Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yrd. Doç. Dr. Arif ÖZER Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi - İzmit 29.03.2015.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yrd. Doç. Dr. Arif ÖZER Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi - İzmit 29.03.2015."— Sunum transkripti:

1 Yrd. Doç. Dr. Arif ÖZER Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi - İzmit

2 Psikanalitik Kuram İ nsanın do ğ ası kötüdür ve insan cinsellik ve saldırganlık içgüdülerinin denetimi altındadır. Bu yüzden ki ş ilik geli ş iminde hem biyolojik yapı hem de anne – baba tutumları çok önemlidir. Ki ş ilik ilk 5 – 6 yılda büyük ölçüde ş ekillenir. Ya ş amın ilk yılları büyük ölçüde hatırlanamadı ğ ından, davranı ş ı bilinç de ğ il, bilinç dı ş ı güçler yönetir. Bir dönemde ya ş anan olumsuzluklar sonucu o döneme saplanıp kalma söz konusudur Dr. Arif ÖZER

3 Topogrofik kuram Buna göre buz dağının görünen kısmı, bilinç, kişinin farkında olduğu yaşantılardan oluşur Hemen hatırlayamadığımız, fakat kendimizi zorladığımızda, hatırlayabildiğimiz yaşantıların yer aldığı bölge bilinç öncesi (bilinçaltı) Suyun altındaki görünmeyen en büyük kısım ise bilinçdışıdır. Bilinçdışı hoşa gitmeyen, nahoş duygu ve yaşantıların, engellenmelerin, hayal kırıklıklarının, çatışmaların bastırıldığı yerdir

4 Yapısal Kuram İd (alt benlik): Doğuştan gelir, haz ilkesine ve birincil süreçlere göre çalışır. Ego (benlik): Bebeklikte gelişir. Gerçeklik ilkesine ve ikincil süreçlere göre çalışır. Algı ve bilişi içeren, çevreye uyumu sağlayan, mantıklı zihin bölgesidir. Kişiliğin yürütme organıdır. Süperego (üstbenlik): İlk çocuklukta gelişir. İdeal ilkesine göre çalışır. Vicdan ve benlik ülküsü olmak üzere iki bölümü vardır. İd’in isteklerini tamamen yok sayar ve engeller Egoyu gerçekçi amaçlar yerine, törel amaçlara göre yaşaması için zorlar ve Kusursuz olmaya çabalar Dr. Arif ÖZER

5 Psikodinamik Kuram Kişiliğin cinsellik (eros = yaşam) ve saldırganlık (thanatos = ö l ü m) i ç g ü d ü leri tarafından idare edildiğine ilişkin a ç ıklamalardan oluşur. Libido yaşam enerjidir ve cinsellik i ç g ü d ü s ü nden ç ıkmaktadır. Dinamik yaklaşıma g ö re; ruh sağlığı bozuk kişilerin davranışlarında id, ego ve süper egoları arasındaki dinamik etkileşiminde, dengesizlikler g ö r ü l ü r. Buna g ö re;  Sosyopat kişi (topluma aykırı davranma, bencil ve sorumsuzlar) : İd dinamizmi hâkimdir. S u perego ile ego devre dışı kalmıştır.  Egonun aşırı hâkimiyetindeki kişi: aşırı ger ç ek ç iliğe bağlı ç alışkan, ideal g ö r ü nt ü veren, ancak sempatik olmayan yalnız kalan kişilerdir. Can sıkıcıdırlar.  Süper egonun aşırı hâkimiyetindeki kişi: Aşırı ahlak ç ı, yargılayıcı, aşırı idealist, s ü rekli kendini sorguladığı i ç in kolay hareket edemeyen, kendinde ve dostlarında m ü kemmeli arayan, bu y ü zden yalnızlığa itilen, idealist, fakat yalnız insanlardır Dr. Arif ÖZER

6 Psikoseksüel Gelişim Kuramı Oral: Saplantı (fixasyon) durumunda; tembel, başkalarından almaya alışmış, bencil, aşırı bağımlı, obez ve diğer yeme bozuklukları (aneroxia); kavgacı bir kişilik ve sigara, alkol, parmak emme, tırnak yeme gibi alışkanlıklar geliştirmesi beklenir. Anal : Tuvalet eğitimi ön plandadır. Duygu ve davranışlarında iki değerliliğin görülür. Aileler sıkı, katı, cezalandırıcı bir tuvalet eğitimi, özerklik tanımayan, bebek kalmayı destekleyen aşırı koruyucu ve denetleyici tutumlar, aşırı düzenlilik ve titizlik eğitimi, çocuğa ayıp ve günah kavramların fazlaca aşılanması: Aşırı kuracılık, inatçılık, cimrilik, düzensiz, pasaklı, müsrif, saldırgan, bir kişiliğe yol açmaktadır Fallik Kız çocuğunun babaya âşık olup - anneyi aradan çıkarmak istemesi durumuna elektra kompleksi, erkek çocuğun anneye âşık olup babayı aradan çıkarmak istemesine oidipus kompleksi denir. Ancak, zamanla aşkını bastırır ve ebeveyni ile özdeşleşir ve onların yasaklarını, iyi – kötü değerlerini kendi kişiliğine sindirerek yavaş yavaş bir üst benlik (Superego) geliştirir. Aşırı çekingenlik, girişim yapamama ve suçlanma eğilimleri, karşı cinse karşı aşırı eleştirici ve olumsuz tutumlar; aşırı imrenme, suçluluk duygusuyla anne-babaya aşırı düşkünlük ve cinsel problemler Dr. Arif ÖZER

7 Gizil: Cinsel ilgileri okul, oyun, öğretmenler, spor, arkadaşlara yönelir. Öğretmen ve arkadaşlarla özdeşimler gözlenir. Superego sadece anne-babanın değerlerinden oluşmaz, çocuğun kendisinin de etkin olarak benimsediği, değer yargılarını içerir. Çocuk enerjisini büyük oranda yüceleştirme amacı için kullanır. Ezberci eğitim, arkadaş eksikliği ve özdeşim olanaklarının yokluğu; çocukta başarısızlık korkularının, aşağılık ve yetersizlik duygularının gelişmesine, toplumsal kurallara başkaldırma davranışının ortaya çıkmasına, yalnızlık ve içe dönük bir kişilik geliştirmesine yol açabilir. Genital: Hormonsal artışa bağlı olarak libido (cinsel istek) artışı söz konusudur. Oidipus ve Elektra kompleksi tekrar su yüzüne çıkmakta ve çalışmalar kız çocuklarının babaya, erkek çocukların anneye benzeyen karşı cinsten birine yönelmesiyle çözümlenmektedir Dr. Arif ÖZER

8 Savunma Mekanizmaları Bastırma (uzakla ş ma): Unutma İ nkar, yadsıma: Acı veren gerçe ğ in yok sayılması Çarpıtma: İş ine geldi ğ i gibi anlamak İ lkel idealle ş tirme: Sevdiklerimizin hatalarını görmezden gelip, sevmediklerimizin özelliklerini abartma Yansıtma: Eksikli ğ in sebebini kendinde de ğ il ba ş kalarında aramak. Ba ş kalarını suçlamak. Özde ş le ş me: Ba ş ka birine benzemeye çalı ş mak Gerileme: Ya ş ına uygun davranmamak Yer – yön de ğ i ş tirme: Hak eden kimseye de ğ il, ba ş ka birine tepki gösterme Dü ş ünselle ş tirme: Sorunun dü ş ünce ve duygu yanını birbirinden ayırıp, sadece dü ş ünce yanını dile getirme Mantı ğ a büründürme, bahane (neden) bulma: Davranı ş ı haklı gösterme, ula ş amadı ğ ın ci ğ ere mundar deme “Kar ş ıt” tepki olu ş turma: Hissetti ğ i ya da dü ş ündü ğ ü ş eyin tam tersini yapma Yüceltme: İ steklerin toplumun onayladı ğ ı biçimde doyurulması Ödünleme (telafi): Eksik yanını bırakıp, ba ş ka bir yönünü a ş ırı geli ş tirme Polyannacılık: Mutluluk oyunu oynama, kötü bir durumda bile iyimser olma Hayal kurma: Gerçekle ş tirilemeyen istekleri hayal kurarak gerçekle ş tirme

9 Psikososyal kuram 1. İnsanın doğası iyidir. 2. Kişilik ölüme dek gelişir. 3. Biyolojik yapı yanında sadece anne – baba tutumları değil, okul, arkadaş ve iş çevresi de önemlidir. 4. Cinsellik yerine sosyal ilişkilere önem verir Dr. Arif ÖZER

10 Temel Güven- Güvensizlik: Anne-çocuk ilişkisinde süreklilik, tutarlılık ve aynılık sağlanabilirse, çocuk annesinin kendisini hep seveceğinden, isteyeceğinden ve terk etmeyeceğinden emin olma duygusu geliştirebilirse, çocukta temel güven duygusunun çekirdeği oluşur. Çocuk çevremdekiler bana bakıyor, veriyor ve varlığımı tanıyor. Bu evredeki çocuk sanki kendi varlığını kendisine verilenlerle eş değer görür: “Ben bana verilenim.” Erikson’a göre önemli olan fizyolojik ihtiyaçların düzenli karşılanması değil, anne – çocuk arasındaki ilişkinin niteliğidir. Özerklik – Utanç, Kararsızlık: Ayrımlaşmış bir varlık olduğunun algılamak ve birbirine karşıt eş-anlı iki eğilim arasında bir seçim yapabilmektir. Çocuk tuvalet eğitimi sırasında ağır utandırmalar ve cezalarla karşılaşırsa, utanç ve kuşkuculuk duygularının aşırı gelişmesidir.

11 Girişim - Suçluluk: Çevreyi keşfetme ve ona egemen olma amacıyla hem çevresini hem de cinselliğini öğrenmek için sorular sorar. Çevre tutumları baskıcı, engelleyici, suçlayıcı olduğu sürece çocukta merak etme, yarışmadan hoşlanma, amaçta ısrar etme, başarmaktan zevk alma duyguları sağlıklı gelişemez. Başarı ya da Aşağılık (Yetersizlik): Başkaları ile işbirliği yapmaktan ve birlikte çalışmaktan haz almaya başlar. Araç gereçler çocuğun dünyasına girer (çekiçle çivi çakmak, oyuncak ya da bebekleri kırıp yeniden yapmak vs.) ve ortaya çıkardığı şeylerle başkaları tarafından tanınmak ister. Başarılarından gurur ve zevk alma duygusu gelişmiştir. Bu dönemin tehlikesi olan aşağılık duygusu; daha iyi ya da daha güçlü olmaya çalışma (telafi edici çaba), düşmanlık ve aktif – pasif saldırganlık davranışları, erkeksi protesto, gerçek dışı amaçlar peşinde koşma ya da aşırı çekingen, itaatkâr (uysal) bir şekilde davranma şeklinde ortaya çıkar. 11

12 Ego kimliği ya da Rol karmaşası: Ben kimim ve kim olmak istiyorum sorularına verilen tutarlılığı ve sürekliliği olan yanıtlardır. Her genç kimlik bunalımı (krizi) adı verilen, kendi kimlik duygusunu kazanabilmesi için bilinçli ya da bilinçdışı olarak bir savaş verir, bu doğal bir süreçtir. Erikson’a göre, kimlik krizi yaşantısı şu şekillerde sonuçlanabilir: 1.Kimlik duygusunun kazanılması: bireyin yaşam alanlarındaki bağlantılarını yapmış, yolunu belirlemiş olması. 2.Askıya alma: Birey bağlantı yapmayı erteler, kesin bağlantılar yapmadan önce bazı kimlik örüntülerini deneyerek araştırma yapar. Ergen, yetişkinlik sorumluluklarını almaya geçişte bir tür hazırlanma ve zaman kazanma dönemi seçer. 3.Kimlik karmaşası: ergen güçlü travmalarla karşılaşıp, toplumsal hoşgörüyü bulamazsa karmaşa yaşar. Bu klinik belirtiler gösteren psikolojik bir durumdur. 4.Kimlik Dağınıklığı: kimlik karmaşasının daha da ağırlaşmış ciddi psikiyatrik hastalık olarak görülen halidir. 5.Ters (olumsuz) kimlik: kimlik karmaşası yoğun olan ergen bu rahatsızlık duygusundan kurtulmak için, toplumsal beklentilerin tam karşıtı olan rolleri ve idealleri benimser Dr. Arif ÖZER BOYUTLAR BAŞARILMIŞASKIYA ALINMIŞİPOTEKLİDAĞINIK Seçeneklerin araştırılmasıVar YokVar ya da yok BağlanmaVarYokVarYok Marcia’ya göre Kimlik Statüleri

13 Yakınlık – Yalnızlık (uzaklık): Yakınlaşma, bireyin somut birleşmelere, eşleşmelere kendini bırakabilmesi, özveri ya da ödünlerde bulunabilmesidir. Örneğin, sevgi ilişkisinde ya da savaştaki dostluklar. Bu dönem için karşı cinsten sevilen bir eş ile karşılıklı doruk doyuma ulaşılabilmesi, karşılıklı güven duygusunun paylaşılabilmesi iş, üreme ve eğlence alanlarında birlikte düzen kurulabilmesi, yeni yetişecek kuşaklara yeterli gelişme olanaklarının birlikte sağlanabilmesi bu dönemin özellikleri arasındadır. Üretkenlik ya da kısırlık (yetişkinlik dönemi): Yeni bir kuşağı oluşturmak ve ona rehberlik etmek anlaşılır. Benliğin en önemli işlevi üretme, yaratma ve üretilen, yaratılan şeylere sevgi ile bağlanmadır. Ego bütünleşimi ya da Umutsuzluk: Olumlu olumsuz, acı - tatlı yönleri ile bir bütün yaşamın olduğu gibi kabullenişidir, geleceğin korku ve endişe ile karşılanmamasıdır. Kişi sonucu belli olan gelecekten, yani, ölümden korkmaz. Umutsuz kişi, yaşamını yeni baştan yaşama özlemi duyar ve ölümden korkar. Eğer daha önceki evreler sağlıklı yaşanmışsa, kişi yaşlılığı ve ölümü de yaşamın doğal bir parçası olarak görür ve huzurludur Dr. Arif ÖZER


"Yrd. Doç. Dr. Arif ÖZER Kocaeli Üniversitesi Eğitim Fakültesi - İzmit 29.03.2015." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları