Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Hayatın İçinden Psikoterapi Merkezi Çift ve Aile Psikolojisi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Hayatın İçinden Psikoterapi Merkezi Çift ve Aile Psikolojisi."— Sunum transkripti:

1 Hayatın İçinden Psikoterapi Merkezi Çift ve Aile Psikolojisi

2 Eşlerin Evliliğe Hazır Olmaması Gerek yeterli yaş, gerek olgunluk ve gerekse ekonomik bağımsızlığa sahip olmayan çiftlerin evlenmeleri birçok sorunu beraberinde getirmektedir. Evlilik ciddi bir sorumluluğu gerektirir. Özellikle çocuklar dünyaya geldikten sonra sorumluluk daha da artar. Evliliğe hazır olmayan çiftler çeşitli sorunlar karşısında tıkanabilirler. Evliliğe hazır olmayan çiftlere önerimiz, evlilik öncesi danışmanlık programlarına katılmalarıdır.

3 Vajinismus (Gerdek Gecesi Korkusu) Bazı genç kadınlarda, çeşitli sebeplerle (gerek öğretilmişlikler, gerek olumsuz çocukluk yaşantıları vb.), gerdek gecesi korkusu gözlemlenmektedir. Özellikle cinselliğin tabu olarak görüldüğü ve bastırıldığı toplumlarda vajinismus sorunuyla sıkça karşılaşılmaktadır. Ayrıca görücü usulü evlenen veya nişanlılık evresinde birbirini yeterince tanımayan çiftler de bu problemi yaşayabilmektedir. Vajinismus, tamamen psikolojik bir sorundur. Hazırlanmış bir psikolojik gevşeme ve eğitim programıyla belli bir süre sonra çözümlenebilmektedir. Vajinismus sorunu, merkezimiz uzmanlarınca üzerinde çalışılan konuların başında gelmektedir. Bu sorunu yaşayan çiftlerin bilmesi gereken, vajinismusun psikolojik ve çözümlenebilir bir sorun olduğu gerçeğidir.

4 Farklı Sosyo - Kültürel Düzeyler Evli çiftlerin; farklı dinlere, milletlere, mezheplere, farklı sosyoekonomik düzeylere sahip olmaları, çevreden gelecek çeşitli baskı ve zorlamalara neden olmaktadır. Sosyokültürel farklar yıllardır filmlere konu olmuştur; zengin-fakir, Türk- yabancı, doğulu-batılı, Müslüman- Musevi, Sünni-Alevi vb. gibi. Bu gibi durumlardan dolayı, evliliğe aileler onay vermeyebilir. Ülkemizde mezhep farklılıkları dahi sorun olabilmektedir. Bu ve benzeri sebeplerle aşkların önüne engeller konulmaktadır. Kavuşamayan aşıkların zaman zaman depresyona girdikleri ve hatta intihara kalkıştıkları dahi gözlenmektedir. Ancak çiftler gözü kara olup, birleşmeye cesaret eder ve tüm zorluklara direnç gösterirlerse mutluluğu yakalayabilmektedirler.

5 Evlilikte Cinsel Mutsuzluk Evliliklerde mutluluğun ve huzurun anahtarı cinsel uyum ve doyumdan geçer. Çiftler birleşmeyi görev, ve zorunluluk olarak görüyorsa sonuç mutsuzluk olacaktır. Sevginin emek olduğu bilincinden hareketle cinsel hayattaki mutluluk her iki tarafın da çabası ile olacaktır. Tek taraflı çaba bir süre sonra umutsuzluğa dönüşebilir. Maalesef halkımız hala cinsellik hakkında rahatlıkla konuşamamaktadır. Vajinismus sorunu yaşayan yeni evli çiftin yakın akrabası merkezimizi arayarak destek istemişti. Yaşanılan sorunu ifade etme şekli trajikomikti; çiftin bir ay önce nikahlandıklarını ancak asıl düğünü henüz yapamadıklarını belirtmişti. Bunun yanı sıra yaşı 45 ve üzeri olup henüz orgazmı tanımayan birçok kadın olduğunu da belirtelim. Evlilikte cinsel mutsuzluk sebeplerinin başlıcaları; Orgazm olamama İktidarsızlık Kendi cinsinden olan kişilerden hoşlanma Vajinismus Diğer Evlilik ve beraberliklerde cinsel uyum sorunlarının (eğer bir sağlık sorunu yoksa) psikolojik terapi ve eğitim çalışmaları ile aşılması mümkündür.

6 Aldatma ve Aldatılma Aldatma, aldatılan için son derece acıtıcı ve yıkıcıdır. Belki aldatan da pişman olup üzülmüştür, ancak onun üzüntüsü, aldatılanın yaşadıkları yanında devede kulak kalır. Aldatılma, sevilen kişinin başka birisinden hoşlanması, başka birisiyle flört etmesi ve beraber olması durumudur. Aslına bakarsanız, aldatılmanın bir çok şekli olabilir. Öyle ya da böyle sevdiğiniz kişinin aklı başka birisindeyse sorun var demektir. Çoğunlukla ilişki dışı yaşananlar gizli kalır. Ortaya çıktığı veya kişinin kendisinin itiraf ettiği durumlarda ise karşı tarafın yaşadığı sarsıntı dayanılmaz olur. Böyle bir dönem sonrası aldatılan kişide, bir süreliğine dikkat dağınıklığı, yoğunlaşma zorluğu, öfke, huzursuzluk, agresyon, unutkanlık, uykusuzluk, dalgınlık, içe kapanma, üzüntü, ağlama nöbetleri gibi sorunlar görülebilir. Aldatılan kişi bir süreliğine iş veya öğrenimine devam edemeyebilir. Kendine olan güveni azalabilir. Eğer ilişki devam ediyorsa ilişkiye şüphe ve güvensizlik kök salar. Bazı kişiler, bu zorlu dönemi atlatamayarak depresyona girebilir. Aldatılan kişi ne yapacağını bilemez bir halde tutarsız davranışlar gösterebilir. Aldatılan kişi eşini ve ilişkisini kontrol altına almak için can hıraş bir çabaya girişebilir. Sorgulama ve kontrol etme davranışı, zaman zaman aşırıya kaçabilir. Günümüzde teknolojinin kötüye kullanılması ve bazı değerlerin yok olmasıyla birlikte aldatma kolaylaşmıştır. Aldatılan kişinin hayata dönmesi, kendine güvenini toplaması ve her şeyden önemlisi gelecekteki ilişkilerine ipotek koymaması için terapi görmesinde olağanüstü fayda vardır.

7 Çiftler Arası Kimlik Mücadelesi Evlilik terapilerinde, kimlik mücadelesi sorunu fazlasıyla gözlemlenmektedir. Kimlik mücadelesi, bir nevi haklılık mücadelesidir. ‘Ben haklıyım, benim dediğim olacak’ türünden çeşitli dayatmalar, hepinize tanıdık gelmiştir. Bu durumun birçok sebebi olduğu ortadadır. Ancak sonuçları bakımından son derece yıkıcı etkiye sahiptir. Süre giden kimlik mücadelesi, evliliklerin temeline dinamit koymaktadır. Farklı tutum ve davranışlar çocukların yetişmesinde, aile hedeflerinin belirlenmesinde ve daha birçok konuda ikilem yaratmaktadır. Kimlik mücadelesini sürdüren çiftlerin layıkıyla bütünleşemediği gözlenmektedir. Kimlik mücadelesine eşler, bir süre sonra çocukları da katarlar. Çocuklar taraf tutmaya zorlanabilir. Taraf tutmak istemeyen çocuk ebeveyn tarafından dışlanabilir. Aile içi ayrışma, evin içinden geçen sanal bir fay hattına benzetilebilir. Aile içi ayrışmanın faturasını özellikle çocuklar, ilerleyen yaşlarında ağır ödeyeceklerdir. Haklılık savaşı incir çekirdeğini doldurmayan konuları dahi kapsayabilir. Bu ve benzeri bir durumla karşı karşıya olduğunuzu fark ederseniz, zaman geçirmeden eşinizi de ikna ederek (ikna olmuyorsa bizzat kendiniz) bir psikoloğa başvurmalısınız. Kimlik mücadelesi sorunu terapi ve eğitim çalışmaları ile çözülebilecek türden bir sorundur. Unutmayın, bütünleşmiş aile, zorluklara dayanıklı, mutlu ve huzurludur.

8 İletişim Kopukluğu Yapılan onca çalışmaya, verilen onca seminere rağmen ‘İletişim’, evliliklerin bir numaralı sorunu olmaya hala devam etmekte. İletişim konusunda halkımız, babadan kalma yöntemlerin dışına çıkmamakta direnmektedir. Oysa, birbirini doğru anlamanın, evliliklerin devamı için altın kural olduğu herkesçe malumdur. İletişimin olmadığı yerde; anlaşma, uyum, mutluluk ve huzur da olmaz. ‘Nasıl olsa beni anlamıyor ne konuşacağım onunla’ tarzındaki mantık, çiftleri birbirinden uzaklaştırmaktadır. İletişim kopukluğu yaşayan çiftler, bir süre sonra zihin okumaya başlar. Evliliklerde sıkça karşılaşılan zihin okuma, beraberinde ön yargıyı getirir. Aslında iletişim bir tür mühendisliktir. İletişim becerilerinizi eğer isterseniz geliştirebilirsiniz. Unutmayın, konuşmayı başarabilen çiftlerin, evlilikleri daha uzun ömürlü olmaktadır. İletişim konusunda alacağınız eğitim ve danışmanlık, hayatınızı önemli ölçüde kolaylaştıracaktır.

9 Çiftler Arası Duygusal Uzaklık Çiftler arası duygusal uzaklık, çeşitli sebeplerden kaynaklanabilir: Yalan, kalp kırgınlığı, öfke anında söylenmiş bir söz vb. Çiftler, duygusal uzaklık durumunu yaşarken, son derece mutsuzdur. Ayrıca, aynı evde iki yabancı gibi yaşamaktan kim hoşlanır ki? Özellikle çocuklar, bu gibi sorunlu dönemlerde, tahmin edilenden fazla etkilenir. Evin içindeki elektrikli hava aile bireylerinin tamamına yansır. Evlilikler, çiftlerin birbirine sırtını dayadığı, birlikte hoş zaman geçirdikleri oluşumlardır. Aranızda duygusal soğukluk oluştuysa eviniz ıstırap çektiğiniz bir tür hapishane haline gelir. 80 m2 içinde birbiri ile karşılaşmamak için saklambaç oynayan çiftler bulunmaktadır. Sosyal psikoloji araştırmaları, insana en büyük acıyı dışlanmanın ve yok sayılmanın verdiğini göstermektedir. Ayrıca uzun süren duygusal uzaklık durumu, beraberlikleri tamamen bitirebilmektedir.

10 Akraba ve Üçüncü Kişilerin Evliliğe Müdahalesi Kanaatimizce, Türk aile hayatının bir numaralı sorunu, üçüncü şahısların evliliğe müdahalesidir. Aslında sorun müdahale değil, evli çiftin beceri eksikliğidir. Çiftler istese aile içi konulara kimseyi karıştırmayabilirler. Ancak yeterince bağımsızlaşamamış çiftler bu konuda epeyce zorlanır. Eğitim sistemimiz ve yetişme tarzımız bağımsız olmanın önündeki en büyük engellerdir. Sözün özü, birey olmayı engelleyen sistemlerin olduğu böyle bir ülkede, bu tür sorunların yaşanması gayet doğaldır. Yönetilmeye ve yönlendirilmeye alışmış çiftlerimiz, aile olmanın yarattığı sorumlulukların altında ezilmektedir. Evlilik öncesi danışmanlığın en önemli ve geniş konusu olan üçüncü kişilerin müdahalesi, evlilikleri cehenneme çevirebilmektedir. Merkezimizde verilecek eğitim ve terapi çalışmalarının amacı, sınırlarını koruyan aile ortamının sağlanmasıdır. Evlilik dışı müdahaleler görünürde tamamen iyi niyetli olabilir. Ancak verdiği zararlardan dolayı evlilikler çatırdamaktadır. Bu noktada hem kız, hem erkek tarafının sağduyulu olmaları ve evliliğin sorumluluğunu çocuklarına bırakmaları gerekir. Evlenen gençler, anne babaya saygı ile kendilerini yaşayabilmek arasında sıkışarak, bunalabilmektedir. Gençler, aile büyüklerinin itaat ve saygı konusunda bitmek bilmez isteklerini doyurmakta zorlanırlar. Bazı aile büyükleri, saygı konusunu, gençlerin üstünde psikolojik baskı aracı olarak kullanabilmektedir. Din ve milli değerler bile böyle bir konu için araç olarak kullanılabilmektedir. Müdahale çeşitleri (saymakla bitmez ama birkaçını sayalım) aile bütçesine evin eşyasına çiftlerin giyecekleri kıyafetlere çocukların eğitimine yenecek yemeklere gidilecek tatile oturulacak semte ve eve ve daha bir sürü şeye müdahale... Tüm bunlar evli çiftlerin huzurunu kaçırmaktadır. Tabii, müdahaleciler de bu durumdan kazançlı çıkmamaktadır. Çiftler bir süre sonra 3. şahıslarla aralarına duygusal mesafe koyup kendilerini bu kişilerden soyutlayabilmektedir.

11 Akraba ve Üçüncü Kişilerin Evliliğe Müdahalesi

12 İlişkide Beklentilerin Karşılanamaması Ah şu eski Türk filmleri... Hepimizi birer Mecnun, birer Ferhat, birer Şirin yaptı... Evlenmeden önce kurulan hayaller ve sonrasında karşılaşılan hayal kırıklıkları... İlişkilerde mutluluğu yakalayamamanın önemli bir sebebi de vermeden almaya çalışmaktır. Genellikle çiftler, mutlulukları için bir şeyler yapmayı karşı tarafa bırakırlar. Ayrıca beklentilerin açıkça ifade edilememesi de mutluluğun önündeki önemli bir engeldir. Eşler isteklerini, ihtiyaçlarını açıklıkla ifade ettiklerinde üzerlerindeki baskı azalacaktır. Eşler özellikle, cinsellikle ilgili beklentilerini açıklamakta zorlanmaktadır. Beklentilerin fazla olması veya beklentilerin karşı tarafa açıklanmaması, bir süre sonra eşler arasında huzursuzluk yaratır. Beklenti açmazı yaşayan kişilere sunulan program ile öncelikle, çiftlerin birbirlerini artı ve eksileri ile kabullenmeleri hedeflenir. Etkili iletişim ise çiftlerin birbirlerinin ihtiyaçlarını doğru biçimde kavramasına katkıda bulunur. Program, ilişki için çaba sarf etmenin öğretilmesi ile sonlanır.

13 Kişiliklerin Açıklıkla Ortaya Konmaması Eşler, evlilik öncesinde, birbirlerine kişilik özelliklerini tanıtmalıdır. Eşlerin kendilerini açıkça ortaya koymaları, evliliklerinin huzuru için son derece önemlidir. Örneğin agresif birinin kendini mülayim, aşırı cimri bir kişinin kendini bonkör gibi tanıtması evliliğin ilerleyen dönemlerinde sorun yaratabilmektedir. Görücü usulü evlenen kişiler, bu türden sorunları daha fazla yaşar. Evlilik öncesi kişiler, birbirlerine karşı açık olmalı ve olumsuz taraflarını keşfedebilecek süreyi birbirlerine tanımalıdır. Merkezimizde yürütülen evlilik öncesi danışmanlık çalışmalarının önemli bir konusu da kişiliklerin taraflarca yeterli düzeyde tanınmasını sağlamaktır.

14 Çiftler Arası Güven Sorunları Güven en temel ihtiyaçlarımızdan biridir. Kendinizi güvende hissederseniz, üretebilirsiniz. Sosyal süreçlere katılabilmek için asgari düzeyde güven duygusu gerekir. Düşünün ki, aynı evde yaşıyorsunuz ve eşinize güvenemiyorsunuz. Kendinizi sürekli savunmada tuttuğunuz böyle bir ortamda yaşamak katlanılması zor bir durumdur. Güvensizlik birçok sebeple başlamış ve yine birçok yaşantıyla pekişmiş olabilir. Önceleri küçük yalanlar, sonra eşten bazı bilgilerin saklanması, yalanların ortaya çıkması ve birbirini takip eden kısır döngü... Eşine veya sevgilisine güveni sarsılan kişinin iş veya öğrenim hayatı sekteye uğrayabilir. Güveni sarsılan eşin, zihni tamamen bu mesele ile meşgul olduğundan dikkat, yoğunlaşma, hafıza, muhakeme gibi zihinsel işlevlerinde ciddi düzeyde yavaşlama gözlenir. Eşine güveni önemli ölçüde azalan ve bu sebeple işini kaybeden bir danışanım, yaşadıkları hakkında anlattıkları kısaca şöyleydi: Kendisi ve eşi aynı iş yerinde çalışıyorlarmış. Danışanım kasada duruyor, eşi satış görevlisi olarak çalışıyormuş. Günlerden bir gün, eşinin bir başka satış görevlisini yemeğe davet ettiğini haber almış ve hemen durumu eşine sormuş. Eşi inkar etmiş, ancak yemeğe davet edilen satış görevlisi durumu inkar etmemiş ve böyle bir durumun yaşandığını belirtmiş. Eşine güveni sarsılan danışanım, iş yerinde eşini takip etmeye, çalışırken kasa hesaplarını hemen her gün karıştırmaya başlamış. Kasada her gün açık çıkıyormuş. En sonunda danışanımın işine son verilmiş. Bu ve buna benzer birçok yaşam öyküsüne sizler de tanık olmuşsunuzdur. Güven sorunu yaşayan kişide, yoğun duygusal sorunlar da gözlemlenir: Öfke, kızgınlık, aşırı huzursuzluk, üzüntü ve ağlama nöbetleri gibi. Ayrıca davranışsal bağlamda, aşırı uyarılmışlık hali, saldırganlık, halsizlik vb. belirtiler de gözlemlenebilir. Güven sarsıcı konu, tazeliğini korurken çiftlerin destek almaları, sürdürdükleri ve daha sonraki ilişkileri için de hayati önem taşır. Sonraki ilişkiler için, kişiler genelleme yaparak, hiç kimseye güvenilmemesi gerektiğini düşünebilir. Böylelikle ilişki geliştirme konusunda cesaretlerini kaybedebilirler. Birlikteliklerin devam etmesi isteniyorsa, yıkılmış güven duygusunun yeniden inşa edilmesi sağlanmalıdır. İnsanın içini kemiren güvensizlik sorunu, çözümü ve tedavisi kolay olmayan sorunlardandır. Uygulanacak terapilerde, çiftlerin terapiye ellerinden gelen en yüksek çaba ve katkıyı sağlaması tedavinin hızını artıracaktır.

15 Çiftler Arası Güven Sorunları

16 Evlilikte Şiddet Toplumsal sıkıntılarımızın başında gelen şiddet olgusu, 2000’li yıllarda bile varlığını hala sürdürmektedir. Genellikle, kadınlarımız ve çocuklarımız, yaşadıkları hakaret, dövülme ve sövülme sonrası hem fizyolojik hem de psikolojik travma yaşamaktadır. Bu dünyada yaşayan hiçbir canlı işkenceyi hak etmemektedir. Sorunun nedeni ne olursa olsun, ailesine eziyet edeni haklı çıkarmaz. Maalesef ülkemizdeki kadınların birçoğu yaşadıkları şiddet olgusunu resmi makamlara bildirememektedir. Bildirdiği noktada eşinin kötü muamelesine tekrar maruz kalacağını sandığından kadınlarımız bu tür olayları içlerine gömmeyi tercih etmektedir. TV ve internetin evlere girmesi ve kadın lehine değişen bazı kanunlarla kadınlarımız hakları konusunda yeni yeni bilinçlenmeye başlamışlardır.

17 Evlilikteki şiddetin nedenleri çeşitlidir sorun çözmedeki beceri eksikliği iletişim sorunları öfke ve davranış kontrolünü sağlamada zorluk öfkenin yer değiştirmesi ( başka birine kızıp hıncını evdekilerden çıkarma ) alkol ve uyuşturucu kullanımı kaynana ve 3. kişilerin eşi yanlış yönlendirmesi çocukluğunda kendisinin de şiddet yaşaması ruhsal sorunlar vb. gibi. Öte yandan, yazılanlardan sadece kadının şiddete maruz kaldığı düşünülmesin. Erkeklerin de bir kısmı, çeşitli sebeplerle şiddete maruz kalırlar. Aile içi hesaplaşmalar, alacak verecek meseleleri vb. gibi sebepler, şiddeti beraberinde getirebilir. Şiddet gören erkeğin yaşadıkları da psikolojik bağlamda kadınınkilerle eşdeğerdir. Şiddet yaşayan kişilerde, travma sonrası stres bozukluğu belirtileri baş gösterebilir. Bu durum, akut dönem için 6 ay kadar sürebileceği gibi daha uzun da sürebilir. Travma sonrası stres bozukluğu belirtilerinin başlıcaları şunlardır; aşırı uyarılmışlık hali, sürekli tehlike beklentisi içinde olma şiddet içeren görüntülerin zihni meşgul etmesi, sürekli o anın göz önüne gelmesi huzursuzluk ve gerginlik uykuya dalma sorunları kabus dolu rüyalar taşikardi, aşırı kalp çarpması bir türlü gevşeyememe ve rahatlayamama hali içe kapanma vb.

18 19 yaşındaki erkek danışanım, gözyaşları içinde babasının annesini dövdüğünden bahsetmişti. Sürekli araya girip annesini koruduğunu, 10 yaşındaki kız kardeşinin ise karyolanın altına saklandığını anlatmıştı. Danışanım, o günlerde üniversite sınavlarına hazırlanıyordu. Evde yaşanan kriz ortamı kaygısını artırmış, kendine olan güvenini azaltmıştı. Öfkesini kontrol edememekten korktuğunu söylüyordu. Evliliğindeki sorunlar sebebiyle başvuruda bulunan bir başka danışanım, çocukluğundan bahsederken anne babasının sıkça kavga ettiğini anlatmıştı. Danışanımın tek hayali büyüyüp avukat olmak ve anne- babasını boşamakmış. Çocukluk ve ergenlik döneminde şiddet gören veya şiddete şahit olan kişiler bu travmatik görüntüleri yıllar sonra dahi zihinlerinden silememektedirler. Evdeki gergin ve şiddete açık ortam, çocukları korkutup depresyona sokabilmekte, çocukların özgüvenlerini azaltıp, onları öfkeli, saldırgan bireyler haline getirebilmektedir. Şiddet görmüş birey, gerekli tıbbi müdahaleden sonra psikolojik destek almalıdır. Merkezimiz, şiddet olgusu sebebiyle başvuran kişileri zaman kaybetmeden terapiye alacaktır. Şiddet uygulayan kişinin de zaman kaybetmeden psikolojik destek alması gerekir. Davranışlarını kontrol edebilmeyi öğrenmesi için tedavi görmesi hem kendisi hem de çevresi için gereklidir.

19 Alkol ve Uyuşturucu Bağımlılıkları Eğer eşlerden birisi, bu tür bir alışkanlık içinde ise bu durum, maddi, manevi, sosyal ve ailesel iletişim sorunlarına yol açar. Bu sorunlar, çoğunlukla boşanmaları beraberinde getirir. Alkol ve madde bağımlısı bir kişiyle aynı evi paylaşmak, zamanla depresyon, panik atak vb. psikolojik sorunların gelişmesine sebep olur. Evliliklerde ciddiyeti en yüksek sorunlar bu gruba girer. Tedavi için bağımlı olan eşin ikna edilip tedavi görmesi sağlanmalıdır. Ancak bağımlılık geliştirmiş olan bu kişiler tedavi olmayı genellikle kabul etmezler. Böyle bir durumda bağımlı olmayan ancak yılgınlık ve çökkünlük yaşayan eşin tedavisi başlatılmalıdır. Aksi halde bir süre sonra bağımlı olmayan eşte de zorlu psikolojik problemler yerleşebilir.

20 İş ve Özel Yaşamın Dengesiz Dağılımı Kişi eğer kendisine, eşine, mesleğine ve çevresine yeterli zamanı ayırmazsa, zaman içinde zarar görebilmektedir. Eşlerden biri arkadaşlarını önemseyip zamanını daha ziyade onlarla geçiriyorsa eşi bu duruma içerleyecektir. Mutluluğunuz başkalarının mutsuzluğu üzerine kurulmamalıdır. Eşinize ve çocuklarınıza zaman ve enerji harcamanız kişisel ruh sağlığınızı da olumlu etkileyecektir. İşinizle gereğinden fazla ilgilenmek evinizi ihmal etmenize yol açıyorsa, iyi bir eş ve iyi bir anne-baba olamazsınız. Bunun faturasını da uzun dönemde pahalıya ödersiniz. Evlilik sorunları, çocuklarınızla ilişkili sorunlar ve hatta sağlık sorunları ile karşılaşabilirsiniz. Aile bireyleri birbirlerini anlamaya çalışmalı ve ihtiyaçlarını karşılamalıdır. Başka türlü, aileden söz edemeyiz. Aile olmak birbirini düşünmeyi ve empati kurmayı gerektirir.

21 Ayrılma ve Boşanmaya Hazır Olamama Ayrılmanın soğuk yüzüyle karşılaşmaktan çekinen çiftler, kangren olmuş evliliklerini son bir gayretle sürdürmeye çalışırlar. Eğer tüm çözümler tükenmişse ayrılık kaçınılmaz olabilir. Çiftlerden biri boşanmaya çeşitli sebeplerden dolayı hazır olmayabilir. Ayrılık sürecinin ve ayrılık sonrası iletişimin sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla, merkezimiz bir eğitim programı hazırlamıştır. Ayrılma ve ayrılma sonrası kurulacak iletişim ve ilişki biçimleri konusunda çiftler bilinçlendirilmektedir.

22 İkinci Evliliklerle Gelişen Sorunlar Çiftlerin önceki evliliklerinden olan çocukları, ikinci evlilikten sonra üvey kardeş ve ebeveyni ile birlikte yaşamak istemeyebilirler. Bu isteksizlik, huzursuzluğa ve gerginliğe dönüşebilir. Çocukların uyum ve ortak yaşam alanının paylaşım sorunları, ikinci evliliklerini yaşayan çiftleri bir süre sonra ümitsizliğe düşürebilir. Ev içi dengenin sağlanmasında psikolojik destek alınması sorunları büyümeden çözebilir.

23 Aileden Birinin Vefatı ya da Hastalığı Ailenin herhangi bir üyesinin hastalanması veya vefatı son derece sarsıcı bir durumdur. Anne baba veya evlatlardan birinin kaybı, aile bireylerinin tamamını üzüntü ve yasa boğar. Beklenmeyen ölümler; trafik kazaları, kalp krizleri, beyin kanaması veya afet sonrası kayıplar (deprem vb.) ailede travmaya neden olur. Aslında şairin de dediği gibi her ölüm erken ölümdür. Kişinin kendini toplayıp hayata dönebilmesi zaman alacaktır. Ailenin, özellikle küçük çocuklara ölüm haberinin verilmesi konusunda danışmanlık alması gerekir. Hayatta en çok korkulan şey, sevilen kişilerin kaybı olduğuna göre yetişkin veya çocuk, herkesin bu üzücü süreçte desteğe ve dayanışmaya ihtiyacı vardır. Öte yandan aileden birinin yatağa bağlı hastalığa yakalanması da üzücü ve yıpratıcıdır. Özellikle, felç, kanser ve sakatlık gibi sorunları bu bağlamda sayabiliriz. Hastalık sonrası, yeni sürece uyum konusunda, ailenin psikolojik destek alması önerilir.

24 Boşanma ve Çocuklar Boşanma kararının alınması, kararın çocuklara iletilmesi, boşanma sonrası iletişim ve etkileşimin nasıl olacağı konuları, eşlerin zorlandığı durumlardır. Boşanma, çocukların iç dünyalarında sarsıntı yaratan bir süreçtir. Bu zorlu süreç öncesi ve sonrasında ailelerin terapi görmesi ilerleyen yıllar için sigorta niteliği taşıyacaktır. Ailenin yaşam şeklinin değişmesi tüm aile bireyleri için zorlayıcı olacaktır. Yeni yaşam planına maddi, manevi uyum için zaman ve fazlasıyla çaba sarf edilmesi gerekecektir.

25 Çevre Değişikliğinden Doğan Uyum Sorunları Tayin, göç ve taşınma gibi sebeplerle aileler yer değişikliği yapmak zorunda kalabilmektedir. Yeni çevreye uyum sağlamak, yaşınız kaç olursa olsun kolay olmamaktadır. Yeni komşu, yeni iş arkadaşları, yeni okul arkadaşları, yeni öğretmenler... Farklı bir kültür ve ilişkilerin olduğu yeni ortama uyum konusunda danışmanlık ve terapi alınması, zorlayıcı olan bu safhanın hasarsız atlatılmasını sağlayacaktır. Okul yaşındaki çocuk ve gençler için okul değişikliği bazı sorunları beraberinde getirir. Arkadaşlarının kendisini kabullenmesi, uyum sorunları sebebiyle başarı düşüşü, içe kapanma, agresyon vb... Özellikle küçük şehirlerden metropole gelenlerde uyum süreci son derece sancılı olabilmektedir. Lise ve üniversite eğitimi için metropolü tercih eden öğrencilerin ilk bir yılları şehre uyum sağlamayla geçer. Bu dönem içerisinde, derslerde alınan düşük notlar, yakın gelecekte stresli günler olarak geri dönecektir. Yer değişikliğinden doğan uyum sorunları vaktinde ele alınmaz ise ilerleyen tarihlerde sorunlar çığ gibi büyüyecek ve aynı oranda derinleşecektir.

26 Anne-Baba-Çocuk Çatışmaları Genellikle kuşak çatışmasıdır deyip geçtiğiniz aile içi çatışmalar yaşam kalitesini ve bireysel verimliliği düşüren sebeplerin başında gelir. Çatışmalar, aklınıza gelecek her tür sebeple ilgili olabilir; çocuğunuz bağımsızlığını kazanmaya çabalayabilir, öğütleriniz ona saçma, koyduğunuz kurallar sıkı, yasaklarınız anlamsız gelebilir. Çatışmalar, genel anlamda üzülünecek değil, sevinilecek olgulardır. Çatışmalar, atılganlık ve yaratıcılığı destekler. Alacağınız danışmanlık ile çatışmaları aileniz ve çocuğunuz için kazançlı hale getirebilirsiniz.

27 Yaş Dönümleri ile Gelişen Sorunlar İnsan hayatı, birbirini takip eden yaş dilimi aralıklarından ibarettir. Örneğin, yaş aralığı çocukların büyütüldüğü, iş hayatında terfilerin olduğu yaş aralığıdır. 40 yaş ve sonrası artık orta yaş döneminin başladığı yaş aralığıdır. 50 yaş ve sonrası, kadınlarda menopoz, erkeklerde andropoz döneminin başladığı yıllardır. Bu yaş dilimi aralığında, çocuklar büyür ve yuvadan uçmaya başlar. 60 yaş sonrası ise emeklilik yıllarıdır. İş hayatı sonlanmış ve yeni bir hayat düzenine geçilmiştir. Emeklilik depresyonun en fazla gözlemlendiği zaman dilimidir. 70 yaş ve sonrası, artık yaşlanmanın izlerinin arttığı, hastalıkların yavaş yavaş boy gösterdiği yıllardır. Ayrıca nine ve dede olunan yaşlardır. 80 yaş ve sonrası ise eşlerden birinin vefat edebileceği ve hastalıkların ağırlaştığı zaman dilimidir. Yaş dönümlerine bağlı gelişen stresörler çeşitli sorunları beraberinde getirebilmektedir. Yapılacak tedavi ve danışmanlıklar gelişmiş ve gelişecek psikolojik sorunları çözecektir.

28 Aile Olamama Aile olmayı başarabilmek aşağıda sayılan unsurların gerçekleşmesi ile mümkündür. Aile olma koşullarının bir kısmının eksikliği aile bireylerinde çeşitli problemlerin yaşanmasına sebep olur. İşte aile olabilmek için gerekli koşullar: Değerli olma duygusu Güven ortamı Yakınlık ve dayanışma duygusu Sorumluluk duygusu Zorluklarla mücadele etme Mutluluk ve kendisini gerçekleştirme ortamı Sağlıklı manevi yaşamın temellerini oluşturma ortamı Aile olabilmek için gerekli şartlara sahip olan aileler, her türden sarsıntıya dayanıklıdır. Merkezimizin uzman kadrosu tarafından hazırlanmış, ‘aile olmak çaba ister’ isimli bilinçlendirici nitelikteki program aracılığı ile ailede biz bilincinin oluşması hedeflenir. Programa, aile bireylerinin tamamı katılmalıdır.

29 Aile İçi İletişim Sorunları Aile, bireylerin rahatlıkla iletişim kurduğu yegane ortamlardan biridir. Ancak iletişimin engellendiği veya koptuğu aile ortamları çoğunluğu oluşturmaktadır. Aşağıda iletişime engel teşkil eden durumlar vurgulanmaktadır. Unutmayın, aile içi iletişimin kalitesi düştükçe, huzursuzluğun derecesi artar. İşte iletişimi engelleyen sebepler, Emir vermek, yönlendirmek Uyarmak, gözdağı vermek Ahlak dersi vermek Öğüt vermek ve çözüm önerileri getirmek Öğretmek, nutuk çekmek, mantıklı düşünceler önermek Yargılamak, eleştirmek, suçlamak, aynı düşüncede olmamak Aşırı övmek Ad takmak, alay etmek Yorumlamak, analiz etmek, tanı koymak Soru sormak, sınamak, sorgulamak Sözünden dönmek, oyalamak, alay etmek, şakacı davranmak, konuyu saptırmak

30 Hayatın İçinden Psikoterapi Merkezi Katılımınız için teşekkür ederiz… Psikolog Leyla Genç Akaçlı Not: Çocukluk dönemi hakkında detaylı bilgilere adresinden ulaşabilir veya sormak istediklerinizi numaralı telefondan sorabilirsiniz.


"Hayatın İçinden Psikoterapi Merkezi Çift ve Aile Psikolojisi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları