Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân Buluşmaları: 27 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân Buluşmaları: 27 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ"— Sunum transkripti:

1 Kur’ân Buluşmaları: 27 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَٓاءَكُمْۜ وَف۪ي ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظ۪يمٌ Sizi Firavun hanedanından kurtardığımız zamanı da hatırlayın ki, azâbın en kötüsünü size revâ görüyorlar, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

3  Erkek çocukların öldürülmesi:  Firavun’un gördüğü bir rüya üzerine  Allah’ın Hz. İbrahim’e “onun neslini peygamber ve hükümdar yapma” vaadinin gerçekleşmesini önlemek için  Hitap: “siz”  Ecdadınıza yapılmış olan iyilik size yapılmış demektir.  Onların isyanlarını benimsediğiniz için suça siz de iştirak etmiş oluyorsunuz.  Zikredilen vak’alar, devam eden bir duruma da işaret eder.

4  Firavun kavminin ileri gelenleri, “Seni ve tanrılarını terk edip de ülkede bozgunculuk etsinler diye Musa ile kavmini bırakacak mısın?” dediler. Firavun dedi ki: “Biz onların kızlarını sağ bırakıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onları ezecek güçteyiz.”  A’râf, 7:127

5  “Yahudilerin daha zayıf düşüp efendilerine bağımlılıkları artsın diye erkeklerinin boğazlanıp kadınlarının dul bırakılmaları.”  Seyyid Kutub  “Benî-İsrail'in oğullarının kesilip, kadın ve kızlarını hayatta bırakmak; bir Firavun zamanında yapılan bir hâdise ünvanıyla, Yahudi milletinin ekser memleketlerde her asırda maruz olduğu müteaddid katliamları, kadın ve kızları hayat-ı beşeriye-i sefihanede oynadıkları rolü ifade eder.”  Bediüzzaman

6  بلاء imtihan  Hem zulme maruz kalmaları, hem de zulümden kurtulmaları: imtihan  Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, Allah attı. Bütün bunlar, mü’minleri sınamak için Allah katından gelen güzel bir imtihan idi. Muhakkak ki Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir.  Enfâl, 8:17

7  Böylece İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtarmış olduk.  Onları Firavun’dan kurtardık. Gerçekten o haddini aşmış bir zorba idi.  Biz onları bilerek o zamanın milletlerine üstün kıldık.  Kendilerine, herbirinde aşikâr bir imtihan bulunan âyetler verdik.  Duhân, 44: 30-33

8  Biz Musa’yı da “Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah’ın günlerini hatırlat” diye, âyetlerimizle birlikte gönderdik. Çok sabreden ve çok şükreden herkes için bunda ibretler vardır.  O zaman Musa kavmine “Allah’ın size olan nimetlerini hatırlayın,” demişti. “Hani sizi Firavun’dan kurtarmıştı ki, o size azabın en kötüsünü reva görüyor, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyordu. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.  “Hani Rabbiniz size şunu da bildirmişti: Şükrederseniz size daha çok veririm. Nankörlük ederseniz, o zaman da azabım çok çetindir.”  İbrahim, 14:5-7

9  Onları bölük bölük yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi ve hayırlı olanlar da vardır, olmayanlar da. İsyanlarından dönsünler diye, Biz onları iyilikle de, kötülükle de imtihan ettik.  A’râf, 7:168

10 وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْـنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ Yine hatırlayın ki, denizi sizinle yarıp sizi kurtarmış, Firavun hanedanını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.

11  بكم = بسببكم  Onları denizde boğarak intikam aldık. Çünkü âyetlerimizi yalanlamışlar ve ondan habersiz davranmışlardı.  Horlanan kavmi ise, bereket verdiğimiz toprakların doğusuna ve batısına vâris kıldık. Böylece, sabretmelerine karşılık, Rabbinin İsrailoğullarına verdiği güzel söz yerini bulmuş oldu. Firavun ve kavminin işledikleri sanatlar ile yükselttikleri binaları ve bahçeleri de yerle bir ettik.  A’râf, 7:

12  Firavun ile kavmin ileri gelenlerinden başlarına bir belâ gelir diye korktukları için, Musa’ya, kavminden genç bir neslin dışında iman eden olmadı. Firavun gerçekten de memlekette bir zorba kesilmişti ve çok aşırı giden biriydi.  Musa “Ey kavmim” dedi “madem Allah’a inandınız; öyleyse Ona tevekkül edin — gerçekten Ona teslim olmuş kimselerseniz.”  “Biz Allah’a tevekkül ettik,” dediler. “Rabbimiz, bizi o zalimler güruhunun fitnesiyle sınama.  “Rahmetinle bizi o kâfirler güruhundan kurtar.”  Biz de Musa’ya ve kardeşine “Kavminiz için Mısır’da evler edinin,” diye vahyettik. “Evlerinizi mescid haline getirin. Namazlarınızı dosdoğru kılın. Müjdele o mü’minleri.” . /..

13  Musa “Ey Rabbimiz,” dedi. “Firavun’a ve kavmin ileri gelenlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin. Rabbimiz, onlar ise bu verdiklerinle halkı Senin yolundan saptırıyorlar. Onların mallarını mahvet, ey Rabbimiz, ve kalplerine öyle bir katılık ver ki, o acı azabı görmeden iman etmesinler.”  Allah Musa ile Harun’a “Duanız kabul edildi,” buyurdu. “Siz dosdoğru olun ve birşey bilmeyenlerin yolunu tutmayın.” .. /...

14  Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de zulüm ve düşmanlıkla onların peşine düştü. Boğulacağını anlayınca, Firavun “İsrailoğullarının inandığından başka bir tanrı bulunmadığına inandım; ben de Ona teslim olanlardanım” dedi.  Şimdi inandın demek! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozguncunun biriydin!  Yunus, 10:84-91

15  Musa’ya “Kullarımla gece vakti yola çık,” diye vahyettik. “Denize vur da onlara kuru bir yol açılsın. Yakalanmaktan endişeniz olmasın, boğulmaktan da korkmayın.”  Firavun, askerleriyle onların peşine düştü; sonra da deryadan onları kaplayacak olan şey kaplayıverdi.  Firavun kavmini doğru yola çıkarmamış, saptırmıştı.  Ey İsrailoğulları! Biz sizi düşmanınızdan kurtardık; size Tûr’un sağ tarafında bir söz verdik; üzerinize de kudret helvası ile bıldırcın indirdik. . /..

16  Size verdiğimiz helâl ve temiz rızıklardan yiyin. Sakın bunlarda haddi aşmayın; yoksa gazabıma müstehak olursunuz. Gazabımı hak eden ise, helâk çukuruna yuvarlanmış demektir.  Bununla beraber, tövbe ederek iman eden, güzel işler yapan ve doğru yola yönelen kimse için de Ben çok bağışlayıcıyımdır.  Tâhâ, 20:77-82

17  Firavun “Fakat ben size izin vermeden iman ettiniz,” dedi. “Demek, bu size büyücülüğü öğreten büyüğünüzmüş. Siz görürsünüz; ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlamasına kesip hepinizi asacağım.”  “Hiç önemi yok,” dediler. “Nasıl olsa Rabbimize döneceğiz.  “Umuyoruz ki, iman edenlerin ilki biz oluruz da Rabbimiz bizim hatâlarımızı bağışlar.”  Ve Musa’ya “Kullarımla gece vakti yola çık,” diye vahyettik. “Çünkü takip edileceksiniz.”  Firavun şehirlere tellâllar çıkardı. . /..

18  “Bunlar küçük ve önemsiz bir topluluk,” dedi.  “Fakat bize karşı kin besliyorlar.  “Biz ise zinde bir topluluğuz.”  İşte böyle çıkardık onları bahçelerinden, pınarlarından.  Hazinelerinden ve şerefli mevkilerinden.  Onları böylece çıkardık; yerlerine de İsrailoğullarını vâris kıldık.  Gün doğarken peşlerine düştüler. .. /...

19  İki topluluk birbirini gördüğünde, Musa’nın adamları “Şimdi yakalandık!” dediler.  Musa “Asla!” dedi. “Rabbim benimle beraberdir; O bana yol gösterecek.”  Musa’ya “Asânı denize vur” diye vahyettik. Deniz yarıldı; öyle ki, herbir parçası koca bir dağ gibiydi.  Diğerlerini de oraya yaklaştırdık.  Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık.  Sonra da diğerlerini boğuverdik.  İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.  Rabbin ise hem Azizdir, hem Rahîm.  Şuarâ, 26:49-68

20  Musa Rabbine dua ederek “Bunlar bir mücrimler güruhu” dedi.  Allah buyurdu ki: “Kullarımla birlikte gece vakti yola çık; çünkü takip edileceksiniz.  “Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.”  Neler bırakmadılar ki geride: Bahçeler, pınarlar...  Çiftlikler, muhteşem konaklar...  Safâsını sürdükleri nimetler...  Bütün bunlara Biz başka bir halkı vâris yaptık.  Duhân, 44:22-28

21 وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَع۪ينَ لَيْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِه۪ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ Bir de Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Siz ise o ayrılıp gittikten sonra buzağıyı ilâh edinip zalim olmuştunuz.

22 ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ Ondan sonra, olur da şükredersiniz diye sizi bağışlamıştık.

23  Mikat:  30 gün idi, 40’a tamamlandı  Hazırlık (oruç)  Hidayet, öğüt, zikir, şer’î hükümleri ihtiva eden Tevrat’ı almak için

24  Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine mahsus birtakım putlara tapan bir kavme rast geldiler. “Ey Musa,” dediler, “onların tanrıları gibi bize de bir tanrı yap da tapalım.” Musa “Siz ne cahil milletsiniz,” dedi.  “Şunların din diye içine daldıkları şey yıkılıp gitmiş, yaptıkları da boşa çıkacak şeylerdir.”  Dedi ki: “O sizi başka milletlere üstün kılmışken, ben size Allah’tan başka tanrı mı arayacakmışım?”  A’râf, 7:

25  Musa’ya da otuz gece vaad etmiş, sonra on daha ilâve etmiştik; böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlanmıştı. Musa ise kardeşi Harun’a “Sen benim yerime kavmimin başına geç,” demişti. “Islaha çalış, bozguncuların yolundan gitme.”  Belirlediğimiz vakitte Musa gelip de Rabbi ona hitap buyurunca, o, “Rabbim, bana kendini göster de Sana bakayım” dedi. Allah “Sen Beni göremezsin,” buyurdu. “Ama şu dağa bak; eğer o yerinde durursa o zaman görürsün.” Rabbi dağa tecellî edince onu paramparça etti, Musa da bayılıp kaldı. Ayıldığında, “Sen her türlü kusurdan yücesin,” dedi. “Ben sana tövbe ettim. İman edenlerin de ilki benim.” . /..

26  Allah buyurdu ki: “Ey Musa! Sana vahyettiklerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.”  Musa’ya Biz Tevrat levhalarında bir öğüt olmak üzere herşeyi yazdık ve herşeyi açıkladık. Ona sıkıca yapış. Kavmine de emret, onun en güzelini alsınlar. Yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi yakında size göstereceğim.  A’râf, 7:

27  Musa’nın arkasından, onun kavmi, ziynet eşyalarından böğüren bir buzağı heykeli yapıp onu tanrı edindi. Görmüyorlar mıydı ki, o heykel ne kendileriyle konuşur, ne de onlara bir yol gösterebilirdi. Onu tanrı edinmekle zalimlerden oldular.  Nihayet akılları başlarına gelip de sapıklık etmiş olduklarını anlayınca dediler ki: “Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, biz hüsrana düşenlerden oluruz.” . /..

28  Musa kızgın ve üzgün şekilde kavmine dönünce, “Benim arkamdan ne kötü şeyler yapmışsınız!” dedi. “Rabbinizin emrini beklemeyip de acele mi ettiniz?” Levhaları bıraktı, kardeşini başından tutup kendisine çekti. Harun, “Ey anamın oğlu,” dedi. “Bu millet beni zayıf buldu da sözümü dinlemedi. Az kalsın beni öldürüyorlardı. Bana kızıp da düşmanları sevindirme; beni zalimler güruhuyla bir tutma.”  Musa, “Yâ Rabbi, beni ve kardeşimi bağışla,” dedi. “Bizi rahmetine eriştir. Sen merhametlilerin en merhametlisisin.” .. /...

29  Buzağıyı tanrı edinenlere gelince, dünya hayatında onlara Rablerinden bir gazap ve bir zillet erişecektir. İftiracıları Biz böyle cezalandırırız.  Kötülük işledikten sonra tövbe ederek imana gelenler için ise, tövbelerinden sonra Rabbin çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.  Öfkesi geçtikten sonra Musa levhaları yerden aldı. Onlarda Rablerinden korkanlar için hidayet ve rahmet yazılıydı.  A’râf, 7:

30  “Ey Musa, seni kavminden ayrılmakta acele ettiren ne?”  Musa “Onlar benim izimdeler,” dedi. “Ben ise Seni hoşnut etmek için aceleyle Sana geldim.”  Allah buyurdu ki: “Biz senden sonra kavmini imtihan ettik; Sâmirî de onları saptırdı.”  Musa kızgın ve üzgün şekilde kavmine döndü. “Ey kavmim,” dedi. “Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Bu ahdin üzerinden çok mu zaman geçti, yahut Rabbinizin gazabına müstehak olmak mı istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?”  “Biz sana verdiğimiz sözden kendi irademizle caymadık,” dediler. “Biz yanımıza Mısırlıların ziynet eşyalarından bir miktar yük almıştık; onları ateşe attık. Sâmirî de aynı şekilde attı.” . /..

31  Böylece Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı. “İşte sizin ve Musa’nın tanrısı budur,” dediler. “Fakat Musa onu burada unuttu.”  Onlar, heykelin kendilerine bir cevap vermediğini, bir zarar veya yararının da dokunmadığını görmüyorlar mıydı?  Halbuki daha önce Harun onlara “Ey kavmim, siz bununla sınandınız,” demişti. “Sizin Rabbiniz, Rahmân olan Allah’tır. Bana uyun ve benim sözümü dinleyin.”  Onlar ise, “Musa dönünceye kadar biz buna ibadet etmekten vazgeçmeyeceğiz” dediler.  Musa “Ey Harun,” dedi. “Onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu? .. /...

32  “Niçin bana uymadın? Yoksa emrime karşı mı geliyorsun?”  Harun “Ey anamın oğlu, saçımı, sakalımı bırak,” dedi. “Ben senin ‘Sözümü dinlemedin de İsrailoğullarının arasına ikilik soktun’ demenden korktum.”  Musa, “Sâmirî, ya senin zorun neydi?” diye sordu.  Sâmirî dedi ki: “Ben onların görmediğini gördüm. Elçinin izinden bir tutam alıp attım. Nefsim bana bunu hoş gösterdi.”  Musa “Def ol!” dedi. “Artık hayatın boyunca ‘Bana dokunmayın’ deyip duracaksın. Ayrıca sana vaad edilen bir azap var ki, ondan asla kurtulamayacaksın. Şimdi tapmakta olduğun tanrına bak: Onu yakacağız, sonra da ufalayıp denize savuracağız.  Tâhâ, 20:83-97

33 وَاِذْ اٰتَيْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ Doğru yolu bulmanız için de Musa’ya kitabı ve hak ile bâtılı ayıran delilleri vermiştik.

34 ... Levhaları bıraktı, kardeşini başından tutup kendisine çekti... ...  Öfkesi geçtikten sonra Musa levhaları yerden aldı. Onlarda Rablerinden korkanlar için hidayet ve rahmet yazılıydı.  A’râf, 7:150, 154  Tevrat bir defada levhalar halinde indi

35  Doğrusu, Biz Musa’ya hidayet rehberini verdik ve İsrailoğullarını kitaba vâris kıldık.  Akıl sahipleri için o kitap bir hidayet rehberi ve öğüttür.  Sabret; Allah’ın vaadi gerçektir. Günahın için bağışlanma dile ve akşam sabah Rabbini hamd ile tesbih et.  Mü’min, 40:53-55

36  Onun evvelinde, bir öncü ve bir rahmet olarak, Musa’nın kitabı vardır. Bu ise, zulmedenleri uyarmak ve muhsinleri müjdelemek için Arap lisanıyla indirilmiş, kendisinden öncekileri doğrulayıcı bir kitaptır.  Ahkaf, 46:12  Eğer onlar Tevrat’ın, İncil’in ve Rablerinden onlara indirilmiş olan şeylerin hakkını verselerdi, başlarının üzerinden ve ayaklarının altından nimetlerle besleneceklerdi. Gerçi onlardan orta yolda olanlar da vardır; birçoğunun yapmakta olduğu ise pek kötü birşeydir.  Mâide, 5:66

37  Kendilerine Tevrat verildiği halde onun yükümlülüğünü yerine getirmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap yüklenmiş eşeğe benzer. Allah’ın âyetlerini yalanlayan topluluğun hali ne kötüdür! Allah o zalimlere elbette yol göstermez.  Cum’a, 62:5

38 وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِه۪ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْۜ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْۜ فَتَابَ عَلَيْكُمْۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ O vakit Musa kavmine “Ey kavmim,” demişti, “buzağıyı ilâh edinmekle kendinize zulmettiniz. Şimdi Yaratanınıza dönüp tövbe edin ve nefislerinizi öldürün. Böyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha hayırlıdır.” Allah da tövbenizi kabul etmişti. Çünkü O tövbeleri çok kabul eden ve çok merhametli olandır.

39  البارئ Bâri’:  Yaratan; varlıkları daha önce bir benzeri olmadan ve birbirinden ayırt edecek şekilde yaratan; yaratılmışları sağlıklı ve dengeli hale koyan, noksansız yaratan; sıfatlarında, yaratılmışlara benzemekten uzak olan...

40  Nefislerinizi öldürün:  Buzağıya tapmayanlar tapanları / tövbe edenler etmeyenleri öldürsün  Yine hatırlayın ki, sizden, “Birbirinizin kanını dökmeyeceksiniz; birbirinizi yurdunuzdan çıkarmayacaksınız” diye söz almıştık; siz de şahitsiniz ki, bu ahdi kabul etmiştiniz.  Bakara, 2:84

41  Ey iman edenler! Bir topluluk başka bir topluluğu alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınları alaya almasın; belki de onlar kendilerinden daha hayırlıdır. Birbirinizi ayıplamayın; birbirinize kötü lâkaplar takmayın. İmandan sonra fasıklıkla anılmak ne kötü isimdir! Bu davranışlardan kim tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.  Hucurât, 49:11

42  Nefislerinizi öldürün:  Herkes birbirini öldürsün  Nefsinizin kötü arzularını öldürün (işarî mânâ)

43  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân Buluşmaları: 27 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları