Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GİRİŞİMCİ İÇİN İKTİSAT POLİTİKALARI OKUMALARI Ahmet İNCEKARA 2009.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GİRİŞİMCİ İÇİN İKTİSAT POLİTİKALARI OKUMALARI Ahmet İNCEKARA 2009."— Sunum transkripti:

1 GİRİŞİMCİ İÇİN İKTİSAT POLİTİKALARI OKUMALARI Ahmet İNCEKARA 2009

2  Girişimci İçin Temel Makroekonomik Göstergeler  Büyüme,  Kişi Başına Düşen Gelir,  Dış Ticaret ve Ödemeler Dengesi (İthalat, İhracat ve Cari İşlemler Dengesi),  İşsizlik,  Enflasyon,  Sektörel Yapı,  Gelir Dağılımı,  Kamu Maliyesi ( Bütçe ),  Sosyal ve Kurumsal Göstergeler,  Kayıtdışılık ve  Firmalara Sağlanan ayni ve nakdi (Kredi, vergi, Ar-Ge’ye yönelik destekler, altyapı hizmetleri, enerji maliyetlerine, bürokratik kolaylıklar gb) imkanlar.

3 BÜYÜME Türkiye ekonomisi, 2001 mali krizinin ardından özel sektörün öncülük ettiği ve istikrarlı bir makroekonomik politika çerçevesi tarafından desteklenen sağlıklı bir büyüme göstermiştir. GSYH, boyunca neredeyse tamamen özel sektörün öncülüğünde yıllık ortalama yüzde 7 büyümüştür. İş çevrelerindeki iyimserlik öz sermayelerin büyümesine yol açmış ve özel sabit yatırımlar arasında yıllık ortalama yüzde 24 artmıştır. Bu yatırımlar firmaların kapasitelerini ve işgücü verimliliğini arttırmalarına yardımcı olmuştur. Makroekonomik risklerin devam etmesine rağmen, Hükümetin sağlam mali ve parasal politikalara dayalı kararlı bir çerçeve yürütmesi son dönemdeki büyümeyi desteklemiştir.

4

5

6

7

8

9 Türkiye'nin yakın gelecek için temel hedeflerinin başında AB ülkeleri ve diğer büyüyen pazarlarla arasındaki kişi başına gelir farkını azaltmak gelmektedir. Türkiye'nin kişi başına GSYH'si son yıllarda hızla artmıştır. Ne var ki, uzun vadede Türkiye'nin kişi başına GSYH'si Avrupa ülkelerinin ve diğer büyümekte olan pazarlarınkine çok yavaş yaklaşmaktadır. Birkaç ülke -Şili,Malezya ve Kore dâhil- 1980’lerde Türkiye'ninkiyle yaklaşık olarak aynı ya da daha düşük kişi başına gelire sahipken daha sonra Türkiye'den çok daha hızlı büyümüşlerdir.

10

11 Dış Ticaret ve Ödemeler Dengesi (İhracat, İthalat ve Cari İşlemler Dengesi) Son birkaç yıl içerisinde ihracattaki artış önemli olmasına karşin, Türkiye’nin ihracat rakamları son zamanlarda sanayileşen diğer ekonomilerle ve AB ülkeleri ile karşilaştırıldığında nispeten düşüktür. Ülkedeki bütün imalat faaliyeti içerisinde imal edilen ihraç mallarının nispi öneminin bir ölçüsü olan Türkiye’nin ihracat eğiliminin nispeten yüksek göründüğünün kaydedilmesi de gerekir. Bu durum, Türkiye’nin küresel ekonomide başarılı bir biçimde rekabet ettiğini doğrulamakta ve sanayi kapasitesini daha fazla arttırma potansiyeline sahip olduğu izlenimini bırakmaktadır. Bu husus, Türk ekonomisindeki düşük imalat oranı dikkate alındığında özellikle anlamlıdır.

12

13 Mal Gruplarının Sınıflamasına Göre İhracat Rakamları (Bin Dolar Yılı) Yatırım (sermaye) Malları Hammadde (Ara mallar) Tüketim Malları Diğerleri TOPLAM

14

15

16 Mal Gruplarının Sınıflamasına Göre İthalat Rakamları (Bin Dolar Yılı) Yatırım (sermaye) Malları Hammadde (Ara mallar) Tüketim Malları Diğerleri TOPLAM

17

18

19

20 İşsizlik

21

22

23

24  İşgücü katılımının ve istihdamın arttırılması da uyumlaşma ve gelecekteki reformlara politik desteğin sağlanması için gereklidir. İstihdam kişi başına gelire işgücü verimliliğinden daha az katkıda bulunsa da, sadece ekonomik büyüme için değil, aynı zamanda sosyal beklentilerin karşılanması ve reformlara kamuoyu desteğinin devam ettirilmesi için de gereklidir. Hızla artan işgücü, özellikle kadınlar arasında düşük işgücü katılım, ve tarım sektöründen göç yüksek işsizliğe katkıda bulunmaktadır.

25

26

27

28

29

30

31 Türkiye’de Parasal Göstergeler (Milyar YTL) Parasal Göstergeler Emisyon19,626,832,0 M161,972,277,7 M2237,9297,5345,0 M3260,6319,8370,0 Para İkamesi Oranı (DTH / M3) (%) 30,033,029,0

32 Parasal göstergeler kredi, mevduat, bankaların aktif büyüklükleri ve para ve ters para ikamesi oranları ile karşılaştırmak ekonominin geleceğine ilişkin ip uçları verir. Türkiye son yıllarda bir ters ikamesi içine girmiştir. Bunun anlamı döviz bozdurarak TL’ ya dönüş yapan kişilerin sayısının arttığıdır. Geçmişte bunun tersi yani, para ikamesi olgusu yaşanmıştır.

33 Türkiye’de Mevduat ve Kredi Stoku (Milyon YTL) Yıllar Mevduat Toplamı(Milyar YTL) TL Mevduat YP Mevduat Bankalararası Mevduat Mevduatta YP Payı(Dolarizasyon) (%) 185,6 101,8 80,2 3,5 43,2 219,2 138,1 77,0 4,1 35,1 279,5 170,1 105,0 4,4 37, Kredi Stoğu81,6119,3174, Kredi / Mevduat Oranı(%)45,756,564,671.4

34 Türkiye'de kredi/mevduat oranı ( her 100 TL’ lik mevduatın kaç lirasının krediye dönüştüğünü gösteren oran)büyük bir gerileme sergiledikten sonra artmaya başlamıştır. Örneğin bu gelişme bize gelecekte bu eğilimin sürmesi halinde ekonomik büyümenin hızlanacağı izlenimini vermektedir.

35 Türkiye Ekonomisi Sektör el Yapı  Son 15 yıl boyunca hizmet sektörü yıllık olarak reel anlamda ortalama yüzde 4 büyümüştür. Ticaret ve telekomünikasyon, sektörün çoğunluğunu oluşturmaktadır ve eğlence sektörü ile birlikte ekonominin en hızlı büyüyen sektörleridir. Diğer taraftan, ülkenin GSYİH’ında tarımsal faaliyetlerin payı aynı dönemde neredeyse yarıya inmiştir ve hizmet sektöründeki reel büyümeye kıyasla son derece azdır.

36 YıllarTarımTicaretİmalat Sanayi İnşaatHaberleşme- Ulaştırma 20029,36,92,913,912, ,28,97,8 8, ,714,110,714,110, ,69,38,29,311, ,36,88,418,56, ,25,65,75,66, (9 ay)0,73,63,2-1,14,3

37 Türkiye'deki sanayi üretimi süratli bir biçimde büyümüştür, fakat sektörün büyüklüğü halen nispeten küçüktür. 2008’in ilk 9 ayında, sanayinin büyüme hızı % 3,2’dir. Bu yüzdelik oran Avrupa Para Birliği bölgesinden ve karşılaştırılabilir yükselmekte olan piyasalardan daha azdır. En hızlı büyüyen imalat alt sektörleri makine, madencilik, maden ürünleri ve otomotivi kapsamaktadır.

38 Gelir Dağılımı Hanehalkı kullanılabilir gelirine göre oluşturulan yüzde 20’lik hanehalkı gruplarından birinci gruptaki hanehalklarının gelirden aldığı pay % 6.1 iken, beşinci gruptaki hanehalklarının gelirden aldığı pay %44.4’tür. Gelir dağılımı eşitsizliği ölçülerinden gini katsayısı, Türkiye geneli için 0.38, kensel yerleşim yerleri için 0.37 ve kırsal yerleşim yerleri için ise 0.38 olarak hesaplanmıştır. Gini katsayısı bilindiği gibi sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça bozuk bir gelir dağılımını ifade eder.

39 Gelire Göre Sıralı % 20’lik Gelir Dağılımı (2005) Toplam1.%202.% 203. % 204. % 205. %20 Hanehalkı sayısı Fert Sayısı Gelir Getiren Fert Sayısı Toplam Hane Geliri Toplam Hane Geliri (%) 100 6,111,115,822,644,4

40  2007 yılında merkezi yönetim faiz dışı dengesi 34,9 milyar YTL fazla verirken toplam bütçe dengesi 13,9 milyat YTL açık vermiştir. Merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 2006 yılına göre %9,3 oranında giderlerinin ise %14,3 oranında artış gösterdiği dikkat çekmektedir.

41 Yıllar Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri 119,604141,248152,093159,687178,126204,989222,553 Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri 79,420101,037122,919152,784173,483188,159204,556 Faiz Dışı Bütçe Fazlası11,54318,31727,31838,77741,32036,11638,003

42 Bütçenin gidişini değerlendirmekte en önemli kalem bütçe açığıdır. Bütçe açığının sürekli olarak arttığı ülkelerde bu açığın borçlanma ile sürdürülmesi bir noktadan sonra hiperenflasyona girişe yol açar. Türkiye’de bütçe açığının finansmanına yönelik olarak dış borçlanmanın net katkısı giderek azalırken onun yerini iç borçlanma almıştır. Bu eğilimin devam etmesi halinde hazinenin iç piyasadan borçlanmasının artacağını ve bunun faiz düşüşüne bir fren oluşturacağını tahmin etmek mümkündür.

43  Bir ülkenin büyümesinin yanında kalkınmasını da sağlayan temel göstergeler göstergeler o ülkenin sosyo-kültürel ve beşeri insan sermayesine katkı sağlayan gelişmelerdir. Bu gelişmelerin en önemlileri bir ülkedeki sağlık hizmetlerinin kalitesi, eğitim kurumlarının gelişmişliği, üniversite sayısı gibi parametleri kapsamaktadır. Bu parametreler yönünden zengin olan ülkeler büyümelerinin yanında yaşam standartlarının yükselmesine de olumlu katkılar sağlamaktadır.

44 Türkiye’deki Sağlık, Eğitim ve Diğer Kurumsal Göstergeler Yıllar ToplamKişi Başına D.Yatak Sayısı (%) Sağlık Bakanlığı’n a Bağlı Resmi Kur. ÜniversiteBelediy e Sosyal Sigorta Özel

45 EKONOMİ DE KAYIT DIŞILIK ; Türkiye’de kayıt dışılık yaygın bir biçimde devam etmektedir ve 2001 krizinden bu yana yükselmiştir. Tüm boyutlarda ve sektörlerdeki firmaların en azından üçte birinin kayıt dışı firmalarla rekabet halinde olduğu gözlenmiştir. Bu durum özellikle ekonomik büyüme sürecinde endişe vericidir ve kayıt dışılık artmaya devam etmektedir. Kriz sırasında, çıkartılan işçilerin büyük bir kısmı hayatlarını sürdürmek için kayıt dışı sektörlere geçmiştir.

46 FİRMALARA SAĞLANAN FİNANSAL HİZMETLER Türkiye’de firmalara verilen krediler düşük kalmaktadır. Özel sektöre verilen krediler, 2001 finansal krizinin sonucunda GSYİH’nın yüzde 12 düzeyinde dip seviyeyi gördükten sonra 2005’de GSYİH’nın yüzde 25’ine yükselmiştir. İlave olarak, 83 leasing firması ve yakın sayıda factoring firması KOBİ’lere kredi desteği vermektedir; fakat toplam kredileri bankalarınkinin küçük bir oranı olarak kalmaktadır.

47 Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Türkiye’nin özel sektöre verdiği krediler düşük kalmaktadır. Türk bankaları tarafından devlet tahvillerinin yüksek oranda tutulması Türk bankacılık sisteminin bir karakteristiğidir ve özel sektör finansmanının büyümesini engellemektedir. Ayrıca, özel sektöre verilen kredilerdeki son büyüme, firmalardan ziyade büyük ölçüde hanehalkını hedeflemiştir.

48 Tüketici kredileri 2002 ve 2006 arasında dişük bir tabandan da olsa reel anlamda yüzde 560 kadar artmıştır. Öte yandan, firma kredileri yüzde 146 artarak çoğunlukla kriz öncesi seviyeye gelmiştir. Tüketici kredilerine yönelik eğilim kısmen hanehalkından gelen büyük karşılanmamış talebi yansıtmaktadır, kısmen de tüketici finansmanı için borç verme teknolojilerin hızlı bir genişleme göstermesini yansıtmaktadır. Bununla birlikte yetersiz kurumsal destekler KOBİ’lere verilen kredilerdeki artışı frenlemiştir.

49 Tüketici kredileri, doğası gereği oldukça ölçeklenebilir olan puanlama modellerine dayanmaktadır; bu nedenle büyük ölçüde kısa bir dönem içerisinde büyüyebilir. Bunun aksine, firmalara verilecek krediler, kredi görevlisinin dikkatini gerektirir ve bu nedenle KOBİ’lere borç verilmesi maliyetlidir ve tüketici kredileri kadar hızlı yükseltilemez.

50 Girişimcilerin küçük işletmelerini finanse etmek için genellikle tüketici kredilerini kullanması, şirket kredilerine yönelik eğilimi kısmen azaltmaktadır. Küçük işletme sahipleri genellikle işletmeleri için kredi alamamasına karşın, teminat olarak örneğin evlerini göstererek krediyi işletmeleri için kullanabilmektedir.

51 Türkiye, iki önemli kredi bürosuna sahiptir, Merkez Bankası Krediler Birimi ve Türkiye Kredi Kayıt Bürosu (KKB). KKB, Türkiye’deki 10 büyük bankaya aittir ve 28 banka ve tüketici finans kurumu ile bilgi paylaşmaktadır. Sadece tüketici kredisi amaçlayan bireylere ilişkin bilgileri değil, aynı zamanda küçük işyerleri için değerli olan bilgileri de yaymaktadır; çünkü bunların kredi kalitesi sahiplerinin kredi kalitesi ile yakından ilişkilidir.

52 Merkez Bankası Krediler Birimi, düşük bir eşiğin üzerindeki bireyleri ve firmaları kapsamaktadır ve bilgiler hem bankalardan hem de leasing ve factoring kuruluşları gibi banka dışı kredi kuruluşlarından toplanmaktadır. Bilgiler hem kredileri hem de garantiler ve taahhütler gibi bilanço dışı kalemleri ve ayrıca gecikmiş ödemelere ilişkin bilgileri kapsamaktadır. Krediler Biriminin asıl önemli katkısı firmalar ile ilgilidir.

53 AR-GE Harcamaları Mevcut yenilik programlarının değerlendirilmesini, yenilik için mali teşviklerin gözden geçirilmesini ve Fikri Mülkiyet Hakları ile ilgili mevzuatın AB standartları ile uyumlu hale getirilmesini kapsayan bazı önlemler, Hükümetin çabalarının Türkiye'deki verimli yenilikleri ve teknoloji alımını arttırmasına yardımcı olacaktır. Özel firmalar tarafından finanse edilen AR-GE halen kısıtlıdır. Patent, endüstriyel tasarım ve bilimsel yayınlar açısından Türkiye'nin sıralamaları karşılaştırma yapılan ülkelerinkinden daha aşağıdadır. Son iki yıl içinde karşılaştırma yapılan çoğu ülkedekinden daha az firma yeni bir ürün geliştirmiştir ve Türkiye'nin toplam teknoloji alımı düzeyi orta düzeydedir.

54

55  Aynı zamanda, yenilikler daha çok firmalar tarafından finanse edilmektedir; kamu destekleri ve girişim sermayesi gibi finansal araçların katkısı çok azdır. Bu nedenle firmaların yenilik yapma kapasiteleri üzerine etkileri kısıtlı gibi görünen mali teşvikler gözden geçirilmelidir.

56  Ülkelerin vergi yapıları: Ülkede uygulanan ve tabi olunabilecek her tür vergiyle ilgili bilgilerin toplanması, Kurumlarla ilgili kanunların, Yabancı yatırımcılara karşı içsel şirketlerin haklarını koruyan kanunların, Şirket ortaklıklarını düzenleyen kanunların ve bunların etkilerinin neler olduğunun dikkatlice incelenmesi gerekmektedir.

57 Vergi Maliyetleri Kurumlar vergisi rejimindeki son reformlar daha güçlü yürütme ve vergi ödeme maliyetlerinde ve işgücü vergisi oranlarında azaltmayla tamamlanmalıdır. Türkiye yakın zamanda kurumlar vergisini yüzde 30'dan 20'ye indirmiştir ve vergi toplama etkinliğini arttırmak ve firmaların vergi ödeme maliyetlerini azaltmak için vergi idaresi reformlar, uygulamaktadır. Bu önlemlerin kayıt dışılığı azaltması beklenmektedir.

58

59 Vergi yükünün bütün firmalara dağıtılması, ödeme maliyetlerinin azaltılması ve (OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında çok yüksek olan) işgücü vergisi oranlarının en aza indirilmesi hem kayıt dışılığın azaltılmasına hem de kayıtlı firmaların rekabetçiliklerinin arttırılmasına katkı sağlayacaktır.

60 Enerji Sektörü Hükümetin enerji sektörü için yeniden yapılandırma planlarını devam ettirmesi ve kamu fonları gerektiren sistem unsurları için yeterli ve tutarlı finansman bulunmasını sağlaması önerilmektedir. Firmalar, elektrik arzındaki yetersizliklerle doğrudan bağlantılı olarak satışların ortalama %3,6'sına varan kayıplar bildirmişlerdir. Firmalar yılda en az bir defa hizmet kesintisi yaşamışlardır. Bu yetersizliklerden dolayı pek çok Türk firması işletme maliyetlerini arttıran kendi özel jeneratörlerine sahiptir. Elektrik üretim kapasitesi talebi geçmektedir fakat tüketimdeki artış sınırları hızla zorlamaktadır.

61 Enerji ile ilgili kurumların gündeminde rekabetçi bir elektrik pazarı oluşturmak için pilot çalışmalar yapılması, yeniden yapılandırma sürecini hızlandırmak için yöntemler değerlendirmesi ve yatırımcıların hizmet sağlamada bölgesel uyumsuzlukları göz önünde bulundurmalarını özendirebilecek teşvikler bulunmaktadır. Öte yandan, henüz çözüme kavuşturulmamış bazı sorunlar mevcuttur. Birincisi hâlihazırdaki enerji altyapısının işletme ve bakımının yeniden yapılandırma sırasında devam ettirilebilmesini sağlayacak yeterli finansmanın sağlanmasıdır, ikincisi, 2009'dan sonra yeterli elektrik arzını sağlayacak uzun vadeli bir plan olmamasıdır. Son olarak, özellikle belediyelerden gecikmeli faturaların tahsilatı yoluyla, ödeme disiplini önemli ölçüde arttırılabilir.

62

63 Bürokrasi Bürokrasinin karmaşıklığı, yavaşlığı ve sonuçlarının önceden belirlenemez olması gibi özellikleri yatırım riskini arttırmaktadır. İşletme faaliyetine ilişkin sürenin % 20'si bürokraside harcanmaktadır. Türkiye, şirket kurmak için gerekli formalitelerin çokluğu bakımından AB ülkeleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Bu işlemler ortalama 2.5 ayda sonuçlanmaktadır. Bir yatırımcının yatırımını sonuçlandırabilmesi için 172 imzayı tamamlaması gerekmektedir.

64

65

66

67 Kuruluş ücretlerinin azaltılması ve iflas prosedürlerinin gözden geçirilmesi firmaların giriş ve çıkışlarını daha da kolaylaştırabilir. İstanbul'da bir firma açmak, dünyadaki en iyi uygulamalara yakın şekilde sadece 6 gün almaktadır. Ne var ki, tescil ücretler, OECD ülkelerindeki yüzde 6.8'e karşılık kişi başına gelirin yüzde 27,7'si ile yüksek bir düzeydedir. Daha makul bir toplam ücret ayarlanarak, tescil ücretlerinin hesaplanma ilkeleri açıklanarak ve tescil için çifte ücretlendirme yasaklanarak kuruluş maliyetleri azaltılabilir. Ortalama bir işyeri iflası OECD ülkelerindeki ortalama 1,5 yıla karşılık Türkiye'de 5,9 yıl almaktadır ve iflas eden şirketlerden alacakların tahsil oranı GSYH'nin yüzde 7'si ile dünyada en düşükler arasındadır. Uzun prosedürlerin ve düşük alacak tahsil oranlarının ayrıntılı bir analizi, piyasadan çıkışların iyileştirilmesine yönelik ilk adım olabilir.

68 Ülkelerin alt-yapı şartları. Altyapıya erişim firmaların performanslarını ve rekabet güçlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Güvenilir altyapı hizmetlerinin eksikliği pazara erişimi kısıtlayarak, işlem ve işletme maliyetlerini arttırarak ve eski firmalara yatırımı ve yeni girişimlerin oluşturulmasını caydırarak özel sektörün rekabet gücünü azaltmaktadır. Türk firmalarını en çok etkileyen alt­yapı unsurları güvenilir olmayan elektrik arzı ve hem ithalat hem de ihracatta gümrükleme işlemlerindeki gecikmelerdir.

69 Türkiye ekonomisinin son yıllardaki performansı gelecek için iyi bir temel oluşturmaktadır. Türkiye son yıllarda makroekonomik istikrarın sağlanması, bir dizi yapısal reformun hayata geçirilmesi ve AB müzakerelerine başlamasını içeren önemli bir gelişme kaydetmiştir. Rekabetçiliğin ve istihdamın arttırılması, AB gelir seviyelerine yaklaşmak ve sosyal beklentileri karşılamak için reformlara devam edilmesi ve hızlandırılması gereklidir.


"GİRİŞİMCİ İÇİN İKTİSAT POLİTİKALARI OKUMALARI Ahmet İNCEKARA 2009." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları