Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA."— Sunum transkripti:

1 GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA

2 Araştırma Görevlisi Merih Toker’in katkılarıyla.

3 Olgunlaşmada Güçlükler Genç yetişkin; Kimlik oluşumunun son basamaklarındadır, Kendi kimli ğ i ile toplumsal sistem arasında ba ğ kurmaya çalışmaktadır, Yakınlık kurmadaki ilk adımlarıyla başkalarını özel, biricik ve cinsel varlıklar olarak keşfetmeye başlamıştır..

4 Genç yetişkinlik; bireyin kendini yetişkin olarak gördü ğ ü, başkalarının da ona yetişkin muamelesi yaptıkları, böylece bireyin benli ğ inin alıştı ğ ının dışında de ğ işimler gösterdi ğ i bir dönemdir

5 Toplumsal karmaşıklı ğ ın ve de ğ işimin daha az oldu ğ u toplumlarda bu gelişmeler ergenlik döneminde yer alır ve orada sonuçlanır. Bu dönemde karşılaşılan ilk sorunu Keniston "bireyselleşmeye karşı yabancılaşma" olarak adlandırmaktadır

6 a) Yabancılaşma. Genç yetişkin kendi kimli ğ i ile toplumsal rolleri arasındaki bir uzlaşma sa ğ lamadı ğ ı zaman yabancılaşma duyacaktır. Kim oldu ğ una ilişkin duyguları ile toplumun beklenti ve istekleri arasında, toplumdaki meslek, evlilik, anababalık rolleri arasında bireysel bir uygunluk kurulamadı ğ ında yabancılaşma tehlikesi ortaya çıkar.

7 Bireysellik duygusunun oluşumunda kişi hem kendi iç dünyasına, hem de dışarıdaki toplumsal dünyaya yönelir. İ çe dönmede bireyin topluma yabancılaşması, Dışa dönmede bireyin kendisine yabancılaşması söz konusu olabilir

8 b) Uyuşturucu. Genç yetişkinlikte uyuşturucu kullanımı, etkin bireyselleşme ve yo ğ un bireysel yaşantı arama yoludur. Özellikle gelişmiş toplumlarda uyuşturucu - geleneksel toplumdaki alkol ve tütün gibi- bir yetişkinlik simgesi olarak görülmektedir.

9 Ayrıca uyuşturucu bir alt-kültür simgesi ya da başkaldırma aracı olarak da algılanmaktadır..  Uyuşturucu kullanımı, kültürel normların baskısından kurtulmuş bir bireysel kimlik duygusu edinme çabası ile yabancılaşma sürecinin bir yönünü yansıtmaktadır.

10 c) Cinsellik Ergenlik ve genç yetişkinli ğ in en zor sorunlarından biride, toplumun erinlik ile yetişkinlikteki evlilik arasındaki dönemi bir "cinsel moratoryum" dönemi olarak görmek istemesidir. Buna göre; genç kadınlar cinselli ğ i hiç düşünmez ve istemezler; genç erkekler ise düşünebilir, ama sınırlamak zorundadırlar.

11 Oysa gerçekte durum çok farklıdır. Sorenson'un Birleşik Devletler'de çok geniş bir örneklem üzerinde gerçekleştirdi ğ i bir araştırma, yaşlar arasındaki deneklerin yarısının (erkeklerde % 59, kızlarda % 45) cinsel etkinli ğ e girdi ğ ini göstermiştir. Ergenlikte artış gösteren bu cinsel ilişki oranı genç yetişkinli ğ e de uzanmaktadır. Ancak bu artışla birlikte birtakım sorunlar da çıkagelmektedir: Ortalama evlenme yaşı yükselmekte, Evlilik geciktirilmektedir, dolayısıyla di ğ er yetişkinlik rolleri de ileriye bırakılmaktadır.  Bu noktada, geleneksel normlara mı yoksa ça ğ daş normlara mı uyulaca ğ ı sorunu genç yetişkinlerin en önemli sorunudur

12 Bireyin, kendi standartlarını seçme özgürlü ğ ü ile katı kurallara boyun e ğ me zorunlulu ğ u arasında kalması gerilime yol açmaktadır.

13 Bireyselleşme süreci içinde olan genç insan, bu süreç içerisinde cinsel kimli ğ i ile ne yapaca ğ ı sorusuna da bir yanıt bulmak zorundadır. Seçeneklerin çoklu ğ u, seçim yapma ve seçiminin sorumlulu ğ unu üstlenme zorunlulu ğ unu da birlikte getirmektedir (Kimmel).

14 4. Gelişim Görevleri Havighurst'ün gelişim psikolojisine en önemli katkılarından biri "gelişim görevleri" kavramıdır. Gelişim görevleri kavramı, insanın yaşamının özel dönemlerinde sahip olması gereken belirli beceriler, yetenekler ya da görevleri dile getirir.

15 Bu görevlerin yerine getirilmesi bireyin yaşamının bir sonraki dönemindeki ya da evresindeki gelişimi için önemlidir. Aslında Havighurst gelişim görevlerinin birbiri ardına başarılmasının mutlaka olgun bir birey yarataca ğ ını söylemez, ama bu kavram olgun bir birey olmaya ilişkin di ğ er kavramlar kadar dikkate de ğ erdir.

16 Havighurst'e göre gelişim görevi, "bireyin yaşamında belirli bir dönemde ya da o dönem konusunda, başarılması bireyin mutlulu ğ una ve sonraki görevleri başarmasına rehberlik eden, başarılmaması bireyde mutsuzlu ğ a, toplumca onaylanmamaya ve sonraki görevlerde güçlük çekmeye yol açan bir görevdir."

17 Gelişim görevleri; devinimsel (motor), zihinsel (intellectual), PS İ KOSOSYAL duygusal (emotional) toplumsal (social) olabilirlerse de, hepsi de sonunda "psikososyal" alana yönelirler.

18 Yetişkinlikte Gelişim Görevleri Yetişkinlikte Gelişim Görevleri Genç Yetişkinlik; 1. Eş seçimi. 2. Eşle birlikte yaşamayı ö ğ renme. 3. Bir aile kurma. 4. Çocuk yetiştirme. 5. Bir evin işlerini yürütme. 6. Bir u ğ raş başlatma. 7. Yurttaşlık sorumlulu ğ unu üstlenme. 8. Uygun bir toplumsal gruba katılma.

19 Orta Yaşlar; 1. Yetişkinli ğ in yurttaşlık ve toplumsal sorumlulu ğ unu başarma. 2. Yaşamak için ekonomik bir standart oluşturma ve sürdürme. 3. Yetişkinli ğ in boş zaman etkinliklerini geliştirme. 4. Ergen çocuklara sorumlu ve mutlu yetişkinler olmada yardım etme. 5. Bir eşle bir kişi olarak ilişki kurma. 6. Orta yaşın fizyolojik de ğ işimlerini kabul etme ve bunlara uyum sa ğ lama. 7. Yaşlı anababaya uyum sa ğ lama.

20 İ leri Yaşlar; 1. Fiziksel güçteki ve sa ğ lıktaki düşüşe uyum sa ğ lama. 2. Emeklili ğ e ve gelir azalmasına uyum sa ğ lama. 3. Eşin ölümüne uyum sa ğ lama. 4. Yaş grubuyla açık bir ba ğ lılık kurma. 5. Toplumsal ve yurttaşlık yükümlülüklerini yürütme. 6. Yaşamın doyumlu fiziksel düzenlemelerini yapma. Kaynak: R.J. Havighurst. Human Development, aktaran Liebed ve Wicks-Nelson,1981.

21 5. Bireysel Gelişim a) Fiziksel de ğ işimler Genç yetişkinler fiziksel gelişimlerinin doru ğ undadırlar. 25 yaş ile 50 yaş arasındaki fiziksel biyolojik gerileme derece derece ortaya çıkar ve çok yavaştır. *** Birçok erkek yetişkin en yüksek boya aşa ğ ı yukarı 21 yaşlarında ulaşır. ***25-30 yaşlarında yetişkinler kas gücü'nün en üst düzeyine ulaşırlar, *** yaşlarında da güçlerinin % 10'unu yitirirler. ****60-70 yaşları arasındaki en üst güç 20'lerdeki gücün ancak % 80'i kadardır. Fiziksel dayanma ya da uzun süre çalışma gücü de yaşla birlikte azalmaktadır; ancak, çok zorlu olmayan işlerdeki fiziksel dayanma düşüşü kas gücü azalmasından daha yavaş olmaktadır; öte yandan, fiziksel dayanma gücündeki düşüş hareketli insanlarda durgun ve uyuşuk olanlara göre daha azdır.

22 Yetişkin insanlar çevrelerini örgütlemede ve uyum sa ğ lamada duyusal yeteneklerine ba ğ ımlıdırlar. Yaşlı yetişkinler uyaranların yo ğ unlu ğ unun az oldu ğ u (hafif ses, hafif koku, az ışık) durumlarda güçlük çekerler. Görme ve görme uyumu 20 yaşında en üst düzeydedir; bu yaş aynı zamanda ilk özürlerin ve kalıtsal bozuklukların ortaya çıktı ğ ı yaştır.

23 1) Sinir sisteminin işleyişinde ileri yaşlara kadar belirgin olarak ortaya çıkmayan yavaş bir düşüş vardır; bu düşüş görme de içinde olmak üzere bütün davranışı etkiler ve hemen hemen bütün işleyiş ve süreçlerde bir yavaşlamaya neden olur. 2) Ayrıca gözbebe ğ i çapında yaşla ortaya çıkan daralma nedeniyle göze giren ışık miktarı da azalır, bu yüzden yaşlılar iyi aydınlatılmamış yerlerde görme güçlü ğ ü çekerler. 3) Yaşlı yetişkinin ışı ğ a uyum sa ğ laması da genç yetişkinden daha fazla zaman alır.

24 4 ) Göz karanlı ğ a uyum sa ğ ladı ğ ında (yaşlılarda daha fazla zaman alır) görülebilen en az ışık yo ğ unlu ğ unda yaşla birlikte bir düşüş vardır. Bu en az ışık yo ğ unlu ğ unun yetişkin tarafından görülebilmesi için 20 yaşından sonra her on üç yılda iki kat artması gerekmektedir. 5) Görme keskinli ğ i çocukluk ve ergenlikte artar, yaşlar arasında kararlılık gösterir, elli yaşından sonra yavaş fakat artan bir düşüş gösterir. 6) Göz merce ğ inin kas hareketi ve esnekli ğ ibimgenin retinaya düşmesini sa ğ lar. Ergenlikte mercek uyumunda çok az de ğ işiklik vardır yaşları arasında mercek esnekli ğ inde azalma başlar, 50 yaşından sonraki mercek uyumunda düşüş daha yavaştır. 7) Yaş ilerledikçe yetişkinler gördükleri nesne ile arka planı arasında daha fazla zıtlı ğ a (kontrast) gereksinme duyarlar. Sonuç olarak, görmeyle ilgili özelliklerde genç yetişkinlikte çok az de ğ işim vardır.

25 Genç yetişkinlikle yaşlılık arasında tepki süresi'nde dereceli bir artış vardır. Çocuklukta bu süre çok kısadır, genç yetişkinlikte bir platoya ulaşılır. Tepki süresi yirmi yaşın hemen öncesinde en üst düzeye çıkar, orta yetişkinlikte ve yaşlılıkta gittikçe artar. Genç yetişkinlikte etkinlik kısıtlanması, yetersizlik, ölüm gibi olgular öncelikle ani (akut) koşullardan do ğ ar.

26 Yaşam döngüsünde, genç yetişkinli ğ in ani ya da işlevsel koşullarından, orta yetişkinli ğ in ve yaşlılı ğ ın müzmin (kronik) ya da dejeneratif (geri çevrilemez) koşullarına do ğ ru bir de ğ işim söz konusudur. Kırk yaşından önce ölümlerin ço ğ u bulaşıcı hastalıklardan ve kazalardan, kırk yaşından sonra ise kronik koşullardan kaynaklanır (Schiamberg ve Smith, 1982).

27 b) Zihinsel yetenekler Yetişkinlerin ö ğ renme yetene ğ ini de ğ erlendirmek için henüz elimizde gerçekten yeterli araçların ya da testlerin olmadı ğ ı kabul edilmektedir. Knox'a göre bunun en azından üç nedeni vardır: 1- Geniş bir biçimde kullanılan yetişkin zeka testleri (örne ğ in WAIS), yetişkinin yaşantısını gerçekten anlamaya çalışmaktan çok, çocuk ve ergen testleriyle karşılaştırma yoluyla elde edilmişlerdir;

28 2-çocuk ve yetişkin zeka testleri birtakım tartışmalı sayıltılara dayanmaktadır (çocuklar, ergenler ve yetişkinler aynı bilgi ve deneyim olana ğ ına sahiptirler, daha zeki insanlar daha etkin ve yeterli ö ğ renirler ve yetenek testlerinde daha başarılıdırlar gibi); 3- çok az sayıda zeka testi maddesi yetişkinlerin edindi ğ i ve gerçek yaşam koşullarında kullandı ğ ı beceri ve uzmanlı ğ a uygun düşmektedir. Ö ğ renme yetene ğ i testleri ve di ğ er de ğ erlendimme yolları bireyin "tavan" kapasitesiniv ölçmeye yöneliktir, oysa günlük yaşamda bu tavanın altında da sorunsuz yaşanabilmektedir. Dolayısıyla, testlerde puanlar yaşla düşse bile bunun günlük yaşama hiçbir etkisi olmayabilir.

29 Araştırmalar, zihinsel bakımdan çok yetenekli bireylerin çocukluk ve ergenlikte ö ğ renmede çok hızlı olduklarını ve sonra genç yetişkinlikte bir platoya ulaştıklarını göstermektedir. Öte yandan, daha az yetenekli bireyler ö ğ renmede çok daha yavaştırlar, platoya daha erkenden ulaşıyorlar ve sonra daha hızlı bir düşüş gösteriyorlar (Schiamberg ve Smith, 1982).

30 Öte yandan, yetişkinlikte pratik zekanın başarılı bir yaşam sürdürmede ne denli önemli oldu ğ u da dikkati çekmektedir. Araştırmacılar, bir kişinin zekice seçimler yapma yetene ğ i ile (süpermarkette benzer maddelerin boyutlarıyla fiyatlarını kıyaslamak gibi), aritmetik işlemler içeren soyut testlerdeki puanları arasında ilişki olmadı ğ ını bulmuşlardır.

31 Baltes'in iki sürekli model kuramında zekanın işleyişi mekanik ve pragmatik süreçlerden ibarettir. -- Mekanik zeka, bilgi işlemede ve sorun çözmede kullanılan temel düşünce işlemlerini içerir. Bu tür zeka tam gelişimine büyük olasılıkla ergenli ğ in sonlarında ulaşmakta ve bundan sonra görece sabit kalmaktadır. Zekanın bu boyutu ZB testlerindeki ölçeklerle ölçülebilmektedir.

32 -- Pragmatik zeka ise, biriken bilgilerle, uzmanlıkla, gündelik yaşamdaki temel bilişsel becerilerle (mekanik zeka) ilgili yöntemleri içerir. Bu işlevler ve yetenekler yetişkinlik dönemi boyunca gelişmeyi sürdürmektedir. ZB testlerinin sözel ölçekleri ya da birikimli zeka testleri pragmatik zekanın bazı yönlerini ölçebilmektedir. Pragmatik zeka birikimli zekaya üstbilişi, uzmanlı ğ ı, yorumsal bilgiyi (bilgeli ğ i) eklemektedir.

33 Cattel'in akılcı zeka kuramı; Akıcı zeka (fluid intelligence) insan fizyolojisi ile insanın ilk deneyimlerinin etkileşiminin sonucu olan temel bir yetenektir.

34  Bu zeka biçimi, kavramlar oluşturma, soyut usavurmalar yapma ve karmaşık ilişkileri kavrama yetene ğ ini İ çerir. Akıcı zeka, e ğ itimden ve deneyimden ba ğ ımsızdır; geniş bir zihinsel etkinlikler alanına uygulanabilir oluşu da buradan gelir. Bu zeka türünü ölçmede kullanılan testler,harfleri ya da sayıları gruplama, benzer sözcükleri eşleme, sayı dizilerini anmısama gibi etkinlikleri içerir.

35 Birikimli zeka (crystallized intelligence) ise, soyut usavurmanın, soyutlamanın ve karmaşık ilişkiler kavramının ö ğ renilmiş görevlere uygulanmasını içerir. Birikimli zeka, e ğ itime ve deneyime ba ğ ımlıdır; genel bilgi, sözcük da ğ arcı ğ ı, aritmetik usavurma ya da toplumsal durum testleriyle ölçülür.

36 Her iki zeka türü de yetişkinlerin düşünmede ve sorun çözmede kullandıkları yeteneklerdir. Bir birey yaşam süresi boyunca "bilişsel bir üslup" geliştirir ve sorunları zeka parlaklı ğ ı (akıcı zeka) ya da bilgelik (birikimli zeka) yoluyla çözer. Her iki zeka türü de çocukluk ve ergenlikte artış gösterir. Akıcı zeka yetişkinlikte derece derece azalmaya başlar, buna karşılık birikimli zeka yetişkinlikte derece derece artmayı sürdürür. Ancak, birikimli zekanın sürekli artışı e ğ itim, bilgi edinme, düşünme, kültürel katılma etkinliklerinin sürmesine ba ğ lıdır (Schiamberng ve Smith, 1982).

37 Zihin gelişiminin evrelerinin ergenlikte tamamlandı ğ ı bilinmektedir. Yetişkin düşüncesinin daha az kendine dönük, daha akılcı, daha pratik oldu ğ u kabul edilir. Yetişkinlikte ortaya çıkan bilişsel örüntülerin bireyin yetişkin yaşamında üstlendi ğ i sorumlulukların ve ba ğ lantıların sonucu oldu ğ u düşünülmektedir. ( Warner Schaie,1982)

38 Schaie yetişkin bilişinde toplumsal vurgulara ve ba ğ lantılara denk düşen dört evrenin varlı ğ ından söz etmektedir.

39 Schaie'ye Göre Bilişsel Gelişim Evreleri Çocukluk ve ergenlik: Kazanım (Piaget'in dört evresi) Genç yetişkinlik: Başarma (amaca yönelik ö ğ renme) Orta Yetişkinlik: Sorumlu (başkalarına ilgi) Yapıcı (toplumsal sisteme ilgi) İ leri yetişkinlik: Yeniden bütünleştirici (bilgelik) Kaynak: Aktaran K.S. Berger, 1988

40 Warner Schaie'nin yetişkin zekasına yaklaşımı biliş ile gelişim görevleri arasında ba ğ lantı kurmaktadır. Bu kuramda yetişkinliktenönceki bilişsel de ğ işimler gitgide daha etkili olan yeni bilgi edinme yollarını yansıtır; yetişkinlik sırasındaki de ğ işimler ise bilgiyi kullanmadaki farklı yolları yansıtır

41 Bu nedenle Schaie'ye göre çocukluk ve ergenlik tek bir evrede yer alır: Kazanım evresi (acquisitive stage) Bu evrede genç insanlar yeni beceriler ö ğ renmeye ve bilgi biriktirmeye çalışırlar. Başarma evresi (achieving stage) Genç yetişkinlik Bu evre yıllar içinde toplanmış bilginin uygulanması evresidir. Genç yetişkinler bilgilerini hem mesleki amaçları do ğ rultusunda, hem de özel yaşamlarında uygulamaya başlarlar.

42 Orta yetişkinli ğ in bilişsel evreleri şunlardır: Sorumlu evre (responsible stage) ve yapıcı evre (executive stage) Bu iki evre zekayı toplumsal olarak sorumlu biçimde uygulama özelli ğ ini getirir. Sorumlu evrede kişiler aile üyelerine ve birlikte çalıştıkları insanlara karşı yükümlülüklerini tanırlar; yapıcı evrede ise sorumluluk aileden ve iş çevresinden topluma do ğ ru genişler.

43 İ leri yetişkinlikte yeniden bütünleştirici evre (reintegrative stage) gelir. İ leri yaşlardaki yetişkinler meslek, aile, toplum ya da ulus sorunlarına yönelmek yerine tek bir alana odaklanırlar. Aşa ğ ıda ayrıntıları açıklanan bu evrelerden geçişi belirleyen nokta, yaş de ğ il gelişim görevleridir.

44 Schaie, bilişsel açıdan çocuklu ğ un ve ergenli ğ in bir kazanım evresi oluşturdu ğ una inanmaktadır; bu evrede bilgi kazanılmakta ve sorun çözme teknikleri ö ğ renilmektedir, bunların genç kişinin yaşamındaki güncel önemine çok az bakılmaktadır. Genç insan bir konuyu "ö ğ renmek için ö ğ renir". Yirmili yılların başlarında bilginin bir ayırım gözetmeden kazanılması evresi aşılır ve başarma evresi'ne girilir; Bu evrede kişi bilgiyi kendini dünyaya yerleştirmek için "kullanır".

45 Orta yetişkinlikte bir sorumlu evre gelir; bu üçüncü evrede kişisel amaçların ailesel amaçlara uygunlu ğ u sa ğ lanır; artık zengin ve güçlü olmak, iyi yetişmiş, mutlu çocukları olmak kadar önemli görünmez. Yine bu evrede bazı yetişkinler yapıcı evre denilen yeni bir özel evreye girebilirler: Bu evredeki kişi geniş toplumsal sistemle ilgilidir. Firma, okul ya da kent yöneticisi olarak aldı ğ ı yükümlülükler sorumlu evredeki kişininkinden çok daha fazla ve derindir. İ leri yetişkinlikte yeniden bütünleştirici evre gelir, burada yaşama bir bütün olarak anlam vermek söz konusudur. Bu evrede kişi, içe do ğ ru dönerek kendi yaşamı üzerine ya da dışa do ğ ru dönerek evren üzerine odaklanır.

46 Zekanın üç ayrı düzeyinin birleştirildi ğ i (bütünleştirici bir model) yaklaşıma Perlmutter üç katlı model (three-tier model) adını vermekedir. Bu modelde; birinci kat "işleme" (processing), ikinci kat "bilme" (knoving), üçüncü kat"düşünme"dir (thinking)

47 Piaget'in kuramı üçüncü kat üzerinde odaklaştı ğ ı halde, faktör analizine dayanan yaklaşımlar ilk iki kat üzerinde yo ğ unlaşırlar. Birinci kat işlev görmeye do ğ umda başlar, ikinci kat çocukluk sırasında ortaya çıkar, üçüncü kat daha sonra belirir ve yetişkinlik boyunca gelişimini sürdürür. Her yeni kat eklendikçe sistem daha güçlü ve etkili olur.

48 Biyolojik temelli olan birinci kattaki işlemler yaşamın ileri yıllarında ya bozulan sa ğ lık ya da biyolojik yaşlanma nedeniyle bozulabilir. Psikolojik temelli olan ikinci ve üçüncü katlar ise yaşlanmadan pek etkilenmezler. Çünkü akıcı zekanın temelini oluşturan biliş mekanizmaları ileri yetişkinlikte, çocukluk, ergenlik ve genç yetişkinliktekinden çok daha az önemli olmaktadır.

49 Üç Katlı Biliş Modeli Üç Katlı Biliş Modeli Kat I (Mekanik beceriler) Temel mekanizmalar; birincil zihinsel işlevler; akıcı yetenekler Kat II (Birikimli beceriler) Sözcük bilgisi; birikimli yetenekler Kat III (Bileşimli beceriler) Mantıksal-matematiksel yapılar; stratejiler; yüksek zihin işlevleri Kaynak: Perlmutter, Aktaran Perlmutter ve Hall, 1992.

50 Perlmutter'e göre Kat I (işleme), dikkat, algı hızı, bellek ve akılyürütme gibi temel bilişsel süreçlerden oluşur (Baltes'in mekanik zekası); bunlar aynı zamanda akıcı zekayı yaratan yeteneklerdir. Bu katta bebeklikte ve ilk çocuklukta gelişim olur, daha sonra bilişsel süreçlerde kararlılık görülür. Kat II (bilme) dünyaya ilişkin bilginin birikmesinden oluşur (Baltes'in pragmatik zekası). Bilme dış deneyimlerle gelişir ve uyum göstermeye olanak veren temel bilgiyi sa ğ lar; bunlar aynı zamanda birikimli zekayı yaratan yeteneklerdir. Bu kat dışsal deneyimlere ba ğ lı olarak yaşam boyunca gelişir (kimi yazarlar, orta ve ileri yetişkinlikte yavaşlamasına karşın, bu kattaki gelişimi yetişkin zekasının başat özelli ğ i sayarlar).

51 Kat III (düşünme) yalnızca üst bilişin ortaya çıkmasından sonra gelişir. Bu kat bilgiyle u ğ raşma stratejilerinden ve yüksek düzeyde uyum göstermeye olanak veren yüksek zihinsel işlevlerden oluşur. Bu kat Piaget'in soyut işlemlerinin özelli ğ i olan mantıksal-matematiksel düşünceyi, aynı zamanda G. Labouvie-Viefin önerdi ğ i soyut-sonrası düşünceyi içerir (Perlmutter ve Hall, 1992).

52 Piaget'in bilişsel gelişim evreleri soyut düşünce ile son bulmaktadır: Soyut işlem evresinde kişi varsayımlı-tümdengelimli akıl yürütmeyi başarabilmektedir. Ancak bu evreye ulaşabilmesi için ergenin olgunlaşması ve e ğ itim deneyimini tamamlaması gerekmektedir. Soyut düşünme yetene ğ i ortaya çıktıktan sonra kişi mantıksal kanıtlar üzerinde düşünebilir ve mantık süreçlerini çeşitli sorunlara (özellikle matematik ve fizik ilkelerini içeren problemlere) uygulayabilir.

53 Soyutdüşünme yetene ğ i tam anlamıyla gelişti ğ inde kişiyi mantıksal ilişkileri kurmaya, belirli bir mantıksal sistemin bütün varsayımlı olasılıklarını görmeye yetenekli kılar. Ancak bu noktada önemli bazı sorular ortaya çıkmaktadır.

54 G. Labouvie-Viefe (1985) göre, geleneksel olgun düşünce modelleri nesnel, mantıksal düşünceyi vurgulamakta, buna karşılık öznel duygulara ve kişisel yaşantıya daha az önem vermektedirler. Oysa gerçek olgun, uyumlu düşünce, soyut, nesnel düşünme biçimleri ile duruma duyarlılıktan do ğ an öznel, anlatımcı biçimler arasındaki etkileşimi içerir. Yetişkinin bu bileşimi gerçekleştiren düşünce biçimine uyumsal düşünce (adaptive thought) adı verilmektedir.

55 Kimi kuramcılar da bilişin en ileri biçimi olarak diyalektik düşünce'yi (dialectical thought) önermektedirler. Diyalektik düşünce, bir fikrin iki kutbunu da aynı anda düşünmeyi ve sonra bunları bir bileşim içinde birleştirmeyi, böylece özgün düşünce ile onun karşıtını bütünleştirmeyi sa ğ lar. Dünyada yaşanan sistemler kapalı olmaktan çok açık oldukları ve sürekli de ğ işimler kaçınılmaz oldu ğ u için diyalektik süreç de süreklidir.

56 Gündelik yaşamda diyalektik düşünce bir insanın inançlarının ve yaşantılarının, karşılaştı ğ ı bütün çelişkilerle ve ba ğ daşmazlıklarla sürekli bütünleşmesi demektir.

57 Zihin gelişiminde soyut işlem yetene ğ i kişiyi yetişkinlerin dünyasına girmeye hazırlayan en önemli etkendir. Ancak soyut işlem yetene ğ i gelişirken bireyin kişilik yapısını da gelişti ğ ini unutmamak gerekir; bu ba ğ lamda, kişinin kendini algılayışından ahlak anlayışına kadar pek çok şey de de ğ işmektedir..

58 Yetişkinlikte, hem çocuklu ğ un tümevarımcı usavurma (inductive reasoning) biçimi, hem de ergenlikten itibaren kazanılan tümdengelimci usavurma (deductive reasoning)biçimi kullanılır. Başka bir deyişle, en gelişmiş toplumlarda bile bireylerin hepsinin soyut düşüncenin en ileri düzeylerine ulaşamadıkları görülmektedir

59 Bunun temel nedeni, bireyin toplum tarafından yeterince uyarılmaması, toplumdan yabancılaşma nedeniyle bu düşünme biçiminden isteyerek ya da istemeyerek uzaklaşmasıdır. Günümüzde yo ğ un çevre sorunları kimi bireyleri kent ve sanayi yaşamından uzaklaştırırken, do ğ al ve somut olana yaklaşma ba ğ lamında, soyut düşünme biçimlerinden de kaçmaya yol açabilmektedir.

60 Prof. Dr. BEK İ R ONUR Prof. Dr. BEK İ R ONUR ( 1994). Gelişim Psikolojisi (3. baskı) Ankara. Kimmel Douglas C.(1974) Adulthood and Aging, John Wiley and Sons Inc., New York Perlmutter Marion ve HALL Elisabeth(1992) Adult Development and Aging, John Wiley and Sons, New York R.J. Havighurst.(1953) Human Development,.( aktaran Liebed ve Wicks- Nelson. 1981). Schiamberg L.B ve Smşth J.U. (1982) Human Development, MacMillan Publication,New York.


"GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA GENÇ YET İ ŞK İ NL İ KTE PS İ KOLOJ İ K OLGUNLAŞMA." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları