Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HUKUK VE PSİKİYATRİ Prof.Dr.Bengi SEMERCi. HUKUK VE PSİKİYATRİ Bir çok psikiyatrik bozukluk var Hukuk açısından önemli olan kişinin suç işlediğini ayırt.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HUKUK VE PSİKİYATRİ Prof.Dr.Bengi SEMERCi. HUKUK VE PSİKİYATRİ Bir çok psikiyatrik bozukluk var Hukuk açısından önemli olan kişinin suç işlediğini ayırt."— Sunum transkripti:

1 HUKUK VE PSİKİYATRİ Prof.Dr.Bengi SEMERCi

2 HUKUK VE PSİKİYATRİ Bir çok psikiyatrik bozukluk var Hukuk açısından önemli olan kişinin suç işlediğini ayırt etmesini engellemesi Gerçeği değerlendirme yetisi: Bireyin düşünce,duygu,istek ve rüyalarında olup bitenle dıştaki olgular arasında ayrım yapabilmesi Yargılama:Olaylar arasında neden-sonuç ilişkisini kurabilmek,doğruyu yanlışı,bireysel ve sosyal değerleri ayırt edebilmek

3 ŞİZOFRENİ şizofreni, düşünme, duygu ve davranışlarda bozukluklarla giden, insanın içe kapanarak, kendine özgü bir dünyada yaşadığı, gerçeklerden ve insanlar arası ilikilerden uzaklaştığı bir hastalıktır. Genellikle genç yaşlarda (15-25) başlamakla birlikte, daha geç yaşlarda da olabilir. Çok nadir olmayan bu hastalık, ne kadar erken yaşta başlarsa yarattığı harabiyet o kadar fazladır. Ailede şizofren olması riski arttırır.Uzak akrabalarda olması ise daha düşük bir risktir.

4 ŞİZOFRENİ Genel olarak biyokimyasal etkenler önemlidir. Biyolojik yatkınlığı olan kişilerde, toplumsal ve çevresel olayların etkisiyle ortaya çıkar. Başlamasına ilişkin yanlış inanışlar vardır. Özellikle bazı yerlerde “kara sevdaya” yakalanmanın, bazen de aşırı dayak yeme ya da benzer sıkıntıların şizofreniye neden olduğu düşünülür.Oysa bu tür stresler, sadece biyoljik yatkınlığı olan kişilerde hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırırlar. Genel Olarak çevreye ilgisizlik vardır. Konuşmada dağınıklık, kendine özgü anlamı olan kelimelerle, içerik olark garip gelen konuşmalar, anlamsızlıklar, mantıksızlıklar olabilir. Duygularda azalma, tepkisizlik, dışa vurumda sorunlar olur. Hareketlerde de bazı değişiklikler gözlenir. Durgunluktan aşırı hareketliliğe giden bozukluklar olabilir. Bazen sadece garip yüz hareketleri, tekrarlayan bazı hareketler, bazende saldırgan davranışlar gözlenebilir.

5 ŞİZOFRENİ Algı ve düşünce bozuklukları şizofrenide önemlidir. Dikkatin çabuk dağılması yanında, önemli algı bozuklukları olur. Bunlar halüsünasyonalar (varsanılar) ve illüzyonlar (yanılsamalar) dır. Yanılsama dışardan gelen uyaranın yanlış algılanmasıdır. Karanlıkta çoğumuz uçuşan perdeyi başka birşey gibi algılayabilriz. Ama şizofrenide genellikle garip ve korkutucudur. Halisünasyonlara gelince işitme, görme, dokunma gibi çeşitli algılara ilişkin olabilir.En sık işitsel, daha sonra da görsel halisünaysonlar olur. İşitsel halüsünayonlar çoğunlukla olumsuz şeyler söyleyen, bazen hakaret eden sözlerdir. Hastaların bu halisünasyonlara yanıt vermeleri, kendi kendine konuşma gibi algılanabilir.

6 ŞİZOFRENİ Düşünce bozukluklarına içerik ve akışdaki bozukluklar olarak ayrı ayrı bakmak gerekir. Akışta bazen hızlanma, bazen kopmalar, bazen de duraklamalar olur. Bunlar konuşmalara yansıyabilir. Karışık, anlaşılmayan konuşmalara dönebilir. Düşüncelerin çocukça olması, büyüsel olması gibi özellikler olabilir. Ama bunlar şizofreni hastalarının düşüncelerinin saçma olduğunu göstermez. Kendi içinde anlamlı bağlantıları olabilir. Düşünce içieriğinde görülen bozukluklara sanrı denir. Sanrının anlamı, gerçeğe uymayan ama mantıklı tartışmalarla değiştirilemeyen düşüncedir. Düzensiz, tutarsız sanrılar şizofreninin özelliklerindendir.

7 ŞİZOFRENİ Düşünce okunması: Başkalarının onun düşüncelerini ya da kendisinin başkalrının düşüncelerini okuyabildiğini düşünür.40 yaşındaki erkek hasta,yan masadaki çalışma arkadaşının düşüncelerini okuduğuna inanıyor, onun kendi yapacaklarını önceden yaptığını düşünerek arkadaşına saldırıyordu. Düşünme sokulması: Başkalarının onu kafasına düşüncelerini sokarak, davranışlarını kontrol ettiklerine inanma. 17 yaşındaki hasta, bilinmeyen güçlerin onun tüm düşüncelerini ele geçirdiğini ve aslında kendinin değil, onların istediklerini yaptığına inanıyodu. Alınma sanrıları:Hasta hakkında konuşulduğunu, gözlendiğini düşünür. Bir bayan hasta haberleri sunan spikerin devamlı kendisi hakkında konuştuğunu, hakaret ettiğini söylüyordu. İtiraz edip, başka şey söylediği belirtildiğinde, konuşmadığında bile kaş hareketleriyle hakarete devam ettiğini söylüyordu.

8 ŞİZOFRENİ Büyüklük sanrıları: Kendini toplum içinde çok önemli biri sanma ve buna inanma. Bu sanrıya örnek olarak kendini peygamber sananları, ermiş sananları verirken, onları basına çıkarıp, gerçekmiş gibi sunanları da anmak gerekir herhalde. Büyüklük sanrılarını iyi bir örneği de sıklıkla fıkralara konu olan kendini Napolyon sananlardır. Erotomanik sanrılar: Tanımadığı kişilerin kendine aşık olduğunu, cinsel şeyler söylediğini düşünme. Komşusunun kendine aşık olduğunu idda eden şizofren hasta, hastalığı anlaşılana kadar eşinin komşuyla çatışmasına neden olmuştu.

9 ŞİZOFRENİ Şizofreni kesinlikle hekim gözetiminde ilaçla tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. İlaçların ve kontrollerin düzenli olması çok önemlidir. İlaç edavisinin yanısıra hastaya destekleyici terapi, grup terapileri ve en önemlisi aile terapisi yapmak önemlidir. Ailenin olayı anlaması ve hastayı sahiplenmesi çok önemlidir. Hastalık kişiye göre değişen gidişat gösterir. Alevlenmeler ve düzelmelerle gider.Tam düzelme, yani hastalık öncesi işlevselliğe tam dönüş olmaz. Hastalar tedavi edildiklerinde kısıtlamalar olsada, çalışabilirler. Onları toplum içinde, sosyal tutmaya çalışmak önemlidir. Alevlenmeler döneminde tedaviyi düzenlemenin dışında, şizofren hastalardan utanmak, kokmak ya da kaçmak yerine tanımaya, anlamaya çalışmak ve üretime katmak hasta, aile ve toplum için önemlidir.

10 ŞEYTANIN AVUKATI İstanbul’da 10 yıl önce sevgilisini ensesinden tek kurşunla vurarak öldüren ve Adli Tıp Kurumu’nun “akli dengesi yerinde değil” raporuyla beraat eden avukat Mustafa Gürkan Karakaya, cezaevinden çıkar çıkmaz mesleğine geri döndü. 11 aylık cezaevi sürecinin ardından cübbesini giyip duruşmalara katılan Karakaya’nın “akli durumu” İstanbul Barosu’na yapılan bir şikayetle yeniden gündeme geldi. Baktığı davalarda işlediği cinayeti baskı aracı olarak kullandığı iddia edilen Karakaya’nın avukatlık yapıp yapamayacağına baro karar verecek. Avukat Karakaya, 19 Mart 2002’de kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisi Derya Dinç’i birlikte yaşadıkları evde ensesinden tek kurşunla vurarak öldürdü. Cinayetin ardından Üsküdar’daki Çinili Karakolu’na teslim olan Karakaya tutuklandı. Ancak dava sürürken Karakaya, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen “Paranoid Şizofren” raporu nedeniyle 11 ay sonra serbest kaldı. Cinayet suçundan raporla birlikte beraat eden Karakaya’nın Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edilerek gözetim altında tutulması istendi. Hızla iyileşen ve ileri derecede düzelme gösteren Karakaya, vasi atanmasına da gerek görülmeyerek normal hayatına geri döndü. Yeniden avukatlığa başlayan Karakaya bu süreçte birçok duruşmaya girip, müvekkillerini savundu. Ancak Karakaya’nın geride bıraktığı cinayet İstanbul Barosu’na yapılan bir şikayetle yeniden gündeme geldi. ‘

11 Avukatlığa devam edecek mi? Şikayetle ilgili incelemeyi İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal ve 10 üye yaptı. Baro levhasından adı silinerek mesleten atılması istenen Karakaya, savunmasında, cinayet vakasını baskı olarak kullanmadığını ve özlük bilgilerinin bulunduğu dosyanın kayıt dışı olarak servis edildiğini söyledi. Baro yönetimi, Karakaya’nın cinayeti baskı unsuru olarak kullandığı şikayetinin kovuşturmasına gerek olmadığını kararlaştırırken, avukatlık yapıp yapamayacağının ise ayrı bir soruşturmayla değerlendirilmesine karar verdi. Karakaya hakkında Adli Tıp Kurumu ve Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin verdiği raporları inceleyecek olan heyet Karakaya’nın mesleki geleceği hakkında son sözü söyleyecek. Karakaya(42), chat yaparken tanıştığı evli ve 1 çocuklu Derya Dinç’le (31) birlikte yaşamaya başlamıştı. Eşinden ayrılarak Bursa’dan İstanbul’a gelen Dinç’le 6 aylık birlikteliklerinin ardından anlaşmazlık yaşamaya başlayan Karakaya, genç kadını ensesinden tek kurşunla vurarak

12 Şizofren genç, olmamış şeyi olmuş sandı ve... Samsun’da şizofren hastası olduğu belirtilen bir kişi, eşinin üç gün önce ayrıldığı işyerinde çalışan genci 9 yerinden bıçaklayarak öldürdü. Samsun’un Atakum İlçesi YeniMahalle Gaffar Okkan Caddesi’nde unlu gıda ürünleri satan bir işyerinde çalışan 18 yaşındaki Safa Yazıcı, şizofren hastası 1 çocuk babası 31 yaşındaki Ayhan S. ile tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi sonucu Ayhan S., yanında bulundurduğu bıçakla Yazıcı’ya saldırarak 9 yerinden bıçakladı. Ağır yaralanan genç, kaldırıldığı OndokuzMayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde kurtarılamadı. Olaydan sonra yakalanan Ayhan S.’nin, ifadesinde, “Eşimle cinsel ilişkiye girip girmediğini sordum. Küfür etti. Ben de saldırdım” dediği öğrenildi. Olmamış Şeyi Olmuş Sanıyor' Cinayet zanlısının eşi Yeter S. ise şunları söyledi: “Safa ile aynı işyerinde çalışıyorduk. Eşim3 gün önce beni oradan çıkarttı. Ayhan şizofren hastası, kendi kendine kurgu yapıyor. Olmamış olayı olmuş zannediyor. Safa ile herhangi bir ilişkimiz olmadı. Beni servisle diğer arkadaşlarla birlikte akşameve bırakırlardı. Başka da bir şey olmadı.”

13


"HUKUK VE PSİKİYATRİ Prof.Dr.Bengi SEMERCi. HUKUK VE PSİKİYATRİ Bir çok psikiyatrik bozukluk var Hukuk açısından önemli olan kişinin suç işlediğini ayırt." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları