Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 T.C. BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5555 SAYILI VAKIFLAR KANUNU TASARISI TASARISI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 T.C. BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5555 SAYILI VAKIFLAR KANUNU TASARISI TASARISI."— Sunum transkripti:

1

2 1 T.C. BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5555 SAYILI VAKIFLAR KANUNU TASARISI TASARISI

3 2 Vakıf Nedir? Geleneksel Vakıf Anlayışı TANIM Vakıf; fiil ehliyetine sahip kişilerin hiçbir tesir altında kalmadan hür iradeleri ile kendilerine ait menkul ve gayrimenkul mallarını, ekonomik değerlerini, emeklerini kendilerine göre kutsal gördükleri bir gaye için hasr etmeleridir. Vakıf: dini, medeni ve ilmi amaçlı sosyal hizmet ve hayır kurumudur. Toplumsal bir ortamda yaşamanın bazı sorumlukları vardır. İnsanlık alemi bu sorumluklarını çeşitli yöntemlerle yerine getirmektedir.

4 3 Farklı toplumlarda farklı isimlerle ortaya çıkan bu dayanışma ve yardımlaşma yöntemleri bizim kültürümüzde vakıf adıyla kendini göstermiştir. Cumhuriyet öncesi devletin; - dış güvenlik - iç işleri - adalet hizmetleri dışındaki tüm hizmetleri Vakıflar eli ile yürütülmüş olup, - altyapıdan – şehirciliğe - çevreden – sağlığa - eğitimden – kültüre - ekonomiden – ticarete tüm hizmetler, vakıflara konu olmuştur.

5 4 Vakıf Çeşitleri MAZBUT VAKIF Cumhuriyet öncesinde vakfiyelerindeki amaçları gerçekleştirmek üzere kurulan ancak; Vakfiyesi gereği yönetecek kişi kalmadığından Hayri hizmetlerini gerçekleştirmesi - fiilen - hukuken imkansız hale geldiğinden vakıflar genel müdürlüğü tarafından yaşatılan, yönetilen, temsil edilen vakıflardır. Başlangıçta 200 binin üzerinde olan bu vakıflardan günümüze adedi ulaşmıştır.

6 5 MÜLHAK VAKIF Cumhuriyet öncesi kurulmuş ve vakfedenin soyundan gelenler tarafından yönetilmesi şart edilen vakıflardır. Günümüzde 300 adet mülhak vakıf bulunmaktadır.

7 6 CEMAAT VAKFI Cumhuriyet öncesinde gayrimüslim Türk vatandaşlarının oluşturduğu hayır kurumlarıdır yılında; düzenledikleri beyannameler ile Vakıflar Genel Müdürlüğündeki kütüğe tescil ve kayıtları yapılmıştır. Böylece, cemaatlere ait bu hayır kurumları “vakıf” olarak kabul edilmiştir. Cemaatlerinin kendi mensuplarından seçtiği yönetim kurulları tarafından yönetilen bu vakıflar 161 adettir. Türk Medeni Kanununa göre belli bir cemaati desteklemek amacıyla vakıf kurulması mümkün olmadığından; yeni cemaat vakfı kurulması hukuken mümkün değildir.

8 7 YENİ VAKIF Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir gayeye özgülemeleriyle kurulan vakıflardır adettir.

9 8 Yeni Yasaya Neden İhtiyaç Duyuldu? Yasa;  Özel hukuk tüzel kişiliğini haiz vakıfların vakfiyelerinde ve vakıf senetlerinde yazılı hayır şart ve hizmetlerin sağlıklı bir biçimde yerine getirilebilmesi,  Toplumun sosyal yapısının güçlendirilmesi,  Mimari ve tarihi değere sahip vakıf abide ve eserlerin muhafazası, onarımı ve yaşatılması,  Vakıflara ait taşınmazların ekonomik bir şekilde işletilmesi ve değerlendirilmesi,  Mülhak, cemaat ve Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflarımızın yapılandırılması ve amaçlarına uygun faaliyetlerde bulunmalarının temin edilmesi,

10 9  Vakıflarımızın çağdaş yapıya kavuşturulması,  Toplumda saydamlığın sağlanması,  Mazbut, mülhak, cemaat,ve Türk Medeni Kanununa göre kurulan vakıflarımızın dağınık mevzuatının bir araya getirilmesi, (halen 10 kanun, 6 tüzük ve 27 yönetmeliğe göre hizmetler yürütülmektedir.)  Vakıf teşkilatının, çağdaş kamu yönetimi anlayışına uygun şekilde yeniden yapılandırılması,  Vakıf hizmetlerine ilişkin temel ilke ve esaslarının belirlenmesi,

11 10  1984 tarihli Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararnamenin dayanağı olan yetki kanunu 1988 yılında mülga olmasına rağmen hala bir teşkilat kanununun bulunmaması,  5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa uygun yapılanmanın sağlanması,  Kamuda sürdürülen yeniden yapılandırılma ve Kamu Reformu çalışmalarına paralel düzenlemelerin yapılması amacıyla hazırlanmıştır.

12 11 Vakıflar Kanunu Tasarısı Nasıl Hazırlandı?  Yurt içinden bilim adamlarının katılımıyla Mayıs 2003 tarihlerinde düzenlenen “Vakıf Medeniyeti Sempozyumu”,  Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile birlikte yerli ve yabancı bilim adamlarının katılımıyla Aralık 2003 tarihlerinde Uluslararası Vakıf Sempozyumu,  Avrupa Birliği Genel Sekreterliği nezdinde sivil toplum örgüt temsilcilerinin de katıldığı çeşitli toplantılar,  Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon çalışmaları,

13 12  Bilim adamları, sivil toplum örgüt temsilcileri ve üst düzey bürokratlarının katılımıyla yapılan toplantı sonuçları da dikkate alınarak;  Vakıflar Genel Müdürlüğü Yeniden Yapılanma ve Mevzuat Komisyonu tarafından hazırlanan Vakıflar Kanunu Tasarısı Taslağı Başbakanlık ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Web sitelerinde (Ekim-2004) kamuoyunun görüş ve önerilerine sunulmuştur.  100’den fazla kişi, kurum ve kuruluştan bildirilen görüş ve öneriler değerlendirilerek Başbakanlığa sunulan taslak, uzmanlar tarafından incelenmiş ve son şekli verilerek tarihinde Kanun Tasarısı olarak T.B.M.M. ne sunulmuştur.

14 13 KANUN TASARISI İLE GETİRİLEN YENİLİKLER KANUN TASARISI İLE GETİRİLEN YENİLİKLER

15

16 15 Milletlerarası mütekabiliyet ilkesi saklı kalmak üzere tasarı ile;

17 16 Vakıf Kuruluşu ve Yönetimi Açısından Halen vakıf kurma ve vakıflarda yönetici olma ile ilgili birtakım kısıtlamalar var iken demokratik, çağdaş ve katılımcı bir anlayışla hazırlanan; tasarı ile;  Vakıf Kurmak Kolaylaştırılmıştır; (Son yıllarda Türkiye'de ki ekonomik ve sosyal gelişmelere rağmen yeni vakıfların sayısında azalma meydana gelmiş olup insanlar vakıf kurmaktan kaçınmaktadırlar) - Kurucu için aranan şartlar kaldırılmıştır. (Halen affa uğramış olsa bile zimmet, hırsızlık, dolandırıcılık, hileli iflas, yüz kızartıcı suçlar gibi bazı suçlardan mahkum olanlar ile işlediği herhangi bir suçtan 6 aydan fazla hüküm giyenler vakıf kurucusu olamamaktadır) - Kuruluş malvarlığı miktarının belirlenmesi mahkemelere bırakılmıştır. (Asgari kuruluş malvarlığı miktarı Genel Müdürlükçe belirlendiğinden çok dar amaçlı bir vakıf da kurulacak olsa büyük bir malvarlığı gerekmekteydi)

18 17 Vakıf Kuruluşu ve Yönetimi Açısından  Yönetici olma kolaylaştırılmış, olamayacakların kriterleri belirlenmiştir.  Türkiye”de yerleşim hakkına sahip yabancılara yeni vakıfların yönetim organlarında görev alabilme imkanı sağlanmıştır. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen yöneticiler ağır bir müeyyide olan doğrudan görevden alma davası ile karşılaşırken yapılan düzenleme ile; - idarece uyarı, - tedbir (İdari Para cezası) - mahkemece görevden alma şeklinde kademelendirilerek işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı müeyyide uygulanması sağlanmıştır. (Halen Teftiş parasını, elektrik-su parasını bir gün dahi geç yatırma gibi sebeplerden vakıf yöneticileri hakkında vakfı zarara uğratmaktan dolayı görevden alma davası açılabilmektedir)

19 18  Yeni vakıflarda boşalan organ üyeliklerinin tamamlanması imkanı getirilmiştir. (Türk Medeni Kanununda yer alan vakıflarda üyelik olamayacağına ilişkin hüküm nedeniyle senetlerinde özel bir hüküm olmayan vakıflar boşalan organ üyeliklerini tamamlayamadığından dağılmakta iken boşalan organ üyeliklerinin tamamlanması imkanı getirilerek vakıfların yaşaması sağlanmıştır)  Vakıf yöneticilerinin sorumlulukları objektif, yoruma ve tereddüte gerek kalmayacak şekilde açıkça belirlenmiştir.

20 19 Vakıfların Faaliyetleri Açısından  Yeni Vakıflar izin almaksızın; - uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilecekler, - yurtdışında şube ve temsilcilik açabilecek, - üst kuruluşlar kurabilecek, - yurtdışında kurulmuş kuruluşlara üye olabilecekler (İçişleri Bakanlığından izin alma zorunluluğu Derneklerle ilgili uygulamaya paralel olarak kaldırılmıştır. Vakıf senetleri olmadığından cemaat vakıfları bu düzenlemeden yararlanamayacaktır)  Vakıflar; izin almaksızın; - iktisadi işletme, şirket kurabilecekler, kurulmuş şirketlere ortak olabileceklerdir, - yurtiçi ve yurtdışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilecek ve yapabileceklerdir. (Çünkü vakıflar bir nevi kamu hizmeti yapar. Devletin ilgi duymadığı özel sektörün karlı bulmadığı alanlarda vakıflar devreye girer o nedenle vakıfların sürekli gelire ihtiyacı olup, akarının güçlendirilmesi gerekir)

21 20 Denetimleri Açısından Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılan vakıf denetimleri çağdaş bir anlayışla yeniden düzenlenmiş, vakıflarda iç denetim esası getirilmiştir.  Vakıflar; - organlarına - bağımsız denetim kuruluşlarına iç denetim yaptırabileceklerdir.  Ayrıca amaca ve yasalara uygunluk denetimi Genel Müdürlükçe yapılacaktır.  Vakıfların; Vakıflar Genel Müdürlüğüne ödedikleri teftiş ve denetim giderlerine katılma payı kaldırılmıştır. (Kamu adına yapılan denetim için, denetlenen kuruluştan denetime katılma payı olarak gelirlerinin %5’nin ücret olarak alınmasının kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmadığı değerlendirilmiştir)

22 21 Temsilleri Açısından Cumhuriyet döneminde kurulan teşkilatlar içerisinde yegane meclis şeklinde bir oluşuma sahip olan ve halen atanmış 5 kişiden oluşan vakıflar meclisi sayısal oranlar göz önüne alınmadan demokratik bir anlayışla; mazbut vakfı temsilen atanan 10, yeni vakfı temsilen kendilerince seçilen 3, mülhak vakfı temsilen kendilerince seçilen 1, cemaat vakfını temsilen kendilerince seçilen 1 kişi, olmak üzere katılımcı bir anlayışla 15 kişi olarak yapılandırılmıştır. Böylece vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğünün en üst karar organında temsil edilmiş olacaklardır.

23 22 Vakıfların Mal Varlıkları Açısından  Vakıflar izin almadan mal edinebilecekler, bu malları üzerinde tasarrufta bulunabileceklerdir. (Halen Vakıflar Meclisi kararıyla taşınmaz mal edinebilen vakıflar; Bölgelere müracaat, Ekspertiz raporu alınması gibi işlemler çok uzun zaman aldığından çoğu kez satıcının malı satmaktan vazgeçmesi sonucuna neden olmaktadır)  Vakıfların hayrat taşınmazları; - haczedilemeyecek, - rehnedilemeyecek, - malları üzerinde zilyetlik yoluyla kazanma hükümleri uygulanmayacaktır.

24 23  Tapu kayıtları üzerinde vakıf şerhi bulunan taşınmazların kullanıcılarının mülkiyetlerine geçirilebilmesi için ödenmesi gereken taviz bedelleri Defterdarlıklarca belirlenen taşınmazın rayiç değerinin % 20 si oranında iken, Emlak Vergisi değerinin %10’na indirilerek, özellikle kırsal alanda yaşayan ekonomik gücü yetersiz olan vatandaşların düşük bir bedelle kullandıkları taşınmazlara sahip olması sağlanmaktadır. (Böylece Nevşehir, Aydın, Balıkesir, Kayseri, Eskişehir, Samsun gibi illerimizin köylerindeki arazilerin mülkiyet problemleri çözülecektir)

25 24 Vakıf Eski Eserlerin Korunması Açısından  Yurt dışındaki kültür varlıklarının tespiti, tescili ve ihyası ile ilgili Dışilişkiler Dairesi Başkanlığı kurulmuştur. (Yurt dışında bulunan ecdat yadigarı vakıf kültür varlıkları ile ilgili görevli bir kurum yoktu ilk kez Vakıflar Genel Müdürlüğü bu görevi üstlenmiştir)  Vakıf kültür varlıklarının bakımı, onarımı, restore edilmesi ve yaşatılması için kişi ve kuruluşlarca yapılan harcamalara, bağış ve yardımlara, sponsorluk harcamalarına vergi istisnası getirilmiştir.  İmar planları düzenlenirken taşınmaz vakıf kültür varlıkları ile ilgili Kurum görüşünü alma mecburiyeti getirilmiştir.  Vakıflara ait taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve muhafazası için diğer kamu kurumları görevli kılınmıştır.

26 25 Mali ve Ekonomik Açıdan  Kuruluşunda veya kurulduktan sonra vakıflara bağışlanan taşınır ve taşınmaz mallar Veraset ve İntikal vergisinden istisnadır. (Bu düzenlemeyle vakıflara bağış yapılması teşvik edilmektedir)  Vakıflara ait taşınmazların onarım veya inşa bedeli göz önüne alınarak azami kiralama süresi Vakıflar Meclisi kararı ile yirmi dokuz yıldan kırk dokuz yıla çıkarılarak vakıf taşınmazların daha rasyonel ve ekonomik değerlendirilme imkanı sağlanmıştır.

27 26 Cemaat Vakıfları  Cemaat Vakıfları olarak kabul ettiğimiz kurumlar gerçek anlamda vakıf olmayıp, tek tek hayır kurumları idi.  Vakıf olmadıklarından vakfiyeleri, Kadı’nın tescile ilişkin kararı ve mütevellileri yoktu.  Malları genellikle tapuda din adamları ve cemaatin güvenilir insanları üzerinde kayıtlı idi.  Bu hayır kurumlarını ve mallarını patriğin, hahambaşının başkanlık ettiği kendi cemaatlerine ait cismanî ve ruhanî meclisler yönetiyordu.

28 27 Cemaat Vakıfları Osmanlı İmparatorluğu,  16 Şubat 1328/1912’de geçici bir kanunla (Eşhas-ı Hükmiyenin Emval-i Gayrimenkuleye Tasarruflarına Dair Kanun-u Muvakkat)  Kanunla Osmanlı Tabiyetindeki; - Şirketlere, - Cemiyetlere, - Vakıflara, - Hayır Kurumlarına Taşınmaz mallara tasarruf etme yetkisi verdi.

29 28 Cemaat Vakıfları  Lozan Barış Antlaşmasının I. Kısmının III. Bölümünün maddelerinde azınlıklar ve haklarının korunmasına ilişkin hükümler yer almıştır.  Azınlıklara ve vakıflarına diğer Türk uyruklularla hukuk ve uygulamada eşit davranılacağı, aynı kolaylıkların gösterileceği, kamu düzeninin korunmasında eşit yükümlülükler yükleneceği maddelerde hükme bağlanmıştır.  45. maddede ise “Bu kesimdeki hükümlerle, Türkiye’nin Müslüman olmayan azınlıklarına tanınmış olan haklar, Yunanistanda da kendi ülkesinde bulunan Müslüman azınlığa tanınmıştır.” hükmü yer almıştır.

30 29 Cemaat Vakıfları  2762 Sayılı Vakıflar Kanunu ile 1935 yılına kadar Vakıflar İdaresine hesap vermemiş olan bütün hayır kurumlarının mütevelli veya mütevelli heyetlerinden bir takım bilgileri ihtiva eden beyanname vermeleri istenmiştir.  1936 yılında çıkan Vakıflar Tüzüğü’nün 33. maddesi ile bu konu perçinlenmiş, vakfiyesi olmayan vakıfların düzenlenecek beyannameler yoluyla Vakıflar Genel Müdürlüğündeki kütüğe tescil ve kayıt olunacağı hükme bağlanmıştır.

31 30 Cemaat Vakıfları  Böylece, azınlıklara ait hayır kurumları “vakıf” haline getirilmişlerdir.  Azınlıklar da dahil olmak üzere, vakıflarla ilgili tüm bilgiler Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşiv kayıtlarında yer almaktadır.  Vakıf olmak bu kurumlara tüzel kişilik, davada taraf olma, gelirlerini cemaatlerinin ihtiyacına sarf etme, mallarını idare etme, cemaatlerinin seçtiği yönetim kurulları tarafından yönetilme imkânları vermiştir.

32 31 Cemaat Vakıfları  Lozan Barış Antlaşmasında azınlık vakıflarını tanıyan, kabul eden Türkiye Cumhuriyeti, aslında gerçek anlamda vakıf olmayan bu kurumları, 2762 Sayılı Vakıflar Kanunu ile vakıf haline getirmiştir.  Kanunda önce mülhak vakıf statüsünde olan cemaat vakıfları 1949 tarihli 5404 sayılı kanunla mülhak vakıf statüsünden çıkarılarak ayrı bir kategori olarak kabul edilmiştir.  Cemaat vakıfları 1936 yılından sonra mal edinmeye başlamışlardır.  Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun tarih ve 1971/2-820 E, 1974/505 K. Sayılı kararında bu beyannameler vakfiye olarak değerlendirilmiş olup vakıf senedinde mal edinebileceğine dair hüküm olmayan vakıflar nasıl mal edinemiyor ise 1936 beyannamesinde mal edinebileceğine dair hüküm olmayan cemaat vakıflarının da mal edinemeyeceğini kabul etmiştir. Bu nedenle 1936 yılı sonrasında bağış, vasiyet, satın alma yollarıyla edindikleri mallarına ait tapular iptal edilmeye başlanılmıştır.

33 32 Cemaat Vakıfları  tarihli 4771 sayılı Kanun ile cemaat vakıflarının vakfiyeleri olup olmadığına bakılmaksızın dini, hayri, sosyal, eğitsel, sıhhi ve kültürel alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere mal edinebilmeleri ve taşınmaz malları üzerinde tasarrufta bulunabilmelerine imkan sağlanmıştır.  4771sayılı Kanun çerçevesinde; 121 adet vakıf tarafından 1263 adet taşınmazla ilgili başvuru yapılmıştır. Başvuruların değerlendirmesi sonucunda; adet taşınmaz malın vakfı adına tescili uygun görülmüş, - Türk hukuk mevzuatına göre başkaları adına kayıtlı taşınmaz malların, mahkeme kararı olmadan idari bir kararla tapu kayıtlarının düzeltilmesi mümkün olmadığından, üçüncü şahıslar adına kayıtlı olan 898 adet taşınmazla ilgili talepleri reddedilmiştir.

34 33 Cemaat Vakıfları  Bugün faaliyetine devam eden 161 adet cemaat vakfı mevcut olup yeni cemaat vakfı kurulması mümkün değildir.  Yöneticisi veya fiili ve hayri hizmeti kalmadığı için 59 adet cemaat vakfı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından idare ve temsil edilmektedir.  Söz konusu 59 mazbut cemaat vakfının iadesi mümkün değildir. Zira Genel Müdürlükçe idarece temsil edilen mazbut vakıf sayısı adettir. Bunlardan 59 adedini iadesi tersine bir eşitsizlik yaratacağı gibi hukuki kaosa ve binlerce davaya yol açacaktır.

35 34 Cumhurbaşkanlığınca Veto Edilen - Madde Metinleri, - Veto Gerekçeleri - Vetoya Uyulmama Gerekçeleri Cumhurbaşkanlığınca Veto Edilen - Madde Metinleri, - Veto Gerekçeleri - Vetoya Uyulmama Gerekçeleri

36 35 Mevcut Hali Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri Madde 5 Yeni vakıflar; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulur ve faaliyet gösterirler. Yeni vakıfların kuruluşunda gayesini gerçekleştirecek asgarî mal varlığı miktarı, mahkemesince belirlenir. Yeni vakıflar, vakıf senetlerinde yazılı amaçlarını gerçekleştirmek üzere Genel Müdürlüğe beyanda bulunmak şartıyla şube ve temsilcilik açabilirler. Beyannamenin düzenlenmesine ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Yabancılar, Türkiye’de, hukukî ve fiilî mütekabiliyet esasına göre yeni vakıf kurabilirler.

37 36 Veto Gerekçesi Yeni Vakıfların Şube ve temsilcilik açmalarında vakıf senedinde hüküm bulunması şartının aranmaması Vetoya Uyulmama Gerekçesi Bir vakfın şube ve temsilcilik açması örgütlenme şeklidir ve senette bulunması Kanun gereğidir. (Türk Medeni Kanununun 106. maddeye göre, “Vakıf senedinde vakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yeri gösterilir.”)

38 37 Mevcut Hali İdarî para cezası Madde 11 Genel Müdürlükçe yapılan tebligata rağmen, bu Kanun uyarınca istenen beyanname, bilgi ve belgeleri zamanında vermeyen, organların vakfiye veya vakıf senedine aykırı olarak toplanmasına sebebiyet veren veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan vakıf yönetimine Genel Müdürlükçe her bir eylem için beşyüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. İdarî para cezalarına karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir.

39 38 Veto Gerekçesi İdari Para Cezalarına itiraz hususunda Kabahatler Kanunu hükümlerine atıf yapılması Vetoya Uyulmama Gerekçesi 5326 sayılı Kabahatler Kanununda Sn. Cumhurbaşkanının veto tarihi olan tarihinden sonra tarihinde 5560 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile veto gerekçesi ortadan kalkmıştır.

40 39 Mevcut Hali Vakıfların mal edinmesi, akar cinsinden olan malların değiştirilmesi Madde 12 Vakıflar; mal edinebilirler, malları üzerinde her türlü tasarrufta bulunabilirler. Genel Müdürlüğe ve mazbut vakıflara ait akar mallar ile hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesine, paraya çevrilmesine veya değerlendirilmesine Meclis yetkilidir. Mülhak, cemaat, esnaf vakıfları ile yeni vakıflara, başlangıçta özgülenen mal ve haklar, vakıf yönetiminin başvurusu üzerine, haklı kılan sebepler varsa, Denetim Makamının görüşü alınarak mahkeme kararı ile sonradan iktisap ettikleri mal ve hakları ise bağımsız ekspertiz kuruluşlarınca düzenlenecek rapora dayalı olarak vakıf yetkili organının kararı ile daha yararlı olanları ile değiştirilebilir veya paraya çevrilebilir. Vakıf yöneticileri, iktisap ettikleri veya değiştirdikleri taşınmaz malları tapuya tescil tarihinden itibaren bir ay içerisinde Genel Müdürlüğe bildirirler. Kurucularının çoğunluğu yabancı uyruklu olan vakıfların, taşınmaz mal edinmeleri hakkında, 22/12/1934 tarihli ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 35 inci maddesi uygulanır.

41 40 Veto Gerekçesi a) Cemaat vakıflarının mülhak vakıflar arasından çıkarılıp yeni vakıflara benzer ayrı bir tür olarak değerlendirilmesi sonucunda cemaat vakıflarının dini, Hayri, sosyal, eğitsel, sağlık ve kültürel alanlardaki gereksinimleriyle sınırlı olmaksızın ve herhangi bir merciden izin almaksızın mal edinme ve tasarrufta bulunma hakkına kavuşturulduğundan b) Lozan Andlaşması göz önünde tutulmadan cemaat vakıflarına, ekonomik ve siyasal güç elde edecekleri biçimde yeni haklar verilmesi c) Maddenin 1. fıkrası vakıfların mal edinmesinin vakfiye yada vakıf senetlerinde kural bulunması koşuluna bağlanmaması

42 41 Vetoya Uyulmama Gerekçesi Vakıflar, özel hukuk tüzel kişisidirler. Sonsuza kadar yaşaması, mal edinimi, mallarını günümüz koşullarında ekonomik olarak değerlendirmeleri, değiştirmeleri koşuluna bağlıdır. Türk Medeni Kanunu da yeni vakıflarda amaca özgülenen kuruluş malvarlığı için Mahkeme iznini öngörmüş, vakfın amacını gerçekleştirmek için sonradan edindiği mallarla ilgili bir sınırlama öngörmemiştir. Gayrimüslim cemaatlere ait hayır kurumları 1935 yılında yürürlüğe giren Vakıflar Kanunu ile vakıf statüsünü kazanmışlardır. Bu vakıflara tüzel kişilik veren kanun koyucunun tüzel kişiliğin gerektirdiği haklardan cemaat vakıflarını yoksun bırakması düşünülemez. Cemaat vakıfları yılları arasında; Atatürk, İnönü, Menderes dönemleri dahil hiçbir izne gerek olmaksızın mal edinmişlerdir.

43 42 Vetoya Uyulmama Gerekçesi tarihleri arasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu vakıfların mal edinemeyeceğine ilişkin içtihadı nedeniyle mal edinememişlerdir yılında (ANAP-DSP-MHP Koalisyonunda) 4771 sayılı Kanunla yapılan düzenleme ile cemaat vakıflarının; dini, hayri, eğitsel, kültürel, sosyal, sıhhi alanlardaki ihtiyaçlarını karşılamak üzere mal edinme hakkı verilmiştir. (Kanuna Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz mahkemece reddedilmiştir.) Kanun ile bu sınırlamalar kaldırılmıştır. (Zaten bu alanlara girmeyen hiçbir ihtiyaç da yoktur, izin müessesinin bürokratik işlemden öte bir işlevi de olamamaktadır) Kanunda mal edinimi ile izin müessesesi kaldırılırken, Vakıflar Meclisince alım sırasında bir defa yapılan denetim yerine bildirim, beyanname verme, iç denetim ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün amaca uygunluk denetimi yapılacaktır. (Bu ise yasakçı bir yaklaşım yerine çağdaş bir denetimin etkin ve sürekli olarak yerine getirilmesi sonucunu doğuracaktır)

44 43 Mevcut Hali Amaç ve işlev değişikliği Madde 14 Vakıfların, vakfiyelerindeki şartların yerine getirilmesine fiilen veya hukuken imkân kalmaması halinde; vakfedenin iradesine aykırı olmamak kaydıyla mazbut vakıflarda Genel Müdürlüğün; mülhak, cemaat ve esnaf vakıflarında, vakıf yöneticilerinin teklifi üzerine bu şartları değiştirmeye; hayır şartlarındaki parasal değerleri güncel vakıf gelirlerine uyarlamaya Meclis yetkilidir.

45 44 Veto Gerekçesi Cemaat vakıflarının amaç ve etkinlikleri doğrultusunda giderek gelişmelerine ve etkinliklerini artırmalarına olanak sağlanması, ekonomik ve siyasal güç elde edecekleri yeni haklar verilmesi. Vetoya Uyulmama Gerekçesi Yapılan düzenleme 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 17. maddesinde var olan düzenlemeye paralel bir düzenlemedir. (Madde 17 - Vazife ve şartlarının yerine getirilmesine maddeten imkan kalmayan vakıflarda bu vazife ve şartları değiştirmede İdare Meclisinin kararı ile Umum Müdürlük selahiyetlidir. Mülhak vakıflarda İdare Meclisi karar vermeden evvel mütevellilerin mütalaasını alır) 2762 Sayılı kanunda yer almamasına rağmen “vakfedenin iradesine aykırı olmamak” şartı getirilmektedir.

46 45 Mevcut Hali Hayrat taşınmazların tahsisi Madde 16 Mazbut vakıflara ait hayrat taşınmazlara, Genel Müdürlük tarafından öncelikle vakfiyeleri doğrultusunda işlev verilir. Genel Müdürlükçe değerlendirilemeyen veya işlev verilemeyen hayrat taşınmazlar; fiilen asli niteliğine uygun olarak kullanılıncaya kadar kiraya verilebilir. Bu hayrat taşınmazlar; Genel Müdürlükçe işlev verilmek amacıyla, vakfiyesinde yazılı hizmetlerde kullanılmak üzere Genel Müdürlüğün denetiminde onarım ve restorasyon karşılığı kamu kurum ve kuruluşlarına, benzer amaçlı vakıflara veya kamu yararına çalışan derneklere tahsis edilebilir. Mülhak vakfa ait hayrat taşınmazın tahsisinde Genel Müdürlük görüşü alınır. Tahsis edilen taşınmaz; ticari bir faaliyette kullanılamaz, tahsise aykırı kullanımın tespiti halinde Genel Müdürlüğün talebi üzerine taşınmaz, bulunduğu yerin mülki amirliğince tahliye edilir. Cemaat vakıflarına ait, kısmen veya tamamen hayrat olarak kullanılmayan taşınmazlar, vakıf yönetiminin talebi halinde Meclis kararıyla; aynı cemaate ait başka bir vakfa tahsis edilebilir veya vakfın akarına dönüştürülebilir.

47 46 Veto Gerekçesi a) Mülhak vakıfların hayrat taşınmazlarının tahsisinde vakfiyede hüküm bulunması koşulunun aranmaması b) Cemaat vakıflarının mülhak vakıflar arasından çıkarılıp yeni vakıflara benzer ayrı bir tür gibi değerlendirilmesinin doğal sonucu olarak hayratlarını aynı cemaate ilişkin başka bir vakfa tahsis edilmesine ya da vakfın akarına dönüştürülmesine olanak sağlanması

48 47 Vetoya Uyulmama Gerekçesi Madde yalnızca hayrat taşınmazları kapsamaktadır. Madde ile mülkiyet devri öngörülmemiştir. Ticari bir fonksiyonu öngörmemektedir. Tahsis amacına aykırı kullanımda mülki amirin tahliyesini öngörmektedir. Cemaat vakıflarına ait hayrat taşınmazların da aynı cemaate ait bir vakfa tahsisinin amacı hayratın kullanılış amacını korumaktır. Hayrat vasfını yitirmiş taşınmazların vakfın akarına dönüştürülmesi öngörülmektedir. Vakıfların hayratlarının öncelikli korunması kanunun birçok maddesinde vurgulanmıştır.

49 48 Vetoya Uyulmama Gerekçesi Hayrat olarak kullanılamayacak olanlar için yapılmış bir düzenlemedir. Vakfedenin iradesi ortadan kaldırılmamaktadır. Ancak günün koşullarında hayrat vasfını sürdüremiyecek taşınmazların yokolması önlenmektedir. Madde 2762 Sayılı Vakıflar Kanununun 10. maddesinde var olan düzenlemeye paraleldir. (Madde 10 - Tahsis edildikleri maksada göre kullanılmaları kanuna veya amme intizamına uygun olmayan veyahut işe yaramaz bir hale gelen hayrat vakıflar, idare meclisinin teklifi ve Bakanlar Heyetinin kararı ile mümkün mertebe gayece aynı olan diğer hayrata tahsis edilebileceği gibi bu kabil hayrat ayın veya para ile değiştirilerek elde edilecek ayın veya para dahi aynı suretle diğer hayrata tahsis olunabilir. Mimari ve tarihi değeri olan eserler satılamaz)

50 49 Mevcut Hali Uluslararası faaliyet Madde 25 Vakıflar; vakıf senetlerinde yer almak kaydıyla, amaç veya faaliyetleri doğrultusunda, uluslararası faaliyet ve işbirliğinde bulunabilirler, yurt dışında şube ve temsilcilik açabilirler, üst kuruluşlar kurabilirler ve yurt dışında kurulmuş kuruluşlara üye olabilirler. Vakıflar; yurt içi ve yurt dışındaki kişi, kurum ve kuruluşlardan ayni ve nakdi bağış ve yardım alabilirler, yurt içi ve yurt dışındaki benzer amaçlı vakıf ve derneklere ayni ve nakdi bağış ve yardımda bulunabilirler. Nakdi yardımların yurt dışından alınması veya yurt dışına yapılması banka aracılığı ile olur ve sonuç Genel Müdürlüğe bildirilir. Bildirimin şekli ve içeriği yönetmelikle düzenlenir.

51 50 Veto Gerekçesi a) Vakıfların yurtiçi ve yurtdışında yardım alması ve yapmaları hususunda vakıf senedinde hüküm bulunması şartının aranmaması b) Cemaat vakıflarına ekonomik ve siyasal güç elde edecekleri biçimde yeni haklar ve ayrıcalıklar tanınması Vetoya Uyulmama Gerekçesi Vakıflar hayır kurumlarıdır. Gelirlerinin büyük bölümünü de hayırseverlerin yaptıkları bağış ve yardımlar oluşturmaktadır. Madde ile vakıfların yurt içi ve yurtdışından aldıkları ve yaptıkları nakdi yardım ve bağışların Banka aracılığı ile alınması ve yapılması ile bu hususta Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirimde bulunulması zorunluluğu getirilerek, bu hususun Genel Müdürlükçe yakınen denetlenmesi ve izlenmesi amaçlanmıştır.

52 51 Mevcut Hali İktisadî işletme ve şirket kurulması Madde 26 Vakıflar; amacını gerçekleştirmeye yardımcı olmak ve vakfa gelir temin etmek amacıyla, Genel Müdürlüğe bilgi vermek şartıyla iktisadî işletme ve şirket kurabilir, kurulmuş şirketlere ortak olabilirler. Genel Müdürlük; Bakanlar Kurulu kararıyla Genel Müdürlük ve mazbut vakıfların gelirleri ve akar malları ile iktisadî işletme veya şirket kurmaya yetkilidir. Şirket hisseleri ve hakların daha yararlı olanları ile değiştirilmesi, paraya çevrilmesi, değerlendirilmesi ve bunlara bağlı her türlü hakkın kullanılması ile ortaklık paylarına bağlı hakların kullanılması Genel Müdürlük tarafından yürütülür.

53 52 Veto Gerekçesi Vakıf senedinde bu hususta hüküm bulunması şartının aranmaması nedeniyle; a) Cemaat vakıflarının amaç ve etkinlikleri doğrultusunda giderek gelişmelerine olanak sağlanması, b) Cemaat vakıflarına ekonomik ve siyasal güç elde edecekleri biçimde yeni haklar ve ayrıcalıklar tanınması Vetoya Uyulmama Gerekçesi Günümüz koşullarında bir tüzel kişinin gelir elde edebilmesi amacıyla günün enstrumanlarından olan şirket veya iktisadi işletme kurması doğaldır. Halen yeni vakıflar tarafından izin almaksızın şirket veya iktisadi işletme kurma hakkının özel hukuk tüzel kişisi olan diğer tür vakıflarada verilmesi anayasal eşitlik ilkesi gereği düzenlenmiştir.

54 53 Mevcut Hali Meclisin oluşumu Madde 41 Meclis, Genel Müdürlüğün en üst seviyedeki karar organıdır. Meclis; Genel Müdür, üç Genel Müdür yardımcısı ve I. Hukuk Müşaviri olmak üzere beş, vakıf konusunda bilgi ve deneyim sahibi yükseköğrenim mezunları arasından Başbakanın teklifi üzerine ortak kararname ile atanacak beş, yeni vakıflarca seçilecek üç, mülhak ve cemaat vakıflarınca seçilecek birer üye olmak üzere toplam onbeş üyeden oluşur. Ayrıca yeni vakıflar üç, mülhak ve cemaat vakıfları ise birer yedek üye seçer. Seçimler; yeni vakıflarda yönetim organının, mülhak vakıflarda vakıf yöneticilerinin, cemaat vakıflarında yönetim kurullarının seçeceği birer temsilcinin iştiraki ile Genel Müdürlüğün daveti üzerine ayrı ayrı yapılır. Genel Müdür aynı zamanda Meclisin de başkanıdır. Genel Müdür alınan kararları yürütmeye yetkili ve görevlidir. Genel Müdürün çeşitli nedenlerle görevinde bulunmadığı durumlarda Genel Müdüre vekâlet eden Meclis Başkanlığına da vekâlet eder. Meclisin çalışmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

55 54 Veto Gerekçesi Vakıflar Meclisi'nde cemaat vakıflarınca seçilecek bir üyenin de bulunması Vetoya Uyulmama Gerekçesi Cumhuriyet döneminde kurulan teşkilatlar içerisinde yegane meclis şeklinde bir oluşuma sahip olan ve halen atanmış 5 kişiden oluşan vakıflar meclisi sayısal oranlar göz önüne alınmadan demokratik bir anlayışla; mazbut vakfı temsilen atanan 10, yeni vakfı temsilen kendilerince seçilen 3, mülhak vakfı temsilen kendilerince seçilen 1, cemaat vakfını temsilen kendilerince seçilen 1 kişi, olmak üzere katılımcı bir anlayışla 15 kişi olarak yapılandırılmıştır. Böylece vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğünün en üst karar organında temsil edilmiş olacaklardır.

56 55 Mevcut Hali Atamalar Madde 68 Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, I. Hukuk Müşaviri ile Bölge Müdürü ortak kararnameyle, Rehberlik ve Teftiş Başkanı ile Daire Başkanı, Genel Müdürün teklifi Başbakanın veya görevlendirdiği Devlet Bakanının onayıyla, diğer personel ise Genel Müdür tarafından atanır.

57 56 Veto Gerekçesi Üst düzey yönetici olarak düzenlenen "Rehberlik ve Teftiş Başkanı"nın, ortak kararname yerine Genel Müdür'ün önerisi üzerine Başbakan'ın ya da görevlendirdiği Devlet Bakanı'nın onayıyla atanması Vetoya Uyulmama Gerekçesi Şuandaki mevzuata göre Teftiş Kurulu Başkanı Genel Müdür tarafından atanmaktadır.

58 57 Vakıf emanettir, vakıf hizmettir..


"1 T.C. BAŞBAKANLIK VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5555 SAYILI VAKIFLAR KANUNU TASARISI TASARISI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları