Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Yararlanılan Kaynaklar Dünyanın Durumu 1999. TEMA Vakfı Yayını, No: 27 Dünyanın Durumu 2000. TEMA Vakfı Yayını, No: 32 Dünyanın Durumu 2001. TEMA Vakfı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Yararlanılan Kaynaklar Dünyanın Durumu 1999. TEMA Vakfı Yayını, No: 27 Dünyanın Durumu 2000. TEMA Vakfı Yayını, No: 32 Dünyanın Durumu 2001. TEMA Vakfı."— Sunum transkripti:

1

2 Yararlanılan Kaynaklar Dünyanın Durumu TEMA Vakfı Yayını, No: 27 Dünyanın Durumu TEMA Vakfı Yayını, No: 32 Dünyanın Durumu TEMA Vakfı Yayını, No: 35 Dünya Ekonomisinde Sessiz Kriz (Toprak Erozyonu). TEMA-TÜBİTAK Yayını Dünyanın Yeşil Tarihi. Sabancı Üniversitesi Yayını Toprağın 7000 Yıllık Öyküsü. TEMA Vakfı Yayını, No: 22 Erozyonla Mücadele. TEMA Vakfı Yayını, No: 26 Yerkürenin En Güzel Tarihi. T.İş Bankası Yayını Dergisi Ne Kadarı Yeterli. TEMA-TÜBİTAK Yayını Dünyanın Durumu TEMA Vakfı Yayını, No: 40 Dünyanın Durumu TEMA Vakfı Yayını, No: 44 ATLAS Dergisi Eylül 2004 Sessiz Bahar,Rachel CARSON, Palme Yayıncılık 2004

3 Atalarımızın Gelecek Düşüncesi

4 Ekolojik Denge Enerji Kaynakları Su Kaynakları Bizim İçin Gelecek Düşüncesi Çevre Kirliliği Aşırı Nüfus Artışı Küresel İklim Değişikliği Erozyon ve Ormansızlaşma Ozon Tabakası

5 Doğal Varlıkların Tahribi Doğal dünya ile ilgili bilgilerimiz, bu dünyayı kullanma bilgeliğimizden çok daha hızlı gelişmiştir. Ormanlarını yok eder, Dağlarını düzler, Irmaklarını kirletir, Düzlüklerini asfalt ve betonla kaplar, İklimini değiştirir, Havasını kirletir, Kanını zehirler hale gelmiştir. Bunun sonucunda insanlar,

6 Dünyamız

7 Tarım yapılırken, insanların istedikleri bitkileri yetiştirebilecekleri ve istedikleri hayvanları besleyebilecekleri yapay bir ortam yaratmak için, doğal ekosistemler yok edilir. Dolayısıyla da ekosistemdeki doğal dengeler ve istikrar da ortadan kalkar. Doğal Bitki Örtüsünün Tahribi

8 Çeşitli bitkiler ve sabit bir doğal toprak tabakası yerine, ancak yarı zamanlı kullanılan az sayıda ekin yer alır. Toprak rüzgâra ve yağmura eskiye oranla daha açık hale gelir. Doğal Bitki Örtüsünün Tahribi Bunun sonucunda doğal ekosistemlerde olduğundan çok daha fazla oranda toprak erozyonu yaşanır.

9 Toprağın verimini koruyabilmek amacıyla doğal ya da suni gübre gibi eklemeler yapmak gerekir. Kuru tarım sistemine oranla çok daha yapay bir çevre yaratan sulama sisteminin benimsenmesi daha da büyük bir yıkıma neden olur. Yıkım

10 Doğal Dengelerin Yok Edilişi Sümerliler, Güney Mezopotamya'daki zorlu ortamda büyük bir özenle kurdukları dünyalarını kendileri yıkmışlardır.

11 Tarım Devrimi toprağı işlemek için dünya kara yüzeyinin onda birinden ot ve ağaçların temizlenmesini gerektiriyordu. Dünyaya çok az etkisi olan avlanan-toplayan kültürün tersine, bu yeni çiftçilik kültürü dünyanın yüzeyini değiştirdi. Tarım Devrimi

12 “Tarım, bugün hava çok sıcak ya da çok soğuk! gibi değerlendirmelerin çok ötesinde hayatımızı etkileyen bir şey. Uygarlık denilen bir şey var ise, kentlerimiz var ise, bunu tarıma borçluyuz. Tarım olmadığı zaman hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. iklim değişikliğinin tehdit ettiği şeylerin başında da tarım geliyor.” “Tarım, bugün hava çok sıcak ya da çok soğuk! gibi değerlendirmelerin çok ötesinde hayatımızı etkileyen bir şey. Uygarlık denilen bir şey var ise, kentlerimiz var ise, bunu tarıma borçluyuz. Tarım olmadığı zaman hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. iklim değişikliğinin tehdit ettiği şeylerin başında da tarım geliyor.” Tarım Kaynak: 2023 Dergisi ( s. 26 )

13 Yerleşik Topluma Geçiş Çevre üzerindeki baskıları arttırdı. Nüfus arttı (Köyler ve kentler ortaya çıktı). Kaynak talebi yoğunlaştı. Üretilen malzeme miktarını arttırma çabaları küçük bölgelerde daha çok baskıya neden oldu. Sabit ev yapımı başladı bu da; Yeni ve çeşitli eşyalara talebi artırdı. Ev yapımı ısınma ve yemek pişirme ihtiyacının çoğalmasından en büyük zararı ormanlar gördü. Ormanların zarar görmesi sonucu toprak erozyonu arttı.

14 Endüstri Devrimi’nin temeli enerji kaynaklarının odundan fosil yakıtlara geçişine, ekonomik faaliyetlerin büyümesine dayanıyordu. Özelliği büyük miktarda fosil enerjinin ekonomik nedenler için kullanımıydı. Tarım Devrimi dünya yüzeyini değiştirirken, Endüstri Devrimi dünya atmosferini değiştirdi. Endüstri Devrimi

15 Endüstri Devrimi’nin olanaklı kıldığı ek üretkenlik, yaratıcı enerjilerin çıkmasına, yeni yaşam biçimlerinin doğmasına ve insanlık tarihinde çevreyi tahrip eden bir dönemin başlamasına neden oldu. Endüstri Devrimi

16 Nüfus Patlaması 1960 Kaynak: Atlas Dergisi, Eylül 2004

17 Gözünüz Doysun ! Yeteri kadar besin elde etme çabası, insanlık tarihinin geriye kalan kısmının hemen hemen tamamındaki temel özellik olmuştur. Günümüzde de dünya halklarının büyük bölümü için yine çok ağır bir sorun olmayı sürdürmektedir

18 Tüketim Çılgınlığı “Aşırı derecede üretken olan ekonomimiz... tüketimi yaşam tarzı haline getirmemizi, malların satın alınmasını ve kullanılmasını bir ayine dönüştürmemizi, tüketimde manevi tatmini, egomuzun tatminini aramamızı istemektedir... bir şeylerin giderek artan bir hızla tüketilmesine, yakılıp bitirilmesine, yıpratılmasına, yenisiyle değiştirilmesine ve hurdaya çevrilmesine ihtiyacımız var.” Bu yeni yaşam tarzı ABD’ de doğmuştur. Victor Lebow (ABD Satış Analizcisi, 1950) :

19 Dünyanın 3 Büyük Tüketim Sınıfı TüketicilerOrta GelirlilerYoksullar $’dan Fazla700 – $700 $’dan Az 1,1 Milyar3,3 Milyar1,1 Milyar 1992 * 1,7 Milyar 1,4 Milyar3 Milyar 2002 ** Günlük Besin Et, Paketlenmiş Gıdalar Meşrubat Hububat, Temiz Su Yetersiz Hububat, Güvensiz Su Özel Arabalar Bisikletler, Otobüs Yürüme Ulaşım Tek Kullanımlık Dayanıklı Yerel Biyolojik Maddeler Malzemeler Kaynak: Dünyanın Durumu 2004 ** * Kaynak: Ne Kadarı Yeterli

20 Çevre Sorunları Temelde Kaynaklı olup sorunların ortaya çıkmasında insanın tutum ve davranışları etkili olmaktadır. Tutum ve davranışları ise insanın sahip olduğu değer yargıları yönetmektedir. İnsan Toplum

21 Değer Yargıları Değer yargıları, görünmez bir el gibi işlev yaparak ekonomiyi de yönlendirmekte ve ona bir alt yapı oluşturmaktadır. Değer yargıları ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişmelere paralel olarak değişmektedir.

22 Doğal varlıklara ilişkin değer yargılarımız ; tutum ve davranışlarımız Uzun vadeli trajedi pahasına kısa süreli kazanç “Kısa dönemli çıkar” ve “Doğrudan çıkar” Doğal varlıkların akılcı, ödünsüz, uzun dönemli kullanımında “Toplumsal ve siyasi irade zayıflığı” Ne halkta yeterli bir talep, ne de yönetimde yeterli bir hareket vardır. Halk Aydın KesimYönetim

23 Kanıtlar Doğal varlık yönetimine ayrılan Yetersiz ödenek Yetersiz Personel Yetersiz Eğitim Yetersiz Örgütlenme Halkla siyasiler arasında kısa dönemli ve oy temeline dayalı çıkar ilişkisi

24 Olumsuz Tablonun Değişmesi “Uzun dönemli çıkar” ve “Dolaylı çıkar” Demokrasimiz geliştikçeGönüllü Kuruluşların etkinlikleri arttıkça“Bilgi Toplumu” niteliği kazanıldıkça Bu tablo da değişecektir. HalkAydın KesimYönetim Ancak geçecek süreçte doğal varlıkların önemli bir bölümünün elden çıkma tehlikesi vardır.

25 Medeniyetin Altında Yatan Tehlike (1) Eğimli alanları tarıma açarak, topraklarımızı su ve rüzgar erozyonunun zararlarına karşı savunmasız bırakmış oluyoruz. Medeniyetin altında yatan tehlike budur. Eğimli alanları tarıma açarak, topraklarımızı su ve rüzgar erozyonunun zararlarına karşı savunmasız bırakmış oluyoruz. Medeniyetin altında yatan tehlike budur. 1 1

26 Bunu yaparak, kendi kendini yok eden bir tarım politikası uygulamış oluyoruz. Bunu yaparak, kendi kendini yok eden bir tarım politikası uygulamış oluyoruz. 2 2 Medeniyetin Altında Yatan Tehlike (2)

27 Çiftçilikle geçinen ailelerin, erozyonla Kaybettikleri topraktan dolayı düştükleri sıkıntılar, Ülkenin başına geleceklerin işaretidir. Çiftçilikle geçinen ailelerin, erozyonla Kaybettikleri topraktan dolayı düştükleri sıkıntılar, Ülkenin başına geleceklerin işaretidir. 3 3 Medeniyetin Altında Yatan Tehlike (3)

28 Verimliliği sürdürmek, çiftçiye kalmıştır. Toprağın fiziksel bütünlüğünü korumak ise hem ulusun, hem de çiftçi ve toprak sahiplerinin ortak sorumluluğudur. 1 1 Verimlilik ve Sorumluluk (1)

29 2 2 Verimlilik ve Sorumluluk (2) Gelecek kuşakların mirasının ve ulusal refahın korunmasında herkesin üstüne vazife düşmektedir.

30 Toprağımızın fazla zarar görmesini engellemek ve zarar görmüş toprakları yeniden tarım yapılabilir hale getirmede başarıya ulaşmak istiyorsak, çiftçilerin ve teknik elemanların tam bir işbirliği içinde çalışmaları ve hükümetlerin de onlara yardım etmesi şarttır. 3 3 Verimlilik ve Sorumluluk (3)

31 Toprak erozyonu kontrol çalışmalarının çiftçiler için kârlı olmayacağı açıktır. Kısa dönemli erozyon kontrol çalışmalarının, çiftçilere elde edecekleri kârın üç katına mal olabileceği görülmüştür. Çiftçilerin uygun koruma yatırımlarına kaynak ayırmaları, kârlarından tümüyle vazgeçmeleri, hatta zararına çalışmak zorunda kalmaları anlamına gelir. Toprak erozyonu kontrol çalışmalarının çiftçiler için kârlı olmayacağı açıktır. Kısa dönemli erozyon kontrol çalışmalarının, çiftçilere elde edecekleri kârın üç katına mal olabileceği görülmüştür. Çiftçilerin uygun koruma yatırımlarına kaynak ayırmaları, kârlarından tümüyle vazgeçmeleri, hatta zararına çalışmak zorunda kalmaları anlamına gelir. Çiftçiler ve Erozyon (1)

32 Böyle bir durumda da, ya kısa süre içinde iflasa sürüklenirler ya da verimliliğin giderek düşmesi, hatta kendilerini değilse bile ileriki kuşakları, topraktan tümüyle yoksun etme pahasına da olsa, bugün uyguladıkları yöntemleri sürdürür ve iflastan kurtulabilirler. Böyle bir durumda da, ya kısa süre içinde iflasa sürüklenirler ya da verimliliğin giderek düşmesi, hatta kendilerini değilse bile ileriki kuşakları, topraktan tümüyle yoksun etme pahasına da olsa, bugün uyguladıkları yöntemleri sürdürür ve iflastan kurtulabilirler. Çiftçiler ve Erozyon (2)

33 Maliyeti paylaştıran bir hükümet programı bulunmadığı sürece, çiftçiler için tek seçenek, tarım işini hemen mi yoksa ilerde mi bırakmaya karar vermek olacaktır. Maliyeti paylaştıran bir hükümet programı bulunmadığı sürece, çiftçiler için tek seçenek, tarım işini hemen mi yoksa ilerde mi bırakmaya karar vermek olacaktır. Hükümet Programları

34

35 Kay.: Dünyanın Durumu 2000 S. 81 Yoksulluk ve Açlık Yoksulluk ve açlık, aynı zamanda, toprak ve diğer kaynakların eşitsiz dağılımından dış borçların kötü idaresine kadar birçok yanlış yönlendirilmiş devlet politikasının da sonucudur. Devletin, toprağın birkaç kişinin elinde toplanmasına izin verdiği ülkelerde, yoksulluk ve açlık kırsal kesimde daha ağır yaşanmaktadır. Ağır borç yükü altında olan birçok hükümet, çoğunlukla Uluslararası Para Fonu gibi para veren kuruluşların baskısıyla, kamu harcamalarını kısıtlamış, gıda yardımını kesmiş, ülkenin başlıca tarım ürünlerine verdiği teşvikleri kaldırmıştır. Bu uygulamalar büyük bir olasılıkla, yoksulların saflarını daha da kalabalıklaştıracaktır.

36 Zor Durumda Kalan Çiftçiler Tarım ürünlerinde serbest ticaretin giderek daha fazla uygulanması,beslenme açısından yeni sorunlar doğurmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü’nün sorumlu olduğu Tarım Anlaşması gibi ticaret anlaşmaları, Avrupa ve Kuzey Amerika’nın sanayileşmiş tarımının ürettiği teşvikli tahılların, yağların ve gıda fazlasının gelişmekte olan ülkelere ucuza satılmasına olanak sağlamaktadır. Bu durum, yerel çiftçileri zor durumda bırakmakta, çiftçiyi besin güvencesi olan toprağından vazgeçmeye zorlamaktadır. Kaynak: Dünyanın Durumu 2000 S. 81

37 Çin’deki açlık üzerine yaptığım çalışmalarda, her şeyin yiyecek maddeleri karşılığında alınabildiğini gördüm. Ülkeler, istila ettikleri topraklardaki insanlara boyun eğdirmek için gıda maddeleri dağıtımını kontrolleri altına almışlardır. Eminim mecbur kalsak bizler de yiyecek uğruna özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Hiçbir şey yiyeceğin yerini tutamaz. Çin’deki açlık üzerine yaptığım çalışmalarda, her şeyin yiyecek maddeleri karşılığında alınabildiğini gördüm. Ülkeler, istila ettikleri topraklardaki insanlara boyun eğdirmek için gıda maddeleri dağıtımını kontrolleri altına almışlardır. Eminim mecbur kalsak bizler de yiyecek uğruna özgürlüğümüzden vazgeçeriz. Hiçbir şey yiyeceğin yerini tutamaz. Toprağın 7000 Yıllık Öyküsü (W.C. Lowdermilk)

38 Tarım alanlarının, Meraların,Ormanların korunması, geliştirilmesi ve akılcı yönetimine, Doğal Varlıkların korunması, geliştirilmesi ve akılcı yönetimine, Toprak erozyonunun önlenmesine Ciddi bir programı olmayan ve bunlara kaynak ayırmayan siyasi kadroların oy alamayacağı bir yapıya kavuşmak acil bir durum haline gelmiştir. Akılcı Bir Yönetim Yönelik

39

40 Nasıl Bir Toplum (1) Toprağın, Ormanlar, meralar ve tarım alanlarının önemini bilen ve onları koruyan, Her türlü canlıyı (Biyoçeşitliliği) koruyan, Erozyon, çoraklaşma, çölleşme, yanlış arazi kullanımı ve bunların doğuracağı olumsuz sonuçlar konusunda bilgili,ilgili ve tepkili Bitkilendirme konusunda duyarlı ve aktif,

41 Çevre koruma bilincine sahip, Tutum ve davranışları ile örnek, Sorumlu vatandaşlık bilinci gelişmiş Basiretli ve sırtında cumhuriyetin sorumluluğunu taşıdığından haberli bir toplum Nasıl Bir Toplum (2)

42 Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için Sağlıklı hava Temiz içme suyu Güvenli besin kaynakları Biyolojik çeşitliliğin korunması Niçin Bilinçli Toplum ?

43

44 Doğa Tahribinin Sonuçları “ Yalnızca son ağaç kesildikten, son ırmak zehirlendikten, son balık yakalandıktan sonra... paranın galip gelemeyeceğini anlayacaksınız. ” Kızılderili Kehaneti

45 Geleceğimizin Kontrolünü Yeniden Kazanmak için İki Anahtar 12

46 Dünya ekosistemlerinin kapasitesi dahilinde olan daha küçük ekonominin talepleri, geçmişte iyi işlerken artık bir işe yaramıyor. Ekonomiyi Ekoloji İle Değiştirmek Eğer yüzyılımızı şekillendiren eğilimler tersine çevrilmezse, süregelen çevre bozulmasının bizi ekonomik düşüşe sürükleyeceği bir gelecek ile karşı karşıya kalacağız. Eğer yüzyılımızı şekillendiren eğilimler tersine çevrilmezse, süregelen çevre bozulmasının bizi ekonomik düşüşe sürükleyeceği bir gelecek ile karşı karşıya kalacağız. Sorunun çözümü, ekonomik gelişmenin devam edebilmesi için, ekonomik sistemin çevre destek sistemlerini yok etmeyecek şekilde yeniden yapılandırılabilmesinde saklı

47 Birçok şahıs ve kuruluş çevre için bir şey yapmak istese de, pek azı sistemde bir değişimin gerektiğini fark etmiştir. Görevlerimiz Liderlik ve zaman en kıt kaynaklardır. Dünya her ikisine de acilen ihtiyaç duymaktadır. Liderlik ve zaman en kıt kaynaklardır. Dünya her ikisine de acilen ihtiyaç duymaktadır. Dünyamızı tehdit eden çevre olayları seyredilecek olaylar değildir. Herkesin elinden gelen çabayı göstermesi gerekir. Seyirci kalamayız. Sadece şahıs olarak değil, kurumsal anlamda da katılabiliriz. Toplumun bütün kurumlarının oynayacağı rol vardır. Sadece şahıs olarak değil, kurumsal anlamda da katılabiliriz. Toplumun bütün kurumlarının oynayacağı rol vardır.

48 Bize rehberlik edecek Bize rehberlik edecek yeni bir ahlâk pusulasına ihtiyacımız var. İnsani ihtiyaçları, sürdürülebilir biçimde karşılama prensiplerine dayanan bir pusulaya... Bu tür bir sürdürülebilirlik anlayışı : Bize rehberlik edecek Bize rehberlik edecek yeni bir ahlâk pusulasına ihtiyacımız var. İnsani ihtiyaçları, sürdürülebilir biçimde karşılama prensiplerine dayanan bir pusulaya... Bu tür bir sürdürülebilirlik anlayışı :


"Yararlanılan Kaynaklar Dünyanın Durumu 1999. TEMA Vakfı Yayını, No: 27 Dünyanın Durumu 2000. TEMA Vakfı Yayını, No: 32 Dünyanın Durumu 2001. TEMA Vakfı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları