Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MIS 114 BUSINESS LAW DERS NOTLARI. 1.1.2.Sosyal Düzen Kuralları Din kuralları Ahlak kuralları Görgü kuralları Hukuk kuralları TOPLUMSAL KURALLAR.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MIS 114 BUSINESS LAW DERS NOTLARI. 1.1.2.Sosyal Düzen Kuralları Din kuralları Ahlak kuralları Görgü kuralları Hukuk kuralları TOPLUMSAL KURALLAR."— Sunum transkripti:

1 MIS 114 BUSINESS LAW DERS NOTLARI

2 1.1.2.Sosyal Düzen Kuralları Din kuralları Ahlak kuralları Görgü kuralları Hukuk kuralları TOPLUMSAL KURALLAR

3 Hukuk Kuralları Bu kurallar doğrudan doğruya bireylerin dış ilişkilerini düzenler.Toplumun barış,güven ve huzur içinde yaşayarak korunmasını Hukuk kuralları toplum yaşamını düzenleme,toplumun gereksinimlerini sağlama ve adaleti gerçekleştirme amaçlarını bünyesinde barındırır.

4 Adalet Adalet ;insanın daima peşinde olduğu bir kavramdır.Hukukun son ve temel amacı adaletin sağlanmasıdır.Esas anlamı ahlaki vazifelerin tamamen yerine getirilmesidir.Hukukun kurallarının temel amacı başlarına zarar vermeden dürüst yaşamak ve herkese hakkı olanı vermektir. Geniş anlamda adalet: Erdem,bilgi yani akıl yolu ile eniyiye ulaşma ile sağlanan adalet yani idesel adalettir. Dar anlamda adalet: Dünya nimetlerini paylaşırken ne kendine ne de başkasına zarar vermeden hareket etmeyi amaçlar.Aristo’nun dar anlamda adaleti ikiye ayırarak yorumlar. aa) Dağıtıcı adalet : Toplumdaki faaliyetlerden elde edilen gelir ve zenginliğin aynı mevki ve rütbedeki insanlar arasında onların yetenekleri ile doğru orantılı olarak dağıtılmasıdır. bb) Denkleştirici adalet : İnsanlar arasında eşya ve hizmetlerin mübadelesinde bozulan dengenin düzeltilmesini sağlamaya yöneliktir.Hiç kimse verdiğinden fazlasını almamalıdır.

5 Objektif Adalet Adaletin içeriğini belirlmek için objektif adalet ile kişisel adaleti birbirinden ayırmak gerekir.Objektif adalet genel adalet duygularına uygun olan hukuk kuralları ile sağlanır.Her zaman hukuk kuralının doğrudan uygulanması kişisel adalete uymayabilir.Yargının verdiği bir karar ile masum bir insan zarar görebilir bu durumda kişisel adaleti sağlamak için ve olası adaletsiz durumu düzeltmek için bireye bir üst yargı makamına başvurma hakkı tanınmaktadır.

6 Bireysel Adalet-HAKKANİYET Hakkaniyet kuvvetler ayrılığının bulunmadığı hukuk sistemlerinde ilk olarak karşımıza çıkar.Nedeni ise aynı kişi veya aynı organ kanun koyucu ve uygulayıcıdır.Bu durum da hükümdar veya meclisin yetki verdiği kimseler eğer kanunda konu ile ilgili boşluklar var ise onların namına karar vererek adaletin sağlanmasına yardımcı olur. Common Law hukuk sistemi içinde hakkaniyet hukuku doğmuş ve bugünkü anlamını kazanmıştır.Hakkaniyet ve adalet kavramları farklıdır.Hakkaniyet kavramı olayın özelliklerini ve olaydaki menfaat dengesini gözönünde tutarak o olaya en uygun çözüm yolunu bulmak için araçtır.

7 a)Özel Hukukta Hakkaniyet ve Hakimin Takdir Yetkisi Medeni Kanunumuz hakime takdir hakkı verdiği halleri kullandığı terim ile belli eder.Örneğin halin icabı,haklı nedenlerin varlığı gibi tariflemeler ile hakime takdir yetkisi tanır. Hakkaniyete göre takdir hakkının kullanılması adalete uygun olmayan hukuk kuralının değiştirilmesi değil,sadece uygulanan hukuk kuralının kişisel adalete uygun olarak değerlendirilmesidir

8 Ceza Hukukunda Hakimin Takdir Yetkisi aa)Ceza hukukunda suçun nevinin belirlenmesinde hakimin takdir yetkisi yoktur.suçta kanunilik prensibine göre bir fiilin suç tanımı kanunda yapılır.Yasada suç sayılmayan fiil için ceza veremez. bb)Cezanın tesbitinde yetkisi vardır.Yasa ile belirlenmiş en alt ve en üst sınır arasında ceza verebilir. cc)Yasada belirtilen hallerde cezanın yerine getirilmesini yani infazını tecil edebilir. dd)Yasanın belirttiği hakimin takdirine bıraktığı mesela hırsızlık malının değerinin belirlenmesi gibi hallerde takdir yetkisi vardır.

9 HUKUK KAVRAMI ve TANIMI.“ Hukuk,toplumsal yaşamda kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen ve uyulması kamu gücü ile desteklenmiş sosyal kurallar bütünüdür.” Hukuk,toplumun genel yararını veya bireylerin ve toplumun ortak iyiliğini sağlamak amacıyla yetkili makam tarafından konulmuş ve devlet yaptırımları ile donatılmış sosyal kurallar bütünüdür.”

10 Hukuk Kurallarının Yaptırım Gücü Vardır. a)Ceza:Hürriyeti bağlayıcı veya para cezaları b)Zorla icra(Cebri İcra):Borcunu ödemeyen borçluya karşı girişilen icra takipleri c)Zararın tazmini:herhangi bir haksız eylemden dolayı uğranılan zararın para ile tazmini. d)yapılan hukuki bir işlemin geçerli olmaması e)yapılan bir hukuki işlemin iptal edilmesi.

11 a)Hukuk kuralı bir davranış kuralıdır. b)Hukuk kuralı bağlayıcı bir karakter taşır.Emirler verir,izinverir veya yasaklar koyar. c)İlke olarak hukuk kuralı zorlayıcıdır. d)Hukuk kuralları soyut ve geneldir ve herkes için geçerlidir. e)Hukuk kuralı devamlılık arzeder.Yürürlüğe girdiği tarihten kaldırılıdığı tarihe kadar uygulanabilir olmasıdır. Hukuk Kuralının Analizi ve Özellikleri

12 Hukuk Kuralları :Emredici ve Yedek Hukuk Kuralları Hukuk kuralları niteliklerine göre aksi kararlaştırılamayan yani emredici ve aksi kararlaştırlabilen yani yedek hukuk kuralları olarak ikiye ayrlabilirler.Bunların haricinde bir hukuki kavramın anlamını kanuni unsuru ve şartlarını belirten kurallara da tanımlayıcı hukuk kuralları denir.

13 Emredici Hukuk Kuralları aa) Hukuk kuralının yazılış şeklinden anlaşılabilir.Yasa metinleri sonunda cümle yapılamaz,dava edilemez veya aksi kararlaştılamaz gibi bitiyor ise o kuralın emredici olduğu anlaşılır. bb)Hukuk kuralının amacı emrediciliğini belirler.

14 Aşağıdaki Kurallar Emredicidir. Toplum yararını koruma amaçlı kurallar Devletin bünyesini,temel yapı ve örgütünü belirleyen kurallar Ekonomik,sosyal veya fiziki durumlar sebebi ile zayıfların korunması amacını güden kurallar Hukuki bir işlemin şeklini ilgilendiren hükümler, İnsan hak ve hürriyetini ve kişilik haklarını korumak amacı güden hukuk kuralları

15 Yedek Hukuk Kuralları aa)Tamamlayıcı hukuk kuralları:Bu kurallar tarafların hukuki işlemlerinde düzenlemedikleri noktaları,tarafların olası iradeleri yerine geçerek tamamlar ve boşlukları doldururlar. Yorumlayıcı Hukuk Kuralları:Bu kurallar hukuki işlem yapılırken tarafların kullandıkları ne anlama geldiği anlaşılamayan niyetlerini,beyan ve davranışlarını yorumlar.Örneğin;Borçlar kanunu 75.madde aybaşı,ay ortası gibi zamanların ayın hangi gününe geldiğini açıklar.

16 Kanuna Karşı Hile Kanuna karşı hile;emredici bir kanun hükmü ile yasaklanan amaca bu hükmün uygulanmasını bertaraf ederek ulaşmaktır. Kanuna karşı hilenin yaptırımı;yapılan işlemin geçersiz kılınmasıdır.Buna karşı aksi görüşlerde vardır.Bu olayı hakkın kötüye kullanılması olarak yorumlayan bazı hukukçular kanuna karşı hilenin yaptırımının hakkın kötüye kullanılmasına uygulanan yaptırımın aynısı olması gerekir görüşündedirler.

17 Hukuk KurallarınınÇeşitli Görünümleri ve Başlıca Hukuk Sistemleri a) Pozitif Hukuk b)İdeal Hukuk (Doğal Hukuk) c)Objektif Hukuk d)Sübjektif Hukuk

18 Hukuk Sistemleri a) Roma-Germen Hukuk Sistemi b) CommonLaw Hukuk Sistemi c)Sosyalist Hukuk Sistemi d)Dinsel Hukuk Sistemi

19 HUKUKTA İRADE İRADENİN BAĞIMSIZLIĞI İLKESİ Insan kendi hürriyetini,kendi iradesi ile kısıtlayabilir.İnsanların aralarındaki hukuki işlemleri diledikleri gibi düzenleme husunda tanınmış genel ilkedir.İradenin bağımsızlığı ilkesi devlet baskısından korunarak iradenin özgürce açıklanmasını ister.İradenin bağımsızlığı aşağıdaki şekilde sıralanarak açıklanabilir. İrade adalet ve hakkaniyeti sağlama gücüdür.İnsan ancak kendi iradesini sınırlayarak borç altına girebilir. İradeyi sınırlayan kanun hakimiyeti değil,insan iradesinin açıklanması sonucu meydana gelen özel hukuk ve idare hukuku sözleşmeleridir. İnsan iradesinin meydana getirdiği sözleşme, sadece özel hukukun değil kamu hukukunun ve devletinde temelini teşkil eder.

20 SÖZLEŞME SERBESTİSİ İLKESİ Sözleşme yapma veya yapmama serbestisi Sözleşmenin diğer tarafını seçme ilkesi Sözleşmenin tipini seçme serbestisi Sözleşmenin düzenlemesi serbestisi ilkesi

21 HUKUKSAL İŞLEM,HUKUKSAL OLAY,HUKUKSAL EYLEMLER ve HUKUKSAL İŞLEMLERDE İRADENİN ROLÜ Hukuksal olay Toplumsal yaţamda ve toplumu meydana getiren kişilerin günlük yaşamlarındabir çok olay meydana gelir.Bunlardan kendilerine hukuki sonuç tanınanlarına hukuksal olay denir. Hukuksal eylem İnsan iradesi sonucu olan ve hukuk düzeni tarafından kendilerine hukuksal sonuç bağlanan olaylara hukuksal eylem denir. Hukuksal işlem Bir ya da birden çok kişinin hukuki bir sonuç yaratmak amacına yönelmiş olan ve hukuk sayesinde o sonucu yaratabilen irade açıklamalarına hukuksal işlem denir.Hukuk düzenin uygun gördüğü belirli bir hukuki sonucu elde etmek için irade açıklamasıdır.

22 Hukuksal işlemin ögeleri İrade açıklaması Hukuki sonuç doğması İrade beyanları ikiye ayrılır.Bunlar açık irade beyanları ve zımni (gizli -dışa açıklanmamış) irade beyanlarıdır.

23 HUKUKSAL SONUÇ DOĞURAN İŞLEMLERİN SAKATLIKLARI VE GEÇERSİZLİK TÜRLERİ Hukuksal işlemin değerini etkileyecek eksiklikleri bulunan işlemlere sakat işlemler denir.Hukuksal işlemlerin sakatlığından söz edebilmek için irade bozukluğu veya hukuka aykırı davranışların bulunması gerekir. Hukuki işlemin yapılış iradesinde herhangi bir sakatlık bulunmamakla beraber kanun aradığı biçimsel koşullara uyulmadığında amaçlanan hukuki sonuca varılması mümkün değildir.Bu durmda hukuka uygun olmayan bir yol ile hukuki sonuç elde edilemez.

24 Sakat Hukuki İşlemin Doğurduğu Sonuçlar Yokluk:Bir hukuksal iţlemin ana ögelerinde belirgin sakatlıklar eksiklikler vardır.Bu yüzden hukuksal sonuş doğurmaları mümkün değildir.Bu tip işlemlerin ortadan kaldırılaması için yargı kararına gerek yoktur. İptali gereken işlemler veya Kesin geçersiz işlemler:Kurucu ögelerin tümü olduğu halde önemli bir sakatlık vardır ve bu sakatlık giderilemeyecek ve herkes için var olacak bir geçersizlik ise böyle işlemler kesin geçersizdir.Bir diğer deyişle mutlak butlan ile batıldır ve yargı kararı ile ortadan kaldırılıabilir.

25 Diğer geçersizlikler İptal edilebilen işlemler veya Göresel geçersiz işlemler:Bu tip hukuksal işlemler iptali istenmediği sürece geçerlidirler.Hukukta nispi butlan olarak adlandırılırlar. Hata veya hile sonucu yapılmış bir sözleşme feshedilmedikçe geçerlidir.Bu işlemlerin iptaline yargı kendiliğinden karar veremez ancak işlemin iptali istendiği takdirde ve hukuki işlemin hata veya hileye düşülerek yapıldığı ispat edilirse iptal edilebilir. d)Sonucu askıda kalan işlemler:Hukuki işlemin kurucu ögeleri tamalanmasına rağmen hukuksal sonucu engelleyici bir olayın bulunması yüzünden,yöneldikleri hukuksal sonucu doğuramayan ancak sonradan çıkan hukuksal engeli düşürücü bir olay gerçekleştiğinde sözkonusu hukuksal sonucu işlemin başından beri doğurmuş duruma gelir. e)Aksak İşlemler :Bir hukusal işlem tüm ögeleri tamam olduğu halde bir taraf için hukuksal sonuç doğurmuyor ise aksak işlem veya topal işlem olarak adlandırılır.

26 HUKUKSAL İŞLEMLER VE EYLEMLERDE DÜRÜSTLÜK VE İYİNİYET Hukukta hakkın iyiniyetle kullanılması M.K.2.madde (Objektif iyi niyet) Burada aranan dürüstlüktür.Dürüstlük makul bir insanda aranan bir davranış şeklidir.Ölçüsü ise normal bir kişinin iç aleminde oluşmuş düşünceler değil,toplum tarafından o kişiden beklenilen davranışlardır. Hakkın kötüye kullanılması: Bir hakkın dürüstlük kuralına aykırı biçimde kullanılmasına hakkın kötüye kullanılması denir.Kişinin kendine sağlanmış bir hakkı sosyal ve ekonomik çıkarları doğrultusunda saptırarak kullanması bu kavramın içine girer.

27 MK.Madde 3 İyi niyet karinesi (Sübjektif iyi niyet) Medeni kanun iyiniyet konusunda bir karine kabul eder.Bu karineye göre bir hakkın doğumu için iyiniyet şart olunan hallerde asıl olan iyiniyetin varlığıdır.Buna göre iyi niyetin varlığı farz olunduğu zaman buna hak kazanan kimse ayrıca iyi niyetli olduğunu ispatlamak zorunda değildir.Ancak burada bir ölçü vardır.Hakkı kazanan kimsenin kazanım anında iyi niyetli olmasıdır.Bunun anlamı şudur;hakkın doğumuna engel olan durumu bilmeyen ve kendisinden beklenen özeni gösterse dahi bunu bilemeyecek konumda olan kişideki mazur görülebilecek bilgi eksikliği veya yanlışlığıdır.

28 İNSAN HAKLARI VE HÜRRİYETİ HUKUK KAVRAMI OLARAK KİŞİ VE TÜRK HUKUKUNDA KİŞİ ve KİŞİLİK İnsan-Kişi Kavramı Hukukun ve koruduğu düzenin başlıca varolma kaynağı insandır.İnsan ilişkilerini düzenlemek hukukun birinci amacıdır.

29 Türk Hukukunda Kişi ve Kişilik Medeni Kanunumuzun 8.maddesi kişinin medeni haklardan yararlanacığını bu kuralın istisnası olamayacağını belirtir.Henüz doğmamış çocuk,sağ doğmak kaydı ile hak ehliyetine sahiptir.Hak ehliyeti medeni haklardan yararlanma ehliyetidir.MK madde 8/2’de her kişi haklara ve borçlara ehil olmakta eşittir kuralını getirir.Kuralın istisnaları yaş gibi insan doğasından kaynaklanan istisnalardır.

30 Kişilik Kişilik kavramı ise benlik ve bilinç sahibi olma şartlarını da eklediği için daha geniştir.Dolayısıyla kişinin sadece kendine ait özel yaşamı ile ilgili hertürlü sırrını yine kendisi bilme hakkına sahiptir.Bu hakka yapılacak hertürlü yasadışı girişimi engelleme hakkı vardır.Kişi sadece hak ehliyetine sahiptir.Kişilik kavramı ise içinde hak ehliyetinin yanısıra fiil ehliyeti ve kişilik hakları gibi değerleride saklar.

31 Gerçek ve Tüzel Kişiler Gerçek kişiler;insanlardır.Tüzel kişiler ise hukukun tanıdığı kağıt üzerinde mal veya insanların ortaklığı sonucunda kurulmuş hukuksal olarak kişi kimliği verilmiş kuruluşlardır.Gerçek kişilerin yaşam süreleri bazı hizmet ve görevlerin devamlılığı için kısadır.Bu yüzden işlerin devamlılığı için hukuksal olarak bu çeşit bir kişi kavramına ihtiyaç doğmuştur.

32 Gerçek Kişiler Fiil Ehliyeti (Medeni Hakları Kullanma Ehliyeti) Kişinin kendi davranışı ile hak sahibi olarak borç altına girebilmesi için aranılan ehliyettir.Bu ehliyete sahip olan kişi kendi yaptığı hukuki işlemlerle borç ilişkisi kurar,değiştirir veya ortadan kaldırır.Fiil ehliyeti çeşitli özel ayırımlar ve koşullara uygun olarak başka isimler ile karşımıza çıkar.Bunlara örnek olarak;sözleşme yapabilmesine ilişkin ise akit ehliyeti,dava takip edebilmesine ilişkin ise dava ehliyeti sıralanabilir.

33 Fiil Ehliyetine Sahip Olmak İçin Gerekli Koşullar Ayırt Etme gücü ::Kişinin makul suretle hareket edebilmesi,yaptığı eylemlerin sonucunu önceden öngörebilmesidir.Akıl iradesinin yeterli derecede gelişmesidir.Kişi belirli durumlarda temyiz kudretinden yoksun olduğu halde başka durumlarda sahip olabilir.Geçici akıl hastalığı veya sarhoşluk sonucu yaptığı hukuki bazı işlemlerinde ayırt etme gücü yok kabul edilir. Ergin Olma :Kişinin belirli bir yaşa gelmek suretiyle varsayılan olgunluğa eriştiği yaştır.Evlenme yaşı Medeni Kenunda belirlenmiştir veya sözleşme yapabilme yaşı bellidir. Kısıtlı bulunmamak veya kısıtlanmamak.Kısıtlı olma hali fiil ehliyetinin tamamen veya kısmen kaldırılmasıdır.Yasada belirlenrek kısıtlı olma haline karar verilir.Kısıtlılanmak halleri ise şunlardır.akıl hastalığı veya zayıflığı,israf hali,ayyaşlık suihal ve kötü iradedir.

34 Fiil Ehliyetine Sahip Olma yönünden Kişiler Dört Gruba Ayrılır Tam ehliyetliler:Temyiz kudretine sahip,reşit ve akıllı olan kişilerdir. Sınırlı ehliyetsizler:Ehliyetlerinin sınırlanması kendi menfaatleri ve dış etkilerden onları korumak içindir. Sınırlı ehliyetliler:Bunlar kendilerine kanuni müţavir tayin edilen kimselerdir.Tamamen hacir altına alınmalarına gerek yoktur ancak fiil ehliyetinden kısmen yoksun bırakılmaları menfaatleri için gereklidir. Tam ehliyetsizler:Bu kişiler temyiz kudretinden tamamen yoksun kişilerdir.Taraf oldukları hukuksal işlemlerin hiçbir geçerliliği yoktur.

35 Tüzel Kişi Kişi ve mal topluluklarına hukukun kazandırdığı anlamdır.Hukukun doğal ihtiyacı sonucunda doğmuşlardır.İnsan yaşamının sınırlı olması nedeni ile ticari ve sosyal yaşamın devamlılığı kesintiye uğrayamaz.Hukuk tekniği açısından her görevin bir sahibi olmamlı ve bu görevler devamlı olmalıdır.Eski Türk hukuk düzeninde de bu amaçla kurulmuş tüzel kişiler vardır ve bunlara vakıf adı verilir. Tüzel kişi; belli bir amacı gerçekleştirme amacı ile kurulmuş hukuken tanınmış bağımsız kişi veya mal topluluklarıdır.Tüzel kişilerin her şeklinin belli bir ortak amacı vardır.kazanç paylaşmak amacı ile kurulanlar şirketler ideal amaçlar için kurulanlar ise vakıflar veya derneklerdir

36 Tüzel Kişilerin çeşitli kuruluş yöntemleri vardır: a)İzin : Yetkili organın izni ile kurulması gerekir.Yasama veya idari organların iznidir.SSK ve bütün KİT’ler bu yönteme örnektir. b)Tescil: Bu sistemde tüzel kişilik yetkili organ tarafından yapılan araştırma sonucu yürülükteki mevzuata uygun ise tescil ile kurulur.Ticaret Kanununa tabi ţirketler anonim,limited ţirketler buna örnektir. c)Serbesti sistemi:herhangi bir izna gerek olamksızın serbestçe kurulabilirler.Örnek olarak tüzüğünde dernek olma amacını belirten bir dernek kurulmuş sayılır.

37 KAMU HUKUKU VE ÖZEL HUKUK KAMU HUKUKU VE ÖZEL HUKUK AYIRIMI Kamu hukuku yönetilenler ve yönetenler arasındaki ilişkileri düzenler. Özel hukuk ise kişiler (gerçek ve tüzel kişiler) arasındaki ilişkileri düzenler.

38 KAMU HUKUKUNA GİREN HUKUK DALLARI ANAYASA HUKUKU Devletin kuruluşunu yapısı,şeklini ve siyasi yapısını,organların görev ve yetkilerini tanımlayan hukuk dalıdır.Türk Hukukunda Anayasalaşma hareketleri 19.y.y’da başlamıştır.İlk anayasa örneklerinde kuvvetler birliği prensibinin baskın olduğu görülmekle beraber günümüz T.C.Anayasasında kuvvetler ayrılığı prensibi vardır.Buna göre;yasama,yürütme ve yargı erkleri birbirlerinden bağımsızdır. Yasama görev ve yetkisi:T.B.M.M’nin yetkisindedir.Türk milleti adına yasa koyucu meclistir. Yürütme görev ve yetkisi:Hükümet ve yetkili kıldığı organlardadır.Kamu hizmetlerinin yerine getirilirken anayasa ve yasalara uygun davranmakla yükümlüdür. Yargı görev ve yetkisi:Yasa koyucu adına yürürlükteki yasalara uygun olarak yargılama yapar.

39 Anayasamızın temel ilkeleri aşağıda sıralanmıştır. 1-İnsan haklarına bağlılık 2-Milli Devlet olma 3-Demokratik Devlet 4-Laiklik 5-Herkes yasalar önünde eţittir. 6-Hukuk Devleti olma her durum hukuk kurallarına uygun sonuçlandırılmalıdır. 7-Sosyal Devlet ilkesidir.

40 İDARE HUKUKU Devlet idaresinin işleyişini,örgütlenişini,kamu hizmetlerinin görülmesini ve idarenin kişiler ile olan ilişkilerini düzenleyen bu nedenle idari sözleşmeler yapan ve idarenin yargısal denetimini sağlayan hukuk dalıdır.

41 İdarenin İşlevleri İdari faaliyet:Devletin örgütlenmesini,bu örgütlerin çalışmasını birbirleri ile olan ilişkilerini düzenlemek ve bundan doğan çekişmeleri çözmek işini idare hukuku kuralları belirler. Kamu hizmetlerinin görülmesi ve Kamu Yararı:İdari faaliyetin konusu kamu hizmetinin görülmesi,toplumun bu konudaki ihtiyacını karşılama ve kamu yararına yöneliktir. İdarenin kişilerle olan ilişkilerinin düzenlenmesi:İdarenin tek taraflı olarak kişiler ile olan ilişkilerini düzenleyen ve hukuki sonuç doğuran işlelerine idari işlem denir. İdarenin sorumluluğu:İdare kamu hizmetinin görülmesi sırasında idari işlemin yapılmasından veya yapılmamasından,uygulanması sırasında kamu hizmetini görmekle görevlendirdiği kişinin sebep olduğu haksız fiilden dolayı üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumludur.İdare,kendi eylem ve işlemlerinden zarar görenlerin zararını tazminle yükümlüdür.

42 İdarenin örgütlenme şekli a)Merkezden Yönetim:Kamu hizmetlerinin başkentten veya merkeze bağlı yetkili makam ve görevliler tarafından görülmesi için mali olanakların merkezde toplanmasıdır.Bu yapılanmada idare örgütü tekdir. Merkezden yönetimin faydaları aşağıdaki gibi özetlenebilir. Devlet idaresi ve uygulamasında birlik vardır. Yerel etkilerden uzaklaşıldığı için objektif ve tarafsızdır. Mali,teknik ve insan gücünün kamu hizmetlerinin devamlılığı yönünden daha kolay bulunma imkanı vardır. Merkezden yönetimin sakıncaları ise şunlardır. Yerel ihtiyaçların yerinden izlenmesi zordur.Bu nedenle halkın iradesinden uzaklaşılır. Siyasi baskılar fazlalaşır. Anayasanın 126/2.maddesindeki yetki genişliği ilkesi ile bu sakıncaların giderilmesi amaçlanmaktadır.

43 Yerinden Yönetim Yerinden yönetim; yerel nitelik taşıyan bazı hizmetlerin merkez yönetiminden alınarak farklı yörelerde ikamet eden halkın kendi aralarından seçtikleri yerinden yönetim tüzel kişisine verilmesidir.Yönetim ve mali bütçe açısından özerktir.İdari vesayet ve idari denetim kullanılarak denetlenir.Mali olarak Sayıştay tarafından denetlenirler.Yerel yönetimler ikiye ayrılır.Yer yönünden yerel yönetimler yani belediye,köyler gibi;hizmet yönünden yerel yönetimler bunlarda üniversiteler,TRT,KİT’lerdir.Yerinden Yönetiminde fayda ve sakıncaları vardır. Yerinden yönetimin faydaları şunlardır. Demokrasiye uygun olarak halkın iradesine uyum vardır. Merkezden bağımsız olduğundan emir ve siyasi iradenin baskısından uzaktır. Kararlar halkın seçtikleri tarafından alındığından ihtiyaçların karşılanması daha kolaydır. Yerinden yönetimin sakıncaları ise şunlardır. Aşırı bağımsızlık nedeni ile yerel yöneticilerin yakınlarını kayırma tehlikesi başlar ve hizmetlerde eşitsizlik ortaya çıkar. Mali olanakların bulunması zordur.dolayısı ile az gelişmiş bölgeler artarak bölgeler arası dengesizlik başlar.

44 İdarenin Denetimi İdare yargısal denetime tabidir.idarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.İdari uyuşmazlıklar idare mahkemelerinde ve üst yargı organı olan Danıştayda,mali uyşmazlıklar ise Sayıştayda çözümlenir.

45 MALİ HUKUK Kamu hizmetini görmek için devletin örgütlenmesi,personel çalıştırması ve malzeme tüketmesi gerekir.Bütün bunlar için devletin para sağlaması ve bu yüzden gerekli işlerin yapılması mali hukukun konusudur.Kamu hizmeti toplumun ortak ihtiyaçlarını karşılamak için yapılır.Bu ihtiyaçların karşılanması ancak kamu kuruluşları tarafından organize edilir.Devlet bu organizasyonu sağlıklı olarak yürütmek için harcayacağı parayı bulmak zorundadır.Bu parayı bulma görevi idareye aittir. Mali Hukuk devletin gelir ve giderlerini konu alan hukuk dalıdır.Üç bölüme ayrılır. a)Kamu gelirleri b)Kamu giderleri c)Bütçe ve kamu borçlarıdır.

46 Kamu Gelirleri Devletin ve diğer kamu kuruluşlarının gelir sağlamak amacıyla elde ettikleri bütün ekonomik değerlerdir.Bu değerler vergi koyma yetkisi ile sağlanan ve özel ekonomik işlerden sağlanan gelirlerdir.Bunlar vergiler,harçlar ve resimlerdir.

47 Vergi Devlet veya diğer idari makamların,gerçek ve özel bazende kamu hukuku tüzel kişilerinden,bunların ödeme gücü ile orantılı olarak otorite yolu ile kesin olarak ve belli bir karşılık gösterilmeksizin istenen paradır.Vergi asıl olarak para bazı durumlarda mal veya eşya olarak da ödenir.Dolayısıyla verginin kısaca karşılğı belirli değildir,zorla devlet gücü ile alınır.Vergi veren kişilere mükellef adı verilir.Mükellef yürürlükteki yasalar uyarınca kendisine borç yükletilen kişidir.Verginin toplanmasında Devlet adil omak ve dengeyi sağlamakla yükümlüdür.

48 Vergi Türleri Vasıtalı vergi belli bir kazanca göre orantılanmayan devletin her mal veya hizmet için ödenmesini şart koştuğu ve bedelin içinde yer alanvergidir.Örneğin KDV Vasıtasız vergi ise;belli oran ile mükelleften alınan vergiye konu olan şey üzerinden ayrıca beyana göre alınan vergidir. Şahsi vergiler:Ekonomik ve toplumsal koşullara uygun olarak alınan vergilerdir.Gelir vergisi veya veraset ve intikal vergisi gibi vergiler örnek gösterilebilinir. Gayrışahsi vergiler:Mal,eşya ve gelir üzerinden mükellefin kişisel durumu gözönünde tutulmaksızın(evli-bekar,çocuklu-çocuksuz…)tek tek alınan vergilerdir.Bina,arazi ve ücretlerden alınan vergiler en yaygın görülen örneklerdir. Bu ayırımların dışında özel ve genel olarakda sınıflandırma yapılması mümkündür. Özel vergiler;bir kaynaktan sağlanan gelir veya irattan alınan vergilerdir.Bir yazarın yazdığı kitabından telif ücreti alması,bir kişinin gayrımenkulunu kiraya vermesi sonucu olan kazançlarının vergilendirilmesi özel vergi türüne girer. Genel vergiler;mükellefin sahip olduğu tüm mal ve haklardan sağladığı toplam kazancından alınan vergilerdir.

49 Dayandıkları kaynaklara göre vergiler Gelir Vergisi:Mükellefin elde ettiği gelir üzerinden alınan vergidir.Ticari faaliyet,servet artışları ve değer artışlarından doğar.Bu vergiler gayrısafi gelir üzerinden hesaplanır ve yapılan harcamalar sonradan uygunluğuna göre düşürülür. Servet Vergileri: Kişinin malvarlığındaki (taşınır-taşınmaz malları) mal,para ve haklarından bunların değeri ve sayısı gözönüne tutularak alınan vergilerdir. Gider Vergileri:Bir mal veya hizmetin üretilmesi,el değiştirmesi veya tüketilmesi sonucu alınan vergilerdir.K.D.V gibi. b) Harçlar:Devletin belirli bir faaliyet için yaptığı harcamalara bu faaliyetten faydalanan kişinin belli oranda katılmasını sağlamak amaçlı kamu geliridir.Dava açan kişinin ödediği dava harcı buna örnektir. c) Resimler:Belirli bir işin yapılmasına ilişkin izin veya yetki verilmesi karşılığında alınan bedeldir.Damga resmi gibi.

50 Kamu Giderleri Kamu hizmetinin görülmesi için kamu kuruluşlarının bütçelerinden ayrılan Bütçe ve Kamu Borçları Devlet bütçesi; bir yıllık dönemde devletin gelir ve giderlerini gösteren ve yasama organı tarafından çıkarılan bir belgedir.Bütçe ile devlet tarafından yapılacak üretim ve bunun dışındaki ekonomik ve mali amaçların gerçekleştirilmesine ilişkin sorunların çözümü amaçlanır.Özel Hukuk gerçek ve tüzel kişiler veya Kamu Hukuku tüzel kişileride yaptıkları faaliyetler için yıllık bütçeler düzenlerler bunlarında düzenleniş şekilleri devlet bütçesine benzer. Kamu Borçları;Devlet topladığı vergilere rağmen bazı hallerde daha fazla gelire ihtiyaç duyabilir.Bu durumda Devlet borçlanma yoluna gider tahvil ve hisse senedi çıkararak halktan para toplamasına iç borçlanma,dış kaynaklardan borçlanmasına ise dış borçlanma denir.

51 DEVLETLER HUKUKU Devletler Hukuku,genel olarak devletlerin ve uluslar arası kuruluşların birbirleri ile olan ilişkilerini düzenler.Bağımsız devletlerin yanında bağımsızlıkları sınırlı veya devlet sayılamayan toplulukların ilişkilerinin düzenlenmesi de bu hukuk dalının konusudur. Devletler Hukukunun başlıca kaynakları uluslararası andlaşmalar,uluslarası gelenek kuralları ve hukukun genel ilkeleridir.Ayrıca uluslararası yargı kurumlarının kararlarıda kaynaktır.Uluslararsı hukukun yaptırımları düzenlediği konunun içeriği bakımından iç hukuk kuralları kadar etkili değildir.İç hukuk kurallarınıngücü devlet otoritesi ile sağlanırken uluslararsı hukuk için bu şekilde yetkin bir otorite yoktur.

52 Devletin Tanımı Devlet belirli bir ülkede yaţayan,devlet otoritesine tabi örgütlenmiş ve tüzel kişiliğe sahip insanlar topluluğudur.Bu tanımı unsurlara ayırırsak devlet olmanın gerekleri aşağıdaki şekilde sıralanabilir. Ülke;insan topluluğunun üzerinde yaşadığı toprak parçasına verilen addır.Ülke yok ise insan topluluğunun devlet olması düşünülemez.Ülke kavramının içinde kara sahası,hava sahası ve su sahası-karasuları vardır. İnsan topluluğu;devletin meydana gelebilmesi için ülke toprakları üzerinde yaşayan insan topluluklarına ihtiyaç vardır. Devletin tüzel kişiliği;hukuk teniği açısından devlet kendini oluşturan bireylerden ayrı olarak yeni bir kişilik meydana getirir.Bu kişilik ile devletin devamlılığı sağlanmış olur. Devletin kudreti(egemenliği);Devletin var olması için şart olan unsurlardan biridir.İnsan topluluğunun devleti meydana getirebilmesi için otoriteye ihtiyaç vardır.Ülkede barış ve güven ortamı ve yasalara saygılı yaşamayı devletin otoritesi sağlar.

53 CEZA HUKUKU Ceza Hukukunu objektif ve sübjektif yönleri ile incelemek gerekir. Objektif ceza hukuku,toplum düzenini ve menfaatini bozan eylemler ile bu eylemleri yapanlarauygulanacak yaptırımları düzenleyen hukuk kurallarıdır. Sübjektif ceza hukukuda Devletin suç işleyenleri cezalandırma hakkıdır.Ceza Hukuku üç büyük bölümden oluşur.Bunlar a)Ceza yaptırımı gerektiren suçlar b)Suçlara uygulanacak cezalar c)Yaptırımlara ilişkin kurallardır.

54 Ceza Hukukunun Önemi a)Suç işlenmesini önlemeyi amaçlar b)Ceza korkusu ile hukuka aykırı hareketlerden vazgeçirmeyi amaçlar. c)Ceza yargılamalarında ve diğer yargılamalarda hakimlerin keyfiyetini engeller. d)Suç kavramı nedeniyle toplumda meydana gelen korku ve endişeyi ortadan kaldırmayı amaçlar.

55 Ceza Hukukuna Hakim Olan İlkeler: a)Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi Suçta kanunilik ilkesi: Bu ilkeye göre yasada suç olarak tanımlanmamış bir eylem için ceza verilemez.hakim yasada sayılmayan eylemleri suç kapsamında değerlendirerek kimseye ceza veremez. Cezada kanunilik ilkesi: Kanunun suç saydığı eylemlere ancak kanunda yazılı ceza verilebilir.Bir eylem için yasada ceza verilmemiş ise o eylem suç olarak nitelendirilemez.Türk Ceza Kanunun 1.maddesi bu konuyu açık olarak belirtmiţtir.

56 Suç kavramı Suç kavramının unsurları; Davranış:Suç bir davranıştır ve bunun sonucunda ceza kanununda sayılan bir eylem oluşmuşsa suç işlenmiştir. Hukuka aykırılık:Ceza kanunda gösterilen haklı sebebe dayanmayan bir davranışın gerçekleşmesidir. Kusur:Davranış kusurlu olmalıdır.Kusur,bir kimsenin iradesi ile bilinçli olarak hukuka yakırı davranmasıdır.Bu davranış ile toplum tarafından tepki görür.

57 Ceza Hukukuna hakim ilkeler devamı b)Ceza Hukuku kuralları geçmişe etkili değildir. c)Yasayı bilmemek mazeret sayılmaz d)Ceza kanunlarının yer itibariyle bir kişi bakımından uygulanması

58 ÖZEL HUKUK MEDENİ HUKUK Medeni Hukukun Dalları Kişilik Hukuku Aile Hukuku Miras Hukuku Eşya hukuku

59 BORÇLAR HUKUKU Borçlar Hukuku, kişiler arasındaki borç ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır.Borç ilşkisi; bir yanda borçlu diğer yanda alacaklının yer aldığı bir hukuksal durumdur.Bu ilişkiye dayanarak alacaklı borçludan belirli bir davranış,edim tavır ve hareket ister.Borçlu ise yine aynı ilişki sebebiyle alacaklının isteği doğrultusunda borç konusunu yerine getirmekle sorumlu olur. Borç bağıntısı ile bir kişi diğer kişi karşısında bir edimi yerine getirmekle sorumludur.Borç ilşkisinin üç unsuru vardır.Alacaklı,borçlu ve borç konusudur. Borçların oluşum bakımından üç kaynağı vardır. Hukusal işlemlerden doğan borçlar, Haksız fiilden doğan borçlar ve Haksız iktisap(kazanım) veya diğer bir deyişle sebepsiz zenginleşmeden doğan borçlar

60 Hukuksal İşlemlerden Doğan Borçlar ve Sözleşmeden Doğan Borçlar Hukuksal bir sonuç doğurmak üzere irade açıklamasında bulunmak suretiyle yapılan ve bu nedenle de bir alacak borç ilişkisi doğuran hukuksal işlemler (sözleşmeler,akit,mukavele) en yaygın borç kaynağıdır. Başka bir deyişle tarafların alacak-borç ilişkisinden oluşan bir hukuki sonucu elde etmek amacıyla birbirleri ile uyuşan karşılıklı irade açıklamalarıdır. Sözleşme,bir tarafın bir şeyi teklif etmesi yani icap diğer tarafın kabul etmesi yani kabul ile kurulur.sözleşmeden doğan bir borç olablmesi için tarafların iradelerini serbestçe açıklamalrı ve baskı unsurlarının bulunmaması gereklidir

61 Borç Kavramı Borç Kavramı:Bir borç ilişkisinin varlığından söz edebilmek için alacaklı ve borçlusu ile ediminin belli olması tayin edilebilir olması gereklidir. Alacaklı:Bir borç ilişkisinde borç konusu edimin yerine getirilmesini talep hakkına sahip olan kişidir.İlişkinin aktif süjesini meydana getirir. Borçlu:Borç ilişiğinde alacaklıya karşı bir edimi yerine getirmeyi yüklenmiş olan tarafa denir. Edim: Borçlunun alacaklıya karşı vermekle,yapmakla veya yapmamakla veyahutta katlanmakla yükümlü bulunduğu şeye veya hususa denir.

62 Haksız Fiilerden ve Haksız Fiil Benzerlerinden Doğan Borçlar: Bir kimse, kasden veya ihmal ve kusur yahut tedbirsizlik ile haksız olarak diğer kimseye zarar verirse o zararın sonuçlarını tazmine zorunlu olduğu belirtilmiştir.Buradanda anlaşılacağı gibi haksız fiiller bir giderim yani tazminat borcu doğurmak sureti ile borç ilişkilerinin bir diğer kaynağını oluştururlar.

63 Haksız fiilden doğan borçların unsurları Haksız fiil nedeniyle bir kimsenin borç altına girebilmesi için ; a) Hukuka aykırı bir fiil işlemiş olması; b)Bu fiilin hukuka aykırılığını ortadan kaldıracak bir durumun bulunmaması ; c)Sözkonusu fiilden bir zararın meydana gelmesi; d)Fiil ve zarar arasında nedensellik bağının bulunması; e)Kusurlu olması gerekir.Ancak bazı sorumluluk hallerinde kusursuz sorumluluk hallerinde kusur şartı aranmaz.

64 Haksız fiil benzerleri Borçlar Kanununda teknik olarak haksız fiil olmamakla beraber giderim borcunun doğumuna yol açan bazı durumlarda düzenlenmiştir. Bunlara haksız fiil benzerleri demek daha doğru olur.Bunlar ıztırar hali BK madde 52/II, hayvanlar(BK 56),bina ve inşa eserlerinin(BK 58) sebep oldukları zararlardır.Bu zararların giderilmesi açısından borç kaynağıdırlar.Burada sözkonusu zararların giderim borcu bulunmakla beraber bu borca konu olan fiiller hukuka aykırılık teşkil etmemektedir.

65 Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borçlar Sebepsiz zenginleşme veya bir diğer anlamı ile haksız kazanımdan doğan borçlarda bir malvarlığının diğer malvarlığı aleyhine,hukuken makul bir neden bulunmaksızın zeginleşmesi artmasıdır. Borçlar Kanunun 61.maddesi sebepsiz zenginleşmenin iade borcuna yani bir borç ilikisinin doğumuna yol açtığını açıkça belirtmektedir.

66 Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan Borçların Unsurları a)Bir malvarlığının aktifinin artmasına karşılık diğer malvarlığının azalması yani fakirleşme durumunun olması; b)Bu artışın hukuken geçerli bir nedene dayanmaması; c)Bu artış ve azalma arasında nedensellik ilişkisinin bulunması gereklidir.

67 TİCARET HUKUKU Kişiler arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.Ticaret hayatının büyük bir hızla gelişmesi ve bununla beraber kendine özgü örf ve teamüllerin ortaya çıkması ile birlikte bu alana özel yasal düzenlemelerin yapılması zorunluluğundan ortaya çıkmıştır.Medeni Kanunumuzun ayrılmaz bir ekidir. Ticaret Kanununa göre Ticaret Hukuku şu bölümlere ayrılmaktadır. 1.Ticari İşletme Hukuku 2.Ticaret Şirketleri Hukuku 3.Kıymetli Evrak Hukuku 4.Deniz Ticareti Hukuku 5.Sigorta Hukuku ve Henüz yeni gelişmekte olan Hava Hukukuda sayılabilir.

68 Ticari İşletme Hukuku Emek ve sermayenin belli bir ticari maksat için biraraya gelmesi ile ticari işletme kavramı ortaya çıkar.Ticaret yapmak ve bundan devamlı surette ekonomik çıkar sağlayan işletmeler ticari işletmelerdir. Tacir;bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir.Bir fabrika veya diger ticarethaneler Ticaret kanununa göre ticari işletmedir ve işletenleri de tacirdir.Tüzel kişilerde tacir olabileceği gibi esnaflarda durum farklıdır ancak gerçek kişiler esnaf olabilirler. Tacirler bir ticaret ünvanı kullanmak,ticaret siciline kayıtlı olmak ve ticari defterleri tutmak yükümlülüğü altındadır.Esnafların böyle yükümlülükleri yoktur.

69 TİCARİ İŞLETMELER HUKUKU Bir kuruluşun ticari işletme sayılması için gerekli kıstaslar Gelir sağlamayı hedef tutma Devamlılık Bağımsızlık Esnaf işlemleri sınırını aşma zorunluluğu Ticari işletmeler devredilebilinir,rehne konu olabilir.

70 TİCARİ İŞLETMELERDE ÖNEM TAŞIYAN TANIMLAMALAR TACİR:Tacir;bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimsedir. Gerçek Kişilerin tacir sayılmaları için bir ticari işletmenin var olması,işletmeyi kısmen dahi olsa işletmeleri ve bu işletme faaliyetini kendi adlarına icra etmeleri şarttır. Tüzel Kişilerin tacir sayılmaları için ticaret kanundaki sayılı beş adet ticaret şirketi tacir sayılırlar.Bunlar kollektif,komantid,anonim limited ve koopretiflerdir.

71 Tacirin Sorumlulukları Tacirler tacir sıfatı taşımayanlara göre daha ağır sorumluluklar taşırlar. Borçları ticari iş olarak görülür,Özel hükümlere tabidirler,Çeşitli yükümlülükleri vardır(değişik şekilde defter tutmaları gibi...). Tacir her türlü borcundan dolayı iflasa tabidir.Sistemimiz iflası esas olarak sadece tacirler için öngörmüştür. Ticari örf ve adeti mutlaka bildikleri kabul edilir.Ücret veya cezai şartlarda indirim isteyemez.Ancak Yargıtay,iktisadi olarak yıkım doğuran cezai şartı ahlak ve adaba aykırılığı sebebiyle geçersiz saymıştır. Ücret ve faiz isteme hakkı vardır.Fatura ve teyid mektubu göndererek,alan taraf itiraz etmediği takdirde hak sahibi olması esastır.

72 Tacirin Sorumlulukları -II Ticaret unavı kullanmak zorundadırlar. İşletmelerini ticaret siciline kaydettirmelidirler, Ticari defterler tutmak zorundadırlar. Fatura vermek ve bedel ödenmiş ise bunu faturada göstermek zorundadırlar.basiretli bir işadamı gibi hareket etmelidirler.Yani tacir ticarethanenin özelliği göz önünde tutularak,tedbirli ve ileriyi makul ve mutad bir oranda gören bir tacirin davranışı olacaktır. Ticaret Odasına kaydolma yükümlülüğü vardır.

73 ŞUBE Bir tacir bazen bir merkez yapı içinde kendine bağlı alt yapılanmalar oluşturabilir.Amacı merkezden uzaktaki müşteri topluluğuna ulaşmak ve ticari faaliyetinin sağlıklı yürümesini sağlamaktır. Şube bulunduğu yerin ticaret siciline tescil ve ilan olur ticaret ve sanayi odalarına kayıt olurlar. Şubeler davada taraf olabilirler,Ancak haklarında iflas davası açılamaz.Merkezi türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin şubeleri başında tam yetkili ticari mümessil bulunmak zorundadır. İş hukuku bakımından her şube toplu sözleşmelerde sadece ayrı bir işyeri olarak kabul edilir.

74 TİCARİ İŞ Bir iş Türk ticaret kanunu tarafından düzenlenmişse o iş ticaridir.Türk Ticaret Kanunu madde 3 te yer alan ticari iş tanımına şu hususlar girmektedir. Ticaret kanununda düzenlenen hususlar, Bir ticari ilşletmeyi ilgilendiren işler ticari işlerdir. Ayrıca bir tacirin borcu olan işleri de ticari işlerdendir. Ticari işler ile ilgili davalar; taraflardan birinin veya ikisinin tacir ve davaya konu olan uyuşmazlığın ticari işletmenin faaliyetleri içinde yer alması halinde ticari davalar olarak adlandırılır.

75 TİCARET SİCİLİ Kurucu,bildiricive ispat edici fonksiyona sahip genel bir ticari işler sicilidir. Ticaret sicilinde unvan ve işletme adı belirtilir.Varsa acentenin akit yapma yetkisi belirtilir,ticari mümessiller belirtilir,....bu gibi ticari işlerin ilanı ve tescili ticaret sicilini ilgilendirir.

76 TİCARİ DEFTERLER Gerçek Kişiler için tacir ise; yevmiye defteri,defteri kebir,envanter defteri tutmaları esastır.Ayrıca yaptıkları işe uygun yardımcı defterler tutmaları da öngörülmüştür.Umumi magaza işletiyorsa makbuz senedi ve varant defteri kullanır. Tüzel kişilikler sözkonusu ise yemiye defteri,defteri kebir,envanter defterinin yanında ek olarak karar defteri tutma yükümlülükleride esastır. Defterlerin tasdik edilmesi ve beyan edilmesi usulü vardır.Tacirlerin defterlerinden hariç olarak,işletmeye ait yazışma telgraf,fatura mahkeme ilamları gibi evrakları muntazam olarak saklamaları esastır.Defterlerin son kayıt tarihinden itibaren ve diğer evrakların üzerindeki tarihten itibaren 10 yıl süre ile saklanmaları esastır.Ticari defterler ticari davalarda belirli şartlar dahilinde kesin delil olarak kabul edilirler.

77 TİCARİ İŞLETMENİN İŞLERİNDE YARDIMCI TACİRLER VE ARACILAR I.Tacire Bağlı Yardımcılar: Ticari Mümessil : Bir ticari işletmeye veya diğer müessenin sahibi tarafından işleri idare ve vekil olarak o işletmeyi temsil yetkisi verilen kişidir.Ticari mümessilin yetkileri içinde olan işler, işletme adına kambiyo taahhütlerinde bulunmak ve işletmenin gayesine dahil olan tüm tasarrufları yapmaktır.Ticari işletmenin ünvanını değiştiremez ancak işletmeyi mahkemelerde temsil edebilir.İşletme sahibi herzaman ticari mümessilin yetkilerini geri alabilir ancak geri aldığı haller ve verildiği hallerin tescil ve ilani gereklidir.aksi halde 3.şahıslar bakımından temsil yetkisi var kabul edilir. Ticari Vekil : Ticari mümessilin yetkilerine sahip olmayan bir ticari işletmenin bütün işlerini veya belirli bazı işlemler için temsil yetkisi verilen kişilerdir.Ticari vekil açık yetki verilmedikçe borçlanamaz ve kambiyo taahhütlerinde bulunamaz ve mahkemede temsil yetkisi bulunamaz.Ticari vekilin ticari mümessilin aksine ticaret siciline tescili sözkonusu değildir.Ticari vekili kısaca açıklamak gerekirse toptan ya da perakende satış yapan bir mağazada müstahdem veya satış elemanlarının satış işlemlerini yapmaları,fatura imzalamaları mümkündür.ticari vekilliğin son bulması için yetki veren ticari işletmenin bu yetkiyi geri alması gerekir.

78 TİCARİ İŞLETMENİN İŞLERİNDE YARDIMCI TACİRLER VE ARACILAR (devam) Seyyar Tüccar Yardımcıları: Bir ticari işletmenin merkezi dışındaki yerlerde işlem yapan ticari vekil niteliği olan kişilerdir.işletme adına satılan mal bedellerini almak borçlulara mehil tanımak gibi yetkileri vardır.verilen yetkileri her zaman geri alınabilir.Ticari işletmeye hizmet sözleşmesi ile bağlı olabileceği gibi vekalet ile de bağlı olabilir.

79 II.Tacire belli konularda bağlı belli konularda tacirden bağımsız olan yardımcılar: ACENTA : Bir sözleşmeye dayanarak,belli bir bölge içinde,ticari işletmeyi ilgilendiren akitlerde; Aracılık etmeyi, Veya bu akitleri o işletme adına yapmayı meslek edinen (tamamlayıcı olarak acente hükümleri dışında komisyonculukla ilgili hükümlerde uygulanır)kimseye Acente denir. Bu tanıma göre bir acentenin unsurları sunlar olmalıdır. Bir ticari işletme ile ilgili işler Iş veren ticari işletmeye tabi olmama Belirli yer veya bölge içinde faaliyet Devamlılık ve meslek edinme Sözleşme(belli bir şekil şart yoktur.)

80 ACENTA Acentenin Temsil Yetkisi: Acente faaliyet konusu ile ilgili ihbar,ihtar ve protesto gibi hakkı koruyan bildirimlerde bulunmaya ve bunları kabul etmeye yetkilidir. Ancak;bir ticari işletme acentesinin faaliyet alanında tek başına ve ayrı olarak mal satışı hizmet sunumunu bağımsız olarakda yapmakta ise bu durumdan dolayı ortaya çıkan ihtilaflarda veya sözleşmenin gereklerini yerine getirmede acentenin sorumluluğu yoktur. Bedelini alma,tecil,indirim hakkı: Acenta bizzat teslim ettiği malın veya gördüğü hizmetin bedelini tahsil edebilir ancak indirim veya ödemeleri tecil gibi durumlarda yazılı muvafakatname alması gerekir.

81 ACENTA Sözleşme yapma yetkisi: Acenta müvekkil adına iş yapma için sözleşme akdetme yetkisini yazılı ve özel bir izinle alır ve bu izni ticaret siciline tescil ve ilan etmelidir. Yetkisizlik veya yetkisini aşma halinde: Yetkisiz veya yetkisini aşan bir acentenin müvekkil adına akdettiği sözleşmede müvekkil durumu haber alır almaz sözleşmeye izin veya icazet vermediğini(onay) derhal diğer tarafa bildirir.Buradan cıkabilecek hukuki tüm sorunlardan acente bizzat sorumludur. Acenta ile Müvekkili arasındaki iç ilişkiler: a)Tekel :Genel kural olarak müvekkil acentenin faaliyet alanında yani bölgesinde başka bir kimse ile acentalik sözleşmesi yapamaz,acenta da aynı konuda faaliyet gösteren başka bir ticari işletme arasında aracılık yapamaz.Ancak bu kural aksi kararlaştırılabilecek şekilde değiştirilmesi mümkündür.

82 ACENTA Acentanın borçları : Sözleşme uyarınca müvekkilinin menfaatini korumak,işlerini görmek Yapılan tüm işler hakkında müvekkile haber verme piyasa beklentilerini bildirme ve müşteri isteklerini haber vermek acentanın görevidir Bazı hallerde talimatsız hareket etme,işlerin gecikmemesi için gereklidir Müvekkilin üzerinde hak sahibi olduğu eşyaları saklama borcu Ödeme borcu müvekkiline ait parayı biran evvel müvekkiline ödeme borcu vardır.

83 ACENTA Acentanın Hakları: Acenta işinin gerektirdiğ masrafları kendisi yapar ancak bazı hallerde özlellikle olagan tanıtım hallerinin dısında kalan özel tanıtım hallerinde olduğu gibi acenta masrafları müvekkilden talep edebilir. Acenta müvekkili adına yaptığı işlerden ücrete hak kazanır.acenta bölgesinde müvekkil ticari işletme kendi doğrudan doğruya iş yapsa bile acenta ücrete hak kazanır.Müvekkil bu işlerini acentaya bildirmekle yükümlüdür. Acentanın ücreti ödenmediğinde acenta tasarruf ettiği müvekkile ait eşyaya hapis hakkını kullanabilir.

84 ACENTA Acentalık Sözleşmesinin sona ermesi: Fesih :sözleşme süreli veya süresiz olab,ilir.Sözleşme süreli ise tarafların bitimine 3 ay kala yapacakları bildirimle sözleşme sona erer.Süresiz sözleşmelerde kanunun gördüğü haklı sebepler olusunca sona erdirilmesi istenebilir.Acentanın veya müvekkilin iflası,ehliyetsiz hale gelmesi gibi... Acentanın kendisine veya ölümü halinde mirascılarına tazminat verilmesi gerekir.Acenta cünkü sürekli bir faaliyet icra eden ve kendi emeği ile ekonomik değüer taşıyan bir müşteri grubu oluşturduğundan ölümü halinde acentanın haklarının korunması amaçlanmıştır.

85 TEK YETKİLİ SATICI Kendisine bırakılan sözleşme bölgesinde tekel olarak müvekkil firmanın ürünlerini devamlılık olmak kaydıyla kendi nam ve hesabına satan ve pazarlayan kimsedir.Bağımsız tacir yardımcısıdır.müvekkil ile aralarında bir sözleşme vardır.uygulamada bu sözleşmelere ana bayilik veya genel distribütörlük sözleşmeside denir. Tek satcılık sözleşmesinde ; Yapımcı(müvekkil)ürünlerinin tamamını veya bir kısmını Belirli bir coğrafi bölgede, Tekel olarak satmak üzere sadece tek satıcıya göndermeyi Buna karşılık olarakda tek satıcıda sözleşme konusu ürünleri kendi adına ve hesabına satarak, Bu malların sürümünü arttırmak yükümlülüğünü yüklenir. Bu sözleşme çerçeve nitelğindedir.Çerçeve sözleşme niteliği kısaca şöyle açıklanabilir:Bu sözleşmede taraflar arasındaki tüm borç ilişkisi düzenlenmemekte ilerideki münferit sözleşmelere bırakılmakta bu sözleşmelere kaynak olmakta ve bu sözleşmeleri kurma borcu altına sokmaktadır.

86 TEK YETKİLİ SATICI Tek Satıcının Borçları Alim Bedeli Ödeme Yükümlülüğü:Sözleşme boyunca alinacak asgari miktarda malin bedeli bildirilir ve tek satici bu bedeli belirlenen şartlarda öder. Bilgi verme yükümlülüğü:Satış bilgisi müşteri istekleri gibi Satışı arttıracak eylemlerde bulunma kampanya,tanıtım servis kurma eleman çalıştırma gibi Sadakat borcu:yapımcının iş sırlarını saklamak gibi Yapımcının talimatlarına uyma yükümlülüğü:markanın ve ürünün korunması için teknik yatırımların yapılması gibi.

87 TEK YETKİLİ SATICI )Yapımcının Borçları: Düzenli şekilde mal teslimi Tek satıcıyı destekleme Sözleşme bölgesinde doğrudan veya başkaları aracılığı ile satış yapmama yükümlülüğü:Bu yükümlülüğün aksi her zaman kararlaştırılabilinir. Sözleşmenin Sona Ermesi: Sözleşmede süre var ise süre sonunda aksi belirtilmemişse bildirimsiz olarak sona erer.süresiz ise bir çok hukuk düzeninde olduğu gibi ülkemizdede acentalıka uygulanan hükümler burayada uygulanır. Tek Yetkili Satıcı olan tacirler bağımsız tacir yardımcıları olduğundan tüm ticari riskleride üstelenen kişilerdir.Acenta ile farkı tüm işleri kendi nam ve hesabına yapmasıdır.

88 KOMİSYONCU Komisyoncu ücret karşılığında kendi namına ancak müvekkili hesabına kıymetli evrak ve menkul eşya alım- satımını yüklenen kimsedir.Burada taşıma işleri komisyoncusunu kanun ayırmış ayrıca yükümlülükler yüklemiştir. Komisyoncunun Müşteriler ile olan ilişkileri (DIŞ ) Üçüncü kişiler ile yapılan sözleşmelerde taraf komisyoncudur. Komisyoncunun kendi kendisi ile sözleşme yapması :Bu durumda komisyoncu borsada kayıtlı ve piyasada cari kambiyo senetlerini,diğer kıymetli evrakları veya emtia yı müvekkil aksini belirtmedikce bizzat alır satar bu halde dahi olagan ücretini alaır.

89 KOMİSYONCU a)Komisyoncunun borçları Komisyoncu işlerin etkilerini bildirmeğe ve talimatlarının yerine getirildiğini müşterisine bildirmeğe zorunludur. Komisyoncuya gelen eşyanın bozukluğu sözkonusu ise derhal taşıyıcıya karşı hakların kullanılması içintedbirleri almakla ve müvekkili haberdar etmekle yükümlüdür. Komisyoncu müvekkilin tayin ettiği bedel ile bağlıdır. Veresiye mal satma ve peşin ödemede müvekkilin talimatlarına uyacaktır. Komisyoncu karşı tarafın yükümlülüğünü yerine getirmesine veresiye mal satma haricinde kefil değildir.burada dahi ücrete hak kazanır.

90 KOMİSYONCU Komisyoncunun Hakları : Komisyoncu temsil ettiği işle ilgili tüm masraflari ister Komisyoncu kendisine tevdi edilen işi yapınca ücretini alır Komisyoncuya iş yaptıran bedelini ödememeişse sattığı malın bedeli üzerinde hapis hakkı vardır. Çeşitli sebeplerle emtia elinde kalan komisyoncu bu malı mahkeme izni ile sattırabilir.

91 KOMİSYONCU d) Komisyonculuğun sona ermesi Komisyonculuk sürekli olmadığından iş bittiğinde sona erer. Komisyon akdinden doğan davalar 5 yıllık zaman aşımına tabidir. Taşıma İşleri Komisyonu: Ücret karşılığında kendi namına müvekkili hesabına taşıma işini yapan kimsedir. Eşyayı taşıtmak esas borcudur. Ücrete taşımaakdinde belirlenen şartlara göre hak kazanır.Birine taşıtması istenmişse o sahıs ile sözleşme yaptığında hak kazanır.taşıma komisyonculuğundan doğan tüm davalar 1 yıllık zaman aşımına tabidir. Taşıma işini yaptıran ücret ödemezse mal üzerinde hapis hakkı vardır.Taşıyıcının ücretini ödeyen başka bir komisyoncu olabilir.

92 Ticaret Şirketleri Hukuku Şirket;ortaklarına kar sağlamak için kurulmuş tüzel kişidir.Ticaret Kanuna göre beş çeşit ticaret şirketi bulunmaktadır.Bunlardan kollektif,komandit şirketlere şahıs şirketleri;anonim,limited,kooperatif türündeki şirketlere ise sermaye şirketleri denir. Kollektif ve komandit şirketlerin kurulması için imzaları noterce onaylanmış sözleşme yeterli iken diğer sermaye şirketlerinin kurulabilmesi için Ticaret Sicilinin onayı gerekir.

93 Ticaret Şirketleri Hukuku Şahıs Şirketleri;genellikle birbirini yakın tanıyan bireylerin ortaklıkları ile kurulur.Ülkemizde ençok rastlanan şirket türlerindendir.Ortaklar şirketlerinin borçlarından dolayı hem şirketteki payları hemde şirket dışındaki özel malvarlıkları ile sorumludurlar.Bu tip şirketlerde ortak sayısı azdır ve şirketten ayrılma veya payını devretme gibi işlemler kural olarak diğer ortakların iznine bağlıdır. Sermaye Şirketleri;bu tür ortaklıklarda ortaklar geri planda sermaye ön plandadır.Ortaklar şirket borçlarından dolayı sadece şirkete koydukları sermayedeki payları kadardır.Ortaklık paylarının devri şahıs şirketlerine oranla daha kolaydır. Sermaye şirketleri ve şahıs şirketleri aşağıda türlerine göre tanımlanmaktadır.

94 Ticaret Şirketleri Hukuku 1.Kollektif, Ticari bir işletmeyi bir ticaret ünvanı altında işletmek maksadı ile gerçek kişiler arasında kurulan ve ortakların sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlanmamış olan şirket türüdür.Kollektif şirket en az iki gerçek kişi tarafından ve ticari işletmeyi işletmek amacı ile kar elde etmek için kurulur.Kuruluş sözleşmesi noter tarafından onaylanrak kuruluş tamamlanır ve ticaret siciline tescil edildiği anda tüzel kişilik kazanır. 2.Komandit Şirketler;Bu şirket, hem şahıs hemde sermaye şirketlerinin özelliklerini bünyesinde bulunduran şirket türüdür.Bu şekli ile komandit şirket;ticari bir işletmeyi belli bir ticaret ünvanı altında işletmek maksadı ile kurulan ve şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırlanmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli sermaye ile sınırlanmış olan bir şirkettir.Bu şirket türü adi komandit ve hisseli(eshamlı)komandit şirket olarak ikiye ayrılır. Adi komandit ortaklık;bir şahıs şirketidir ve kollektif şirkete benzer.En az iki ortak ile kurulur.Bunlardan biri gerçek kişi komandite diğeri gerçek veya tüzel kişi komanditerdir.Sorumlulukları açısından sınırlı olmayan ortaklara komandite sınırlı olan ortağa komanditer ortak denir.Komandite ortak sadece gerçek kişiler olabilir. şirketi temsil eder ve bizzat yönetirler.Komanditer ortak ise tüzel kişide olabilir.Bu ortak şirketi temsi etmeye ve idareye yetkili değildir. Hisseli(eshamlı)komandit ortaklık;Sermaye ortaklığı olarak anonim şirketlere benzer.

95 Ticaret Şirketleri Hukuku 3.Anonim Şirket;sermayesi belirli paylara bölünmüş olan,ticaret ünvanı kullanan ve borçlarından dolayı sadece kendi malvarlığı ile sorumlu olan şirkettir.Bir anonim şirketin kurulması için en az beş ortağa ihtiyaç vardır,sermayesi bu gün için en az YTL’dir.Bu miktar zamana uygun olarak arttırılabilir.Ticaret siciline tescil ile doğar.Ortaklar şirket borçlarından sadece kendi sermayesi kadar sorumludur.Bu durumda üçüncü kişilerin alacaklarını korumak için bazı sınırlamalar getirilmiştir.Aktif malvarlığının pasifin altına düşmesi halinde şirketin üçüncü kişiler ile ilişkisini keserek derhal iflasını istemesi gerekir. Anonim şirketlerde şirket sermayesi belirli paylara ayrılır.Bu paylar ortakların adı yazılarak yani nama yazılı olabileceği gibi hamiline yazılıda olabilir.Bu şekildeki hisse senetleri ile şirket ortaklık payının devri yapılabilir. Hamiline ise el değiştirme ile devir gerçekleşir.Bu senetlerin üzerinde yazan değerlere itibari değer denir.Ancak şirket çok fazla kar ederek büyümüş ise üzerinde yazılı miktardan daha fazla değeri olur ve bu değerden satılabilir.Bu değere gerçek değer denir.Anonim şirketler ancak gerçek değeri aynı olan tahviller aracılığı ile borçlanabilirler.

96 Ticaret Şirketleri Hukuku 4.Limited Şirketler;işleyiş olarak anonim şirketlere benzemekle beraber ortak sayısı ve sermaye miktarı açısından farklıdır.İki veya daha fazla ortak ile kurulurlar.Ticaret siciline tescil edilerek tescil gerçekleşir.Ortak sayısı elliden fazla olamaz.Yirmi ortağa kadar şirkete denetçi gerekmediği halde daha fazla ortak bulunması halinde denetçi bulunması zorunludur.Sermayesi en az 5.000YTL’dir ve şirket payları en az 250YTL veya mislidir.Piyasa da işlem görmesi için hisse senedi çıkaramazlar. 5.Kooperatifler;Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortakların belirli ekonomik faaliyetlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım,dayanışma ve kefalet sureti ile sağlayıp korumak amacı ile gerçek ve tüzel kamu kişileri ile özel idareler,belediyeler,cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve sermayeli kuruluşlara kooperatif denir.En az yedi ortak ile kurulur.

97 Kıymetli Evrak Hukuku Senet;bir kimsenin kendisine karşı öne sürülecek bir hak yaratmak ya da var olan hakkın varlığını kanıtlamak için hazırlayıp imzaladığı yazılı bir belgedir. Yargılama ve Ticaret hukukunda bir çok iddia ancak senet niteliğinde bir belge ile kanıtlanır.

98 Kıymetli Evrak Hukuku Kıymetli evraklar sıkı şekil şartlarına bağlıdır.Her birinin nası düzenlenmesi gerektiği Ticaret kanunda açıkca yazılıdır.Kıymetli Evrak niteliğindeki senetlerin bir kaç ölçüte göre sınıflandırlması mümkündür. 1.Senedin temsil ettiği hakkın çeşidine göre yapılan sınıflandırma, 2.Senetlerin devredilme yöntemi açısından sınıflandırılmasıdır. Temsil ettiği hakkın çeşidine göre senetler ikiye ayrılır.Alacak senetleri;poliçe,çek,emre yazılı muharrer senetler yani kambiyo senetleri ve tahviller ileAnonim ortaklıkların çıkardığı intifa senetleridir.Para senetleri;Anonim şirketlerin çıkardıkları hisse senetleri veya hisse senetleri yerini tutan ilmuhaberlerdir.

99 Kıymetli Evrak Hukuku Devredilme yöntemleri yönünden senetler üçe ayrılır.Bunlar,nama yazılı,emre yazılı ve hamiline yazılı senetler olarak adlandırılır.Hepsinin ortak özelliği senetteki hakkın devri için senedin kendisinide teslimi zorunludur. Hamiline yazılı senetlerde;elden zilyetliğin teslimi ile devrolur. Nama yazılı senetlerde bir temlik açıklamasına gerek vardır.Senetten doğan tüm hakların devredildiğini belirten açıklama yazılmak zorundadır.Bu yazıma temlik cirosu denir.’’Bu senetteki haklarımı A’ya devrettim’’ şeklinde bir ifadenin yazılması ve imzalanması ile olur.Ayrı bir kağıda temlik edenin aynı ifadeler kullanarak ciro etmesi de mümkündür. Emre yazılı senetler içinde ciro açıklamasına gerek vardır.Mutlaka senedin arka kısmına yazılmak sureti ile olur.’’A’ya ödeyiniz yazılarak imzalanır’’veya kime ciro edildiği yazılmadan imzalanmak sureti ile ciro edilebilir.

100 Kıymetli Evrak Hukuku Devredilme yöntemleri yönünden senetler üçe ayrılır.Bunlar,nama yazılı,emre yazılı ve hamiline yazılı senetler olarak adlandırılır.Hepsinin ortak özelliği senetteki hakkın devri için senedin kendisinide teslimi zorunludur. Hamiline yazılı senetlerde;elden zilyetliğin teslimi ile devrolur. Nama yazılı senetlerde bir temlik açıklamasına gerek vardır.Senetten doğan tüm hakların devredildiğini belirten açıklama yazılmak zorundadır.Bu yazıma temlik cirosu denir.’’Bu senetteki haklarımı A’ya devrettim’’ şeklinde bir ifadenin yazılması ve imzalanması ile olur.Ayrı bir kağıda temlik edenin aynı ifadeler kullanarak ciro etmesi de mümkündür. Emre yazılı senetler içinde ciro açıklamasına gerek vardır.Mutlaka senedin arka kısmına yazılmak sureti ile olur.’’A’ya ödeyiniz yazılarak imzalanır’’veya kime ciro edildiği yazılmadan imzalanmak sureti ile ciro edilebilir.

101 Kıymetli Evrak Hukuku Kıymetli evrak ciro ile devredildiğine göre;senedi ciro etmek sureti ile devreden kişiye ciranta denir.Ciro ile ciranta,muhataba ödeme yetkisi,ciro edilene de kabzetme(senet bedelini alma) yetkisi vermektedir.Ciranta,aksine bir sözleşme yapılmamış ise ciro ettiği senedin ödenmemesinden sorumlu olur.Ciranta ciro yapacağı kimsenin ismini yazar,imza atarak ödeyiniz yazarsa bu ciro tam ciradur.İsim yazmaz ve sadece imza atar ve ödeyiniz yazar ise beyaz ciro olur.Kıymetli evrak terhin cirosu ile de devir yapılabilir.Bu ciroda senede bedeli teminattır veya bedeli rehindir ifadeleri eklenir.Bu yol ile senedi eline alan kişi senedi bir daha temlik veya rehin cirosu ile devredemez.Senet bedelinin bir başkası tarafından cirantanın nam ve hesabına sadece tahsil amacına yönelik olmak üzere;”bedeli tahsil içindir”,”vekaleten” gibi ifadelerle yapılan ciroya tahsil cirosu denmektedir. Türk Ticaret Hukukunda ayrıntılı olarak düzenlenmiş kıymetli evrak türleri poliçe,bono ve çektir.

102 Kıymetli Evrak Hukuku Poliçe; İçeriği yönünden havaledir.Kısaca sizin hesabınıza bir ikinci şahsın ödeme yapması için,üçüncü şahsa ödeme yetkisi veren bir talimat niteliğinde kıymetli evraktır. Genellikle poliçe;muhatapta bulunan bir alacağınız dolayısıyla yahut yapmış olduğunuz bir sözleşme gereğince onun sizden gelmiş böyle bir havale yazısının istediği ödemeyi yapma yükümlülüğü bulunduğu için düzenlenir.Poliçe muhatabın kabulune sunulur;muhatap kabul açıklamamsında bulunmayabilir ve bulunmazsa poliçeyi kullanmak isteyene karşı sorumlu olmaz.

103 Kıymetli Evrak Hukuku POLİÇE ’İşbu poliçe karşılığında,Ali Kara’ya veya emrine tarihinde TL ödeyiniz. Muhatap(borçlu) Keşideci Mehmet Kılıç adresi Şeref Yıldız(imza)’’

104 Kıymetli Evrak Hukuku Bono;düzenleyen kişinin bu evrak kendisine getirilinceye kadar orada yazan ödeme yükümlülüğünü üstlendiğini açıklayan içerikte bir senettir.En çok rastlanan bono örneği aşağıdaki gibidir. ‘’İşbu bono karşılığında Ali Kara veya emrine tarihinde TL ödeyeceğim. Borçlu Basri Kaya tanzim tarihi adres imza

105 Kıymetli Evrak Hukuku Çek; niteliği yönünden bir havaledir.Poliçeye benzer ancak kural olarak vade yoktur. Ticari hayatta en çok kullanılan kıymetli evraklardan biridir.Kural olarak vade olmadığından görüldüğünde ödenmesi gereklidir.Ancak Türk ticari yaşamında teamül gereği uzun zaman sonrasında ödenecek çek düzenlemek yaygındır.Bu şekli ile yine ibraz edildiği zaman ödeme tarihine bakılmaksızın ifa edilmesi yasa gereğidir.Çekin yazılış biçimi aşağıdaki gibidir. “ Muhatap(Banka Şubesi) Keşide yeri ve tarihi İşbu çek karşılığında hamiline veya…………..’ya veya emrine TL ödeyiniz. Keşideci hesap no Şirket Ünvanı (Ad ve soy ad) Vergi No (TC kimlik no) imza

106 Deniz Ticaret Hukuku Deniz Ticaret Hukukunun konusunu gemi ile denizlerde yolcu ve yük taşıma işleri ile ilgili konular oluşturur.Yalnızca Ticaret kanunda gemi ile yapılan ulaştırma işleri düzenlenmiştir.kanunda geminin tanımı şöyledir;”tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılması,denizde hareket etmesine imkanına bağlı olan ve küçük olmayan her tekne gemi sayılır”.Bu gemiler arasında sadece ticari amaç taşıyan gemiler önemlidir.denizde kazanç elde temek için tahsis edilen veya fiilen bu maksat için kullanılan her türlü gemi ticaret gemisidir.gemisini kendi yararına deniz ticaretinde kullanan kimseye donatan denir.Bu kimse tüzel kişi veya gerçek kişi olabilir.Gemiyi sevk ve idare eden kişiye de kaptan denir.Kaptan donatan veya temsilcisi tarafından tayin olunur.

107 Sigorta Hukuku Ticaret Kanunun düzenlediği sigorta isteğe bağlı ve sözleşme ile düzenlenir.Bununla sigorta yapan prim karşılığında,bir kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin meydana gelmesi halinde,tazminat vermeyi ve sair edaları yerine getirmeyi üzerine alır.Sigorta sözleşmesi yazılı olarak yapılır fakat şekle bağlı olup olmadığı tartışmalıdır.Tarafların hak ve borçlarını gösteren ve sigortacı tarafından sigorta edilene imzaları nedeni ile verilen belgeye sigorta poliçesi denir.Ticaret kanununa göre malvarlığı sigortası ve hayat sigortası veya hayat için önemli sayılan unsurlar için sigorta yapılabilir. Ayrıca zorunlu sigorta türü de vardır.Buna sosyal sigorta denir ve iş hukuku konusuna girer.Bağ-Kur ve Emekli sandığı gibi kurumlarda sigorta kurumlarıdır.

108 Hava Hukuku Denizlerde olduğu gibi hava taşımacılığınında artması sonucu hava ticareti doğmuştur.Devletlerin deniz ve kara ülkeleri üzerine tesadüf eden havadaki egemenlik haklarının niteli,ği ve genişliği ile ilgili bulunmasından dolayı Kamu Hukuku alanına da giren hava hukuku henüz yeni bir hukuk dalıdır.

109 FİKRİ HAKLAR ve SINAİ MÜLKİYET HAKLARI HUKUKU Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucu bilimsel eserler,sanat eserleri ve buluşlar gibi yaratıcılık unsuru taşıyan değerler herkesce ulaşılabilir olmuştur.Bu durum hem iyi hemde kötü gelişmelere neden olmaktadır.Emek harcanarak yaratılan şeylerin taklit edilmek veya alıntı yapılarak yaratan veya bulan kişiye zarar verecek o kişinin ekonomik kazancını engelleyecek şekilde çoğaltılmasının önüne geçilmek için daha önce var olan kuralların çerçevesinin genişletilmesi ile başka bir takım hukuk kurallarına ihtiyaç doğmuştur.

110 Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku Fikir ve sanat eserleri bilim,edebiyat eserleri,bilgisayar yazılımları,müzik,güzel sanatlar ve sinema eserleri sahiplerinin haklarının korunmasını ve kullanılmasını düzenleyen hukuk dalıdır.Ülkemizde olduğu gibi dünyada da gelişim halinde bulunan bir hukuk dalıdır.Fikir ve sanat eseri üzerindeki haklar maddi olarak görülebilir ve tesbit edilebilir haklar olmadığından gayrımaddi mal olarak yorumlanır ve üzerindeki haklara da mutlak haklar veya telif hakları denir.Bu hukuk dalı sözkonusu bu haklar ile ilgilidir.

111 Sınai Mülkiyet Hakları Hukuku Sınai Mülkiyet Hakları Hukuku ;teknolojinin geliştiği ve bundan yararlanarak ticari hayatın hız kazandığı günümüzde yaratıcılığın teşviki ve korunması için büyük önem taşımaktadır.Başlıca sınai mülkiyete konu olan haklar,patent,marka ve endüstriyel tasarımdır. " Sınai Mülkiyet" kavramı genel tanımı ile, sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları adına veya ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerindeki üreticisinin veya satıcısının ayırdedilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri adına kayıt edilmesini ve böylece ilk uygulayıcıların ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan gayri maddi bir hakkın tanımıdır. Sınai Mülkiyet hakları aşağıda tanımlanan konuları kapsamaktadır:

112 patent PATENT NEDİR ? Buluş Nedir?, Patent Nedir? Buluş, "tarım dahil, sanayideki herhangi bir spesifik sorunun çözümü" olarak tanımlanır. Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye de patent denir. Geleneksel terminoloji ile sınai mülkiyet haklarının içinde önemli bir yer tutan "patent hakkı", özellikle teknoloji transferinin aracı olması bakımından gelişmekte olan ülkeleri daha çok ilgilendiren maddi olmayan bir mala ilişkin haktır.

113 patent Buluşların Patent İle Korunmasının Amaçları Nelerdir? Amaçları şu şekilde sıralayabiliriz. 1- Zihni yaratmanın tanınması, 2- Buluş faaliyetinin özendirilmesi, 3- Buluş sahibinin ödüllendirilmesi, 4- Araştırma geliştirme sonuçlarının açıklanarak, teknik bilginin yaygınlaştırılması. Bu amaçlara ulaşmak üzere geliştirilen patent sistemi, buluş sahiplerinin buluşlarını, başkalarının kolayca anlayabileceği ve bundan yararlanarak daha iyi çalışmalar yapabileceği biçimde ayrıntılı olarak açıklamaları karşılığında kendilerine, buluş konusu ürünü üretme, kullanma ve satma konusunda belirli bir süre ayrıcalık veren bir sitemdir. Buluş sahibinin ödüllendirilerek buluş yapmanın özendirilmesi ve buluşlarla ilgili bilginin ortaya koyulması, bu bilgiler ışığında yeni kişilerin yeni buluşlar yapabilmelerini ve bu buluşların sanayiye uygulanmasını sağlamakta ve böylece ülkedeki ekonomik gelişmeye büyük katkı sağlanmaktadır.

114 patent Patentle Korunacak Buluşlarda Aranan Kriterler Nelerdir ? Hangi Buluşlar Patent İle Korunabilir ? Patentle korunacak buluşlarda aranan kriterler şunlardır; · yenilik · tekniğin bilinen durumunun aşılması · sanayiye uygulanabilirlik Yenilik, başvuru yapılmadan önce başkaları tarafından yazılı, sözlü ya da uygulanarak açıklanmamış olmak anlamında mutlak yeniliktir. Tekniğin bilinen durumunun aşılması kriteri ise "konuda uzman bir kişinin kolayca düşünüp uygulamaya koyamayacağı" nitelik anlamındadır. Sanayiye uygulanabilirlik, buluşun tümüyle kuramsal olmak yerine pratiğe uygulanabilir özellik taşıması demektir.

115 patent Türkiye’de biri incelemesiz; diğeri incelemeli olmak üzere iki çeşit patent sistemi vardır. İncelemesiz sistemde, ülkemizde mali kaynakları kısıtlı olan buluş sahiplerine ucuz, süratli, ancak süresi nisbeten kısıtlı, 7 yıllık bir koruma sağlanmaktadır. İncelemeli sistemde işlemler daha uzun sürmekte, ancak incelemeli patent, başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olup olmadığını gösteren bir inceleme raporuna dayanarak verildiği için daha sağlam ve daha uzun bir koruma elde edilmektedir. İncelemesiz patent, gerekli şartlar yerine getirilmek ve incelenmek şartıyla incelemeli patente dönüştürülebilmektedir. 1.İncelemesiz Patent Verme Usulü ile tanınan koruma süresi 7 senedir.Uzatılamaz. 2.İncelemeli Patent verme Usulü ile tanınan koruma süresi 20 yıl olup uzatılması mümkün değildir.

116 Faydalı Model Nedir ve Yararları Nelerdir? Türkiye'de ve dünyada yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşların sahiplerine belirli bir süre (10 yıl), bu buluş konusu ürünü üretme ve pazarlama hakkının tanınmasıdır. Faydalı model belgesi verilmesi işlemleri, patent verilmesine oranla, hem zaman hem de masraf açısından daha elverişlidir. Faydalı model koruması elde etme işlemlerinin basit ve ucuz olmasının, özellikle küçük ve orta ölçekli sanayicilerimizin ve araştırma kuruluşlarımızın buluş yapmalarını ve bunları sanayiye uygulamalarını özendireceği düşünülmüştür. Diğer taraftan, özellikle günümüzde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin gerçekleştirdiği yeniliklerin, rakiplerce hemen hemen aynısının yapılarak taklit edilmesi tehlikesi mevcuttur. Küçük ve orta büyüklükteki bu işletmelerin, mütevazi de olsa, bu buluşlarını faydalı model belgesi vererek korumak, onların ekonomik varlıklarının idamesine hizmet edecektir. Başka bir deyişle, faydalı model koruması, tecavüz fiillerine karşı, patent korumasına oranla daha çabuk ve seri bir işlev görecek şekilde düzenlenmiştir

117 Patent Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir? Birinci grupta; patent hakkı sahibi olarak belirtilmesi gereken kimlik bildiriminin gerçeğe aykırı olarak yapılması; patent koruması olan bir eşya veya ambalajı üzerine konulmuş, patent koruması olduğunu belirten işaretin, yetkisi olmadan kaldırılması; bir kişinin kendisini haksız olarak patent başvurusu veya patent hakkı sahibi olarak göstermesi durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında üçyüz milyon liradan altıyüz milyon liraya(*) kadar ağır para cezası ve bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

118 Patent Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir? İkinci grupta ise; mevcut olmadığını veya üzerinde tasarruf yetkisi bulunmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde, patent korumasına ilişkin mevzuatın devir ve intikal, rehin ve haciz ile ilgili maddelerinde yazılı haklardan birini veya bu haklarla ilgili lisansı, başkasına devretme veya verme veya rehnetme veya bu haklar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulması, korunan bir patent hakkının sahibi olmadığı veya koruma süresi bittiği veya herhangi bir sebeple patent hakkının hükümsüzlüğü veya patent korumasından doğan hakkının sona ermesi durumlarında; kendisinin veya başkasının imal ettiği veya satışa çıkardığı eşyaya veya ambalajlarına veya ticari evrakına veya ilanlarına, hukuken korunan bir patent hakkı ile ilgili olduğu kanısını uyandıracak şekilde, işaretler koyma veya bu amaçla yazılı ve görsel basındaki ilan ve reklamlarda, bu tarzda yazı, işaret veya ifadelerin kullanılması durumları tanımlanmış ve bu durumda suçlular hakkında altı yüz milyon liradan bir milyar liraya(*) kadar ağır para cezası ve iki yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

119 Patent Haklarına İlişkin İhlaller ve Tecavüzler Konusunda Hangi Suçlar Tanımlanmakta ve Hangi Cezalar Öngörülmektedir Üçüncü grupta ise patent haklarına tecavüz sayılan fiillerden birini işleyenler hakkında, altı yüz milyon liradan bir milyar liraya(*) kadar para cezası ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıca, haklarında bu tür suçlardan dolayı cezalara hükmolunanların, varsa işyerlerinin bir yıldan az olmamak üzere kapatılması ve aynı süre ticaretten men edilmeleri hüküm altına alınmıştır.

120 ENDÜSTRİYEL TASARIM KORUMASI NEDİR? Bilgisayar programları ve yarı iletkenlerin topografyalari hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanısıra bileşik bir sistem veya bunu oluşturan parçaları, setler, takımlar, ambalajlar gibi nesneleri, birden çok nesnenin veya sunuşun birarada algılanabilen bileşimleri, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri içine alan ürün yelpazesinde yer alan ürünlerin kendilerinin veya bir parçasının yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olmak şartıyla dış görünümlerinin koruma kapsamı altına alınmasıdır. Başvuru sahibi, tasarımı veya tasarımın uygulandığı ürünün tescilini 4 defa yenilemek suretiyle 25 yıla kadar üretme hakkına sahip olacaktır.

121 Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir? Aşağıda yazılı fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır: 1. Tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icabda bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolama, elde bulundurmak. 2. Tasarım belgesi sahibi tarafından sözleşmeye dayalı lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devir etmek, 3. Yukarıda bahsedilen fıillere iştirak veya yardım veya bunları teşvik etmek veya hangi şekil ve şartlarda olursa olsun bu fiillerin yapılmasını kolaylaştırmak, 4. Kendisinde bulunan ve haksız olarak üretilen veya ticaret alanına çıkarılan eşyanın nereden alındığını veya nasıl sağlandığını bildirmekten kaçınmak.

122 Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz Halleri Nelerdir? 5. Gasp. Tasarım başvurusu bu konudaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre yayımlandığı takdirde, başvuru sahibi, tasarıma vaki tecavüzlerden dolayı hukuk ve ceza davası açmaya yetkilidir. Tecavüz eden, başvurudan veya kapsamından haberdar edilmiş ise, başvurunun yayımlanmış olmasına bakılmaz. Tecavüz edenin kötü niyetli olduğuna mahkeme tarafından hükmolunursa, yayından önce de tecavüzün varlığı kabul edilir. koruma kapsamındaki tasarımın tescilli olduğuna ilişkin kaydın ürün, ambalaj veya fatura üzerine konulmamış olması, eylemi tecavüz olmaktan çıkarmaz. Tescil işaretleri kusurun değerlendirilmesi sırasında dikkate alınır.

123 Tek tescil tüm ülkelerde korur mu? Bir Ülkede Tescil Edilen Endüstriyel Tasarımın,markanın,patentin,faydalı modelin Tüm Dünyada Geçerli Olacağı Düşüncesi Kamuoyunda Yaygındır? Bu Doğru Mudur? Bir ülkede tescil edilen sınai mülkiyert hakının tüm dünyada geçerli olacağı düşüncesi tamamen yanlıştır. Türkiye'de başvurusu yapılan ve tescil edilen bir sınai mülkiyet hakkının sadece Türkiye sınırları içinde söz konusu kanunun getirdiği koruma hakkından yararlanır. Bu nedenle, ayrıca koruması istenilen her ülkede, o ülkenin mevzuatına göre başvuruda bulunularak tescil ettirme imkanı vardır. Lahey anlaşmasına katılım sonucunda sınai mülkiyet haklarının Uluslararası Tescilinin WIPO aracılığıyla yapılması sonucunda birden fazla ülkede tek bir ücretle, tek bir büro vasıtasıyla koruma sağlanabilecektir.

124 Coğraf İşaret Nedir?


"MIS 114 BUSINESS LAW DERS NOTLARI. 1.1.2.Sosyal Düzen Kuralları Din kuralları Ahlak kuralları Görgü kuralları Hukuk kuralları TOPLUMSAL KURALLAR." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları