Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sözlü ve Sözsüz İletişim Semineri Süleyman TİFTİK 09 Ağustos 2000 İstanbul.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sözlü ve Sözsüz İletişim Semineri Süleyman TİFTİK 09 Ağustos 2000 İstanbul."— Sunum transkripti:

1 Sözlü ve Sözsüz İletişim Semineri Süleyman TİFTİK 09 Ağustos 2000 İstanbul

2 Geçinmek İnsanlarla geçinmek ; Onları anlamaya çalışmak, Sorunlarına yakınlaşmak, İncinmeye ve sıkıntıya neden olmayacak biçimde iletişim kurabilmek. 

3 Uzlaşma Barış için herhangi bir bedel ödemek öz saygımıza zarar verir. Pek çok anlaşmazlık yalnızca uzlaşmayla çözümlenebilir ve bazen biraz ödün vermek yerindedir. 

4 Garip Bir Top Beğensek de beğenmesek de, hepimiz uzayda bu garip topun üzerine yerleştirilmiş durumdayız. Yeni arkadaşlıklar oluşturarak, Halihazırda varolan bağları daha da sağlamlaştırarak, Bizi yaralayanlara karşı hiçbir kin beslemeyerek, İnsanlarla dostça ilişkiler kurabilirsek, bu gezegendeki zamanımızı çok daha keyifli geçirebiliriz. 

5 En Önemli Ders Belki de hayatta öğreneceğimiz en önemli ders: Pek çok insanın; Altyapı Kişilik Dış görünüş açısından kendimizden farklı olduğu ve bu farklılıklara karşı hoşgörülü olmamız gerektiğidir. 

6 Kariyer İnsanın kariyeri ; Teknik bilgi eksikliğinden, İnsan ilişkilerindeki yetersizliklerden zarar görür. İstediğimiz sonuçlara ulaşmak konusunda çoğumuz başka insanlara bağımlıyızdır. 

7 Tavır Ruhsal durumumuzu başkalarına iletmek için kullandığımız yoldur. Her şeyin başlangıç noktası olan beyninizin içinde tavır, bir zihinsel değişiklik durumudur. Zihinsel olarak olaylara nasıl baktığınızı gösterir. Bilinçli olarak saklanan inançlar ya da görüşlerdir. Olumlu ya da olumsuzdurlar. 

8 İyimser olduğunuz ve başarılı sonuçlar almayı beklediğinizde olumlu bir tavır sergilersiniz. Duygular tarafından yönetilir ya da en azından içlerinde bir duygu öğesini barındırırlar. Harekete geçmemize neden olurlar. 

9 Kameranın iş yerinize odaklanması ; Kendinizi geliştireceğiniz Bir şeyler öğreneceğiniz Kariyer hedeflerinize biraz daha yaklaşacağınız Bir parça da eğleneceğiniz bir ortam olarak bakabileceğiniz gibi... 

10 Girişinizden çıkışınıza kadar katlanmanız gereken bir sıkıntı kaynağı olarak da bakabilirsiniz. İşinizin ve kariyerinizin resmini kendi istediğiniz gibi çekebilirsiniz. 

11 Olumlu Tavır İşinize ve çevrenizdeki insanlara daha şevkle yaklaşırsınız. Daha çok üretebileceğiniz bir durumda olursunuz. Kişiliğinizden olabildiğince yararlanırsınız. İş arkadaşlarınıza da sizinle ilişki kurmak daha kolay gelir ve bu ilişkiyi uzun süre canlı ve sağlıklı tutmak için ellerinden geleni yaparlar. 

12 Olumlu Tavır Ne Gibi Davranışları İçerir ? Kilit sözcükler ve deyimler ; Yargılamayan Kendisini ve olayları kontrol edebilen Yapıcı düşünmeyi ve planlamayı bilen Değişimle başa çıkabilen ve değişimi yönetebilen Yukarıda sayılan davranışları yerine getirirken iyi iletişim kurabilen İyimser 

13 Yargılamayan Başka insanların kötü yönlerinden çok, iyi yönlerini görmeye ve kötü durumlardan olabilecek en iyi sonuçları çıkarmaya eğilimlidirler. Olumlu insanlar başkaları hakkında konuşarak zaman harcamaktansa sorunlara nasıl çözüm bulunacağı ve işlerin nasıl yürüyeceği hakkında konuşmayı tercih ederler. 

14 Kendisini ve Olayları Kontrol Edebilen Olumlu tavır sahibi insanlar kendilerine ve yeteneklerine güvendiklerini gösterirler. Ancak bu, onların çevrelerindeki herkesi ve her şeyi yönetmek ve onlar üzerinde güç kullanmak isteyen birer diktatör olma hevesi taşıdıkları anlamına gelmez. 

15 Yapıcı Düşünmeyi ve Planlamayı Bilen Yönetim becerileri açısından ; Yeni fikirler Yeni çözümler Yeni stratejiler üretebilmek Zorluklarla başa çıkabilmek 

16 Değişimle Başa Çıkabilen ve Değişimi Yönetebilen Onlar için değişim ; Yeni anları keşfetme, Yeni deneyimler yaşama Olanaklarının sınırlarını genişletme fırsatlarını temsil eder. 

17 Olumlu insanların değişimle kolayca başa çıkabilmelerinin yolu; Kendilerine ve koşullara uyum sağlama Başa çıkma Farklı durumlarda becerilerini gerektiği gibi kullanabilme yeteneklerine güvenmeleridir. 

18 İyi İletişim Kurabilen Tavırlarımız, ancak onları başkalarına ilettiğimiz ölçüde fark edilebilir. Eğer insanlar hiç bir şey yapmasaydı, konuşmasalardı, sözsüz mesajlar vermeselerdi tavırlarının ne olduğunu bilmek olanaksız olurdu. Etkili iletişim, olumlu tavrın vazgeçilmez bir parçasıdır. 

19 İyimser İyimser olmak ; Neşeli Canlı Olayların iyi tarafını gören Gelecek günlerin daha iyi olacağı konusunda umut besleyen kişi olmak demektir. 

20 Kendiniz için, Yönettiğiniz insanlar için, Sizi yöneten insanlar için, Müşterileriniz, potansiyel müşterileriniz ve yaptığınız işleri eleştirenler için yararlar sağlar.  Olumlu Tavrın Sağladığı Yararlar

21 Sizin Açınızdan Yararları Yönetici olarak daha etkili hale gelirsiniz Kendinizi daha iyi hissedersiniz Kariyerinizden beklentileriniz artar 

22 Yönettiğiniz İnsanlar Açısından Yararları Elemanlarınız daha iyi bir yönetici ile çalışma şansını bulurlar. Birlikte daha verimli çalışırlar. Şevkle çalışıp kendilerini geliştirebilecekleri bir ortam hazırlamış olursunuz. Çalışmaktan hoşlanan, kendilerine örnek alabilecekleri iyi bir model oluşturursunuz. 

23 Sizi Yönetenler Açısından Yararları İşlerin şirket / kurum politikasına uygun yürütülmesi konusunda yöneticiniz size güvenebileceğini bilecektir. Sonuçta onların sorumlu olduğu ürünün ya da hizmetin kalitesi ve verimliliği artacaktır. Çözülmesi gereken daha az sorun olacak, zarar vermenizi önlemek için harcayacakları zamanı ortak ve yapıcı işler için kullanabileceklerdir. 

24 Özellikle kuruluşun hedeflerine ulaşması daha da kolaylaşacaktır. Yönetim, yalnızca nezaret etmek anlamına gelmeyecek, kalite yönetimi haline dönüşecektir. 

25 Müşterileriniz, Potansiyel Müşterileriniz ve Yaptığınız İşleri Eleştirenler Açısından Yararları Hepimiz, doğrudan ya da dolaylı olarak insanlara bir ürün veya hizmet sunma çabası içindeyiz. Müşteriler en geniş anlamda sizin sürdürdüğünüz çabaların diğer ucunda bulunanlardır. Yani, sizin ürettiğiniz ürünü ya da sunduğunuz hizmeti alanlar veya sizin satış yaptığınız insanlardır. 

26 Olumlu Tavır Sahibi Olma Konusunda Beş Altın Kural Profesyonel olun Vizyon sahibi olun Formda olun a. Dinlenme b. Sağlıklı beslenme c. Egzersiz Adil olun Ekip çalışmasına önem verin 

27 Ekip Çalışmasına Önem Verin Ekip üyelerinin tümü ekibin hedef ve amaçları ile yakından ilgilidir ve kendilerini sürecin bir parçası olarak görürler. Ekibin amacı ekip üyeleri tarafından onaylanmıştır.  Etkili ve düzgün çalışan bir ekibin özellikleri ;

28 Ekip üyeleri birbirlerini dinler. Yapıcı düşünce desteklenir. Anlaşmazlıkların üzerine gidilir, üstü örtülü olarak sürüp gitmesine izin verilmez. Önemli stratejik kararların çoğu ekip üyelerinin oy birliği ile alınır. Eleştiriler her zaman yapıcı niteliktedir, kişiler değil konular üzerinde durulur. 

29 Ekip üyeleri kendilerinin ekipteki rolleri ve sorumluluklarının ne olduğunu iyi bilirler. Liderlik, insanların uzmanlığına ve bilgisine göre el değiştirebilir. İlerlemelerin değerlendirilmesi ekibin hedeflerine ulaşma süreci içinde kabul edilen ve istenilen bir olaydır. 

30 Bir başkası bana şunları yaptığında üzülürüm: Başkalarının da olduğu bir toplulukta beni önemsemez görünürse Bana verdiğini düşündüğüm bir sözünü tutmazsa Öğrenmeye hakkım olduğunu düşündüğüm bir bilgiyi benden saklarsa Benimle olan randevusunu iptal ederse Beni can kulağıyla dinlemezse Bir başkası ile daha çok ilgilenirse 

31 Sonuç olarak ; Bir çoğumuz kötü niyetle yapılmamış ufacık bir hareket yüzünden önemli bir ilişkimizin bozulmasına göz yummuşuzdur. Yukarıdakilere benzer durumlarla başa çıkmanın en iyi yolu, ya sizin olayı yanlış değerlendirmiş olabileceğinizi düşünmek ya da konuyu açıkça konuşarak kara bulutları dağıtmaktır. 

32 “Kötülüğün kazanması için gerekli olan tek şey iyi insanların hiçbir şey yapmamasıdır.” Edmund Burke

33 Konuşmak Her ne kadar hepimiz zaman zaman karşı koyuşlarımızı ve hatta öfkemizi ifade etmeliysek de, esas olan kişisel ilişkilerimizde birbirimizi anlama arayışıdır. Belki de en önemli gereklilik diğer insanlarla özdeşleşmeye çalışmak, onların sorunlarına sempatiyle yaklaşmaktır. Haksızlığın karşısında güçlüce dikilmek gerektiğini de göz ardı edemeyiz. 

34 Sözcükler ve Cümleler Tüm sohbetlerimizde kastettiğimiz anlamı ifade edebildiğimizden emin olmaya çalışmalıyız. Düşüncelerinizi duruş ve jestler ile ortaya koymadığınız sürece en iyi seçilmiş sözcükler bile yanlış yorumlanmaya açık olacaktır. 

35 Seçtiğiniz sözcüklerin değerini ve etkisini kendinize göre değil de başkalarının algılama biçimine göre değerlendirmeniz çok önemlidir. Anlaşılmayan sözcük kullandığınızda dinleyici dinlemekten vazgeçer. 

36 Etki oluşturan sözcükler ; Kesinlikle, açıkça, tek seçenek, başta gelen, mükemmel sonuç, özellikle, hemen vb. Bazı sözcükler hiç düşünülmeyen duyguların işin içine girmesine yol açarlar. Fakat kelimesinin yerine ancak veya yine de kullanılması 

37 Doğrudan, Güvenli İletişim Güvenli iletişim; Kendinizi açık, özlü, doğrudan ve dürüst bir biçimde ifade etmek demektir. Karşınızdaki insanın eğitimini, statüsünü ve sosyal konumunu dikkate alıp onun anlayacağı dilden konuşulmalı. Asla kendinizin ne kadar kibar ve üstün olduğunuzu gösterecek dilden konuşulmamalı. 

38 Etkin ve güvenli bir iletişimde tonlama ve konuşma şekline dikkat edilmeli. Karşınızdakilere ne düşündüğünüzü ya da ne hissettiğinizi tam olarak söyleyin Kişilerle değil sorunlarla uğraşın Genelleme yapmayın, o andaki sorun ile ilgilenin 

39 Gereğinden fazla açıklama yapmayın Mesajınıza sahip çıkın Kendinize karşı dürüst olun ve gerçekten ne hissettiğinizi güvenli bir biçimde ifade edin. Açık, özlü ve yapıcı sözcükler güvenli davranış tarzının olmazsa olmaz parçalarıdır. 

40 Gereğinden fazla özür dilemeyin Dinleyicinin ilgisini sürekli kılmak istiyorsanız konuşmanız gölge ve aydınlık arasında gidip gelmelidir. Tanışma sırasında önceden bilmediğiniz kişilerin isimlerini dikkatle dinleyiniz. 

41 Dinlemek İyi bir dinleyici olabilmek için ; Kaynaktan gelen her türlü ileti arasından hangisini seçeceğinizi bilin. Bakışlarınız, baş sallamanız, jest ve mimiklerinizle dinler gözükmeyin ya da kaynaktan gelen iletilerin yüzeyinde kalmayın. Kaynağın verdiği iletiyi gözlerine, yüzüne bakarak izleyin; sözlerini, mimiklerini, hareketlerini bir bütün olarak algılamaya ve çözmeye çalışın. 

42 Karşınızdakini dinlerken zaman zaman sözlü olarak, “Anlattıklarınızı dikkatle izliyorum”, “Anlamak için dikkat ediyorum” biçiminde geri iletişimi kolaylaştıracak bilgiler verin. Kaynağın bilgi aktardığı, ileti verdiği süre içinde dinleyici olarak kalın. Yalnız kaynaktan gelen iletilerde çözülmeyen bölümler varsa, düşünce ve mantık sürecini cevabı hazırlamak için işletmeyin. Önce iletilerin tam olarak çözülmesi için harcayın. 

43 Kaynağın aktardığı bilgi, ortaya koyduğu önerileri onaylayıp onaylamadığınızı konuşma bittikten sonra açık olarak belirtin. Karşınızdakini dinlerken alay eden, küçümseyen, küçük düşüren, kötüleyen mimikler, jestler ya da sözcükler kullanmayın. 

44 Konuşanın açığını yakalamak, kişiliğinizin gücünü ve üstünlüğünü göstermek amacıyla tuzak kuran bir dinleyici olmayın. Kaynaktan gelen tüm iletileri kendinize yöneltilmiş bir saldırı olarak kabul etmeyin. Hemen savunmaya geçmeyin. Bu tür iletişimler kaynakta ya da alıcıda kaçma ya da saldırma biçiminde davranışları oluşturan savunma düzenlerinin işlerlik kazanmasına yol açar. 

45 Beden Dili İletişimle oluşturulan etkinin; % 7 % 39 % 54 Konuşma dışı davranışlar (görsel) Ses tonu (tonlamalar) Söylenen sözcükler (kelimeler)

46 Bu çok şaşırtıcı bir istatistik gibi görünebilir. Doğru şeyi söyleyen ancak bunu yeterince iyi ifade edemeyen biriyle hiç konuştunuz mu? “Afiyet olsun” derken cümleyi günde binlerce kez tekrarladığını hissettiren bir ses tonu kullanan bir garson olabilir. Anlattıklarınızı anlayıp anlamadığını sorduğunuz bir elemanınızın karışık bir yüz ifadesiyle ve titrek bir sesle anladığını söylemesi de örnek olabilir. 

47 Telefonda konuşan kişi sözcüklere ve tonlamaya mahkum kalacaktır, çünkü mesajını iletebilmesi için başka yol yoktur. Telefonda satış yapan kimselere ve telefon santrallerinde çalışanlara, telefonda müşterilerle konuşurken gülmeleri öğretilir. Bazen, telefonda birine yol tarif ederken, ahizeyi kulağınızla omzunuzun arasına sıkıştırıp yönleri elinizle gösterdiğiniz olur. 

48 Tam olarak oturuş biçimimiz, bir mesaj iletir. Hem ruhsal hem fiziksel olarak dinlenmek işin sırrıdır; eldeki konuya zihnimizi tümüyle vererek zihnimizi dinlendirdiğimiz gibi bedenimizi de dinlenmeye teşvik etmeliyiz. Sohbet açısından, dinlenmiş kaslar zihnin de rahatlamasını sağlar. Dinlerken kendinizi kontrol edemeyecek kadar yorgun hissediyorsanız; açıklayın ve özür dileyin. 

49 Yüzünüzdeki ifade ; Konuşulanlara uygun, Dikkatli Duyarlı olmalıdır. 

50 Arada bir göz temasını kesmeniz gerekir, çünkü sürekli bakmak karşıdakini rahatsız edebilir ve agresif bir davranış olarak görülebilir. Dinleme süresinin çoğunda gözlerinizi kaşlarla burun arasında kalan hayali üçgende tutun. 

51 Başınızı sallamak, karşınızdakini dinlemeye devam ettiğinizi ve konuşmayı sürdürmesinde sakınca olmadığını gösterir. Elleriniz ile yüzünüzün ilişkileri de konuşanın sözlerinin nasıl algılandığının iyi bir göstergesidir. 

52 Duyguları karşınızdaki insana belli etmek için ellerinizle yüzünüzü nasıl kullanırdınız? Samimi bir ilgi; El yumruk biçiminde dudaklara dayalı, belki beraberinde dikkatli bir yüz ifadesi ve başın onaylar biçimde öne doğru eğilmesi Kuşkulanma; İşaret parmağı dudakların, diğer parmaklar çenenin üzerinde ya da kulağın çekilmesi 

53 Sıkıntı; Çenenin yumruk şeklindeki ele dayanması Aklınızın karışması ; Alnın ovuşturulması 

54 Sıkılmış bir pozisyon alın, bir süre sonra gerçekten sıkılacaksınız. Omuzlarınızı düşürün, bir kaç kez ah’layın, parmak eklemlerinizi ısırın, çok geçmeden ruh halinizin kötüleşeceğini ve gerilmeye başladığınızı hissedeceksiniz. Kendinizi rahat hissetmeseniz bile aynada diğer insanlara ya da kendinize gülümseyin, moraliniz yükselmeye başlayacaktır. 

55 Konuşma sırası size geldiğinde göz temasını sürdürmenin çok daha zor olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni de arada bir uzaklara, nötr bir noktaya bakarak düşüncelerinizi toparlama ve doğru sözcükleri arayıp bulma ihtiyacıdır. Göz teması iletişimimizin etkisini arttırır, mesaj önemli ise göz temasını da arttırın. Düzenli olarak dinleyiciye bakmak onun konsantrasyonunu arttırır ve konuşmanın sınırları içinde kalmasını sağlar. 

56 Kaşların hafifçe çatılması, akıllarının karıştığını ya da söylediklerinizi tam olarak anlamadıklarını veya devam etmeden önce giderilmesi gereken bir anlaşmazlık olduğunu gösterebilir. Kaşların çatılmasına eşlik eden bir yüz buruşturma uzun süredir ara vermeden konuştuğunuzu ve artık sıranın karşı tarafa geldiğini anlatabilir. 

57 Etkin bir iletişim için ; Sözcükler Konuşma tarzı Beden dili uyum içinde olmalıdır. 

58 Tipik agresif duruşta eller kalçaların üzerinde, dirsekler dışa açık, dik (boyunuz tüm haşmetiyle ortaya çıkacak şekilde) bir durum alırsınız. Agresif Beden Dili Yüzdeki tüm kaslar gerilir. Ağız çevresi gergindir ve ne anlama geldiği belli olmayan bir gülümseme vardır, gözler bu gülümsemeye katılmaz, katı bir ifade ile bakarlar. 

59 Bazı kişilerde dişlerin sıkılmasından dolayı çene kasları hareket halindedir ki bu da agresifliğin bir göstergesidir. Gözler kısılmış ve dik dik bakıyor olabilir. Karşı tarafı daha aşağı bir konuma düşüren her davranış agresiftir. 

60 Yüzde renk değişmesi de olabilir, çünkü agresif davranış kan basıncını yükseltir. Hareketler gergin ve rahatsızdır. Bacakların birbirine sürtülmesi veya ayakların yere vurulması gibi sabırsızlık ifade eden hareketler görülebilir. 

61 Agresif kişi sizin alanınızı işgal edebilir, rahatsız edici ölçüde yakın durur. Karşıdaki insana sözünü bitirme fırsatı vermeden arkasını dönmek ya da oradan uzaklaşmak tipik bir agresif davranış örneğidir. Başımızı ileriye iterek, parmağımızı uzatarak ya da sallayarak ve yumruklarımızı sıkarak yapılan jestler de agresiftir. 

62 Ellerin karşıdakini kovalar, “çek git” der gibi hareket ettirilmesi de agresif bir davranıştır. Sabırsızlık ifade eden kısa ve hızlı baş sallamalar görülebilir. Ses tonu ya her zamankinden daha yüksek ve sert ya da ürkütücü bir şekilde sakindir. 

63 Araştırmalara göre aynı cinsiyetten, benzer yaşlarda ve görünüşde -biri dik duran, diğerinin ise omuzları düşmüş- iki insandan hangisinin patron, hangisinin ast olduğu sorulduğunda çoğu kişi dik duranın yönetici konumunda olduğunu var sayacaktır. Bu bize güvenli duruş ile pasiflik ve boyun eğmenin başarı ile ilişkisi konusunda bir şeyler anlatır.  Pasif Beden Dili

64 Düşük bir görüntü pasif ve güvensiz bir insanın tipik görünüşüdür; oturduğu zaman vücut kendi üzerine kıvrılmayı tercih eder. Bir insanın pasif olduğu çoğunlukla yüzündeki hüzünlü ifadeden, özür diler veya yalvarır gibi bakmasından ya da alt dudağın ısırılması gibi stres, gerginlik ve endişe ifade eden belirgin işaretlerden anlaşılır. 

65 Kolların sıkıca kavuşturulması, bacakların birbirine sarılması da karakteristiktir. Çene göğse doğru düşmüş, omuzlar kamburlaşmıştır. Yüzde renk değişmesi ve hatta kızarma görülebilir. 

66 Hareketler gergin, heyecanlı, huzursuzdur ve sık sık pozisyon değiştirilir. Gerginlik, bu kişileri beceriksiz yapabilir, eşyaları döküp saçar, kağıtları ellerinden düşürürler. Karşıdaki insanla araya fiziksel bir mesafe koyma, hatta geri çekilme eğilimi görülür. 

67 Oturduklarında bilinçli olarak dirseklerini ve dizlerini vücutlarına doğru çekip sarılır gibi bir pozisyon alırlar. Jestlerde, sıkılmış eller ya da sinirli bir şekilde sürekli elleri sıkıp-açma hareketi görülebilir. Saç, giysi, kalem vb. nesnelerle oynama eğilimi vardır. Konuşurken genellikle ağız el ile kapatılır, sık sık yüze dokunulur. 

68 Pasif insanlara göz temasını sürdürmek zor gelir, çoğunlukla bakışları aşağıya iner. Normalden daha fazla göz kırparlar. Tedirgin bir şekilde çevrelerine bakınırlar. 

69 Bu kişilerin karşıdaki insanı dışarıda bırakmak istercesine uzun sürelerle gözlerini kapalı tutmaları da şaşırtıcı bir olgudur. Ses tonu genellikle sakindir, uç durumlarda seste titreme olabilir. 

70 Güvenli insanın dik, sakin, açık bir duruşu vardır, eller ya rahatça iki yana sarkar ya da gevşek bir biçimde kucağa bırakılır. Kollar ve bacaklar çoğunlukla kavuşturulmaz, gözle görülür bir gevşeklik söz konusudur.  Güvenli Beden Dili

71 Yüz kasları da gevşektir, içtenlik, güven ve duyarlılık ifade ederler. Güvenli insan karşısındakini gerçek bir gülümseme ile selamlar. Dostça selamlamanın bir işareti olarak “kaşlar” fark edilmeyecek bir şekilde kaldırılıp indirilir. 

72 Hareketler düzenli, kurallı ve rahattır. Karşıdakinin alanını ihlal etmeksizin insanlara yakın durur ve rahatsız olmaz. Jestler sürmekte olan konuşmaya uygundur, aşırı veya rahatsız edici hareketler görülmez. 

73 Doğrudan ve sürekli bir göz teması vardır. Ses tonu duruma uygundur, iniş-çıkışlar fazla değildir, düzgündür ve kolayca duyulur. 

74 Bir televizyon programını sessiz izlemeyi deneyin. Ne olup bittiğini anlıyor musunuz, yoksa yüz ifadeleri, hareketler ve jestlerden insanlar arasındaki ilişkileri çıkarmaya mı çalışıyorsunuz, bir bakın. Ne kadar çok şey anladığınızı görüp şaşıracaksınız. Davranışlar gerçekten de sözcüklerden daha anlamlıdır. 

75 Birisine bakmadan onunla iyi geçinmek neredeyse tümüyle olanaksızdır. Eğer birisi gözlerini kaçırıyor, çevreye göz atıyorsa, omzumuzun üzerinden veya aşağıya ellerimize bakıyorsa, sıkıldığı ya da sabırsızlandığı duygusunu edinir ve konsantrasyonumuzu yitiririz.  Göz Göze İletişim

76 Çoğu kez insanların göz göze iletişimden kaçınmalarına neden olan utangaçlıktır, ama sabırla kendimizi geliştirmemiz gerekir. Öz-saygıdan yoksun insanlar genelde kendilerini açığa vurmak istemediklerini hissederler; sanki insanlar gözlerine bakınca ruhlarını görecektir. Kendi gerçek benliğimizi ne denli saklamaya çalışırsak o denli mutsuz oluruz. 

77


"Sözlü ve Sözsüz İletişim Semineri Süleyman TİFTİK 09 Ağustos 2000 İstanbul." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları