Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

15.03.2010. Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla FETRET-ÜL VAHİY VE PEYGAMBERİN İNŞAA SÜRECİ DEVAM EDİYOR -MÜDDESSİR-

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "15.03.2010. Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla FETRET-ÜL VAHİY VE PEYGAMBERİN İNŞAA SÜRECİ DEVAM EDİYOR -MÜDDESSİR-"— Sunum transkripti:

1

2 Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla FETRET-ÜL VAHİY VE PEYGAMBERİN İNŞAA SÜRECİ DEVAM EDİYOR -MÜDDESSİR-

3 اقْرَأْ “Oku’’

4 بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِى خَلَقَ Yaratan Rabbin adına

5 خَلَقَ اْلإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ O insanı bir "alak(a)"dan yarattı

6 اقْرَأْ “Oku’’

7 وَرَبُّكَ اْلأَكْرَمُ Rabbin sonsuz kerem sahibidir

8 الَّذِى عَلَّمَ بِالْقَلَمِ O Rab ki kalemle yazmayı öğretti

9 عَلَّمَ اْلإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ İnsana bilmediğini de öğretti” (Alak 1-5)

10 اقْرَأْ “Oku” بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِى خَلَقَ Yaratan Rabbin adına

11 ALLAH, bu ağır görevlendirmeden sonra, bir süre Vahyine ara verdi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

12 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Resulüllah, görevi dahilinde ilâhî bilgilerin vahyolunmasını beklemeye başladı. Bu ümitle sık sık Cebrâil’le karşılaştığı Hira Mağarası'na gidiyor ve onu gözlüyordu. Ama bir türlü yeni vahiy gelmedi. Günler geçti; haftalar, aylar geçti, fakat vahiy gelmedi PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

13 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Bu şekilde aradan uzun zaman geçti. Buna "Fetretü’l-Vahiy" denir. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

14 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Kaynaklar, bu bekleyiş için birkaç günden üç yıla kadar çeşitli süreler kaydederler. Fakat bu durumun çok uzun müddet devam etmediği muhakkaktır. Hz. Muhammed (s.a.s.) bundan rahatsız olmuş ve endişelenmiş; hatta Rabbi tarafından terkedildiği zannına kapılmıştır. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

15 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Bir gün Hira dağından evine gelirken Cebrâil’i ilk gördüğü heybetli haliyle tekrar gördü. Daha önceki gibi korku ve heyecana kapılarak derhal evine koştu ve yatağına girdi. Fakat melek evde bir kez daha karşısına çıktı ve ona şöyle hitap etti: PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

16 And olsun Doğan güne!

17 Ve her şeyi örttüğü zaman geceye!

18 Ki Rabbin seni terk etmedi, sana hiç de darılmadı.

19 Ve kuşkusuz Âhiret, senin için bu dünyadan daha hayırlıdır.

20 Ve muhakkak ki Rabbin sana güzel nimetler verecek ve sen de hoşnut olacaksın.

21 O seni bir yetim olarak bulup da sana bir sığınak, bir himâye sağlamadı mı?

22 Seni yolunu şaşırmış bir halde bulup da seni doğru yola eriştirmedi mi?

23 Ve seni başkasına muhtaç bir halde bulup da zengin etmedi mi?

24 Öyleyse, sakın yetîme eziyet etme!

25 Ve el açıp isteyeni de sakın azarlama!

26 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Ve Rabb’inin nimetini minnet ve şükranla an!” (Duha Suresi) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

27 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Artık ayetler, peş peşe gelmeye başlıyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

28 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Müddessir Suresinin ilk ayetleri ile hareket başlıyordu. “Ey Yatan Kişi (Ey Yatan İyi) (Yatan iyi iyi değildir. Pasif iyi olma.) Kalk ve Uyar. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

29 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Bu ayet-i kerîmeler; Hz. Muhammed (s.a.s.)’e peygamberlik görevinin verildiğini; Bundan böyle Allah’ın kendisine vahyettiklerini insanlara tebliğ edip öğreteceğini; PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

30 3.1. Hz Muhammed’in Peygamber Olarak Görevlendirilişi Onları Allah’ın yoluna davet edeceğini; İtaat edenleri dünya ve âhiret mutluluğu ile müjdeleyip, Yüz çevirenleri cehennem azabıyla korkutacağını gösteriyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

31 ilk vahyin gelişini takiben, kıyamete kadar ki zaman içerisinde yaşayacak bütün insanlar için gerçek mutluluğun, adaletin, huzurun, güvenin, iyiliğin, güzelliğin... yolunu gösterecek ilâhî bilgiler yirmi yılı aşkın süreyle vahyolundu. Vahyolunan her ayetle bireysel ve toplumsal hayatın olması gereken en mükemmel şekli, en güzel muhtevası bildirildi, açıklandı, gösterildi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

32 Vahyolunan ayetler ve o ayetlerin oluşturduğu Kur'an, önce elçisini eğitip yetiştirdi. O'nun ilâhî talimatlarıyla mükemmelleşen ve tüm insanlık için en güzel model haline gelen uygulamaları ve yaşantısı ise ilâhî bilginin pratiğe aktarılışı olarak anlam kazandı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

33 Böylelikle, insanlığa sunulan dosdoğru ve en güzel hayat tarzı, Teorik esaslar halinde insanlara bildirilen bir bilgi yığını olmaktan çıktı; ilâhî bilgi O'nun şahsında en mükemmel modelini buldu; insanlık O'nun şahsında bir insanın ulaşabileceği en mükemmel aşamaya erişti. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

34 İnsanların şaşkınlık içerisinde 'Ne olacak hu durumumuz? Bu bin bir türlü kötülük ve yanlışlıklardan nasıl kurtulacağız?' diye sordukları, çaresizlikten ne yapacaklarını bilemez duruma geldikleri bir anda ilâhî iradenin sesi duyuldu ve insanlar arasından seçtiği elçisine 'ilahi' talimatını verdi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

35 Yüce Allah, O'na 'bildir, duyur, ilan et, açıkla' dedi. Neleri? Elbette ki kendine bildirilecek olan doğruları, güzellikleri, iyilikleri, güzel ahlâkın en güzel ölçülerini... Niçin? Tüm dünya 'esenlik yurdu (Yunus 10:25) olsun diye. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

36 Ey iman edenler! Sizi yaşatacak şeylere çağırdığı zaman Allah ve Resulünün çağrısına koşun. (Enfal 8:24) Sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için Muhammed'i apaçık ayetlerle gönderen O'dur. Şüphesiz Allah sizlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir. (Hadid 57:9) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

37 İşte bu Kur'an, bizim indirdiğimiz, hürmete layık, kutlu bir kitaptır. Öyleyse Kur'an'a uyun ve yolunuzu Kur'an'la bulun ki, Allah'ın merhametine layık olabilesiniz. Onu size indirdik ki, 'Kitap yalnız bizden önceki iki topluluğa (Yahudi ve Hıristiyanlara) indirilmişti de, biz onların eğitim ve Öğretimlerinden habersizdik' demeyesiniz diye; yahut 'Eğer bize de bir kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk' demeyesiniz diye. işte size de Rabbinizden açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

38 Kim Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, insanları ona yönelmekten engeller ve kendisi de ondan yüz çevirirse, ondan daha zalim kim olabilir? (Bilmiş olun ki) mesajlarımızdan yüz çevirenleri, yüz çevirmeleri yüzünden, azabın en kötüsüyle cezalandıracağız! (En’am 6: ) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

39 Ey insanlar! işte Rabbinizden size bir öğüt; kalplerde olabilecek her türlü sıkıntı, şüphe ve hastalıklar için bir şifa ve ona inanan herkes için hidayet ve rahmet olan Kur'an geldi. Yunus 10:57 Gerçek şu ki, bu Kur'an insanları dosdoğru yola iletir. İsra 17:9 PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

40 İLAHİ GÖREV BAŞLIYOR Ey elbisesine bürünen! Kalk ve uyar. Rabb'ini yücelt. Elbiseni temiz tut. Pis şeylerden uzak dur. Yaptığın iyilikleri çok bularak başa kakma. Rabb'in için sabret. Müddesir sûresi, 74:1-7 PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

41 Fetret dönemi ile bir durum değerlendirmesi yapmasına, ilk vahyin neden olduğu şoktan kurtulmasına ve durulmuş bir vaziyette peygamberlik görevine hazır duruma gelmesine imkân sağlanan Hz. Muhammed, Müddessir sûresinin ilk ayetleri ile birlikte, insanları 'esenlik yurdu'na ulaştıracak yegâne inanç sistemini ve hayat tarzını tebliğe başlamaya çağırıldı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

42 Kırk üç yıldır devam eden kendi halinde, hiçbir yanlışa müdahale etmeyen tavrını, terk etme zamanının geldiği bildirildi. Artık üzerindeki örtüleri atmalı ve hakikati ilan etmeliydi. Artık O, şirkin hakim olduğu bir toplumda, kendi halinde yaşayan ve her türlü inanç ve yaşantı yanlışından uzak kalmaya çalışan Abdullah'ın oğlu Muhammed olmamalıydı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

43 O artık Resulüllah idi; tüm insanların kurtuluş önderiydi. Kalk ve uyar Bu, henüz işin başında olunduğu için kapsamı bilinmeyen son derece genel bir emirdi. Resulüllah çevresindeki insanları, hangi konularda uyaracaktı? PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

44 Uyarma konusunu belirlemek kendisine mi bırakılmıştı? Nasıl uyaracaktı? İnsanları uyarma talimatını veren ayetin hemen arkasından, bu soruların oluşmasına imkân vermeyecek gerekli açıklama yapıldı: PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

45 Rabb'ini yücelt. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

46 Niçin? Bu, Resulüllah‘ın zihninde yer bulmayan, ama ondan bin dört yüz yıl sonra yaşayan bizler için son derece önemli bir sorudur. O elbette ki, mensubu olduğu toplumun inancını çok ayrıntılı bir şekilde bilen birisi olarak 'Rabb‘ini yücelt' emrinin neyi gerektirdiğini anlamıştı; ne yaparsa 'Rabb'ini yücelteceğini biliyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

47 O'nun neyi anladığını tespit edebilmek için, o günün Mekke toplumunun 'Rabb' konusundaki inançlarının neler olduğunu dikkate almak gerekmektedir. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

48 Kur'an da, özellikle Mekke müşrikleri başta olmak üzere Arapların Allah'a olan inançlarıyla ve inandıkları Allah'ın sıfatlarıyla ilgili bilgiler veren çok sayıda ayet bulunmaktadır. Gökleri ve yeri yaratanın, güneşi ve ayı kontrol edenin Allah olduğuna inanıyorlardı: 'Andolsun onlara 'Gökleri ve yeri kim ya­rattı?' diye sorsan, mutlaka 'Allah' derler...' (Lokman, 31:25 Ankebût, 29:61; Zûmer, 39:38; Zuhruf, 43:9) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

49 Yağmuru yağdıranın ve bitkileri yetiştirenin Allah olduğunu biliyorlardı: 'Onlara: 'Kim gökten suyu indirip de ölmüş olan yeri onunla diriltti?' diye sorsan: 'Allah' derler..' (Ankebût, 29:63) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

50 Allah'ın en yüce ve her şeyi bilen olduğuna inanıyorlardı: 'Andolsun onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı?' diye sorsan elbette diyecekler ki: 'Onları, çok üstün, çok bilen (Allah) yarattı.' (Zuhruf, 43:9 Ayrıca bkz: Alâk, 96:14) PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

51 Tüm bu delillerden açıkça anlaşıldığı üzere, Mekke ve çevresinde yaşayan insanların ekseriyeti ilâhî bir iradenin varlığına inanıyorlardı. O'nu 'Allah' olarak isimlendiriyorlardı. Dolayısıyla, bütün bunlardan hareketle, Resulüllah, kendisine vahyolunan ayetler dahilinde olmak üzere risâletin ilk gününden itibaren, Allah'a ve O'nun birçok sıfatına inanan insanlara karşı Allah'ı yüceltmekle işe başladığı anlaşılmaktadır. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

52 Neden? Risâlet sürecinin doğru anlaşılması açısından asıl bilinmesi ve dikkate alınması gereken konu budur. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

53 Arap müşrikleri, Allah'a inanıyorlardı ama, özellikle Rabb sıfatıyla ilgili olmak üzere bazı yanlışlıklara sahiptiler. Bu sıfatın bazı gereklerini Allah'tan başkalarına ait kılmışlar ve bunu yaparken Allah'ın Rab’lık sıfatını bazı açılardan daraltıp küçültmüşlerdi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

54 Zanlarınca, her şeyi yaratan ve evreni kontrol eden yüce Allah, bazı işlerini bazı yaratıklarına devretmişti. Özellikle de insanın yaşadığı ortamı ve bu ortamda şekillenen hayatın ilkelerini belirleme işlerini, yüce Allah'ın şanına uygun olmayan basit işler olarak kabul ediyorlardı. Bu tür işlerle ilgilenmenin Allah'ın şanını aşağılamak olacağını düşünüyorlardı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

55 Bu nedenle de, Allah'ın, bu tür işleri bazı aracılara, şefaatçilere, yardımcılara devrettiğini düşünüyorlardı. Bunlar cinler, cinleri sembolize eden nesneler ve varlıklar, putlar ve cinlerle irtibat kurduğuna inanılan kâhinlerdi. Allah’ın yüce dinini siyasete alet etmeyin diyen zihniyet işte bu zihniyettir. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

56 Müddesir sûresi ile bildirildiği üzere, Resulüllah'ın ilâhî görevi dahilinde ilk yapması gereken şey 'Rabb'i yüceltmek'' ten ibaretti. Fakat bu 'Rabb olan Allah yücedir' veya 'Allah yücedir' biçiminde meydanlarda bağırmakla yapılacak bir iş değildi PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

57 'Rabb'i yüceltme' işi öncelikle ve asıl muhtevasıyla Rabb sıfatını, her türlü eksiklikten, ortaklıktan ayıklayıp, sadece ve sadece Allah ait kılmak biçiminde olmalıydı. Resulüllah, Allah'ın yegâne Rabb olduğunu, insanlar üzerinde O'na rağmen hiç kimsenin sözü dinlenen, kendisine itaat edilen, iradesine boyun eğilen olmadığını ve olamayacağını anlatmalıydı. Rabb'la ilgili mevcut yanlışlıkları tashih etmeliydi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

58 Kur'an'ın vahyolduğu zamanın Arap toplumunda; Rabb, deyince; İtaat olunan efendi, Herhangi bir durumu düzelten kimse, Terbiye eden kişi, Bir şeyin sahibi olan kimse, Yöneten, Kemale erdiren, Emretme ve yasaklama iradesine sahip olan anlamlarına gelen bir isim olarak algılanıyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

59 Bu vahyin ilk ayetleri, en başta bu yanlış anlayışı düzeltmekle işe başladı. 'Oku! Yaratan Rabb'in adıyla Ayet kısa ama çok önemli bilgi ve mesajlar içeriyordu. Bu ayet 'Yaratanın adıyla' veya 'Allah'ın adıyla? biçiminde değildi; eğer böyle olsaydı mesaj çok değişirdi. Bu iki ifadeyle de müşriklerin yanlış inançlarına müdahale söz konusu olmazdı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

60 Ancak Ayette, "Yaratan Rabb'in adıyla' deniliyordu. Bu mevcut inancı toptan değiştiren bir ifadeydi. Müşriklere göre, yaratan irade rabb değildi, rabb olanlar da yaratan değillerdi. Zira, inandıkları rabblerin yaratma özelliği yoktu. O halde bu ayetin kendilerini, kendi İnsan rablerini ifade etmediği açıktı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

61 'Rabb' vasfı tamamıyla 'Yaratan'a ait kılındığı zaman da müşriklerin inandıkları yanlış rabb anlayışları tamamıyla reddediliyor; Yaratan'dan başkasına Rabb sıfatından herhangi bir pay verilmemiş oluyordu. Bu da demekti ki; Allah, her şeyin Rabb‘idir. Hiçbir şey O'nun egemenliğinin dışında değildir. Takip eden ayetler ise, Allah'ın Rabb oluşunun insanla ilgili kısmına değinmesi açısından daha da önemliydi: 'O, insanı alâktan yarattı. Oku Rabb'in büyük kerem sahibidir. Alâk, 96:2,3 PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

62 Müşrik inancına göre; Allah'ın insanlarla olan ilgisi, sadece ve sadece hayatın başındaki (doğum) ve sonundaki (ölüm) müdahaleden ibaretti. Allah'ın, insanı yarattıktan sonra artık onun işlerine karışmadığına inanıyorlardı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

63 Bu açıdan fiilen 'Allahsız' yaşıyorlardı. Ancak çok hayatî problemlerle karşılaştıklarında Allah'ı hatırlıyor; diğer zamanlar işlerini istedikleri gibi yürütüyorlardı. İhtiyaç hissederlerse fal okları aracılığıyla putlarına veya kâhinlerine başvuruyorlardı, inandıkları Allah, çocuklarının hiçbir işine karışmayan sorumsuz bir baba gibiydi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

64 Resulüllah, vahyolunan ayetlerden hareketle hakikati ilan etmeye başladı. Ancak şurası son derece önemliydi ki, sadece doğruyu söylemek yeterli değildi. Hemen herkes bilir ki, doğruyu doğru kişinin söylemesi, en az söylenenin doğru olması kadar önemlidir. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

65 Bir yalancının doğruluk söylevi, bir ahlâksızın ahlâk çağrısı, bir bencilin fedakârlık isteği muhataplarının kafalarında ve gönüllerinde hiçbir şekilde olumlu karşılık bulmaz. Bireysel ve toplumsal tecrübeler göstermektedir ki, bir sözün, bir düşüncenin, bir bilginin insanlar tarafından kabul edilebilmesi için o söz, düşünce veya bilginin doğru olması veya doğruluğunun açıkça ispatlanması yeterli olmamaktadır. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

66 Eğer doğru olma durumu, bir söz veya bilginin kabul edilmesi için yeterli olsaydı, yeryüzünde hemen hiçbir kötülük görülmezdi; cinayetler işlenmez, hırsızlıklar gerçekleşmez, zulüm, işkence, baskı, aldatma... yeryüzünden ebediyen silinirdi. Çünkü, bütün bunların yanlış olduğunu hemen herkes bilmektedir. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

67 Bir söz veya bilginin kabulünde doğruluğunun yanı sıra onu söyleyen veya bildirenin kimliği ve özellikleri de Önem kazanmaktadır. İnsanlar güvendikleri, sevdikleri insanların söz ve bilgilerine itimat ederler; güvenmedikleri, sevmedikleri kimselerin değil; üstelik doğru söylüyor ve doğru bilgi veriyor olsalar bile. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

68 Dolayısıyla, insanları yanlışları nedeniyle 'uyarmak’ ve 'Rabb'i yüceltmek' görevinin başarıya ulaşması, bu işi yapacak kişinin bu göreve kişiliğiyle, ahlakıyla uygun olmasını gerektiriyordu. Söylenenlerin etkili olması, kabul görmesi için, gerçeğin elçisinin de saygın ve sözlerine itimat edilir bir konumda olması gerekiyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

69 Resulüllah peygamber olmadan önce de güvenilir, dürüst, edepli birisi idi; ama bu olumlu özellikleri şimdi daha da büyük önem ifade ediyor ve bu nedenle her türlü noksanlıktan, lekeden tamamıyla uzak olması gerekiyordu. Bu nedenle ilâhî görevin ilk talimatlarının verildiği ilk ayetlerden bir kısmı hakikat davetçisinin özelliklerine ayrıldı. Böylelikle, Resulün eğitilmesi ve insanlığın zirvesi kılınması süreci de başlatılmış oldu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

70 Elbiseni temiz tut. (Müddessir 74:4) 'Elbiseyi temiz tutmak', Resulüllah‘ın veya herhangi bir Arap‘ın anlamını kolaylıkla anladığı bir sözdü. Bu söz, Araplar arasında sıklıkla kullanılan ve Türkçe'deki 'Alnı açık olmakla, 'Yüzü ak olmakla aynı anlama gelebilecek bir deyimdi. Araplar, yalan söyleyen veya sözünde durmayan kimse için 'elbisesini kirletti' derlerdi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

71 Yine aynı şekilde olmak üzere, iffetli kimseler için de 'eteği/elbisesi temiz' derlerdi. İlgili ayetle, Resulüllah'a, her türlü ahlâksızlıktan, fuhuştan, yalandan, kötü sözlerden, yüz kızartıcı diğer her türlü davranışlardan uzak durması emredildi. Yalancı, sahtekâr, hilekâr, hain olmaktan kaçınması; kişiliğini bu tür olumsuz sıfatlarla kirletmemesi gerektiği bildirildi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

72 Takip eden ayet ise "elbiseyi temiz tutma' emrinin önemli bir gereği açıklandı ve gereğinin yerine getirilmesi istendi: PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

73 Pis şeylerden uzak dur. Müddesir, 74:5 Resulüllah'a pis şeylerden uzak durması emredilirken, bir önceki ayetin konusu olan ve en genel manâda 'ahlaki temizlik olarak tanımlanabilecek özellikleri de kapsayan daha genel bir emir verilmiş oluyordu. Resulüllah kabalık, sefihlik, ahlâksızlık, terbiyesizlik gibi her türlü ahlâkî pislikten uzak durmanın yanı sıra, şirkin nesnesi olan putlardan ve taraftarlarının her türlü yanlış ve iğrenç hâl ve hareketlerinden de uzak durmalıydı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

74 Bir başka ifadeyle, sonu azap olan ahlâk, düşünce, inanç, yaşantı pisliklerine hiçbir şekilde bulaşmamalıydı. Her haliyle temiz ve pak olmalıydı. Müddesir, 74:5 PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

75 Müddessir sûresinin bu iki ayetiyle Resulüllah'a hâl ve hareketleriyle, duygu ve düşünceleriyle, inanç ve yaşantısıyla nasıl olmaması bildirildiği gibi, ilâhî görevi dahilinde dikkat etmesi gereken bir konuya da dikkat çekilmiş oldu. Kötü, yanlış, pis özelliklerin, herhangi bir insana yakışmadığı gibi, Allah'ın elçisine hiçbir surette yakışmayacağı ifade edildi. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

76 Öyleyse Resulüllah bu konularda herkesten daha çok dikkatli olmak zorundaydı. Ayrıca, Resulüllah eğer inanç ve ahlâkta olumsuz, yanlış ve kötü özelliklere sahip olursa 'Rabb'i yüceltmek' gibi asli görevini yerine getirmesi mümkün olmayacaktı. Mümkün görünse bile, açıktı ki yapılan işlerin, gösterilen çabaların bir anlamı ve değeri olmayacaktı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

77 Risâletin ilk aşamasında Resulüllah‘ın kişiliği ve ahlâkı ile ilgili olmak üzere verilen emir sadece söz konusu iki ayetle sınırlı kalmadı. Bir başka ayetle, Resulüllah'a görevi dahilinde özel bir emir daha verildi: PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

78 Yaptığın iyilikleri çok bularak başa kakma! Müddesir, 74:6 Peygamberlik her açıdan fedakârlıkta bulunmayı gerektiren yüce ve ağır bir görevdir. Ayetle emredildi ki, risâletin gerektirdiği fedakârlıklar, hiçbir surette insanlara karşı tepeden bakma, yapılanlardan dolayı insanları minnet altında bırakma gibi davranışlara neden olmamalıdır. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

79 Hak davanın önderi sıfatıyla Resulüllah veya takipçileri bu yüce ve ağır görevi; İnsanların takdirlerini kazanmak, İnsanlar tarafından övülmek, Beğenilmek, Sevilmek, Mal, makam elde etmek için değil; Sadece ve sadece Allah için yapmalıdırlar. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

80 O halde fedakârlıklara karşılık, insanlardan menfaat niteliğinde, bir şeyler beklememelidirler. Yapacakları şeyler nedeniyle kendini beğenme, gururlanma, iyilikleri başa kakma gibi yanlışlıklara sapmamalıdırlar. Zira bunlardan hiçbiri, hiçbir şekilde hak davanın mensubuna yakışmaz. Bu olumsuzluklara sahip olmak hak dava ile bir arada bulunmaz. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

81 Davayı yüceltecek olan şey, insanlardan karşılık beklemeden yapılacak fedakârlıklardır. Rabb’i yüceltmek demek, Rasulullah’ın, kötülükler ve ahlâksızlıklar üzerinde şekillenen hayat tarzlarına ve mensuplarına karşı bir tavır alması gerektiği anlamına geliyordu. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

82 Putperest bir toplumda, her türlü ahlâksızlığın, kötülüğün, yanlışın bir hayat biçimi haline geldiği insanlar arasında, bu talimatın gereğini yapmak ise elbette ki bazı problemlere neden olacaktı. Her hâl ve durumlarını iyi ve doğru zanneden insanların, neredeyse her şeyleriyle yanlış içerisinde oldukları uyarısıyla karşı karşıya kalmaları, elbette ki kaçınılmaz biçimde bazı husûmetlerin oluşmasına neden olacaktı. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

83 Bu durumda insanların yanında yalnız olan Resulüllah ne yapacaktı? Tepkilere nasıl cevap verecekti? Bu ve benzeri soruların cevabı verilen talimatları takiben ayetle açıklığa kavuşturuldu: PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

84 Rabb'in için sabret. (Müddessir 74:7) Yani; Yanlışlıklar içerisinde olduklarını kabul edemedikleri için tepki gösteren kötülere, Yanlış gidişatı hayat tarzı edinmişlere, Zalimlere, Zorbalara PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI

85 Rabb'in için sabret. (Müddessir 74:7) Baştan çıkarıcı istek ve arzuları nedeniyle nefsine karşı direnenlere; Hak davayı gerileten veya saptıran geri adım(lar) atma, zorluklara teslim olma, dosdoğru olan yolunda ilerlemekte bıkkınlık gösterme, her türlü olumsuz söz ve davranışa karşı dirençli ol; tam bir kararlılık içerisinde, vahiyle bildirilen yol üzere, verilen ilâhî talimatların gereğini aynen yerine getir ve tüm bunları yaparken sadece Allah'a güven. PEYGAMBERLİĞİN 1.NCİ YILI


"15.03.2010. Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla FETRET-ÜL VAHİY VE PEYGAMBERİN İNŞAA SÜRECİ DEVAM EDİYOR -MÜDDESSİR-" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları