Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GÜZ DERSİ NOTLARI 3

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GÜZ DERSİ NOTLARI 3"— Sunum transkripti:

1 GÜZ DERSİ NOTLARI 3

2 TÜRK DİLİ’NİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ Araştırmalar sonucunda dünyada 3000’in üzerinde dil olduğu saptanmıştır. Yeryüzündeki diller “yapı” ve “köken” bakımından şu şekilde sınıflandırılmıştır Yapılarına Göre Diller Kökenlerine Göre Diller 1. Tek Heceli Diller 1. Hint-Avr. Dil Ailesi 2. Bükümlü (Çekimli) Diller 2. Hami-Sami Dil Ailesi 3. Eklemeli Diller 3. Çin-Tibet Dil Ailesi 4. Bantu Dil Ailesi 5. Ural-Altay Dil Ailesi

3 3 Bükümlü (çekimli) diller Bükümlü (çekimli) dillerin en tipik örneği Arapçadır. Arapça → “ ketebe ” (yazdı). “ kâtib ” (yazan). “ mektûb ” (yazılmış şey). “ mekteb ” (yazma yeri, okul). “ kitabe ” (yazıt)

4 4 Eklemeli Diller Eklemeli dillere Moğolca, Japonca, Korece, Mançuca, Tunguzca gibi Altay dilleri ile Fince, Macarca gibi Ural dilleri de girer. Türkçe → “ batılılaştırmak ” bat – ı – lı – laş – tır – mak KÖK YE YE YE YE YE batmak → batı → batılı → batılılaşmak → batılılaştırmak. Türkçe yapısına göre sondan eklemeli bir dildir.

5 5 KÖKENLERİNE GÖRE DİLLER Köken bakımından birbirine yakın, aynı kaynaktan çıkan akraba diller, dil ailelerini oluşturlar. Dillerin birbiriyle bir dil ailesi oluşturacak şekilde akrabalıklarının saptanmasında o dillerin ses yapısı, şekil yapısı, cümle yapısı, köken bilgisi ve ortak sözcükleri bakımlarından benzerlikleri araştırılır. Bir dil ailesindeki dillerin kökenini oluşturan ana dile ait metinler pek bulunmasa da gruptaki diller arasında yukarıda sayılan noktalar bakımından benzerliklerin bulunması, zamanla birbirinden uzaklaşan dillerin, bilinmeyen bir yerde ve zamanda konuşulan ana dilden ortaya çıktığını göstermektedir.

6 6 Kökenlerine göre diller beş gruba ayrılır: 1. Hint – Avrupa Dil Ailesi Asya Kolu: Hintçe, Farsça Avrupa Kolu: İngilizce, Fransızca, Almanca, İtalyanca, İspanyolca, Romence, Rusça, Yunanca, Bulgarca, Sırpça, Hırvatça 2. Hami – Sami Dil Ailesi Arapça, İbranice, Habeşçe

7 7 3. Çin – Tibet Dil Ailesi Çince, Tibetçe 4. Bantu Dil Ailesi Afrika dilleri 5. Ural – Altay Dil Ailesi Ural Kolu: Fince, Macarca Altay Kolu: Türkçe, Moğolca, Japonca, Korece, Mançuca, Tunguzca

8 8 Ural-Altay Dil Ailesinde Yer Alan Dillerin Ortak Özellikleri * Eklemeli dillerdir. * Sözcük yapımı ve çekimi son eklerle olur. * Sözcüklerde cinsiyet yoktur. Arapçada erkekler için “memur”, bayanlar için “memure”; “muallim – muallime”, “müdür – müdire”… ; İngilizcede “he - she” gibi bazı sözcüklerde cinsiyet varken, Ural-Altay dil ailesinde yer alan dillerde sözcüklerin erkekler ve dişiler için ayrı şekilleri yoktur.

9 9 * Sayı sıfatlarından sonra gelen adlar tekil olur. üç ev ( üç evler ) sekiz kardeş (sekiz kardeşler ) * Cümlelerde özne başta, fiil (yüklem) sondadır. “Annem dün gece bizde kaldı.” ÖZNE FİİL (YÜKLEM) * Ad ve sıfat tamlamalarında tamlayan önce, tamlanan sonda olur. kol saati ad ad tamlayan tamlanan Ad Tamlaması yırtık çorap sıfat ad tamlayan tamlanan Sıfat Tamlaması 27

10 10 KONUŞMA DİLİ Bir dilin iki cephesi vardır: Biri, insanların karşı karşıya geldikleri zaman sesli olarak görüşürken, yani konuşurken kullandıkları "konuşma dili", öteki yazıda kullanılan dildir. Buna "yazı dili" veya "kültür dili" de denilmektedir. Kültür dili bir memleketin kültür merkezi olarak gelişen yerleşim biriminin dilidir. Bir dilin yazısı çoğu zaman lehçelerinden veya ağızlarından birine göre, yazı lehçesine göre şekillenir. Yazılan dil ise din, edebiyat ve ilim adamları tarafından işlenerek zenginleşir ve konuşma dilinden az çok farklılaşır. Bizim yazı lehçemiz Batı Türk Dili'nin Anadolu lehçesidir. Yeni Türkçede ses özellikleri ve çekim yönlerinden İstanbul ağzı esas sayılır. Bir milletin bütün aydınları yazı dilini bilirler ve yazı lehçesini konuşurlar. Yazı dili lehçe ve ağızların alabildiğine farklılaşmasını önler. Hepsinin zenginliklerinden faydalandığı gibi onları ortak bir kaynaktan zenginleştirir. Dil millî birliğin çimentosudur. Ayni dili konuşan insan toplulukları bir millet sayılırlar ve hemen her zaman ayrı, bağımsız bir devlet kurmuş bulunurlar. Bir dil kendi içerisinde birtakım alt kollara ayrılır. Böylece bir dil sahası içerisinde lehçeler, şiveler, ağızlar ve argolar meydana gelir. 28

11 11 LEHÇE Bir dilin tarihsel, bölgesel, siyasal sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu, diyalekt. (TDK) Coğrafi ve kültürel etmenler bu ayrılmada rol oynar. Lehçelerde, ses, şekil ve kelime ayrılıkları çok büyüktür. Bazı dilciler, büyük ayrılıklarda lehçeyi başka bir dil olarak kabul etmeyi de önerirler. Çuvaşça ve Yakutça, Türkçenin lehçeleridir. Yakutlar, Sibirya'nın kuzeyinde otururlar, Şamanist ve Ortodoksturlar. Çuvaşlar ise Volga'nın iki kolunun kesiştiği bölgededirler ve Ortodoks dinindedirler. Lehçede ses ve söyleyiş farklılığıyla birlikte, dilin yapısı (söz dizimi) ve söz varlığı da değişmektedir. O kadar ki, bu farklılıklar zamanla lehçelerin birer dil olmasına bile yol açmaktadır. Söz gelimi, Latincenin çeşitli lehçeleri arasındaki farklılık zamanla o kadar büyümüştür ki, sonunda Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Portekizce, Rumence gibi diller ortaya çıkmıştır.

12 12 ŞİVE Bir dilin izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış koludur. Ayrılıklar, lehçede olduğu kadar değildir. İstanbul'da gelirim derken, Türkistan şivesinde kelür men denir. Ayrılık yazı diline girmiştir. Sınıflamalar da yazı dillerine göre olur. Aşağıdaki tabloda Türk dillerinde cümle yapısını görebilirsiniz:

13 13 Diller Cümle yapısı Türkiye Türkçesi Çocuklar okulda dilimizi latin alfabesi ile yazıyor. Gagavuzca Uşaklar şkolada / okulda dilimizi latin alfavitindä yazêr. Azerice Uşaqlar mektebde dilimizi latin elifbası ile yazır. Türkmence Çagalar mekdepde dilimizi latyn elipbiyi bile(n) yazyar. Özbekçe Bolalar maktabda tilimizni latin alifbosi bilan / ila yozadi. Uygurca Balilar mektepte tilimizni latin elipbesi bilen yazidu. Kazakça Balalar mektepte tilimizdi latin alfavitimen jazadı.

14 14 Aşağıdaki tabloda ise Türk dillerindeki aynılıkları ve farklılıkları görebilirsiniz.. Diller Cümle yapısı Türkiye Türkçesi Yeni Yılınız Kutlu Olsun. Gagavuzca Yeni yılınızı kutlerim. Karaimce Sizni yanhı yıl bıla kutleymın. Azerice (Azerbaycan) Yeni iliniz mübarek olsun. Azerice (İran) Teze iliniz mübarek. Irak Türkçesi (Irak) Y'engi iliwiz mübarak olsun. Türkmence Taze yylynyz gutly bolsun. Özbekçe Yangi yilingiz kutli bo'lsin. Uygurca Yengi yılıngızğa mübarek bolsun. Kazakça Janga jılıngız kuttı bolsın Karaçayca Cangngı cılığıznı alğışlayma. Balkarca Cangngı cılığıznı alğışlayma. Nogayca Yana yılınız men. Karakalpakça Canga cılıngız kuttı bolsın. Kırgızca Cangı cılıngız kuttu bolsun. 32

15 15 Türk Şiveleri 1:Güney-Batı (Oğuz) Grubu a)Türkiye Türkçesi b) Azerbaycan Türkçesi c) Türkmen Türkçesi d) Gagauz Türkçesi 2:Kuzey-Batı (Kıpçak) Grubu a ) Kazak Türkçesi b) Tatar (Kazan) Türkçesi c) Kırgız Türkçesi d) Başkurt Türkçesi e) Karaçay-Malkar Türkçesi f) Karakalpak Türkçesi g) Kumuk Türkçesi h) Nogay Türkçesi i) Altay Türkçesi j) Tuva Türkçesi k) Hakas Türkçesi 3: Güney-Doğu Grubu a) Uygur Türkçesi b) Özbek Türkçesi

16 16 AĞIZ 1. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi. 2. Ağız bir dilin en yeni zamanda ayrılmış küçük bölge kollarıdır. Başka bir tanımla, bir dilde ya da bu dilin bir lehçesinde yazı diline oranla ortaya çıkan farklı söyleyiş biçimine ağız denir. "Geliyorum" kelimesinin çeşitli Anadolu ağızlarında geliyom, gelirem, geliyem şeklinde söylenmesi gibi. Anadolu lehçesinin Rumeli, Karaman, Aydın, Harput v.b. Ağız, bölge, çevre farklılıklarından ortaya çıkabildiği gibi, meslek ve öğrenim farklılıklarından da kaynaklanabilmektedir. ağız 34

17 17 ARGO Argo, belli bir kesimin, genellikle de belli bir meslekten olan kişilerin kendi aralarında oluşturup konuştukları, bu nedenle ortak dili konuşan diğer insanların anlayamadığı özel dile argo adı verilir.Argo Yapı bakımından içinden çıktığı ortak dilden farklı olmayan argo da, her dil gibi, sürekli olarak değişir, gelişir. Kimi sözcükleri ölür, toplumsal gelişmelere göre yeni sözcükler kazanır. Argo terimi, eskiden, daha çok kaba dil karşılığı olarak külhanbeyi, ayak takımı ağzı için kullanılırdı. Bu anlayış büyük ölçüde değişmiştir. Bugün, külhanbeyi, hırsız, denizci, şoför argosu yanında esnaf, sanatçı argoları da ortaya çıkmıştır. Argo sözcükler, ortak dilin ya da bir yabancı dilin sözcüklerine özel anlamlar yükleyerek, yabancı dilden alınan bazı sözcüklerin yapısını bilinçli olarak bozarak elde edilir. 35

18 18 Argo, sanıldığının tersine, anlam değişiminin güçlü olduğu, nükteli, etkili bir dildir. O kadar ki, argo sözcükler, öbekler, zamanla ortak dilin söz varlığına da girer, ulusça kullanılır. Örneğin, dümen (hile, dolap), dümen yapmak, yelkenleri suya indirmek, dikine tıraş (yalanlarla dolu gevezelik), palavra (uydurma söz ya da haber; uzun ve boş konuşma), omuzlamak (alıp götürmek), yuvarlamak (bir şey yemek), boşlamak (vazgeçmek, peşini bırakmak), kırmak (okuldan kaçmak), inek (çok çalışkan olmak) gibi sözcük ve öbekler argodan anadilimize geçmiştir. 36

19 19 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Eski Türkçe: Türkçe''nin ilk dönemidir. Başlangıçtan, asra kadar olan zamanı içine alır. Türkçe''nin ele geçmiş ilk büyük eserleri, 8. asrın ilk yarısında yazılmış olan Orhun Abideleridir. Fakat, bu abideler, çok işlenmiş bir dille yazılmıştır. Bundan, Türk yazı dilinin başlangıcının birkaç asır daha önceye çıktığını anlıyoruz. Orhun Abideleri''nin dilini, Danimarkalı bilgin Thomsen çözmüştür. Bu abidelerdeki metinlerin büyük bir kısmı, Prof. Dr. Muharrem Ergin tarafından Türkiye Türkçesi''ne aktarılmıştır. Türk yazı dilinin ilk dönemi, Eski Türkçe''dir. Bundan daha önceki dönem ise, Türkçe''nin karanlık dönemidir. O dönem, artık Eski Türkçe''nin, Çuvaşça ve Yakutça ile bunlardan daha ileride, diğer Altay dilleri ile birleştikleri dönemdir. 37

20 MOĞOLİSTAN NEREDE?

21 KİTABELERE GİDİŞ

22 BİLGE KAĞAN KİTABESİ

23 KADIN VE ERKEK HEYKELLERİ

24 BİLGE KAĞAN HEYKEKLİ

25

26

27 KADIN - ERKEK HEYKELLERİ

28 28 BİLGE KAĞAN BENGİSU TAŞI

29 29 BİLGE KAĞAN YAZITI 47

30 30 BİLGE KAĞAN YAZITI

31 31 GÖKTÜRK YAZIT RESİMLERİ

32 32 KÜLTÜGİN HEYKEL BAŞI

33 33 KÜLTİGİN KÜLLİYESİ

34 34 KÜLTİGİN ANITI

35 35 TONYUKUK DOĞU ÖRNEK

36 36 TONYUKUK KÜLLİYESİ

37 37 TONYUKUK YAZITI BİRİNCİ TAŞ

38 38 TONYUKUK DOĞU YÜZÜ

39 39

40 40 TÜRKLER’İN KULLANDIĞI ALFABELER

41 41 GÖKTÜRK UYGUR ARAP LATİN

42 42

43 43

44 44

45 45

46 46 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Orta Türkçe: Kuzey-Doğu Türkçesi: Orta Asya''da ve Hazar Denizi''nin kuzeyinden yayılan Türklük kolunun gittiği ülkelerde, Eski Türkçe''den sonra kullanılan yazı dilidir. Eski Türkçe''nin devamı niteliğindedir. Eski Türkçe''nin, Orta Asya''da ve kuzeydeki yeni yazı dillerine bir geçiş safhası durumundadır. Bu yazı dili, 13 ve 14. asırlarda kullanılmıştır. 15. asırda; içindeki iki kol iyice farklılaşarak, bu yazı dili, Kuzey Türkçesi ve Doğu Türkçesi olarak ikiye ayrılmıştır.

47 47 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Kuzey Türkçesi: 15. asırdan zamanımıza kadar gelen ve Kuzey Türklerinin kullandığı yazı dilidir. Bu yazı dili, Kıpçak şivesine dayanır. Bu sebeple, Kuzey Türkçesine, Kıpçak Türkçesi ve Tatar Türkçesi de denmektedir. Doğu Türkçesi : 15. asırdan zamanımıza kadar gelen ve Orta Asya Türklerinin kullandığı yazı dilidir. Çağatay Türkçesi ismiyle de anılır. Bugün, yerini modern Özbekçe''ye bırakmıştır. Doğu Türkçesi, Doğu ve Batı Türkistan şivesine dayanır. 65

48 48 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Batı Türkçesi: Eski Türkçe döneminden sonra ortaya çıkan, iki yeni yazı dilinden biridir. Hazar Denizi''nin güneyinden, batıya yayılan Batı Türklerinin kullandığı yazı dilidir. 13. asırdan günümüze kadar devam etmektedir. Batı Türkçesi, Oğuz şivesine dayanır. Bu sebeple, Oğuzca ismiyle de anılır. Türklüğün, en büyük ve en verimli yazı dilidir. 66

49 49 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Azerî Türkçesi-Osmanlı Türkçesi: Oğuz Türklerinin vatanı; Hazar Denizi''nden, Orta Avrupa''ya ve Kırım''dan, Afrika''ya kadar çok geniş bir sahaya yayıldığı için; zamanla Oğuzca içinde, Doğu ve Batı Oğuzca olarak iki saha belirmeye başlamıştır. Doğu Oğuzcası, Azerî Türkçesi; Batı Oğuzcası ise Osmanlı Türkçesi''dir. Aradaki fark; Azerî Türkçesine, bilhassa Kuzey ve Doğu Türkçelerinden, bazı tesirlerin daha fazla gelmiş olmasından doğmuştur. Fakat; Azerî ve Osmanlı Türkçeleri arasındaki bu olmamış ve hepsi de yazıya geçmemiştir. Onun için, Azerî ve Osmanlı Türkçeleri, Batı Türkçesi olarak tek bir yazı dili teşkil ederler. Doğu Oğuzcası, yani Azerî Türkçesi; Azerbaycan, Kafkasya, Doğu Anadolu ve Kuzey Irak sahalarında; Osmanlı Türkçesi ise; Orta ve Batı Anadolu, Kıbrıs ve Rumeli ile Balkanlarda konuşulur. 67

50 50 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ Batı Türkçesinin Gelişmesi: Batı Türkçesi, kendi içinde üç döneme ayrılır. 1. Eski Anadolu Türkçesi: Batı Türkçesi’nin ilk dönemidir asırları içine alır. Eski Türkçe''nin izlerini taşır. Bu bakımdan, Batı Türkçesine bir geçiş dönemidir. Dolayısıyla, batıdaki Orta Türkçe dönemidir. Arapça ve Farsça unsurlar, henüz fazla değildir. Fakat, yabancı terkipler kullanılmaktadır. Selçuklular, Anadolu Beylikleri ve ilk Osmanlıların yazı dilidir. Azerî ve Osmanlı saha farkları, henüz belirgin değildir. 2. Osmanlı Türkçesi: Batı Türkçesi’nin ikinci dönemidir. 16. asırdan, 20. asrın başına kadar devam eder. Eski Türkçe''nin izleri artık kaybolmuş, yeni gramer şekilleri yerleşmiştir. Arapça ve Farsça unsurlar, kelime ve terkipler, pek çok artmış ve terkipler katmerlenmiştir. Öyle ki, Türk yazı dili âdeta; Türkçe, Arapça ve Farsça''dan kurulu üçüzlü bir dil hâline gelmiştir. Bu karışık dil; İstanbul''un fethinden, Osmanlı İmparatorluğu''nun sonuna kadar, imparatorluğun yazı dili olarak, beş asra yakın bir ömür sürmüştür.

51 51 TÜRK YAZI DİLİNİN GELİŞMESİ 3. Türkiye Türkçesi: Batı Türkçesi’nin üçüncü dönemidir meşrutiyetiyle başlar. Bugün, bu dönemin içinde bulunuyoruz. Türkçe, gramer yapısı bakımından Osmanlı Türkçesinden farksızdır, yeni gramer şekillerini taşır. Yabancı unsurlar bakımından da, terkipsiz Türkçe dönemidir. Arapça ve Farsça terkipler atılmıştır. Arapça ve Farsça kelimeler de, gittikçe azalmaktadır.

52 52 YAZIM (İMLA) KURALLARI 1) “ki” bağlacının ve “-ki” ekinin yazımı: Türkçede üç çeşit “ki” vardır:Bağlaç olan“ki”,sıfat yapan “–ki” ve zamir olan(ilgi zamiri) “–ki” dir.Bağlaç olan “ki” daima ayrı yazılır.Sıfat yapan “–ki” ve zamir olan “-ki” eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. Dilimizdeki bu üç farklı “-ki”yi birbiriyle karıştırmamak için şu pratik yöntemleri uygulayın. *Cümle içerisinde –ki’den sonra –ler çokluk ekini getirebiliyorsanız o –ki zamir olan –ki’dir. Ayrıca zamir olan –ki’nin bir ismin yerini tuttuğunu ve genellikle zamirlerin üzerine geldiğini de unutmayın. ---Arabam bozuldu, seninki(ler)ni kullanabilir miyim? ---Onunki(ler) seninki(ler)den daha iyi olmuş. Görüldüğü gibi cümle içerisinde –ki zamirinden sonra –ler ekini getirdiğimizde cümlenin yapısında herhangi bir bozukluk meydana gelmiyor.Öyleyse bu –ki’ler ilgi zamiridir. 70

53 53 SIFAT YAPAN -Kİ *Sıfat yapan –ki de sıfat tamlaması kurar. Sıfat yapan –ki her zaman bitişik yazılır.Pratik olarak önündeki isme “hangi” sorusunu yönelterek bulur ve diğer –ki’lerden ayırt ederiz. -Sokaktaki çocuklara sahip çıkmamız gerekiyor.(Hangi çocuklar?) -Sınıftaki öğrenciler dışarı çıksın.(Hangi öğrenciler?) Görüldüğü gibi sıfat yapan –ki’yi alan sözcüğün hemen önündeki isme hangi sorusunu yöneltebiliyoruz.Öyleyse bu –ki sıfat yapan – ki’dir ve eklendiği sıfata daima bitişik yazılır.

54 54 BAĞLAÇ OLAN “Kİ” *Bağlaç olan “ki” ise daima ayrı yazılır.Diğer “ki” ekleriyle karıştırmamak için cümleden çıkartırız, cümlenin yapısında ciddi bir bozukluk olmuyorsa o “ki” bağlaç olan “ki”dir.Ayrıca bağlaç olan ki’nin daha vurgulu söylendiğini de göz önünde bulundurmak gerekir. *Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini.(Duydum unutmuşsun gözlerimin rengini) *Sen ki dünyalara değersin.(Sen dünyalara değersin.) *Şimdi anlıyorum ki o yaptıklarım bir hataydı.(Şimdi anlıyorum o yaptıklarım bir hataydı) Görüldüğü gibi bağlaç olan –ki cümleden çıkartıldığında cümlenin anlamında bir daralma olsa da yapısında ciddi bir bozukluk olmuyor, öyleyse bu –ki’ler bağlaçtır ve daima ayrı yazılır. NOT: Mademki,halbuki,oysaki,çünkü,sanki… sözcüklerindeki ‘ki’ ler bağlaç olmasına rağmen kalıplaştığı için bitişik yazılır.

55 55 “de” bağlacının ve “de” bulunma durum ekinin yazımı: “de” “da” bağlacı da tıpkı “ki” bağlacı gibi ayrı bir sözcük olduğu için daima ayrı yazılır.Bulunma durum eki olan “-de,-da, -de,-ta” ise eklendiği sözcüğe bitişik yazılır. “de,da” bağlacıyla “-de,-da,- te,-ta” ekleri birbiriyle karıştırılmamalıdır.Pratik olarak birbirinden şu şekilde ayırt ederiz:Cümle içerisinde cümleden “de”yi çıkartırız,eğer cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyorsa o “de” bağlaçtır.Cümlenin yapısı bozuluyorsa o “de” bulunma durum ekidir. *Kitap da alacağım.(Kitap alacağım) *Sen de onun gibisin.(Sen onun gibisin)

56 56 “de” bağlacının ve “de” bulunma durum ekinin yazımı: Görüldüğü gibi bağlaç olan “de,da” cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısında bir bozukluk olmuyor.Şimdi de aşağıdaki örnekleri inceleyelim: *Sende bir şeylerim kaldı.(Sen bir şeylerim kaldı) *Onu otobüste gördüm.(Onu otobüs gördüm) Görüldüğü gibi bulunma durum eki cümleden çıkartıldığında cümlenin yapısı bozuluyor. Önemli uyarı: Bağlaç olan “de,da”nın kesinlikle “te,ta” biçimi yoktur. *Sana kazak ta alacağım.(yanlış) *Sana kazak da alacağım.(doğru) Ayrıca bağlaç olan “de,da” bir özel isimden sonra gelirse kesme işaretiyle ayrılmaz. *Bize Ahmet’de gelecek.(yanlış) *Bize Ahmet de gelecek.(doğru) 74

57 57 “mi” soru edatının yazımı: “mı,mi,mu,mü” soru edatı eklendiği sözcükten her zaman ayrı yazılır,kendinden sonra gelen ekler soru edatına bitişik yazılır: *Yarim İstanbul’u mesken mi tuttun? *Bize gelecek misiniz? *Sen miydin dün rüyalarıma giren?

58 58 “mi” soru edatının yazımı: Soru edatı olan “mı mi mu mü” ile fiilden fiil yapan olumsuzluk eki olan –ma,-me’nin darlaşmış biçimi birbiriyle karıştırılmamalıdır: *Niçin beni dinle miyorsun? Yukarıdaki cümlede ‘mi’ ayrı yazılmamalıdır;çünkü buradaki mi soru eki değil, –ma,-me olumsuzluk ekinin darlaşmış biçimidir.Cümleden mi’yi çıkartıp cümleyi tekrar okuduğumuzda cümledeki soru anlamının kaybolmadığını sadece olumsuzluğun kaybolduğunu görürüz.Cümleye soru anlamını katan mi değil, ‘niçin’ sözcüğüdür.

59 59 “mi” soru edatının yazımı: Soru edatı olan “mı,mi,mu,mü” cümleye soru anlamından başka anlamlar da katabilir. *Sana güzel mi güzel bir elbise aldım.(pekiştirme göreviyle kullanılmış) *Bu testi de çözdün mü konuyu daha iyi anlarsın.(Çözdüğün zaman) *Tüm bunları ben mi yapmışım?(reddetme,kabullenmeme)

60 60 Sayıların yazımı: Sayılar daima ayrı yazılır;ancak çek ve senetlerde sahtekarlığın önlenmesi amacıyla bitişik yazılır. *Yaş otuz beş yolun yarısı eder. *Bu yıl dershanemize tam bin beş yüz altmış kişi kayıt yaptırdı.

61 61 Kısaltmaların Yazımı: Birkaç kelimeden oluşan kurum ve kuruluş adlarının kısaltmaları yapılırken araya nokta konmaz. TBMM PTT THY TEK KKTC MTA DSİ Cümle içerisine kısaltmalara bir ek getirileceği zaman kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır. *Kardeşim THY’da çalışıyor.(yanlış) *Kardeşim THY’de çalışıyor.(doğru) *Aç bakalım TV’da ne var? (yanlış) *Aç bakalım TV’de ne var? (doğru) Tek bir sözcüğün kısaltması yapılıyorsa kısaltmanın sonuna nokta konur: *Dr. *Prof. * c. * s. * bk.

62 62 Gün ve Ay Adlarının Yazımı: Cümle içinde geçen gün ve ay isimleri küçük harfle başlar;ancak gün ve ay isimleri bir tarihe bağlanmışsa yani yanında bir rakam varsa büyük harfle başlatılır. *Okullar haziranda kapanıyor.(doğru) *Okullar 14 Haziran’da kapanıyor.(doğru) *Ben 21 Mart 1978 Salı günü doğmuşum.(doğru) *Sınav 16 haziran’da yapılacak(yanlış) *Sınav 16 Haziran’da yapılacak. (doğru)

63 63 Yön İsimlerinin Yazımı: Yer-yön bildiren (doğu,batı,güney,kuzey,orta…) sözcükler, tek başına ya da özel isimden sonra kullanıldıklarında küçük harfle,özel isimden önce kullanıldıklarında büyük harfle başlar: *Siz Kuzey Amerika’yı gördünüz mü? *Siz Amerika’nın kuzeyini gördünüz mü? *Bu insanlar buraya Güney Asya’dan gelmişler. *Bu insanlar buraya Asya’nın güneyinden gelmişler. *Sizin daha da batıya gitmeniz gerekiyor. NOT: Yer-yön bildiren kelimeler eğer bir insan topluluğunun yerini tutuyorsa büyük harfle başlatılmalıdır. *Bu konuda Batı bizi anlamıyor. *Dün Doğu bu haberle çalkalandı. 81

64 64 Coğrafi Terimlerin Yazımı: “Ay, Güneş, Dünya, Mars…” gibi kelimeler eğer coğrafi bir terim olarak gök cisimlerini anlatmak için kullanılırsa büyük harfle, bunun dışında kullanılırsa küçük harfle başlar: *Ay,Dünya’nın uydusudur. *Siz, Dünya’nın Ay’a ve Güneş’e olan uzaklığını biliyor musunuz? *Daha dünyalar kadar işim var.(terimlikten çıkmış) *Pencereden içeriye güneş giriyordu.(terimlikten çıkmış,güneş ışığı anlamında)

65 65 Tarihlerin Yazılışı: Gün ve yıl sayıları rakamla ;ay, hem rakamla hem de yazıyla gösterilebilir: 21 Mart 1978 * *11.X /01/1919 Not:Tarih bildiren sayılardan sonra gelen ekler,kesme işaretiyle ayrılır. 19 Mayıs 1919’da ’te

66 66 Birleşik Sözcüklerin Yazımı: İki ya da daha çok sözcüğün yeni bir kavramı karşılamak üzere birleşip kalıplaşmasıyla oluşan sözcüklere birleşik sözcük denir. Birleşik sözcüklerden bazıları bitişik yazılırken bazıları da ayrı yazılır.Bir birleşik sözcüğün bitişik yazılması için şu özellikleri taşıması gerekir: a)Anlam Kaymasıyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Hanımeli, Kabakulak,Suçiçeği,Kuşpalazı,

67 67 Birleşik Sözcüklerin Yazımı: b)Ses Değişikliği Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Sütlaç,Kaynana,Cumartesi,Nasıl,Niçin,Zannetmek,His setmek,Emretmek,Sabretmek, Kaybolmak, Kahrolmak, reddetmek c)Tür Değişmesi Yoluyla Oluşmuş Birleşik Sözcükler Bitişik Yazılır: Gecekondu, Biçerdöver, Bilirkişi, Dedikodu, Ateşkes 85

68 68 Birleşik Sözcüklerin Yazımı: d)Kurallı Birleşik Fiiller Bitişik Yazılır: *Yapıverdi, Alıverdi, Öpüver, Koşuver (Tezlik birleşik fiili) *Yapabildi,Yürüyebiliyor,Çalışabilmiş (Yeterlilik birleşik fiili) *Bakakaldı,Süregelmiştir,Koşadursun (Süreklilik birleşik fiili) *Düşeyazdı,Öleyazdı(Yaklaşma birleşik fiili) Not: Etmek, olmak yardımcı eylemleri önündeki isimle birleşirken önündeki isimde bir ünlü düşmesi ya da bir ünsüz türemesi varsa bitişik, yoksa ayrı yazılır: *Hissetmek,Reddetmek,Emretmek, Terk etmek,Hasta olmak,Ayırt etmek… 86

69 69 İkilemelerin Yazımı: İkilemeler ayrı yazılır ve aralarına herhangi bir noktalama işareti konmaz. *Beni er geç anlayacaksın. *Sen de doğru dürüst bir iş bulamadın gitti. *Beni görüce koşa koşa yanıma geldi.

70 70 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler 1)Her cümle büyük harfle başlar: *Sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlatmaktır. *Yazdığım bütün şiirler,sana başlayan bir kitap için önsöz. *Aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır. 2)Yazı başlıklarının her sözcüğü büyük harfle başlar: *Türk Dilinin Korunması *Aile Eğitiminin Önemi

71 71 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler 3)Bütün özel adlar büyük harfle başlar.Özel adların başlıcaları aşağıda belirtilmiştir: a)Kişi ad ve soyadları: *Faruk Nafiz Çamlıbel *Halit Ziya Uşaklıgil b)Hayvanlara verilen adlar: *Sobanın başında uyuyan Pamuk mu? *Bugün Boncuk keyifsiz gibi. c)Ulus,mezhep,tarikat din adları: *Biz İslamiyet’i 10. yüzyılda kabul ettik.

72 72 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler d)Ülke adları: *Türkiye ile Yunanistan ilişkileri eskisine göre şimdi daha iyi. e)Bulvar,sokak,mahalle adları: *Biz Turgut Özal Bulvarı’nda oturuyoruz. *Mimar Sinan Mahallesi’ne yeni bir okul yapılıyor. f)Kıta,bölge,dağ,ova,deniz,göl,ırmak…adlarıağ,ova,deniz,göl,ırma k adları eğer kendinden önceki özel isme dahilse büyük harfle başlar,dahil değilse küçük harfle başlar. *Konya Ovası Türkiye’nin buğday ambarıdır. Yukarıdaki cümlede ‘ova’ sözcüğü özel isme dahil olduğu için yani ikisi bir olup bir yeri karşıladığı için büyük harfle başlar.Eğer ‘ova’ sözcüğünü çıkarıp sadece Konya dersek aklımıza Konya Ovası değil, Konya şehri gelecektir.

73 73 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler Toros dağları Akdeniz’dedir. Yukarıdaki cümlede ‘dağ’ sözcüğü özel isme (Toros) dahil olmadığı için küçük yazılır. Özel ismin önündeki dağ sözcüğünü çıkarttığımızda Torosların tek başına yer adını karşıladığını görürüz.Öyleyse ‘dağ’ sözcüğü özel isme dahil değildir ve küçük harfle başlatılmalıdır. *Siz Tuz Gölü’nü hiç gördünüz mü? Yukarıdaki cümlede ‘göl’ sözcüğü büyük harfle başlamalıdır;çünkü ‘göl’ sözcüğü özel isme dahildir.Göl sözcüğünü cümleden çıkartıp tek başına ‘tuz’ dediğimizde yine tek başına kast edilen yeri karşılamadığını görüyoruz.Öyleyse buradaki göl sözcüğü özel isme dahildir ve büyük harfle başlatılmalıdır.Aşağıdaki örnekleri de bu mantık çerçevesinde inceleyiniz. *Meriç nehri *Alp dağları *Van Gölü *Ağrı Dağı *Çanakkale Boğazı

74 74 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler g)Kurum,kuruluş,örgüt,parti,dernek adları: *Sosyal Sigortalar Kurumu bugün zor durumdadır. *Cumhuriyet Halk Partisi,Atatürk tarafından kurulmuştur. h)Yapı,yapıt,kitap,dergi,gazete adları: *Ben Topkapı Sarayı’nı görmeyi çok isterdim. *Sizlere Küçük Ağa’yı ve Çalıkuşu’nu okumanızı tavsiye ediyorum. *Geçenlerde bu makalem Türk Dili’nde de yayımlandı. Not:Özel ada dahil olmayan gazete ve dergi adları büyük harfle başlamaz: *Dün Hürriyet gazetesinde yayımlanan köşe yazısını okudun mu? *Kanun Resmi Gazete’de yayımlandı. *Dergah dergisinde yayımlanan Kırık Aynalar adlı öyküyü okuduktan sonra öyküyü sever oldum.

75 75 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler i)Unvanlar,takma adlar:Lakaplar, unvanlar büyük harfle başlar. *Tarık Buğra eserinde Çolak Salih’in fiziki betimlemesini çok güzel yapar. *Ahmet Mithat Efendi adeta bir yazı makinesidir. *Ahmet Bey içeride mi? *Sultan Hanım da mı yok? *Dün Doktor Ahmet Bey bizdeydi. *Ahmet doktor olmak istiyormuş. Not: Akrabalık bildiren sözcükler küçük harfle başlar. *Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye abla! *Yarın Ayşe teyzem gelecek. Ancak akrabalık bildiren sözcük kişinin lakabı olmuşsa büyük harfle başlatılmalıdır. *Burada ona herkes Nene Hatun derdi.

76 76 Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler ı)Dil adları: *Türkçeye,Arapça ve Farsçadan pek çok kelime girmiştir. j)Din ve mitoloji kavramları: *Tanrı,Allah,Cebrail, Zeus … Not: Tanrı sözcüğü özel ad olarak kullanılmadığı zaman küçük harfle başlatılır. *Yunanlılar da tanrılarına kurban sunarmış. Bazı dini kavramlar gelenekselleşmiş olarak küçük harfle başlar:cennet,cehennem,sırat köprüsü… k)Milli ve dini bayramların adları büyük harfle başlar: *Kurban Bayramı Ramazan Bayramı Cumhuriyet Bayramı….

77 77 Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi Türkçede satır sonuna sığmayan kelimeler bölünebilir;fakat heceler bölünemez. ……………………………………………………………………………………………gel- iyorum (yanlış) ………………………………………………………………………………………………ge- liyorum (doğru) Birleşik kelimeler satır sonunda bölünürken tek bir sözcükmüş gibi hecelere ayrılır. ………………………………………………………………………………………baş- öğretmen (yanlış) ………………………………………………………………………………………………ba- şöğretmen (doğru)

78 78 Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi …………………………………………………………………………………………ilk- okul (yanlış) ………………………………………………………………………………………………..il- kokul (doğru) ……………………………………………………………………………………..Durmu- ş oğlu (yanlış) ………………………………………………………………………………………Durmu- şoğlu (doğru) Ayırmada satır sonunda ve satır başında tek harf bırakılmaz. ……………………………………………………………………………………………..a- raba (yanlış) …………………………………………………………………………………………….ara- ba (doğru)

79 79 Satır Sonunda Kelimelerin Bölünmesi …………………………………………………………………………………niha- i (yanlış) ……………………………………………………………………………………………….ni- hai (doğru) Kesme işareti satır sonuna geldiği zaman yalnız kesme işareti kullanılır;ayrıca kısa çizgi kullanılmaz. ……………………………………………………………………………………Edirne’- nin (yanlış) …………………………………………………………………………………………Edirne’ nin (doğru) ……………………………………………………………………………………2005’- te (yanlış)...……………………………………………………………………………………2005’ te (doğru)


"GÜZ DERSİ NOTLARI 3" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları