Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

B İ REYSEL PS İ KOLOJ İ. 2 ALFRED ADLER (1870-1937) Altısı erkek ikisi kız sekiz çocuklu Viyanalı bir ailenin üçüncü çocu ğ udur. Erkek kardeşi Rudolf’u.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "B İ REYSEL PS İ KOLOJ İ. 2 ALFRED ADLER (1870-1937) Altısı erkek ikisi kız sekiz çocuklu Viyanalı bir ailenin üçüncü çocu ğ udur. Erkek kardeşi Rudolf’u."— Sunum transkripti:

1 B İ REYSEL PS İ KOLOJ İ

2 2

3 ALFRED ADLER ( ) Altısı erkek ikisi kız sekiz çocuklu Viyanalı bir ailenin üçüncü çocu ğ udur. Erkek kardeşi Rudolf’u genç yaşta kaybetmesi ve 4 yaşındayken geçirdi ğ i hastalık nedeniyle ölümle burun buruna gelmesi nedeniyle sa ğ lıklı olmayan bir şekilde ölümü fark etmiştir.

4 Adler Terapisi  Yaşadı ğ ı hastalıklar sebebiyle annesi tarafından şımartılmış, erkek kardeşinin do ğ umuyla aile içindeki popülerli ğ i kaybolmuştur.  Babasıyla güvene dayalı bir ilişki kurmuştur.  Büyük kardeşi Sigmund’u kıskanması çocukluk ve ergenlik yıllarında ilişkilerinin kötü gitmesine sebep olmuştur.

5 Adler Terapisi  Yaşadı ğ ı ilk yıllar çocukluk zayıflıkları ve aşa ğ ılık duygusu mücadeleleriyle geçmiştir.  Kendi yaşamını kendisi şekillendirme yoluna gitmiştir. A İ LE  Kuramını oluştururken “A İ LE” deneyimlerinden etkilendi ğ i çok açıktır.

6 Adler Terapisi  Tıp ö ğ renimini viyana üniversitesinde yapmış nöroloji ve psikiyatride uzmanlaşmıştır.  Tedavi edilemez çocuk hastalıklarına ilgi duymuştur.  Birinci dünya savaşında hizmet verdikten sonra viyana devlet okullarında 32 çocuk rehberli ğ i klini ğ i kurmuş ve ö ğ retmenleri, sosyal hizmet uzmanlarını, doktorları ve di ğ er meslek elemanlarını e ğ itmeye başlamıştır.

7 Adler Terapisi  Adler kalabalık izleyiciler önünde anne-babalar ve çocuklarla canlı gösteriler yaparak e ğ itim uygulamalarının öncüsü olmuştur.  Kurdu ğ u kliniklerin hem sayısı hem popülaritesi artmış ders vermek ve çalışmaları göstermek konusunda yorulmak bilmez bir gayret göstermiştir.  28 Mayıs 1937’de İ skoçya’da bir çalışma öncesi yürüyüş yaparken kalp krizinden ölmüştür.

8 8 Adler terapi Alfred Adler ( ) 1 İ nsan do ğ asına bakı ş ı *subjektif algılama 3-sosyal ilgi ve toplumsal duygular 5-Terapötik Amaçlar *Terapistin İş lev ve Rolü *Terapide danı ş anın Ya ş antısı *Terapist-Danı ş an İ li ş kisi 7-Uygulama Alanları -Stan Olgusu -Çok kültürlü bakı ş açısından Adler Terapi -De ğ erlendirme - Bireysel dinamiklerin Ara ş tırılması - İ çgörü kazanmayı Cesaretlendirme -Yeniden oryantasyon 6-Uygulama *Terapötik Teknik ve İş lemler - İ li ş kinin kurulması 4-Do ğ um sırası ve karde ş ili ş kileri 2-Ki ş ilik bütünlü ğ ü ve Yapısı *amaçlı davranı ş *üstünlük çabası *ya ş am tarzı

9 9 K İ TAPLARI:  - Organların Yetersizli ğ i Üzerine İ nceleme Nevrotik Yapı Üzerine Tedavi ve E ğ itim Bireysel Psikolojinin Uygulanması ve Kuramı İ nsanı Tanımak Bireysel Psikoloji Tekni ğ i Ya ş amı Tanımak Okulda Bireysel Psikoloji Ya ş amı Tanımak Psikoterapi ve E ğ itim Nevrozlar E ş cinsellik Sorunu Çocuk E ğ itimi Ya ş amı Biçimlendirme Psikoterapi ve E ğ itim II Ya ş amın Anlamı Psikoterapi ve E ğ itim III

10 Adler Terapisine Giriş  Adler psikodinamik yaklaşımın uygulanmasında pay sahibi kişilerdendir.  Ancak 8-10 yıllık Freud ile işbirli ğ inden sonra Adler başkanı oldu ğ u Viyana Psikanaliz derne ğ inden 1911 yılında ayrılarak 1912 yılında Bireysel Psikoloji Derne ğ ini kurmuştur.  Adler kişilerin yalızca bütünleşmiş ve tamamlanmış varlıklar olarak anlaşılabilir olduklarını ileri sürerek, kişili ğ in bütünlü ğ ünün üzerinde durmuştur.  Geçmişten çok istek ve beklentilerimiz davranışlarımızı şekillendirir diyerek davranışların amaçlı oldu ğ unu belirtmiştir.

11 Adler Terapisine Giriş  Adler’e göre sadece geçmiş ve çocukluk yaşantılarımız bizi şekillendirmemekte aynı zamanda birey olarak kendi kendimizi yeniden yaratmaktayız.  Adler insan do ğ asına sosyal-psikolojik yönden bakarak, Freud’un biyolojik-deterministik görüşünden ayrılmıştır. Daha sonra içlerinde Karen Horney, Erich From ve Harry Sullivan’ın da bulundu ğ u Freud’u izleyen bu revizyonistler kişili ğ in şekillenmesinde sosyal ve kültürel faktörlerin önemli oldu ğ unu belirtmişlerdir. Bu yönleriyle Adler yaklaşımını benimsemişlerdir.

12 İ nsan Do ğ asına Bakışı  Adler’de Freud gibi yaşamın ilk 6 yılının kişilik gelişiminde önemli oldu ğ una inanır.  Adler bireylerin geçmişi ne şekilde algıladı ğ ını ve ilk karşılaştıkları olaylara nasıl yorum verdikleri üzerinde durmuştur.  Adler’in birçok konuda Freud’la görüş ayrılıkları vardır.

13 Adler’in Freud’dan farklı başlıca düşünceleri  İ nsanlar cinsel dürtülerden çok sosyal ilişkilerle motive olur,  Davranış amaçlıdır ve hedefe yöneliktir,  Terapinin ilgi oda ğ ı bilinç altından çok bilinç olmalıdır,  Tercih ve sorumluluk; yaşamın anlamı ve başarı,tamamlanmak ve mükemmel olmak için verilen çaba üzerinde olmuştur.

14 İ nsan Do ğ asına Bakışı  Tüm bireyler için normal kabul etti ğ i aşa ğ ılık duygusu üzerinde odaklanmıştır. Aşa ğ ılık duysunun anormallik olarak görmemekte aksine yaratıcılı ğ ın kökeni oldu ğ una inanmaktadır.  İ nsan davranışı sadece kalıtsal ve çevresel olarak belirlenmemekte, insan olarak olayları yorumlama, etkileme ve yaratma kapasitemiz bulunmaktadır.  “Neyle” do ğ muş olmamız de ğ il yeteneklerimizle “Ne yaptı ğ ımız” önemlidir.  Davranışların içsel belirleyicilerine odaklanmış, psikolojide sübjektif görüşün rolünü vurgulayan ilk kişidir.  Adler bütüncül, sosyal, hedefe yönelik ve insancıl yaklaşımın öncüsü olmuştur.

15 Gerçe ğ in sübjektif olarak algılanması  Danışanın anlattıklarıyla ilgili olarak dünyaya sübjektif açıdan bakmaya çalışmışlardır.  Sübjektif gerçek bireyin algılarını, düşüncelerini, duygularını, inançlarını, yargılarını ve sonuçlarını kapsamaktadır.  Dikkat edilmesi gereken nokta; bireyin yaşamının nasıl oldu ğ una ilişkin inancı, kendini algı tarzı, gerçek yaşamının nasıl oldu ğ undan daha önemlidir!!!

16 Kişilik Bütünlü ğ ü ve Yapısı  Adler bireyi belirli bir ailede yaşayan sosyal ve kültürel alanı içinde bölünmez bir bütün olarak görmüştür.  Bireyin düşünceleri, duyguları, inançları, tavırları,karakteri ve eylemleri onun bütünlü ğ ünü ifade eder.  Bireyi sosyal sistemin bir parçası olarak görerek, bireyin içsel psikodinamiklerinden çok kişiler arası ilişkilerindeki becerisine önem vermektedir.

17 Amaçlı ve hedefe yönelik davranış  Bireysel Psikoloji tüm insan davranışlarının amaçlı, hedefe yönelik oldu ğ unu ileri sürmektedir.  Adler yaklaşımını benimseyenler geçmişin önemini azımsamadan gelecekle ilgilenirler.  Bireyin yaşamındaki temalara bakarak yaşamı içindeki süreklili ğ in, hedefli oluşun olup olmadı ğ ına bakarlar. kurgusal finalizm  Adler yaklaşımın benimseyenler “kurgusal finalizm” terimini kullanmışlardır. Kurgusal hedef, her koşulda çaba gösterdi ğ i mükemmel konuma ulaşmak için bireyin sahip oldu ğ u hayali simgelemektedir. Finalizm ise bireye ait hedefin mükemmel halini ve belirli bir yönde ilerlemek için gösterdi ğ i her e ğ ilimi ifade etmektedir.

18 Önemlilik üstünlük çabası  Aşa ğ ılık duygusuna karşı üstünlük sa ğ lama çabasının do ğ uştan geldi ğ ini belirtmiştir.  Üstünlük çabası algılanan düşük konumdan algılanan yüksek bir konuma geçmek olarak ifade edilmiştir.  Bireyler yeterlilik, üstünlük ve mükemmellik için çaba göstererek mutsuzluk gibi istenmeyen duygularıyla başa çıkarlar.  Yeterlilik için gösterilen çaba bireyin yaşam biçimi ve tarzı, kişili ğ i oluşturmaktadır.

19 Yaşam tarzı  Yaşam tarzı  Yaşam tarzı terimi bireyin yaşam yönelimini ve hayatına anlam katan konuları kapsamaktadır.  Aile içi deneyimler ve kardeşlerle olan ilişkiler bu yaşam tarzının gelişmesine katkıda bulunmakta ve algılarımızı, düşüncelerimizi, hislerimizi, davranışlarımızı belirlemektedirler.  Yaşamın ilk altı yılında yaşananlar sahip oldu ğ umuz biricik stilini oluştursa da, bundan sonraki yaşamımızdaki olaylar kişilik gelişiminde çok önemlidir.

20  Yaşanan olayların kişilik üzerinde olumsuz etkileri yoktur. O olayları “yorumlama” biçimi kişili ğ i şekillendirir. Hatalı yorumlamalar, davranışlarımızı etkileyen hatalı unsurların yerleşmesine yol açabilir. Bu hatalı yorumlamaları anladı ğ ımızda bunları de ğ iştirecek temel de ğ işiklikleri gerçekleştirebiliriz.  Çocukluk yaşantılarımızı yeniden de ğ erlendirerek bilinçli bir şekilde yeni bir yaşam tarzı oluşturabiliriz.

21 Sosyal İ lgi ve Toplumsal Duygular  Bireylerin toplumun bir parçası olduklarının ve sosyal dünyayla mücadele ederken sergiledikleri davranışları ifade etmektedir.  Sosyal ilgi  Sosyal ilgi daha iyi bir gelecek sa ğ lamak için çaba göstermeyi içermektedir.  Sosyal ilgi ö ğ retilir, ö ğ renilir ve kullanılır.  Adler empatiyle, sosyal ilgiyi birbirine denk görmektedir.

22  İ nsanlar olan paylaşımımızdaki başarı derecemiz ve di ğ erlerinin iyilik hali ile ilgilenme düzeyimiz ruh sa ğ lımızın bir ölçütüdür.  Sosyal ilgi geliştikçe aşa ğ ılık duygusu ve yabancılaşma da azalmaktadır.  Sosyalleşmemiş bireyler cesareti kırılmış ve yaşamın üretken, verimli olmayan yönünde bulunan kişilerdir.

23  Adler üç evrensel yaşam görevinde başarılı olmanın gerekti ğ inden söz eder:  Birincisi, arkadaşlık kurma (sosyal görev);  ikincisi, yakın ilişki oluşturabilme (aşk ve evlilik);  üçüncüsü, topluma katkıda bulunabilme (mesleki görev)  Mosak ve Driekurs(1967) bu listeye iki yeni gelişim görevi eklemişlerdir;  Kendi kendimizle iyi geçinebilmek (kendini kabul)  Yaşamımıza spirtual bir boyut ekleyebilmektir (de ğ erler, yaşamın anlamı, yaşam amaçlarımız)  Bu görevlerin yaş, cinsiyet, zaman, millete bakılmaksızın gerçekleştirilmesini ifade eder.Bunlardan birinin eksik olması psikolojik rahatsızlı ğ a işaret edebilir.

24 Do ğ um Sırası ve Kardeş İ lişkileri  Adler kardeşler arasındaki ilişkilere, ailedeki psikolojik do ğ um sırasına ve konumuna önem vermiştir. Aynı ailenin çocuklarının aynı çevrede şekillendi ğ i varsayımının yanlış oldu ğ unu ve her çocu ğ un psikolojik durumunun fark oldu ğ u ifade etmiştir. Adler do ğ um sırası etkilerini şu şekilde açıklamıştır:

25 1. En büyük çocuk 1. En büyük çocuk: ilgi oda ğ ıdır, ba ğ ımlı olmaya, çok fazla çalışmaya ve önde olmaya e ğ imlidir. Kardeş geldi ğ inde ilgi azalır ve alışık oldu ğ u sevginin elinden alındı ğ ına inanmaya hazırdır. 2. İ kinci çocuk 2. İ kinci çocuk: yarıştaymış gibi davranır, ilk çocuktan baskın çıkmak için kendini e ğ itir, büyük kardeşinin başarısız oldu ğ u konularda başarılı olmak için çalışır, ilk çocu ğ un tam tersi özelliklere sahiptir. 3. Ortanca çocuk: 3. Ortanca çocuk: kendini arada ezilmiş gibi hisseder, sorunlu çocuk olabilir aynı zamanda bazı ailelerde arabulucu rolünü de üstlenebilirler. Ayrıca dördüncü bir çocuk varsa ikinci çocuk kendini ortanca gibi hisseder ve üçüncü çocuk daha sosyal olabilir, ilk çocukla aynı ilgiyi görebilir. 4. En küçük çocuk 4. En küçük çocuk: ailenin her zaman bebe ğ idir ve en cok şımartılan çocuktur, kendi yollarına gitme e ğ ilimindedirler. 5. Tek çocuk: 5. Tek çocuk: kendine ait sorunları vardır, paylaşmada sıkıntıları vardır, ba ğ ımlıdırlar, ilgi oda ğ ı olmak isteler.

26 Terapötik süreç  Terapötik süreç danışanın yanlış hedef ve varsayımlarının belirlenmesine ve açıklanmasına dayanmaktadır.  Danışan yaşamın yaralı yanları do ğ rultusunda yeniden e ğ itilmesine yer verilmiştir.  Terapinin amacı danışanda ait olma duygusunun geliştirilmesi, toplumsal duygu ve sosyal ilgi davranış süreçlerinin benimsenmesine yardımcı olmaktır. Bu danışanın kendi farkındalı ğ ının artması, yaşam hedeflerini ve temel kavramlarını sorgulaması yoluyla yaşamında de ğ işiklik yapması sa ğ lanarak başarılmaktadır. hastatedavi  Danışanlar “hasta” veya “tedavi” gereksinimi içinde olan bireyler olarak görülmez. eşit  Bunun yerine amaç, toplum içinde “eşit” yaşayabilmeleri için danışanların e ğ itilmesidir.  Psikolojik danışmada süreci bilgi edinmeye, ö ğ retmeye, yol göstermeye ve cesaretlendirmeye dayanmaktadır.

27  Cesaretlendirmeye ayrı bir önem verilmiştir. Danışma sürecinde danışanların kendine güveni pekiştirilmekte ve cesaretleri kamçılanmaktadır. Cesaretin yitirilmesi yanlış veya işlevsel olmayan davranışlarla sonuçlanır. Cesareti olmayan bireyler yaşamın yararlı yönü olan sosyal ilgiyle aynı do ğ rultuda hareket edemezler.  Adler yaklaşımını benimsemiş olan psikolojik danışmanlar, bireyin kendisine, di ğ erlerine ve yaşama ilgi duymanın yeni yolları konusunda danışanları e ğ itirler.

28 Terapinin e ğ itsel süreçteki hedefleri Mosak(2000) bu hedefleri şöyle listelemiştir:  Sosyal ilginin güçlendirilmesi;  Aşa ğ ılık duygusuyla başa çıkabilmeleri için danışanlara yardımcı olunması;  Danışanların algı ve hedeflerinde, yaşam stillerini de ğ iştirmede yardımcı olunması;  Hatalı güdülenmenin de ğ iştirilmesi;  Di ğ erleriyle eşit oldu ğ unu fark ettirmek için danışanlara yardımcı olunması;  Danışanların topluma katkı sa ğ layan bireyler haline gelmesi için desteklenmesi;

29 Terapistin işlev ve rolü  Terapistin temel işlevi danışanların eylemleri konusunda kapsamlı bir de ğ erlendirme yapmaktır. aile bütünlü ğ ü  Terapistler, anne-babalar, kardeşler ve evde yaşayan di ğ er kişiler dahil olmak üzere anket şeklinde danışanların “aile bütünlü ğ ü” hakkında bilgi toplarlar. Bu anket bireyin ilk sosyal dünyasıyla ilgili bir görünüm sunar. ilk anıları  Psikolojik danışman ayrıca, çocukluk dönemine ait “ilk anıları” bir tanı aracı olarak kullanır. Bunlar, şu andaki inançlarımızı, de ğ erlendirmelerimizi, tavırlarımızı ve ikilemlerimizi yansıtmaktadır.  Bu süreçler tamamlandı ğ ında artık psikolojik danışman ve danışan terapiyle ilgili hedeflere sahiptir.

30  Adler yaklaşımını benimseyen danışmanlar ruhsal bozukluk yaklaşımını benimsemezler. Bu nedenle de tanı koyup danışanları etiketlemek istemezler.  Danışanların kendilerini daha iyi anlamalarına, güçlüklerinin üstesinden gelmelerine ve kendi yaşam hikayelerini de ğ iştirmelerine yardımcı olurlar.  Danışanın kendi yaşamını sınırlayan ve problemler yaratan bir yaşam hikayesi oluşturdu ğ u belirlendi ğ inde amaç; danışanı bu güçlüklerden kurtaracak alternatif ve sa ğ lıklı bir yaşam hikayesi geliştirmesine yardımcı olmaktır(Disgue ve Bitter,1998)

31 Terapide Danışanın Yaşantısı  Adler yaklaşımına göre yapılan danışmada danışanlar, istedikleri sonuçları ve yaşam stilini elde etmek için eylemleri konusunda ayrıntılı görüntü sa ğ layan çalışmalara odaklanabilirler.  Danışanın sorunları, ”kişisel mantıklarıyla” sosyal yaşama ait gereklerin birbirine uyum göstermemesinden kaynaklanmaktadır.  Danışanın hatalı varsayımlarının belirlenmesi ve sonuçlarının nasıl düzeltece ğ ini ö ğ renmek terapinin odak noktasıdır.  Danışanın duygu düşünceleri üzerinde durulur ve bir amaca hizmet etmesi hedef alınır.  Danışan hasta olarak de ğ il cesareti kırılmış birey olarak örüldü ğ ü için hayatında de ğ işim yapacak cesaret verilir.

32 Terapist ve danışan ilişkisi  Adlerciler işbirli ğ i, güven, saygı, gizlilik, ve hedefle sıralamaya dayanan eşit bir danışan-terapist ilişkisi kurarlar.  Danışmanın başlangıcında bir plan veya anlaşma yapılır. Terapötik anlaşma, danışma sürecinin amaçlarını ve hem terapistin hem de hastanın sorumluluklarını belirtir.  Danışan eşit bir ilişki içinde aktif bir rol alır ve danışma sürecinde davranışlarının sorumlulu ğ unu alır.

33 Adler Terapisi  Uygulama  Terapötik Teknik ve İş lemler İ li ş ki kurma Bireysel dinamikleri ara ş tırma Kendini anlama ve iç görü kazanmayı cesaretlendirme Yeniden oryantasyonla yardımcı olma 33

34 34  Uygulama Alanları  Stan Olgusunda uygulanması  Çok Kültürlü Bakı ş Açısından Adler Terapisi  Özet ve De ğ erlendirme Adler Terapisi

35 35 Ormanı anlamak istiyorsanız, yalnızca kıyıda bir ileri bir geri gezinmekle yetinemezsiniz. Ona yakla ş malı ve içine inmelisiniz, ne kadar tuhaf ve ürkütücü görünürse görünsün… Alfred Adler

36 36 Uygulama: Terapötik Teknik ve İş lemler Hiyerar ş ik ve do ğ rusal bir ili ş ki izlemeden dört a ş amadan olu ş ur: 1.A ş ama: İ li ş ki Kurulması Danı ş an-danı ş man ili ş kisinde i ş birli ğ i esas alınır. İ li ş ki derin özen, ilgi ve yakınlı ğ a dayanmaktadır. Danı ş ana odaklanılır ve hem sözel hem de sözel olmayan mesajlarına dikkat kesilir. Danı ş anın sorunlarıyla ilgilenmek yerine de ğ erli özellikleri ön plana alınır ve güçlerinin farkına varması sa ğ lanır. Tekniklerin uygulanmasından çok bireyin sübjektif deneyimlerine daha fazla önem verilir. Bu a ş amada temel teknikler: empatiyle ilgi göstermek, dinlemek, danı ş anın hedeflerini saptamak, dünyayı algılarken geni ş bir bakı ş açısı kazandırmaktır.

37 37 Bir ba ş kasını etkilemenin en iyi yolu, o ki ş iyi hak ve çıkarlarını garanti altına alınmı ş hissedece ğ i bir ruh durumuna sokmaktır. Alfred Adler

38 38 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması Bu a ş ama iki görü ş me ş eklinde olur: a)Subjektif Görü ş me: -Burada bireyin hikayesini tam anlatması için yardımcı olunur. -Danı ş ana odaklanarak etkin dinleme yapılır. -Ya ş am kalıpları ortaya çıkarılır. b)Objektif Görü ş me: -Ya ş am sorunları nasıl ba ş ladı, -Bu sorunları hızlandırıcı bir olayın olup olmadı ğ ı, -Tıbbi geçmi ş i(kullandı ğ ı ilaçlar), -Sosyal geçmi ş i, -Terapi tercih etmesinin nedenleri, -Ki ş inin ya ş am görevlerine kar ş ı verdi ğ i mücadele, -Ya ş am stiliyle ilgili de ğ erlendirme yapılır.

39 39 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması Bireysel dinamiklerde ara ş tırılan alanlar: a)Aile bütünlü ğ ü: -Aile ortamı -Do ğ um sırası -anne-baba ili ş kileri -Aile de ğ erleri -Geni ş aile ve kültürünün de ğ erlendirilmesi yapılır. Bu de ğ erlendirme danı ş anın kendini, di ğ er bireyleri ve deneyimleri nasıl algıladı ğ ını ortaya çıkarır. Ör:En sevilen çocuk kimdi? -Anne babanız nasıl geçinirdi?Anla ş tıkları ve anla ş amadıkları konular nelerdi? Vb.

40 40  b) İ lk Anılar: Danı ş an tarafından açık ayrıntılarıyla bir defada görüntülenebilecek olgulardır.  Bu tür spesifik hatıralar, inanç ve temel hataları gün yüzeyine çıkarır.  Bireyin ya ş am stilinin anla ş ılmasına yardımcı olur.  c-)Rüyalar: Danı ş anın ş u anki ilgi ve zihin durumunun yansımalarıdır.  Rüyalarda sabit bir sembolizm yoktur.  Rüya göreni tanımaksızın rüyalar anla ş ılamaz.  Danı ş anlar rüyalarını irdeleyerek kendi iç dinamiklerini tanımasını ve gözlemlemesini ö ğ renebilirler. 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması

41 41 Her isteyi ş, bir yetersizlik duygusuyla ilgilidir, insanda bir doyum, bir ho ş nutluk, bir yeterlilik sa ğ lama e ğ ilim ve dürtüsünün do ğ masına yol açar. Alfred Adler

42 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması 42  d)Ki ş ilik öncelikleri: Ya ş am stilinin anla ş ılmasında önemli olan dört davranı ş sal kalıp açıklanmı ş tır(Kefir,1981):  -Üstünlü ğ ünü kullanan ki ş iler: Liderlik, ba ş arılı olma ya da ba ş ka bir yolla üstünlüklerini göstermek için çabalarlar. Ya ş amda anlamsızlıktan kaçınmaya çalı ş ır fakat a ş ırı i ş ve yorgunluktan ş ikayetçidir.  -Kontrollü ki ş iler: Alay konusu olmamak için kar ş ı garantiler arayan ki ş ilerdir. Durum üzerinde tam bir hakimiyet kurma ihtiyacı hissederler. Sosyal ili ş kilerinde ba ş arısızlıktan ho ş lanmazlar.

43 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması 43  -Rahatlık arayan ki ş iler: Bedeli ne olursa olsun stres ve acıyı önlemek isterler. Sorunlarla ba ş a çıkmayı ve karar vermeyi erteleme e ğ ilimindedirler.  -Ho ş nut olmayı amaçlayan ki ş iler: Sürekli kabul görme onaylanma yollarını ara ş tırarak reddedilmeyi önlemek isterler.  Danı ş manın hedefi bu dört ki ş ilik önceliklerini kullanan bireylere öncelikleri kar ş ısında ödeyecekleri bedellerin farkına varmalarını sa ğ lamaktır.

44 44 Tüm ya ş amımız, insanların birbirini kar ş ılıklı etkileyebilece ğ i varsayımına ba ğ lı olarak akıp gitmektedir. Alfred Adler

45 2.A ş ama :Bireysel Dinamiklerin Araştırılması 45  e)Bütünle ş tirme ve Özetleme: Yapılan iki çe ş it görü ş me sonucunda elde edilen materyal bir araya getirilir ve bütünle ş tirilmi ş bir özeti yapılır. Bu özetler danı ş ana sunulur ve birlikte de ğ erlendirmeler yapılır.  Mosak(2000) ya ş am stilinde en çok kar ş ıla ş ılan hataları özetlemi ş tir:  -A ş ırı genellemeler: ‘dünyada adalet yoktur’  -Yanlı ş ve imkansız hedefler: ‘sevilmek istiyorsam herkesi mutlu etmeliyim’  -Ya ş amın/ya ş am taleplerinin yanlı ş algılanması: ‘Ya ş am benim için çok zor’  -Bireyin kendi de ğ erini yadsıması: ‘Ben aptal birisiyim, neden insanlar benimle bir ş eyler yapmak istesinler ki…’  -Hatalı de ğ erler: ‘Yolda kimi yaraladı ğ ına bakmaksızın en yükse ğ e çıkmalısın!’

46 3.A ş ama:Kendini Anlamayı ve İ ç görü Kazanmayı Cesaretlendirme 46  Ki ş isel farkındalık ve kendini anlama, ancak davranı ş ın gizli amaçlarının ve hedeflerinin bilinç düzeyine çıkarılmasıyla mümkündür. İ ç görü kazanma sonuca ula ş manın bir aracıdır.  Adler yakla ş ımını benimseyenlerin yaptı ğ ı açıklamalar ve yorumlar, bireyin ya ş amdaki yönünü, hedeflerini ve amaçlarını, ki ş isel mantı ğ ı ve bunun nasıl çalı ş tı ğ ını ve ş imdiki davranı ş larını fark etmesi ile ilgilenir.  Yapılan yorumlar olasılıklı ve ve açık uçlu sorulardan olu ş ur; tahminler ve önsezilere dayalıdır. Bu durum danı ş anı savunmaya itmeden cesaretle kendini anlamaya yöneltir.

47 47 Kadınla erkek arasındaki uzla ş ma ve dengenin karakteristik özelli ğ i "arkada ş lıktır". Kadın ve erkek arasındaki ili ş kide kar ş ı tarafı boyunduruk altına almak, tıpkı ulusların ya ş amındaki gibi katlanılmaz nitelik ta ş ır. Alfred Adler

48 4.A ş ama:Yeniden Oryantasyonla Yardımcı Olmak 48  İ ç görünün uygulamaya geçirildi ğ i eyleme dönük süreçtir.  a)Cesaretlendirme süreci: En en önemli müdahale yöntemidir. Cesaretsizlik insanın i ş levselli ğ ini azaltan temel olgudur. Birey kendi gücünü anlamasıyla, ait oldu ğ unu ve yalnız olmadı ğ ını hissetmesiyle, ümit duygusuyla ve günlük ya ş amdaki yeni olanakları görmesiyle cesareti geli ş ir.  b)De ğ i ş im ve yeni olasılıkların ara ş tırılması: Bireyin sorumluluk aldı ğ ı, sorunlarını çözdü ğ ü, kararlar verdi ğ i bir a ş amadır. Danı ş man bireyin bulaca ğ ı olası alternatifler, olanaklar ve sonuçları konusunda bilgilendirerek ona destek olur.

49 4.A ş ama:Yeniden Oryantasyonla Yardımcı Olmak 49  c)Bir fark olu ş turmak: Psikolojik danı ş man, danı ş anın hayatında farklılıklar yaratmanın yollarını ara ş tırır. Ba ş ka Terapötik modellerde de kullanılan bir çok tekni ğ i kullanabilir.

50 Bireysel Psikolojinin Uygulama Alanları 50  Tıbbi bir model olmayıp geli ş imsel bir modeli benimsemesinden dolayı bir çok alanda uygulamaya koyulabilmi ş tir.  a)E ğ itim Kurumlarında; Çocukların temel hatalarının önlenmesi için ö ğ retmenlere yöntem e ğ itimleri ve programları olu ş turularak uygulanmı ş tır.  b)Ana-baba E ğ itiminde; Ebeveynlere çocuklarıyla ileti ş imde uygulayabilecekleri yöntemler ö ğ retilir. (STEP ve Aktive Parenting)  c)Evlilik Danı ş manlı ğ ında; E ş lerin ya ş am stili ve bunların etkile ş imini temel alan i ş birli ğ ini destekleyen bir program uygulanır.

51 Bireysel Psikolojinin Uygulama Alanları 51  d)Aile Danı ş manlı ğ ında; Aile hem bir bütün olarak etkile ş imler (farkındalık olu ş turma) hem de aile bireylerini tek tek ele alarak aile terapisine katkıda bulunmu ş tur.  e)Grup çalı ş masında; A ş a ğ ılık duygusuyla yüzle ş ebilme, de ğ er olu ş turma konularında etkin olarak uygulanır. Gruba ait olma sürecini hızlandırır.

52 Stan Olgusuna Uygulama 52  Danı ş man Stan’a dört temel hedefle yakla ş ır: a-Stan ile iyi bir çalı ş ma ili ş kisi kurma b-Stan’ın ki ş isel dinamiklerinin ara ş tırılması c- İ ç görü geli ş tirirken Stan’a yardımcı olma d-Yeni alternatifleri olu ş turması ve yeni seçimler yapması için Stan’a yardımcı olma Stan’da a ş a ğ ılık duygusu yo ğ undur ve bu duygu terapi ba ş langıcı için iyi bir durumdur. Danı ş man olarak onun aile içi deneyimlerini ortaya çıkarmak için ya ş am stili de ğ erlendirmesi yapılır. Danı ş man bu kapsamda Stan’ın sosyal ili ş kilerini, ailesinin di ğ er üyeleriyle olan ili ş kilerini, çalı ş ma ya ş amını, erkeklik rolünü ve kendisi hakkındaki duygularını ara ş tırır.

53 Stan Olgusuna Uygulama 53  Stan’ın öncelikleri ortaya konur. Bu a ş amada önceli ğ inin üstünlük oldu ğ unu söyler. Ya ş amının büyük bir bölümünde ya ş adı ğ ı a ş a ğ ılık duygusuyla giderek geli ş en, üstünlük duygusunu kazanmak için çaba sarf etmektedir.  Onu utandıran ve küçük dü ş üren durumlarla çok sık kar ş ıla ş maktadır. Buna ba ğ lı olarak kontrol etme iste ğ i ortaya çıkar. Dünyasını kontrol etti ğ i takdirde acı veren duygularını da kontrol edebilece ğ ini dü ş ünmektedir. Alkol kullanımıyla bu olumsuz duygularından kaçmaktadır, çevresiyle etkile ş imden kaçarak kaygılarını azaltmı ş ancak a ğ ır bir bedel olarak ilgi yoksunlu ğ u ve üretken olamamaya sebep olmu ş tur.

54 Stan Olgusuna Uygulama 54  ‘sevilmeyen ve güvenilmez biriyim’  ‘dünya ya ş amak için tehlikeli bir yer ve ya ş am haksızlıklarla dolu’  ‘buna göre kendimi korumak ve güvenli ğ imi sürdürmek için farklı yollar bulmalıyım’  Danı ş manın özetledi ğ i ve yorumladı ğ ı bilgi, Stan’ın iç görü kazanmasını ve kendini anlamasını sa ğ lamı ş tır. Bu iç görüyü yeni davranı ş lara dönü ş türmesine yardımcı olacak ev ödevleri yapması beklenir. Böylece terapiye aktif katılımı sa ğ lanır.  Terapinin yeniden oryantasyon a ş amasında, Stan ve Psikolojik Danı ş manı, alternatif davranı ş lar, inançlar ve eylemler üzerinde birlikte çalı ş mı ş lardır. Geçmi ş kalıplara kilitlenip kalmaması gerekti ğ ini ö ğ renmi ş, kendini daha cesur hissetmi ş ve ya ş amını de ğ i ş tirebilecek güce sahip oldu ğ unu fark ederek eyleme geçmi ş tir.

55 Çok Kültürlü Psikolojik Danı ş maya Olan Katkıları ve Sınırlılıkları 55  Bireysel Psikolojinin ilgi oda ğ ı, sosyal kapsam içindeki bireydir.  Bu yakla ş ım kültürel olarak farklı özellikleri olan bireylerle çalı ş mada son derece uygundur.  Terapi sürecinde ya ş, etnik köken, ya ş am biçimi ve cinsiyet özelliklerinden kaynaklanan farklılıkları göz önünde bulundururlar.  Terapötik süreç daha önceden olu ş turulmu ş olan ve bir modele danı ş anı uydurma yerine danı ş anın kültürü ve dünya görü ş üne uygun olarak düzenlenmektedir.  Sınırlılı ğ ı ise, bazı kültürlerde aile hakkındaki bilgilerin ara ş tırılması uygun görülmez.  Adler’in yakla ş ımını kimi kuramcılar da ğ ınık ve basit olarak nitelerler.  Kısa süreli çözüm arayanlara ve günlük sorunlarıyla ya ş am sitili arasında ili ş ki kurmada zorluk ya ş ayanlarla çalı ş mada sınırlı etkiye sahiptir.

56 56 Adler zamanının çok ilerisinde bir kuramcıdır ve bir çok kuram onun dü ş üncelerinden etkilenmi ş tir. Bireysel psikoloji ki ş ilerin sosyal faktörlerle motive edildi ğ ini; Kendi dü ş üncelerinden-duygularından ve davranı ş larından sorumlu olduklarını; Geçmi ş ten çok gelece ğ e bakan ve amaçları do ğ rultusunda ilerlediklerini varsayar. Yakla ş ımın temel hedefi; bireylerin kendileri, di ğ erleri ve ya ş am hakkındaki yanlı ş inançları belirleyip düzeltmelerine yardımcı olmaktır. Terapötik süreç, farkındalı ğ ı artırmak ve gerekli ya ş am stilleri de ğ i ş ikli ğ ini yapmaya yardımcı olarak i ş ler. Özet ve De ğ erlendirme

57 57 Bireyin geli ş iminde ailenin rolüne önem verilir. Terapi uygun eylemleri ya ş amda kullanmayı cesaretlendirir. Ça ğ da ş Adler yakla ş ımı bili ş sel, yapısalcı, psikodinamik ve sistem yakla ş ımlarından yararlanan bütüncül bir kuramdır. Bu kuramda danı ş an ve danı ş man arasında saygı temelli bir ili ş kinin kurulması amaçlanır. Danı ş anın güçlü yanları,gelecek yönelimli ve iyimser bakı ş açısı ön plana çıkarılır. Maslov, Viktor Frankl, Rollo May, Albert Ellis gibi kuramcılar Adler’den etkilendiklerini ve kendisine borçlu olduklarını kabul ederler.

58 Özet ve De ğ erlendirme 58 Bazı kuramcılar; insanların tercihlerinde özgür olduklarını ve yaptıklarından sorumlu olduklarını dü ş ündü ğ ü için Adler’i varolu ş çu yakla ş ımın öncüsü kabul ederler. Ayrıca ya ş ama verilen ki ş isel anlam sonucunda ortaya çıkan fenomenolojik(görelilik) yakla ş ımının da öncüsü olarak kabul edilir. Bugün kullanılan tüm kuramların yolunu açan ki ş i olarak da kabul edilir.

59 59 " her nevrotik, kısmen haklıdır."

60 60 Dinledi ğ iniz için te ş ekkür ederiz.


"B İ REYSEL PS İ KOLOJ İ. 2 ALFRED ADLER (1870-1937) Altısı erkek ikisi kız sekiz çocuklu Viyanalı bir ailenin üçüncü çocu ğ udur. Erkek kardeşi Rudolf’u." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları