Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MEHMET ZEYNELOĞLU İMAM-HATİP AKYAZI - ÇAKILLIK MAH.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MEHMET ZEYNELOĞLU İMAM-HATİP AKYAZI - ÇAKILLIK MAH."— Sunum transkripti:

1 MEHMET ZEYNELOĞLU İMAM-HATİP AKYAZI - ÇAKILLIK MAH.

2 EŞLER ARASINDA SEVGİ VE MERHAMET صَلُّوا عَلى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ صَلُّوا عَلَى طَبِيبِ قُلُبِناَ مُحَمَّدٍ صَلُوا عَلَى شَفِيعِ ذُنُبِناَ مُحَمَّدٍ رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَ يَسِّرْ لِي اَمْرِي واحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي سُبْحَانَكَ لاَ عِلمَ لَنَا إلاَّ مَا عَلَّمْتَنَا إنَّكَ أَنْتَ العَلِيمُ الحَكِيمُ سُبْحَانَكَ لاَ فَهْمَ لَنَا إلاّ ماَ فَهّمْتَناَ إنَّكَ أنْتَ الجَوادُ الكَرِيمُ Euzü Besmele Muhterem Müslümanlar Bu günkü sohbetimizde toplumun temelini teşkil eden ailenin kurulmasında ve sağlıklı bir şekilde varlığını sürdürmesinde önemli bir yeri olan eşler arasındaki sevgi ve merhametten bahsedeceğim. وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُم مِّنْ أَنفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِّتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُم مَّوَدَّةً وَرَحْمَةً إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ Cenabı Hak yarattığı varlıklar içinde insanı mümtaz bir konumda yaratmış bahşettiği özelliklerle diğer varlıklardan ayırmıştır. İnsanın bu farklı yapısı ve taşıdığı değer Kur’an-ı Kerim’de de beyan edilmiştir: لَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنسَانَ فِي أَحْسَنِ تَقْوِيمٍ. Biz insanı en güzel biçimde yarattık. (Tin 95/4) اَلحَمدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ والسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى اَلِهِ وَاَصْحَابِهِ اَجْمَعِينَ

3 Peygamber efendimizin aile içindeki iletişimi Hz. Peygamber aile içi iletişimde öncelikle sevgi ve hoşgörü ilkesini esas almıştır. Esleriyle, çocuklarıyla ve akrabalıyla iletişim kurarken sevgi ve hoşgörüye önem vermiştir. Aile içinde kimseyi ayıplamaz, küçük düşürmez. Yanlış davranışları bile güzellikle çözerdi.

4 AİLENİN TOPLUMDAKİ YERİ Aile toplumun temelidir. İnsan gerçek huzur ve mutluluğu ailede bulur. Maddi ve manevi ihtiyaçlarını aile ortamında karşılar. Çeşitli kötülük ve olumsuz etkilerden karşılayacağı ailenin koruyucu ortamına sığınarak kurtulur. Aile neslin devamı için de yegane kurumdur. Kısaca aile maddi ve manevi bakımdan insanın ihtiyaç duyduğu, onsuz yapamayacağı, fert ve cemiyet hayatının sağlıklı ve düzenli bir şekilde yürümesini sağlayan vazgeçilmez bir müessesedir. Bilindiği gibi aile bilindiği gibi karı ve kocadan oluşur. Allah Teala insanı iki karşı cins olarak yaratmış bunların bir araya gelmesinden de neslin devamını irade ve takdir buyurmuştur. Bakınız Cenab-ı Hak Kerim kitabında bu keyfiyeti nasıl dikkatlerimize sunuyor: يَا أَيُّهَا النَّاسُ اتَّقُواْ رَبَّكُمُ الَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالاً كَثِيرًا وَنِسَاء Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. (Nisa 4/1)

5 SEVGİ TEMELLİ AİLE Kâinatın temeli sevgi üzerine kuruludur. Sevgi, aile mutluluğunu besleyen ana kaynaktır. Bu kaynağın tıkanması durumunda aile saadeti de tehlikeye girer. Nitekim Rabbimiz de evlilik hayatının gerekli şartlarından olan sevgiyi, kalplerin kaynaşmasına vesile kılmaktadır. Zira Kur’an’da belirtildiği gibi kalplerin kaynaşması ancak Allah’ın dilemesiyle olur. Eşlerin davranışları kalplerin kaynaşması için bir vasıta olmalıdır. Bunu başarabilen eşler, ruh ve beden sağlığı açısından da şanslı- dırlar. Sürekli didişme içinde olan eşler ise bu ön şartı yerine getirmediklerinden aralarındaki muhabbet azalmaya, kalp birlikteliği kaybolmaya başlar, boşanarak aile hayatını yıkmasalar dahi psikolojik sıkıntılara maruz kalıp sağlıklarını kaybedebilirler. Bu nedenle eşler birbirlerine verdikleri değer, sevgi ve saygıyla mutluluk ağacını dikmeli, çocuklar da bu mutluluğun meyveleri olmalıdır. Mutlu olmayan eşler, mutlu çocuklar yetiştiremezler.

6 Hz. Peygamber aile içi iletişimde önemli olan sevgiyi, sözleriyle ve davranışlarıyla bizzat göstermiştir. Ve sevgiyi açıkça göstermekten çekinmemiştir. "Sizden biri, bir başkasını sevdiğinde bu sevgisinden onu haberdar et­sin.« (Ebu Davud 35/ edeb 122)

7 AİLENİN OLUŞUMU Aileyi oluşturanlar, iki farklı ailede hayatı yaşamış iki farklı kişilik iken, aile oluşturmanın gereği olarak bir teknede yoğrulmuşlardır. Eşlerin uyumlu olmaları, her konuda aynı fikirde olmaları sonucunu doğurmadığı gibi, her konuda aynı fikirde olmak da uyumlu bir hayatın tek sebebi değildir. Evlilikte de uyum şartı olan “bir ortak görüş, düşünüş, zevk ve değerlendirme alanı” vardır. Genel kabul gören konular dışında yoruma, tercihe ait konularda farklı görüşler hayata renk katar, değişiklik ve zenginlik getirir. Eşler arasında tartışma olabilir. Tartışmanın amacı üstün çıkmak değil, en doğru ve en makul olanı gerçekleştirmektir. Eşler arasında baskı değil ikna,çatışma değil uzlaşma, nefret değil sevgi, saldırı değil iletişim olmalıdır

8 Eşlerin karşılıklı hak ve sorumlulukları Bir aile yuvası çatısı altında buluşan esler, evlendikleri andan itibaren karşılıklı bir takım hak ve sorumluluklar altına girerler. Kur’anda Yüce Allah bu konuda şöyle buyurmaktadır: “ وَلَهُنَّ مِثْلُ الَّذى عَلَيْهِنَّ بِالْمَعْرُوفِ وَلِلرِّجَالِ عَلَيْهِنَّ دَرَجَةٌ وَاللّهُ عَزيزٌ حَكيمٌ …” “... Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakları gibi. Kadınların da erkekler üzerinde belli hakları vardır. Ancak erkekler bu haklarda kadınlara göre bir derece üstünlüğe sahiptirler. Allah azizdir. Hakimdir.” (Bakara 2/228). Peygamber efendimiz de veda haccında karı koca haklarıyla ilgili şöyle buyurmuşlardır: أﻻ وإن لكُمْ على نسائكمْ حقاً، ولنسائكُمْ عليكم حقاً “(Ey erkekler) Sizin kadınlarınız üzerinde hakkınız olduğu gibi kadınlarınız da sizin üzerinizde hakları vardır.” Tirmizî, Tefsir, 10. V, 274.

9 EŞLERİN KARŞILIKLI HAKLARI 1. Emanet: Eşler, birbirlerinden son derece emin olmalı ve birbirlerine güvenmelidirler. Birbirlerinden saklı gizli bir işleri olmamalıdır. Zira onlar hayatı paylaşan iki ortaktırlar. Ortaklar ne kadar dürüst olurlarsa Allah onlara yardım eder. Hilekarların ortağı şeytandır. İhlaslı, samimi ve dürüst olan birbirlerine hayır ve sabır tavsiyesinde bulunan, hayatın acı tatlı günlerinde destek olan eşler olmaları gerekmektedir. 2. Birbirlerine güven vermeleri gerekir. Birbirlerini şüpheye düşürecek söz ve davranışlardan kaçınmalıdırlar. 3. Karşılıklı sevgi ve saygı bulunmalıdır. Taraflardan birinin, diğerini saygı duymadığı, sevgi beslemediği evlilik, ya tuzsuz bir yemek gibi tat vermez, ya da günün birinde yıkılır. 4. Aile yuvasına karşılıklı iyi niyet ve iyi davranış hâkım olmalıdır. Yüce Allah Kur’anda: وَلَا تَنْسَوُا الْفَضْلَ بَيْنَكُمْ اِنَّ اللّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصيرٌ … “Aranızda iyilik ve ihsanı unutmayın. Şüphesiz Allah yapmakta olduklarınızı hakkıyla görür” buyurmaktadır (Bakara 2/237).

10 EFENDİMİZ (S.A.V)İN TAVSİYESİ اسْتوْصُوا بِالنِّساءِ خيْراً ، فإِنَّ المرْأَةَ خُلِقَتْ مِنْ ضِلَعٍ ، وَإِنَّ أَعْوجَ ما في الضِّلعِ أَعْلاهُ ، فَإِنْ ذَهبتَ تُقِيمُهُ كَسرْتَهُ ، وإِنْ تركتَهُ ، لمْ يزلْ أَعوجَ ، فاستوْصُوا بِالنِّسَاءِ ». وفي رواية في الصحيحين :« المرْأَةُ كالضلعِ إِنْ أَقَمْتَها كسرْتَهَا ، وإِنِ استَمتعْت بِهَا،اسْتَمتعْت وفِيها عَوجٌ ». وفي رواية لمسلمٍ : « إِنَّ المرْأَةَ خُلِقتْ مِن ضِلَعٍ ، لَنْ تَسْتقِيمَ لكَ علَى طريقةٍ ، فَإِنْ استمتعْت بِهَا ، اسْتَمتَعْتَ بِهَا وفِيها عَوجٌ ، وإِنْ ذَهَبْتَ تُقيمُها كسرتَهَا ، وَكَسْرُهَا طلاقُها “Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum; vasiyyetimi tutunuz. Zira kadın kısmı kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Kaburga kemiğinin en eğri yeri üst tarafıdır. Eğri kemiği doğrultmaya kalkarsan kırarsın. Kendi hâline bırakırsan, yine eğri kalır. Öyleyse kadınlar hakkındaki tavsiyemi tutunuz. ”(7)

11 AİLE MAHREMİYETLERİ Herhangi bir ihtilâf durumunda da kalıcılığın devamı için aile içi mahremiyete saygı ve buna bağlı olarak aile içi sorunların kendi dinamikleriyle dışarıya taşımadan çözümlenmesi ön görülmüştür. Önce taraflar nezaket ölçülerini çok fazla zorlamadan kol kırılır yen içinde kalır anlayışıyla kendileri sorunlarını çözmeye çalışırlar.( Nisâ (4), 34; Bakara (2), vb.) Eğer başarılı olamazlarsa kadın ve erkeğin birer yakını hakem tayin edilir. (nisa,35)Hakemlerin yakınlardan olmasının temel sebeplerinden birisi de sır saklamaları ve aile mahremiyetini ihlal edecek eylemlerden sakınmalarıdır. İYİ GEÇİNMEK, İKİ KİŞİNİN KUSURSUZ OLMASIYLA DEĞİL, BİRBİRLERİNİN KUSURLARINI HOŞ GÖRMESİYLE OLUR

12 EVLENMENİN ÖNEMİ Herhangi bir ihtilâf durumunda da kalıcılığın devamı için aile içi mahremiyete saygı ve buna bağlı olarak aile içi sorunların kendi dinamikleriyle dışarıya taşımadan çözümlenmesi ön görülmüştür. Önce taraflar nezaket ölçülerini çok fazla zorlamadan kol kırılır yen içinde kalır anlayışıyla kendileri sorunlarını çözmeye çalışırlar.( Nisâ (4), 34; Bakara (2), vb.) Eğer başarılı olamazlarsa kadın ve erkeğin birer yakını hakem tayin edilir. (nisa,35)Hakemlerin yakınlardan olmasının temel sebeplerinden birisi de sır saklamaları ve aile mahremiyetini ihlal edecek eylemlerden sakınmalarıdır. İYİ GEÇİNMEK, İKİ KİŞİNİN KUSURSUZ OLMASIYLA DEĞİL, BİRBİRLERİNİN KUSURLARINI HOŞ GÖRMESİYLE OLUR

13 VEDA HUTBESİNDE NEBİ(S.A.V) Amr İbni Ahvas el–Cüşemî radıyallahu anh, Vedâ haccı’nda Peygamber aleyhisselâm’ı dinlediğini, Allah’a hamd ü senâ edip halka öğüt verdikten sonra Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu söylemektedir: “Ashâbım! Kadınlara iyi davranmanızı tavsiye ediyorum. Vasiyetimi tutunuz. Zira onlar sizin idarenize ve himâyenize verilmişlerdir. Kesin olarak bildiğiniz bir ahlâksızlık yapmadıkları takdirde, onlar üzerinde zorbalık kurmaya hakkınız yoktur. Eğer ahlâk dışı bir hareket yaparlarsa, onları yataklarında yalnız bırakın. Bir yerlerini incitmeyecek şekilde tedip edin. Şayet size itaat ederlerse, artık onlara zarar verecek bir şey yapmayın. Şunu bilin ki, sizin kadınlar üzerinde haklarınız olduğu gibi onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin onlar üzerindeki haklarınız, yatağınızı yabancılardan korumaları, istemediğiniz kimseleri evinize almamalarıdır

14 “En olgun imana sahip mümin huyu en güzel ve ailesine karşı en nazik, lütufkar olanıdır (Nesai, Timizi ve Hakim) Hz. Peygamber aile içi iletişimde yardımlaşmayı da esas almıştır. O, evlilikte esler arasında önemli olan ilkeleri bizzat uygulamıştır. Ev islerinde eslerine yardım etmiş, eslerinin her türlü sıkıntılarıyla yakından ilgilenmiş, onlara her konuda destek olmuştur.

15 KADINLARIMIZIN ÜZERİMİZDEKİ HAKLARI عن مُعَاويَةَ بنِ حَيْدةَ رضي اللَّه عنه قال : قلتُ : يا رسول اللَّه ما حَقُّ زَوْجَةِ أَحَدنَا عَلَيْهِ ؟ قال : « أَن تُطْعمَها إِذَا طَعِمْتَ ، وتَكْسُوهَا إِذَا اكْتَسيْتَ ولا تَضْربِ الْوَجهَ، وَلا تُقَبِّحْ ، ولا تَهْجُرْ إِلاَّ في الْبَيْتِ ». Muâviye İbni Hayde radıyallahu anh şöyle dedi: Yâ Resûlallah! Kadınlarımızın bizim üzerimizdeki hakkı nedir? diye sordum. Şöyle buyurdu: ”Yediğiniz ölçüde yedirmek, giydiğiniz seviyede giydirmek, yüzlerine vurmamak, yaptıkları işin ve kendilerinin çirkin olduğunu söylememek, onları yataklarında yalnız bırakmak gerekirse, bu işi sadece evde yapmaktır. ”(13)

16 AİLEDE İSRAFTAN KAÇINMAK Bütün işlerinde ve davranışlarında orta yolu tutmak Müslüman’ın özelliklerindendir. Kur’an’da, والذين اذا أنفقوا لم يسرفوا ولم يقتروا وكان بين ذالك قواما “Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, ikisi arasında dengeli bir harcamadır” buyurulmaktadır (Furkan 25/67). Hz. Peygamber de, ما أحسن القصد في الغنى ! ما أحسن القصد في الفقر ! أحسن القصد في العبادة “Zenginlikte orta yolu tutmak ne güzeldir; fakirlikte orta yolu tutmak ne güzeldir” buyurmuştur. Dinen haram kılınan ve lüks sayılan şeylerin tüketimi israf olduğu gibi, helal olan yiyecek ve içeceklerin gereğinden fazla tüketilmesi de haramdır. Nitekim Kur’an’da, يا بني آدم خذوا زينتكم عند كل مسجد وكلوا واشربوا ولا تسرفوا، انه لا يحب المسرفين “Ey Âdemoğulları! Her mescitte ziynetlerinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez” buyurulmaktadır Haysemî, Mecma’u’z-Zevâid, Zühd, 36/1.

17 AİLE FERTLERİNE KARŞI ŞEFKATLİ OLMAK Medine döneminde kızı Fatıma ile damadı Ali'nin evlerine, her gün sabah namazına kalktığı zaman, uğrayıp onları namaza kaldırması, O'nun çocuklarının evliliklerinden sonra bile eğitimlerine verdiği önemi göstermesi açısından son derece önemlidir. Hz. Peygamber'e Medine hayatı boyunca on yıl hizmet eden ve O'nun aile hayatını en iyi bilenlerden biri olan Enes b. Malik şöyle der: "Çoluk-çocuğuna ve aile fertlerine karşı Hz.Peygamber’den daha şefkatli olan bir kimse görmedim." Ahmed b. Hanbel, Müsned, Ш/259 Tirmizi, Sünen, Birr ve’s-Sıla, 25/69, ( IV/368

18 EŞİTLİK DUYGUSU Bedir savaşında bazıları kendi nöbetlerini O'na ikram etmek isteyince onlara: "Ne siz benden daha güçlüsünüz ne de Ben, sizin aldığınız sevaptan müstağniyim." demiş ve empatik bir tavırla, insanlarla kendisi arasında eşitlik duygusuna dikkat etmiştir.

19 BİRLİKTE YAŞAMANIN TEMEL ŞARTLARI Onurun her türlü tecavüzden korunması, özel hayatın gizliliği, mesken dokunulmazlığı, aile sırlarının korunması, kişisel kusur ve hataların araştırılmaması, kişilerin arkadan çekiştirilmemesi ve aile hayatının mahremiyetinin korunması temel insan hakkıdır ve birlikte güven ve huzur içinde yaşamanın temel şartıdır Bunlar, İslâm inanç ve ahlâkı açısından çok önemlidir Dinimiz kimsenin evine izinsiz girilmemesini istemekte (Nur, 27-28), onur ve haysiyete saldırıyı, iftira ve gıybeti haram kılmaktadır (Hucûrât, 12; İbn Mâce, Hudûd, 5) “Birbirinizin eksikliğini görmeye ve işitmeye çalışmayın, birbirinizin özel ve mahrem hayatını araştırmayın ” (Müslim, Birr, 28)”

20 AİLE İÇİ ROLLER Evin reisi erkektir. Aileyi geçindirmek, çoluk çocuğun nafakasını temin etmek erkeğe aittir. Kadının aslî görevi ise, kocasını memnun etmek, çocuklarına bakmak ve eviyle meşgul olmaktır. Dinimizin birer ölçü olarak belirlediği roller böyledir

21 SEBEBİ NÜZÜL-AYET ÖNCESİ Medineli bir Müslüman Hanım bir gün Peygamberimiz’e gelerek: Ya Resulallah! Dedi, Günün her hangi bir saatinde biri kapımdan odama dalabiliyor, Görünmek istemediğim bir halde beni görebiliyor. Artık bir ikaz yapsanız da, kimse kimsenin evine, odasına izinsiz girmese, İstemediği bir görüntü içinde iken görmese

22 VE GELEN AYET-NUR SURESİNDE Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere girmek istediğinizde, önce izin isteyerek selam verin, izin verilirse içeriye girin! Verilmezse geriye dönün. İzin verilmeyen eve girmeyin. Kendi evinizin içindeki hane halkı da, Birbirinin odalarına geceleri izinsiz girmesinler. Gündüzleri de istirahat anlarında üzerlerinin açık olabileceği vakitlerde habersiz odaya dalmasınlar! Sizin için doğru ve hayırlı olan budur!..

23 AİLE MUTLULUĞU İÇİN DOKUZ MADDE 1.Sohbet birliği (iletişim, yumuşak söz, usandırmama ) Bir Müslüman, diğer bir Müslüman’a üç günden fazla küs duramaz. İletişim çok önemlidir, karşılıklı saygı ve sevgi ile evliliği yürütmemiz gerekir. İnsan;eti yenilmez,derisi giyilmez ……… 2.Sofra Birliği (endorfin,seratonin) Sofra ortamını eğitim alanına çevirmemiz gerekir. Endorfin ve seratonin mutluluk hormonlarıdır. Mutlu etmeden elde edilen hiçbir bilgi kalıcı değildir. 3.Seyahat Birliği (seyahat ediniz

24 AİLE MUTLULUĞU İÇİN 4. Seccade birliği (inanç) Çocuklarımızı camiye götürüp getirirken mutluluk hormonlarını unutmamalıyız, çikolata oyuncak vs. Önce ahlak, sonra akide, sonra ibadet, sonra ukubat…(Cennet-cehennem-helal-haram) 5. Sevgi Birliği Somut adım ve ifadeler… 6.Sayfa birliği (okumak ) Çocuk ders çalışırken bir de örnek olmalıyız… 7.Samimiyet Ed DinünNasiha (içtenlik-gönlünü koyma) Mesnevinin özü samimiyettir

25 AİLE MUTLULUĞU İÇİN 8.Sistem (günlük yaşam rotası, yetenek analizi,gelişim görevleri, görev ve sorumluluklar,süper dadı ) 9.Sabır (tedricilik-kaizen) Sabır en büyük silahımız olmalı. Fazilet odaklı bakmalıyız. Veren el olmalıyız… Veren el alan elden her zaman üstündür

26 CENNETE UZANAN BERABERLİK Ashabı kiramdan Ebu’d Derda’nın hanımı Ümmü’d-Derda şöyle dua etmişti: Ya Rabbi! Ebu’d-Derda bana talip oldu, dünyadan benimle evlendi. Ben de senden onu talep ediyor, cennette beni ona eş yapmanı istiyorum. Kocası Ebu’d-Derda da: Eğer istediğin buysa ve ben önce ölürsem benden sonra kimseyle evlenme dedi. Neticede Ebu’d- Derda vefat etti. Ümmü’d-Derda çok güzel ve alımlı bir kadındı. Muaviye kendisine evlenme teklifinde bulundu. Ümmü’d-Derda ise şu karşılığı verdi: Asla olmaz. İnşallah cennette Ebu’d-Derda ile evlenebilmem için bu dünyadan kimseyle evlenmeyeceğim. Vefatına yakın Ümmü’d-Derda kocasına: Sen öldükten sonra muhtaç duruma düşersem sadaka kabul edeyim mi? Deyince Ebu’-Derda: Hayır, çalış ve elinin emeğiyle geçin. Ya çalışma gücüm kalmazsa? O takdirde otla idare et fakat sadaka kabul etme, dedi. (İbn Cevzi, Sıfatü’s-Safve, I, )

27 BERABERLİĞİN EN CANLI İFADESİ Beraberliğin en canlı ifadesi evliliktir. Yakınlık mesafeyi çağrıştırır, beraberlik ise bütünlüğü ifade eder. Karı-kocanın bütünlüğü Kur’an-ı Kerim’de şöyle belirtilir: “Hanımlarınız sizin örtünüz siz de onların örtülerisiniz.” (Bakara, 187) En sağlam sözleşme evlilik akdidir. Kur’an-ı Kerim’de bu sözleşme “misak-ı galiz” olarak tanımlanmıştır. Ehli sünnete göre muvakkat (süreli) nikâh caiz değildir.

28 HUZURLU BİR YUVA İÇİN 11 ALTIN KURAL 1. Kadınlar kadar, erkeklerin de görev ve sorumluluğunu bildiren İlahi emirleri daima birlikte hatırlayın. Unutmayın siz onları sadece anne ve babalarından değil Allah’tan emanet olarak aldınız. Nitekim Efendimiz bir hadislerinde “Kadınların haklarını yerine getirme hususunda Allah’tan korkunuz. Zira siz onları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız.” (Müslim, Hacc, 147; Ebû Davud, Menasik, 56) buyuruyor. 2. Sohbet bir ihtiyaçtır. Evinizde eşinizle canlı ve aktif bir sohbet atmosferi meydana getirin ve onunla sohbet edin. Güzel söz ve iltifatın eşinizin gıdası olduğunu unutmayın. 3. Hanımınızın evinizdeki fedakarca çırpınışlarını daima takdirle anın. Ev işi ve çocuk bakımında ona mutlaka yardımcı olun.

29 ALTIN KURALLAR 4. Kendi anne-babanıza, akrabalarınıza gösterilmesini istediğiniz saygı kadar, onun da anne, baba ve yakınlarına hürmetkâr olun. 5. Ne kadar meşgul ve çalışmalarınız ne kadar yoğun olursa olsun mutlaka yalnız eşinize ayıracağınız bir vakit bulun. 6. Evinizin kapısından içeriye girdiğinizde işyerinde yaşamış olduğunuz problemleri kapının dışına atarak içeriye mütebessim bir çehre ile girin. 7. Arada sırada ufak da olsa hediyelerle eşinizin gönlünü alın.

30 ALTIN KURALLAR 8. Hanenizi ilgilendiren hususlarda eşinizle istişare etmeyi ihmal etmeyin. Ondan gizli işler yapmayın. 9. Çocuklarınız da olsa kimsenin yanında onu azarlamayın ve onu çevrenize şikayet etmeyin. 10. Yersiz kıskançlıklarla huzurunu bozmayın. 11. Eşinizin hatalarını ararken, sizin de mükemmel ve kusursuz olmadığınızı düşünün

31 NETİCE İTİBARİYLE Sevgi ve saygı ile kurulan bu kutsal ocağın tütmesi için her türlü fedakârlıktan kaçınmamalı, birbirlerinin eksik ve kusurlarını değil iyi ve güzel yanlarını ön plana çıkarmalı, hayatı hürmet ve şefkat ekseninde paylaşmalıdır. Unutmayalım ki, sevgi ve anlayış eksikliğinden geçimsizlik, geçimsizlikten ise kötü muamele ve şiddet doğabilmektedir. Özellikle evliliklerini sağlam temeller üzerine kuramamış veya evliliğin devamlılığı için ön şartları yerine getirememiş eş- ler arasındaki geçimsizlik, boşanmalara yol açmakta, çocuklar üzerinde de onarılmaz vasıfta menfi tesirler meydana getirmektedir.

32 NETİCE İTİBARİYLE Ailenin merhamet çeşmesinden kana kana içmelidir her bir fert, özellikle de çocuklar ve yaşlılar. Analarının göğsünden emdikleri süt kadar besleyici ve şifalıdır merhamet pınarları küçükler için. Sevgi ve rahmet esintilerinin kapladığı bir aile ocağı, sevgi depoları dolu, özgüven sahibi, kendisi ve çevresiyle barışık çocukların yetişmesi için en verimli ortamı sağlayacaktır

33 SONUÇ OLARAK Sonuç olarak ilgili ayetlerin ve hadislerin ifadesi ile evliliğin ve aile olmanın sadece biyolojik ihtiyaçların karşılanması olmadığını, bunun ötesinde manalar taşıdığını koyar ortaya. Sevgi ve merhamet pınarları da kurursa şayet, neyimiz kalır ki başka? Gelin közünden canlandıralım yeniden aile ocağının meveddet ve rahmet ateşini, daha çok pişmeye ihtiyacımız var, öyle değil mi?


"MEHMET ZEYNELOĞLU İMAM-HATİP AKYAZI - ÇAKILLIK MAH." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları