Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BÖLÜM 9 Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim. Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim Güven ve Bağlanma Bağlanmanın Oluşumu Ayrılık Kaygısı ve Yabancı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BÖLÜM 9 Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim. Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim Güven ve Bağlanma Bağlanmanın Oluşumu Ayrılık Kaygısı ve Yabancı."— Sunum transkripti:

1 BÖLÜM 9 Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim

2 Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim Güven ve Bağlanma Bağlanmanın Oluşumu Ayrılık Kaygısı ve Yabancı Kaygısı Bağlanma Türleri Bebeklerin Bağlanmasında Kültürel Farklılıklar Ebeveyn Davranışları, Bağlanma ve Kültür Bağlanma ve Özel Gereksinimli Bebekler Bağlanma ve Aile Stresi Bağlanma Müdahaleleri Bebek Bakımı ve Bağlanma Özerklik Özerklikte Kültürel Farklılıklar Mizaç Mizaç ve Bağlanma Mizaç ve Kültür Erken Duygular Duygular ve Kültür Bebek İlişkileri ve Benmerkezcilik Sınıf Uyarlamaları: Özel Gereksinimli Çocukların Sosyal ve Duygusal Gelişimi Özet

3 1. Güven ve güvensizlik nedir ve bu kavramlar bebeklikte neden önemlidir? 2. Ayrılık kaygısı ve yabancı kaygısı nedir ve bu iki kavram aileden aileye ve kültürden kültüre ne gibi farklılıklar gösterir? 3. Bebeklikte kurulabilecek güvenli ve güvensiz bağlanma türleri hangileridir ve bunlar sonraki gelişimi nasıl etkiler? 4. Bebeklerin bağlanmasındaki bazı kültürel farklılıkların nedenleri nelerdir? 5. Özel gereksinime sahip olmak, aile stresi, erken müdahale ve çocuk bakım merkezleri bebeklerin bağlanmasını nasıl etkilenir? 6. Özerklik nedir ve kültürel olarak ne gibi farklılıklar gösterir? 7. Bebeklikte saptanan temel mizaç türleri hangileridir ve bunlar kültürel olarak ne gibi farklılıklar gösterir? 8. Bebeklerin gösterebileceği bazı temel duygular hangileridir ve yetişkinlerle etkileşim ile kültürel tutumlar bu duyguların edinilmesini nasıl etkiler? 9. Ben merkezcilik bebeklerin ilişkilerini nasıl etkiler? 10. Bir bebeğin özel gereksinimi olması onun bağlanmasını ve sosyal ilişkilerini nasıl etkiler? 11. Özel gereksinimli çocukların sağlıklı sosyal ve duygusal gelişimini desteklemek için ne gibi uyarlamalar yapılabilir? Rehber Sorular ( Konu sonunda cevaplandırması gereken sorular )

4  Bu bölüm bebeklerin sosyal ve duygusal gelişimini incelemektedir.  Bebekler, daha yaşamın en başında onlara bakım verenlerle aralarında güçlü bağlarlar oluştururlar. Yaşamlarındaki küçük ve çok özel gruptaki insanları tanımaya başlar, onlara bağlanır ve onlarla birlikte olmak isterler.  Bebeklerle kurulan muhteşem duygusal bağlar ebeveynliğin veya bakım vermenin sağladığı en büyük ödüllerden biridir.  Ancak bu güçlü bağlar bazen zorluklara neden olabilir, tartışılmalı…

5  GÜVEN VE BAĞLANMA  Erik Erikson’un (1963) çalışmaları, Bölüm 3’te ele alınmıştır, bebeğin sosyal ve duygusal gelişimini anlamada oldukça yararlıdır.  Erikson’a göre bebeklikteki kritik önemdeki duygusal çatışma ‘güven ve güvensizlik’ arasındadır.  Duygusal bakımdan sağlıklı olan bebekler onların bakımını üstlenen ve temel ihtiyaçlarını karşılayan kişilerin şefkatli ve duyarlı olduklarını görmeye başlarlar.

6  Bağlanmanın Oluşumu  Güven duygusuna ulaşmanın kritik önemdeki bir bölümü, Erikson’un bakış açısına göre, bebeklerin onların bakımını üstlenen kişileri tanıma ve onlarla bağ kurma konusunda sahip oldukları yetenekleridir. Bebeklik döneminde başkaları ile duygusal bağ kurmak bağlanma olarak adlandırılır. (Bebeklerin ve diğer insanların –özellikle ebeveynlerin- birbirleriyle duygusal bağ kurdukları iki yönlü süreç.)

7  Ayrılık Kaygısı ve Yabancı Kaygısı  6. ile 8. aylar arasında bebekler, yabancı kaygısı gösterirler. Bu kaygı, tanıdık olmayan kişilere karşı duyulan korkudur ve sıklıkla bebekte ciddi huzursuzluklara neden olur  Yabancı Kaygısı: Sıklıkla 6 ve 8. aylarda oluşan ve bebeğin bakımından birincil derecede sorumlu olmayan yabancılardan korkma.  Bebek ve küçük çocuklar onlara karşı sıcak ve duyarlı olan yetişkinlere bağlanırlar.

8  6. aydan sonra bebekler, ayrılık kaygısı, yani onlara bakım veren kişilerden ayrı kalacakları korkusu göstermeye başlarlar (Eisen ve Schaefer, 2005; Vondra ve Barnett, 1999).  Ayrılık Kaygısı: Genellikle 6 ile 8. aylar arasında ortaya çıkan asıl bakıcıdan ayrılma veya yalnız bırakılma korkusu.  Yabancı kaygısı ve ayrılık kaygısı bebekten bebeğe ve durumdan duruma farklılıklar gösterir.  Diğer kültürel uygulamalar, bebek bakımı ile ilgili kültürel inançlar vs. ( tartışılmalı) gibi etkenler de bebeklerdeki ayrılık kaygısını ve yabancı kaygısını etkiler.

9 Şekil 9-1 Bebeklikte görülen ayrılık kaygısı sıklığı kültürden kültüre göre değişir. Tüm kültürlerde bu kaygı 13 ile 15 ay arası bebeklerde en yoğun düzeye ulaşır.  Ebeveynlerin olumsuz tutumları ve duyguları bebeklerin kaygısını nasıl etkiler? &Konu sorusu

10  Bağlanma Türleri  Mary Ainsworth, Everett Waters ve arkadaşları bebeklerin bağlanmasını daha iyi anlayabilmek için uzun soluklu araştırmalar yapmışlardır (Waters ve Cummings, 2000).  Bağlanmanın niteliğini inceleyebilmek için yabancı durum süreci olarak adlandırdıkları bir araştırma yöntemi geliştirmişlerdir.

11  Yabancı Durum Süreci: Bebeklerin bakıcılarına bağlılıklarının kalitesinin değerlendirildiği bir araştırma metodu. Bu süreç çocuğun ebeveynin ayrılması ve yabancının gelmesini içeren bir çok duruma verdiği tepkilerin gözlemlenmesi kapsar.

12  Bu tekniği kullanarak araştırmacılar birkaç farklı bağlanma türünün olduğunu ortaya çıkarmışlardır. Bunları tabloyu inceleyerek tartışmak gerekir…

13  Bebeklerin Bağlanmasında Kültürel Farklılıklar  Konu, kitaptaki araştırmalar ve farklı kültürlerdeki bebeklerin bağlanma oranları incelenerek derste tartışılmalıdır !

14  Ebeveyn Davranışları, Bağlanma ve Kültür  Ebeveyn davranışları bağlanma oluşumunu etkiler. Sıcak, fiziksel temas ebeveynliğin ayrı bir boyutudur. Şefkatli ebeveynler bebekleriyle geçirdikleri zamanın çocuğunda onlarla fiziksel temas kurarlar, onları kucaklarlar, zıplatırlar, birlikte oynarlar bazen de sadece onlarla göz teması kurarlar.  Sıcaklık ve duyarlılık tüm kültürlerde bağlanmaya yol açar mı?

15  Bağlanma ve Özel Gereksinimli Bebekler  Yaygın bir kanı, özel gereksinimli bebeklerin onlara bakım verenlerle güvenli bağlar oluşturmada zorluklar yaşayacakları yönündedir.  Ancak araştırmalar çoğunlukla, en zorlayıcı koşullarda bile güçlü ebeveyn–bebek bağlarının oluşturulduğunu ortaya koymuştur. İleri derecede engeli olan çocuklar yine de bakım verenlere bağlanacaklardır. Örnekler kitaptan incelenmelidir.

16  Bağlanma ve Aile Stresi  En çok hangi yetişkin problemleri zayıf bağlanmaya yol açar?  Ebeveyn depresyonu büyük bir risk faktörü müdür ?  Hangi durumlarda anne-babalar bağlanma problemi çeker ?

17  Bağlanma Müdahaleleri  Sosyal ve ruhsal sağlık hizmetleri ebeveyn–çocuk ilişkilerini önemli bir şekilde iyileştirebilir.  Bağlanma müdahaleleri düşüncesi ile ilgili problemlerden biri farklı kültürlerin bebeklerle farklı etkileşime girme ve bağ kurma yolları olmasıdır. Bir kültürde etkili olan bir davranış başka bir kültürde etkili olmayabilir.

18  Bebek Bakımı ve Bağlanma  Bebek bakım merkezlerinin bağlanma süreci üzerindeki etkilerine dair bazı endişeler dile getirilmektedir.  Çocuk bakım merkezinde uzun süre geçiren bebekler güvensiz mi bağlanır?  Çocuk bakım merkezlerinin etkilerini inceleyen araştırmacıların çoğu artık çocuk bakım merkezlerine devam eden ve evde bakılan çocukları karşılaştırmıyorlar. Neden?  Yüksek nitelikli ve düşük nitelikli çocuk bakım merkezlerinin bebekler üzerindeki etkileri nelerdir?

19  ÖZERKLİK  Toplumsal davranışlardaki belirgin değişimler yaşamın ikinci yılında görülür. Bebekler zihinsel olarak daha yeterli olduklarında daha meraklı olurlar ve keşfetmek için daha çok heves duyarlar. ‘Hayır'ın aile üyeleri üzerinde büyük etkisi olan güçlü bir toplumsal kelime olduğunu keşfettikleri zaman bu kelimeyi kullanmak isterler. Yeni hareket becerileri kazandıkları zaman bunları tekrar etmek isterler.

20  Çocuklar bu dönemde bağ kurdukları yetişkinlerden ayrı bireyler olmak isterler. Bu bireyleşme çabasından dolayı çoğu zaman kendi isteklerini konusunda ısrarcı olurlar, kurallara karşı gelirler ve yetişkinler tarafından kontrol altına alınmak istendiklerinde olumsuz duygular ortaya koyarlar. Erikson’a göre (1963, 1982), bu zorlayıcı ancak gerekli olan davranışlar insanların karşı karşıya kaldıkları bir sonraki duygusal çatışma ile açıklanabilir: özerkliğe karşı utanç ve kuşku.

21  Bazı ailelerde, küçük çocukların ebeveynlerinden ayrılması istenmez; bunun yerine, bağımlılık ve “birlik olma” teşvik edilir.

22  Özerklikte Kültürel Farklılıklar  Kültürel inançlar, disiplin yöntemleri ya da bebeğin kişiliği neden her ailenin bebekleri yaklaşık 2 yaş civarında iken farklı şeyler yaşadığını açıklayabilir.  Birçok kültürde küçük çocukların ebeveynlerinden ayrılmaları desteklenmez. Bu ailelerde çocuklar bebeklik boyunca ve hatta geç çocukluğa kadar kucağa alınıp emzirilirler ve yetişkinlerle birlikte uyurlar  Farklı kültürel inançlar ve uygulamalar da çocukların ne kadar özerklik talep edeceklerini etkileyebilir.  Bizim kültürümüzde nasıl olduğunu derste tartışınız.

23  MİZAÇ  Ebeveynler çoğu zaman daha yaşamın ilk günlerinde bile bebeklerinin kendilerine özgü kişilikleri sergilediklerini bildirirler. Bir anne, erkek bebeği için heyecanla şunu söyleyebilir: “Sürekli gülümsüyor ve gığıldıyor. Çok uslu bir bebek. Her zaman da öyleydi.” Bir baba kız bebeği için “İlk çocuktan çok farklı. Doğduğu gün itibariyle hassas biri olacağı belliydi.” diyebilir.

24  Mizaç : Bir bireyin gelişimi boyunca gözlenebilen temel yönelimi. Bebekler toplumsal ilişkilerini ve duygusal sağlıklarını etkileyecek mizaç tipleri ile doğarlar.  Kolay Mizaç: ………….. ?  Zor Mizaç: ……………... ?  Yavaş Isınan Mizaç: ….?

25 Tablo 9-2 Bebeklerin Mizaç Özellikleri

26  ERKEN DUYGULAR  Bebeklerin ilk duyguları hem başkaları ile olan ilişkilerini şekillendirir hem de başkaları ile olan ilişkiler bebeklerin ilk duygularını şekillendirir.  Bebekler emzirilirken memnuniyet gösterirler; yabancı bir yetişkin tarafından kucağa alındıklarında ise huzursuzlaşırlar.  Merak edilen sorulardan biri de bebeklerin yetişkinler gibi hissedip hissetmediğidir !!!

27  Anne babalar, bebeklere duyguları öğretme konusunda önemli bir rol oynarlar. Abartılı yüz ifadeleri ve tonlamalarla farklı duygu durumlarını bebeklerine gösterirler. ŞEKİL 9-2 İlk duyguların gelişimini anlayabilmek amacıyla bebeklerin farklı yüz ifadeleri belirlenmiş ve incelenmiştir.

28  BEBEK İLİŞKİLERİ VE BENMERKEZCİLİK  Bebeklerin toplumsal ilişkileri etkileyen özelliklerinden biri Bölüm 7’te bahsedilen benmerkezciliktir.  Bebekler kendi gereksinimlerinin herkesinkinden daha önemli olduğunu ve dünyadaki her şeyin kendilerine ait olduğunu düşünürler.  Araştırmalar, benmerkezci oldukları hâlde, küçük çocukların oldukça nazik ve arkadaş canlısı olabileceklerini ortaya koymaktadır.

29 SINIF UYARLAMALARI Özel Gereksinimli Çocukların Sosyal Ve Duygusal Gelişimi  Daha önce söz edildiği gibi özel gereksinimli çocuklar hem kendi ebeveynlerine hem de diğer bakım verenlere güvenli bağlanabilirler. Güvenli bağ oluşturabilen çocuklar Erikson tarafından tanımlanan özerklik duygusunu edinirler ve başkaları ile olumlu ilişkiler kurmalarına yardımcı olan daha çok olumlu duygulardan oluşan duygusal bir yelpaze sergilerler.

30  Ancak, özel gereksinimli bazı çocuklar sağlıksız bir sosyal ve duygusal gelişim riski altındadırlar (Odom, 2002; Meadan ve Monda–Amaya, 2008).  İşitme engelli bir bebek yetişkinlere ya da akranlarına karşı yeterince duyarlı olamayabilir; dolayısıyla bu kişilerle güçlü bağlar kurulamayabilir (Holstrum ve diğerleri, 2008). İstismara uğramış bir çocuk kolay kolay kendini güvende hissedemeyebilir ya da memnuniyet duygusunu çabucak kazanamayabilir

31  Birçok farklı engel durumu olan bebeklerin sağlık sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemede yararlı olduğu görülen stratejileri tartışınız !  Şefkatli, duyarlı bakım  Sessiz, güvenli, tutarlı ortamlar  Akranlarla olumlu etkileşimler.  Olumlu duygulanım ve sosyal etkileşimleri modelleme

32  ÖZET Duygusal bakımdan sağlıklı bebekler bir veya birkaç bakım verene bağlanarak güven duygusu kazanırlar. Bu bağlar sonraki yıllarda olumlu sosyal ve duygusal gelişime yol açarlar. Ebeveynlerine güvensiz bir şekilde bağlanan bebekler risk altında olabilirler. Bazıları oldukça saldırgan olurken; bazıları ise çekingen ve kaygılı olabilirler. Bazı kültürel gruptaki çocukların güvensiz bağlanmış olarak sınıflandırılmaları daha olasıdır. Ancak bu çocuklara daha fazla veya daha az bağımlı olmaları aileleri tarafından öğretilmiş olabilir ve bu da bağlanmanın değerlendirilmesini etkileyebilir. Mizaç, engel durumları, erken müdahale ve çocuk bakımı gibi etmenler bağlanmayı etkileyebilir. Güvenli bağlanmış çocuklar yavaş yavaş özerklik duygusunu – bireysellik ve güçlü olma duygusu – kazanırlar. Ancak, özerkliğin nasıl tanımlandığı ve desteklendiği kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Bazı ailelerde, özerk davranışlar özendirilmez; çocukların yetişkinliğe kadar aile üyelerine bağımlı olmaları beklenir. Bebekler çoğunlukla kendilerine özgü mizaç özellikleri – gelişim boyunca tutarlı kalan yönelimler – sergiler. Belli mizaç özellikleri araştırılmıştır, kolay, zor ve yavaş ısınan mizaç gibi. Her mizaç, bebeğin davranışlarını ve ilişkilerini etkiler. Bebekler, yetişkinleri gözleyerek birçok temel duyguyu öğrenirler. Ona bakım veren kişinin heyecan, mutluluk veya endişe ile ilgili yüz ifadelerini ve sözel davranışlarını gözlediklerinde yetişkinlerin bu duygularını paylaşırlar. Bebeklerin duygusal ve sosyal tepkileri benmerkezcilik – başkalarının bakış açıcını tam anlama konusundaki beceri eksikliği – tarafından etkilenir. Özel gereksinimli çocuklar sosyal ve duygusal gelişim aşamalarını kaydedebilmek için yetişkinlerden daha çok destek almaya ihtiyaç duyarlar. Yetişkinler, engel durumu olan çocuklarla etkileşimlerinde bazı uyarlamalar yaparak sağlıklı bir sosyal ve duygusal gelişimi destekleyebilirler.


"BÖLÜM 9 Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim. Bebeklikte Sosyal ve Duygusal Gelişim Güven ve Bağlanma Bağlanmanın Oluşumu Ayrılık Kaygısı ve Yabancı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları