Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Prof. Dr. Zerrin TOPRAK Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi “Yaratıcı/Düşünen Kentler” Kentsel Yönetişim 6-7 Haziran 2003.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Prof. Dr. Zerrin TOPRAK Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi “Yaratıcı/Düşünen Kentler” Kentsel Yönetişim 6-7 Haziran 2003."— Sunum transkripti:

1 Prof. Dr. Zerrin TOPRAK Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi “Yaratıcı/Düşünen Kentler” Kentsel Yönetişim 6-7 Haziran 2003

2 Günümüzün sorunlar yumağı haline gelen kentlerinden beklenen; sürekli öğrenen ve bilgiyi kullanabilen, “yaratıcı ve yarışmacı kent” olmasıdır. Bir bakıma geleceğin kenti “ilim kenti”dir. 1. Ekonomik değer yaratma ve bu süreçte ahlaki kural ve değerleri dikkate alma, 2.Yönetimde birlikte karar alma, örgütlenme ve yönetim ilişkilerinde bizzat merkezde ve karar verici olmama, 3.Kaynak verimliliği demek olan, daha aza rağmen daha çoğu elde etmeyi başarma, 4.Sektörel işbirliğini sağlama ve sürdürebilme, 5.Kültürler arası yaşam; dünya çok kültürlülüğe giderken yarattığı tehdit ve fırsatları saptamak ve tehditleri işbirliği projeleriyle kazanca çevirmek, 6.Bilgi toplumu; ilgi gruplarından istifade edebilme, bilgilendirilmiş toplumun, genç, yaşlı, kadın, erkek gibi çeşitli gruplarından gelen bilgi ve çabaları değerlendirmek. 7.Geçmişin ve bugünün bilgi ve tecrübelerini, hedeflere ulaşmada buluşturup kullanabilmek, Sonucu alınmış programlardaki, başarı ve başarısızlıktaki sorumluluğu taşıyabilmek ve yeniden programlayabilmek

3 ? Yaratıcı kentin canlılığı ve sürdürülebilirliği için; uygun sayısallık, çeşitlilik, kabul edilebilirlik, emniyet ve güven, ayırıcı ve belirleyici olma, yenilikçilik, birliktelik ve sinerji, rekabetçilik ile örgütsel kapasite yardımcı olmaktadır.

4 GELECEĞİN KENTİNİN EN ÖNEMLİ SORUNU KENT GÜVENLİĞİ&GÖÇLER

5 Artan göç hareketliliği kentleri ve ülkeleri daha karmaşık hale getirmiştir. Ayrıca, “mekan” ile anılan kimliği ve toplum duygusu homojenliğini çatlatmıştır. Yeni gelenlerle birlikte yaşama bir bakıma kent deneyimidir. Tehdit gibi düşünülen DEĞİŞMELER ancak, akılcı stratejiler ile fırsatlara dönüştürülebilir. Yaratıcı meydan okuma, kentlerdeki “değişimden korkuyu” azaltacaktır

6 Geleceğin kenti (ilim kenti) sürekli kendini yenilemeye ihtiyaç duymaktadır. Yenilenmek için; sürekli düşünmek, hedefleri değerlendirmek, ihtiyaçları karşılamak, yeni hedefler tayin etmek gibi eylemler gerekmektedir. Teknolojik modernlik toplumsal kurumlara darbe vurmakta, bireyleri çalışma alanlarında uzmanlaştırırken, beşeri ilişkilerden koparmaktadır. Bireyselcilik ise, amaçların kâr ve zarar kavramına kaymasına yol açmaktadır. Teknoloji, kişisel yararlar ile toplumsal çıkarları nasıl uzlaştıracaktır? Bunun için kent halkının geçmişte olduğu gibi toplanabildiği amfi- tiyatrolar olmasa da, neticede “toplanma gerekliliğini” yeniden hatırlanması önem kazanmaktadır. Esasen modern kentler bu anlamda geleceklerini geçmişlerinde aramıyor mu?

7 Dünyanın bugünkü toplumsal buluşmalarının yeni söylemi “kamu-özel-sivil ortaklığında” buluşabilen, “yerel gündemleri” oluşturmak, geliştirmek ve sürdürebilmek, farklılıkları uyumlu iletişim ve toleransla kazanç olarak kente aktarabilmektir. Bu “toplumsal birliktelik” ve “birliktelikte işbirliği” ne kadar sağlanabilmektedir? Başka bir ifade ile “ortak akıl” denilen düşünce sinerjisinden “ortak adım” ya da eylem sinerjisine ne kadar geçirebilecektir???

8 Özel sektör ya da firmalar, kâr ve zarar hesaplarıyla yakından ilgilidir. Bu doğrudan “ekonomik ilginin” yanında, firmaların daha genişçe topluma yönelmesi, eylem ve yeteneklerini artırmak için beşeri çevreyi etkilemeleri önemlidir. Genel olarak değerlendirdiğimizde firmalar beşeri çevreye katkıda bulunabilmişler midir? Ya da ne kadar katkıda bulunmaktadırlar. Ulusal ve uluslar arası tartışmalarda toplumun ve insan sermayesinin teşvik edilmesi bilgili, zeki, eğitimli işgücünün ekonomik başarıyı geliştirmeye katkısı, sosyo-ekonomik gelişme ilkelerinin oluşmasında, önem kazanmaktadır.

9 SOSYAL KAPASİTE YARATMA YEREL VE ULUSALDA yönetimlerin performansı ve çoğu kere sınırlı kapasiteleri karşısında uğranılan hayal kırıklığı, halkın, yönetime katılımına duyulan ihtiyacın daha iyi anlaşılmasına yol açmıştır. Kent yönetimlerine katılım, demokratik ölçülere daha yakın ve daha ulaşılabilir nitelik taşımaktadır.

10 Katılım ile yönetimde "yasal karar alıcıları" etkileyen aktörler; kamu sektörü &özel sektör & sivil toplum örgütleridir. Sivil toplum örgütlenmeleri; bir toplumda gönüllü, sosyal, KAMU yönetiminin dışında ve SİYASİ ERKİ sorgulamaya hazır, denetleyen ve hizmet sunan kurumlardır.

11 Yönetimlerini, halka kapalı sürdürmek isteğinde olan "kamu otoriteleri" için gizlilik özenle korunurken, AÇIKLIK istisna haline gelebilmektedir. Bu durumda, denetleme sözcüğü rahatsızlık yaratmakta ve sivil toplum örgütlenmelerinin önü her fırsatta tıkanmaktadır. Bu nedenle sivil toplum hareketlerinin gelişmesi devlet despotizmini engelleyen bir toplumsal denge unsuru olarak değerlendirilmektedir. [1]

12 KAMU YARARININ-TOPLUMSAL UZLAŞMANIN SAĞLANMASINDA ORTAK HEDEFLER  AKTİF KATILIM & İŞBİRLİĞİ  SORUMLULUĞUN PAYLAŞILMASI  BİLGİYE ERİŞİM & DENETİM  ÇÖZÜMDE ORTAKLIK

13 TÜRKİYE’DE SORUN NEDİR? Sivil toplum örgütlenmesi, Batı Modeli anlamında gelişmeyi hedefleyen yönetici kadrolar tarafından ideal olarak benimsenmiştir. ANCAK, sivil toplumun ayırıcı unsuru olan "idari ve mali özerklik" tehlikeli görüldüğü için İZİN VERİLMEMİŞ, beklenenin aksine "bürokratik toplum" modeli ortaya çıkmıştır. Ne demokratik yapılanmanın temel yapı taşlarını oluşturan yerel yönetimlerde ne de diğer toplumsal örgütlenmelerde, bu anlamda merkezden özerk yapılanmalar oluşturulamamıştır. Cumhuriyetin başlangıcından günümüze güçlü merkeziyetçi yapı titizlikle korunmakta ve idarenin denetlediği "yapılanma modellerine" de konu olamamaktadır. Bu nedenle de; sivil kurumlar, genelde “sorgulayan” tarafta kalmışlardır.

14 Özellikle kadın merkezli dernekler en fazla toplumsal proje ve işbirliğine yakın görünse de, önemli roller beklenmesine rağmen, gerek bürokratik idari yapı gerekse bürokratik toplumsal yapının getirdiği engellerle, aslında en fazla uzakta durandır. Bu uzaklıkta şüphesiz yol göstericiliğin bulunmaması da önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, işbirliğinin yaygınlaştırılması, birbirinden habersiz ve kopuk uygulamaların birleştirilmesi, emek, zaman ve para israfını engelleyecektir. Özetle, toplumsal dinamiklerin/belde halkının gücüne dayalı ve ilgi gruplarının katkı ve beklentilerine bu “eşit ortaklıkta” cevap verecek şekilde geliştirilmesi, giderek önem kazanmaktadır.

15 Bürokratik toplum yapılanması nedeniyle, toplumsal dinamikleri oluşturan “Partilerin”, “Sivil Toplum Örgütleriyle”, Sivil Toplum Örgütlerinin birbirleriyle, ve hepsinin yerel yönetimler ve özellikle de belediye ile işbirliği genelde bulunmamaktadır. Birbirinden kopuk bir görüntü olduğu ortadır, birliktelikleri zaman zaman konjonktüre göre ortaya çıkmaktadır. Bu ortamda çatışma çıkmaması hemen hemen imkansızdır. Esasen birlikte bir Projede buluşmaları ve sürdürmeleri çok nadirdir

16 YEREL GÜNDEM 21’LERDE KATILIMCILIK Kamu Yönüyle Bürokratik bariyerler aşılamamıştır. Eylem Projeleri aksamaktadır (Rüzgar enerjisi, Bütünleşik kıyı yönetimi-deniz güvenliği). Kamu kurum ve kuruluşlarının tam aktif katılımı sağlanamamıştır. Merkeziyetçi yaklaşımla yapılması süre gelen çıkar gruplarıyla ilişkilendirilebilen projelerden kaçış görülmektedir. Kamu kuruluşları bilgileri paylaşmakta kıskanç davranmaktadır. Bilgiye erişme süreci henüz tartışılmaktadır. İdare YG21 mekanizmasını bilgi toplamak amacıyla kullanmaktadır. Üniversitelerden bilgi ve strateji üretme yönüyle aktif katılım desteği tamdır.

17 YEREL GÜNDEM 21’LERDE KATILIMCILIK Özel Sektör Yönüyle Özel sektör katılımında çekingenlik aşılmaktadır. Bu gelişmede AB’nin katılımcılık programları ve projelendirme çalışmaları etkilidir. Özellikle ekonomik merkezli EGİAD, ESİAD, Ticaret Odası, Borsa gibi profesyonel sivil örgütlerin katılımları giderek etkinleşmektedir. Proje bulmada yardımcı roller üstlenmektedir. İlişkiler geliştirilmektedir.

18 YEREL GÜNDEM 21’LERDE KATILIMCILIK STK Yönüyle Kadın merkezli STK’lar işbirliğine yaklaşmıştır. Yerel Gündem 21 birlikteliğinde proje çalışmaları yönetişim formatında geliştirilmektedir. Özel sektör ile proje mali desteği işbirliği sağlanmaktadır. Gençlik çalışmaları ile STK buluşmaları sağlanmaktadır.

19 Örgütlü toplum, devlet (toplum) ile topluluk çıkarlarını uzlaştırabilen ve/veya sahip çıkan toplumdur. Gelişmiş ülkelerde demokrasi, bu yapılar arasındaki uyumsuzlukların diyalog ve işbirliği ile çözülmesi işlevini görmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, gerek ülke içi gerekse dışındaki yönetim ve kurumlar, uyumsuzluğun getireceği gerginlikleri çözmek için destek vermekte istekli değildir. Uluslararası ilişkilerde de ekonomik güce sahip devletler, ekonomik gücü olmayan ülkelerde ortaya çıkan çatışma ve uyumsuzluk ile güçlerini arttırmaktadır. Bu durumda ulusal ve uluslararası sivil–toplumsal dayanışma önem taşımaktadır.

20 AB MÜKTESEBATININ İÇİNDEKİ YÖNETİŞİM İLKELERİ AB MÜKTESEBATININ İÇİNDEKİ YÖNETİŞİM İLKELERİ AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ  Saydamlık;  Vatandaşlara karşı sorumluluk ve hesap verme yükümlülüğü;  Katılımcılık;  Devletin rolünde değişim (üretici devlet yerine, düzenleyici devlet  Devletin rolünde değişim (üretici devlet yerine, düzenleyici devlet) ;  Yerellik, yerindenlik

21 Katılımcılık Ekonomik Kriterler -Sosyal Diyalogun sağlanması : Ekonomik ve Sosyal Konsey -Yerel Gündem 21’ler MÜKTESEBAT BAŞLIKLARI Sosyal Politikalar ve İstihdam -Sosyal Diyalogun Sağlanması : Ekonomik ve Sosyal Konsey Bölgesel Politikalar -Bölgesel eşitsizliklerin giderilmesine yönelik ulusal politikayı ortaya koyacak bir “Kalkınma Planının ve Bölgesel Kalkınma Planlarının” hazırlıklarının ilgili tüm kesimlerin katılımı ile hazırlanması -Yerel Gündem 21 Çalışma Grupları&Valilik işbirliği AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ

22 AB Mevzuatı Hazırlığı ve Uygulamasında Yönetişim İlkeleri AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Gereklilik: Yeni mevzuat çıkarmak gerçekten gerekli mi ? -Tutarlılık : Çıkarılması düşünülen mevzuat, ulaşılması hedeflenen amaçlarla tutarlı mı? -Yerindenlik (subsidiarity): Çıkarılacak mevzuat, vatandaşa en yakın düzeyde mi alınıyor ? -Şeffaflık: Söz konusu mevzuatla ilgili bütün taraflar konudan haberdar olmuş ve sürece katılmışlarmı ? -Hesap Verebilirlik :Çıkarılması düşünülen mevzuat uygulanabilri bir mevzuatmı ? -Ulaşılabilirlik : Mevzuat, kendisi ile ilgili kesimlerce kolayca ulaşılabiliyormu ? -Basitlik : Çıkarılması düşünülen mevzuat anlaşılması ve uygulaması basit bir mevzuatmı ?

23 Toplum merkezli yönetimi; idari merkezli yönetimden "iyi yönetim”e ve daha ileri bir aşama olan “yönetişim“e doğru geliştirmek gerekliliği bulunmaktadır. Yerleşimlerin kimliklerinin korunması sorunların giderilmesinde asıl sorumluluk, yerel yönetimler kadar, o yerleşimdeki bireylere de aittir. Küreselleşen dünyanın çok kimlikli insanının başarması gereken önemli konu sağlıklı ve insan onuruna yakışan bir yaşam çevresi ve bunu gerçekleştirecek “yerel topluluk” oluşturmaktır. Başka bir deyişle, yönetimde kaliteyi sağlayacak kaynak insanın kendisidir. Böyle bir yerel ortaklıkta birleşenler, bireysel çıkarcı siyasal yaklaşımlarla çözüm beklememelidir. Başarı; yerel ölçekten başlayarak uluslar üstüne gidebilen, çeşitlilikler içinde hoşgörülü, çoğulculuğa, yeni katılımlara açık ve ilgisi sürekli ayakta kalabilen uzlaşmacı bir topluluk/toplum gerektirir. Şüphesiz hükümet edenlerin de, yönetenler olarak toplumun demokratikleşmesinde ve birlikte yönetimi gerçekleştirmede sorumluluğu bulunmaktadır.

24 KAMU YÖNETİMİNDE YAPILANMA-TOPLUMSAL UZLAŞMA YG 21’ler Türkiye’nin demokrasiyi uygulama başarısındaki gülen yüzüdür. Kamu-özel-sivil ortaklığındaki buluşma önemlidir. Bu birliktelik ulus bütünlüğünde sağlanmaktadır. Güçlü merkeziyetçi yapıda ısrar, ancak rant kollama ile ilişkilendirilebilir.

25

26


"Prof. Dr. Zerrin TOPRAK Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi “Yaratıcı/Düşünen Kentler” Kentsel Yönetişim 6-7 Haziran 2003." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları