Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hazırlayan: A. Cahid Örengül. 1. Gelişim ve Davranış Sosyal Beceriler ve Sosyal Stil Duygusal Gelişim Oyun Dil ve İletişim Duyusal ve Davranışsal Konular.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hazırlayan: A. Cahid Örengül. 1. Gelişim ve Davranış Sosyal Beceriler ve Sosyal Stil Duygusal Gelişim Oyun Dil ve İletişim Duyusal ve Davranışsal Konular."— Sunum transkripti:

1 Hazırlayan: A. Cahid Örengül

2

3 1. Gelişim ve Davranış Sosyal Beceriler ve Sosyal Stil Duygusal Gelişim Oyun Dil ve İletişim Duyusal ve Davranışsal Konular 2. Cinsiyet Farklılıkları 3. Okulla İlişkili Konular Akademik Program ve Müfredat Eğitim Prosedürleri ve Programları 4. Kaynaştırma ve Akran Hazırlığı Zorbalık ve Alay etme

4 Otizm spektrum bozuklukları(OSB) olan çocuklar artan fiziksel ve psikolojik olgunluk sonucunda ilk ve orta okulda yeni güçlüklerle karşılaşırlar. Okul öncesi yıllarda erken tanı ve müdahaleler OSB’ li çocuklar için daha iyi sonuçlarla ilişkilidir. Benzer ve uygun programlar uygulanmasına rağmen bazı çocukların diğerlerinden daha iyi olmasının nedeni anlaşılmış değil.

5 6 yaş civarında çocuğun iletişim kurma ve sözel becerileri konusunda daha iyi bir izlenime sahip oluruz. Bu dönemlerde sonraki performansı daha iyi tahmin etmeyi sağlayan IQ testleri yapılmaya başlanır. Psikologlar bu dönemdeki IQ testleri sayesinde çocuğun güçlü ve zayıf yönlerini daha iyi anlarlar.

6 Okul öncesi yıllardan farklı olarak sosyal izolasyon ve tuhaflık(oddity) izolasyona katkıda bulunabilir. Bu duruma oyun ve arkadaş edinme problemleri, sıra dışı ilgi ve davranış paternleri ve sıra dışı dil ve iletişim paternleri de katkıda bulunur. Tipik gelişen çocukların en çok eğlendikleri bazı mekanlar(kafeterya vs.) ASB’ li çocuklar için ciddi sıkıntı kaynağı olabilir.

7 a) Sosyal Beceriler ve Sosyal Stilller: Sosyal problemlere katkıda bulunan faktörler sosyal uyaranın beyinde olağandışı işlemlenmesi ve olağandışı bakış paternleridir. Wing ve arkadaşları ASB’ li çocuklarda sosyal etkileşimin 3 genel stilini tanımlamıştır: 1) İlgisiz(aloof); 2) Pasif; 3) Aktif fakat garip(odd)

8 İlgisiz sosyal stili olanlar diğerlerini aramazlar ve sosyal iletişimden aktif biçimde kaçınabilirler. Bu çocuklar daha fazla davranış zorlukları sergilerler ve sıklıkla daha yoğun davranışsal ve eğitimsel desteğe ihtiyaç duyarlar.

9 Pasif sosyal stili olanlar sosyal etkileşimi pasif olarak kabul eder fakat aramaz ya da yokluğunda hayal kırıklığına uğramaz. Sosyal ipuçlarına cevap vermekte problemleri olabilir veya katı ve tek taraflı veya kendine özgü (idiosyncratic) cevaplara dayanır. Bu stildeki çocuklar genelde daha ilgisiz başlar ancak müdahale ve zamanla sosyal etkileşime karşı daha toleranslı olurlar.

10 Aktif fakat garip sosyal stili olanlar diğer çocukları aktif olarak ararlar ancak bunu daha eksantrik bir şekilde veya tek taraflı olarak yaparlar. Bu çocuklar tekrarlayıcı soruları, kurallara tam uymaları, dar ilgileri ve sosyal eksantriklikleriyle iyi bilinirler. Bu çocuklar diğerleriyle ilişki konusunda motive olsalar da empati yokluğu önemli bir problemdir. Zamanla bu problemler devam ettikçe bu çocuklarda farklı olmanın farkındalığı sonucunda depresyon ve sıkıntı gelişebilir.

11 b) Duygusal Gelişim: Tipik gelişen bir çocuk hayatın çok erken dönemlerinden itibaren duygularını anlamayı ve göstermeyi öğrenir. İlkokul birinci sınıfın başlangıcıyla beraber çocuklar kendi duygularını yansıtmayı büyük oranda öğrenmiştir. Kendisini veya diğer insanları neyin mutlu, kaygılı ya da üzüntülü yapacağını kolaylıkla fark edebilmektedir.

12 ASB’ li çocuklar farklı duygusal ve afektif gelişim yaşamaktadırlar. Sonuçta ebeveynler ve öğretmenler farklı duygusal cevaplar gözlerler. Bunlar sosyal güçlükler ve iletişim problemleri ve bir ölçüde bilişsel işlemleme problemlerinin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmaktadır. Duygusal farkındalık eğitimi ve cevabı iyileştirme üzerine bazı programlar oluşturulmuştur ancak bunların gerçek dünyada ne kadar işe yaradığı meçhuldür.

13 c) Oyun: Oyunlar çocukların öğrenme ve kendini kontrol, dil ve hafıza gibi becerilerinin gelişmesine yardım eder. Oyun becerilerini geliştirmek için çeşitli teknikler kullanılmıştır. Bunlar öğretmen yönetimli ve akrana odaklanan yöntemleri içerirler. Davranışsal pekiştirme, model olma veya çocuğun ilgilerinin kullanılması faydalı olabilir. Akranlar, yapı ve rehberlik sunulduğunda oyun öğretmeni olarak yüksek oranda işlevsel olabilirler.

14 d) Dil ve İletişim: ASB’ li çocuklar için iletişim problemleri evrenseldir. Geçmişte okula başlangıç döneminde ASB’ li çocukların yaklaşık %50’ si nonverbalken, günümüzde erken tanı ve müdahaleyle bu oran anlamlı bir şekilde düşmüştür. Genel olarak artmış dil seviyesi daha iyi sosyal beceriler, daha az davranış problemleri ve daha fazla kendine yeterlik ve bağımsızlıkla ilişkilidir.

15 Verbal çocuklar çeşitli şekillerde olağandışı olan dile sahiptirler. Ekolali, tipik olarak çok küçük çocuğun gelişiminde görülen, konuşmanın tekrarlanmasıdır. ASB’ li çocuklarda yaygındır. Anında veya gecikmeli olabilir. Günümüzde ekolalinin ASB’ li çocukların kelimeleri tek kelimeler yerine gruplar halinde öğrenme eğilimiyle alakalı olduğu düşünülmektedir. ASB’ li çocuk daha kompleks dil öğrendikçe ekolali azalma eğilimindedir. Gelişimde ara basamak olarak ekolanan sesin bir kısmının değiştirildiği bir süreç yaşanır.(mitigated echolalia)

16 Zamirlerin yanlış kullanılması (pronoun reversal) uzun süredir ASB’ li çocukların karakteristik özelliği olarak tanımlanmaktadır. 2-3 yaşlarında zamir kullanımı yerleşir. Zamir problemleri otizmde aspergerden daha sık görülür. Prozodi ve ses perdesi(register) problemleri ASB’ li verbal çocuklarda sıktır. Robot benzeri ya da monoton konuşma olabilir. Bazen seste tonlama kullanılabilir ancak günlük kullanım paternine uymayabilir.

17 Sınırlı verbal dili olan çocuklarda iletişimi vurgulamak endikedir. Davranışçı teknikler kelime kullanımını artırmak için kullanılabilir. Sınırlı kelimesi olan veya kelimesi olmayan çocuklarda resim ya da nesne değişimi veya iletişime yardımcı diğer yöntemler kullanılabilir. Sıklıkla kelime oluşturmaya erken odaklanılabilmektedir ancak genelleştirme(generalization) ve daha kompleks dil gelişimi ihmal edilmemelidir.

18 Kullanımbilim (pragmatics), dilin sosyal kullanımında zorluklar ASB’ li öğrenciler için önemli bir zorluk alanıdır. Bu problemler konuşmayı sürdürme, alaycılıkta veya nezakette olduğu gibi kelimenin kullanımındaki ve tonundaki değişiklikleri içerir. Hikaye anlatma becerisi de ASB’ li çocuklar için diğer bir zorluk alanıdır. ASB’ li çocuklar genelde hikayenin bir parçasına odaklanır, büyük resmi gözlerinden kaçırırlar. Bu alandaki güçlük kendi iç hikayelerini oluşturamama şeklinde kendini gösterebilmektedir.

19 Bilişsel açıdan en uygun çocuklar muazzam kelime hazinesine sahip olabilirler ancak iletişim becerileri nispeten zayıftır. Bu grup için konuşma kurallarının açık şekilde öğretimine ve pratik ve eleştiri fırsatlarının olduğu güçlü bir sosyal beceri programı vurgulanmalıdır. Dil ve sosyal beceriler yakın ilişki içindedir ve sıklıkla art arda gelişirler. Bazı çocuklar için dil becerilerindeki önemli gelişmeler benzer sosyal kazanımlarla ilişkili olmayabilir.

20 e) Duyusal ve Davranışsal Konular: Stereotipiler ve tekrarlayıcı hareketler özellikle düşük bilişsel beceri düzeyinde olan ASB’ li çocuklarda daha yaygındır. Bazı çalışmalar olağandışı davranışların ergenliğe doğru azaldığını göstermiştir. Ancak bazı bireyler erişkinlikte de bunları sürdürürler. Otizmli çocuklardaki davranışlar genelde OKB’ nin kompülsiyonlarına göre daha az karmaşıktır. Ayrıca OKB’ li çocuklar genellikle preoküpasyonlarından hoşnut değildir. Tekrarlayıcı hareketler için davranışsal yöntemler ve ilaç tedavileri etkin şekilde kullanılabilir.

21 Rett Bozukluğu dışarıda bırakılırsa ASB erkeklerde 3-4 kat sık görülmektedir. Asperger sendromu için bu oran 20 kat civarındadır. ASB’ li veya asperger sendromlu kızlar erkeklere göre daha ciddi bilişsel problemler sergilerler. Yüksek işlevsellikli kızlar sosyal olarak uyum sağlamakta daha zorlanırlar. Orta okulla birlikte kızlar erkeklere göre daha anksiyöz olabilirler ve sosyal talepler onlarda daha çok stres yaratabilir. Kızlar erkeklere göre daha güçlü oyun ve iletişim becerilerine sahip olabilir ve daha az dikkat problemleri geliştirebilir.

22 Okul ASB’ li çocuk için birçok zorluğu beraberinde getirir. Komplike öğrenme ortamı, sosyal iletişim, duygusal ve akademik güçlükler bunlara dahildir. Sosyal etkileşim ve iletişimle ilgili problemler akran etkileşimi üzerine olumsuz etkiye sahiptir. Bilişsel olarak yeterli çocukta bu durum izole olduğunun farkına varmak ve farklı hissetmenin artmasıyla kombine olabilir. Öğretmen ve diğerleri sıklıkla çocuğun dil gelişimini genel gelişimi hakkında bir fikir sahibi olmak için kullanırlar. Klasik otizm prezentasyonlu çocuklar verbal becerilerinden daha gelişmiş nonverbal becerilere sahip olabilirler. Okulların sadece daha düşük olan verbal becerilerine göre program yapması tehlikesi bulunur.

23 a) Akademik Program ve Müfredat: Bireysel eğitim programı ve sınıf ortamı gelişimsel olarak uygun olmalıdır. Her öğrencinin güçleri ve zayıflıkları değişeceği için bireye özgü yaklaşım gerekmektedir. Amaçlanan hedefler sosyal etkileşim becerileri ve iletişimi genişletmenin yanında geleneksel akademik gayelerdir.

24  Sosyal beceriler/ Sosyal zorluklar: Sosyal beceri eğitim metotları Sosyal ipuçlarını/duyguları anlama Uygun sosyal cevap verme Sosyal rutinleri öğretme Sosyal problem çözmeyle ilgili açık(explicit) eğitim  Duygusal ve kendini düzenleme becerileri: Duyguların farkındalığının artırılması Anksiyete ve problem durumlarıyla baş etmek için uygun stratejiler

25  İletişim ve Dil Becerileri: Uygunsa ilave(augmentative) iletişim kullanma Sözlü/yazılı iletişimin kompleksliğini artırma Kendini ifade etmeyi artırma Sosyal dili anlama(nonverbal ipuçları, prozodi vs.) Konuşmaya dair ve pragmatik beceriler  Organizasyonel Beceriler: Görsel, yazılı organize ediciler Bağımsız olarak daha uzun süre çalışmak Materyal ve ödevleri yönetmek Ne zaman yardım isteyeceğini öğrenmek Klavye kullanma ve bilgisayar kaynakları  Davranışsal ve Duyusal Konular: Spesifik davranış problemleri veya duyusal konuları hedefleme Esnekliği ve değişimlerle baş etme becerisini artırmak

26 Verbal becerileri çok iyi olmayan ASB’ li çocuklara öğretmen ekstra zaman vermeli ve ilişkili görsel destekler sunmalıdır. Küçük gruplar ASB’ li çocuklar için iyi bir öğrenme ortamı olabilir ancak grup çalışmaları yakından takip edilmelidir. Bu çocukların bazıları erken okumayı öğrenirler.(hiperleksik okuyucular) Konuşulan dilin aksine yazılı dil statiktir ve birçok çocuk için daha kolaydır. Ancak kod çözme çocuğun gerçekte anladığından çok daha fazla olabilir.

27 b) Eğitim Prosedür ve Programları: Support and Treatment for Autism and Related Disorders(STAR) Treatment and Education of Autistic and Related Communication Handicapped Children(TEACCH)

28 Artan sayıda ASB’ li öğrenci kaynaştırma ortamlarına dahil edilmektedir. Erken tanı ve yoğun müdahaleyle ASB’ li çocukların birçoğu birinci sınıfa geldiklerinde tam zamanlı eğitime katılabilirler. Diğerleri günün belli bir bölümünü kaynaştırma ortamında geçirerek pozitif arkadaş ilişkisi ve akademik başarı elde etme şansını bulur.

29 Tipik gelişen bir akran ASB’ li çocuk için mükemmel bir model olabilir. Akranlar gerekli eğitim ve desteğin sağlanması durumunda etkili bir öğretmen ve destekleyici olabilir. Akranlar arkadaş(buddy) olarak seçilebilir veya sosyal beceri gruplarına katılabilir. Akranlar ASB’ li çocuklar için özellikle zorlayıcı olan zamanlarda(yemek, teneffüs vs.) yardımcı olabilir.

30 a) Zorbalık ve alay etme: ASB’ li çocukları tipik gelişen çocukların arasına katmanın getireceği en önemli problemlerden biri zorbalık veya alay etmenin ortaya çıkmasıdır. ASB’ li çocukların yüksek işlevsellikli olanları daha çok zorbalığa ve alaya maruz kalacaktır ve bunların ileride özgüven sorunları yaşama ihtimalleri daha yüksektir. Bu çocukların olağandışı ilgileri ve sosyal ipuçlarını okumadaki zorlukları ve sosyal etkileşimin hızıyla başa çıkma güçlükleri bunları alay ve zorbalığa maruz bırakan faktörlerdendir.

31 Sosyal acayiplik ve sosyal izolasyon da zorbalığa maruz kalma ihtimalini artırır. Zorbalık çocukta stres, agresyon, depresyon ve anksiyeteye semptomlarına neden olabilir. Çocuk öç almaktan korkabilir ve zorbalığın motivasyonunu anlamayabilir ve sıklıkla yetişkinlerden yardım almayı düşünmez. Sonuçta zorbalık anksiyete ve depresyon semptomları nedeniyle tedaviye geldiğinde anlaşılabilir. Ebeveynler ve öğretmenler muhtemel zorbalık işaretlerine karşı uyanık olmalıdır. Okul ortamı da zorbalığın önüne geçecek şekilde düzenlenmelidir.

32 1) Dalga geçildiği veya zorbalık yapıldığında yetişkinlere söyle. Seni kimin dinleyip harekete geçeceğini bul. 2) Teneffüste rahatsız ediliyorsan bir yetişkinin yakınında dur ve yapabiliyorsan diğer çocuklarla veya onların yakınında oyna. 3) Biri seni rahatsız ediyor ve durmuyorsa yüksek sesle “yeter!” de ve hızlıca uzaklaş. 4) Uzaklaşırken etrafta seni görenleri hatırlamaya çalış, onlar ne olduğuna şahitlik edebilirler. 5) Saldırıya geçip “bir aptalsın!” demek yerine güvenli bir şekilde “geri çekil!” gibi bir şey söyle.

33 6) Birisi senden doğru olmadığını hissettiğin bir şey isterse dur, düşün ve “neden kendin yapmıyorsun” de ve onu yapma. 7) Sana karşı kaba davranan çocuklardan uzak dur ve ne kadar popüler olsalar da seni sevmeleri için uğraşma. 8) Diğerleri kadar popüler olmasalar da sana karşı daha nazik olan çocuklarla muhabbet et ve dolaş; onların bir arkadaşa ihtiyacı olabilir. 9) Birisi sana durmanı söylerse muhtemelen şaka değildir, o yüzden dur. 10) Öğretmenler de dahil herkesle yakın iyi geçinen çocukları gözlemle, onların farklı ortamlarda nasıl davrandığını izle. Nasıl davranacağın konusunda bazı iyi fikirler edinebilirsin.

34

35 1) Ergenlik: Temel gerçekler 2) ASB’ li Çocuklarda Ergenlik 3) Ergenlikte Davranış Problemleri 4) Cinsellik 5) Lise: Zorluklar ve Fırsatlar 6) Üniversite veya Mesleki Programa Geçiş 7) Hijyen ve Özbakım Becerileri 8) Yetişkinliğe Geçiş

36 Ergenlik çocuğun vücudunda dramatik değişikliklere neden olur. Ayrıca yetişkin vücudu özellikle ASB’ li bir bireyin başa çıkmakta zorlanacağı yeni sosyal beklentilerle ilişkilidir. 4 yaşındaki bir çocuk için kabul edilebilir ve şirin olan bir şey 14 yaşında bir ergen için kolayca kabul edilemeyebilir.

37 Ergenlik gelişimsel düzeyden çok biyoloji tarafından belirlenir. ASB’ li çocuklarda ergenliğin değişiklikleri ve geçiş dönemi birçok sebepten dolayı daha zordur. ASB’ li çocuğu yaşayacağı bedensel değişikliklere tamamıyla hazırlamak her zaman mümkün değildir(iletişim becerileri eksiktir veya tam olarak anlayamaz). Ergenliğin hızlı duygudurum değişiklikleri engelli çocuklarda daha fazla görülebilir.

38 Agresif davranış ve kendine zarar verme davranışı artabilir. Çocuk büyüdükçe fiziksel olarak başa çıkmak daha zor olabilir. Bu dönemde tipik gelişen çocuklardan farklı olarak epilepsi geliştirme ihtimali daha yüksektir. Ergenlikle birlikte bazı otistik çocuklarda gelişme saptanmıştır. Bu çeşitli çalışmalarda %40-80 arasında değişmektedir. Bu kazanımlar iletişim, sosyal beceri ve davranışta görülebilir. %10-20’ lik bir grupsa ergenlikte kötüleşebilir. Bazen bu durum nöbetlere bağlı olabilir. Bu değişikliğin nöbetten mi yoksa nöbetleri tedavi etmek için kullanılan ilaçlardan mı kaynaklandığını bilmek zordur.

39 Ergenlikteki davranış problemleri sıklıkla vücut değişikliklerinden yaklaşık bir yıl önce görülmeye başlar. Bunlar artmış irritabilite, artmış aktivite seviyesi, azalmış dikkat ve stereotipik davranışlar olabilir. Bu davranışlar ergenlikle birlikte azalabilir ancak artmış vücut genişliği nedeniyle davranışlar problematik olabilir. Davranış problemleri için çeşitli ilaç tedavileri veya davranışçı stratejiler denenebilir. Ancak en önemli ilk adım geniş resmi görebilmektir. Yani davranış problemini geniş bir perspektife oturtmaktır.

40 Cinselliğin gelişimi tipik olarak gelişen bir çocuk için komplike konuların bir araya gelmesini gerektirir. ASB’li çocukların bir kısmının güçlü cinsel hisleri varken bir kısmının yoktur. Bazı çocuklar, özellikle yüksek işlevsellikliler, bir erkek veya kız arkadaş edinmeye motivedirler. Bu ekstra motivasyon çocuğun önemli kazanımlar elde etmesini sağlar. Cinsel hislerin ilişkiler hakkındaki hislerle yakından bağlantılı olduğunu unutmamak gerekir. Bu durum ASB’ li çocuklar için daha problemlidir.

41 ASB’ li bir çocuk için cinsel konular hakkında eğitim dil ve iletişim güçlükleri ve sosyal problemlerden dolayı daha zordur. Erken tanı ve müdahaleyle günümüzde birçok ASB’ li birey anlamlı ilişkiler kurabilmektedir. ASB’ li bireylerin duygusal sağlığı için ebeveynler onlara diğerleriyle ilişki kurmanın pozitif yollarını öğretirken cinselliklerini keşfetmelerine de izin vermelidir.

42 Bireye ilişki kurmayı öğretirken ebeveynler: 1) Öğrenme mümkün olduğu kadar pozitif bir deneyim haline getirmeli 2) Çocuğa ne yapmayacağını öğretirken ne yapacağını da öğrenmesine yardımcı olmalı 3) Temel amacın ergene kendisi hakkında daha pozitif bir bakış geliştirmek olduğunu hatırlamalıdır. Kız-erkek karışık grup aktiviteleri çok güzel deneyim fırsatları sunabilir. Açıkça öğretme, özellikle verbal olanlara, faydalı olabilir. Düşündüğümüzle söyleyeceğimiz hakkındaki farkı vurgulamak önemlidir. Ergene ne zaman hayır diyeceğini öğretmek, kimin nereye dokunabileceğini ve dokunmanın ne zaman uygun olduğunu anlatmak çok önemlidir.

43 Sosyal beceri grupları bu dönemde çok uygundur. Genel olarak ebeveynler ergenle cinsel konuları çocuğun anlayacağı seviyede açık bir şekilde konuşarak onun cinsellikle baş etmesine yardım etmelidir. Bu tartışmalarda sosyal olarak kabul gören kurallar da anlatılmalıdır. Cinsel konuların çocuğun ihtiyacının sadece bir kısmı olduğu unutulmamalıdır. Ergenin aynı zamanda cinsellikte ilişkinin rolünü ve arkadaşlıkla(friendship) cinsel arkadaşlığın(sexual relationship) farkını anlaması gereklidir.

44 1) Cinselliği Öğretme: Ergenlik ve cinselliğe çocuğun hazırlanmasının hayatın çok erken dönemlerinde başladığını bilmek önemlidir. Cinselliği öğretirken çocuğun ne kadarını anlayabileceğini belirlemek önemlidir. Mesela daha düşük seviyelerde cinsiyetler arasındaki temel farkları veya mahremiyet konularını anlatmak önemlidir. Uygun olan ve uygun olmayan dokunmayı, kimin daha özel bölgelere dokunabileceği ve kimin dokunamayacağını anlatmak önemlidir.

45  Mahremiyet(privacy) ve haya(modesty): Bu konular erken dönemde tuvalet eğitimi ve giyinmeyi öğretirken ortaya çıkar. Mahremiyet muhakeme ve bağlamın anlaşılmasını içerdiği için zor bir kavramdır. Mahremiyet öğretilirken bazı konular akılda tutulmalıdır: Hangi durumlarda mahremiyet gerekir? Mahremiyetin öğretilmesine kim yardım edebilir? Neleri öğretmek istiyoruz ve bunların öğretilmesindeki güçlükler nelerdir?

46  Mastürbasyon: Çocuk ve ergenlerde mastürbasyonun çok yaygın olduğunun bilinmesi önemlidir. Bu konuda ASB’ li çocuklara öğretilmesi gereken mastürbasyon yapmak istiyorlarsa mahremiyetin gerekli olduğudur.(pekiştirmemeye dikkat!) Oteldeki “Rahatsız etmeyin!” yazısı gibi bir yazı kullanılabilir. Özel eğitim öğretmeni ve uğraşı terapisti okulların mastürbasyon için uygun yer olmadığını öğrenmesine çeşitli stratejilerle yardımcı olabilir.

47  Sınırların Öğretilmesi: Cinsel veya fiziksel istismar ihtimali aktiviteleri gün gün planlanan ve yakın süpervizyon alan çocuklarda çok azdır. Daha az süpervizyon alan ve daha bağımsız ASB’ li çocuklar içinse bu durum daha önemli olabilir. Kiminle ne derece yakınlık kurulabileceğinin eğitimi önemlidir. Verbal çocuklar için “hayır de, kaç, anlat!” stratejisi tanımlanmıştır.(Schwier ve Hinsburger, 2000) Bu metot Herhangi bir aktiviteye hayır diyebilmesi, durumdan kaçabilmesi ve diğerlerine ne olduğunu anlatmasını içerir.

48 2) Ergenlikte kızlar:Fiziksel değişiklikler ve tıbbi konular: Meme gelişiminin olmaya başlamasından itibaren çocukların memelerin vücudun özel bir bölgesi olduğunu öğrenmeleri önemlidir. Adet görmeye başlamadan önce ASB’ li kızlar da adet dönemlerinin ortaya çıkacağına hazırlıklı olmalıdır. Adet görürken pedlerini belli zamanlarda değiştirmelerini öğretmek önemlidir. En azından başlangıçta birisinin çocuğun adetlerinin ne sıklıkla olduğu, ne kadar sürdüğü ve gerekli olduğunda pedlerinin değiştirilip değiştirilmediğinden emin olmalıdır. Adet dönemlerinin mahrem bir konu olduğu, genel bir sohbet konusu olmadığı öğretilmelidir. Menstrüel ağrılar için ibuprofen gibi bir NSAİ kullanılabilir. Eğer ağrı işlevselliğini önleyecek boyuttaysa doğum kontrol hapı kullanılabilir.

49  Premenstrüel Sendrom: PMS özellikle ciddi iletişim problemi olan çocuklarda tanınması zor bir durumdur. Bu durumlarda olağandışı, aylık davranış problemleri görülebilir. En yaygın fiziksel semptomlar baş ağrısı, memede şişkinlik, hassasiyet, iştah değişiklikleri, kilo alma, halsizlik ve kas ve eklem ağrılarıdır. Duygusal semptomlar irritabilite, depresyon, anksiyete, zayıf konsantrasyon ve sosyal çekilmeyi içerebilir. Spor yapma, 1200 mg/gün Ca, NSAİİ, OKS, antidepresanlar kullanılabilir.

50  Pelvik muayene: Cinsel yönden aktif olmayan çocuklarda problem yoksa pelvik muayene için yaşları beklenebilir. Bazı genç kadınlar pelvik muayenede çok zorlanabilir ve sedasyon veya anestezi gerekebilir.

51 3) Erkekler: Fiziksel Değişiklikler ve Tıbbi Konular: Ergenlikte erkeklerin bedeninde çok sayıda değişiklik olur. Vücudun gelişmesi, kılların artması, ses değişikliği ve genitallerin gelişimi ve aynı zamanda ihtilam(wet dreams) ve ereksiyonlar görülür. Bu değişiklikler kafa karıştırıcı olabilir. Özellikle yüksek işlevsellikli çocuklar bunun gelişimin normal bir parçası olduğunu öğrenerek rahatlatılabilir.

52 4) Kontrasepsiyon ve Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma: ASB’ li bazı ergen ve genç erişkinler cinsel birlikteliği de içeren daha uzun süreli ilişkilere girebilir. Cinsel olarak aktif olan ASB’ li birey korunmasız cinsel ilişkinin risklerini anlamalıdır. ASB’ li bireyler de herkes kadar fertildir. ASB’ li birisi gebe kalırsa(conceive) otizm riskini aktarması konusunda potansiyel mevcuttur. (hastalığı olmasa bile otizmin güçlük genetik yönlerini)

53 Lise yılları iletişimde çok yüksek sosyal düzey gerektirir. ASB’ li çocuklar genellikle lise ortamının sosyal etkileşiminin çok gerisindedir. Lise de akademik ve bilişsel gereklilikler daha fazladır. Kendi başına öğrenme ve kendini düzenleme ve organizasyon becerileri yüksek düzeyde olmalıdır. Lisenin fiziksel ortamı da zorlayıcı olabilir. (Geniş ve gürültülü ortamlar) Liseliler öz bakım ve kişisel hijyen konusunda genellikle titizdirler. Akran grupları ve gruplara kabul edilme çok önemlidir.

54 Daha yüksek bilişsel seviyeye sahip olan ASB’ li çocuklar için üniversite veya mesleki eğitim iyi bir fırsat olabilir. Meslek seçimleri dayanıklılık ve zayıflıklarının gerçekçi bir farkındalığını gerektirir. Meslek seçimi sosyal-kişilerarası beklentilerin en aşağı seviyede tutulduğu yerde olmalıdır.

55 Ergenler için temizlenme ve bakım artan öneme sahiptir. Olağandışı alışkanlık veya ritüeller ASB’ li ergenler için ekstra yaşam zorluklarına sebep olabilir. Öz bakım becerilerini evde küçük yaştan itibaren modellemek ASB’ li çocukların kullanabileceği en kullanışlı yöntemlerden birisidir. Özbakım becerilerini ve bağımsızlığı öğretmede okul personeli yardımcı olabilir. Resimli kitaplar, görsel programlar gibi birçok materyal bu amaçla kullanılabilir.

56 Çeşitli çalışmalar otistik semptomların ciddiyetinin yaşla birlikte azaldığı ve bu ilerlemenin farklı işlevsellik alanlarında görüldüğünü göstermiştir. En iyi neticede dahi bir miktar sosyal gariplik sürer. Asperger sendromunda sonuç otizme göre daha iyidir. Sonucu öngörmede çeşitli faktörler önemlidir: 5 yaş civarında doğru iletişim konuşması varlığı, normal sözel olmayan bilişsel beceri ve kişinin bağımsızlık ve kendine yeterlilik kapasitesi.

57 Genelde ergenlik azalmış zorlukla birlikte görülmekteyken yeni problemler de ortaya çıkabilir. Bu problemlere değişime direnç, kompulsif davranışlar, seksüel davranışlar ve diğerleri dahildir. Daha becerikli bireyler farklılıklarının farkında olabilirler. Bu durum da daha çok kaygı ve depresyona sebep olabilir. Aile hikayesi ve genetik çalışmaları anksiyete ve depresyona potansiyel genetik yatkınlık saptamıştır(Rutter, 2005).

58

59 1) Otizmli Çocuklara Sağlık Bakımı Sağlama Konusunda Zorluklar 2) Medikal Vizitlerin Başarılı Olmasına Yardım Etmek 3) Sağlık Bakımı Takımının Diğer Üyeleri 4) Otizm ve İlişkili Bozukluklarda Daha Yaygın olan Medikal Durumlar 5) Yaygın Medikal Problemlerle Başa Çıkma 6) Yeme Problemleri 7) Acil Bölümü ve Hastaneyle Başa Çıkma 8) Diş Bakımı 9) Aşılar ve Otizm

60 Otizmdeki iletişimi ve sosyal beceri problemleri sağlık bakımı sağlama konusunda önemli zorluklara neden olur. Sınırlı verbal becerileri olan çocuklarda akut bir hastalık kendisini farklı yollarla gösterebilir. İrritabilite gibi davranış problemleri, azalmış iştah veya yemeyi reddetme, ani kilo kaybı veya kendine zarar verme veya kafa sallama(head banging) gibi davranış değişiklikleri akut bir hastalık belirtisi olabilir. Bazen daha iyi durumda gibi görünen çocuklarda da medikal bir problem olabilir.

61 Ebeveynler çocuklarını muayene gibi medikal prosedürlere koopere etmekte ciddi zorluklar yaşayabilirler. Bekleme odasında uzun süre beklemek de çocuk ve aile için stres verici olabilir. Bir çocuk hekimi veya pratisyenle iyi bir ilişki önemlidir. Uzun dönemli hedef ASB’ li bireyi sürece mümkün olduğunca aktif şekilde katmaktır. Koruyucu bakım hizmetleri önemlidir. Hem baş etmede zorluk olabilecek problemlerden korumayı hem de çocuk ve hekimin birbirlerini çocuğun hasta olmadığı zamanda da tanımasına fırsat sunar.

62 Rutin vizitler hekime bireyin hasta olmadığı zamandaki işlevselliğini görme fırsatı sunar. Çocuğu doktorun ofisi ve muayene prosedürlerine alışkın hale getirmek, çocuk hastalandığı zaman koopere olma ihtimalini artıracaktır. Vizite gitmeden önce doktorun ofisinin fotoğrafı çocuğa gösterilebilir. Kitaplar, muayene materyallerinin oyuncaklarıyla oynamak çocuğun daha uyumlu olmasını sağlayabilir. Muayene sırasında doktor yapılan her şeyi açıklamalı, acele etmemeli ve rahatsız edici prosedürleri(kulak muayenesi) sona bırakmalıdır.

63 Anlayışlı ve yardım eden bir eczacı aileye çok fayda sağlayabilir. İlacın tadını sevmeyen bir çocuk için daha farklı tatta bir ilaç hazırlayabilir veya ilaç alerjileri ve etkileşimleri konusunda da bilgi verebilir. Okul hemşiresi ilaçların yan etkileri konusunda iyi bir gözlemcidir. İlaç dozundaki değişikliklerden haberdar olmalıdır.

64 Her zaman iyi bir gözlemci ol. Profesyoneller sizin gözlemlerinize dayanmak zorundadırlar. Davranış değişikliklerinin bir hastalığın başlangıcı olması nadir değildir. Çocuğun özel ihtiyaçlarını tartış ve anlamaya çalış. Çocuğun olabildiğince konforlu olması için doktor ve ekibin yapabileceklerini tahmin etmeye çalış. Rutin çekupları kaçırma. Soru sor ve bilgi al. Kayıt tut. Sağlık bakımını öğret. Bireye doktora gitme konusunu kitaplarla, resimlerle öğretmeye çalış.

65 a) Frajil X Sendromu: Frajil X sendromuyla ilişkili problemler hafif MR’ ı içerir. Bozukluğa sahip erkekler geniş kulaklar ve genitaller, dar ve uzun yüz ve yüksek damak gibi fiziksel özelliklere sahip olabilir. İlave davranış problemleri hiperaktivite, dikkat eksikliği, anksiyete, mannerizmler, agresyon, bozulmuş konuşma ve dil becerisi, göz kontağı kurma güçlüğü ve aşırı utangaçlıktır. Frajil X sendromlu çocuklar diğer MR çocuklara göre daha fazla dikkat eksikliği sergilerler.

66 b) Tüberoz Skleroz: Otizmli bireylerin yaklaşık %1’ inden azında tuberoz skleroz görülebilirken. Nöbetleri olan otizmlilerde oran %8-12 civarındadır. Tuberoz sklerozlu bireylerin yaklaşık üçte birinde otizm görülebilir. Tuberoz Sklerozlu bireylerin yaklaşık %80’ inde nöbet görülür(infantil dönem veya erken çocuklukta nöbetlerle başlayabilir), %50-60’ ı entelektüel zorluk gösterir. Bozuklukla ilişkili tümörler sıklıkla okul öncesi dönemde başlayabilir ve ergenlikle sıklığı artar, çocuk MRI veya BT taramalarıyla beyinde tümör gelişimi açısından takip edilebilir.

67 c) Nöbet Bozuklukları: Otizm tanısı almış çocukların %25 kadarı epilepsi geliştirebilir.

68 a) Hasta Çocukla Başa Çıkma: Otizmli çocuklar diğer çocuklara göre hastalanmaya daha hassas değildir. Ancak sorunun ne olduğu konusunda iletişim kurma güçlükleri ve muayene edilme konusundaki isteksizlikleri durumu karmaşıklaştırır. Ebeveynler tedavi ekibinin önemli bir parçasıdır ve hasta hakkında çok değerli bilgiler verirler.

69 b) Çocuğunuzun Hasta Olduğunu Nasıl Anlarsınız:  ASB’ li çocuklarda çocuğun ağrısının olduğunu gösterebilen belirtiler şunlardır: İnleme(moaning), sızlanma(whimpering) veya olağandışı ağlama: Bu sesler yüz ifadesiyle ilişkili olabilir ya da olmayabilir. Yeme ve uyku alışkanlıklarında değişiklikler Davranış veya aktivite değişiklikleri: Artmış ya da azalmış aktivite olabilir. Kendine zarar verici davranışı olabilir. Görünüşte(appearance) değişiklikler: Bazen çocuğun hasta göründüğünü fark ederiz.

70 c) Yaygın Medikal Problemler:  Ateş: Asetaminofen ya da ibuprofen kullanılabilir.  Gastrointestinal Enfeksiyonlar: Karın ağrısı, diare, kusma. Dehidratasyon semptomlarına dikkat. İyi el yıkama rutinleri. Yoğun anal kaşıntı enterobiazis olabilir. Sabah erkenden veya gece geç vakitte anal bölgeye bakılması(kurtçuklar görülebilir).  Üriner Sistem Enfeksiyonları: Tuvalet kağıdını önden arkaya doğru kullanmak. Perine irritasyonu yapan sabunlar vs. ve konstipasyon ÜSE’ unu kolaylaştırır. Yeni gelişmiş idrar inkontinansı, kusma, diare, ateş, irritabilite, karın ve sırt ağrısı.

71  Orta Kulak Enfeksiyonu: İki yaşına geldiğinde çocukların büyük kısmı en az bir kere AOM geçirmiştir. Çocuk büyüdükçe enfeksiyon sıklığı azalır. Ateş, ağrı, işitme bozukluğu ve dengesizliğe neden olabilir. İrritabilite(özellikle yattığı zaman), iştahsızlık, uyuyamama, dikkatsizlik de diğer semptomlarıdır.  Gastro Özofageal Reflü Hastalığı: Kusma, Özofajit(ağrı ve irritabiliteye neden olabilir), solunum semptomları(öksürük, stridor vs.)  Konstipasyon: Diyet problemleri, aktivite eksikliği ve tuvaleti kullanmaya karşı isteksizlik nedeniyle olabilir. Çocuğun sıvı alımını artırmak, diyetteki lif miktarını artırmak, nadiren laksatif kullanmak gerekebilir.

72 a) Olağandışı Yemek Tercihleri ve Hassasiyetleri ASB’ li bazı çocukların olağandışı yeme alışkanlıkları olabilir. Bazı çocuklar bazı tat veya kokulara karşı çok hassastır. Bazı çocuklar sadece belli çeşit yemekleri yiyebilir. Bazı çocuklar yeni yemekleri yemeye direnebilir veya belli sıcaklıkta olmayan yemekleri tolere edemeyebilir.

73 b) Çocuğunuzun Daha Fazla Yemekleri Tolere Etmesine Yardım Etme: Bir yaklaşım çok kademeli geçiştir. Bazen istenmeyen yiyecekler blenderden geçirilerek yemeğe eklenebilir. Bazı çocuklar için yemeğin çeşidinin değiştirilmesi faydalı olabilir. (pişmiş, donmuş formu) Bazı çocuklar yapılışına katıldıkları yemekleri deneyebilir. Çocuğu markete götürmek de yeni yiyecekleri merak etmesi için faydalı olabilir.

74 c) Profesyonel Yardım Alma: Davranışçı yaklaşımların bir kısmı bu konuda faydalı olabilir. Tekdir etme, zaman-sınırlı yemekler, yemek reddini görmezden gelme ve daha sık mini yemekler çeşitli kombinasyonlar şeklinde kullanılabilir.

75 d) Olağandışı Yeme Davranışları:  PİCA: PİCA ve Fe eksikliği anemisi arasında güçlü bir ilişki vardır. Kan Pb düzeyi de kontrol edilmelidir. Küçük çocuklara emzik verilebilir, daha büyük çocuklarda kıtır kıtır(crunchy) veya sakız gibi yiyeceklere ulaşmayı artırmak faydalı olabilir. Nadiren bu davranışları olan çocukların çevreleri çok komplike olabilir, bu durumlarda çevre düzenlemesi faydalı olabilir.

76  Kurşun maruziyeti: >10 mikrogram/dl: Kurşun kaynağı araştırılmalı. >40 mikrogram/dl: Anemi ve diğer problemlere neden olabilir. >60 mikrogram/dl: Davranışsal değişiklikler, edinilmiş becerilerin kaybı, nöbetler ve koma.

77  Hastane Prosedürleri: Çocuğun kendi odasında olabildiğince güvende hissetmesi sağlanmalıdır. Kan alma vs. işlemler odasında yapılmamalı Çocuğun ne olacağından haberdar olması sağlanmalıdır. Çok ayrıntı vermeye gerek yok, açıklama basit ve dürüst olmalıdır. Mümkün olduğunda dikkatini dağıtın. Bir işlem yapılırken masal okumak, sevdiği bir konu hakkında konuşmak faydalı olabilir. Mümkünse çocuğu zapt etmeye(restraining) çalışmayın. Ağrısını mümkün olduğu kadar azaltın.

78 Diş fırçalamaya erken başlayın. Onu eğlenceli bir oyun gibi yapmaya çalışın ya da ardına sevdiği bir aktivite ekleyin. Farklı diş macunları deneyin. Diş macunu olmadan fırçalamak fırçalamamaktan daha iyidir. Diş fırçasını tolere etmeyen çocuklara onu tanıtmak için bir yol bulun. Diş fırçalamayı bir aynanın önünde yapın. Bazı çocuklar aynada kendisini seyretmeyi sever. Çocuk dişlerini fırçalamıyorsa yemekten hemen sonra su içmesini teşvik edin.

79 Mekanik şeylerden hoşlanan çocuklar için elektrikli diş fırçası denenebilir. Çürüğe neden olan yiyecekleri kısıtlayın. Bu şekerleri, özellikle yapışkan şekerleri, sınırlamak anlamına gelir. Çocuğun motor problemleri varsa uğraşı veya fizik terapistinden bu konuda yardım isteyin. Daha yetenekli çocuklar için açıklayıcı resimler(nerelerinin fırçalanmasının gerektiği) yararlı ve bilgilendirici olabilir. Diş hekimi kontrollerine erken dönemde başlayın. Diş hekiminin kullandığı malzemelerin benzerleriyle oyun oynamak yardımcı olabilir.

80 MMR aşısının veya içindeki civa içeren koruyucu madde thimerosalın otizme sebep olabileceğiyle ilişkili iddia Lancet dergisinde yayınlanan ve daha sonra sonuçları geri çekilen bir makale tarafından öne sürülmüştür. Son zamanlarda dikkatli bilimsel araştırmalar sonucunda otizmle aşı arasında herhangi bir bağlantı saptanmamıştır.

81


"Hazırlayan: A. Cahid Örengül. 1. Gelişim ve Davranış Sosyal Beceriler ve Sosyal Stil Duygusal Gelişim Oyun Dil ve İletişim Duyusal ve Davranışsal Konular." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları