Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ocak 2009. ODUN OLSUN BİZDEN OLSUN anlayışı ile “yönetim” oluşturulamaz… “Biz yaparsak olur” anlayışı ile kurulan organizasyonlar / yapılanmalar doğru-dürüst.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ocak 2009. ODUN OLSUN BİZDEN OLSUN anlayışı ile “yönetim” oluşturulamaz… “Biz yaparsak olur” anlayışı ile kurulan organizasyonlar / yapılanmalar doğru-dürüst."— Sunum transkripti:

1 Ocak 2009

2 ODUN OLSUN BİZDEN OLSUN anlayışı ile “yönetim” oluşturulamaz… “Biz yaparsak olur” anlayışı ile kurulan organizasyonlar / yapılanmalar doğru-dürüst bir şey üretemediklerinden akıbetleri “önce çürüme, sonra çöküştür”… Örnek mi? Çevrenize dikkatli bakınız…

3 Bizim toplum, aileden devlet yapılanmasına kadar her kademede diktatör modeli başkanlar / yöneticiler için mümbit topraktır. Bunu değiştirmeliyiz… Her şeyi bilir, yaptığı her şey doğrudur(!)… Fikirleri tartışılmaz, baş tacı yapılır… Onun için ŞURA bağlayıcı karar yeri değil, bir bilgi edinme yeridir. Korkusu, yakın çevreden birinin yerine geçmesidir. Bu sebeple; alternatifsiz kalmak ister. Etrafında herhangi bir fikri olmayan kafalar (köleler) olsun ister. Ve onların; sadece dinlemelerini ve itaat etmelerini bekler. Sonuçta: Yönetimde her konuda tek söz sahibi olmuştur ve istediğini yapmaktadır. Bazıları, “ne verirsen yer, ne dersen yapar” cinsinden bir anlayışla insanları yönetmenin rahatlığını yaşamak ister. Bu anlayışın arka planında; “köle yap / efendilik tasla / despot ol” anlayışı yatar… Marifet, her birinin ayrı fikir ortaya attığı insanları bir araya getirip yönetmektir. Uzlaşma zor olabilir. Sonuç daima olumlu olacaktır. Çünkü; aykırı fikirler sinerji doğurur. O, yönetimde TEK ADAM’dır. Baskıcı Yönetim Üretemez…

4 Yetişme tarzı, bilgi ve tecrübesi bakımından yetersiz sayılan kişilerin bir şekilde yönetime geldikleri (söz sahibi oldukları) çokça görülür. Böylelerinin yönetimi çöker… NASIL BİR BAŞKAN? EYLEM - ÖZELLİK İYİ BAŞKAN KÖTÜ BAŞKAN KENDİNDENEmindirKorkaktır STRATEJİ / TAKTİKBelirlerBelirlenene uyar DİYALOGUSeverEn aza indirir YENİ FİKİRLEREAçıktırŞüpheyle bakar HAREKET ÖNCESİDanışırTereddüt eder ÇALIŞANINA Güven verir Güven ister Az güvenir ELEŞTİRİSİIlımlıdırSerttir TOPLANTILARDA Hükmünü sona saklar Önceden hükmünü ilân eder ve soru sorulmadan uyulmasını ister ÖRNEKLER ÇOĞALTILABİLİR

5 Başarı, hem iç dinamikler açısından, hem dış dinamikler açısından “objektif değerler” (ölçülebilen değerler) göz önünde bulundurularak düne göre bugünü farklı kılmaktır. ● Başarının kriteri taraflarca önceden konulmalıdır. ● Aksi halde yönetimin başarılı olup olmadığı tartışmalarıyla zaman kaybedilir. Başarıyı ölçmesini bilmeyen yapılanmaların çoğu kendini büyüyor sanır. Bu daha çok “iş körlüğü”nden doğar… Bir yapı kendini standartlara uygun olarak ölçebilmelidir. BAŞARI, GURUR ● ● Yöneticiler gurura kapılır ● ● Gurur hedef şuurunu kaybettirir ●, ● Lider / başkan / yönetici, süper de olsalar yalnız başlarına yetersiz kalmaya başlar ● ● Büyüyen sorunlar karşısında yetkilinin daha güçlü olmaya çalışması / daha çok çalışması yetersiz kalır Önemli olan, nelere sahip olunduğu değil, kiminle sahip olunduğudur. Esas olan, yükü / başarıyı uygun olanlarla bir şekilde paylaşmaktır. Gururu önlemenin yolu “Takım Ruhu”dur; yoksa, akıbet çöküştür…

6 Yönetim, hedefini kaybederse kişiye hizmet eden (kişisel rant sağlayan) organizasyon haline gelir. Göreve değil de insana bağlı yönetim anlayışı çıkmaz sokaktır. Yönetim, kendi planını ve uygulamasını yaparak toplumu / üyeyi / ortağı şekillendirmek, düzenlemek, değiştirmek ve idare etmek için doğru kurulmuş organizasyon olmalıdır. Yönetim bunu unutup kamuoyu desteği almak adına popülist yönetim anlayışıyla hareket edebilir. Yönetimde devamlılığın olmaması, işlerin iyi takip edilmemesi, yaz- boz ’lara neden olur. Yapılanmaların ana omurgası maddi değerler değil, insan’dır... YÖNETİMDE ÇÜRÜME

7 YÖNETİMLERDE “ÇÖKÜŞ” BÖYLE BAŞLAR YÖNETİMDE ÇÖKÜŞ Çözülme süreci belki yavaşlatılabilir; ama, bir kez başladı mı tersine çevrilemez… ● ● Bugün; çoğu yönetimler enerji ve heyecanlarını kaybetmiş durumdadır. ● ● Bugün; birey / yönetim her şeyin bedelsiz ve anında olmasını istiyor. İstekler karşılığı bir mesai / ter / bedel de ödemek istemiyor. ● ● Bugün; dinamik ve aydın yöneticiler çoğunlukla içinde bulundukları organizasyonları terk ediyor. Sıradanlar kalıyor, onlar da devamlı yük oluyor. ● ● Bugün; toplumumuzda kişinin ve kuruluşların ANALİZ YAPMA / TEŞHİS KOYMA / TEDAVİ YAPMA kapasitesi hayli zayıflamıştır. Çöküş, onu doğuran sebepleri önceden tespit etmek / korkmak / tedbir almakla önlenir… Korkmak iyidir, insanı duyarlı yapar. Korkunun terbiyesi tedbirdir. Tedbir almak ÇÖKÜŞÜ Tedbir almak korkaklık değildir. Aksi durum ÇÖKÜŞÜ getirir… Coğrafya Dil Duası (Temenni) Fiili Dua (Gereğini Yapmak) TürkiyeÇOKYOK BatılılarYOKÇOK ►Türkiye’de ağaç dikmeden yağmur duasına çıkılıyor. Dua sonunda yemek pişirmek için mevcut ağaçlar kesilip kazanların altında yakılıyor. ► Batı, “yeşil” konusunda bizden daha hassas… Fiili dua olmasa idi, peygamberler bizzat savaşa gitmezdi. ÖRNEK

8 YÖNETİCİNİN FİLİ DUASI Yönetim, sorumluluğunu taşıdığı kişilere karşı yapılanmayı doğru yönetmek için gereğini yapmalıdır. Unutulmasın ki; Allah’ın yardımı, kulun yapması gerekenlerden sonra başlar. Benimle gel Buraya et Sizde organize yok mu, helasız ev olur mu? Bizde organize olsa idi, ben senin tarlana ederdim Almanya’nın Polonya’yı işgal ettiği günler… Birlikleriyle bir kasabaya gelen Alman komutan büyük bir eve yerleşir. Alman komutan ilerleyen zamanda tuvalete gitmek ister ve evin sahibini çağırır ve derdini söyler. Ev sahibi “Benimle gel” der ve evin dışına çıkar. Ev sahibi tarlanın bir ucuna geldiğinde komutana “Buraya et” der. Alman komutan bozulur ve ev sahibine “Sizde organize yok mu, helasız ev olur mu?” der. Ev sahibi Alman komutana “Bizde organize olsa idi, ben senin tarlana ederdim” der. Mehmet Barlas – Benimle gel Buraya et Sizde organize yok mu, helasız ev olur mu? Bizde organize olsa idi, ben senin tarlana ederdim Almanya’nın Polonya’yı işgal ettiği günler… Birlikleriyle bir kasabaya gelen Alman komutan büyük bir eve yerleşir. Alman komutan ilerleyen zamanda tuvalete gitmek ister ve evin sahibini çağırır ve derdini söyler. Ev sahibi “Benimle gel” der ve evin dışına çıkar. Ev sahibi tarlanın bir ucuna geldiğinde komutana “Buraya et” der. Alman komutan bozulur ve ev sahibine “Sizde organize yok mu, helasız ev olur mu?” der. Ev sahibi Alman komutana “Bizde organize olsa idi, ben senin tarlana ederdim” der. Mehmet Barlas – HİKAYE

9 Başkalarının düştüğü hatalardan ders alarak bilinen hatalardan sakınmak, muhtemel hatalardan korunmak gerekir. Böylece çöküş ihtimali en aza indirgenmiş olur. Ele geçirilecek kaleye top atışı yapılarak duvarlar test edilir. En zayıf nokta tespit edilince bütün toplar o noktaya çevrilir ve sürekli ateş altına alınır. SALDIRILARA DİRENÇ Açılan delik kaledekilerce kapatılmak istense de sürekli ateş altındaki delik büyür de büyür. İçerdekilerde bezginlik oluşur, sonunda savunma çöker… Dışarıdakiler oradan kaleye girerler. ● Mazeret / bahane / şikayet… Bu kelimelerin arkasına sığınmak, zayıf nokta oluşturur. ● Yabancılar yanında iç meseleleri konuşmak, zayıf nokta oluşturur. Zaaf, Kurumun İçinden Gelir Tehlike, Kurumun Dışından Gelir Yapılanmaların hedeflerine ve büyüklüklerine bağlı olarak; gerek ülke içinde ve gerekse ülke dışında rakipleri / gizli düşmanları olması normaldir. Normal olmayan, bunu kabul etmeyecek saflıkta olmak ve tedbir almamaktır.

10 ● ● Tavuk her gün yumurtlamaz. Bu sebeple vatandaşın her gün yumurta getirmesi mümkün değildir. ● ● Yumurta yerine tavuk istenildiğinde ise, elindeki tek tavuğunu kaybedenlerin bir daha yumurta getiremeyecekleri kesindir. Elde edilemeyecekler üzerinden “beklentiye girmek” yapılanmayı çökertir. BEKLENTİLER …(X) Ülkesindeki yönetim; vatandaşından vergi olarak her gün bir yumurta getirmelerini; bunun içinde herkesin birer tavuk sahibi olmasını ister. Vatandaş isteğe uyarak birer tavuk temin eder. Yönetim bazı günler yumurta getiremeyenlerden ceza olarak o gün için tavuklarını getirmelerini, sonraki günlerde yine yumurta getirebileceklerini söyler. HİKAYE Ülkemizde; iş istemeye giden biri işverene “Ne maaş vereceksiniz?” diye sorar. Bu sorunun öncesinde “Yapılanmaya ne katkıda bulunacağı”nı söylemez, söyleyemez… Üretme garantisi olmayanların tüketme isteğinde bulunması yapılanmaların en büyük “virüsüdür”; girdiği yeri çürütür.

11 YÖNETİMDE EĞİTİM YÖNETİMDE EĞİTİM ● İnsanı yetiştiren ● Motivasyon kazandıran ● Manevi olarak zenginleştiren ● Yönetim becerilerini geliştiren BİR FAALİYET ZİNCİRİDİR YÖNETİM, İNSANLA İNSAN İÇİN YAPILDIĞINA GÖRE YÖNETEN EĞİTİLMİŞ OLMALIDIR YÖNETİLEN EĞİTİLMİŞ OLMALIDIR Bilgiye dayanmayan emek kaba kuvvettir ve üretimi sınırlıdır. Sadece emek gücüne dayalı üretimle başkalarıyla rekabet edilemeyeceğini, ayakta kalınamayacağını, anlamamış olan yapılanmalar çökmeye mahkumdur… Çalışanını eğit ki, üretebilsin… “Doğru Yönetmek” adına Yöneteni “Doğru Denetlemek” adına

12 YÖNETİMDE YOKSA SİZİ ÇÖKERTİRLER BU GAZ BAŞKA Dihidrojen Monoksit Maddesinin Zararları ● Yoğun terlemelere ve kusmaya yol açabilir. ● Tabiatta büyük zarar veren asit yağmurlarının ana unsurudur. ● Gaz haline gelmiş hali çok ciddi yanıklara sebep olabilir. ● Kazara solunarak ciğerlere dolması ölüme davetiye çıkarır. ● Erozyona yol açar. ● Otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır. ● Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinde görülmüştür. Bir bilim fuarında, bir öğrenci Dihidrojen Monoksit maddesinin zararlarından bahsederek yasaklanmasını istiyordu. Bu maddenin zararlarını duvara astığı afişte şöyle sıralamıştı: Bir saat içinde, dinleyici 50 kişiden 43’ü yasaklama isteğini destekleyip imza verdiler, altı kişi kararsız kaldı. Sadece bir kişi itiraz ederek; “Bu madde, iki hidrojen bir oksijen, yani; hayatın can damarı SU ‘dur ; yasaklanamaz” dedi.. Mustafa Özel (Yeni Şafak) Di (iki) Hidrojen, Mono (tek) Oksijen

13 (DÜNYALIK İŞLERDE) AKLI / TECRÜBEYİ REHBER EDİNMEK GEREKİR. Bir grup insanı belirli amaçlar etrafında toplayabilme ve bu amaçlar için onları harekete geçirebilme AKIL YÖNETİCİLİK YETENEĞİ OLDUĞUNA GÖRE YETENEĞİ OLDUĞUNA GÖRE ● Anlama ● Kavrama ● Hüküm verebilme Elbette “YÖNETİM SANATI” için söylenecekler bu kadar değil. Biz bitiriyoruz… Yüce Allah (cc), kullarına emsalsiz bir nimet olan “aklı” vermiş, kullansınlar diye... İnsan ne yapıyor? Bu aklı pozitif olarak kullanmadan kendisine verilen başka özelliklerle (hormonlarıyla / duygularıyla) yaşamak istiyor. Sonuç; ahlâkta, üretimde, ilişkilerde çöküş… BİTİRİRKENBİTİRİRKEN

14 Faydalandıklarıma teşekkürlerimle... Ocak 2009


"Ocak 2009. ODUN OLSUN BİZDEN OLSUN anlayışı ile “yönetim” oluşturulamaz… “Biz yaparsak olur” anlayışı ile kurulan organizasyonlar / yapılanmalar doğru-dürüst." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları