Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

OL İ GARŞ İ N İ N TUNÇ KANUNU. “Seçilmişlerin seçmenler, vekillerin vekalet verenler, delegelerin delege edenler üzerinde egemenlik kurmasına yol açan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "OL İ GARŞ İ N İ N TUNÇ KANUNU. “Seçilmişlerin seçmenler, vekillerin vekalet verenler, delegelerin delege edenler üzerinde egemenlik kurmasına yol açan."— Sunum transkripti:

1 OL İ GARŞ İ N İ N TUNÇ KANUNU

2 “Seçilmişlerin seçmenler, vekillerin vekalet verenler, delegelerin delege edenler üzerinde egemenlik kurmasına yol açan örgütün kendisidir. Örgütten bahseden gerçekte oligarşiden bahsediyor demektir’’

3 Michels’in iddiasına göre mevcut demokrasilerin kötü işleyişi ve özellikle liderlerin toplum ve örgütler üzerinde egemen oluşu, sosyal ve ekonomik gelişmenin yetersizli ğ inden, ö ğ renim düzeyinin düşüklü ğ ünden ya da kamuoyunu oluşturan iletişim araçlarının ve di ğ er güç kaynaklarının kapitalistlerce denetlenmesinden ileri gelmemekte, daha çok karmaşık sosyal sistemlerin do ğ asından kaynaklanmaktadır.

4 Oligarşi, yani bir toplumun ya da örgütün tepedeki yöneticiler tarafından kontrol altında tutulması, bürokrasilerin ya da büyük çaplı örgütlerin iç işleyişinden do ğ an bir özelliktir.

5

6 Oligarşinin Tunç Kanunu temelinde idealist ve demokratik prensipler bile yatıyor olsa da tüm formal örgütlenmelerde eninde sonunda kendi çıkarlarına hizmet eden küçük bir grubun yönetim, güç ve sorumlulukları ele alaca ğ ını ifade eden kavramdır. di ğ er bir deyişle gücü eline geçiren her grup bir şekilde kendisi ve yakın çevresindekilerin çıkarlarına hizmet etmeye başlar ve oligarşi galip gelir.

7 Michels’e göre modern insan çözümsüz bir kısır döngü ile karşı karşıyadır; şöyle ki, insanın ulus devletler, sendikalar, siyasi partiler ya da kilise gibi büyük kurumların tepesindeki az sayıda yöneticiye etkin bir güç devretmeksizin bu çeşit kurumlara kurup yaşatması mümkün de ğ ildir.

8 Demokrasi ile büyük çaplı sosyal örgütlerin ba ğ daşamadı ğ ını göstermek amacıyla Michels Almanya’daki ve di ğ er ülkelerdeki Sosyalist partilerin davranışlarını incelemiştir. O dönemde bu partiler demokrasinin yaygınlaştırılması fikrine en ba ğ lı kurumları temsil etmekteydiler.

9 Uzun bir süre Alman sosyalist hareketinde bizzat etkinlik göstermiş biri olarak Michels, o zaman dünyadaki en büyük sosyalist parti olan Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin oligarşik yapısına ilişkin ayrıntılı bir analiz sunmuştur.

10 Buna karşılık sosyalistler yetişkinlerin oy hakkı, ifade özgürlü ğ ü ve her düzeydeki kamusal ve ekonomik kurumların işleyişine halkın katılımı için mücadele veriyorlardı. Bu partiler kendi iç yapılarında demokratik olmadıkları takdirde toplumu demokratikleştirme çabalarının tümüyle başarısız kalması kaçınılmaz olacaktı.

11 Michels’in Örgüt Teorisi Büyük çaplı örgütler yöneticilerine güç konusunda neredeyse bir tekel konumu sa ğ larlar. Siyasi partiler, sendikalar ve di ğ er tüm büyük örgütler bürokratik bir yapı ve hiyerarşik biçimde örgütlenmiş rasyonel (önceden tahmin edilebilir) bir örgütlenme sistemi geliştirme e ğ ilimindedirler.

12 “Ancak artan bürokrasinin sonucu gücün tepede toplanması ve tabandaki üyelerin etkisinin azalmasıdır. Liderler, politikaları de ğ iştirmeye çalışan üyeler üzerinde engellenmesi hemen hemen olanaksız avantajlar sa ğ layan birçok kaynaklara sahiptirler.

13 Liderin sahip oldu ğ u bu vasıf ve beceriler onun gücünü pekiştirdi ğ i gibi Michels’in ‘kütlelerin ehliyetsizli ğ i’ dedi ğ i bir olgu da liderin gücünü ayrıca kuvvetlendirir.Üyelerin etkisini devamlı kılacak her çaba, di ğ er birçok şey yanında,onların örgütün faaliyetleriyle meşgul olmalarını,toplantılara katılmalarını ve siyasi hareketi etkileyen ana sorunları kavrayıp onlarla ilgilenmelerini gerektirir. Ama gerçekte parti ya da sendika toplantılarına nispeten az sayıda üye katılır.

14 Kütle içinde, hatta işçi partilerinin örgütlü kütlesi içinde yönlendirme ve rehberlik faaliyetlerine büyük bir gereksinim vardır... Ça ğ daş uygar toplumda mevcut geniş iş bölümü bu gereksinimi açıklar

15 Örgüt hayatının gerçekleri liderlerin gücünü açıklamakta yararlı olsa da yöneticilerin ve üyelerin çıkarları arasında niçin bir çatışma olması gerekti ğ ini izah etmez. Michels temsili liderlik varsayımını özellikle reddetmiştir.

16 Kütle örgütlerinin politikalarının ço ğ u kütlelerin irade ya da çıkarlarını de ğ il, liderlerin irade ve çıkarlarını yansıtır. Ayrıca, Michels’e göre, bir siyasi partide partiyi oluşturmak üzere bir araya gelen kütlenin çıkarlarının, parti kişili ğ inin içinde oluştu ğ u bürokrasinin çıkarlarıyla örtüşmeyebilece ğ i gözden kaçırılır.

17 . Evrensel olarak uygulanabilir bir sosyal kanuna göre, bir toplulu ğ un işbölümü gereksinimi sonucu ortaya çıkan her organı, durumunu pekiştirir pekiştirmez kendisi için kendisine özgü çıkarlar yaratır. Bu özel çıkarların varlı ğ ı toplulu ğ un çıkarlarıyla kaçınılmaz bir çatışma içerir.

18 Siyasi Partilerin Etkisi

19 Siyasi partilerin ve di ğ er gönüllü örgütlerin gelecekteki siyasi davranışlarına ilişkin olarak Michels’in yaptı ğ ı tahminlerin görünür do ğ rulu ğ u ve bu konudaki e ğ ilimin nedenlerini ortaya koymuş olması, Siyasal Partiler kitabını yirminci yüzyılın en etkili eserlerinden biri haline getirmiştir.

20 Bir çok yazar ve sosyolog Michels’in eserinden gerek kendi eserlerini yazarken gerekse görüşlerini dile getirirken etkilendiklerini açıklamışlar ve bir çok dergi Michels’in eserinden bahsetmiştir.

21 Tarih boyunca insanların kurdu ğ u örgütlerin büyük bir ço ğ unlu ğ u tek- parti egemenli ğ ine dayalı yönetimlerce idare edilmişlerdir. Dünyanın ço ğ u bölgelerinde ço ğ u kez, örgütler tek parti egemenli ğ inde kalmışlardır.

22 Michels’in analizi sendikaların yönetimi için özellikle geçerlidir. Bu analizler çok az istisnası ile aktif bir siyasal yaşantının yoklu ğ una işaret eder.Amerika’da ve di ğ er ülkelerde birçok sendikanın kendisini sınırsız olarak iktidarda tutabilen ve kendi haleflerini devşirebilen bir siyasal mekanizmaya sahip bulunan kendi içlerinde tek- parti oligarşileri tarafından yönetildikleri görülmektedir.

23 Oligarşinin Tunç Kuralına Verilebilecek Bir Cevap Mevcut mudur?

24 Marksist ve Komünist Cevaplar Geleneksel Marksist cevap bürokratik örgütün yeni bir egemen yönetici sınıfın do ğ uşuna neden olaca ğ ı gerçe ğ ini inkar etmek olmuştur; çünkü bu sınıflar teknik örgüt formu anlamında de ğ il ekonomik kaynaklara mülkiyet anlamında bir temele ihtiyaç duyarlar.

25 Teorinin Aşırı Determinist Yönleri Michels, bürokrasinin yalnızca kısıtlayıcı yönlerini görmesi ve bürokrasinin grupların arzulanan amaçlarına varmalarında önemli bir araç oldu ğ unu göz ardı etmesi nedeniyle aşırı determinist bulunarak eleştirilmiştir.

26 “Elitist “ Demokrasi Teorisi Toplumun ve örgütün elitler ve onları izleyenler diye ikiye ayrıldı ğ ı görüşü Michels’in karizmatik bir liderin yönetiminde elitist bir sistemin en iyi yönetim biçimi olaca ğ ı fikrine inanmasına neden olmuştur.

27 Hüseyin BAŞAK Emrah CANDAN Hüseyin BAŞAK Emrah CANDAN


"OL İ GARŞ İ N İ N TUNÇ KANUNU. “Seçilmişlerin seçmenler, vekillerin vekalet verenler, delegelerin delege edenler üzerinde egemenlik kurmasına yol açan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları