malın sahibi Nuayman'dan malının bedelini istedi ğ i zaman, o kişiyi Resulullah'a getirip; "Ey Allah'ın Resulü, şu adamca ğ ızın mallarının bedelini versene." derdi. Rasulullah da, "Ey Nuayman, sen onu bize hediye etmedin mi?" diye sorduklarında, Nuayman, "Ya Rasulullah, alırken onun parası yanımda yoktu. Senin de ondan yemeni istiyordum, onun için alıp getirdim." deyince, Rasulullah güler ve satıcıya parasını öderdi.

30 İ lahî mesajı, insan zih­ninin işleyiş ve algılayış yetene ğ ini dikkate alarak, bir anda de ğ il de, zamana yayıp, önce basit ve kolay olandan başlayarak, yani tedricî olarak iletmiştir.

31 Veda Hutbesinde Hz. Peygamber "Sizden bura­da bulunanlar sözlerimi burada bulunmayanlara ulaştırsın. Belki burada bu­lunan, kendinden daha anlayışlı ve sözlerimi daha iyi muhafaza edecek biri­ ne ulaştırır."

32 "Kendisinden sorulan bir bilgiyi gizleyen ve onu insanlara ulaştırmayan kişiye kıyamet günü ateşten gem vurulur." buyurmuştur.

33 İ yili ğ i tercih etmesi, intikam alma yoluna gitmemesi Olumsuz tepkilere karşı sabır ve tahammül göstermesi Bazen sosyo-psikolojik bir baskı, bazen de uyarı, azarlama ve müdahale etme yoluna gitmesi İ nsanların akıl ve duygularına hitap etmesi

34 Latife ile ö ğ retmesi, ve yaşlılarla iletişimi Bir gün yaşlı bir kadın Peygamberimize gelerek: "Ya Rasulullah ! Cennete girmem için bana dua eder misiniz?" dedi. Peygamber (s.a.v) Efendimiz: "Sen bilmiyor musun, ihtiyarlar cennete giremez. deyince, kadın üzüntüsünden a ğ lamaklı hale geldi. Hz. Peygamber: (gülerek) "üzülme, sen yaşlı olarak de ğ il bir genç kız olarak cennete gireceksin" der. (Buhari)

35 İ letişim İ nsanî Bir Haktır “Müslüman’ın Müslüman’da altı hakkı vardır. Bunlar, karşılaşınca selâmlaşmak, hapşırdı ğ ı zaman afiyet ve iyi dilekte bulunmak, ça ğ ırdı ğ ında davetine katılmak, tavsiye isterse ö ğ üt vermek, hasta olunca ziyaret etmek, ölünce cenazesine gitmek.” (Müslim, Selâm, 6; Ahmed, Müsned, II, 68)

36 Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem), iletişim sürecinin kesilmesini hoş görmemiş; her ne sebeple olursa olsun, kesilen karşılıklı diyalog ve ilişkilerin yeniden devam ettirilmesi gere ğ ini vurgulayarak; “Müslüman’ın din kardeşine üç günden fazla dargın durması helâl olmaz.” (Müslim, Birr, 23; Ahmed, Müsned, I, 176) buyurmuştur.

37 “Sen, affedici ol, iyili ğ i emret ve kendini bilmezlere aldırma.” (A’râf, 199) mealindeki âyetleri de, iletişim sürecine verilmesi gereken ilgi ve önemi vurgular.

38 Ayrıca Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) de, “Kim bir kötülük görürse onu eliyle de ğ iştirsin. Şayet eliyle de ğ iştirmeye gücü yetmezse, diliyle de ğ iştirsin. Buna da güç yetiremeyen, kalbiyle karşı çıksın.” (Müslim, İ man, 78; Tirmizî, Fiten, 11) sözüyle, olumsuz davranışlar karşısında bile, derecesine göre gösterilmesi gereken iletişim aşamalarına işaret etmiştir.

39 O, sözlerini ö ğ renip gere ğ ini yerine getirene ve sözlerini başkalarına iletene “Allah (cc) yüzünü ak etsin.” ( İ bn Mâce, Mukaddime, 18) diye dua eder.

40 “Allah’ın rahmetiyle Sen onlara karşı yumuşak davrandın. E ğ er kaba ve katı kalpli olsaydın, şüphesiz etrafından da ğ ılır giderlerdi” buyurulmaktadır. ( Al-i İ mran, 3/159)

41 KAYNAK Yrd. Doç. Dr. Yusuf Macit(Hz Muhammed’in Bazı İ letişim İ lkeleri) HZ. PEYGAMBER VE A İ LE İ Ç İ İ LET İ S İ M Nihal D İ R İ CAN yüksek lisans tezi hayati/peygamber-efendimizin-aile-ici-iliskiler-ilgili-ogutleri /#ixzz2QQAEuydk HAZIRLAYAN: NESR İ N ÇAKIR ERENLER MÜFTÜLÜ Ğ Ü AKŞEMSETT İ N KURAN KURSU Ö Ğ RET İ C İ S İ


"Hz. Peygamber (sas) ve iletişim ahlakı. İ letişimin Tanımı Genellikle dil aracılı ğ ı ile haberleşme, ilişki kurma sözlü alışveriş, iki yada daha çok." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları