Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yard.Doç.Dr.Hayri Braçlı Yard.Doç.Dr.Mustafa İme.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yard.Doç.Dr.Hayri Braçlı Yard.Doç.Dr.Mustafa İme."— Sunum transkripti:

1 Yard.Doç.Dr.Hayri Braçlı Yard.Doç.Dr.Mustafa İme

2 4İŞLETMELERDE TİCARİ ALACAKLARIN YÖNETİMİ 4.1TİCARİ ALACAKLARıN YÖNETİMİ 4.1.1Alacakların Yönetimi Kavramı 4.1.2Alacakları Belirleyen Unsurlar Alacaklara Yapılan Yatırımlar Satış Hacmi Firmanın Büyüklüğü İşkolundaki Yarışma Koşulları Satılan Mal ve Hizmetin Niteliği Ekonomik Konjoktür Kredili Satış Şartları ve Politikası Müşterilerin Nitelikleri ve Kredi Limitleri Alacak Tahsilatında Etkin Tahsilat Politikaları Satışların Mevsimlik Oluşu Alacakların Finanse Edilme Olanağı Büro Hizmetlerinde Sağlanan Etkinlikler Alacak Senetleri Ve Vadeli çek Kullanılma Derecesi Banka POS hasabının kullanılması 4.1.3Kredili Satışlar ve Tahsilat Politikaları Kredili Satış Standartları Kredi Riskini Belirleyen Faktörler Kredi Şartları ve Kredi Açma Kararının Verilmesi Geleneksel Kredi Analizi Aşamalı Kredi Analizi Puanlama Yoluyla Kredi Analizi Tahsilat Politikası Alacakların Yönetiminde Etkinlik Sağlanması 4.2TİCARİ ALACAKLARıN FACTORİNG ILE YÖNETİMİ 4.2.1Factoring İşleyişi Yurtiçi Factoring’in İşleyişi Yurtdışı Factoring’in İşleyişi 4.2.2Factoring’te Risk Değerlendirmesi Satıcı veya Üretici İşletme Riski Müşteri Riski 4.2.3Factoring’in Üstünlük ve Sakıncaları 4.2.4Factoring’in Satıcı Firmaya Etkileri 4.2.5Factoring Maliyeti 4.2.6Factoring’in Alternatif Finansman Yöntemleriyle Karşılaştırılması 4.3TİCARİ ALACAKLARıN FORFAİTİNG İLE YÖNETİMİ 4.3.1Forfaiting Süreci 4.3.2Forfaiting Finansmanın Üstünlük ve Sakıncaları 4.3.3Forfaiting İşleminde İskonto Hesaplama Yöntemleri 4.3.4Forfaiting Maliyeti İhracatçıya Maliyet Faiz Oranı Basit Faiz Bileşik Faiz Taksitlerle Ödeme İthalatçıya Maliyet

3 Alacakların Yönetimi Kavramı İşletmeler için nakit, anahtar bir role sahip olmasına ve hemen hemen her işletmenin faaliyetlerini yürütmesinde nakdi tercih etmesine rağmen, tüm işlemlerin her zaman nakitle yerine getirilmesi mümkün değildir. Normal ticari faaliyetlerin bir sonucu olarak bir çok işlemin ileri tarihli ödemeli, başka bir deyişle vadeli olarak yapılması zorunlu olur. Alacak unsuru, bir şahıs ya da işletmenin mal ve hizmetlerinin, gayrı menkullerinin ve hatta işletmeye ait nakdin, sonradan ödenmesi karşılığında satılmasından oluşur. Açıklanan anlamı ile alacaklar, işletmenin normal faaliyetleri ile ilgili ve faaliyetleri dışındaki işlemler nedeni ile işletme dışındaki kişilerle ilişkilerden kaynaklanmaktadır. Belirtilen alacakların tümüne her zaman ve her işletmede rastlamak mümkün olmamaktadır. Örneğin, bir firmanın sahip olduğu gayrimenkulleri vadeli olarak satması sonucu sahip olduğu alacaklar, firmalarda çok ender rastlanan alacaklardandır. Bu nedenle bu tür alacakların analizi yapılırken, işlemin özel olarak incelenmesi yerinde bir davranış olacaktır.

4 Diğer bir deyişle alacaklar, bir işletmenin diğer bir işletmeye veya bireye kredili olarak kendi ana faaliyet konusuna giren mal ve hizmetleri açık hesap şeklinde veya senetli olarak satışında doğar. Bir firmanın kredili işlemleri iki taraflıdır. Birincisi firmanın müşterilerine vadeli satışı ile sahip olduğu alacakları, ikincisi de başka firmalardan kredili alış yaparak oluşturduğu borçlarıdır. Bu nedenle alacak yönetimi, iki taraflı olarak firmanın vadeli satışları yanında kredili alışları da inceler.

5 Alacaklara bağlanan sermayenin fırsat maliyeti bulunduğundan, alacak hesaplarının işletmenin bir yatırımı olarak düşünülmesi gerekir. Alacak hesaplarıyla ilgili başlıca karar, vadeli satışlarda müşteriye satış tutarı ve ödeme süresinin belirlenmesidir. Söz gelimi kredi koşullarının katı olduğu durumlarda, alacaklara daha az yatırım yapılmış olur ve buna paralel olarak kötü alacaklar da azalır. Ancak burada göz önünde tutulması gereken önemli bir nokta, azalan kötü alacaklara rağmen, satış şartlarının zorlaşması ile satış miktarının düşeceği ve buna bağlı olarak, karların büyük ölçüde azalacağıdır. Potansiyel bir müşterinin ödeme yeteneği değerlendirilirken firmanın ödeme alışkanlığı, finansal gücü, teminat olarak sunulan varlıklar ve genel ekonomik koşullar göz önünde bulundurulmalıdır.

6 Alacakların yönetiminde temel amaç, alacakların, firmanın net şimdiki değerine yapacağı katkının arttırılmasıdır. Peşin satışın her zaman mümkün olmaması bir tarafa, vadeli satış yapmak suretiyle faaliyetlerin yürütülmesi çeşitli avantajlar sağlamaktadır. Özellikle rekabetin şiddetli olduğu endüstrilerde, şartlar vadeli satış yapmaya zorlayıcı olmaktadır. Vadeli satış yapılmadığı takdirde azalan satışlar nedeniyle, firmanın karlılığında da bir azalma görüleceği doğaldır.

7 Esnek bir satış politikası, işletme satışlarını artırırken brüt karında artmasını da sağlar. Ancak esnek bir satış politikasının işletmeye olan maliyetini de düşünmek gerekir. Müşterileri finanse etmek için kullanılan fonların bir maliyeti olduğu da göz önüne alınmalıdır. Alacakları finanse eden fonlar, herhangi bir kaynaktan alınan krediler olduğundan, kullanılan krediye ödenen faiz ve giderler alacakların da maliyetini oluşturur. Firmanın kendi fonları ile müşterilerini finanse etmesi halinde de firmanın sermaye maliyeti alacaklara bağlanan fonların maliyetidir. Bu nedenle vadeli satış yapmak suretiyle alacaklar artarken, bu işlemin maliyetinin tespit edilmesi ve vadeli satışların karlarda yaratacağı artışla karşılaştırılması gerekir. Esnek bir satış politikası sonucunda net olarak şu maliyetlerin ortaya çıkması mümkündür.

8 Esnek bir kredi politikası sonucu satışlar daha geniş bir müşteri grubuna yayıldığında, yeni müşterilerin analizi nedeniyle maliyetler artacağı gibi, tahsil giderleri ve tahsil edilemeyen alacakların maliyeti de artabilmektedir. Alacak hesaplarının herhangi bir kaynaktan finanse edilmesi gerekir. Firma alacaklarını yeni dış kaynaklarla finanse ederse, ödenen ek faizler nedeniyle maliyetler artacaktır. Firma artan alacakları kendi öz sermayesi ile finanse ederse, bu kez özsermayenin yeterince karlı kullanılmaması nedeniyle alternatif maliyetler artar. Her üç maliyet unsurunun toplamı, esnek bir satış politikası sonucu sağlanan ek kardan fazla olduğunda firmanın yeni satış politikasının avantajlı olmadığı açıkça görülür.

9 Alacak tutarları işletmenin nakit mevcutlarının önemli bir kaynağı olarak görülebilirken, alacakların yönetiminde, yetkiler her zaman finansal alanda olmamaktadır. Kayda değer bir nokta, kredilerin bankalar açısından pazarlama politikalarının temelini oluştururken, ticari kredilerin bir işletmenin ürünlerinin satışlarını özendirmede önemli ve etkili bir araç olduğu kabul edilmektedir. Finans yöneticisi üretim ya da kredili satış süresi boyunca riskleri minimum kılmak amacıyla kredili satışların ödenmemesi ve sermaye bağlama maliyetlerini azaltarak, sınırlayıcı bir kredi politikası izlemeyi tercih ederken, pazarlama yöneticisi, liberal bir satış politikası izlemeyi tercih ederek, uzun ödeme süreli ve olabildiğince fazla satış ilkesiyle maksimum satış amacına ulaşmayı isteyecektir. Böyle bir çıkar çatışması olması halinde, işletmenin üst hedefleri göz önüne alınarak bir çözüm bulunacaktır.

10 Müşterilerin tümünün her zaman borçlarını ödemede aynı davranışları gösterdikleri söylenemez. Bir kısım müşteriler borçlarını tam vadesinde öderken, bazı müşteriler geciktirerek ödemekte, bazıları hiç ödememekte ya da ödeyememektedir. Borçlarını geciktirerek ödeyen müşteriler bir süre daha finanse edilip, ilave maliyetler yaratırken, alacakların hiç tahsil edilmemesi durumunda, karın ötesinde ana unsurun kaybedilmesi riski de söz konusu olabilmektedir. Kredi talebinin kabul ya da ret edilmiş olmasına göre firmanın kazanç ve kayıplarına ilişkin karşılayabileceği değişik alternatifler şu şekilde ortaya konulabilir: Müşterilerin Ödeme ile İlgili Davranışları Müşteriler tam zamanında öderler Müşteriler geciktirerek öderler Müşteriler hiç ödemezler

11 Firmanın Krediyi Kabul Etmesi Karlılık artar Tahsilat masrafları artar Tahsilat masrafları ve alacakların kendisi kaydedilir Firmanın Krediyi Reddetmesi Satışlar ve karlılık azalır Tahsilat masrafı çıkmaz; ancak satış ve kar azalır Tahsilat masrafı ve kaydedilecek kar bulunmaz Tabloda belirtilen sonuçlardan yararlanılarak firmanın değerine en fazla katkıyı sağlayacak alternatifin tespit edilerek uygulanması, alacaklar yönetiminin temel amacını oluşturmaktadır. Alternatiflerin ortaya konularak karar verilmesi sürecinde hatalar yapılmaması için belli başlı noktalar üzerinde durulmalıdır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz: Kredi talep eden müşterinin talebi kabul edilecek midir? Kabul kararı verilmişse, kredi tutarı ne kadar olacaktır? genişletilip genişletilmemesi gerektiği konusunda önemli bir kriter olarak uygulanabilir.

12 Bu kriterin uygulanması ile standartlar kredili satış yapılıp yapılmaması konusunda karar almaya katkıda bulunur. Kredi standartları, kredi koşulları ve tahsilat politikası birlikte firmanın kredi politikasını oluşturur. Bazı firmalar bu alanda esnek ya da gevşek bir kredi politikası izlerken, diğer firmalar sıkı bir kredi politikasını tercih edebilirler. Alacaklara yapılan yatırımları etkileyen temel faktörleri aşağıdaki gibi ortaya koymak mümkündür: Satış Hacmi Birim satış fiyatı yüksek olan mamullerin veresiye satışlarından doğan alacaklar, daha düşük birim satış fiyatlı mamullerden doğan alacaklara göre yüksek olabilecektir. Genellikle birim satış fiyatı yükseldikçe, alış gücü dolayısıyla o malı alacak alıcı kitlesinin azalması veresiye satışlara kayma eğilimini artırmaktadır. Otomotiv sanayii mamullerinde ve inşaat iş kolunda bu durumu zaman zaman görmek olanağı aynı kalması halinde, satış hacmindeki değişmeye bağlı olarak alacakların seviyesi de değişecektir.

13 Firmanın Büyüklüğü Büyük işletmeler kaynak sağlama açısından oldukça rahattır. Gerek öz sermaye yoluyla gerek borçlanma yoluyla kaynak bulma, büyük firmalarda daha kolaydır. Büyük firmaların riski daha az olduğundan sağlanan kaynakların maliyetinin de küçük firmalara göre daha düşük olacağı bir gerçektir. Buna dayalı olarak büyük firmaların satışlarını vadeli olarak yapıp müşterilerini finanse etme imkanları daha yüksektir. Firma büyüklüğü ile satış hacmi arasında bir doğru orantı olduğu söylenebilir. İşkolundaki Yarışma Koşulları Genel olarak talep fazlalığı olan mal ve hizmetlerin satışı daha çok peşin olarak yapılır, veresiye satış olsa bile süresi kısadır. Arz fazlalığı olan mal ve hizmetlerde ise, veresiye satışlar daha çoktur, veresiye satış süreleri de uzundur. Dolayısıyla arz fazlalığı olan iş kolundaki kuruluşun alacakları, talep fazlalığı olan iş kolunda çalışan kuruluşa göre daha yüksek seviyede olacaktır. Arz fazlalığı olan iş kolunda öteki yarışmacıların da benzer eğilim içinde bulunması, satıcılar arasında yarışmayı hızlandırdığı ölçüde satışların veresiye yapılan bölümünün arttırdığı ve satış sürelerinin uzadığını gözlemek olanağı vardır.

14 Satılan Mal ve Hizmetin Niteliği Birim satış fiyatı düşük mallar satan firmalara nazaran birim satış fiyatı yüksek malları satan firmaların vadeli satışları daha çok olacaktır. Satılan malların dayanıklı olup olmaması da alacaklara yatırımı belirleyici faktörlerdendir. Dayanıksız, çabuk bozulan tüketim malları üreten endüstrilerde genellikle kredili satış süresi çok kısa tutulduğu halde, inşaat sektöründe, sermaye malları üreten endüstrilerde, alacakların satışlara oranının yüksek düzeyde olduğu gözlenir. Ekonomik Konjoktür Durgunluk dönemlerinde satış hacmi gerileme eğilimindedir. Firmanın sürdürülmesi ve pazar payını koruyabilmesi için toplam satışlar içindeki vadeli satışların miktarını arttırması gerekebilir. Ekonomik canlılık dönemlerinde ise satışlar artacak ve nakit ödemeler yoğunluk kazanacaktır. Satışlardaki artış aynı oranda olmasa da, alacaklara yatırılacak tutarları etkileyecektir. Enflasyonist ortam ve enflasyonla ilgili beklentiler de vadeli olarak satışını yaptığı, ancak enflasyon nedeni ile fiyatı arttığı için aynı malı sattığı fiyatla yerine koyamayacağını düşünen firmalar vadeli satış yapmaktan kaçınacaktır.

15 Kredili Satış Şartları ve Politikası Kredili satışlara ilişkin politikaların tespit edilmesi ve kredi şartlarının belirlenmesi kararının, firmanın kendi kontrolü altında olduğu düşünülür. Alacaklara yapılacak yatırımın firma değerine en fazla katkıyı verecek bir biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Karını azaltan alacak politikasını hiçbir firma uygulamak istemeyecektir. Firmalar endüstrideki yerine ve içinde bulunduğu aşamaya göre, diğer bir ifade ile ticari süreçlerine göre kredi şartlarının değiştirip, alacaklara yatıracağı fonları yönlendirecektir. Müşterilerin Nitelikleri ve Kredi Limitleri Firmalar vadeli satış yapmadan önce müşterilere göre kredi limitlerinin tespit ederler. Kredi limitlerini çok sıkı tutan ve aradığı nitelikleri çoğaltan işletmelerin alacaklara yatırımı az olacaktır. Kredi standartlarını çok geniş tutan firmaların alacak tutarlarının artması yanında tahsili geciken alacakların da oranı artmaktadır. Alacak Tahsilatında Etkinlik ve Tahsilat Politikaları Alacakların tahsilatında rahat olan ve gevşek davranan firmaların alacaklarına yatıracakları tutarlar artacaktır. Geciken müşterilerini takip eden, sıkı bir tahsilat politikası uygulayan ve müşterilerinin sınıflandırılmasını yapıp, gecikerek ödeyenlere tekrar vadeli satış yapmayan ve gecikmeler karşılığında gecikme faizi talep eden firmaların alacaklarının tutarı azalacaktır.

16 Satışların Mevsimlik Oluşu Kimi kez talep, kimi kez de üretim koşulları açısından mevsimlik değişmelerin etkisi altında çalışmalarını sürdüren kuruluşların alacakları bu mevsimlik değişmelere göre aylar itibariyle farklılık gösterecektir. Talep açısından soba, su soğutucu, deniz malzemeleri gibi talebi tamamen mevsime bağlı mamullerde, alacaklar satışların yapıldığı mevsimde oluşacak, öteki mevsimlerde satış zorlamasının hammaddelere bağlı olan mamullerin satışı ve dolayısıyla alacakların oluşması da üretime bağlı olacaktır. Ancak, üretim aylarında satışların da fazlalaştırılması isteği satış hacmini zorlayarak alacakların yükselmesine yol açabilecektir. Konserve sanayiinde bu durumun saptanması olanağı vardır.

17 Alacakların Finanse Edilme Olanağı Mali bünyesi sağlam, kaynakları elverişli olan kurumlarda alacakların finansmanına ayrılabilecek kaynak tutar olarak fazla, maliyet bakımından düşük olabileceği için alacakların seviyesi de yüksek olabilecektir. Buna karşılık, dönen varlıkların finansmanında kaynak sıkıntısı çeken kurumlar alacaklarını düşük seviyede tutmak isteyecek, başka bir deyişle satışlarını peşin yapmaya yöneleceklerdir. Genellikle büyük kuruluşlar daha geniş ve düşük mal oluşlu kaynaklara sahiptirler, dolayısıyla gerek veresiye satışa kaymak ve gerekse süreyi uzatmak suretiyle alacaklarının seviyesini, küçük kuruluşlara göre, daha yüksek oranda arttırabilir.

18 Fabrika İşletmeciliği ve Büro Hizmetlerinde Sağlanan Etkinlikler Mal tesliminin zamanında istenilen şekilde ve hasarsız olarak yapılması, faturaların kısa sürede hazırlanarak gösterilmesi, müşteri hesaplarının iyi izlenmesi, takip usulü, ödemede geciken müşterilerin derhal uyarılması gibi hususlar, firmanın alacak tutarını etkilemektedir. Alacak Senetlerinin Kullanılma Derecesi Alacaklar senede bağlandığında senetler çeşitli şekillerde kullanılma imkanına sahiptir. Vadesinden önce iskonto ettirilen alacak senetleri tahsilatın hızlandırılmasına yardımcı olur. Bununla beraber alacak senetleri firmanın vadeli alışlarında satıcılara ciro edilmek suretiyle kullanılır. Cirolanan alacak senetleri ödeme aracı gibi kullanılabilmektedir. Uygulamada alacak senetlerinin farklı kullanım yöntemleri vardır.

19 Alacak hakkının factoring ve forfaiting yoluyla paraya çevrilmesi bu senetlerin özel bir kullanım şeklidir. Alacak senetlerinin iskonto ya da ciro ile kullanılması firmanın sorumluluğunu kaldırmamaktadır. Senet bedellerinin, senedin muhatabı tarafından ödenmediği durumlarda senedi iskonto veya ciro ettiren firmaya ödeme talebiyle başvurulmaktadır. Senedin kullanılmasında, senedi verenin kredi değerliliği önemli bir unsurdur. Verdiği senetleri kabul görmeyen müşterilere kredili satışlardan kaçınılmaktadır.

20 Kredili Satışlar ve Tahsilat Politikaları Alacak yönetimi kavramını ortaya konulması sırasında da belirtildiği gibi; alacaklar arttığında işletmenin para gereksinmesi ve bunun sonucu olarak, finans yöneticisinin sorunları artmaya başlar. İşletmenin satışlarını artması ya da arttırılması yolunda politikalar her ne kadar en arzulanan gelişmeler ya da politikalar ise de, artan satışların ortaya çıkarabileceği ek finanslama gereği bazen finans yöneticisinin satışlar aleyhinde fikir öne sürmesine kadar giden garip durumlarla karşılaşmamıza neden olabilir. Artan satışların yükleyebileceği finanslama sorununu çözümlemek finans yöneticisinin en önde gelen görevlerinden birisidir. Ancak satış departmanı çok rahat bir kredileme sayesinde satışları arttırmayı planlamakta ve bu kredilemenin ortaya çıkardığı finanslama sorununu finans yöneticisinin önüne getirir ise, finans yöneticisinin bu sorunu kredi politikası, dolayısıyla satış politikasını daraltarak çözümlemesini, yani satışları o ölçüde arttırılmasının aleyhinde bulunmasını da olağan karşılamak gerekir. Çünkü unutmamak gerekir ki, alacak hesaplarındaki söz konusu şişme bir yatırım kararıdır ve her yatırım kararı gibi fon kullanımı açısından belli standartlara uyularak verilmelidir.

21 Yukarıdaki açıklamalara dayanarak, kredi politikasında temel amacın alacak yöneriminin karlarda yaratacağı katkıyı maksimum yapmak olduğu söylenebilir. Alacak yönetimiyle ilgili olarak belirlenecek kredi politikasının; Satışları en yüksek seviyeye çıkartacak Alacaklara yatırılacak tutarların maliyetini en alt seviyeye indirecek Batmış alacak zararlarının mümkün olduğunca ortadan kaldırılacak biçimde oluşturulmasına gayret edilir. Kredili satışların nasıl ve hangi ilkelere göre yapılacağı şu alt başlıklar altında tartışılabilir: Kredili Satış Standartları Bir firmanın kredili satış politikasının iş hacmi üzerinde önemli etkisi vardır. Kredili satış, bir firmanın ürettiği mal ve hizmetlere olan talebi belirleyen etmenlerden biridir. Hemen hemen her firmanın müşterilerinde arayacakları nitelikleri, standartları daha gevşek tutmak yoluyla satışlarını arttırma olanağı vardır. Burada firmanın, hangi düzeye kadar kredi standartlarında veya diğer bir deyişle müşterilerde aranılacak niteliklerde bir gevşeme yapacağı önem kazanmaktadır.

22 Kuramın bu soruya yanıtı, kredi standartlarını düşürmenin firmaya sağladığı fayda, alacakların firmaya yüklediği ek külfet veya maliyeti aştığı sürece firmanın söz konusu standartları gevşek tutmasında yararı olduğudur. Daha önce de değinildiği gibi kredi şartlarının düşük tutulmasının firmaya sağladığı başlıca fayda, satış hacminin artması; buna karşılık yüklediği ilave maliyet, firmanın artan hesapları ve alacakları kontrol edebilmek için geliştirmek zorunda kalacağı kredi servisinin gerektirdiği ek giderlerle, alacakların tahsil süresinin uzamasının doğuracağı finansman ihtiyacı ve alacakların şüpheli nitelik alması olasılığının yükselmesi sonucu uğrayabileceği zararlardan oluşur. Kredili satış yapılacak potansiyel müşterilerde aranılacak niteliklerin yumuşatılması, alacak tahsilatının yavaşlaması ile alacakların şüpheli hal alması olasılığının artışını da genellikle beraberinde getirir. Kuşkusuz her firma kredili mal satacağı kişi veya kuruluşu bu yönden değerlendirirken, bilgi toplamak, çeşitli etmenleri göz önünde bulundurmak ve analiz etmek zorundadır.

23 Müşteriler Hakkında Bilgi Kaynakları Satış servisinin müşteri hakkındaki bilgi ve görüşü Firmada müşteriye ait özel bilgi dosyası Kişisel karşılıklı görüşme Müşterinin iş yerinde yapılan inceleme Müşterinin mali tabloları Dolaylı Bilgi Kaynakları Bankalardan alınan bilgiler Ticari çevrelerden sağlanan bilgiler Ticaret sicili kayıtları Vergi beyannameleri, ilan edilen vergiler Meslek kuruluşlarından alınan bilgiler Gazete ve dergilerde firma hakkında yayınlar Kuruluşun internet sitesi

24 Kredi Riskini Belirleyen Faktörler Dolaysız ve dolaylı bilgi kaynaklarının kullanılmasıyla toplanacak bilgilerin odaklandığı etmenleri şu şekilde ortaya koyabiliriz: Karakter Karakter ve moralite faktörü müşterinin taahhütlerine bağlılığını, yükümlülüklerini yerine getirmekte gösterdiği dürüstlüğü ve iyi niyeti ifade etmektedir. Her kredi işlemi, bir geri ödeme taahhüdünü gerekli kıldığından çoğu kez kredi değerliliğinin saptanmasında müşterinin moralitesi büyük önem taşır. Kapasite Müşterinin kapasitesinin değerlendirilmesi, müşterinin planlama ve uygulama ile ilgili yetenekleri hakkında değer yargılarına varılmasını gerekli kılar. Müşterinin geçmişi ile ilgili bilgiler, geçmişde gösterdiği başarı derecesi, iş hayatında uyguladığı yöntemler, bunlara ilave olarak müşterinin iş yerinde yapılan çeşitli gözlemler, ilginin yetenekleri, daha geniş bir deyimle iş yapma kapasitesi hakkında değer yargısına varılmasına olanak verilir.

25 Müşterinin sermayesinin daha genel bir deyişle mali durumunun yeterli olup olmadığı, maddi öz sermayesinin analiz edilmesiyle saptanabilir. Müşteriye ilişkin finansal etmenler değerlendirilirken ilgili firmanın cari oranı, stok devir hızı, alacak devir hızı, işletme sermayesi devir hızıyla ilgili oranlar hesaplanabilir. Gösterilen Güvence Müşterinin göstereceği güvence de müşterinin borcuna karşı göstereceği maddi teminat, kefalet, banka teminat mektubu gibi konuları ifade etmektedir. Güvence, kredi değerliliği saptanırken dikkate alınması gereken etmenlerden biridir. Ekonominin ve İşkolunun İçinde Bulunduğu Koşullar Ekonomik hayattaki koşullar, firmaların gelir yaratma kapasitelerini etkilemektedir. Ancak çeşitli endüstri kollarının dönemsel hareketlerden etkilenme dereceleri birbirinden çok farklıdır. İş kolunun dönemsel ve mevsimlik hareketlerden etkilenme derecesi ve iniş çıkışların düzenli olup olmadığı incelenmelidir. Düzenli aralıklarla ortaya çıkan dalgalanmalar, önceden kestirilebildiğinden, gelişigüzel belirsiz şekilde ortaya çıkan iniş çıkışlara oranla daha az risklidir. Bu nedenle iş kolunda iniş ve çıkışlar düzensiz dolayısıyla belirsizlik fazla ise, riski azaltabilmek için kredi standartları yüksek tutulabilir, kredi koşulları ağırlaştırılabilir.

26 Diğer Etmenler Kredili satış yapılacak firmanın eksikliği, büyüme potansiyeli, yöneticileri hakkındaki izlenimler, göstermiş olduğu gelişme eğilimi, hukuki yapısı dikkate alınabilir. Kredili satış yapacak firma, müşterilerine, finansal olan ve olmayan etmenlere göre puan verebilir ve ancak belirli bir puan düzeyini aşan firmalara kredili satış yapabilir. Bir ölçüde öznel değerlendirmelerin yer aldığı puanlama sistemi, firmanın gereksinmelerine ve ekonominin veya iş kolunun içinde bulunduğu koşullara göre değiştirilebilir, kredili satış için gerekli olan alt sınır yükseltilebilir veya düşürülebilir. Firma bütün bu faktörlere ilişkin bilgileri müşterilerine ait geçmişteki kayıtlarından ve deneyimlerinden sağlayacak ve iyi bir bilgi toplama sistemi geliştirmeye çalışacaktır. Müşterilere ait bilgiler şu kaynaklardan toplanabilir; Firmanın satış bölümünün müşteri hakkındaki görüşü, müşteriyle özel kişisel görüşme, müşterinin finansal tablolarının incelenmesi

27 Müşterinin iş yaptığı bankalardan, ticari çevresinden, kayıtlı olduğu meslek kuruluşundan, çeşitli yayınlardan sağlanan bilgiler. Kredi Şartları ve Kredi Açma Kararının Verilmesi Kredi şartı deyimi ile kastedilen borçluya tanınan süre ve süreden önce ödeme yapıldığında yapılacak iskontodur. Örneğin işletme tüm müşterilerine 5/10, net 120 ile mal satmakta ise, bu işletmenin kredi şartı, fatura çıktıktan sonraki on gün içinde yapılacak ödemelerde %5 iskonto yapılacağı, aksi takdirde fatura tarihinden 120 gün sonrası için senet verilmesi gerektiği şeklinde belirlenmiş demektir. Ya da kredi şartı olarak "net 90" şeklinde bir esas belirlenmiş olabilir. Bu da satışların mutlaka ortalama 90 günü aşmayacak senetlerle yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Kredi şartlarının belirlenmesi sırasında bir taraftan önemli bir piyasa araştırması ile piyasada aynı iş dalındaki uygulamalar gözlemlenirken, diğer taraftan işletmenin imalat kapasitesi, işletmeye tahsis edilebilen son miktarı ve işletmenin kendi kredi olanakları göz önünde tutulmalıdır. Tanınan vade arttıkça alacaklara bağlanacak vadenin de artacağı ortadadır. İşletme alacaklarına bu kadar büyük bir para bağlamak istemediğinde kredi vadesini kısaltacak, bu da satışları azaltacağından, ya da yıl içine düzensiz yayacağından ya stoklarda şişme olacak, ya da üretim biçiminde değişiklikler meydana gelecektir.

28 Ortaya konulması gereken noktalardan biri de, konulan kuralların uygulamada birebir ve çok katlı bir biçimde uygulanması imkanının olmadığıdır. Finans yöneticisinin uygulamayı belirleyen ilkeleri göz önünde bulundurarak devamlı şekilde izlemesi gerekmektedir. Firma kredili satış yapmak amacıyla kendisine uygun kredi politikasını, alacakların maliyetini oluşturan unsurları dikkate alarak tespit ettikten sonra bu politikaları uygun gören müşteriler kredili alışveriş için talepte bulunurlar. Müşterilerin kredi istekleri, kredi riskini etkileyen unsurların dikkate alınması ve kredi değerliliğinin analiz edilmesi ile kabul ya da reddedilecek, aynı zamanda kredinin sınırı da çizilecektir. Müşteriye kredi açma kararının verilmesi için bir takım analizler kullanılabilir. Geleneksel Kredi Analizi Geleneksel kredi analizinde müşterilerin kredi riskinin göstergeleri ele alınıp incelenmektedir. Müşteriye kredi verilip verilmemesine, müşterinin karakterlerinin zayıf ve kuvvetli olmasına göre başlanır.

29 Karakteri zayıf müşterinin talebini hemen reddetme yerine kapasitesine bakılarak analize devam edilmekte, kapasitesi zayıf olanların kapital durumu incelenerek kapital durumu da zayıf olduğunda çok yüksek risk sınıfında bulunduğu tespit edilerek müşterinin kredi talebi reddedilmektedir. Karakteri zayıf olmasına rağmen, kapasitesi güçlü olduğunda kapital durumu incelenerek karar verilmektedir. Bu durumdaki müşterinin kapitali incelenerek karar verilmekte, riskin fazla olduğu sonucuna varılarak talep reddedilmektedir. Karakteri zayıf buna karşılık kapasitesi ve kapitali güçlü olan müşteriler kabul edilir risk sınıfında olup talepleri karşılanmaya çalışılmaktadır. Müşterinin karakteri güçlü olmakla birlikte, kapasitesi zayıf olduğunda kapitaline bakarak, kapitali güçlü ise kabul edilir risk sınıfında görülmekte, kapitali zayıf ise risk derecesi fazla bulunup talep geri çevrilebilmektedir. Karakteri, kapasitesi ve kapitali güçlü olduğunda müşterinin risk derecesi çok düşük olup kredi talebi kabul edilerek, verilecek kredinin tutarı belirlenen risk derecesine göre hesaplanmaktadır. Kredi riskinin göstergeleri yukarıdaki açıklamaların ışığı altında, birbirine bağlı olarak ortaya konulmuştur. Kredi riskinin göstergelerinden karşılık gösterme, grafikte yer almakla birlikte nihai kararda etkili olmak üzere ayrıca ele alınmalıdır.

30 Diğer göstergeler açısından yetersiz bulunan risk derecesi yüksek müşterilerin bir başka unsuru karşılık göstermesi ya da kefil vermesi güçtür. Çünkü kredi değerliliği düşük müşterilerin kefil ya da garanti verecek bir başkasının desteğinden yararlanmaları da hemen hemen imkansızdır. En azından kefalet eden ya da garanti veren de kredi riskini analiz edecektir. Herzeye rağmen müşteri, bu tür karşılık verilen unsurlarda ilave edilerek müşterinin kredi talebi cevaplandırılır. Aşamalı Kredi Analizi Bu tür analizde kredi kararı birbirini takip eden üç adımda tamamlanmaktadır. Aşamalı kredi analizinde ilave bilgilerin gerekli olup olmamasına göre aşamalar devam ettirilmekte ve her aşamada kredi analizinin gerektirdiği maliyetler de ele alınmaktadır. Birinci aşamada müşterinin geçmişle ilgili bilgileri % 10 ihtimalle çok kötü, % 25 ihtimalle geçmişle ilgili herhangi bir bilgi bulunmamakta ve % 65 ihtimalle de geçmiş davranışların çok iyi olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun tespit edilmesinin maliyeti de hesaplanabilmektedir.

31 Geçmiş bilgilerle başlanılan analizde, geçmiş bilgilerin iyi olması halinde kredi talebi hemen kabul edilebilmekte ya da müşterinin durumunda iyileşme olabileceği düşünülerek daha fazla incelemeye geçilmektedir. Geçmişe ait bilginin bulunmaması halinde daha fazla inceleme zaten zorunlu olmaktadır. İkinci aşamada yapılan incelemeler müşteriler hakkında daha fazla bilginin elde edilmesi ile yerine getirilmektedir. Bu aşamadaki bilgiler kredi değerliliğini analiz eden firmanın kendisi tarafından toplanılmaktadır. Genellikle müşterilerin kredi müracaatlarında çeşitli bilgileri kapsayan formlarla dolaysız olarak ya da çeşitli dolaylı bilgi kaynaklarından bilgiler elde edilir. Bu bilgilerin analiz edilmesi sonucunda riskin çok yüksek olması halinde talepler hemen reddedilmekte ya da daha fazla araştırma yapılmasına karar verilebilmektedir. Riskliliğin düşük bulunması halinde kredi talebi hemen kabul edilebilmekte ya da daha fazla analize yönelinilmektedir. Üçüncü aşama, kredi yönetiminde uzmanlaşmış kurumlar tarafından kredi riskinin belirlenmesi aşamasıdır. Daha önceki aşamalardaki tereddütler bu aşamada ortadan kalkarak kesin olarak kabul ya da ret kararı verilmektedir.

32 Kredi değerliliğinin analizi müşteri niteliğine göre farklılık gösterecektir. Bir bankanın müşterileri için yapılacak analiz ile bir ticari firmanın müşterilerinin analizi farklıdır. Hatta ticari firmalarda sunulan mamullerin niteliği bile analizin yapısında değişiklikler yapılmasını zorunlu kılar. Diğer taraftan nihai tüketici olarak talepte bulunan müşterilerle, mamulleri kendi faaliyetlerinde girdi olarak kullananların da farklılığı vardır. Birinci grupta bulunanlar genellikle gerçek kişilerden oluşur ve ferdi analiz gerektirirken, ikinci grubu oluşturanlar genellikle firmalardır. Kredi analizinde puanlama yöntemi daha çok tüketici durumundaki müşterilerin analizinde kullanılmaktadır. Puanlama yoluyla yapılan analiz çoklu değişken analizi biçiminde ele alınır. Çoklu değişkenler diskriminant analizi şeklinde değerlendirilerek müşterilerin kredi değerlilikleri belirlenmektedir. Puanlama sisteminde müşterilerin durumlarına ilişkin çeşitli faktörler, değişkenler olarak kabul edilerek her değişkene ait puan belirlenmektedir. Aynı zamanda puanların genel durum içinde değişkenin etkisine göre ağırlığı belirlenmektedir. Her değişkenin puanı, ağırlığı ele alınarak sonuçta toplanıp müşterinin puan derecesi ortaya çıkarılmaktadır.

33 Müşterinin kredi değerliliğinin analizi, sadece kredi açma ya da müşteri talebinin reddedilmesi şeklinde kararlar yerine açılacak kredilerin tutarlarının belirlenmesine de yardımcı olabilmektedir. Müşterinin puanına göre açılacak kredinin tutarını belirlemek mümkündür. Puanlar derecelerine göre sıralanıp her derecenin kendi değerliliği belirlenerek müşterinin sahip olduğu puanın derecesi esas alınarak kredi tutarı hesaplanmaktadır. Puanlama sistemi değişkenlerin kendi aralarındaki ilişkileri de gösterebilecek niteliktedir. Müşterilerin verdiği bilgilere göre puanlar hesaplanacağından bilgi edinmenin ve sistemi işletmenin maliyeti de azdır. Yanlış bilgi veren müşterilere karşı sistemin duyarlılığını arttırıcı tedbirler almak mümkündür. Örnekleme ile seçilen müşteriler için bilgilerin doğruluğunu test etmek uygun olabilmektedir. Her işletme kendi özelliğine ve müşterilerin niteliğine göre puanlama sistemi geliştirilebilir. Değişkenlerin ağırlıkları firmanın faaliyet göstereceği alanlara göre farklı biçimlerde değerlendirilerek uygun puanlama sistemine ulaşılabilir.

34 Tahsilat Politikası Tahsilat politikası kredi satışlarına uygun tahsilatın yapılabilmesi için işletmenin izlediği prosedür olarak tanımlanabilir. Söz konusu prosedür doğal olarak işletmeden işletmeye değişiklik gösterecektir. Her firma, süresi geçmiş alacaklar tahsili konusunda izleyeceği politikaların esaslarını saptamalıdır. Firma yöneticileri, tahsil çabaları için ne kadar harcama yapılması gerektiğini ve tahsilat politikasının ne derece katı ya da yumuşak olacağını belirlemek zorundadır. Bir firmanın tahsilat politikasının niteliğini, uyguladığı tahsilat yöntemleri belirler. Bu yöntemler, -hesap ekstresi gönderme, -mektupla, -telefonla isteme, -ticari senet alma, -müşteri üzerine poliçe çekme, -tahsildar istihdamı, -dava ve takip yollarına başvurmaya kadar çeşitli yolları kapsar. Borcun ödenmesi geciktikçe firmanın uygulayacağı yöntemlerin sertleşeceği doğaldır.

35 Firma yöneticilerinin, bu yöntemleri uygularken başlıca iki noktayı göz önünde bulundurmaları gerekmektedir: Hoşgörüden yoksun katı bir tahsilat politikasının değerli müşterilerin kırılmasına yol açabileceği ve buna bağlı olarak müşteri kayıplarının doğabileceği, Tahsil giderlerinin, alınacak sonuca göre katlanılmayan değer olup olmadığı. Firma yöneticilerinin elinde tahsilat politikasına ilişkin başlıca değişken tahsilat giderleridir. Müşteriler hakkında daha katı tahsilat politikalarının uygulanmasının tahsilat giderlerini arttıracağı çok açıktır. Buna karşılık beklenen fayda, alacakların tahsil süresinin kısalması, firmanın alacaklarına tahsis zorunda kaldığı kaynaklardan tasarruf sağlaması ve alacakların şüpheli ya da değersiz hale gelmesinin engellenmesidir. Firma tahsilat politikasını formüle ederken, tahsilat giderleri ile alacakların tahsil süresinin kısalması ve çürük alacakların azalması nedeniyle sağladığı yararları karşılaştıracaktır; ancak tahsil masraflarındaki artışın çürük alacak kayıplarını sıfıra indirmediği de belirtilmelidir. Tahsilat Masrafları – Çürük Alacak Zararları Tahsilat giderlerinin tutarları ile şüpheli ve değersiz alacak ortalaması ve tahsilat süresi arasında bir bağlantı olmakla beraber bu ilişki doğrusal değildir.

36 Başlangıçta tahsilat giderlerinin şüpheli alacaklar üzerindeki etkisi sınırlı olduğu halde; tahsilat giderlerindeki artış belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra, bu tür zararlar üzerinde önemli ölçüde azaltıcı etki yapmaya başlar; ancak belli bir doyum noktasından sonra da tahsilat arttırılmaya devam edilirse tahsilat giderlerinin marjinal faydasında bir azalma gözlemlenmektedir. Aynı şekilde tahsilat giderleri ile alacakların tahsil süresi arasında da, bu tür giderlerle şüpheli ve değersiz alacak zararları arasındakine benzer bir bağıntı olduğu söylenebilir. Tahsilat giderlerinin arttırılması ile sağlanacak etkinlik yolu ile ortalama tahsil süresinin kısaltılması da ancak belirli bir noktaya kadar olanak dahilindedir. Bu noktadan sonra tahsilat giderlerinin arttırılmasının sağlayacağı ek fayda azalacaktır.

37 Tahsilat giderlerinin üst sınırının belirlenmesinde genel ilke, alacakları tahsil çabalarının gerektirdiği ilave giderlerin, bu çabaların firmaya sağlayacağı ek gelir tutarını aşmamasıdır. Firmanın satış hacmi, tahsilat politikasından tamamen bağımsız değildir. Müşterileri devamlı olarak sıkıştıran, esneklik ve hoşgörüden yoksun katı bir tahsilat politikası, bazı müşterilerin iş ilişkilerini rakip firmalara kaydırmalarına yol açacağı gibi, bu firmanın alacakların tahsilinde çok sert yöntemler kullandığı şeklinde piyasada isim yapması da söz konusu firmayı, potansiyel bazı müşterilerden yoksun bırakabilir.

38 Firmanın kredili satışlarını yönetenler ayrıca, tahsilat politikası uygulamasının kontrolünden de sorumludurlar. Yöneticilerin bu sorumluluklarını yerine getirebilmeleri için, yeterli bilgi akışının varlığı zorunludur. Süresi geçmiş alacakların yavaş ödemelerin iyi izlenmemesi firmanın şüpheli alacaklar nedeni ile uğradığı zararları büyüttüğü gibi, tahsilat giderlerinde de büyük artışlara yol açar. Alacakların durumunun ve tahsilatın kontrolü için yöneticilerin elinde bulunan iki araç: Alacaklar dönme çabukluğu veya alacaklar devir hızı ve Alacakların yaş çizelgesidir. Firmaların kaynakları sınırlı olup sermaye maliyeti kaynakların kullanımını sınırlandıran bir başka unsurdur. Alacaklara yatırılan tutarların çoğalması etkinliğin kaybolmasına yol açabilir. Tek tek müşteri hesaplarının işleyişini izleyebilmek için alacaklar tümüyle ele alınıp

39 tahsilatlarda gecikme nedeni ile, alacakların yığılıp yığılmadığı ortaya konulur. İşte alacak devir hızı ve alacaklarla ilgili diğer rasyoların önemi bu noktada ortaya çıkmaktadır. Belirtilen durumları inceleyen rasyolardan birisi; Ortalama Alacaklar / Toplam Aktifler rasyosudur. Toplam aktifler içindeki alacakların payının çoğalması, tahsilatın gerilediği ya da firmanın alacak politikasının oldukça esnekleştiğini göstermektedir. Rasyonun diğer faktörler dışında dalgalanma göstermesi alacak yönetiminde etkinliğin sağlanmasını gösterir. Alacakların izlediği bir diğer rasyo; Ortalama Alacaklar / Satışlar rasyosudur. Alacak devir hızı olarak adlandırılan bu rasyo ile firmanın belirli bir dönemdeki satışları ile alacaklara yaptığı yatırım oranı belirlenmektedir. Dikkat edilmesi gereken nokta, paydayı oluşturan satışların yalnızca kredili satışları saptıyor olmasıdır..

40 Geçmiş yılların aynı dönemleri ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan farklılıkların alacak yönetimindeki politika değişmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılarak, geliştirici ya da düzeltici tedbirlerin alınmasına çalışır. Alacakların ortalama tahsilat süresi de, ortalama alacakların günlük kredili satışlara oranlanması yoluGeçmiş yılların aynı dönemleri ile karşılaştırıldığında ortaya çıkan farklılıkların alacak yönetimindeki politika değişmelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılarak, geliştirici ya da düzeltici tedbirlerin alınmasına çalışır. Alacakların ortalama tahsilat süresi de, ortalama alacakların günlük kredili satışlara oranlanması yolu ile bulunmaktadır Çeşitli dönemlere ait alacakların tahsilat sürelerinin karşılanmsı sonucu, alacakların yönetimiyle ilgil ihiçbir değişme olmamasına rağmen tahsilat sürelerinde uzama olması, alacakların yönetiminde etkinliğin kaybolduğunun bir göstergesidir. ile bulunmaktadır Çeşitli dönemlere ait alacakların tahsilat sürelerinin karşılanmsı sonucu, alacakların yönetimiyle ilgil ihiçbir değişme olmamasına rağmen tahsilat sürelerinde uzama olması, alacakların yönetiminde etkinliğin kaybolduğunun bir göstergesidir.

41 Tahsilatın kontrolünde diğer bir yol da hesapların yaşlandırılarak izlenmesidir. Müşteriler ödemeleri geciktirdiğinde firma gecikme faizi almak suretiyle gecikmenin etkisini gidermeye çalışır. Faiz alınması yoluyla gecikme etkisi giderilmeye çalışılsa da firmanın uğrayacağı belirsizliklerin tam karşılığı alınamayacaktır. Çünkü firma faaliyetlerini bir plana bağlı olarak yürütüp alacakların tahsilatında görülecek gecikme planın bozulmasına ve işlerin aksamasına neden olacaktır. Bu türden doğacak kayıpların gecikme faizi ile karşılanması mümkün değildir. Her iki kontrol aracının üstünlükleri basit oluşlarıdır; ancak her ikisinde de bazı sınırlı yönler vardır. Bir kez, kredili satış yapıldığı zaman, ödemede gecikme veya yavaş ödeme olup olmadığı, uzunca bir zaman geçmeden anlaşılamamaktadır. Ayrıca her iki araç da, satışların hızlı artış gösterdiği aylarda, firmanın tahsilat kalıbında bir değişiklik olmasa dahi, bir iyileşme, buna karşılık satışların düştüğü dönemlerde ise, alacakların tahsilatında kötüleşme izlenimi vermektedir. Nihayet fiili tahsilat, firmanın hem satış hem de tahsilat politikalarının fonksiyonudur, fakat söz konusu iki araç, bu ikisi arasında bir ayrım da yapmamaktadır.

42 Diğer bir deyişle, firmanın fiili tahsilat süresi değişmiş ise, bu durum, kredili satış politikasından mı yoksa tahsilat politikasındaki değişikliklerden mi kaynaklanmaktadır? Bu konuda yöneticilere aydınlatıcı bilgi sağlanamamaktadır. Firmaların senede bağlı alacaklarının tahsili için sıkça başvurdukları bir yol olarak da, senet ıskontolarından söz edilebilir. Senetlerin tahsil ve iskontosu genellikle bankalar tarafından yapılmaktadır. Senet veya poliçe iskontosu günümüz bankacılığında sık rastlanan bir tür kredilendirime işlemidir. Kredili satış yapan firmanın elinde bulunan senet veya poliçe, banka tarafından belirli bir iskonto oranı (faiz oranı) ile kırılır ve hesaplanan faiz ve diğer giderler peşin olarak tahsil edildikten sonra kalan bedel firmaya nakit olarak ödenir. Alacakların Yönetiminde Etkinlik Sağlanması İşletmeler alacak yönetiminde etkinlik sağladıkları takdirde, ticari alacaklarındaki artışı, satışlardaki gelişme hızına kıyasla daha ölçülü sınırlar içerisinde tutarak, finansman gereksinimlerini azaltabilirler.

43 Bir firmada alacakların tutarını belirleyen en önemli etmenlerden biri, satış koşullarıdır. Firmalar, piyasa koşulları elverişli olduğu durumlarda, toplam satışları içinde peşin satışların oranını yükselterek, kredili satışlarda süreleri kısarak, kredi limitlerini daraltarak, alacak devir hızlarını arttırabilirler. Alacak devir hızının artması da işletmenin finansmanında dış kaynak kullanma ihtiyacının azalması anlamına gelmektedir. Faaliyetleri mevsimlik olan firmalar, özellikle faaliyetlerinin durgun olduğu dönemlerde, müşterilerine özel süreler tanıyarak satışlarını arttırabilirler. Satışlardaki artışın sağlayacağı kar ile alacaklara ilave kaynak tahsisinden beklenen getiri arasında bir karşılaştırma yapmak yoluyla durgun dönemlerde müşterilere özel süreler tanımanın, satışları attırmak için, uygun bir önlem olup olmadığı konusunda bir karara varılmaktadır. Özel süreler tanıma yoluyla satışların arttırılması, stokta tutma maliyetini de azaltacaktır.

44 Tahsilat politikasının ve buna bağlı olarak tahsilatla ilgili birimlerin etkin çalışması, ticari alacak tutarını azaltıcı yönde etki yapar. Alacakların periyodik olarak gözden geçirilerek, borçlarını ödemede geciken veya borçlarını yavaş ödeyen müşterilerin kredi limitlerinin daraltılması, bu tip müşterilere daha çok peşin satış yapılması gibi politikalar, alacak devir hızının artmasına yardımcı olacaktır. Firmalar, kredili satış yapacakları müşterilerde moralite, mali durum ve ekonomik durum açısından daha yüksek standartlar arayabilirler.

45 Söz konusu standartların yüksek tutulması alacak devir hızını arttırdığı gibi, alacakların şüpheli veya değersiz hale gelme riskini de en alt düzeye indirecektir. Mal teslimlerinin, müşterilere kısa zaman aralığı ile müşterilerin siparişlerine uygun biçimde hasarsız şekilde yapılması, faturaların derhal hızlanarak en seri şekilde gönderilmesi, müşteri hesaplarının izlenmesi, ödemede geciken müşterilerin derhal uyarılması, yapılması gerekli ödemelerin süresinden önce kendilerine hatırlatılması gibi büro hizmetlerinin görülmesinde etkinlik sağlanması, işletmelerin alacak tutarlarının azalmasını sağlayacaktır. Firmalar, nakit iskontosu gibi, müşterileri erken ödemeye teşvik edici tedbirler uygulayarak, alacaklara ayıracakları kaynakları dolayısıyla kaynak ihtiyacını azaltabilirler.

46 Nakit iskontosu bir tür fiyat indirimi olup, satılan mal veya hizmete karşı istemin fiyat esnekliğine ve yapılan iskonto oranının büyüklüğüne göre, firmanın satışlarını artırır. Gerçekte nakit iskontosu, müşteri yönünden mal veya hizmetin efektif (gerçek) fiyatını düşürmektir. Belirli bir süre içinde ödeme yapıldığı takdirde nakit ıskontosundan yararlandırma koşuluyla satılan bir mal veya hizmette, gerçek fiyat şu formülle hesaplanır.

47 P: Fatura fiyatı d: Nakit iskonto oranı t: İskontodan yararlanma süresi k: Müşteri için kaynak maliyeti Ancak burada göz önünde bulundurulması gereken nokta, firmaların uygulayacakları bu teşvik tedbirlerinin maliyetinin, alacaklara daha az kaynak ayırmanın maliyetinden fazla olmaması gerekliliğidir. Müşteri açık cari hesaplarının senede dönüştürülmesi ile, söz konusu ticari senetlerin bankalara iskonto ettirilerek sürelerinden önce paraya dönüştürme imkanı, firmaların gerekli hallerde daha düşük maliyetle finansman imkanına sahip olmasını sağlar. Ayrıca bu tür senetlerin teminat olarak da gösterilebilme özelliği vardır.

48 Alacakların vadelerinden önce, faktör veya finans kurumlarına, vadeli alacağın tahsil edilmeme riski faktör kurumu üzerinde kalmak suretiyle satılması olanaklıdır. Tam veya geleneksel faktoringle faktör kurumları, firmaya; Alacakların yönetimi, Sigorta tahsil edilmeme riskinin üstlenilmesi, Finansman hizmeti vermektedir. Ürettikleri mal ve hizmetlere olan talebi arttırmak için firmaların elerindeki kaynaklardan biri de kredili satışlarda vadeyi uzatmaktır. Genellikle vadenin uzatılmasıyla satışların arttırılması mümkündür. Bir firma, kredili satışlarda vadeyi uzatarak, satışlarını arttırma politikası izlediği taktirde, artan satışların sağlayacağı ek kar ile alacaklara yapılacak yatırımdan istenen asgari karlılık oranı arasında denge sağlamalı, böyle bir politika ile sağlanacak ilave kar, alacaklara kaynak ayrıldığında firmanın beklediği getiriyi aşmalıdır. Satış personelinin kısa aralıklarla müşterileri ziyaretleri, tahsilat ve izlenecek kredili satış politikası konusunda, yararlı bilgiler sağlayabilir. Satış elemanlarının, alacakların tahsil edilememesi nedeniyle doğabilecek zararlardan sorumlu tutulması, satış elemanlarının kredili

49 satışlarda daha dikkatli davranmalarını sağlayabilir. Ancak mali sorumluluğun iyi ayarlanamamasının satış elamanları üzerinde baskı kuracağı ve bu baskı sonucu riski şahsen taşımak istemeyecekleri için toplam satışlarda bir düşüş yaşanabileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Alacaklar, dönem sonunda firmalar açısından taşıdıkları gerçek değerler üzerinden değerlendirilmelidir. Bunu sağlamak için senetli alacaklar, süre ve faiz haddi göz önünde tutularak bilanço günündeki değerine indirilmeli, diğer bir deyişle bilanço günündeki peşin değerleri hesaplanmalı, ayrıca tahsili şüpheli hal almış alacaklar için yeterli karşılıklar ayrılmalıdır. Alacakların yönetiminde firmaların, birbirine aykırı iki yönde hataları olabilir. Bu hatalardan ilki, müşterilerde aranacak nitelikleri yüksek tutardaki kredili satış şartlarını zorlaştırıp potansiyel müşterilerden yoksun kalınması; ikincisi ise, kredili satışlarda çok geniş davranarak firmanın likidite durumunun bozulması, finansman gereksiniminin artması ve alacakların değersiz hale gelmesi sonucu uğranılacak zararın ilave satışların sağlayacağı kar marjından daha yüksek düzeylerde olmasıdır.

50 Kredili satışlar risk ve firma açısından bazı külfetleri beraberinde getirir. Firma, alacaklara yapılan yatırımı bir sermaye yatırımı olarak değerlendirmeli, kredili satışların firmaya sağlayacağı yarar, sermayenin maliyeti de dikkate alınarak, kredili satışların getireceği yüklere ağır bastığı sürece bu tür satışlara devam etmelidir. Firmalar kredili satış yaptıkları müşterilerini, çeşitli risk kategorilerine göre sınıflandırılabilir. Müşteriler bu açıdan gruplandırılırken, firmalar özellikle; müşterilerin mali tablolarından, bankaların istihbaratlarından, diğer firmalardan sağlanan bilgilerden, kendi geçmiş tecrübelerinden yararlanabilirler. Kredili dışsatımlarda, alacakların tahsil edilememe riski; müşteri ile aradaki mesafenin uzak olması nedeniyle müşterinin ödeme gücünün tam anlamıyla değerlendirilememesi, politik nedenlerle müşterinin ülkesi ile ilişkilerinin kesilme olasılığının varlığı, müşterinin ülkesindeki kambiyo kontrolleri nedeniyle transfer güçlükleri, süre içerisinde döviz kurlarında değişiklik gibi nedenlerle ülke içinde iç pazara satış yapmaktan daha risklidir. Firmalar dışsatımdaki riski azaltabilmek amacıyla; müşterilerin üzerine çekilecek poliçelerin güvenilir bir banka tarafından da kabulü veya ödeme garantisi verilmesi koşuluyla kredili

51 satışın yapılması, dışsatımdan doğan alacakların sigorta ettirilmesi, müşterilerden bir ölçüde peşin tahsilat yapılması, avans alınması,ihracat dövizinin vadeli satışı, alacak hakkının, hamilin geri dönme hakkı olmaksızın satışı (factoring) gibi önlemler almaktadırlar. Firmalar, kredili satış politikalarını saptarken bazı etmenleri de göz önünde tutma gereğini duymaktadırlar. Örneğin, modası geçmiş ve yakın zamanda satış kabiliyetini tümüyle veya büyük ölçüde kaybedecek mallara karşı talep yaratmak, bu tür malların kısa sürede satılmasını sağlamak; devresel hareketlerin iniş döneminde, geleceği parlak değerli müşterileri kaybetmemek ve onların geçici likidite sıkıntılarının hafifletilmesine yardımcı olmak. Yeni ürünlerin tanıtılması amacıyla daha elverişli satış koşulları sağlamak, satışları tüm yıla düzenli bir şekilde yaymak, hareketsiz mevsimlerde aşırı stok birikimin önlemek. Daha uygun koşullarla satış yapan rakip firmalarla rekabete elverişsiz durumlara düşmemek, izlenen satış politikasına karşı rakip firmaların tepkilerini tahmin etmektir.

52 Factoring Factoring büyük miktarlarda kredili satış yapan işletmelerin,bu satışlardan doğan alacak haklarının ‘factor veya factoring şirketi’ olarak adlandırılan kuruluşlar tarafından satın alınması işlemidir. Factoring işlemi, üretici veya satıcı ile factor arasında uzun vadeli bir sözleşmeyi gerektirir. Bu sözleşme gereğince, factor, kredili satış yapan üretici işletmeye aşağıdaki hizmetleri sunabilir: Muhasebe kayıtlarının tutulması, Kredili satışlardan doğan alacakların vadesinde tahsil ve takip edilmesi, Alacakların tahsil edilememesi halinde doğacak kayıpların karşılanması Satıcı işletmeye kredili satış tutarının belli bir oranda kredi verilmesi Potansiyel ve mevcut müşterilerin mali durumları hakkında bilgi toplanması ve malların satış olanaklarını arttırmak amacıyla piyasa araştırmaları yapılmasıdır.

53 Factor,işletmelerin alacak hesaplarının satın alınmasında uzmanlaşmış finansal kuruluştur. Factoring vadeleri maksimum 180 güne kadar olan ticari alacaklar için uygulanır. Factoring genellikle kısa vadeli satışlardan doğan alacak haklarının factor’lere satılması suretiyle,işletmelere fon sağlama olanağı veren bir finansman yöntemidir. Amaç,işletmenin bürokratik işlemlerden kurtulması ve alacağını vadeden önce tahsil ederek finansman gereksinimini karşılamasıdır. Factor kuruluşların fonksiyonlarını genel olarak,üç ana başlık altında toplamak mümkündür. Garanti Tahsilat ve muhasebe Finansman

54 Garanti Factor kuruluşun fonksiyonlarından biri,alacakların tahsil edilememesi riskini garanti etmesidir. Alacaklar,factoring sözleşmesinde belirtilmiş limitler dahilinde garanti edilmektedir. Bunun için,factor kuruluş tarafından gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra,müşteriye hangi oranda riskin karşılanacağını bildiren limit onay bildirimi yapılmaktadır Borçlunun araştırılması sonucu,ödeme gücü olumsuz çıkıyorsa,factor satın almayı red etmek hakkını saklı tutmaktadır. Ancak,onay verilmişse factor alacaklıya gerekli ödemeyi yapmak zorundadır. Factor tarafından üstlenilen bu risk, borçlunun yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda işlerlik kazanmaktadır. Garanti veren factor kuruluşlar, risklerini minimize etmek için,farklı yollara başvururlar. Riski azaltmanın yollarından birisi,çeşitlendirmedir. Böylece factor’ler borçlu olan müşterilerini sayıca artmalarını sağlayarak, çeşitlendirmeyle risklerini azaltmaya çalışırlar. Riski azalmak için uygulamadaki bir başka yöntem,sözleşme yapılan müşterilerinin tüm alacaklarını factor kuruluşa devretmesidir. Böylece, factor tarafından,müşterinin sahip olduğu tüm alacaklar arasından seçim yapılarak, şüpheli alacakların factor’e devredilmesi önlenmektedir. Ayrıca birçok ülkede alacaklar sigorta ettirilerek, factor kuruluşun riski azaltılmaktadır. Bu işleme risk reasüransı denilmektedir. Satılan mallara ilişkin olarak, üreticinin sorumluluğundaki maddi ve hukuki kusurlar garanti kapsamı dışındadır. Factor kuruluşun riskini minimize etmesinde, uzman personelin ve sağlıklı bilgi akışının çok önemli bir rolü vardır. Bu nedenle, factor’ler, personelin belli sektörlerde uzmanlaşmasına önem verirler

55 Hizmet (Tahsilat ve Muhasebe) Factoring’in fonksiyonlarından biriside tahsilat ve muhasebe kayıtlarının tutulmasıdır. Muhasebe kayıtlarının factor tarafından tutulmasıyla, müşteriler çok sayıda borçlunun hesabını değil, sadece factor tarafından devralınan alacakların karşılığının gösterildiği factor hesabını izlerler. Tahsilat fonksiyonunda, factor,alıcıların kredibilitelerini tesbit etmeye ve alacakları vadesinde tahsil etmeye çalışmaktadır. Müşterilerin borçlarını ödeyememesi durumunda, factor, satıcı ve müşteri arasındaki ilişkilere zarar vermeden, gerekli girişimlerde bulunur. Buna rağmen alacak tahsil edilemezse, factor kanuni işlemleri başlatır. Öte yandan, kredibilitelerini düşürmek istemeyen müşteriler, factor’e borçlarını ödeyebilmek için özel bir çaba gösterirler. Bu nedenle, satıcılar, tahsilat hizmeti alarak, alacaklarını tahsil edememe risklerinin azaldığını düşünürler. Ayrıca alacakların tahsili ve muhasebesi, factor tarafından yapıldığında, işletme yöneticilerinin zaman ve para tasarrufları olacaktır.

56 Finansman Factor kuruluşun en önemli işlevlerinden birisi de alacakların finansmanını sağlamaktır. Factoring yoluyla müşteri alacaklarının finansmanında iki yöntem kullanılmaktadır. Bunlar; Ön ödemeli veya avans yöntemi, İskonto yöntemidir. Ön ödeme yönteminde,uygulamada,genellikle,müşteriye %80 peşin ödeme yapılmaktadır. Bunun için, factor’e alacağın oluştuğunu gösteren fatura suretleri veya malın gönderildiğine ilişkin belgelerin ibrazı yeterlidir. Böylece, müşteri, alacaklarının karşılığını vadesinden önce avans olarak almakta ve finansman sorununu çözmektedir. Alacağın vadesi geldiğinde,tahsil edilen alacağın %20 sinden factor’ün faiz ve komisyonu düşüldükten sonra kalan tutar satıcıya ödenmektedir. İskonto yönteminde ise,önce alacakların peşin değeri hesaplanmaktadır. Daha sonra, factor kuruluşun komisyon tutarı ve yaptığı masraflar düşülerek, kalan tutar müşteriye ödenmektedir. Ancak,bu yöntem yaygın olarak uygulanmamaktadır. Factor işleminin finansman fonksiyonu sayesinde satıcı firmaların alacaklarının nakde dönüşmesi hızlanmaktadır. Bu sayede firmalar nakit ihtiyaçlarını yabancı kaynaklar yerine alacaklarından sağlamış olmaktadır. Factor kuruluşlar,yukarıda sayılan temel fonksiyonlar yanında,pazar araştırması, kredi istihbaratı, potansiyel müşterilerin bulunması gibi fonksiyonları da üstlenmektedir.

57 Factoring Türleri İşletmelerin ve factor’lerin farklı gereksinimleri göz önüne alınarak factoring hizmetlerinde çeşitlendirmeye gidilmektedir. Yapıldığı Yer Durumuna Göre Yurtiçi Factoring Yurtiçi factoring,aynı ülkede bulunan satıcı ve factoring şirketi arasında yapılan factoring işlemidir. Uluslararası Factoring İhracat factoring’i,alıcının başka ülkede olduğu durumlarda gerçekleştirilen factoring işlemidir. Burada factoring işlemine konu olan alacak ihracat işleminden kaynaklanmaktadır. İhracat factoring’inde yurtiçi factoring’e oranla daha fazla risk unsuru bulunduğundan muhabir bir factor’ün hizmetlerinden yararlanılmaktadır. Bu muhabir bazen factor’ün şubesi veya temsilcisi bazen de ithalatçının ülkesindeki bir başka factoring şirketi olmaktadır. Muhabir factor ithalatçının ülkesindeki gerekli istihbaratları yaparak limit onayını ihracatçının ülkesindeki factor’e bildirir. İhracat factoring’i,factor’ün birçok yabancı ülkede muhabir ilişkisi kurmasını gerektirdiği için yurtiçi factoring’e göre daha geniş bir örgütlenme gerektirmektedir. İthalat Factoring İthalat factoring’i, factor’ün muhabir aracılığıyla yurtdışındaki ihracatçıya vadesinde ödeme yapma garantisi verdiği factoring’dir. İthalat factoring’i ihracat factoring’inin tam tersi olarak düşünülebilir

58 Rücu Edilebilme Durumuna Göre Rücu Edilemez Factoring Rücu edilemez factoring,factor’ün alacağın ödenmeme riskini tamamen üstlendiği factoring çeşididir. Factoring şirketi,satıcı firmanın vadeli alacaklarını satın almakta ve ona ön ödeme yapmaktadır. Vadeli alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda factor müşterisine rücu edememekte ve bütün zararı kendisi üstlenmektedir. Rücu Edilebilir Factoring Rücu edilebilir factoring, factor’ün alacağın ödenmeme riskini üstlenmediği factoring çeşididir. Burada alacağın ödenmeme riskini satıcı firma üstlenmektedir. Yine burada da factoring şirketi, satıcı firmanın vadeli alacaklarını satın almakta ve ona ön ödeme yapmaktadır. Factor tarafından satın alınan alacakların vadesinde ödenmemesi durumunda factor müşterisine rücu etmekte ve yaptığı ön ödemeyi kendisinden talep etmektedir. Ödeme Zamanına Göre Ön Ödemeli Factoring Ön ödemeli factoring’de; factor satıcı firmanın vadeli alacaklarını satın almakta ve alacakların vadesini beklemeden satıcı firmaya belirli bir oranda ödeme yapmaktadır. Ön ödeme oranı genellikle %80 olarak uygulanmaktadır. Satıcı firma tahsil ettiği ön ödemeye karşılık factoring şirketine faiz ödemektedir. Factoring şirketi, alacağın vadesi geldiği zaman borçludan tahsilatı yapar. Satıcı firmaya yapılan ön ödemeden kalan %20’lik kısım, ön ödeme ile ilgili faiz tutarını ve hizmet komisyonunu kestikten sonra kalan kısmı satıcı firmaya öder. Vadede Ödemeli Factoring Vadede ödemeli factoring’de factor satıcı firmanın vadeli alacaklarını satın almaktadır fakat kendisine ön ödeme yapılmamaktadır. Bu tür factoring işleminde finansman fonksiyonu bulunmamakta sadece tahsilat işlevi bulunmaktadır. Bildirim Durumuna Göre Bildirimli Factoring Bildirimli factoring, satıcı firmanın alacağını factor’e devrettiğini borçlulara bildirdiği factoring türüdür. Böylece borçlu olan alıcı firma ile factoring şirketi birbirlerinden haberdar olurlar. Bildirimsiz Factoring Bildirimsiz factoring’de satıcı firmanın alacağını factoring’ devrettiği borçlulara bildirilmez. Bu tür factoring’de tahsilat fonksiyonu yoktur. Factor esas itibariyle alacakların ödenmeme riskini üstlenmektedir

59 Diğer Factoring Çeşitleri Geleneksel Factoring (Full Service Factoring) Geleneksel factoring,diğer tüm çeşitlerinde yer alan unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır. Geleneksel factoring genellikle satıcı firma ile factor arasında düzenli ve sürekli bir anlaşma niteliğinde olmaktadır. Buna göre satıcı firma herhangi bir mal ve hizmet satışı yaptığı zaman ortaya çıkan alacaklarını hemen factor’e satmaktadır. Bu tür factoring’in en önemli üstünlüğü satıcı firmanın birçok müşteriden olan alacağını factor’e devrederek alacakların hesabını tek bir kaleme indirgemesidir. Bu durum satıcı firmaya alacakların yönetimi ve muhasebe işlemlerinin basitleştirilmesi önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Yurtiçi factoring işlemlerinde full servis hizmeti, satıcı firmanın tüm alacaklarını factor’e ciro etmesi koşuluyla yapılmaktadır. Acente Factoring’i Bu tür factoring işleminde factor,satın aldığı alacakların tahsilat görevini bir başka şirkete devreder. Bu şirket factor adına ve onun acentası olarak hareket etmektedir. Factoring işlemi gerçekleştirildiğinde borçlu firmaya,ödemelerini bu firmaya yapması gerektiği bildirilir. Bu tür factoring işleminde borcun ödenmemesine karşı koruma ve finansman sağlanmaktadır. Toptan Factoring (Bulk Factoring) Bu tür factoring işlemlerinde çok miktarda küçük çaplı müşterisi bulunan satıcı firmalar bütün satışlarından doğan alacaklarını faktöre devretmektedirler. Toptan factoring’de borçlu borcunu doğrudan factor ödemeye yönlendirmektedir. Factor kendisine yapılan ödemelerle ilgili günlük detayları düzenli olarak satıcı firmaya göndermektedir. Bu sayede alacakların takibi kolaylaştırılır. Toptan factoring’de factor tarafından satıcı firmaya sadece finansman hizmeti sunulmaktadır. Alacak yöntemi ve borçların ödenmemesi gibi riskler toptan factoring’in kapsamına girmemektedir. Fatura İskontosu Bu tür factoring satıcı firmaya sadece finansman hizmeti sunan, buna karşılık alacak yöntemi ve borçların ödenmemesi gibi factoring hizmetinin temel özelliklerini kapsam dışı tutan bir factoring işlemidir. Bu tür factoring işleminde borçlulara borçlarını factor’e ödemeleri ihbar edilmemektedir. Bu yöntemde factor,satıcı firmanın ibraz ettiği bir faturayı iskonto etmekte ve satıcı firmaya ön ödeme yapmaktadır. Fatura iskontosu yönteminin işleyiş süreci şu şekildedir: Satıcı firma ticari alacaklarının ve borçların ayrıntılı listesini factor’e verir. Factor faturalar toplamından kendi komisyon ve masraflarını düştükten sonra kalan tutarı satıcı firmanın hesabına alacak kaydeder. Satıcı firma her hafta factor’e toplam satışları, yapılan tahsilatları, iskonto ve iade bilgilerini gönderir. Borçlulardan yapılan tahsilatların tümü doğrudan factor’ün banka hesabına havale edilir. Havaleler ile ilgili dekontların bir kopyası bilgi sahibi olması için factor’e gönderilir. Her ayın sonunda satıcı firma factor’e güncelleştirilmiş alacaklıları vadeleriyle birlikte gösteren bir liste gönderir. Factor bu listeye göre kendi kayıtlarının mutabakatını yapar. Faturası iskontosu yönteminde satıcı firmaya finansman hizmeti dışında bir hizmet verilmemektedir. Buna karşılık factor finansman faizi dışında bir de satın alınan toplam alacaklar üzerinden hesaplanan komisyon almaktadır.

60 Factoring İşleyişi Factoring işlemi, bu hizmetlerden yararlanmak isteyen işletmelerin factor’e veya factor’ün, işletmeye başvurmasıyla başlar. Satıcı işletme, yaptığı başvuruda, son hesap durumunu, devamlı müşterilerinin isim ve adreslerini, bunların çalıştığı bankaları, bu müşterilere önceki yıllarda yapılan satış tutarlarını, satılan mal çeşitlerini bildirir. Factor, bu bilgilerden yararlanarak, ilgili piyasa ve borçluların kredi değerliliği ile ilgili araştırma yapar. Bunun sonucunda, bütün alacakların veya alacakların bir kısmının satın alınması konusunda karar verir. Daha sonra, işletme ve factor arasında bir sözleşme yapılır. Bu sözleşme ile, genellikle factor kuruluşa,gerekli gördüğü takdirde, bazı işletmelerin anlaşma dışına çıkarılması veya borçlanma limitlerinin düşürülmesi konusunda yetki verilebilir. Bilindiği gibi, factoring işlemleri, genellikle yurt içi ve yurt dışı factoring olarak ikiye ayrılır. Bu nedenle, factoring’in işleyişini ayrı ayrı değerlendirmekte yarar vardır.

61 Yurtiçi Factoring’in İşleyişi Yurt içi factoring aşağıdaki aşamalardan geçer. Factor’e başvuru: Yurt içi veya yerel factoring hizmetlerinden yararlanmak isteyen işletme,factoring kuruluşuna,istenen belge ve bilgilerle müracaat eder. Teklif: Factor, gerekli inceleme ve değerlendirmelerini yaptıktan sonra, işletmeye yapabileceği hizmetlerin türünü ve alacağı komisyonu bildirir. Factoring Sözleşmesi: Factor ile müşteri arasında factoring sözleşmesinin şartları, komisyon oranı, ödeme oranı ve faiz gibi koşullar karşılıklı olarak belirlendikten sonra, sözleşme imzalanır. Onay: Sözleşmelerin imzalanmasından sonra, işletme müşterilerinin siparişlerini alır. Alınan her sipariş, factor’e bildirilir ve onay beklenir. Malların Müşteriye Gönderilmesi ve Faturaların Temliki: Factor, işletmenin alacaklarına garanti vermişse, mallar alıcılara gönderilirken, fatura ve suretlerine faturada gösterilen alacağın factoring kuruluşuna devredilmiş olduğu ve ödemelerin factor’e yapılması gerektiği şeklinde bir not yazılır. Ön Ödeme: Factor, yapılan sözleşmeye uygun olarak, satıcıya ön ödemeyi yapar. Fatura Bedelinin Tahsili: Factor, fatura bedellerini vadesinde alıcıya tahsil eder.

62 Yurtdışı Factoring’in İşleyişi Yurt dışı factoring’de,yurt içi factoring’den farklı olarak dört taraf vardır. Bunlar; ihracatçı,ithalatçı,yerel factor ve muhabir factor kuruluştur. Yurt dışı factoring işlemi şu aşamalardan oluşur: İhracatçı ülkesindeki factor kuruluşla bir sözleşme yapar. İthalatçı tarafından sipariş verilir. Gelen sipariş talepleri yurt içindeki factor kuruluşa bildirilir. Yurt içi factor kuruluş, muhabir factor kuruluşun onayını alarak, ihracatçıya sunabileceği hizmetleri bildirir. İhracatçı, Malları İthalatçıya Gönderir. Alacak Tutarı, Yurt İçi Muhabir Factor’e Devredilir. Müşteriye Gönderilen Faturalarda Ödemelerin Factor’e Yapılması Gerektiği Bildirilir. Yapılan Sözleşmeye Göre,Yurt İçi Factor Kuruluş, İhracatçıya Ön Ödemede Bulunur. Vadesi Gelen Fatura Bedeli, İthalatçı Tarafından Muhabir Bankaya Ödenir. Muhabir Factor Yaptığı Tahsilatı Yurtiçi Factor’e Öder.

63 Çift Factor Yöntemi Müşterinin ihracatından doğan alacağını factor’e devretmesi durumunda, ihracatın yapıldığı ülkede yerleşik, aynı factoring zincirinin temsilci diğer bir factor’ün, alacağın takibi ve tahsilini üstlenmesidir. Zincirleme Factor Yöntemi Bu durum, ihracatçının bir ülkeye yaptığı satışların hepsini tek bir dağıtıcıya yapmasının sonucudur. Sonuçta, dağıtımcının ihtiyaç duyduğu kredinin tutarı, ithalat factor’ünün normal şartlarda teminatsız olarak tanıdığı kredi tutarından fazla olabilir. Kredi riskini kabul etmekteki bu güçlük, dağıtıcının ithalat factor’ü ile bir factoring anlaşmasına girmesi ve dağıtıcının alacaklarının bu factor’ce satın alınması ile oluşan bakiyenin teminat olarak kullanılması suretiyle giderilir.

64 Factoring’te Risk Değerlendirmesi Bilindiği gibi, factoring risk içeren bir faaliyettir. Bu nedenle, factor, satıcı işletme ile bir anlaşmaya girmeden önce,karşı karşıya kaldığı riskleri değerlendirmek zorundadır. Bu amaçla yapılan mali analiz ve istihbarat çalışmaları şunlardır: Alıcıların İstihbaratları: İstihbarat çalışmalarında hem müşteriler, hem de factoring talebinde bulunan işletmeler tek tek incelenir. Mali Analiz Çalışmaları: Mali tablolar, tahsil edilemeyen alacaklar ve benzeri tablolar incelenir. Yaşam Süresi Tahmini: Yaşam süresi tahmini, işletmelerin ömürlerini belirmeye yönelik bir çalışmadır. Erken Uyarı Sistemi: İşletmelerle ilgili tüm birimler bir arada toplanarak olası zararlar önceden tespit edilir ve gerekli önlemler alınır. Factoring işlemindeki riskleri ikiye ayırmak mümkündür. Satıcı veya üretici işletme ile ilgili riskler Rücu edilemez factoring’de müşteri ile ilgili risklerdir

65 Satıcı veya Üretici İşletme Riski Satıcı veya üretici işletme değerlendirilirken, factor, değerlendirmesini 2 aşamalı olarak yapmak zorundadır. Öncelikle, anlaşma talebinde bulunan işletmenin sürekliliği incelenmelidir. Daha sonra, satın alınacak alacakların kalitesi üzerinde durulmalıdır. Factor, satıcı veya üretici işletmenin geçmiş performansını, verilen teklif formundan yararlanarak yapabilir. Üretici veya satıcı işletmenin değerlendirilmesinde ikinci aşama, işletmenin mevcut mali yapısının incelenmesidir. Değerlendirmede üçüncü aşama, işletmeye iadelerle ilgili bilgilerdir. Bir işletmenin iade tutarı ne kadar fazla ise, müşteriler ile factor arasında problem çıkma olasılığı o kadar yüksektir. Değerlendirmede dördüncü aşama, işletmenin alacak devir hızının tespitidir. İşletmenin alacak devir hızı, endüstri ortalamasının altında ise, mamullerin kalitesiyle ilgili sorunların varlığı sözkonusu olabilir. Factor tarafından değerlendirmelerde bazı alacaklar kapsam dışında bırakılabilir. Bunlar arasında en önemlileri şunlardır: Holding bünyesindeki işletmelere yapılan satışlardan doğan alacaklar, İade edilmek şartıyla yapılan satışlar, Satış sonrası hizmet şartıyla yapılan satışlardır. Bu şekilde yapılan satışlardan doğan alacaklarda, anlaşmazlık çıkma ihtimali yüksek olacağından, factor, bu tür satışları kapsam dışı bırakmak isteyecektir.

66 Müşteri Riski Hem rücu edilebilir, hem de rücu edilemez factoring işlemlerinde, müşteri riski çok önemlidir. Ancak, rücu edilemez factoring işlemlerinde risk daha yüksektir. Factor tarafından yapılan değerlendirme şu konuları içerir: Tahsil edilemeyen alacakların tarihçesi İşletmenin değerlendirme yöntemi İşletmenin alacak yöntemi Endüstri ortalaması Kredi şartları Satın alma alışkanlıkları Alacak devir hızı

67 Factoring’in Üstünlük ve Sakıncaları Factoring’in üstünlükleri şunlardır: Yurt dışı factoring’de, ticari, politik, transfer ve kur riskleri, factor tarafından yüklenildiğinden, satıcı veya üretici işletmeye büyük kolaylık sağlamaktadır. Rücu edilemez factoring sözleşmesiyle, işletmenin alacaklarının tahsil edilememe riski ve likitide sorunu çözülecektir. Alacak yönetimi, factor’e bırakıldığında, satıcı bu işler için personel istihdam etmez. Bu nedenle zaman ve gider tasarrufu sağlanır. Factor tarafından toplanan bilgilerde işletmelerin ihracat potansiyeli artmaktadır. Factoring işlemi, satıcıların müşterilerine vade tanımalarına neden olduğundan, satışlarında da artış sözkonusu olmaktadır. Factor’e devredilen alacaklar, işletmelerin likitidesini olumsuz yönde etkilemez. Satışların muhasebesinin factor tarafından tutulması, satıcı işletmeye önemli bşr kolaylık ve tasarruf sağlamaktadır.

68 Factoring yoluyla sağlanan finansman kaynağı, diğer finansman kaynaklarına göre daha esnektir. İşletme, factor’ün vereceği ön ödeme ile, hammadde alımından iskonto sağlayarak üretim maliyetlerini düşürebilir. Nakit bütçelerinin doğru ve güvenilir bir şekilde hazırlanmasıyla, işletmelerin planlı büyümelerine yardımcı olunur. Alıcı ile ortaya çıkabilecek farklı lisan sorunları, factor tarafından çözülür. Factoring ile sağlanan finansman maliyeti,ticari kredilere göre daha ucuz olduğundan, işletmenin karlılığı artar. Factor kuruluşlar, bankalara göre daha az formalite ister. Yurt dışı factoring’de, ithalatçılar, akreditif açmadan, ithalat yapabilirler. Böylece zamandan ve maliyetten tasarruf sağlarlar. Kobi’lerin tahsilat sorunları çözülerek, sağlıklı bir şekilde büyümelerine yardımcı olurlar. Satıcılara, peşin satış, alıcılara vadeli alış olanağı sağlanarak, ekonomiye canlılık kazandırılarak, daha çok üretim ve istihdam sağlanır. Açık hesap şeklinde yapılan satışlar artar ve bu şekilde ortaya çıkan alacaklar güvenli hale gelir.

69 Factoring’in sakıncaları ise aşağıdaki gibi özetlenebilir. Yapılan satışların değeri küçük ve fatura sayısı çoksa, factoring işleminin maliyeti yüksek olabilir Alacakların satışının bazı iş kollarında uygulama olanağı olmayabilir. alacak haklarının satışları, piyasada bazı işletmelerin güven kaybetmelerine neden olabilir. Çünkü alacak haklarının satışı, söz konusu işletmenin finansal açıdan zor durumda olduğu şeklinde yorumlanabilir.

70 Factoring’in Satıcı Firmaya Etkileri Likidite Etkisi Finans yöneticisinin temel görevlerinden bir tanesi firmanın, gelecekteki nakit ihtiyacını yine o tarihlerde mevcut ve alacaklardan karşılayarak nakit dengesini sağlamaktır. Bu bağlamda firmanın nakit tahsilatlarına ilişkin tahminler önemli olmaktadır. Factoring sayesinde firmaların müşterilerden yapacakları nakit tahsilatların, miktarı ve zamanı tahmin olmaktan çıkar. Factoring şirketine devredilen fatura tutarlarının, factor tarafından önceden belirlenen tarihte ve tutarda ödenmesiyle açık hesap niteliğindeki müşteri alacakları nakde dönüşür. Böylece firmanın nakit yönetimi daha risksiz hala gelmiş olur. Factoring işlemi hizmet fonksiyonu sayesinde bir finansman aracı olmanın ötesine geçmektedir.

71 Kredi İhtiyacına Etkisi Factoring sayesinde firmalar, müşterilerinden olan vadeli alacaklarını nakde çevirmekteler ve alacaklarını tahsil edememe riskini ortadan kaldırmaktadırlar. Bu sayede firmaların finansal riski ortadan kalkmakta ve nakit kredi ihtiyaçları da azalmaktadır. Hizmet Fonksiyonu Etkisi Factoring şirketi müşterinin muhasebe kayıtlarını tutar ve onlara tahsilat,kredi kontrol gibi hizmetler sunar. Hizmet fonksiyonu factoring’in temel işlevlerinden bir tanesidir. Hizmet fonksiyonu sayesinde factor müşterisine önemli bir maliyet avantajı sağlamaktadır. Hizmet fonksiyonunun müşteriye maliyeti genellikle satışların %0,5 ile %3’ü arasında olmaktadır. Satıcı firmalar factoring sözleşmesi yaparak ekstradan bir maliyete katlanmaktadırlar. Fakat buna karşılık elde edilen istatistiki bilgilere göre, yönetsel etkinlik ve muhasebe bölümünün önemli bir iş yükünden kurtulması gibi faydalar

72 Factoring Maliyeti Factor kuruluş, yaptığı factoring işlemiyle satıcı işletmeye hem nakit, hem de hizmet sağladığı için iki ayrı gelir elde eder. Başka bir deyişle, factoring hizmetinden yararlanan işletme için 2 tür maliyet söz konusudur. Hizmet bedeli olan komisyon maliyeti İskonto bedeli olarak finansman maliyetidir. Bunların ilki, yapılan satışlar üzerinden alınan factoring komisyonudur. Komisyon tutarını şu şekilde belirlemek mümkündür. Sabit giderler, kırtasiye, haberleşme, yasal dava takip ve personel giderleri, Riskin sıfırlanma bedeli veya riziko primi, Kar marjıdır.

73 Sabit giderler, factor kuruluşun müşteriye verdiği hizmet nedeniyle yaptığı harcamaları içermektedir. Risk sıfırlama bedeli ise, alıcının riskine,ülke riskine veya ödeme koşullarına bağlı olarak belirlenmektedir. Yurt içi factoring komisyonu, %0.5 ile %2.5 arasında değişmektedir. Yurt dışı factoring’de alacağın tahsil edilememe riski ithalat factor’üne aittir. Bu nedenle, komisyon oranı muhabir factor tarafından belirlenir. İskonto oranı olarak finansman maliyeti, müşteriye vadeden önce yapılan %80 oranındaki peşin ödemenin maliyetidir. İskonto bedeli, peşin ödeme ile peşin alacağın tahsilatının yapılacağı tarih arasındaki süre için alınmaktadır.

74 Uluslar arası factoring’de iskonto oranı, LIBOR, PRIME RATE ve bunlara ek olarak belirlenen risk marjına göre tesbit edilir. LIBOR’un iskonto bedeli olarak esas alınmasının nedeni, uluslar arası piyasalarda banka kredilerinde kullanılan temel faiz oranı olması ve 3 aylık oranın 90 günlük satış vadelerine uygun gelmesidir. Ödenecek faiz tutarı, yıllık faiz oranına bağlı olarak değişebileceği gibi risk payına bağlı olarak da değişir. Müşteriden alınan komisyon ve iskonto şeklindeki finansman bedeli, işlem banka bünyesinde yapılıyorsa %5 BSMW ve %6 oranında Kaynak Kullanım Destek Fonu (KKDF)’na tabidir. Bu işlem, factoring şirketi bünyesinde yapılıyorsa %5 oranında BSMV’ne tabidir.

75 ÖRNEK: İhracat yapan X işletmesi,bir factoring kuruluşu ile aşağıdaki şekilde anlaşma imzalamıştır. Buna göre, Factoring Komisyonu: %1.25 İskonto bedeli: LIBOR + %2 olacaktır. Alacağın vadesi: 3 ay Üç ay vadeli, $ lık ihracat için factoring işleminin işletmeye olan maliyeti nedir? Sözleşmedeki ön ödeme oranını %80 varsayarsak, factor kuruluşun yapacağı ödeme, $ x 0.80 = $ olacaktır. Eğer, 1 $ = 1.7 TL ise,işletmeye peşin olarak, 8.000$ x 1.7 = TLödeme yapılacaktır.

76 LIBOR faiz oranının yıllık %8 olduğunu varsayalım. Bu durumda işletmeye yıllık iskonto oranı olarak %8 uygulanacak demektir. Yıllık %8 iskonto bedelinin, factor kuruluşa üç aylık finansman maliyeti [(%8 + %2) x (3/12) ] = %2,5 olacaktır. Bu durumda factoring işleminin işletmeye maliyeti: $x(%2,5 + %1,25) =10.000$ x (%3,75) = 375$ olacaktır. Alacağın vadesi geldiğinde geriye kalan %20 oranındaki tutar, factor tarafından tahsil edilecektir. Bu durumda, factor kuruluş müşteriden, dolarlık tahsilatı yapacak, faiz, komisyon ve risk primi olarak 375 doları tahsil ettikten sonra geriye kalan doları işletmeye geri verecektir.

77 Factoring’in Alternatif Finansman Yöntemleriyle Karşılaştırılması Factoring ve Leasing Leasing işlemini, malın mülkiyetini kiralama şirketinde, kullanım hakkının ise kiracıda olduğu finansman yöntemi olarak tanımlayabiliriz. Kiracı, istediği takdirde, kiralama süresi sonunda malın sahibi olabilir. Bu yöntemde, leasing şirketi kiralama nedeniyle, kambiyo ve ödenmeme riskine karşı korunmaktadır. Kiracı şirket ise, taksitle ödeme kolaylığından yararlanarak malın sahibi olmaktadır. Factoring ve Leasing arasındaki farklardan birisi, işleme konu olan mal türleriyle ilgilidir. Factoring, alacakların factor’e devrini içeren, devamlı olarak yapılan, yatırım, tüketim ve hizmet sektörünün finansmanında kullanılan kısa vadeli finansman yöntemidir. Leasing ise, yatırım mallarının finansmanı için kullanılan orta ve uzun vadeli bir finansman yöntemidir

78 Factoring ve Forfaiting Forfaiting, ihracatçıların mal ve hizmet ihtiyacından doğan orta vadeli alacaklarını, tahsil edilememe riskiyle birlikte forfaiter’e satmasıdır. Factoring ve forfaiting arasındaki en önemli fark, vadeyle ilgilidir. Factoring,genellikle 1-6 ay vadeli alacaklar için, forfaiting ise, 6 aydan 5 yıl vadeli belgeye bağlı alacaklar için kullanılır. Ayrıca factoring’te ticari riskin karşılanabilmesi için ihracatçı komisyon öderken, forfaiting’de ihracatçı komisyon ödemez. Factoring ile forfaiting arasındaki bir diğer fark, forfaiting’in genellikle uluslar arası işlemlerde uygulanmasıdır. Factoring, Senet İskontosu ve Senet İştirası Bilindiği gibi, işletmeler için klasik finansman yöntemi,senet iskontosu ve iştirası’dır. Bankacılıkta iştira ve iskonto, vadesi gelmemiş bir senedin, vade tarihine kadar geçen süre ile orantılı faizin düşülüp, senet bedelinin ilgili tarafa peşin olarak ödenmesidir. Senet iskontosu ve iştirası arasında önemli bir fark yoktur. Tahsile verilen senetlerin borçlu ve alacaklısı aynı şehirde ise, senet iskontosundan,farklı şehirlerde ise, senet iştirasından söz edilir.

79 Bilindiği gibi, factoring işleminin konusunu, satıcının alacaklarını satması oluşturmaktadır. Oysa, iskonto işleminde kıymetli evrakın devri söz konusudur. Factoring işleminde, alacakların önceden ve toptan olarak factor’e devri mümkündür. Öte yandan, iskonto işleminde iskonto yüzdesi, satıcının itibarına göre belirlenir. Factoring’de ise, verilen avansların satıcının itibarı ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Esas olan borçlunun güvenilirliğidir. Senet iskontosunda banka, senedin vadesine göre,faiz,komisyon ve diğer giderleri peşin tahsil eder ve senet bedelinin geri kalan kısmını müşteriye öder. Factoring’de ise, işletmeye peşin olarak en fazla %80 ödeme yapılır. Bankalar, iskonto işlemi yaparken iskontoya kabul edecekleri senet tutarını belirler. Senetlerin iskontoya kabul edilmesiyle, işletmenin bankadaki kredi limiti azalır. Oysa factoring işleminde, işletmeler için benzeri anlamda bir limit sözkonusu değildir. Factoring’de maksimum 180 gün vadeli alacaklar işlem görürken, iskontoya kabul edilen senetlerin vadeleri genel olarak 90 gündür.

80 Factoring ve İhracat Kredi Sigortası İhracat kredi sigortası, ithalatçının,ödeme güçlüğü içine düşmesi, transfer ve politik riskler nedeniyle ödeme yapamama olasılığına karşı geliştirilen bir sigortadır. Bu nedenle, sözkonusu sigorta ile ihracatçının alacağı teminat altına alınmaktadır. Ancak, sigorta ile alacağın tümü değil, belli bir yüzdesi garanti altına alınmakta, geriye kalan risk, ihracatçıya yüklenmektedir. Oysa factoring işleminde ihracatçıya %100 tahsilat garantisi verilebilmektedir. İthalatçının ödemeyi yapmaması durumunda, factor, vade tarihinden itibaren en geç 90 gün içerisinde ödeme yapmaktadır. Oysa, ihracat kredi sigortasında, alacağın tahsili, ithalatçının konkordato veya iflasını ilan etmesi, alacağın vadeden itibaren 4 ay içinde ödenmemesi gibi şartların varlığına bağlıdır. Factoring ve Akreditif Akreditif, ihracatçının sattığı mallara ait sevk evrakını akreditifin açılmasına aracılık eden yerel bankaya teslim ederek, mal bedelini tahsil etmesine olanak veren yazılı bir taahhüttür. Akreditifin açılması için, ithalatçının bankaya teminat vermesi, akreditif masraflarını ve komisyonları ödemesi gerekebilir. Oysa, factoring işleminde, ihracatçı, yapacağı yüklemeler için factor’den ödenmeme riskinin karşılanmasını istenmektedir. Bunun maliyetine de ihracatçı katlanır. Oysa,aynı satış fiyatına sahip bir mal için, factoring uygulayan bir ihracatçı ithalatçıya finansman masrafı yüklenmemesi nedeniyle daha avantajlı duruma geçebilir.

81 Factoring ve Senet Karşılığı Kredi Senet karşılığı kredi, işletmelerin müşteri senetlerini karşılık göstererek bankadan kredi sağlamalarıdır. Senet karşılığı kredi işleminde, banka belirli bir limit dahilinde müşteriye kredi tahsis etmektedir. Factoring’de ise, işletmeye factor tarafından finansman hizmeti yanında, piyasa araştırması, alacakların takibi, tahsili ve muhasebe kayıtlarının tutulması hizmetleri verilebilmektedir. Bankalar ve factoring kuruluşlarının finansman konusuna bakış açıları farklıdır. Bankalar müşterilerine finansman sağlarken, rücu haklarını saklı tutarlar. Oysa, factor kuruluşlar, işletmelerin alacak haklarını satın aldıktan sonra rücu edemezler. Bankalar verdikleri kredilerin geri dönmeme riskini aldıkları teminatlarla karşılamaya çalışırlar. Oysa, factor kuruluşlar satın aldıkları reasüre ederler.

82 Senet Karşılığı KrediFactoring Alacaklar güvence olarak bankaya verilirAlacaklar factoring firmasına satılır Alacak tutarının %70’ine kadar kredi verilebilir. Fatura bedelinin %80 veya daha fazlası satın alınır. Kalan iskonto ve komisyon düşülerek satıcıya ödenir. Çoğunlukla gizli olarak gerçekleşir.Sadece istisnai durumlarda gizlidir. Bankanın borçlusu dış satımcıdır.Factoring firmasının borçlusu alıcıdır. Alacakların talebi, işlenmesi ve tahsili dış satımcı tarafından yapılır. Alacakların talebi ve izlenmesi factoring firması tarafından yapılır. Tek amaç finansmandır. Müşterinin isteğine göre amaç, finansman, ticari riskin karşılanması, istatistiki veri toplanması vb. olabilir. Maliyet, cari hesap faizi ve olağan komisyonlardan oluşur. Maliyet, finansman maliyeti ve istenilen hizmetin maliyetinden oluşur. Ticari transfer ve kur riskleri dış satımcının üstündedir. Ticari risk factoring firmasının üstündedir. Kur ve transfer riski, genelde kapsam dışıdır. Senet iskontolarına konu olan senetlerin vadesi genellikle kısa sürelidir. Reeskonta verilecek senetlerin vadesi en fazla 121 gün olabilmektedir. Factoring işlemlerinde alacakların vadesi günden güne kadar uzayabilmektedir.

83 Forfaiting Forfaiting, kredili mal ve hizmet ihracatından doğan ve gelecekte tahsil edilecek, orta vadeli ve uygulamada bir banka tarafından garanti edilmiş senetli veya senetsiz bir alacağın, vadeden önce satılarak, tahsil edilmesidir. Alacağın satıcısına forfaitist, devralan kuruluşa forfaiter denir. Senetli ve senetsiz her çeşit alacak, forfaiting konusu olabilir. Ancak, uygulamada poliçe ve bono gibi senetlerle temsil edilen alacaklar üzerinden forfaiting yapılmaktadır. Uluslararası piyasalardaki yoğun rekabet, ihracatta yeni finansman tekniklerinin geliştirilmesine neden olmuştur. Son yıllarda, gelişmiş ülkelerde sevk sonrası ihracat finansmanına ağırlık verilmiştir. Forfaiting sevk sonrası ihracat finansman tekniğidir.

84 Son yıllarda Türkiye'de ihracattaki artışa paralel olarak, forfaiting önem kazanmaya başlamıştır. Forfaiting finansmanında vade, altı ayla on yıl arasında değişmektedir. Kredinin geri ödemesi, genellikle, altışar aylık taksitler halinde yapılmaktadır. Forfaiting, factoring'in aksine, sermaye mallarının ihracatıyla ilgili ollarak kullanılan orta vadeli bir finansman tekniğidir. Forfaiting işlemleri, genellikle, ABD Dolan, Euro, İsviçre Frangı, Yen, Sterling, İsveç Kronu ve Florin gibi konvertibl paralar üzerinden yapılmaktadır.

85 Forfaiting işlemleri, orta vadeli kambiyo piyasalarının bulunduğu her yerde yapılabilir. Burada önemli olan, paraların ülkeler arasında transfer edilebilmesidir. Öte yandan, forfait piyasasında, sağlanan hizmetler açısından da önemli gelişmeler gözlenmektedir. Bu gelişmelerden birincisi, ikincil forfait piyasası­nın gelişmesidir. İkincil piyasaların gelişimi, forfaiter'lerin, yeni forfaiting işlemlerine girmelerini sağlamaktadır.

86 İkincil piyasalarda, eldeki senet veya poliçelerin tümü yanında, parça parça satılmaları da mümkündür. Londra piyasası, en aktif ikincil piyasadır. Forfaiter'ler hem birincil, hem de ikincil piyasada faaliyet göstermektedirler. Forfaiting piyasasındaki gelişmelerden ikincisi, büyük tutarlardaki işlemlerde sendikasyona gidilmesidir. Bu piyasadaki üçüncü önemli gelişme, birincil piyasadaki sabit faizli borçlanmalardan, ikincil piyasada değişken faiz oranlı borçlanmalara geçilmesidir. Factoring ve forfaiting arasındaki benzerlik ve farklılıklar aşağıdaki gibi gösterilebilir.

87 FactoringForfaiting Devamlı bir işlemdir.Bir defalık bir işlemdir. Alacaklar satın alınır. % 80 kadar finansman sağlar.% 100 finansman sağlar Risk %100 üstlenilir. Genel bir sözleşme yapılır.Sözleşme yoktur. Sadece fatura yeterlidir.Poliçe veya bono gereklidir. Açık hesap işlemlere de uygulanır. Akreditif veya vesaik mukabili ihracatlara uygundur. Banka avali gerekmez.Genellikle banka avali istenir. 120 güne kadar vade tanınır.180 günden 10 yıla kadar vade tanınır. Çalışma alanı tüketim mallarıdır.Çalışma alanı yatırım malıdır. Siyasi ve ticari riskleri kapsamaz.Siyasi ve ticari riskleri kapsar. İkinci pazarı yoktur.İkinci pazarı vardır. Alacak defteri yönetimi vardır.Alacak defteri yönetimi yoktur. Tahsilat yapılır.

88 Forfaiting Süreci Bilindiği gibi, forfaiting, ihracatçıların ithalatçılara kredili olarak sattıkları mal bedelleri ile ilgili alacaklarını, kendilerine rücu hakkı olmaksızın üçüncü şahıslara satmalarıdır. Forfaiting, rücu hakkı olmaksızın, alacağın satın alınması yoluyla, sabit faizli ve genellikle orta vadeli bir ihracat finansman yöntemidir. Forfaiting'e konu olan alacaklar, genellikle poliçe veya bono şeklinde senede bağlanmış alacaklardır. Forfaiting işleminde yer alan taraflar şunlardır: İhracatçı işletme (forfaitist), İthalatçı işletme, Forfaiter, Garantör banka. Forfaiting sürecinin birinci aşamasında, ihracatçı, kredili satıştan önce forfaiter’a başvurmaktadır. İkinci aşamada, forfaiter, ihracatçıdan değerlendirme yapabilmek için, bazı bilgi ve belgeler ister.

89 Ticari anlaşma Forfaiting sözleşmesi Senetlere aval-garanti verilmesi Malların teslimi Senetlerin ihracatçıya verilmesi Senetlerin forfaiter’a teslimi İskonto yapıldıktan sonar naktin ödenmesi Ödeme araçlarının vadesinde tahsil edilmek üzere teslimi Vadesi geldiğinde senetlerin ithalatçıya yollanması Vadesinde senetlerin ödenmesi Vadesinde ödemelerin forfaiter’a teslimi

90 Forfaiting Finansmanın Üstünlük ve Sakıncaları Bilindiği gibi, forfaiting işleminde, ihracatçı, ithalatçı, forfaiter ve garantör olmak üzere dört taraf vardır. Bu nedenle, forfaiting'in üstünlük ve sakıncalarını taraflar açısından ayrı ayrı incelemekte yarar vardır.

91 Forfaiting Finansmanın İhracatçı Açısından Üstünlükleri Forfaiting işlemiyle finansmanın, ihracatçı açısından üstünlükleri aşağıdaki gibi özetlenebilir: Forfaiting ile kredili mal satışından doğan alacağın tahsil edilememe riski ortadan kalkmaktadır. Çünkü, söz konusu risk, forfaiter tarafından üstlenilmektedir. Forfaiting işlemi, ihracatçıya sabit faizli bir finansman sağlamaktadır. Böylece ihracatçı, döviz kuru, transfer ve faiz oranı risklerinden korunmaktadır. Forfaiter kuruluşları, ihracatçıya sözleşme uyarınca ihraç edilen malın teslim tarihinden önce, sabit bir iskonto oranı garanti etmektedir. Böylece, ihracatçı iskonto maliyetini, ihraç kontratının hazırlandığı sırada hesaplayabilmekte ve maliyet içerisine dahil edebilmektedir. İhracatçı alacağını nakde çevirebildiğinden, likiditesi artmakta, banka ve diğer kaynaklara olan borçlan azalmaktadır. Bu nedenle, satıcının kredi değerliliği ve kredi alabilme kapasitesi artmaktadır.

92 Forfaiting Finansmanın İhracatçı Açısından Üstünlükleri İhracatçının ithalatçı hakkında bilgi toplamak ve ülke riskini değerlendirmek gibi sorunları ortadan kalkmaktadır. Forfaiting veya kredi işlemi, çok süratli bir şekilde gerçekleşmektedir. Garantörün forfaiter tarafından kabul edilmesi durumunda, işlem, birkaç saatte sonuçlandırılmaktadır. Başka bir deyişle, diğer kedilerde olduğu gibi, uzun incelemeler gerektiren kapsamlı kredi sözleşmelerine gereksinim duyulmamaktadır. Forfaiting finansmanı, diğer finansman türlerinin aksine, gizlilik içinde yürütülmektedir. İhracatçı, kredili satıştan önce, bankanın alacak hakkını satın alma taahhüdünü ve bu taahhüdün kendisine olacak maliyetini bildiği için, ithalatçıya kredi maliyetini içeren CİF fiyatlar vermektedir. Kredili satış işleminin neden olduğu risk, forfaiter tarafından üstlenildiğinden, ayrıca ihracat kredi sigortasına gereksinim duyulmamaktadır.

93 ÖRNEK 2: Yıllık %12 faiz oranından, 5 yıl vadeli $'lık bir alacak için, vadeleri 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl, 4 yıl ve 5 yıl olan $'lık 5 ayrı poliçe alınmıştır. Söz konusu poliçelerin bugünkü değeri kaç dolardır? Problemin çözümü için, Net Bugünkü Değer formülünden yararlanılabilir. Net Bugünkü Değer Yöntemi, formülle aşağıdaki gibi gösterilebilir. Burada, NBD: Net Bugünkü Değeri, P n : Poliçe veya senetlerin nominal değerini, i: İskonto oranını, N: Yıl sayısını göstermektedir. örnekteki verileri formülde yerine koyarsak, formül şeklinde yazılabilir.

94 İşlemleri kolaylaştırmak için, genellikle finans matematiği veya finansal yönetim kitaplarının ekinde yer alan, peşin değer tablolarından yararlanmak mümkündür. Buna göre, %12 iskonto oranından 1$'ın peşin değeri, birinci yıl için 0,8929, ikinci yıl için 0,7972, üçüncü yıl için 0,7118, dördüncü yıl için 0,6355, beşinci yıl için 0,5674 değerleriyle çarpılarak bulunur. Bu durumda $'ın peşin değeri aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi, $'dır.

95 Senetlerin Tutarı($) %12 İskonto Oranından Peşin Değer Katsayısı Net Bugünkü Değer ($) , , , , ,

96 Öte yandan, iskonto oranının belirlenmesinde vadenin 365 günden kısa veya uzun olmasına göre iki ayrı formülden yararlanılabilir. Senet iskonto tarihi ile vade sonu arasındaki süre 365 günden kısa ise aşağıdaki formül kullanılır. Burada, Z 1 : İskonto oranını, N: 360 günü, D: Yıllık faiz oranını, x: Yıldaki net gün sayısını göstermektedir. Vadenin 365 günü aşması durumunda, kalan süre için iskonto oranı aşağıdaki formül yardımıyla hesaplanabilir. Burada, Z 2 : İskonto oranını, S: İskonto tarihi ile vade sonu arasındaki gün sayısını, G: Ödemedeki gecikme süresini, N: 360 günü göstermektedir.

97 Forfaiting Maliyeti İhracatçıya Maliyet Forfaiting maliyetini etkileyen bir çok risk sözkonusudur. Bu riskler;, -ticari risk, -döviz transferi riski ve -ülke riskidir. Forfaiting işleminde, ihracatçı açısından üç tür maliyet unsuru vardır. Faiz ve faiz riskinin karşılanması, Taahhüt komisyonu, Opsiyon komisyonudur. Faiz oranı, poliçe ve senetlerin düzenlenmiş olduğu para birimi üzerinden, o dönemde uygulanmakta olan faiz oranını ve faiz oranının değişme riskini kapsar. Faiz oranı, taahhüt ve opsiyon komisyonlarının toplamı, forfaiting'in ihracatçıya maliyetini oluşturur.İhracatçı açısından, forfaiting'de maliyeti belirleyen faktörler ayrıntılı bir şekilde aşağıdaki gibi de ifade edilebilir:

98 Fon Sağlama Maliyeti Forfaiting maliyetini oluşturan faktörlerden birincisi, gerekli olan paranın, eııro para piyasalarından sağlanma maliyetidir. Forfaiter, fon maliyetini belirlerken, cari faiz oranına, risk primini ilave eder. Bu durum, faiz riskine karşı korunma maliyeti olarak da ifade edilir. Faiz Riskine Karşı Korunma Maliyeti İhracatçıya sabit faiz teklif edilmesi durumunda, ıskonto edilen poliçe­lerin vadelerine kadar bir süre geçmektedir. Bu süre içerisinde faiz oranı deği­şiminden korunmak için, ilave bir maliyet söz konusudur. Bu durum forfaiting maliyetini arttırmaktadır. Politik Riskten ve Transfer Riskinden Korunma Maliyeti Politik risk, ithalatçı ülkenin politik durumu ile ilgilidir. Bir ülkenin politik durumdaki belirsizlikler, bu riski arttırır.

99 Transfer riski ise, ithalatçı ülkedeki döviz darboğazı, borç ertelenmesi ve mevzuat değişikliği gibi nedenlerle, döviz transferlerinin yapılamama olasılığıdır. Borçlu ülkenin risk kapasitesine göre, forfaiter bir prim belirler. Bu prim LİBOR + ülke riski şeklinde ifade edilir. Taahhüt ve Opsiyon Komisyonu Taahhüt komisyonu, ihracatçının, ihracat işlemini gerçekleştirmeden önce, bankaya yaptığı teklifin, ihracat kesinleşinceye kadar sabit kalmasını sağlamak için bankaya ödeyeceği komisyondur.

100 Opsiyon komisyonu ise, süreye bağlı olmaksızın, senet bedeli üzerinden bir defa alınan bir maliyet unsurudur. Tahsilat Süresi Tahsilat süresi, forfaiting işleminde, iskontoya esas olan süre, alacakların iskontoya kabul edildikleri süre ile, alacakların vadelerine kadar geçen süredir. Kur Riski Forfaiter, kendi milli parası dışında bir para birimi ile düzenlenmiş alacakları da satın alabilir. Bu durumda, üstlendiği riskten korunmak için, swap veya forward işlemleri yapabilir. Bu işlemler nedeniyle, söz konusu giderler, maliyete eklenir. Forfaiter'in Kâr Marjı Maliyeti oluşturan unsurlardan birisi de forfaiter'in genel giderleri ve kâr marjıdır. Müşterinin forfaiter açısından taşıdığı önem, bu maliyet unsurunu etkiler.

101 Faiz Oranı Bilindiği gibi, forfaiting işleminde ihracatçının vadeli satıştan dolayı ithalatçıya uygulayacağı faiz oranı söz konusudur. İhracatçıların uygulayabilecekleri faiz oranlan, basit ve bileşik faiz olarak iki şekilde hesaplanabilir. Basit Faiz İhraç edilen malın bedeli en fazla l yıl sonra ve bir defada tahsil edilecekse, basit faiz yöntemi kullanılabilir. ÖRNEK: Yıllık %12 faiz oranı üzerinden 7 ay vadeli olarak yapılan $'iık bir ihracatın fatura değeri nedir? Yukarıdaki formülden hareket edecek olursak, faiz tutarını, olarak buluruz. Bu durumda 7 ay vadeli olarak yapılacak ihracatın fatura değeri $ olmalıdır. Bileşik Faiz Birleşik faiz yöntemi, genellikle l yıldan daha uzun vadeli olarak yapılan ihracat işlemlerine uygulanır. Bu amaçla kullanılan formül aşağıdaki gibidir. Burada, FV: Vadeli satışın fatura değerini, PV: Malın peşin satış değerini veya ana parayı, i: Yıllık faiz oranını, n: Yıl sayısını göstermektedir.

102 ÖRNEK; Yıllık % 12 faiz oranı üzerinden 3 yıl vadeli olarak yapılan $’lık bir ihracatın fatura değeri nedir? Yukarıdaki formülden hareket edecek olursak, ,4$ olarak bulunur. Aynı sonuca, bugünkü paranın belli bir iskonto oranı üzerinden gelecekteki değerini gösteren tablolardan yararlanarak da ulaşmak mümkündür. Buna göre, %12 faiz oranı üzerinden, bugünkü $ değerini bulmak için, %12 ile 3. yılın kesiştiği noktadaki 1,4049 rakamlarını çarpmak gerekmektedir. Bu çarpımın sonucu, $'dır.

103 Taksitlerle Ödeme Bilindiği gibi, endüstriyel veya yatırım mallarının satışları, orta ve uzun vadeli olarak yapılmaktadır. Bu nedenle, genellikle satılan mallarla ilgili ödemeler taksitler halinde yapılmaktadır. Taksitler halinde yapılacak ödemelerde fatura değeri hesaplanırken, iki ayrı yol izlenebilir. Bunlardan birincisi, azalan bakiyeler usulü, diğeri ise, bileşik faiz uygulamasıdır. Konunun daha iyi anlaşılması için örneklerle açıklamakta yarar vardır. Azalan bakiyeler usulü ile ilgili örnek: X A.Ş $ tutarındaki peşin ihracatını, müşterinin isteğine uygun olarak, 5 yıl vadeli ve 10 taksitte geri ödemeli olarak yapacaktır. Taraflar, yıllık faiz oranını %12 kabul etmişlerdir. Satışla ilgili olarak azalan bakiyeler usulü uygulanacaktır. Bu verilere göre, 1. X A.Ş.'nin düzenleyeceği senet tutarları kaç $ olacaktır?

104 Anapara Azalan Bakiyeler Üzerinden Faiz Senet TutarlarıSenet Vadeleri gün 200, gün gün gün gün gün gün gün gün gün gün

105 İlk taksitin faiz tutarı, ; İkinci taksitin faiz tutan, olarak bulunur. Diğer hesaplamalar da aynı şekilde yapılarak tablodaki veriler elde edilir. Bileşik faiz uygulaması ile ilgili örnek: Aynı verileri bileşik faize göre uyguladığımızda aşağıdaki tablo elde edilir. İlk senet değeri, ; İkinci senet değeri, dolar olarak bulunur.

106 AnaparaBileşik FaizSenet TutarlarıSenet Vadeleri gün gün gün gün gün , gün gün gün gün gün gün


"Yard.Doç.Dr.Hayri Braçlı Yard.Doç.Dr.Mustafa İme." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları