Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Atom Ve Bilim Adamları ADI: NAZLI ALEYNA SOYADI:YÜKSELSINIFI:6/ANO:340 ÖGRETMEN:LOKMAN BA Ş DERS:FEN VE TEKNOLAJ İ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Atom Ve Bilim Adamları ADI: NAZLI ALEYNA SOYADI:YÜKSELSINIFI:6/ANO:340 ÖGRETMEN:LOKMAN BA Ş DERS:FEN VE TEKNOLAJ İ."— Sunum transkripti:

1 Atom Ve Bilim Adamları ADI: NAZLI ALEYNA SOYADI:YÜKSELSINIFI:6/ANO:340 ÖGRETMEN:LOKMAN BA Ş DERS:FEN VE TEKNOLAJ İ

2 John Dalton nun Hayatı  JOHN DALTON( ) John Dalton ilk kez modern atom teorisine yol açan bir at ı l ı m içine girer.Atom,molekül,element ve bile ş iklere ili ş kin kimya alan ı nda günümüze de ğ in süren ba ş l ı ca geli ş melerin bu at ı l ı mdan kaynakland ığı söylenebilir John Dalton, İ ngiltere'de geçimini el dokumac ı l ığı yla sa ğ layan yoksul bir köylünün çocu ğ u olarak dünyaya gelir.Küçük ya şı nda dinin yan ı s ı ra matematik,fen ve gramer derslerine de program ı nda yer veren bir tarikat okulunda ö ğ renimine ba ş lar.Özellikle matematikte sergiledi ğ i üstün yetenek ona yerel çevrede ün kazand ı r ı r.On iki ya şı na geldi ğ inde,kendi okulunu açmak için yetkililerden izin al ı r.Aral ı ks ı z on be ş y ı l sürdürdü ğ ü ö ğ retmenli ğ i döneminde genç adam yüzlerce köy çocu ğ unu e ğ itmekle kalmaz,matematik ve bilime olan merak ve tutkusu do ğ rultusunda kendini de yeti ş tirir.Onun ömür boyu süren bir yan tutkusuda hava de ğ i ş imleri üzerindeki gözlemleriydi.Çe ş itli yörelerden toplad ığı hava örneklerini konu alan çözümlemeleri,havan ı n hep ayn ı kompozisyonda oldu ğ unu gösteriyordu.

3  Dalton'un anlamad ığı bir nokta vard ı :Gazlar neden tekdüze bir kar ışı m sergiliyordu?Kar ışı mda,örne ğ in,karbondioksit gibi a ğı r bir gaz ı n dibe çökmesi niçin gerçekle ş miyordu?Sonra,gazlar ı n kar ışı m ı yaln ı zca esinti veya termal ak ı mlara m ı ba ğ l ı yd ı,yoksa ba ş ka etkenlerde var m ı yd ı ? Bu çal ış malar ı yla bilim çevrelerinde ad ı duyulmaya ba ş layan Dalton,1793'te Manchester Üniversitesi'ne ö ğ retim görevlisi olarak ça ğ r ı l ı r.Üniversitede matematik ve fen dersleri veren genç bilim adam ı,meteorolojik gözlemlerini yay ı nlamas ı üzerine,Manchester Yaz ı m ve Bilim Akademisi'ne üye seçilir.Elli y ı l süren üyelik döneminde Dalton,Akademiye yüzden fazla bildiri sunar,bilimsel konferanslarda aktif rol al ı r. Dalton bir bak ı ma kimyay ı ve kimyasal çözümlemeyi tan ı mlayan ilk ki ş idir.Ona göre,kimyan ı n ba ş l ı ca i ş levi maddesel parçac ı klar ı birbirinden ay ı rmak ya da birbiriyle birle ş tirmektir.Bu parçac ı klar maddenin,o zaman bölünmez,parçalanmaz say ı lan en ufak ö ğ eleri,yani atomlard ı.

4  Dalton,kimi de ğ i ş ik atomlar ı n göreceli a ğı rl ı klar ı n ı da belirler.En hafif madde olarak bilinen hidrojenin atomik a ğı rl ığı n ı ''1'' diye belirler.Ard ı ndan suyun ayr ış t ı r ı lmas ı yla ortaya ç ı kan her parça hidrojene kar şı l ı k sekiz parça oksijen olaca ğı n ı söyleyerek,oksijen atomlar ı n ı n hidrojen atomlar ı ndan sekiz kat daha a ğı r oldu ğ unu ileri sürer.Bu yanl ış t ı ku ş kusuz.Dalton suyun H2O de ğ il,HO oldu ğ unu san ı yordu.Ama bu yanl ış l ı k onun dü ş ünce düzeyindeki büyük at ı l ı m ı n önemini azaltmaz elbette.Unutulmamal ı d ı r ki,atomlar ı n nas ı l bir araya gelip ş imdi 'molekül'dedi ğ imiz bile ş ik atomlar olu ş turdu ğ unu gösteren kimyasal simgeler dizgesinde de ilk ad ı m ı ona borçluyuz. Renk körlü ğ ü de t ı p diline 'daltonizm'diye geçer.Dalton renk körüydü,zaman ı n ı n bir bölümünü bu hastal ığı incelemekle geçirmi ş ti. Dalton'un çal ış malar ı yla kimyan ı n matematiksel bir nitelik kazand ığı,bir bak ı ma fizikle birle ş ti ğ i söylenebilir.Maddenin elektriksel oldu ğ u dü ş üncesini de ona borçluyuz. al ı nt ı

5

6 J. J. Thomson  Sir Joseph John Thomson (bilinen ad ı yla J. J. Thomson) (d. 18 Aral ı k 1856 – ö. 30 A ğ ustos 1940). İ ngiliz fizikçi. Elektronu, izotoplar ı ve ke ş fetmi ş tir. 18 Aral ı k A ğ ustos1940 İ ngilizfizikçiElektronu izotoplar ı18 Aral ı k A ğ ustos1940 İ ngilizfizikçiElektronu izotoplar ı  Joseph John Thomson İ skoç bir aileden, 1856'da Cheetham Hill, Manchester'da dünyaya geldi. Owens Koleji'nde mühendislik okumaya ba ş lad ı ktan bir süre sonra Trinity Koleji, Cambridge'e geçti. 1880'de matematik derecelerini ald ı. 1884'te Cavendish'te fizik profesörlü ğ ü ünvan ı n ı ald ı. Ö ğ rencilerinden biri daha sonra koltu ğ una oturacak olan Ernest Rutherford'du. 1890'da Cambridge'de fizik alan ı nda regius profesörü olan Sir George Edward Paget'nin k ı z ı Rose Elisabeth Paget ile evlendi. Rose'dan, ad ı nda bir o ğ lu ve Joan Page Thomson ad ı nda bir k ı z ı oldu. O ğ lu daha sonra elektronun dalga benzeri özelliklerini ke ş federek Nobel Ödülü alarak ünlü bir fizikçi oldu. İ skoçManchester Cavendish Ernest Rutherford1890 regius İ skoçManchester Cavendish Ernest Rutherford1890 regius

7  Thomson' ı n ikinci deneyi  1906'da elektronu buldu ğ u için Nobel Fizik Ödülü'nü ald ı. 1908'de ş övalye ünvan ı ald ı ve 1912'de Order of Merit'e davet edildi. 1914te Oxford Üniversitesi'nde "atom kuram ı " üzerine bir ders verdi. 1940'ta vefat etti ve Westminster Abbey'de Isaac Newton'a yak ı n bir yere gömüldü. 1906Nobel Fizik Ödülü1914te Oxford Üniversitesi1940Isaac Newton 1906Nobel Fizik Ödülü1914te Oxford Üniversitesi1940Isaac Newton  Thomson Atom Modeli: Üzümlü kek modeli olarak da bilinir. Thomson, Atomun Proton ad ı verilen art ı yüklü maddeden olu ş tu ğ unu ve elektronlar ı n bu art ı madde içinde (hareketsiz olarak) gömülü olduklar ı n ı ileri sürmü ş tür. Thomson Atom ModeliAtomunProton elektronlar ı n Thomson Atom ModeliAtomunProton elektronlar ı n

8

9 Ernest Rutherford  Ernest Rutherford (30 A ğ ustos Ekim 1937), Yeni Zelandal ı - İ ngiliz nükleer fizikçi y ı l ı Nobel Kimya Ödülü sahibi. 30 A ğ ustos Ekim1937Yeni Zelandal ı İ ngilizfizikçi1908Nobel Kimya Ödülü30 A ğ ustos Ekim1937Yeni Zelandal ı İ ngilizfizikçi1908Nobel Kimya Ödülü  Yeni Zelanda'ya göç etmi ş İ skoçya'l ı bir ailenin 12 çocu ğ undan dördüncüsüydü. Babas ı tekerlek yap ı mc ı s ı yd ı. Liseyi burslu olarak okudu. Yine burslu olarak devam etti ğ i Christchurch'teki 'tan 1892'de lisans, ertesi y ı lda üstün ba ş ar ı yla yüksek lisans derecelerini ald ı. Bir y ı l daha okulda kalarak demirin yüksek frekansl ı manyetik alanlardaki m ı knat ı slanma özellikleri üzerinde ara ş t ı rmalar yapt ı. Hertz'in yaln ı zca birkaç y ı l önce bulmu ş oldu ğ u sezebilen bir dedektör yapmay ı ba ş ard ı. Yeni Zelanda İ skoçyayüksek lisansdemirinfrekansl ımanyetik m ı knat ı slanmaHertzdedektör Yeni Zelanda İ skoçyayüksek lisansdemirinfrekansl ımanyetik m ı knat ı slanmaHertzdedektör  1895' te İ ngiltere'ye giden Rutherford, Cambridge Universitesi'ndeki Cavendish Laboratuar ı 'nda J.J. Thomson' ı n yan ı nda çal ış maya ba ş lad ı. Burada elektromanyetizma üzerindeki deneylerini sürdürdü ve Hertz dalgalar ı n ı 3 km uzakl ı ktan gönderip almay ı ba ş ard ı. Aral ı k 1895'te Wilhelm Conrad Röntgen'in X I şı n ı 'n ı buldu ğ unu aç ı klamas ı n ı n ard ı ndan, J.J. Thomson ve Rutherford bu konuda çal ış maya ba ş lad ı lar ve X I şı n ı 'n ı n gazlar içinden geçerken çok say ı da art ı ve eksi elektrik yüklü parçac ı k ortaya ç ı kmas ı na, yani iyonla ş maya yol açt ığı n ı, bu parçac ı klar ı yeniden birle ş tirerek atomlar olu ş turdu ğ unu buldular. Rutherford ayr ı ca bu iyonlar ı n h ı z ı n ı ve birbirleriyle birle ş erek yeniden gaz molekülleri olu ş turma süresini belirlemeye yönelik bir yöntem geli ş tirdi. İ yonla ş ma gücü yüksek olan ama kolayl ı kla so ğ urulabilen ışı n türünü alfa ışı nlar ı, daha az iyonla ş maya yol açan, ama girim gücü daha yüksek olan ışı nlar ı da beta ışı nlar ı olarak adland ı rd ı İ ngiltereCambridge UniversitesiJ.J. Thomsonelektromanyetizma1895 Wilhelm Conrad RöntgenX I şı n ıJ.J. Thomsoniyonla ş mayaatomlarmoleküllerialfa ışı nlar ıbeta ışı nlar ı 1895 İ ngiltereCambridge UniversitesiJ.J. Thomsonelektromanyetizma1895 Wilhelm Conrad RöntgenX I şı n ıJ.J. Thomsoniyonla ş mayaatomlarmoleküllerialfa ışı nlar ıbeta ışı nlar ı

10  19. yüzy ı l ı n sonuna gelinirken pek çok bilim adam ı art ı k fizikte gerçekle ş tirilecek bir yenilik kalmad ığı kan ı s ı ndayd ı. Ama Rutherford üç y ı l gibi k ı sa bir süre içinde tümüyle yeni bir fizik dal ı ortaya ç ı kard ı : Radyoaktiflik. Radyoaktifli ğ in bir elementin atomlar ı n ı n ba ş ka bir elementin atomlar ı na kendili ğ inden dönü ş me süreci oldu ğ u sonucuna vard ı. kavram ı na s ı k ı s ı k ı ya ba ğ l ı birçok bilim adam ı bu görü ş e kar şı ç ı kacak, ama Rutherford'un görü ş lerinin do ğ rulu ğ u k ı sa sürede anla şı lacakt ı. Radyoaktiflik  Bu büyük ba ş ar ı üzerine Rutherford 1903'te Royal Society üyeli ğ ine seçildi. Ertesi y ı l ayn ı kurumun üstün ba ş ar ı l ı bilim adamlar ı na verdi ğ i özel bir ödül olan Rumford Madalyas ı ile ödüllendirildi. Alfa ışı nlar ı n ı n elektrik ve magnetik alanlarda sapmaya u ğ rad ığı n ı 1903'te belirleyen Rutherford, sapman ı n yönünü inceleyerek, bu ışı nlar ı n art ı elektrik yüklü parçac ı klardan olu ş tu ğ u sonucuna vard ı. Ayr ı ca bu parçac ı klar ı n h ı z ı n ı ve elektrik yükü/kütle oran ı n ı ölçmeyi ba ş ard ı. Rutherford'un 1911'de geli ş tirdi ğ i "Atom Modeli" onun bilime en büyük katk ı s ı d ı r. Alfa parçac ı klar ı n ı n ince metal levhalardan geçi ş ini inceleyen Rutherford, alfa parçac ığı art ı yüklü oldu ğ undan, levhadan geçi ş i s ı ras ı nda metal atomlar ı ndaki art ı yüklerin banal etkisiyle 1903Royal Society1903elektrik yükükütle1911Alfa parçac ı klar ı n ı n1903Royal Society1903elektrik yükükütle1911Alfa parçac ı klar ı n ı n

11  Rutherford'un 1911'de geli ş tirdi ğ i "Atom Modeli" onun bilime en büyük katk ı s ı d ı r. Alfa parçac ı klar ı n ı n ince metal levhalardan geçi ş ini inceleyen Rutherford, alfa parçac ığı art ı yüklü oldu ğ undan, levhadan geçi ş i s ı ras ı nda metal atomlar ı ndaki art ı yüklerin banal etkisiyle sapmaya u ğ rayaca ğı n ı, ama parçac ığı n kütlesi çok büyük oldu ğ u için, bu sapmalar ı n çok küçük olaca ğı n ı dü ş ünüyordu. Yap ı lan deneylerde alfa parçac ı klar ı n ı n gerçekten de genel olarak çok küçük sapmalar gösterdi ğ i(%90 oran ı nda), ama arada büyük aç ı larla sapan parçac ı klar ı nda bulundu ğ u, hatta bazen bir parçac ığı n hareket yönünü de ğ i ş tirip geriye döndü ğ ü gözlendi. Böylesine büyük kütleli alfa parçac ığı n ı bu kadar sapt ı rabilmesi için atomdaki bütün art ı yüklerin ve kütlenin çok küçük bir hacme yo ğ unla ş m ış olmas ı gerekiyordu.Buna dayanarak atomun bo ş luklu bir yap ı dan olu ş tu ğ unu ke ş fetti.Rutherford'un bu görü ş ten yola ç ı karak olu ş turdu ğ u model Rutherford Atom Modeli ya da Çekirdekli Atom Modeli olarak adland ı r ı l ı r. 1911Alfa parçac ı klar ı n ı nRutherford Atom Modeli1911Alfa parçac ı klar ı n ı nRutherford Atom Modeli  1908'de Nobel Kimya Ödülü' nü alan, 1914'te kendisine Baron unvan ı verilen Rutherford, 1922'de Royal Society'nin en büyük ödülü olan Copley Madalyas ı ' ile ödüllendirilmi ş tir. 1925'te ise bu kurumun ba ş kanl ığı na seçilmi ş tir. 1908Nobel Kimya Ödülü1914Baron Nobel Kimya Ödülü1914Baron

12

13 Niels Henrik David Bohr  Niels Henrik David Bohr (7 Ekim 1885, Kopenhag - 18 Kas ı m 1962, Kopenhag), Danimarkal ı ünlü fizikçi. 7 Ekim1885Kopenhag18 Kas ı m1962 Danimarkal ıfizikçi7 Ekim1885Kopenhag18 Kas ı m1962 Danimarkal ıfizikçi  Kuantum kuram ı n ı n atom yap ı s ı n ı n belirlenmesinde ilk kez kendi ad ı yla an ı lan atom modelini olu ş turdu. Kuantum fizi ğ inin geli ş mesinde 50 y ı la yak ı n bir süre öncü rol oynad ı. Ayr ı ca atom çekirde ğ inin "s ı v ı damlac ığı modeli"ni geli ş tirdi. Kuantum kuram ı n ı nKuantum fizi ğ inin Kuantum kuram ı n ı nKuantum fizi ğ inin  Söylentiye göre, Danimarka halk ı n ı n övünç duydu ğ u dört ş ey vard ı r: Gemi endüstrisi, süt ürünleri, peri masallar ı yazar ı ve fizik bilgini Niels Bohr. Bohr, bilgin ki ş ili ğ i ve insanc ı l davran ış lar ı yla, büyük hayaller pe ş inde ko ş an gençlere örnek ve esin kayna ğı olan bir öncüydü. O, ne Rutherford gibi d ış görünümüyle ürkütücü ne de Einstein gibi "arabaya tek ba şı na ko ş ulan at" idi. RutherfordEinsteinRutherfordEinstein  Daha önce Rutherford'un ola ğ anüstü yetene ğ ini farketmi ş olan Thomson, nedense Danimarkal ı gence s ı radan biri gözüyle bak ı yordu. Tart ış mal ı bir toplant ı da Bohr'un ileri sürdü ğ ü bir çözümü irdelemeden yanl ış diye geri çevirir, daha sonra ayn ı çözümü kendisi dile getirir. Bu olay ı içine sindiremeyen Bohr yeni aray ış lar içine girer. Rutherford  Bu s ı rada bilim dünyas ı n ı n parlayan y ı ld ı z ı Rutherford'tur. Kat ı ld ığı bir konferans ı nda Rutherford'un co ş kusuyla büyülenen Bohr, Cavendish'i b ı rak ı r, Manchester'de onun ekibine kat ı l ı r. Rutherford deneyciydi, Bohr ise kuramsal ara ş t ı rmaya yönelikti. Ama iki bilimadam ı aras ı ndaki ili ş ki ömür boyu süren bir dostlu ğ a dönü ş tü. Öyle ki, Bohr biricik o ğ luna hocan ı n ad ı n ı (Ernest') verdi. Oysa, bursunun tükenmesi nedeniyle Manchester'de yaln ı zca alt ı ay kalabilmi ş tir. RutherfordManchesterRutherfordManchester

14  Bohr olu ş turdu ğ u atomun kuantum kuram ı n ı yay ı mlamadan önce Rutherford'un incelemesine sunmu ş tu. Rutherford her ş eyde basitli ğ i arayan titiz bir ki ş iydi. Bohr'un yaz ı s ı karma şı k, uzun ve gereksiz yinelemelerle doluydu. Rutherford düzeltilmesini gerekli gördü ğ ü noktalara de ğ indi. Bohr'un kuram ı 1913'te İ ngiltere'de yay ı mlan ı r. Ne var ki, bilimadamlar ı n ı n bir bölümünün tepkisi olumsuzdur. Onlara göre ortaya konan, bir kuram olmaktan çok rakamlarla olu ş turulmu ş bir düzenlemeydi. Oysa, ba ş ta Einstein olmak üzere kimi bilimadamlar ı, çal ış man ı n büyük bir bulu ş oldu ğ unu farketmi ş lerdi. Kuram ı n, spektroskopi biliminin atomik temelini kurdu ğ u çok geçmeden anla şı l ı Bir yandan da kuram ı do ğ rulayan deneysel kan ı tlar birikmeye ba ş lar Kopenhag Teorik Fizik Enstitüsü ba ş kanl ığı na getirilen Bohr, 1922'de Nobel Ödülü'nü al ı r. Art ı k k ı saca "Bohr Enstitüsü" diye an ı lmaya ba ş layan Enstitü'ye dünyan ı n pek çok ülkesinden genç fizikçilerin ak ı n ı ba ş lar. Gelenler aras ı nda Heisenberg, Pauli, Gamow, Landau gibi sonradan ün kazanan genç ara ş t ı rmac ı lar da vard ı r. K ı sa sürede dünyan ı n en canl ı bilim merkezine dönü ş en Enstitü bir grup üstün yetenekli genç için bulunmaz bir e ğ itim ortam ı olmu ş tu.r. Bir yandan da kuram ı do ğ rulayan deneysel kan ı tlar birikmeye ba ş lar kuantum kuram ı n ı1913 İ ngiltereEinsteinspektroskopi 1922Nobel ÖdülüHeisenbergPauli Gamowkuantum kuram ı n ı1913 İ ngiltereEinsteinspektroskopi 1922Nobel ÖdülüHeisenbergPauli Gamow

15  Bohr çal ış ma ya ş am ı nda sergiledi ğ i istenç gücünün yan ı s ı ra ne ş e ve mizah ı yla gönülleri fethetmesini de biliyordu. Bir teori üzerine tart ışı rken, sözlerini ş öyle ba ğ lam ış t ı : "Bu teorinin ç ı lg ı nca bir ş ey oldu ğ unu biliyoruz. Ama ayr ı ld ığı m ı z nokta, teorinin, do ğ ru olmas ı için yeterince ç ı lg ı nca olup olmad ığı d ı r."  Son önemli çal ış mas ı n ı, 1939'da yapt ı. Yeni ke ş fedilmi ş olan neden baz ı çekirdeklerde olup di ğ erlerinde olmad ığı n ı aç ı klamak için, bir büyük çekirdek ile bir s ı v ı damlas ı aras ı ndaki benzerli ğ i kullanm ış t ı. II. Dünya Sava şı s ı ras ı nda Bohr, New Mexico'daki Los Alamos'ta (ABD) atom bombas ı n ı n geli ş ­tirilmesine katk ı da bulundu. Sava ş tan sonra Kopenhag'a döndü ve burada 1962'de öldü. 1939II. Dünya Sava şıNew MexicoLos Alamosatom bombas ı n ı n II. Dünya Sava şıNew MexicoLos Alamosatom bombas ı n ı n1962

16

17  7 Kas ı m 1867 tarihinde, Polonya'n ı n Var ş ova kentinde dünyaya gelen Marie Curie (do ğ du ğ unda ad ı Maria Sk ł odowska idi), ablas ı Brenya ile birlikte ö ğ retmen anne-baban ı n e ğ itimi ile yeti ş ti. Gençlik y ı llar ı nda Var ş ova, Rus yönetimi alt ı ndayd ı.Babas ı n ı n idareci oldu ğ u okulun yan ı nda ücretsiz olarak ta şı nd ı lar.Babas ı n ı n idarecilik görevine son verilmesiyle evden ta şı nmak zorunda kald ı lar.Annesini 11 ya şı ndayken Tüberküloz yüzünden, babas ı Zofi'yi ise tifüsten kaybetti.Siyasi aktifli ğ i, Var ş ova'dan ayr ı lmas ı n ı gerektirdi. İ lk olarak Kraków'a giden Maria orada istedi ğ i bilimsel e ğ itimi alamayaca ğı n ı gördü. Ailesinin parasal deste ğ inin az olmas ı sebebiyle Paris Sorbonne'da t ı p e ğ itimi alan ablas ı Bronya'ya e ğ itiminde yard ı m etmeye karar verdi. Ablas ı da kar şı l ığı nda matematik ve fizik e ğ itimi almas ı için yard ı m edecekti. Var ş ovaVar ş ovaKrakówParisSorbonneVar ş ovaVar ş ovaKrakówParisSorbonne  1891 y ı l ı nda Paris'e ablas ı n ı n yan ı na gitti. Küçük bir tavan aras ı nda kötü ko ş ullarda ya ş ayarak e ğ itimini sürdürdü. İ ki y ı lda s ı n ı f ı n ı n birincisi olarak fizik derecesi ald ı y ı l ı nda ikinci derecesi olan matemati ğ i de bitirdi. Bir sonraki hedefi ise ö ğ retmenlik diplomas ı al ı p Var ş ova'ya dönmekti. ParisVar ş ovaParisVar ş ova

18  1894 y ı l ı nda, karde ş i Jacques ile piezoelektri ğ i ke ş feden Pierre Curie ile tan ış t ı. 35 ya şı ndaki Pierre Curie, Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu laboratuvar ı n ı n ba ş kan ı yd ı. Maria ve Pierre, ortak bilimsel ilgilerinin de katk ı s ı yla birbirlerine ba ğ lan ı p, Temmuz 1895'te evlendiler. Bu tarihten itibaren Maria Sk ł odowska yerine Marie Curie ad ı n ı ald ı. piezoelektri ğ iPierre CuriePierre Curie1895piezoelektri ğ iPierre CuriePierre Curie1895  1896 y ı l ı nda ö ğ retmenlik diplomas ı n ı ald ı ktan sonra 1897'de, daha önce Henri Becquerel (okunu ş u: Bekerel)'in duyurdu ğ u, uranyum tuzlar ı n ı n yayd ığı, sonralar ı radyoaktivite olarak adland ı r ı lacak ışı n üzerine detayl ı ara ş t ı rmalara ba ş lad ı. Fakat Eylül 1897'de ilk k ı z ı Irene'in dünyaya gelmesi, çal ış malar ı na ara vermesine sebep oldu. Henri Becquereluranyumradyoaktivite Henri Becquereluranyumradyoaktivite  1898 ba ş lar ı nda çal ış malar ı na h ı z veren Marie toryumun da bu ışı nlar ı yayd ığı n ı fark etti. Bu noktada e ş i Pierre de kendi çal ış malar ı n ı b ı rakarak Marie'ye yard ı m etmeye ba ş lad ı. toryumun  Bu arada Becquerel, iki farkl ı uranyum mineralinin daha aktif oldu ğ unu ke ş fetti. Mineralleri çe ş itli kimyasal i ş lemlerden geçirdikten sonra polonyum ve radyum elementlerini elde etti. Temmuz 1898'de Curie'ler yeni radyoaktif bir element olan ve uranyumun radyoaktif bozunmas ı ndan ortaya ç ı kan polonyumu bulduklar ı n ı duyurdular. ( İ smini Marie'nin vatan ı Polonya'dan esinlenerek koydular). Eylül 1898'de Frans ı z kimyac ı ' ı n spektroskopi yöntemi ile tan ı mlanmas ı na yard ı m etti ğ i, do ğ al radyoaktif element radyumu duyurdular. polonyumradyum spektroskopi polonyumradyum spektroskopi  Marie, 1903 y ı l ı nda doktoras ı n ı vererek Fransa'da geli ş mi ş bilim alan ı nda doktora unvan ı alan ilk kad ı n oldu. Ayn ı y ı l kocas ı ve Becquerel ile payla ş t ığı Nobel Fizik Ödülü'nü alarak, tarihte Nobel Ödülü alan ilk kad ı n oldu. FransaNobel Fizik ÖdülüFransaNobel Fizik Ödülü

19  1904 y ı l ı nda e ş i Pierre Sorbonne'da ö ğ retmenli ğ e ba ş lad ı. Marie de Sevr'deki bir k ı zlar okulunda fizik ö ğ retmenli ğ i yapmaya ba ş lad ı. Ayn ı y ı l ı n sonlar ı na do ğ ru ikinci k ı zlar ı Eve do ğ du. O s ı ralar Marie ve Pierre,radyasyondan kaynaklanan rahats ı zl ı klar geçirmeye ba ş lad ı lar. Radyumun dokuya verdi ğ i zarar, ara ş t ı rmac ı lar taraf ı ndan kabul edilmeye ba ş lanm ış t ı. Ayn ı zamanda, radyumun etkisinin kötü dokulara uygulanarak tedavide kullan ı labilece ğ i fikri de do ğ maya ba ş lam ış t ı. Amerikal ı mucit Alexander Graham Bell, kanserin tedavisi için tümöre radyum verilmesini önermi ş ti. Sorbonne SevrradyasyondanAlexander Graham BelltümöreSorbonne SevrradyasyondanAlexander Graham Belltümöre  19 Nisan 1906'da Pierre Curie bir at arabas ı n ı n çarpmas ı sonucu öldü. İ ki çocu ğ u ile dul kalan Marie, kocas ı n ı n Sorbonne'daki ö ğ retmenlik görevini sürdürdü ve 1908'de Sorbonne'daki ilk kad ı n profesör oldu y ı l ı nda radyum ve polonyumun ke ş fi ve ara ş t ı r ı lmas ı ndaki rolünden ötürü Nobel Kimya Ödülü'ne lay ı k görüldü. Böylece tarihte iki Nobel ödülüne sahip ilk ki ş i oldu. Yapt ığı çal ış ma bir elementin radyoaktif i ş lemlerden sonra ba ş ka bir elemente dönü ş ebilece ğ ini gösteriyordu. Bu kimya alan ı nda yepyeni bir sayfayd ı SorbonneNobel Kimya ÖdülüSorbonneNobel Kimya Ödülü

20  Bu ba ş ar ı lar ı n ı n yan ı s ı ra ki ş isel sald ı r ı lara maruz kald ı. İ lk olarak tümü erkeklerden olu ş an Frans ı z Bilim Akademisi bir oyla üyeli ğ ini reddetti. Ard ı ndan, Paul Langevin ile aras ı nda a ş k ili ş kisi oldu ğ una dair dedikodular yay ı lmaya ba ş lad ı. Evli ve Pierre Curie'nin yak ı n dostu olan Paul Langevin ile Marie aras ı ndaki bu dedikodu gazetelere olarak yans ı d ı ve Marie'nin ikinci Nobel Ödülünü almas ı bile arka plana at ı ld ı. Langevin gazetenin ba ş editörünü halk ı n önünde yap ı lacak düelloya davet etti. Editörün silah ı n ı çekmemesi ile o zaman ı n anlay ışı yla gülünçle ş en olay, konunun kapanmas ı n ı sa ğ lad ı. Frans ı z Bilim AkademisiPaul LangevinFrans ı z Bilim AkademisiPaul Langevin  Marie Curie, Aral ı k 1911'de Nobel ödülünü almak için Stokholm'e gitti. Buradaki konu ş mas ı nda, Pierre Curie'nin yard ı mlar ı n ı küçümsemedi ğ ini de belirterek, radyoaktivitenin atomun bir özelli ğ i oldu ğ u hipotezinin kendi çal ış mas ı oldu ğ unu duyurdu. Fransa'ya geri dönen Marie Curie, çalkant ı l ı geçen y ı l ı n etkisi ile depresyona girdi. Stokholm FransaStokholm Fransa  1914 y ı l ı nda Paris Üniversitesi'nde kuruldu ve Marie Curie ilk müdür olarak atand ı. Hayat ı boyunca radyumun t ı ptaki önemine dikkat çekti. I. Dünya Sava şı s ı ras ı nda k ı z ı Irene ile birlikte, genç kad ı nlara x ışı n ı teknolojisini ö ğ retti. Ayr ı ca fizik tedavi uzmanlar ı na sava ş ortam ı nda radyoloji ekipman ı n ı nas ı l kullanacaklar ı n ı gösterdiler. Bu esnada yüksek dozda radyokaktif ışı na maruz kald ı lar. Paris ÜniversitesiI. Dünya Sava şıx ışı n ıradyolojiParis ÜniversitesiI. Dünya Sava şıx ışı n ıradyoloji

21  1920'li y ı llarda bilime katk ı s ı n ı sürdürdü. Var ş ova'daki Radyum Enstitüsü'nün kurulmas ı nda önemli rol oynad ı. Ba ş kan ' ı n kendisine verdi ğ i dolar ödülle Var ş ova'da yeni kurulan laboratuvara radyum ald ı. Var ş ova Var ş ova  1934 y ı l ı nda Fransa'n ı n Savoy kentinde kan kanserinden öldü. Hastal ığı, a şı r ı dozda radyasyona maruz kalmas ı na ba ğ land ı. Bu yüzden ona "bilim için ölen kad ı n." denildi. Radyokaktivite çal ış malar ı ndan dolay ı, radyokativite birimine "curie" denilmektedir. Ayr ı ca o dönemlerde atomla ilgili çok ş eyler bulmu ş tur. 20 Nisan 1995' te Marie Curie' nin mezar ı Fransa' n ı n ulusal an ı t mezar ı olan Panthéon' a ta şı nd ı. Bu nedenle Marie Curie ba ş ar ı lar ı ndan dolay ı bu ş erefe lay ı k görülen ilk kad ı nd ı r. O zamanlarda tuttu ğ u not defterleri bile o kadar radyasyona maruz kalm ış t ı r ki, bugün o defterler radyoaktif koruma alt ı nda incelenebilmektedir Savoykan kanserindencurieSavoykan kanserindencurie.

22

23  Atom (Yunanca atomos, bölünemez anlam ı na gelir.) bir kimyasal elementin bütün özelliklerini ta şı yan en küçük parçac ığı d ı r. Gözle görülmesi imkâns ı z, çok küçük bir parçac ı kt ı r ve sadece taramal ı tünel mikroskobu (atomik kuvvet mikroskobu) ile incelenebilir. Bir atomda, çekirde ğ i saran negatif yüklü bir elektron bulutu vard ı r. Çekirdek ise pozitif yüklü protonlar ve yüksüz nötronlardan olu ş ur. Atomdaki proton say ı s ı elektron say ı s ı na e ş it oldu ğ unda atom elektriksel olarak yüksüzdür. Elektron ve proton say ı lar ı e ş it de ğ ilse bu parçac ı k iyon olarak adland ı r ı l ı r. İ yonlar oldukça karars ı z yap ı lard ı r ve yüksek enerjilerinden kurtulmak için ortamdaki ba ş ka iyon ve atomlarla etkile ş ime girerler. Yunancakimyasal elementinelektronprotonlarnötronlardaniyonYunancakimyasal elementinelektronprotonlarnötronlardaniyon  Bir atom, sahip oldu ğ u proton ve nötron say ı s ı na göre s ı n ı fland ı r ı l ı r: atomdaki proton say ı s ı kimyasal elementi tan ı mlarken, nötron say ı s ı da bu elementin izotopunu tan ı mlar. Her elemetin radyoaktif bozunma veren en az bir izotopu vard ı r izotopunu  Elektronlar belirli enerji seviyelerinde bulunur ve foton sal ı n ı m ı veya emilimi yaparak farkl ı seviyeler aras ı nda geçi ş lerde bulunabilirler. Elektron, elementin kimyasal özelliklerini belirlemesinin yan ı s ı ra atomun manyetik özellikleri üzerinde de oldukça etkilidir. foton

24  Atom'un Tarihi [de ğ i ş tir] de ğ i ş tirde ğ i ş tir  Aristoteles'in (M.Ö ) maddeye bak ışı, kendinden önce ya ş am ış olan filozoflara olan tepkisini ifade eder. O, Empedocles'in dü ş üncesine kat ı lm ış ve her ş eyin dört ana maddeden yap ı ld ığı n ı savunmu ş tur. Bu dört ana madde ate ş, su, toprak ve havad ı r. Aristoteles Empedoclesdörtate şsu toprakhavad ı r Aristoteles Empedoclesdörtate şsu toprakhavad ı r  Bu dönemi izleyen ça ğ larda bu dü ş üncelere bir ilave yap ı lmad ı, ilk kez 19. yüzy ı lda John Dalton modern atom kavram ı n ı ortaya att ı. Dalton, kimyasal reaksiyonlarda maddenin tam say ı larla belirlenen oranlarda tepkimeye girdi ğ ini gösterdi ve dolay ı s ı yla, maddelerin atom denen say ı labilir ama bölünemez parçalardan olu ş tu ğ unu ifade etti. Buna ek olarak, atomlar ı n kütlelerini ortaya koyan bir tablo haz ı rlad ı. John Daltonkimyasal reaksiyonlardatepkimeyesay ı labilirkütleleriniJohn Daltonkimyasal reaksiyonlardatepkimeyesay ı labilirkütlelerini  J.J. Thomson 1897 y ı l ı nda elektronu ke ş fetti. 1900'lü y ı llar ı n ba ş lar ı nda Ernest Rutherford günümüz atom modelinin temelini te ş kil eden yap ı y ı ortaya koydu: atomun, kütlesinin büyük bir k ı sm ı n ı olu ş turan bir çekirdek ve bu çekirdek etraf ı nda dönen elektronlardan olu ş maktad ı r. Rutherford çekirde ğ i olu ş turan pozitif yüklü parçac ığ a proton ad ı n ı verdi. J.J. ThomsonelektronuErnest Rutherfordproton J.J. ThomsonelektronuErnest Rutherfordproton

25  1932 y ı l ı nda James Chadwick nötronu (ad ı, elektrik yükü 0 oldu ğ undan, yani nötr oldu ğ undan, nötron olmu ş tur.) buldu ve bu sayede 1935'te Nobel Fizik Ödülü'nü ald ı. Daha sonra kuantum teorisi do ğ rultusunda Niels Bohr, Bohr atom modelini ortaya att ı ve elektronlar ı n belli yörüngelerde bulunabildi ğ ini ve bunun Planck sabiti ile ilgili oldu ğ unu ifade etti. Bohr'un modelinin üzerinde, daha sonraki deneylerde bulunanlarla örtü ş mesi için birçok ekleme ve ç ı karma yap ı ld ı. Bohr modelinin "yamal ı bohça" lakab ı n ı almas ı bundan ileri modelini yapm ış t ı r. 1932James Chadwicknötronu1935Nobel Fizik Ödülükuantum teorisiNiels Bohr atom modeliniPlanck sabiti 1932James Chadwicknötronu1935Nobel Fizik Ödülükuantum teorisiNiels Bohr atom modeliniPlanck sabiti  Niels Bohr'un modeli ise modern atom teorisine en yak ı n modellerinden biridir. Bohr'a göre elektronlar çekirde ğ in çevresinde rastgele yerlerde de ğ il, çekirdekten belirli uzakl ı klarda bulunan katmanlarda döner. Bohr da tasarlad ığı bu modelle Nobel ödülüne de lây ı k görülmü ş tür.

26  Atomun yap ı s ı n ı aç ı klayan ve bugün için kabul edilen son teori Kuantum Atom Teorisi'dir. Kuantum Atom Teorisi'ne göre atom modeli Bohr atom modelinden farkl ı d ı r. Bohr Atom Modeli'ne göre atomun merkezindeki çekirde ğ in etraf ı nda elektronlar çember ş eklindeki yörüngelerde dolanmaktad ı rlar. Herbir çember yörünge belli enerji seviyesine sahiptir. Yörüngeler aras ı elektronik geçi ş ler atomun renkli görünmesine neden olur. Ancak belli bir zaman sonra Bohr atom modelinin birçok spektrumu aç ı klayamad ığı ndan yetersizli ğ i ortaya ç ı km ış t ı r.  Kuantum Atom Modeli'ne göre ise atomun merkezinde bulunan çekirde ğ in etraf ı ndaki elektronlar belli bölgelerde yani orbitallerde bulunurlar. Belli enerji seviyelerine sahip orbitaller atomu olu ş turan küresel katmanlarda bulunur. Portakal kabu ğ u ş eklinde iç içe geçmi ş küresel katmanlardaki orbitallerin belli ş ekilleri ve aç ı lar ı (yönelmeleri) mevcuttur. Orbitallerin bulundu ğ u katmanlar ı n enerji seviyelerinin ba ş kuantum say ı s ı belirler. n = 1,2,3,...gibi tam say ı larla ifade edilir. Orbitallerin ş eklini ise l yan kuantum say ı lar ı belirler. l = 0(s), 1(p), 2(d),..(n-1) e kadar de ğ erler al ı r. Orbitallerin do ğ rultular ı n ı (aç ı lar ı n ı ) veren ml yan kuantum say ı s ı ml=-l l de ğ erlerini al ı r. Elektronlar ı n spini gösteren ms kuantum say ı s ı da +1/2 veya -1/2 de ğ erlerini alabilir. orbitallerde

27  Bir atomun çap ı, elektron bulutu da dahil olmak üzere yakla şı k 10 − 8 cm mertebesindedir. Atom çekirde ğ inin çap ı ise 10 − 13 cm kadard ı r. Atomlar, boyutlar ı n ı n görünür ışığı n dalga boyundan çok küçük olmas ı sebebiyle optik mikroskoplarla görüntülenemezler. Atomlar ı n pozisyonlar ı n ı belirleyebilmek için elektron mikroskobu,, nükleer manyetik rezonans (NMR) spektroskopisi gibi araç ve yöntemler kullan ı l ı r. mikroskoplarla elektron mikroskobunükleer manyetik rezonansmikroskoplarla elektron mikroskobunükleer manyetik rezonans  Yaln ı z elektronlar çekirdek çevresinde ancak belirli enerji seviyelerine sahip yörüngelerde dönerler, konumlar ı ancak bir ile ifade edilebilir. Elektronlar çekirde ğ in etraf ı nda bulutsu bir ş ekildedir.

28 Atom İ çin Çal ış an Bilim Adamlar ı  Ernest Rutherford  Niels Bohr  Albert Einstein  Enrico Fermi

29

30


"Atom Ve Bilim Adamları ADI: NAZLI ALEYNA SOYADI:YÜKSELSINIFI:6/ANO:340 ÖGRETMEN:LOKMAN BA Ş DERS:FEN VE TEKNOLAJ İ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları