Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE YÖNELİK MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Türkiye hala üçüncü bir ülkedir. Fakat müzakere.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE YÖNELİK MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Türkiye hala üçüncü bir ülkedir. Fakat müzakere."— Sunum transkripti:

1 AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE YÖNELİK MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Türkiye hala üçüncü bir ülkedir. Fakat müzakere sürecine girmiş bulunan Türkiye açısından mali yardımlar önem taşımaktadır. Mali yardımlar Birliğin ortak politikalarını gerçekleştirmek amacıyla kullanılmaktadır. Mali yardımlar esas olarak iki kaynaktan sağlanır: AB Ortak Bütçesi ve Diğer Kaynaklar. Elbette ki bu kaynaklardan aslan payını ekonomisi nisbeten daha zayıf olan üye ülkeler almaktadır. Bunun amacı AB ülkelerini her alanda, (ekonomik, mali, sosyal...vs) bir birine daha uyumlu hale getirmektir.

2 Mali yardımlar  Karşılıksız yardımların %95’i ve kredilerin %90’ı üye ülkelere verilmektedir.  Karşılıksız yardımlardan geriye kalan % 5 ve kredilerden arta kalan % 10 üçüncü ülkelere (AB’ye tam üye olmayan ülkelere; mesela Türkiye gibi) verilir.  Avrupa Birliğinin genel bütçe dışında kalan mali araçları ile genel bütçe yardımları arasındaki en önemli fark karşılıksız olmayıp kredi şeklinde verilmesidir.  Ancak bu krediler gerek faiz oranı açısından gerekse vade açısından uygun özellikler taşırlar.  Kredi yardımlarının önemli kısmı Avrupa Yatırım Bankası (AYB) tarafından verilir.

3 Mali yardımlar  Avrupa Yatırım Bankası Roma Antlaşmasının 129 ve 130. maddeleri gereğince 1958 yılında kurulmuştur.  Antlaşmaya ilave edilen bir Protokol ile Bankanın statüsü düzenlemiştir.  Bağımsız bir tüzel kişiliği olup Merkezi Lüksemburg'tadır.  Yönetimi AB'ye üye ülkeler tarafından yapılmaktadır  kredilerin verilmesinde söz sahibi olan Guvemorler Kurulu, üye ülkelerin Maliye Bakanları dır.

4 Devam…  Kredi verme işlemlerinin başladığı 1959 yılından 1995 yılı sonuna kadar  AYB'nin kendi adına ve aracı rolünde verdiği kredilerin toplamı milyon Euro'ye ulaşmıştır.  Bu tutarın milyon Euro'su AB içine verilmiştir (%91,2).  Geriye kalan milyon Euro ise AB dışına verilmiştir.(%8.8)

5 ÜYE OLMAYAN ÜLKELERE YÖNELİK MALİ YARDIMLAR  AB, menfaat ilişkisinin olduğu bazı ülkelere veya ülke gruplarına mali yardımlar yapmaktadır.  Yardım yapılan ülkeler arasında Akdeniz ve Doğu Avrupa Ülkeleri yanında  Afrika'dan Latin Amerika'ya çok sayıda ülke bulunmaktadır.  Genel bütçeden yapılan bağışlar ve yardımlar, para veya gıda yardımı şeklinde olabilmektedir.  Bunlar çeşitli ülkelere normal yardım programları çerçevesinde veya  tabi afetler büyük kazalar veya kötü hasat dönemleri gibi olaylar neticesinde verilmektedir.

6 Akdeniz Ülkelerine Yönelik Yardımlar  AB’nin üçüncü ülkelerle ilişkileri çerçevesinde Akdeniz ülkeleriyle 1960’lara dayanan bir ilişkisi vardır.  Bu ilişkinin ticari, siyasi ve mali yönü vardır.  AB kendi yakın bölgesinde olan fakat AB ile organik bağı olmayan ülkelerle ilişkilerine özel önem vermektedir.  Bu çerçevede başlayan ilişkiler 1970’li yılların ikinci yarısında “Global Bir Akdeniz Politikasını” benimseyen AB,  1990’ların başlarında bu politikalarını yeniden gözden geçirmiş ve “Yenileştirilmiş Akdeniz Politikası”nı benimsemiştir.

7 Devam…  Yenilenmiş Akdeniz politikası 1992–1996 arasında milyon Euro’luk bir mali paketi içermektedir.  Bu paketin milyon Euro’luk bölümü Akdeniz ülkeleri içerisinde yatay işbirliğini içermektedir.  Bu yardım daha çok proje kredisi nitelindedir.  Bir kısmı da hibedir.  Yardım edilen Akdeniz Ülkeleri Türkiye, Fas, Cezayir, Tunus, Malta, Mısır, Ürdün, İsrail, Lübnan, Suriye, Eski Yugoslavya ve Güney Kıbrıs olmak üzere 12 ülke bulunur.  AB’nin bu ülkelerle olan ilişkileri ikili anlaşmalara dayanmaktadır.  Buna göre AB’nin Akdeniz ülkeleriyle mali ilişkileri kısaca aşağıdaki gibidir.

8 Mali yardımlar…  Cezayir  1976’da başlayan, ilişkiler son olarak yapılan ve 350 milyon Euro milyon Euro tutarındaki mali yardımı kapsayan 20 Haziran 1991 tarihli anlaşmadır.  AB ile Cezayir arasında yılları arasında imzalanan dört mali protokol 1554 milyon Euro’luk yardımı kapsamaktadır.  Fas  AB’nin bu ülkeyle olan mali ilişkisi 1978 yılında başlamış ve yine bu bu ülkeyle olan ilişkilerde 1991’e kadar devam etmiş olan dört mali protokol toplam 1.091, milyon Euro’luk mali yardımı kapsamaktadır.

9 Mali yardımlar  İsrail  Bu ülkeyle bir serbest ticaret anlaşması imzalayan AB,  sıkı ticari ilişkilerde bulunduğu ve diğer Akdeniz ülkelerine göre daha gelişmiş olan İsrail’le  yılları arasında yaptığı dört mali protokol çerçevesinde toplam 25 milyon Euro’luk mali yardımda bulunmuştur.  Buradan AB’nin İsrail’le ilişkilerinin mali alandan ziyade serbest ticaret anlaşması çerçevesinde ticari olduğu anlaşılmaktadır.  Lübnan  Yine 1978–1991 yılları arasında yaptığı dört mali protokol toplam 292 milyon Euro’luk bir miktarı kapsamaktadır.  Malta  Bu ülkeyle 1978–1988 yılları arasında imzalanan üç mali protokol çerçevesinde AB bu ülkeye toplam 93,5 milyon Euro’luk mali yardımda bulunmuştur.

10 Mali yardımlar  Mısır  Bu ülkeyle de AB’nin ilişkileri 1978 yılında başlamış ve toplam dört adet mali protokol imzalanmıştır.  Bölgenin nüfus açısından en büyük ülkelerinden biri olan Mısır’la AB’nin yaptığı mali anlaşmaları tutarı 1991–1996 yılını da kapsayan Dördüncü Mali Protokolle birlikte toplam milyon Euro’yu bulmaktadır.  Ürdün  1978–1991 yılları arasında toplam miktarı 461 milyon Euro’yu bulan dört mali Protokol imzalanmıştır.  Tunus  Toplam tutarı 742 milyon Euro olan dört adet Mali Protokol imzalanmıştır.

11 Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine Yönelik Kaynaklar  Orta ve Doğu Avrupa Ülkelerine yönelik yardımların önemli kısmı kredi, geriye kalan kısmı ise bağış şeklinde yapılmaktadır.  Ayrıca aynı ülkelere yardım amacıyla kurulan Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın (EBRD) sermayesinin %51'i AB'ye aittir.  Bu çeşitli yardımlar arasında koordinasyonu sağlama görevi AB Komisyonu'na verilmiştir.  Bu yardımlar ilk kez Temmuz 1989'da Polonya ve Macaristan'a teknik yardımı içeren PHARE (Coordinated Suport for the Restructuring of Economies of Poland and Hungary) programı ile başlamıştır.  PHARE programı kapsamına Temmuz 1990'da Bulgaristan, Çek ve Slovak Cumhuriyetleri ve Slovenya; Ocak 1991'de de Romanya dâhil edilmiştir.  Eylül 1991'de Arnavutluk, son olarak da Estonya, Letonya, Litvanya program kapsamına alınmıştır.

12 Bağımsız Devletler Topluluğuna Yönelik Yardımlar  Bu ülkelere yönelik yardımların temel amacı BDT'nin demokratikleşmesini ve pazar ekonomisine geçişini hızlandırmaktır.  Bu yardımlarla BDT'nin bağımsız devletlerindeki yapısal reformlar ve modernleşme çabalarının desteklenmesidir.  Bu yardımlar TACIS (Technical Assistance to the Commonwealth of Independent States) eylem programı çerçevesinde verilmektedir.

13 Asya ve Latin Amerika Ülkelerine Yönelik Yardımlar  Yardım yapılan Asya ülkelerine Örnek olarak Bangladeş, Hindistan, Endonezya, Pakistan, Filipinler, Sri Lanka, Tayland'ı;  Latin Amerika Ülkelerine örnek olarak ise Honduras, Nikaragua, Bolivya, Kolombiya, Ekvator ve Peru'yu verebiliriz.

14 Afrika, Karayipler Pasifik (AKP) Ülkelerine Yönelik Avrupa Kalkınma Fonu (AKF)  Avrupa Birliği Antlaşmasının dördüncü kısmı "Denizaşırı Ülkeler ve Topraklarla İşbirliği" başlığını taşır.  Bu ülkeler AKP (Afrika Karayipler Pasifik) ülkeleri diye anılmaktadır  Sayıları günümüzde altmışı aşmıştır.  Bu ülkeler arasında Afrika ülkelerinin büyük çoğunluğu yer alır.  Karayip ve Pasifik ülkelerine örnek olarak Trinidat&Tobago, Jamaika, Bahama Adaları, Dominik, Granada, Antigua, Fiji gibi küçük ve az gelişmiş ülkeler verilebilir.  Adı geçen ülkelere mali yardımlar yapılması için AKF (Afrika ve Karayipler Fonu) kurulmuştur.  Fon yardımlarının önemli kısmını hibeler, geriye kalan kısmını ise krediler oluşturur.

15  Türkiye’nin dış ticaretinin yarısından fazlası (2007 % 53) AB iledir.  ticaretin güçlenmesi ve gümrük birliğinin olumsuz etlilerinin giderilmesi için AB mali yardımlarına ihtiyaç vardır.  Türkiye gümrük birliğine girmekle her yıl tahsil etmekte olduğu yaklaşık 2.5 milyar dolar civarında bir vergi gelirinden mahrum olmaktadır.  Gümrük vergilerinde meydana gelen bu azalış,  -AB bütçe kaynaklarından,  -Akdeniz Programı ve Akdeniz Fonundan,  -Avrupa Yatırım Bankasından sağlanacaktır  yaklaşık 3.2 milyar dolar seviyesinde bulunan kaynaklarla,  KDV’de yapılan yeni düzenlemeler  2002’de yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi ile giderilebileceği düşünülmektedir. AB’NİN MALİ YARDIMLARI ÇERÇEVESİNDE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ

16 Devam…  Ankara Anlaşması’nda Türkiye’ye mali yardımlar yapılması gereğini içeren hükümler (m.3)  Katma Protokolde ise Türk Ekonomisinin AB ekonomisine yaklaştırılmasından söz edilmektedir.  Türkiye’nin gümrük birliğine girişinin kararlaştırıldığı 6 Mart 1995 tarihinde Brüksel’de yapılan Ortaklık Konseyi Toplantısı’nda kabul edilen üç belgeden birisi de  Mali işbirliğinin yeniden başlatılmasına ilişkin AB deklarasyonuna ilişkindir.

17 Devam…  Ancak mali protokoller Yunanistan’ın AB’ye üye olmasından beri (1981) (gümrük birliğine kadar) işletilememiştir.  Altı Martta AB’nin yayınladığı deklârasyon bu mali işbirliğinin canlandırılmasına yöneliktir.  Bu deklarasyon iki bölümden oluşmaktadır.  Birincisi 2.2 milyar dolar tutarındaki daha çok proje kredisi niteliğindeki mali yardımlardır.  İkinci bölümde ise makro ekonomik yardımlar başlığı altında bir düzenleme vardır.  Herhangi bir rakam içermeyen bu düzenleme ekonomide yapısal sorunlar ortaya çıkarsa harekete geçirilecektir.

18 MALİ PROTOKOLLER  AB gümrük birliğine kadar üç mali protokol ve bir tamamlayıcı protokol çerçevesinde verdiği ödünçlerle Türk ekonomisine finansman sağlamıştır.  Ancak bu protokollerle verilen miktar, artan ihtiyaçları karşılamaktan uzaktır.  Birinci Mali Protokol  Hazırlık dönemi Türk ekonomisini güçlendirmeye yönelik bir uygulamadır.  AB ülkeleri Türkiye’ye karşı tek taraflı ödünler verecek ve mali yardımlarda bulunacaktı.  AB’nin Tek taraflı tavizleriyle o dönemde Türkiye’nin başlıca ihraç ürünlerine yönelik olarak gümrük indirimlerini öngörüyordu.

19 Devam…  Birinci Mali Protokol, ’te imzalanmıştır.  yılları için Türkiye’ye 175 milyon Euro tutarında kredi açılmış ve  1969 yılına kadar kredinin tamamı kullandırılmıştır.  Avrupa Yatırım Bankası aracılığıyla verilen bu krediler  Keban Barajı ve Birinci Boğaz Köprüsü’nün finansmanında kullanılmıştır.  Kredinin ödemesiz dönemi 7 yıl, faiz oranı altyapı hizmetlerinde yüzde 3, diğer projelerde yüzde 4.5’tir.  Beş yıllık süreyle 35 milyon Euro’luk dilimlerle kullandırılan bu kredilerin  145 milyon Euro’luk kısmı kamu, 30 milyon Euro’su özel sektör tarafından kullanılmıştır.

20 İkinci Mali Protokol  tarihinde Katma Protokolle birlikte imzalanmış ve  ’ten itibaren Katma Protokolle birlikte yürürlüğe girmiştir.  220 milyon Euro’luk kredinin 195 milyon Euro’su AB üyelerinden  25 milyon Euro’su Avrupa Yatırım Bankasının öz kaynaklarındandır.  Daha sonra 47 milyon Euro’luk tamamlayıcı bir protokol imzalanmıştır.  Bu tamamlayıcı Protokol İngiltere, İrlanda ve Danimarka’nın Topluluğa tam üye olmasından dolayı bu ülkelerin ikinci mali protokole katkılarından oluşmaktadır.  Ancak yürürlüğe girmesi biraz gecikmiştir.

21 Devam…  Alt yapı projelerine ayrılan ikinci mali protokol,  otuz yıl içinde sekiz yıl ödemesiz ve yüzde 2.5 faizli olarak düzenlenmiştir.  195 milyon Euro’luk kısım için geçerli olan 175 milyon Euro’luk kısmı kamu  Geriye kalan 25 milyon Euro’luk kredi de özel sektör tarafından kullanılmıştır.  Katma Protokolle birlikte imzalanan ikinci mali protokol, Aralık 1982 tarihi itibariyle tamamen kullandırılmıştır.  Görüldüğü gibi Katma Protokol çerçevesinde düzenlenen bu Protokol’de Katma Protokol’ün karşılıklı yükümlülük öngörmesine rağmen, uzun vadeli ve düşük faizlidir.

22 Üçüncü Mali Protokol  Bu Protokol tarihinde imzalanmış ve  tarihinde yürürlüğe girmiştir.  310 milyon Euro tutarındaki miktarın 220 milyon Euro’luk kısmı AB üyelerinden  90 milyon Euro’su Avrupa Yatırım Bankası’ndan sağlanmıştır.  tarihine kadar kullandırılacak olan bu krediler kırk yıl vadelidir.  On yıl ödemesiz ve yüzde 2.5 faizli olan bu kredilerin tamamı kamu yatırımlarına tahsis edilmiştir.  220 milyon Euro için geçerli olan bu miktar, kalan 90 milyon Euro’luk banka kaynakları için geçerli değildir.  Çünkü bu krediler özel sektöre tahsis edilmiştir.  Vade ve faizi piyasa şartlarına göre sonradan belirlenecektir.

23 Devam…  Konsey bu dönemde Türkiye’ye ekonomik ve teknik işbirliğinin desteklenmesi için 75 milyon Euro’luk bir hibe verilmesini kararlaştırmıştır.  Daha sonra ( ) Ortaklık Konseyi Toplantısı’nda Türkiye’ye beş yıllık bir dönem için 600 milyon Euro’luk bir yeni protokol, (Dördüncü mali Protokol) imzalanmıştır.  225 milyon Euro’su Avrupa Yatırım Bankası ve 375 milyon Euro’su AB bütçesinden sağlanacak olan bu kredinin 50 milyon Euro’su hibe niteliğindedir.  Ancak bu protokol gümrük birliği öncesinde yürürlüğe girmemiştir.  Çünkü, 1981 yılında AB’ye üye olan Yunanistan’ın engellemeleriyle karşı karşıyadır.

24 Gümrük Birliğine Kadar Toplam Mali Yardım  Türkiye AB’den arasında toplam 827 milyon Euro tutarında mali yardım sağlamıştır.  Bunun 752 milyon Euro’luk kısmı Avrupa Yatırım Bankası’ndan 75 milyon Euro’luk kısmı da AB bütçesinden karşılanmıştır.  752 Milyon Euro’nün % 33’ü sanayi ve tarım, yüzde 52’si enerji ve yüzde 14’ü altyapı-ulaştırma sektörüne gitmiştir.  Buna karşılık AB yalnızca arasında AB üyesi olan İspanya’ya 11.8, Portekiz’e 6.3 Yunanistan’a 5.9 milyar Euro’luk kaynak aktarılmıştır.  Ayrıca gümrük birliği gibi bir bağlantısı olmayan Cezayir, Fas, Mısır gibi ülkelere sadece döneminde 850 milyon Euro ile 1450 milyon Euro tutarında yardım yapmıştır.

25 Toplam mali yardım  Katılma sonrasından itibaren 1992 yılına kadar;  Yunanistan’a 28.6 milyar, İspanya’ya 42.5 milyar ve Portekiz’e 14.2 milyar Euro’luk kaynak aktarılmıştır.  Tam üyelik öncesi yine bu ülkelerden Yunanistan’a 2.4 milyar, İspanya’ya 1.6 milyar ve Portekiz’e 1.3 milyar Euro tutarında kredi açılmıştır.  Bu bakımdan Türkiye’ye sağlanan mali yardımların çok düşük seviyede olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.  Özellikle katıldıkları dönemde nisbi olarak daha az gelişmiş olan bu üç AB ülkesinden Yunanistan yardım/nüfus kriteri açısından en fazla payı almıştır.  İkinci Portekiz ve üçüncü İspanya’dır.

26 Devam…  Rakamlara bakıldığında Türkiye’ye yapılan mali yardımın bu ülkelerle özellikle üyelik öncesi benzer ekonomik yapıya sahip olduğu da dikkate alınırsa, karşılaştırma yapmak anlamsız olmaktadır.  Türkiye’ye yapılan yardım, herhangi bir üçüncü ülkeye yapılan yardım nisbetinde veya daha azdır.  Türkiye ekonomisinin bu kadar düşük bir yardım alması ekonomisinin ihtiyacından ziyade;  Tam üye olma politikasını devam ettiren Türkiye için bu mali yardımlar ancak siyaseten,  AB ile ilişkilerin devamı açısından, bir önem taşıyabilir.

27 Devam…  Buradan tam üye olmanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıkmaktadır.  Türkiye 1996 yılı başından itibaren GB’ye girmekle tam üye olabilmek için bir adım daha attığını düşünmektedir.  Ancak Türkiye ile AB arasında imzalanan anlaşmalarda böyle bir sonucu öngören düzenleme yoktur.  Gümrük birliği sonrası (yapılması taahhüt edilen) yardımlar gümrük birliğine Türkiye’nin gümrük birliği çerçevesinde,  gümrük indirimleri nedeniyle uğradığı mali kayıpları karşılamaya yöneliktir.  Ancak şimdiye kadar (gümrük birliği öncesi) verilmiş olan mali yardımlar Türkiye’nin bu kayıplarını karşılamaktan çok uzaktır.

28 Gümrük Birliği Sonrası Mali Yarım Perspektifi  Avrupa Parlamentosu;  -Gümrük Birliği’nin getireceği yeni rekabet ortamına Türk sanayi sektörünün uyum sağlaması,  -Türkiye’nin Avrupa Birliği ile altyapı bağlantısının iyileştirmesi (kara ulaştırması, limanlar, havaalanları, demiryolları, telekomünikasyon, enerji v.b.) ve ekonomiler arasındaki farkın azaltılabilmesini için  bir mali yardım paketini içeren tek taraflı bir deklarasyon yayınlamıştır.

29 Devam…  Gümrük Birliği’nin derinleştirilmesi ve ilişkilerin geliştirilmesi  AB Komisyonu tarafından hazırlanan “Türkiye için Avrupa Stratejisi” kapsamındaki faaliyetlerin uygulamaya konulabilmesini için,  AB Komisyonu tarafından bir Konsey Yönetmeliği Taslağı hazırlanmıştır.  Bu kapsamda, AB Bütçesinden toplam 150 milyon Euro tutarında bir kaynak ayrılması öngörülmüştür.

30 Devam…  yılları arasında AB’nin bütçe kaynaklarından,  Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin geliştirilmesi için alınacak önlemler çerçevesinde 15 Milyon Euro,  Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişimini hızlandırmak amacıyla alınacak önlemlerin uygulanmasına ilişkin olarak da 135 Milyon Euro’luk hibe sağlanması öngörülmüştür.

31 Devam…  Ülkemizde 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında  AB üyelerinin ve özellikle Yunanistan'ın mali yardım konusundaki bilinen tutumlarında olumlu yönde bir değişiklik olmuştur.  Nitekim AB, 17 Ağustos 1999 tarihinden bugüne kadar insani yardım amaçlı olarak ve “Avrupa AB’nin İnsani Yardımlar Ofisi-ECHO” aracılığıyla  4 milyon Euro yardım sağlamış bulunmaktadır.  Ayrıca, Marmara bölgesinde meydana gelen deprem ile ilgili olarak yapılacak mali yardımlara ilişkin prensipte mutabakat sağlanmıştır.

32 Helsinki Zirvesi Sonrası Dönemde Yaşanan Gelişmeler  AB, aday ülkelerin katılım öncesi süreçte yararlandırılacakları mali kaynakları katılım öncesi stratejisi kapsamında tek bir çerçeve altında değerlendirmektedir.  Katılım Ortaklığı: Aday ülkeler tarafından yürütülen uyum çalışmalarına destek olacak mali yardımları bir program çerçevesinde düzenler.  Bu yardımlar  “Avrupa Anlaşmalarından doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi”  “Kopenhag kriterlerine uyumda gelişme kaydedilmesi” koşullarına bağlamaktadır  Aday ülkenin söz konusu koşullara uyup uymadığı ise Komisyon tarafından hazırlanan raporlarda belirlenmektedir.

33 Devam…  Türkiye bakımından mali ilişkiler değerlendirildiğinde ise,  MEDA (Akdeniz Fonu) kaynaklarından ayrılan 420 Milyon Euro’luk hibenin, 380 milyon Euro’luk kısmının kullanmıştır.  Üye ülke vetosu nedeniyle bugüne kadar kullanılamayan MEDA kaynaklarından 375 Milyon Euro’luk hibe ve yine 375 Milyon Euro’luk kredi,  AB’nin kullandığı bütçe tekniği nedeniyle bir sonraki bütçe dönemine aktarılamamış,  dolayısıyla kadük olarak geçerliliğini yitirmiştir.

34 Devam…  döneminde Türkiye’ye, MEDA II bütçe kaynaklarından  % 60’ı Türkiye’nin altyapı çalışmaları ve sektörel politikaları,  %35’i katılım süreci ve  %5’i sivil topluma yönelik olarak toplam 381 Milyon Euro’luk hibe sağlanması öngörülmektedir.  -Avrupa Yatırım Bankası (AYB) kaynaklarından toplam 390 Milyon Euro’luk kredi,  -Avrupa Stratejisi kapsamında 150 Milyon Euro’luk hibe,  -“Katılım öncesi yardım” başlığı altında ise henüz miktarı belirlenmemiş bir kredi, kullandırılması öngörülmektedir.  Ayrıca, Gümrük Birliği çerçevesinde AB’nin taahhütleri arasında bulunan 750 Milyon Euro’luk AYB kredisinin kullandırılması,  AB üyesi ülkelerin toplam 45 Milyon Euro’luk bir tutarı teminat olarak tahsis etmelerine bağlıdır.

35 Devam…  AYB’den temin edilecek kredilere yönelik olarak 1 Milyar Dolar’lık bir proje paketi kabul edilmiştir.  200 Milyon Euro’luk bir ek kredinin makro- ekonomik yardım olarak temin edilmesi mümkün görülmektedir.  Deprem felaketi nedeniyle bölgede yürütülecek yeniden yapılanma çalışmalarına ve deprem bölgesinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin desteklenmesine yönelik olarak kullandırılması öngörülen  600 Milyon Euro’luk AYB kredisinin 450 Milyon Euro’luk kısmı üzerinde anlaşmaya varılmıştır.

36 Müzakereler Çerçevesinde Öngörülen Mali Yardım  Avrupa Birliği’ne üyelik başvurusunda bulunan ülkelerin  -üyelik için gerekli olan reformları yapabilmeleri,  -katılıma ilişkin AB fonlarından yararlanabilmeleri ve  -donanım sağlamaları için destek vermek amacıyla  Avrupa Birliği, söz konusu ülkelere mali destek vermektedir.

37 Avrupa Birliği Programlarına ve Ajanslarına Katılım  AB programları, (halk sağlığı, çevre, araştırma ve enerji gibi)  alanlarda Üye Devletler arasında işbirliğini teşvik etmek ve öğrenci ve gençlik değişimini desteklemek  (Socrates, Leonardo da Vinci ve Youth for Europe gibi) amacıyla tasarlanmıştır.  AB programlarının Orta Avrupa’daki aday ülkelere açılması ilkesi Avrupa Konseyi'nce Haziran 1993’de Kopenhag’da kabul edilmiş ve Essen Avrupa Konseyi'nce Aralık 1994’de yeniden teyid edilmiştir.  Aday ülkelerin çok çeşitli alanlarda AB programlarına katılmalarının amacı,  bu ülkelere AB politikalarının ve belgelerinin nasıl uygulamaya konduğunu tanıtmak ve  örneğin, öğrencilerin, gençlerin, bilim adamlarının ve devlet memurlarının değişimini kolaylaştırmaktır.

38 Avrupa Yatırım Bankası ve Uluslararası Finansman Kuruluşlarıyla Ortak Finansman  1999 tarihli Bakanlar Konseyi, Şubat 2000-Ocak 2007 dönemi için Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri’ ile yönelik 9,280 milyon Euro’luk Avrupa Yatırım Bankası (AYB) kredi paketini kabul etti.  Ocak 2000’de, Avrupa Yatırım Bankası Guvernörler Kurulu, AYB’nin aday ülkelere yönelik katılım öncesi kredilerinin 3.5 yıllık bir süre için 8,500 milyon Euro’ya çıkarılmasını onayladı.  Halen Türkiye AYB’nin verdiği katılım öncesi kredilerden yararlanmaktadır.

39 Devam…  AYB’nin katılım öncesi mali desteği, aday ülkelerde, özellikle AB mevzuatına uyum ve AB ile entegrasyonu kolaylaştıracak projelere yatırımı içermektedir.  Mali yardım, AYB kredilerinden yararlanan tüm sektörleri kapsar  özellikle çevrenin korunması, ulaştırmanın geliştirilmesi, telekomünikasyon ve enerji bağlantıları, endüstriyel rekabet ve bölgesel kalkınma üzerine odaklanıyor.

40 Adaylık Sonrasındaki (Katılım Öncesi) Yardımlar  AB’ye aday diğer ülkeler için olduğu gibi tek bir bütçe kaleminde toplanan bu yardım bütçesine “Katılım Öncesi Yardım” denir  1999 yılında AB-Türkiye ilişkilerindeki en önemli olay,  Türkiye'nin Aralık 1999'da Helsinki'de gerçekleştirilen AB Zirvesi'nde resmen 'aday ülke' olarak kabul edilmesi oldu.  Diğer aday ülkelere uygulanan kriterler, bu tarihten itibaren Türkiye için de geçerli hale geldi.  Bu çerçevede Türkiye'nin adaylık sürecinde reformların desteklenmesi için bir katılım öncesi stratejiden yararlanmasına karar verildi.  Söz konusu katılım öncesi stratejisi 2001 yılında hazırlandı.

41 Devam…  -Gümrük Birliği'ni güçlendirmeye yönelik tedbirlerin uygulanması:  Türkiye'ye arası dönemde 15 milyon Euro tutarında hibe ayrılması önerildi.  Konsey, öneriyi 10 Nisan 2000'de onaylandı.  -Ekonomik ve sosyal kalkınmanın desteklenmesine yönelik tedbirlerin uygulanması:  Türkiye'ye arasında 135 milyon Euro ayrılması önerildi.

42 Devam…  -MEDA II:  Avrupa Komisyonu, Helsinki Zirvesi sonrası dönemde, Türkiye'nin faydalandığı mali yardım miktarını arttırmak için bir dizi karar aldı.  MEDA II Programı çerçevesinde, Türkiye'ye döneminde kullanılmak üzere ayrılmış olan miktar, 890 milyon Euro'ya (Komisyon tarafından idare edilecek hibeler) ulaştı.  2000 yılında Türkiye'ye MEDA II kapsamında ayrılan tutar, 190 milyon Euro'ydu.  Türkiye ayrıca, Avrupa Yatırım Bankası'nın, MEDA II kapsamında Avrupa - Akdeniz Ortaklığına ayırdığı milyar Euro tutarındaki kredilerinden de faydalanma imkanına sahip oldu.

43 AB Mali Yardımları Türkiye’de Kullanıldığı Alanlar  AB mali yardımları, müktesebatın uygulanması amacıyla  AB tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi dikkate alınarak,  Türkiye tarafından hazırlanan Ulusal Program’daki önceliklere göre planlanır.  Siyasi ve ekonomik kriterlerle, üyelikten kaynaklanan yükümlülükleri üstlenebilme yeteneği olarak ifade edilen Kopenhag kriterlerini detaylı olarak kapsayan Ulusal Program,  ekonomiden, sağlık ve tarıma kadar çok geniş bir alanı kapsar.

44 GÜMRÜK BİRLİĞİ SONRASI MALİ YARDIMLAR –1999 Helsinki zirvesiyle Türkiye’ye aday ülke statüsü verilmesi mali yardımları olumlu etkilemiştir –Bu dönemde Yunanistan’ın da vetosu kalkmıştır. –AB mali yardımlarla Türkiye’yi AB’ye hazırlamayı amaçlamıştır –Bu dönemde de yardımlar hibe ve kredi şeklinde olmuştur

45 Hibe yardımlar…  Bir tüzük hazırlanarak mali yardım için çerçeve oluşturulmuştur  Farklı kaynaklardan edinilen mali yardımlar bu tüzükle birleştirilmiş ve  Türkiye’nin aday ülke olması ile birlikte  “Türkiye’ye Yönelik Katılım Öncesi Mali Yardım”  adıyla tek bir başlık altında toplanmıştır.  Türk şirketlerinin ihalelere serbest katılımı da bu tüzükle belirlenmiştir.

46  Yine adaylıkla birlikte adem-i merkeziyetçi- subsidiarity-yetki ikamesi- ilkeleri çerçevesinde Ankara’ya devredilmiştir  Bu amaçla Türkiye’de aşağıdaki kurumlar oluşturulmuştur  -Ulusal fon  -Mali Yardım Komitesi  -Ulusal Mali Yardım Koordinatörlüğü  -Merkezi Finans ve ihale Birimi  -Ortak İzleme Komitesi

47 Hibelerin Kullanımı  Hibeler ulusal program çerçevesinde mevzuatın uyumu amaçlı kullanılmaktadır  Bu uyum, idari reformlar; mevzuat uyumu ve ekonomik ve sosyal uyumu içermektedir.  Proje destekli olan mali yardımlar Türkiye’deki merkezi yönetim ve belediyelerin altyapı hizmet projelerini desteklemektedir

48 Tutar…  Hibeler ulusal katkıları da içermektedir  AB en fazla % 80’i karşılamaktadır  Bu kapsamda döneminde toplam 693 milyon Euro hibe yardımı yapılmıştır.  Bu tutar döneminde milyon Euro’ya yükseltilmiştir.  dönemine ilişkin öngörülen yardım miktarı ise milyon Euro’dur  Bu yardım bütün aday ve potansiyel aday ülkeler içindir  dönemi için 1602 Euro’dur.

49 Yararlananlar  Özel sektör hibe yardımlarından yararlanamaz  Bu yardımlardan  -kamu kurumları,  -yerel yönetimler  -meslek kuruluşları  -üniversiteler  Vakıflar ve  Sivil toplum kuruluşları yararlanır  Hazırlanan projelerin nihai onay mercii Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliğidir.

50 Kredi Yardımları  Bu yardımlarla daha çok reel sektör yani özel sektör desteklenir  Kredinin temel kaynağı AYB’dir  Bu kredilerde KOBİ’ler önemli yere sahiptir

51 Kredi kaynakları  Burada birden fazla kredi kaynağı vardır  AYB yanında  -Akdeniz fonları  GB fonları ve deprem yardımları vardır  Kredi proje desteklidir ve  Kamu sektörü projelerinde ülke notunun en az BBB olması ve teminat (hazine garantisi) gerektirir.  Özel sektör için A+ yada bu puana sahip banka teminatı istenir

52  Bu kapsamda Boğaz tüp geçişi,  duble yol projesi,  doğalgaz stoklama projesi  deprem zararları gibi yardımlar yapılmıştır  Bu kapsamda Türkiye'ye 1965’ten 2006 sonuna kadar toplam 5.7 milyar Euro yardım yapılmıştır

53 Mali Yardımların Değerlendirilmesi  Başlangıçtan 2006 yılı sonuna kadar 43 yıllık süreç içerisinde ezici coğunluğu aday ülke olduktan sonra olmak üzere toplam milyon Euro hibe yardımı yapılmıştır.  Yunanistan’a 26 yıl içerisinde ( )  toplam yıllık ve 320 EURO kişi başına hibe yardımı yapılmıştır  İspanyaya 21 yılda ( ) ise sırasıyla  , ve 141 EURO yardım yapılmıştır  Yaklaşık bu kadar da AYB’den kredi yardımı almışlardır

54  Yeni üyeler  2004’te üye olan ve toplam nüfusu 75 milyon olan 10 üye 17 yıllık süre içerisinde ( )  Yine sırasıyla ve hibe yardımı almıştır  2007’de üye olan ve toplam nüfusu 30 milyon olan Romanya ve Bulgaristan ise yine aynı dönemde  ve23.52 yardım almıştır

55  Türkiye  43 yıllık süre içerisinde hibe yardımları  Toplam:  Yıllık ort: 51 ve  Kişi başına 0.7 Euro’dur


"AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE YÖNELİK MALİ YARDIMLARI VE TÜRKİYE Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen Türkiye hala üçüncü bir ülkedir. Fakat müzakere." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları