Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KITABıN İÇERIĞI Kriz Nedir? Kriz Durumlarında Okul Personelinin Görev ve Sorumlulukları Travma Travma Sonrası Stres Tepkileri Travmanın Bireyler ve Aileler.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KITABıN İÇERIĞI Kriz Nedir? Kriz Durumlarında Okul Personelinin Görev ve Sorumlulukları Travma Travma Sonrası Stres Tepkileri Travmanın Bireyler ve Aileler."— Sunum transkripti:

1

2 KITABıN İÇERIĞI Kriz Nedir? Kriz Durumlarında Okul Personelinin Görev ve Sorumlulukları Travma Travma Sonrası Stres Tepkileri Travmanın Bireyler ve Aileler Üzerindeki Etkisi Travmatik Olaydan Etkilenmeyi Belirleyen Etmenler Kriz Durumları -İntihar -İhmal- İstismar -Afetler -Kayıp ve Yas -Şiddet Kriz Durumlarında Medya İle İletişim

3 KRIZ NEDIR? Ani olması Rutin yaşamın dengesini bozması Acil olarak müdahaleyi gerektirmesi Eğitim Kurumlarında Meydana Gelebilecek Olası Kriz Durumları; - Servis kazaları nedeniyle gerçekleşen ölümler, - Öğrencilerden birinin ya da yakınlarının ölümü, - İntihar, -Cinsel istismar -Okulda yüksek düzeyde gerginlik yaratan kavga ve saldırılar - Cinayet, - Rehin alma, -Bombalı saldırılar, -Doğal afetler…… vb.

4 İL KRIZE MÜDAHALE EKIBI İl Krize Müdahale Ekibi Okullarda Ne Yapar? İlgili kurumu denetleme ve kontrol amacı gütmemektedir. Psikolojik olarak travmaya maruz kalan kişilere ilk müdahalede bulunarak böylece acının azaltılması ve daha sonra ortaya çıkabilecek olumsuz etkilerin önlenmesi sağlanır. Hangi Durumlarda İl Krize Müdahale Ekibiyle İletişim Kurulmalıdır? Okul idaresi, eğitim kurumlarında meydana gelebilecek olası kriz durumlarının tümünde İl Krize Müdahale Ekibini haberdar etmelidir. İl Krize Müdahale Ekibiyle İletişim Uşak Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü aranarak iletişime geçilebilecektir. Tel:

5 OKUL KRIZE MÜDAHALE EKIBI KIMLERDEN OLUŞUR? 1- Okul Müdürü, 2- Bir Müdür Yardımcısı, 3- Okul Rehber Öğretmeni, 4- Her sınıf seviyesinden en az bir öğretmen, 5- Okul Aile Birliğinden bir temsilci, 6- Hizmetli.

6 KRİZ DURUMLARINDA OKUL PERSONELİNİN GÖREV VE SORUMLULUKLARI Okul Yönetiminin Görev Ve Sorumlulukları : Rehberlik Servisinin Görev ve Sorumlulukları: Kriz Müdahale Ekibinde Yer Alan Öğretmenlerin Görev Sorumlulukları:

7 TRAVMA Travma; yaşamımız için, vücudumuzun bütünlüğü için, sevdiklerimiz için, yaşam ve değer sistemlerimiz için ciddi bir tehdit içeren olağan dışı her türlü olaydır. TRAVMA SONRASI STRES TEPKİLERİ (TSST ) 1-İstenmeden akla gelen düşünce ve görüntüler: 2-Kaçınma: 3-Fizyolojik uyarılmışlık:

8 YAŞ DÖNEMLERİNE GÖRE TRAVMA SONRASI STRES TEPKİLERİ Yaş Travma Sonrası Stres Tepkileri; Bebekler ve Yeni Yürümeye Başlayan Çocuklarla Neler Yapılabilir; Okul Öncesi Dönemdeki Çocuklarla Neler Yapılabilir? Yaş Travma Sonrası Stres Tepkileri; 7-11 Yaş Okul Çağındaki Çocuklarla Neler Yapılabilir? Yaş Travma Sonrası Stres Tepkileri; Ergenlerle Neler Yapılabilir? - Yetişkinlerde Travma Sonrası Stres Tepkileri;

9 Travmatik bir olaydan sonra yetişkinlerin ve çocukların büyük bir kısmının birkaç ay boyunca bazı tepkiler göstermesi son derece normaldir. Ancak bu tepkiler altı aydan daha uzun sürerse ve altı ay içerisinde azalmaz, git gide artarsa, günlük yaşamda uyku bozukluklarına; iş, aile ve okul yaşamında güçlüklere yol açarsa, profesyonel bir yardım alınması gerekir. Travma sonrası stres tepkilerinin 6 aydan sonra devam ediyor olması Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısına işaret eder.

10 TRAVMANIN BİREYLER VE AİLELER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Travmanın Bireyler Üzerindeki Etkileri; Depresyon ve umutsuzluk duyguları, Strese bağlı sağlık sorunları, Madde kullanımı, İntihar düşünceleri….vb Travmanın Aileler Üzerindeki Etkileri; Aile yapısını ve rollerini değiştirebilir, Akrabalar, arkadaşlar ve komşuların desteğinden uzak kalmaya yol açabilir, Çocukların güven ihtiyacı artabilir….vb. TRAVMATİK OLAYDAN ETKİLENMEYİ BELİRLEYEN ETMENLER 1. Aşırı durumlara tanık olma: 2.Stres yaratan durumlara maruz kalma süresi: 3.Yaşamın tehlikede olduğunu düşünme: 4.Stresle başa çıkma gücü: 5.Sosyal desteğin doğası ve derecesi: 6.Anne-babanın etkilenme düzeyi:

11 KRİZ DURUMLARI İNTİHAR Kişinin bilerek, kasıtlı olarak kendini öldürmesi intihar; öldürmeye teşebbüs etmesi ancak ölümle sonuçlanmaması da intihar girişimidir. İntihar ve Risk Faktörleri: - Davranışlarında değişmeler gözlemlenebilir. - Yalnızlık, ümitsizlik, çaresizlik duyguları içindedir. - Çıplak gözle görülebilecek şekilde depresiftir. - Daha önceleri de intihar girişimlerinde bulunmuştur - Kendini öldürme tehditleri savurabilir ya da kendini öldürme arzusunda olduğunu açıkça söyler. - Veda eden bir tutum içinde olduğu görülebilir, çeşitli isteklerini belirten yazılar yazar. Bunlardan herhangi birisi söz konusu ise açıkça ona kendini öldürmesinden korktuğunuzu söylemekten çekinmemek gerekir, gecikmeden yardım arayışına başlanmalıdır.

12 İntihar Nedenleri: -Bireyin terkedilme duygusunu yaşaması -Ailevi problemlerden dolayı oluşan iletişim eksiklikleri -Kişinin yaşam güçlükleri karşısında yalnız bırakılması -Anlayışsız ve düşmanca anne baba tutumlarına maruz kalınması. -Alkol ya da diğer uyuşturucu maddelerin aşırı kullanımı -Ailede intihar edenlerin olması. -Kişinin cinsel kimlik sorunu yaşıyor olması.

13 İntihar Belirtileri - Hayatın erken dönemlerinde evden ve okuldan kaçma varsa, - Düzensiz ev yaşamı, evden uzaklaşma ya da aileden habersiz bir şekilde dışarıda kalma gibi davranışlarda bulunuyorsa, - Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı varsa, - İş / Okul yaşamında başarısızlık görülüyorsa, - Aşırı depresyondan aşırı mutluluğa geçme gibi duygusal çalkantılar sık sık yaşanıyorsa, -Kişi değersizlik, umutsuzluk ve tedirginlik gibi duygularla birlikte, sık sık yaşamın anlamsız olduğunu ifade ediyorsa, - Ruhsal bozukluk belirtileri bulunuyorsa, - Arkadaşlarını ani bir şekilde değiştiriyorsa, -Vasiyet yazma, sevdiği eşyaları atma veya eşe dosta dağıtma, son düzenlemeler yapma gibi davranışlar gözleniyorsa, kişinin intihar davranışında bulunma olasılığında önemli ölçütlerdir.

14 YANLIŞLARDOĞRULAR İntihardan söz eden kişi intihar etmez. Bir kişi intihardan söz ediyorsa “Yalnızca dikkat çekmeye çalışıyordur. Gerçek bir tehlike söz konusu değildir." İntihar eden kişilerin % 80’i daha önce bundan söz etmişler ve çevrelerindeki kişilere kendilerine yardım etmeleri konusunda bir şans vermişlerdir. Bir kişi kendini gerçekten öldürmek istiyorsa onu engelleyemezsiniz. İntiharların çoğu kriz dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Etkili bir krize müdahale intiharı önleyebilir. İntiharı bir kere deneyen bunu sık sık tekrarlar. İntihar girişiminde bulunmuş kişilerin % 80’i bunu hayatlarında tek bir kez yapmışlardır. İntihar girişimi sadece bir şantaj aracıdır. İntihar girişiminde bulunmuş kişi kuşkusuz çevresinde bir gerginlik, telaş yaratır; ancak intihar sadece o kişinin çevresindekilere ne kadar çok ihtiyacı olduğunun kanıtıdır. Bir kişi ile intihar düşünce ve planları hakkında konuşmak o kişiye kendini öldürme fikri verir. İntihar fikirlerini biriyle konuşma fırsatı bulan kişi rahatlamış ve intihar olayının kısır döngüsünden kurtulmuş olur. “İntihar kalıtsal bir olaydır.” Bazı ailelerde intihara sık rastlanması bu fikri doğrulamaktadır. O halde bu kişilere yapılacak her türlü yardım gereksizdir. Kalıtsal olduğu kanıtlanmamıştır. Havanın kapalı ve güneşsiz olduğu aralık ve kasım aylarında intiharlar artar. İntihar sıklığında ilkbaharda daha fazla olmak üzere bahar aylarında anlamlı bir artış olduğu bilinmektedir. İntihar edenler ölmek isterler. Aslında intihara eğilimi olan kişilerin küçük bir bölümü gerçekten ölmeyi ister. Çoğunun istediği ölmek değil, sıkıntılı durumlarının ve duydukları ruhsal acının sona ermesidir. Bu durumda intiharın önlenmesinde esas hedef, kişinin sıkıntısının ve çektiği ruhsal acının azaltılarak yaşama devam etmesinin sağlanmasıdır.

15 İntihar Durumlarında Öğretmenlere Öneriler: -İntihar eden bireyin cenaze töreni, aile ziyareti gibi ritüellere sadece istekli öğrencilerin katılımı desteklenmelidir -İntihar vakalarında anı defteri köşesi ve yaka kartı hazırlanması önerilmez. -İntiharın görünen nedeni üzerinde magazinel konuşmalardan kaçınılmalı ve böyle konuşmalar engellenmelidir. (Gerçek nedenlerin ne olduğunu bilemeyiz gibi ) -Panik, çaresizlik ve ne yapacağını bilememe gibi duygular yansıtılmamalıdır. -İntihar eden bireyin yakın çevresi ve özellikle arkadaşlarının olası intihar düşünceleri varsa girişimleri ve planları ilgili uzmanlarla görüşülüp konu hakkında bilgi verilmeli ve buna yönelik tutum geliştirilmelidir. Bir kişi inti­hardan söz ediyorsa “yalnızca dikkat çekmeye çalışıyordur, gerçek bir tehlike söz konusu değil­dir" biçimindeki inanç, büyük bir yanılgıdır.

16 İntihar Girişiminin Yaşandığı Durumlarda - Öğrencilerimizin kendilerini güvende hissetmesini sağlamaya çalışmalıyız. - Gerektiği durumlarda profesyonel destek almasını teşvik edin - Öğrencilerimiz bizim kendilerine destek olduğumuzu hissederlerse yaşadıkları travmatik olayın sıkıntısı hafifler ve silikleşir. - Olayı geçmiş ve yaşanmış bir anı olarak dile getirin. Şu anda devam ediyormuş gibi davranmayın (di'li geçmiş ve miş'li geçmiş zaman kullanın). - Bu durumdan hep birlikte çıkacağınızı vurgulayın. - Kendi duygularınızı saklamayın, ama durumun kontrolünü de kaybetmeyin. - Yaşanılana rağmen hayatın devam ettiğine dair konuşmaları da yapın. - Bu yaşanan durum hepimizi bir süre etkileyecek. Yaşanmamış gibi davranmayın. Üzülecekler diye konuşmaktan kaçınmak normalleşme sürecini uzatır. - Okulda sosyal ve sportif etkinlikler düzenlenmesi okul kültürü, öğretmenler ve öğrenciler üzerindeki olumsuz havayı yok edecektir. (Okulda sportif turnuvalar, okul içi ilginç yarışma ve etkinlikler, pansiyon öğrencilerinin kendi sınıflarındaki gündüzlü öğrencilerin ailelerine yemek veya oturma ziyareti vb.)

17 Ölümle Sonuçlanan İntihar Durumlarında; Unutmayın ki; bu olaydan siz de etkilendiniz. Etkilenmemiş gibi davranmayın. Yakınlarınızla, arkadaşlarınızla, eşinizle ve çocuklarınızla olayı ve olayla ilgili duygularınızı paylaşın. Sınıfınıza zamanında girin ve onlara kendi diliniz ve alışkanlıklarınıza göre başsağlığı dileyin ("Acı bir olay yaşadık, hepimizin başı sağ olsun…"). Olayı geçmiş ve yaşanmış bir an olarak dile getirin. (di'li geçmiş ve miş'li geçmiş zaman kullanın) - Bu olay hakkında konuşurken yargılayıcı, suçlayıcı, nasihat edici (Niye yaptı? Bu şunun suçu, Onun yüzünden, Hiç böyle bir şey yapılır mı? Şunun yaptığına bak, vb.) yaklaşmak yerine empatik, samimi ve içten bir dil (çok üzüldüm, kendimi kötü hissettim, İnsan bazen kendini çaresiz hissedebiliyor ama yaşam devam ediyor vb.) kullanın.

18 -Öğrencileriniz konu hakkında konuşmak isterlerse neden ve nasıl olduğu gibi ayrıntılara girmeden, kısa ve net, çevremizdekilere, insanlara yardımı olabilecek duygu ve düşünceleri hakkında olan konuşmaları kabul edin. - Olayın neden ve nasıl olduğu ile ilgili merak yüklü sorular yöneltmeyin. -Bu olaydan herkesin farklı şekillerde etkilenebileceğini ve acı verici bu durumdan hep birlikte çıkacağınızı vurgulayın. -Sınıf içi paylaşımlarda bu tip durumlarda neler yapılabileceği üzerinde durun (ilk kime ulaşılacak, ilk fark ettiğimizde neler yapılacak). -Gereken durumlarda öğrencilerinizin profesyonel destek almasını teşvik edin. Sizinle birlikte çalışacak psikolojik danışman, psikolog vb. uzmanlara yardımcı olun -Unutulmaması gereken önemli bir nokta, eğer bir öğrenci her zamanki kişiliğinde değilse ve sizde endişe yaratan belirtiler sergiliyorsa, ölüm fikrini dile getiriyorsa riskli bir durum söz konusudur. Olay hakkında okul psikolojik danışmanı ile görüşünüz.

19 Üniversite öğrencisi Zeynep Abuşoğlu, kendi adıyla açılan sahte facebook hesabı yüzünden intihar girişiminde bulundu. Facebook'tan adına sahte hesap açıldığını ve pornografik görüntüler konulduğunu öğrendikten sonra hap içerek intihar girişiminde bulunan ve beyni aldığı ilaçlar nedeniyle zarar görüp bitkisel hayata giren üniversite öğrencisi Zeynep Abuşoğlu konuşamıyor, ihtiyaçlarını tek başına gideremiyorintiharZeynep Abuşoğlu

20 FACEBOOK'A 'ÖLDÜ' YAZıP INTIHAR ETTILER Malatya'da aynı kıza âşık olan iki çocukluk arkadaşı, sosyal paylaşım sitesi facebook'taki sayfalarına fotoğraf yerine "Öldü" yazısı koyduktan sonra, kendilerini yan yana iki ağaca asarak intihar etti.

21 İzmir'in Bayraklı İlçesi'nde, kız arkadaşının Facebook'taki sosyal paylaşım sitesindeki profilini açıp inceledikten sonra kendi sayfasına "Azrail gel hesabı keselim artık" mesajı yazıp, ardından tabancayla başına ateş eden Ufuk Korkmaz'ın beyin ölümü gerçekleşti.Bayraklı

22 BursaBursa'nın Mudanya ilçesinde, İmralı İrti bat iskelesinden denize atladığı iddia edilen askerin, 18 saat önce sosyal paylaşım sitesi Facebook'tan herkese veda ettiği öğrenildi.MudanyaİmralıaskerFacebook Günay'ın, ölümünden 18 saat evvel, Facebook adresine, "Beni seven sevmeyen kim varsa hepiniz hakkınızı helal edin. Neden diye sormayın. Yarın haberlerden öğrenirsiniz. Bana yaşamak haram. Artık Dayanamıyorum. Her şey bitti" yazdığı ortaya çıktıFacebook

23 İHMAL VE İSTİSMAR İhmal, barınma, yeme-içme, eğitim, denetim, sevgi, tıbbi bakım gibi gereksinimlerin karşılanmaması ve yaşa uygun olan bakımın verilmemesidir. Çocuğun kötüye kullanımının en yaygın şeklidir. İhmal Göstergeleri; -Yalnız bırakma, tehlikelerden korumama -sık sık kazaya uğrama -uygun olmayan kişilerin bakımına bırakılma -terkedilme, evden kovulma, eve kabul edilmeme -eğitimin aksaması, tıbbi bakımının yerine getirilmemesi -eksik ve kötü beslenmesi, pis ve bakımsız olması -çocuğun konuşmasına izin verilmemesi -çocuğun küçük hatalarını bile ailesine söylemekten korkması -iletişimde güçlük, sevgi ve ilgi açlığı, madde kullanımı…VB.

24 İstismar; Çocukların bakmakla yükümlü kimseler ve diğer yetişkinler tarafından fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimlerini engelleyen ya da beden veya ruh sağlığına zarar veren, kaza sonucu olmayan durumlarla karşı karşıya bırakılmasıdır. İstismar Türleri: Fiziksel İstismar; Dövme Yanıklar Kesici travmalar Asfiksi (Nefes almasını engelleme) Boğulma Zehirlenmeler Isırılma Duygusal İstismar; Sistemli bir şekilde çocuğun aşağılanması ve görmezden gelinmesidir. En sık görülen ancak en zor fark edilen istismar türüdür. Reddetme, aşağılama, umursamama, yıldırma, yoksun bırakma, davranış bozuklukları sergilemesine göz yumma duygusal istismarın türleridir. Ekonomik İstismar; Çocuğun gelişimini engelleyici, haklarını ihlal edici işlerde ya da düşük ücretli iş gücü olarak çalışması veya çalıştırılması olarak tanımlanmaktadır.

25 Cinsel İstismar ; çocuğun, bir erişkin tarafından cinsel isteklerinin doyumu için kullanılması ya da kullanılmasına göz yumulmasıdır. Cinsel İstismar türleri: - Teşhircilik - Röntgencilik - Sözlü taciz - Uzayan aşırı biçimde öpme, okşama - Çocuğa pornografik yayınlar izlettirme - Çocuğun yetişkinin cinsel organına dokunmaya zorlanması - Her türlü cinsel ilişki - Çocuğun fuhuşa teşvik edilmesi

26 Cinsel İstismara Uğrayan Çocuğun Tepkileri  Çocuğun algı ve tepkileri, istismara uğradığı yaşa ve bulunduğu sosyo-kültürel seviyeye göre değişim gösterebilir. Bununla beraber genellikle ilk olarak çok korkup içine kapanır. Hemen sonrasında suçluluk, kaygı ve öfke duygularıyla birlikte ağır depresyon belirtileri gelebilir.  Çocuk kendisine yapılan cinsel istismarın nedenini ve boyutunu kavrayamayabilir, bu konuyu nasıl ifade edeceğini bilemeyebilir ya da kendisine inanmayacaklarını düşünebilir. Bu nedenlerle istismarı paylaşmaya cesaret edemeyebilir. Kendisini baskı altında hisseden çocukta bir süre sonra birtakım belirtiler görülebilir.

27 Cinsel İstismarın Belirtileri Küçük çocuklarda -Mutsuzluk, kaygı -Hiçbir teşhis konulamayan karın ağrıları, baş ağrıları veya benzeri bedensel şikayetler, -Depresyon, yıkıcı davranışlar, fobik tepkiler, ağlama ve bağırma şeklinde öfkeli reaksiyonlar -Uzun dönemde yaşanan travmanın zihinde tekrar anımsanmasına bağlı olarak ses ve görüntüler ile olayların tekrar geri dönüşlü olarak canlanması(Travma sonrası stres bozukluğu) -Anneye ya da bakıcıya aşırı bağımlılık geliştirme -Belli insanlarla olmayı ve belli yerlere gitmeyi reddetme - Arkadaşlardan uzaklaşma, yalnız kalmayı tercih etme - Uyku düzeninde bozulma, kabuslar, çığlık atarak uyanma, uyuyamama - Gece işemeleri, parmak emme….VB.

28 Ergenlerde Arkadaş ilişkilerinin bozulması Benlik algısına ilişkin sorunlar Saldırganlık Okul başarısında düşme, okuldan kaçma Dikkat sorunları Teşhis konulamayan baş ağrıları, mide bulantıları ya da benzeri bedensel şikayetler Güvensizlik Mutsuzluk, keyifsizlik Depresyon İntihar girişimleri ya da düşünceleri Madde ya da alkol kullanma Öz bakımın ihmal edilmesi Yeme ve uyku bozuklukları Cinselliğe, hamileliğe ya da cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı ani ve aşırı ilgi Cinsel içerikli davranışlarda bulunma

29 İhmal ve İstismar Durumlarında Öğretmenlere Öneriler  İhmal ve İstismar durumları karşısında okulda çalışan tüm personelin konuyla ilgili hukuksal boyutu bilmeleri önem taşımaktadır.  Çocuğun istismar edilmesi durumunda; durumdan haberdar olan herkes, çocuğun anne-babası, kanuni temsilcisi, vasisi, öğretmeni, muayene eden doktor, komşular, akrabalar, çocuğun kendisi Cumhuriyet Savcılığı’na bildirimde bulunabilirler. Bildirimler savcılık dışında herhangi bir polis birimine de yapılabilir. Çocuklarla ilgili işlemleri yürütmek üzere emniyet teşkilatı içinde ayrı bir birim olarak illerde Çocuk Şubesi, ilçelerde Çocuk Büro Amirliği’ne başvurulabilir. Korunmaya muhtaç bir çocuğun varlığı halinde Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü( eski adıyla SHÇEK’e) bildirimde bulunabilirler.

30 Bildirim Yükümlülüğü  Kanun, bazı kişilerin görevleri sırasında bir suç işlendiğini öğrenmeleri halinde, bu durumu ilgili makamlara bildirmelerini zorunlu tutmuş ve bildirmemeleri halinde cezalandırılmaları konusunda düzenleme getirmiştir. Örnek olarak bir öğretmen, öğrencisinin aile içinde veya okulda fiziksel ya da cinsel istismara uğradığını öğrendiği anda, ilgili makamlara başvuruda bulunmak zorundadır. Başvuruda gecikmesi, çocuk için zarar doğuracağından cezanın tespitinde etkili olacaktır.  Bu husus TCK’nın 279. maddesinde düzenlenmiştir. “Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

31 AFETLER Afet; insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplulukları etkileyen ve etkilenen topluluğun kendi imkân ve kaynaklarını kullanarak üstesinden gelemeyeceği, doğal, teknolojik veya insan kökenli olaylardır. Afet olayın kendisi değil, doğurduğu sonuçlardır.

32 Afet Türleri Kökenlerine ve Meydana Geliş Hızlarına Göre Afetler;  Doğal Afetler ( deprem, sel, heyelan, yangın vb.)  Teknolojik Afetler ( nükleer patlamalar vb.)  İnsan Kökenli Afetler ( savaşlar, terör olayları vb.)  Ani Gelişen Afetler ( deprem, çığ, hortum vb.)  Yavaş Gelişen Afetler (kuraklık, erozyon, küresel ısınma vb.) olarak sıralanmaktadır.

33 Doğal Afetlerde Okulların / Öğretmenlerin Rolü ve Önemi  Okullar afetten sonra yıkılmış veya hasar görmüş olsalar bile, normalliği temsil eden ve eğitim yoluyla normal yaşama geri dönmeyi kolaylaştıran önemli kurumlardır.  Okulda bulunmak, oyun ve diğer okul etkinliklerine katılmak çocuklarda, özellikle travmatik yaşantı dönemlerinde çok ihtiyaç duydukları süreklilik, değişmezlik ve normallik hissinin oluşmasına yardımcı olur, çocukların gereksinimlerini daha kolaylıkla iletmelerine yardımcı olur.  Önce Kendinizi Hazırlayın  Genel Eğitimsel Hedefler ve Etkinlikler  Öğrenciler Karşısında Kendi Duygularınızı Nasıl Kontrol Edebilirsiniz?

34  Öğrencilerin Sınıf İçi Davranışlarında Ortaya Çıkan Değişiklikler Nelerdir? Bunlarla Nasıl Başa Çıkarsınız?  Çocuklar yaşlarına uygun olmayan davranışlar sergileyebilirler  Travma geçiren çocukların çoğu rahat uyku uyuyamaz.  Çocuğun hayatında görülen ve çocuğu etkileyebilecek yeni gelişmeler ya da değişikliklerle ilgili bilgi alın ve aile üyeleriyle ilgili yeni bilgi toplayın.  Özellikle depremden büyük yara almış, kayıplara uğramış ya da olumsuz koşullara maruz kalmaya devam eden çocuklarda bu tepkiler uzun süre devam edebilir. Hazırlıklı olun  Gençleri okul sonrası etkinliklerle meşgul ederek onların okula ve sosyal yaşama yeniden katılmalarını sağlamak çok önemlidir.  Normal Gelişimi Sağlamak ve Sürdürmek  Sınıfta Eğitim Ortamını Sağlama  Aşırı hareketli çocuklarla baş etmede özel teknikler:

35 KAYIP VE YAS Yas, insanın kayıpları karşısında gösterdiği biyopsikososyal, doğal, evrensel ve normal bir tepkidir. Yası Daha Kötü Yapan Faktörler;  Yetişkinlerin ölüm olayına yaklaşımları,  Ölüm biçimi,  Ölen kişiyle ilişkinin niteliği,  Destek,  Hayaller ve nedensellik düşünceleri,  Kişilik ve önceki yaşantılardır.

36 Normal Yas Süreci: 1.Evre: Yadsıma (İnkar) Dönemi: 2.Evre: Arama ve İsyan Dönemi: 3.Evre: Çökkünlük ve Onarma Çabaları Dönemi: 4.Evre: Yeniden Bütünleştirme ve Yapılandırma Dönemi: Patolojik Yas Süreci: Patolojik yas kaybı yaşayan bireyin yas sürecini tamamlaması gereken zamanda sonlandıramayarak, normal yas evrelerinin birinde takılıp kalması sonucu verdiği patolojik tepkilerdir. Gecikmiş Yas; Saptırılmış Yas;

37 Gelişim Dönemlerine Göre Ölüm Kavramı 0-2 Yaş – Anlama yeteneğinde değildir ama bağlandığı kişiden ayrıldığında ayrılık anksiyetesi yaşayabilir. 3-5 Yaş – Ölümü geri dönülebilir bir olay gibi algılayabilir. Ölümün insandan insana geçtiğine böylelikle başkalarının ve kendinin de bundan ötürü öleceğine inanabilir ve korkabilir Yaş – Geri dönülmez, sona erme olarak görebilir. Kendinin ölebileceğini kavrayamayabilir Yaş – Evrensel ve sona erme olarak görebilir. Ölümün biyolojik yönleri ve cenaze töreninin ayrıntılarıyla ilgilidir Yaş – Soyut biçimde kavrayabilir. Tehlikeli durumlar sonucu ölebileceğini bilir.

38 Kaybı Olan Çocuğa Ve Ergene Neler Söylenebilir? Gerçekler mümkün olduğunca en kısa zamanda söylenmelidir. Çocukla sakin bir şekilde konuşmalı ve destekleyici olunmalıdır. Özellikle küçük yaştaki çocuklara "Gitti vb." yerine, "Öldü" denmelidir. Aksi taktirde "geri dönmeyi" bekleyebilir. Sadece gerçek söylenmelidir. Hastanede, yolculukta vb. söylemler gerçeği öğrendiğinde size olan güveninin sarsılmasına yol açabilir. Duyguları (üzülmek, ağlamak vb..,) göstermekten çekinilmemelidir. Bu sayede o da duygularını ifade etmesinin bir sakıncası olmadığını anlayabilir. Soru sorduğunda onun anlayacağı bir şekilde ve sadece sorulan soruya yönelik yanıt verilmelidir. Böylece soru sorması için cesaretlendirilmiş olur. "Ben de mi öleceğim?" gibi gelecekle ilgili sorulara "Bir gün hepimiz öleceğiz ama şimdi seninle önümüzde uzun bir yaşam var" tarzında doğruyu yansıtan yanıtlar verilmelidir. Eğer istiyorsa, cenaze ve gömülme törenlerine katılmasına izin verilmeli, istemiyorsa ısrar edilmemelidir. Travmatik süreçlerde çocukların önünde uç kararlar alınmamalıdır. Aksi takdirde çocuk da hayatı ile ilgili uç kararlar verebilir…vb

39 Çocuğun Kardeş Ölümüne Tepkisi Suçluluk duygusu gelişebilir. (Rakibim öldü, ben kazandım ama bu nasıl bir kazanma!) Anne ve baba ölen kardeşi “Çok iyi bir çocuktu” diye anar. Sağ kalan kardeş bunun gerçek olmadığını düşünebilir ama açıklayamaz. O da melek gibi olmaya çalışabilir ama bu ağır bir yüktür. “Ben de mi öleceğim? Ben de mi tehdit altındayım ?” diye düşünebilir. Anne Babanın Ölümü ”Hani beni hep koruyacaklardı? Neredeler? Neden öldüler? Bana mı kızdılar? Yanlış bir şey mi yaptım?” düşünceleri hakim olabilir. Verdiği tepkilerde tutarsızlıklar olabilir. Kendilerine olan güvenleri azalabilir. Anne babanın ölümünü kabul edemeyebilir.

40 Okulda Ölüm Haberi Nasıl Verilmeli?  Böyle bir haber verme görevinde haberi veren kişinin niteliği çok önemlidir. Hayatında ilk kez gördüğü bir profesyonelin söylemesi uygun olmaz. Bilgi verilmeden önce ölümün ne zaman nasıl ve nerede olduğuna ilişkin gerekli bilgilere sahip olunması gerekir. Uygun bir yer seçilmeli, ölüm haberi çocuğa uygun, açık, doğrudan bir biçimde verilmelidir. Haber verildikten sonra çocukla birlikte kalınmalı ve tepkiler için fırsat tanınmalıdır. Her şey düzelecek, zaman her şeyi halleder gibi ifadelerden kaçınılmalı, öğrenci yalnız bırakılmayıp eve veya ailenin kaldığı yere kadar öğrenciye eşlik edilmesi gerekir.  Öğrencinin veya ailenin izniyle sınıfın geri kalanı olaydan haberdar edilmelidir.

41 Çocuklar İçin Neler Yapabiliriz?  Yaşanan olayla ilgili bilgi verilir. Bilgi verilirken çocuğun yaşı, gelişimsel düzeyi, sosyal çevresi ve yaşam deneyimleri göz önünde bulundurulmalıdır.  Çocuğa olup bitenlerin anlatılmasını ertelenmemeli.  Çocuğa haberi verirken sessiz ve sakin, tercihen çocuğun aşina olduğu ve kendini güvende hissettiği bir ortam seçilmeli.  Verilecek haber için çocuk önceden hazırlanmalı. Mesela; haberi vermeden önce çocuğu buna hazırlamak için “Sana, üzücü bir haber vereceğim.” denilebilir.  Çocuklar genellikle olanlardan kendilerini sorumlu tuttuklarından, onlara, meydana gelenlerin, onların söyledikleri bir söz, yaptıkları bir davranış ya da düşündükleri bir şey nedeniyle olmadığının söylenmesi gerekir.  …vb.

42 Ergenler İçin Neler Yapabiliriz?  Rutin düzene devam etme amaçlı grup faaliyetlerine katılmaları sağlanır.  Okul normalliğin simgesidir. Bu nedenle ergenin okul hayatına devamını sağlamak ve paylaşımlarını dinlemek önemlidir.  Evde ve okulda beklentiler düşük tutulmalıdır.  Normalden daha fazla ilgi ve özen göstermek gerekir.  Yardım çalışmalarına katılımı teşvik edilmelidir.

43 ŞİDDET Dünya Sağlık Örgütünün tanımına göre şiddet; bir bireyin yaralanma ve ölümüne neden olan ya da gelişmesini engelleyen fiziksel, psikososyal ve cinsel olarak uygulanan kasıtlı davranışlardır.  Fiziksel Şiddet:  Duygusal Şiddet:  Ekonomik Şiddet:  Çocuk İhmali:  Cinsel Şiddet:

44 Şiddet Davranışlarında Erken Uyarı Belirtileri;  Sosyal içe kapanma  Aşırı izolasyon ve yalnızlık duyguları  Şiddet mağduru olmak  Okula ilginin ve akademik başarının düşük olması  Şiddeti yazılar ve resimlerle anlatmak  Kontrol edilemeyen öfke  Fevrilik ve düzenli/ sürekli olarak vurma,sindirme,zorlayıcı davranışlar gösterme  Disiplin öyküsü…vb.

45 Okula ve Öğretmenlere Düşen Görevler  Okulda kabul edilebilir davranışların net olması,  Nöbetçi öğretmenin görev bilinci,  Çocuklara yeni beceriler kazandırma,  Sindiren ve sindirilen çocuğa benlik saygısı kazandırma,  Ebeveynlerin sağlıklı iletişim, problem çözme vb. beceriler konularında bilinçlendirilmesi  Aile-okul- çevre arasındaki bağların geliştirilmesi,  Aile- okul arası düzenli ve sürekli iletişimin sağlanması,  Anne- babalar ve çevreninde işbirliği ile etkinlikler düzenlenmeli,  Çocuğun onuruna saygı gösterilmeli,  Öğrenciler ve personel için davranış kuralları belirlenmeli  Okulda tartışma platformları oluşturulmalıdır,  Olumlu davranışlar ödüllendirilmelidir,  Öğretmenlere çatışma çözme, arabuluculuk ve olumlu disiplin yöntemleri konularında eğitimler verilmelidir,  Aile eğitimlerine önem verilmelidir,

46 KRİZ DURUMLARINDA MEDYA İLE İLETİŞİM  Kriz durumunun yönetimi sürecinde, meydana gelen olay, yapılanlar ve süreç konusunda basına bilgi verilmesi gerekmektedir. Basına bilgi vermekten kaçınmak, basının farklı kaynaklardan, doğru olmayan çarpıtılmış bilgileri almasına ve haber yapmasına yol açabilir. Bu durum krizin yönetilme sürecini olumsuz etkilemektedir  BASIN BÜLTENİ

47 TEŞEKKÜR EDERİZ UŞAK REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ VE İL KRİZE MÜDAHALE EKİBİ


"KITABıN İÇERIĞI Kriz Nedir? Kriz Durumlarında Okul Personelinin Görev ve Sorumlulukları Travma Travma Sonrası Stres Tepkileri Travmanın Bireyler ve Aileler." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları