Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

BİTKİ MORFOLOJİSİ VE ANATOMİSİ Yard.Doç. Dr. Hasan AKGÜL.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "BİTKİ MORFOLOJİSİ VE ANATOMİSİ Yard.Doç. Dr. Hasan AKGÜL."— Sunum transkripti:

1 BİTKİ MORFOLOJİSİ VE ANATOMİSİ Yard.Doç. Dr. Hasan AKGÜL

2 GENERATİF ORGANLAR (ÜREME ORGANLARI) Canlıların kendine benzer bireyler meydana getirmesine üreme denir. Üreme eşeyli ve eşeysiz olarak meydana gelir. Eşeysiz üreme ya bitkiden ayrılan bir tek hücrenin gelişerek bitkiyi vermesiyle oluşur ki bu hücreye spor, sporu veren bitkiye de sporofit denir. Bu şekil eşeysiz üremeye de sporlu üreme denir.

3 Bitkiden ayrılan çok hücreli vegetatif organların veya organ parçalarının gelişmesiyle yeni bir bitki meydana gelebilir ki bu üremeye de vegetatif üreme denir. Eşeyli üreme, aynı veya ayrı bireylerden gelen iki hücrenin birleşmesi (döllenme) sonucu meydana gelen hücrenin (zigot) gelişmesiyle yeni canlının meydana gelmesidir. Eşeyli üremede birleşen iki hücreye gamet, gametleri veren bireylere ise gametofit denir.

4 Yüksek bitkilerde üreme organları çiçekte bulunur. Çiçek taşıyan bitkiler ANTOFİT (Çiçekli bitki) veya tohum meydana getirdikleri için SPERMATOFİT (Tohumlu bitki) adını alırlar.

5 Çiçek organları ve bunları muhafaza eden periant (çiçek örtüsü) yaprakları metamorfoza uğramış yapraklardan ibarettir. Üreme organlarını meydana getirmek üzere metamorfoza uğramış yapraklara spor taşıdıkları için sporofil denir. Stamenleri meydana getirmek üzere metamorfoza uğramış sporofillere mikrospor oluşturduklarından mikrosporofil; Pistilleri (dişi organ) meydana getirmek üzere metamorfoza uğramış yapraklara megaspor taşıdıkları için megasporofil denir.

6 Tohum taslaklarının dişi organda bulunuş şekline göre; Tohumlu Bitkiler (Spermatophyta) Gymnospermae Angiospermae (Açık tohumlular) (Kapalı tohumlular) olarak iki alt bölüme ayrılarak incelenir.

7

8 Gymnospermlerde çiçekler erkek ve dişi kozalaklarda toplanmışlardır. Tipik bir çiçek yapısı gözlenemez. Angiospermlerde çiçekler olağanüstü çeşitliliğe sahiptirler. Gymnospermlerde bir dişi kozalağın tek bir çiçek mi yoksa pek çok dişi çiçekten (bu çiçeklerin her biri makrosporofildir) mi olduğu tartışmalıdır. Periantın yanı sıra bu dişi çiçeklerin stillüs ve stigmaları da yoktur. Karpeller bir araya gelerek şekilleri cinslere göre değişen kozalaklar oluştururlar. Tohum taslakları da makrosporofillerin üzerinde bulunur.

9 Çiçeğin Dış Morfolojisi Gymnospermlerde çiçekler sporofillerin bir eksen etrafında spiral tarzda dizilmesiyle meydana gelmiş kozalaklar halindedir. Periant yaprakları ya yoktur veya az gelişmiştir.

10

11 Angiospermlerde ise çiçek Gymnospermlere göre daha gelişmiştir. Çiçek, Angiospermlerin eşeysel üreme organıdır. Tanımlanacak olursa: Eşeyli üremeye yarayan ve buna uygun şekilde metamorfoze olmuş yapraklar taşıyan sürgün veya sürgün kısımlarına ÇİÇEK denir. Veya diğer bir tanımla: büyümesi sınırlanmış ve üzerinde dört ayrı tipte yüksek yaprakların değişmesinden meydana gelmiş organdır.

12 Tam bir çiçek, dıştan içe doğru Periant örtüsü (kaliks, korolla) ve Eşey organları (androkeum, ginekeum) halkalarından meydana gelmiştir. Her çiçek kısa veya uzun bir pedunkül (çiçek sapı) ucunda bulunur. Çiçek parçaları üstte pedunkülün genişlemesiyle oluşmuş olan reseptakulum- talamus- torus (çiçek tablası)’na bağlanırlar.

13

14 Her çiçek tam değildir. Tam olmayan bir çiçekte kaliks, korolla, androkeum ve ginekeum halkalarından biri veya daha fazlası eksik olabilir. Hermafrodit veya monoklin (erdişi) çiçek erkek ve dişi organları olan bir çiçektir. Şayet bir çiçekte bu iki organdan yalnız biri varsa bu çiçek diklindir (tek eşeyli). Dişi çiçekte erkek organlar eksik veya körelmiştir, erkek çiçekte ise dişi organ yoktur veya verimsizdir.

15

16

17

18 Monoik (bir evcikli) bir bitki aynı fert üzerinde hem erkek çiçekler hem de dişi çiçekler taşıyan bir bitkidir (Ör. Zea mays, Aurum sp.).

19 Dioik (İki evcikli) bir bitkide ise erkek ve dişi fertler ayrıdır (Ör. Ficus carica). Yani erkek çiçekler erkek bitki üzerinde, dişi çiçekler dişi bitki üzerinde bulunur.

20

21 Aynı fert üzerinde hermafrodit çiçeklerle beraber tek eşeyli çiçekler taşıyan bitkiye poligam bitki denir (Ör. Musa sp.). Örneğin bir fert üzerinde hermafrodit ve erkek çiçekler bulunduğunda bitki andromonoik veya hermafrodit çiçeklerle dişi çiçekler bir arada bulunursa bitki ginomonoiktir. + ♂ = andromonoik bitki + ♀ = ginomonoik bitki

22 GİNOMONOİK ANDROMONOİK

23 Bitki hermafrodit çiçeklerle beraber erkek ve dişi çiçekleri bir arada taşırsa monoik poligami (Musa sp.) den bahsedilir. + ♀ + ♂ = Monoik Poligami Bitki dioik tipte olup bazı fertleri hermafrodit çiçekli bazıları ise erkek veya dişi çiçekli olursa dioik poligami adı verilir.

24 MONOİK POLİGAMİ

25 hermafrodit andromonoikginomonoik

26 Periant (Çiçek örtüsü) Periantı yani kaliks ve korollası olmayan bir çiçeğe aklamideik çiçek (örtüsüz) denir. Kaliks veya korolla halkalarından biri varsa bu çiçek monoklamideiktir. Diklamideik bir çiçekte her iki halka da vardır. Kaliksi olmayan bir çiçeğe asepal, korollası olmayan çiçeğe ise apetal denir. Periant, iç içe iki halka halindedir.

27 Kaliks Dıştaki halka yeşil renkli olup daha çok yaprağa benzeyen yapraklardan yapılmış olup kaliks adını alır. Kaliksin her bir yaprağına sepal adı verilir.

28 Sepaller serbest yani birbirleri ile birleşmemiş iseler kaliks korisepaldir. Bazen sepaller tabandan itibaren kısa veya uzun mesafede birleşmiş olurlar bu takdirde kaliks gamosepal = sinsepaldir. Kaliksin birleşik kısmı kaliks tüpü adını alır. Kaliks tüpünün üst ucuna kaliks boğazı denir.

29 Gamosepal bir kaliks değişik şekiller gösterebilir. Ör: Tubulat (tüpsü), Rotat (Tekerlek şeklinde), Kampanulat (Çan şeklinde), Urseolat (Testi şeklinde), Bilabiat (İki dudaklı).

30

31 Kaliksi olmayan bir çiçeğe asepal denir. Bazı çiçeklerde olgunlaştıktan sonra kaliks düşer (Düşücü). Bazen olgunlaşmış meyvaların tabanında kalikse rastlanır (Kalıcı). Bazı çiçeklerde kalikse benzeyen ikinci bir halka vardır ki bu halkaya epikaliks denir.

32 Korolla Kaliksin iç kısmında bulunan ve genellikle parlak renkli yapraklardan oluşan kısma korolla denir. Korollanın her bir yaprağına petal denir.

33 Petaller serbestse korolla koripetaldir. Tabandan itibaren belirli bir mesafede birleşmişse korolla gamopetal veya simpetaldir. Gamopetal bir korollada tubulat, rotat, kampanulat, ligulat, bilabiat vs. gibi tipler olabilir. Bazen korollaya bağlı olarak korollanın iç kısmında oluşan ikinci bir korolla halkasına parakorolla veya korona denir.

34

35 Korollası bulunmayan çiçeklere apetal çiçek denir. Bazı çiçeklerde ise periantın bütün yaprakları birbirine benzer, böyle periantha perigon, perigonun her bir yaprağına ise tepal denir. Apetalous flower Perigon

36 Andrekeum Çiçeğin erkek organları olan stamenlerin hepsine birden andrekeum denir. Her halkadaki Stamen sayısı bitkinin türüne göre 1,2,3,4,5… veya daha çok olabilir. Buna göre monandr, diandr, triandr, tetrandr… terimleri kullanılır.

37 Körelmiş veya verimsiz stamenlere staminod denir.

38 Bazı özel durumlarda bir çiçekte 4 stamen bulunur, bunların 2’si uzun 2’si kısa ise bu stamenlere didinam stamenler denir.

39 Tetradinam stamenlerde 4 uzun 2 kısa stamen vardır.

40 Stamenler bazen filamentleri ile bir tüp oluşturacak şekilde birleşirlerse bunlar monodelftir. Diadelf bir andrekeumda stamenler 2 grup halinde birleşmişlerdir.

41 Filamentleri serbest fakat anterleri birleşik olan stamenlere singenezik Stamen denir. Stamenlerin ginekeum ile birleşerek bir arada olması haline ginostemium denir.

42 Bir Stamen filament ve anter olmak üzere 2 kısımdan meydana gelir. Her anter 2 tekadan ve bu tekaları birleştiren konnektiften ibarettir. Her teka içerisinde 2’şer polen kesesi vardır. Polenler bu keseler içerisinde oluşurlar.

43 Filament basit bir yapıdadır. Genellikle silindirik veya yassı bir iplik şeklindedir. Kısa veya uzundur veya tamamen eksiktir. Çıplak veya tüylü olabilir.

44 Anterler çok değişik şekiller gösterir. Büyük, küçük, ovat, linear, S şeklinde kıvrık olabilir. Renk bakımından çok değişik renklerde olabilir.

45 Genellikle her tekada bulunan iki polen kesesi olgunlukta tek bir kese halinde birleşir ve bu kese açılarak polenler dökülür. Açılan anterden ya Ericaceae familyasında olduğu gibi 4 polen tanesi birlikte yani tetrad halinde veya tek tek, Mimosaceae’ de olduğu gibi polyad veya Orchidaceae familyasında olduğu gibi polen kesesindeki polen taneleri birbirine yapışmış polinium denilen kitleler halinde dışarı atılırlar.

46 Anterlerin açılmasına dehiskens denir. Ya boyuna bir yarıkla veya enine bir yarıkla ya da delik-kapakla açılır.

47 Bu yarıklar anterlerin iç yüzeyinde veya çiçeğin ortasına bakan yüzünde bulunuyorsa anter introrsdur. Yarıklar anterin dış yüzeyinde ise anter ektrorsdur.

48 Anterler filamente değişik şekilde bağlı olabilir. İnnat veya bazifiks bir anterde filament anterin tabanına bağlanmıştır. Adnat bir anterde anter kendi boyunca filamentin üst kısmı ile birlikte gelişir. Dorsifiks bir anterde filament anterin sırtında bir yere bağlıdır. Versatil anterde ise filament anterin sırtına ortada bir noktaya bağlıdır ve anter kolaylıkla hareket eder.

49 Konnektif, anterin 2 tekasını birleştiren dokudur. Çoğunlukla dar, bazen kalınlaşmış veya tepesi bir çıkıntı, uzantı, yassı bir üçgen, ipliksi, petalsi şekillerde olabilir.

50 Polen Çiçeklerin erkek organlarında arkeospor tabakasında bulunan polen ana hücrelerinin mayoz ve mitoz bölünme geçirerek diad ve tetrad sonucunda meydana getirdiği 4 hücreden her birine polen adı verilmektedir.

51 Polen, içerisinde bir tek hücreye indirgenmiş erkek gametofiti veya tek bir hücreye indirgenmiş erkek organı (anteridium) taşıyan yapıdır.

52 Monotropa poleni ince yapısı

53 Polenin dış yüzeyi kabaca ekzin ve intin olmak üzere 2 tabakadan meydana gelmiştir. 1. Ekzin tabakası çok sert, kuvvetli asitlere dahi dirençli olan sporopolenin adı verilen bir maddeden oluşmuştur. 2. İntin ise peptik polisakkaritlerden ve selülozdan meydana gelmiştir.

54 Polenler anteri terk etmeden önce tek nukleusludur. Anteri terk ettikten sonra polen içerisindeki nukleus 2’ye bölünerek vejetatif ve generatif nukleusu meydana getirir. Daha sonra generatif nukleus tekrar 2’ye bölünür ve bir tanesi intine doğru itilir. Lilium’da polen çimlenmesi

55 Vesiculatae Trikolporat Periporat Trikolpat Trikolporat

56 Ginekeum Çiçeğin orta kısmında yer alan ve çiçeğin dişi organlarının toplamına verilen isimdir. Bir Pistil; Ovaryum, stilüs ve stigma olmak üzere üç kısımdan meydana gelir. Bir çiçekte bir veya daha fazla sayıda Pistil bulunabilir.

57 GİNEKEUM genel olarak sapsızdır ve doğrudan doğruya çiçek ekseninin üzerine oturur. Bazen çiçek ekseninin ovaryumu taşıyan kısa veya uzun bir sap şeklinde uzamış olduğu görülür. Ginekeumu taşıyan bu sapa ginofor denir. Bazen de dişi organ ile beraber stamenler de bir perianttan yükselmiştir. Böyle bir sap da androginofor adını alır.

58 STİGMA, pistilin poleni tutan kısmıdır. Stigmanın yüzeyi polenlerin tutulmasını kolaylaştırmak amacıyla girinti-çıkıntılara sahip olup yapışkan bir sıvı salar. Değişik şekillerde olabilir; toplu iğne başı şeklinde, ipliksi, nokta şeklinde, tüysü, parçalı, petaloid vs.

59 STİLÜS stigma ile ovaryumu birleştiren sap şeklinde bir uzantıdır. Bazen eksik olabilir. Stilüs genel olarak ovaryumun tepesine bağlıdır. Bazen stilüsün ovaryumun tabanından çıktığı görülür. Bu tip stilüsle ginobazik denir. Görevi polen tüpünü ovaryuma iletmektir. Kısa, uzun, düz, kıvrık, ince, kalın veya çatalsı olabilir.

60 OVARYUM pistilin alt tarafını oluşturan şişkin kısımdır. Ovaryumun içinde bir veya birden fazla ovül (tohum taslağı) vardır. Ovaryum, karpellerden meydana gelir. Şayet bir karpelden meydana gelmişse bu karpel iki kenarından birleşerek tek bir pistili meydana getirir.

61 İki veya daha çok karpelden yapılmış ise her karpel kendi başına birer pistil oluşturur. Pistil, birden fazla karpelden meydana geldiği takdirde ilkel Angiospermlerde olduğu gibi karpeller birbirinden ayrı olarak apokarp ginekeumu oluştururlar. Yani çiçekte her biri tek karpelden yapılmış 2 veya daha fazla sayıda Pistil var demektir. apokarp gink.

62 Yüksek Angiospermlerde olduğu gibi karpeller birleşerek sönokarp ginekeumu oluştururlar. Yani çiçekte birkaç karpelden yapılmış yalnız bir pistil vardır. Sönokarp ginekeumda karpellerin birleşme şekilleri farklıdır. Sönokarp Gink.

63 Ya karpeller kenarlarından birleşerek tek odacıklı parakarp ovaryumu veya her karpel komşu karpellerle merkeze kadar devam eden yüzeylerle birleşerek meydana getirdikleri septumlarla (bölme) bölünmüş çok odalı sinkarp ovaryumu meydana getirirler. Bazen bu septumlar karpellerin kenarından gelişmiş kısa uzantılar halindedir. Bu bölmelere replum (yalancı bölme) adı verilir. Ovaryum gözlerine lokulus adı verilir. Parakarp GSinkarp G Çok odacıklı Tek odacıklı

64

65

66 Karpellerin kenarlarının birleşme hattına ventral dikiş, karpelin esas iletim demetini taşıyan orta damarına ise dorsal damar adı verilir.

67 Ovaryumun çiçeğin diğer kısımlarına ve reseptakuluma bağlandıkları yere göre durumu göz önüne alınacak olursa, çiçeklerde 3 durum ortaya çıkar. 1.Hipogin çiçek 2.Perigin çiçek 3.Epigin çiçek

68 1- Hipogin çiçek (Ovaryum üst durumlu): Çiçeğin diğer parçaları ovaryumun altından çıkar.

69 2- Perigin çiçek (Ovaryum orta durumlu): Çiçeğin diğer parçaları ovaryumun alt kısmından bir çanak gibi büyüyen çiçek ekseninin kenarından çıkar.

70 3- Epigin çiçek (Ovaryum alt durumlu): Çiçeğin diğer kısımları ovaryumun etrafında bir çanak gibi büyüyerek ovaryumla birleşmiş olan çiçek ekseninin kenarından çıkar. Ovaryum, reseptakulum içerisine gömülmüştür.

71 Ovulum (Tohum taslağı) Döllenmeden sonra olgunlaşarak tohumları verecek olan yapılardır. Ovaryum içerisinde bir veya çok sayıda bulunurlar. Ovüllerin Ovaryum içerisinde karpele bağlandığı yere plasenta, bağlanma şekline ise plasentalanma veya plasentasyon denir.

72 Başlıca plasentalanma tarzları şunlardır. Marjinal plasentalanma: Ovüller karpellerin kenarına bağlıdır. Parietal plasentalanma: Ovüller ovaryumun çevresi üzerindedir.

73 Aksilar (eksensel, sentral) plasentalanma: Ovüller ovaryumun orta ekseni üzerindedir. Bazal plasentalanma: Ovül tek gözlü ovaryumun tabanında bulunur.

74 Parietal-Marjinal plasentalanma: Ovüller, karpellerin dikişi boyunca ve ovaryumun çevresi üzerindedir. Sentral-Marjinal plasentalanma: 2-çok gözlü olan ovaryumda ovüller ovaryumun orta ekseni boyunca birleşmiş olan karpellerin kenarları üzerindedir. Laminal plasentalanma: Ovüller karpellerin laminası üzerine bağlıdır.

75 Ovüller plasentaya funikulus adı verilen bir sap ile bağlıdır. Bir ovül, karakteristik olarak en dışta bir veya iki integüment, integümentler içerisindeki temel doku olan nusellus ve bu doku içerisindeki embriyo kesesinden meydana gelir.

76 Dışta bulunan integümentler, ovülün uç kısımlarında Mikropil adı verilen bir açıklık bırakırlar. Ovülü ovaryuma bağlayan funikulus, düz veya kıvrık olabilir. Funikulusun ovuluma bağlandığı yere hilum denir. Bazen funikulus ile ovülün birleşmesinden oluşan çizgiye rafe adı verilmektedir. Ovülün temel dokusunu oluşturan nusellusun taban kısmına kalaza adı verilir.

77 Ovüller şekillerine göre atrop (ortotrop), anatrop, kampilotrop gibi tiplere ayrılırlar. Atrop ovüllerde Mikropil ile hilum aynı eksen üzerinde ve zıt kutuplarda yer almıştır. Anatrop tipte funikulusun 180 bükülmesi ile mikropil ile hilum yan yana gelir. Kampilotrop ovüllerde tohum taslağının kendisi kıvrılmış durumdadır ve Mikropil hiluma yaklaşmıştır.

78 ÇİÇEK SİMETRİSİ Çiçekler 4 tip simetri gösterirler. Radyal simetri (Aktinomorf veya polimorfik): Periant örtüsü birbirine benzediğinden çiçeğin merkezinden ikiden fazla simetri düzlemi geçebilir. Ör: Rosaceae *

79 Bilateral (Disimetrik) çiçekler (+): Çiçeğin merkezinden birbirine dikey iki simetri düzlemi geçer. Periant örtüsü haç şeklinde sıralanır. Ör: Cruciferae

80 Dorsiventral (monosimetrik veya zigomorf) çiçekler ( ↓ ): Çiçeğin merkezinden yalnız bir simetri düzlemi geçebilir. Ör: Papillionaceae ve Labiatae.

81 Asimetrik çiçekler: Simetri düzlemine sahip olamayan çiçekler. Ör: Cannaceae

82 ÇİÇEK FORMÜLLERİ VE DİYAGRAMLARI Çiçeklerin yapısını, şeklini ve kısımlarını kısa ve öz olarak belirtmek için çiçek formülleri ve diyagramları kullanılır. Çiçek diyagramı bir çiçeğin dıştan içeri doğru hangi kısımlardan meydana geldiğini gösterir ve bu kısımların sayıları serbest veya bileşik oluşları, simetri durumları hakkında bilgi verir.

83 periant halkasıdır En dıştaki halka periant halkasıdır (Kaliks+Korolla). ndrekeumginekeum Sonra andrekeum halkasını ginekeum halkası takip eder. Her halkadaki parçalar kendinden evvelki parçalarla almaşlı durumdadır. Çiçek formülleri Çiçek formülleri ise çiçek parçalarının sayı ve özelliklerini kısa bir şekilde ifade etmek için kullanılır. Çiçek formülünde her bir çiçek halkası o halkadaki parça adının büyük baş harfi ile gösterilebilir.

84 P: Perigon K: Kaliks C: Korolla A: Andrekeum G: Ginekeum

85 PAG KCAG Çiçek formülünde bu harfler dıştan içe doğru PAG veya KCAG olarak sıralanırlar. Harfin alt sağ kenarına o halkadaki parçaların sayısı yazılır. Sayı çok ise rakam yerine sonsuz işareti konulur. Eğer halkadaki çiçek parçaları birleşik iseler rakam veya sonsuz işareti parantez içine alınarak yazılır.

86

87 Çiçek hipogin ise (Ovaryum üst durumlu) G harfinin altına çizgi çekilir.

88 Çiçek epigin ise (Ovaryum alt durumlu) üstüne yatay bir çizgi çizilir.

89 Çiçek perigin ise (Ovaryum orta durumlu) çizgi çizilmez.

90 Çiçeğin simetrisi formül önüne konulan işaretlerle, harf, yazıyla belirtilebilir. Simetri düzlemi geçirilemeyen çiçeklerde formüle simetri işareti konulmaz.

91

92 K 5 C 5 A ∞ G (5) *

93 + K 4 C 4 A 4+2 G (2)

94

95

96 Anemone (Ranunculaceae) Silene (Caryophyllaceae)

97 Campanula (Campanulaceae) Euonymus europaea (Celastraceae) Convolvulus (Convolvulaceae)

98 Crassula (Crassulaceae) Oenothera biennis (Onagraceae) Vaccinium vitis-ideae (Ericaceae)

99

100

101 ÇİÇEK DURUMLARI (İNFLORESENS) Bazı bitkilerde bir çiçek sapı üzerinde birtek çiçek terminal (Tulipa- Lale, Papaver- Gelincik gibi) veya Lateral (Viola- Menekşe gibi) olarak bulunur. Bazen de bir çiçek sapı üzerinde çok sayıda çiçekler küme oluşturacak şekilde toplanmışlardır. Böyle bir araya gelmiş çiçek gruplarına infloresens (çiçek durumu) denir.

102 İnfloresens sapına pedunkül, İnfloresensteki her bir çiçeğin sapına pedisel denir.

103 Çiçek durumlarındaki çiçekler veya çiçekli dallar, braktelerin (taşıyıcı yaprak) koltuğundan çıkar. Bir nodda birden fazla brakte dairesel olarak yani bir halka şeklinde sıralanmışsa bu brakte halkasına involukrum adı verilir.

104 İnfloresens; basit veya bileşik olabilir. Basit tipte eksen dallanmamış, bileşik tipte ise dallanmıştır. Yapı bakımından çiçek durumları başlıca iki grup altında toplanabilir. 1- Rasemoz 2- Kimoz

105 1- Rasemoz çiçek durumları Monopodiyal dallanma gösterirler. Yani ana eksen büyümesine devam ederek üzerinden çıkan yan dallara hakim bir gelişme gösterirler. Rasemoz çiçek durumları basit ve bileşik olarak 2ye ayrılır.

106 1- Rasemoz çiçek durumları: 1) Rasemus (Salkım): Uzamış ana eksen üzerindeki braktelerin koltuğundan saplı çiçekler çıkar. Ör: Cruciferae, Oleaceae, Hyacinthus (Sümbül) gibi. A) Basit Rasemoz çiçek durumları:

107 2) Spika (Başak): Uzamış ana eksen üzerindeki braktelerin koltuğundan sapsız çiçekler çıkar. Ör: Piper nigrum (Karabiber).

108 3) Spadiks (Çomak): Ana ekseni kalınlaşmış ve etlenmiş bir spikadır. Ör: Zea mays

109 4) Amentum: Ana ekseni eğilebilen sarkık bir spikadır. Ör: Juglans (Ceviz), Populus (Kavak)

110 5) Umbella: Ana eksen kısalmış ve her biri birer çiçek taşıyan yan dallar bir noktadan çıkarlar. Brakteler birleşerek involukrum adı verilen brakte halkasını oluştururlar. Pediseller eş uzunluktadırlar. Çiçek durumu şemsiye şeklindedir. Ör: Allium cepa (Soğan), Hedera helix (Duvar sarmaşığı).

111 6) Korimbus (Yalancı Şemsiye): Alttaki çiçeklerin sapları ana eksen seviyesine erişir, dolayısıyla bütün çiçekler şemsiyede olduğu gibi aynı düzlemde bulunurlar. Ör: Ornithogalum umbellatum.

112 7) Kapitulum: Ana eksen etlenmiş ve çiçek tablası şeklindedir. Üzerinden çok sayıda sapsız çiçekler çıkar. Kapitulumun tabanında involukrum oluşmuştur. Ör: Compositae.

113 1) Panikula (Bileşik salkım): Yan eksenleri dallanmış bir rasemozdur. Ör: Vitis (Asma), Syringa (Leylak). B) Bileşik Rasemoz çiçek durumları:

114 2) Bileşik Spika (Bileşik başak) Yan eksenleri dallanmış bir spikadır.

115 3) Bileşik Umbella: Umbella tipindeki her dal küçük şemsiyeler taşımaktadır. Ör: Umbelliferae

116 4) Bileşik Korimbus: Yan eksenden dallanmış bir korimbustur. Ör: Sambucus (Mürver)

117 2- Kimoz Çiçek Durumları: Ana Eksen büyümesine son vermiş yan dallar gelişmeye devam ederek ana eksenin yerini almışlardır. Simpodiyal dallanma tipi gösterirler. Dallanmanın tek veya çeşitli dallarda oluşuna göre farklı tipler ortaya çıkar.

118 a) Monokazyum: Dallanma tek yan dallıdır. 2- Kimoz Çiçek Durumları:

119 a) Monokazyum: Dallanma tek yan dallıdır. 1- Drepanyum (Orak): Birbirini takip eden yan dallar ana eksenin ön tarafında bir düzlem üzerinde oluşurlar. Ör: Juncus

120 2- Ripidyum (Yelpaze): Birbirini takip eden yan dallar ana eksenin arka tarafında almaşlı olarak sağ ve sola düşerler. Ör: Iris (Süsen), Gladiolus (Glayöl)

121 3- Bostriks (Helozon): Birbirini takip eden yan dallar yine birbirine dikey olarak aynı tarafta oluşurlar. Ör: Hypericum (Binbirdelikotu).

122 4- Sinsinus (Akrep): Birbirini takip eden yan dallar birbirine dikey olarak 2 ayrı doğrultuda oluşurlar. Ör: Boraginaceae

123 b) Dikazyum: Karşılıklı duran 2 yan dalın dallanmaya devam etmesi ile oluşur. Ör: Caryophyllaceae. 2- Kimoz Çiçek Durumları:

124 c) Pleiokazyum: İkiden fazla yan dalın aynı noddan çıkarak dallanmaya devam etmesi ile oluşur. Ör: Euphorbia

125

126

127

128 GENERATİF ORGANLAR (ÜREME ORGANLARI) ANATOMİSİ Canlıların kendine benzer bireyler meydana getirmesine üreme denir. Bitkiler eşeyli, eşeysiz olarak ürerler. Eşeyli üreme gösteren bitkilerde üremede rol oynayan organlara generatif organlar denir. Yüksek bitkilerde generatif organlar ÇİÇEK denen yapıda toplanmıştır.

129 Çiçek Anatomisi Çiçek, bir yaprak metamorfozu olması nedeniyle iç yapısında esas itibariyle yaprak özeliği gösterir. Bir Angiosperm çiçeğinde dıştan içe doğru; Periant (Çiçek örtüsü), Stamen (Erkek organ) ve Pistil (Dişi organ) bulunmaktadır.

130

131 Periant (Çiçek Örtüsü) Periantı oluşturan metamorfoza uğramış yapraklardır. Vegetatif yapraklardan çok az farklılık gösterirler. Periantın dışında, genellikle dış görünüşleri bakımından vegetatif yapraklara çok benzeyen yeşil renkli KALİKS (çanak) yaprakları (her bir yaprağı sepal) anatomik özellikleri bakımından da yaprak özelliğindedir. Bununla beraber mesofilde palizad parankimasına çok az rastlanır.

132 petaller Kaliksin iç kısmında bulunan ve genellikle parlak renklere sahip olan korolla(taç) yaprakları (her bir yaprağı petal) da anatomik bakımdan yapraklara benzerlerse de bazı özellikleri ile ondan ayrılırlar. Epiderma hücrelerinin yan çeperleri daha çok girintili çıkıntılıdır. Epiderma üzeri yine kütiküla ile örtülüdür.

133

134 Petallerde yapraklardan farklı olarak epiderma hücreleri bazı hallerde hücre-arası boşluklara sahiptir. Bütün epiderma kütiküla ile kaplı olduğundan bu boşlukların dış ortamla ilişkisi kesilmiştir. Her iki yüzdeki epidermada stoma bulunabilir, ancak genellikle kloroplast taşımazlar. Çok ince petallerde stomalar indirgenmiştir.

135 Epidermada hem örtü, hem salgı tüylerinden her tip tüy bulunabilir. Papil (kabartı) tipindeki tüylere çoğunluk petallerde rastlanmaktadır. Petal trikomları

136 Genellikle petallerin yapraklara oranla daha dar olan mezofili birkaç sıra gevşek parankima hücresinden yapılmıştır. Çok ince olanlarda mezofil 1–3 sıra hücreden ibarettir. Yeşil renkte petallerden başkaları genellikle kloroplast taşımaz. Çiçeklerin rengi ya kromoplastlardaki karotinoidlerden, ya da vakuol içersindeki antosyan veya antoksantin gibi renk maddelinden ileri gelmektedir. Petallerde destek doku elementleri indirgenmiştir. Sadece kalın petallerde sklerankimaya rastlanılır.

137 Stamen (Erkek organ) Stamen; filament ve anterden ibarettir. Bir filamentten enine kesit alınacak olursa; Çoğunluk Hadrosentrik bir demet ve onu çevreleyen parankimadan yapılmıştır. Üstünü örten kütinleşmiş epiderma, tüy ve stoma taşıyabilir. İletim demeti filamenti geçtikten sonra anterin iki lobu arasında son bulur.

138 Anterden alınan enine kesitte: her birinde iki polen kesesi bulunan konnektif dokusuyla bağlı iki tekadan ibaret olduğu görülür.

139 Polen keselerinin en dışında epiderma hücreleri görülür ve ince bir kütiküla ile örtülüdür. Epiderma altındaki oldukça geniş hücrelerden yapılmış tabakaya “endotesyum” veya “ipliksi tabaka” denir. Bu tabaka, polenler meydana geldikten sonra polen kesesinin açılmasını sağlayan mekaniksel bir tabakadır. Anter olgunlaşırken bu tabakadaki hücrelerin iç ve yüzeye dik çeperleri kalınlaşır.

140

141 Çeperlerin kalınlaşma şekli bitkilere göre değişiktir. Epidermaya komşu olan çeperler inceliğini muhafaza ederler. Polenler olgunlaştıkları sırada gelişimini tamamlamış olan endotesyum tabakasının iç doku ile ilişkisi kesilir. Terleme ile suyunu kaybeden hücrelerde, su kaybından dolayı hacım küçülmesinden ince olan dış çeperler en çok etkilenmiş olur ve içeri doğru çöker. Bu çeperin içeri doğru çökmesiyle hücrenin radyal çeperleri birbirine yaklaşmış ve bunun sonucunda anterin yüzeyinde teğetsel yöneltide bir gerilme meydana gelmiş olur ve anter en ince yerinden parçalanarak açılmış olur.

142 Endotesyum tabakasının altında anterin gelişmesi sırasında ezilerek şekilsiz bir hal alan bir veya birkaç sıra hücreden yapılmış ara tabaka denilen bir tabaka vardır. Polen kesesinin iç kısmında, polen-ana hücreleri ile bitişik genellikle nukleusları büyük ve çok sayıda olan, sitoplâzması bol, palisad biçiminde, büyük hücrelerden yapılmış bir tabaka bulunur. Tapetum denilen bu tabaka polenler gelişirken besin maddesi olarak kullanıldığından sonradan parçalanır. Sonunda polen ihtiva eden polen keselerinin çeperi yalnız epiderma ile endotesyum tabakalarından oluşur.

143

144 Polen Çiçeklerin erkek organlarında arkeospor tabakasında bulunan polen ana hücrelerinin mayoz ve mitoz bölünme geçirerek diad ve tetrad sonucunda meydana getirdiği 4 hücreden her birine polen adı verilmektedir.

145 Polen, içerisinde bir tek hücreye indirgenmiş erkek gametofiti veya tek bir hücreye indirgenmiş erkek organı (anteridium) taşıyan yapıdır.

146 Monotropa poleni ince yapısı

147 Polenin dış yüzeyi kabaca ekzin ve intin olmak üzere 2 tabakadan meydana gelmiştir. 1. Ekzin tabakası çok sert, kuvvetli asitlere dahi dirençli olan sporopolenin adı verilen bir maddeden oluşmuştur. 2. İntin ise peptik polisakkaritlerden ve selülozdan meydana gelmiştir.

148 Polenler anteri terk etmeden önce tek nukleusludur. Anteri terk ettikten sonra polen içerisindeki nukleus 2’ye bölünerek vejetatif ve generatif nukleusu meydana getirir. Daha sonra generatif nukleus tekrar 2’ye bölünür ve bir tanesi intine doğru itilir. Lilium’da polen çimlenmesi

149 Polen tüpü oluşabilmesi için polen; rüzgar, böcek, su vs. ile stigmanın üzerine gelmelidir. Daha sonra stillüs dokusundaki kimyasal reaksiyonlar ile çimlenme gerçekleşir ve polen üzerindeki apertürlerden veya ekzin üzerinde ince olan kısımlardan dışarıya doğru polen tüpü meydana gelir.

150 Polen tüpü oluşunca vejetatif nukleus önde, generatif nukleus arka taraftadır. Generatif nukleus tekrar 2’ye bölünür; bu nukleuslardan biri Angiospermlerde yumurta hücresini, diğeri ise kutup hücresini döller. Gymnospermlerde ise biri arkegon içerisinde yumurta hücresini döller, diğeri ise kaybolur.

151 Pistil (Dişi Organ) Pistilin yaprak metamorfozundan oluştuğu kabul edilir. Bir Pistil; stigma, stilüs ve ovaryumdan meydana gelir. Ovaryum ve stilüs anatomik yapı olarak basittir. Epiderma, parankima ve iletim demetlerinden yapılmıştır. Epiderma hücrelerinin çeperleri genellikle düzdür. Kütiküla olabilir veya olmayabilir. Stoma ve tüyler epidermada rastlanabilir.

152 Ovaryum karpellerden meydana gelmiştir. Karpeller biri dorsal, ikisi ventral olmak üzere üç esas damar taşır. Karpeldeki iletim demetleri stilüsde devam eder. İletim demetleri bütün çiçek kısımlarının küçük damarlarında olduğu gibi Hadrosentrik demetler taşırlar.

153 Dişi organın stigması polen tanelerinin çimlenmesine yarayan maddeyi salan salgı doku halindedir. Stigmanın epiderma hücreleri genellikle papil, kısa tüy veya uzun dallanmış tüyler oluşturacak tarzda uzamıştır.

154 Stigma dokusu ile ovaryum boşluğu arasında stigmaya benzer doku bulunur. Bu doku ortasında kanal gibi bir boşluk bulunan stilüslerde, kanalın etrafında şeritler halinde bulunur. Polen tüpü bu stigmamsı dokunun hücre-arası boşluklarından geçerek ovaryuma ulaşır.

155 Ovulum (Tohum Taslağı) Ovaryum içersinde yer alan ovulum; megaspordan gelişen embriyo kesesi, onu çevreleyen temel doku olan nusellus, dışında epidermal kökenli bir veya iki tabakalı integüment ve ovaryuma bağlayan funikulustan ibarettir. Ovulumun büyük bir kısmı parankima dokusundan yapılmıştır. Nusellus içinde embriyo kesesi bulunur.

156 Embriyo kesesi, nusellus dokusundaki hücrelerden birinin (diğerlerinden daha büyük olan-embriyo kesesi ana hücresi) mayoz bölünmesiyle meydana getirdiği megaspor (embriyo kesesi primer hücresi) un ardışık mitoz bölünmelere uğramasıyla meydana gelir. Çoğunluk embriyo kesesi, kalaza tarafında 3 antipod hücresi, Mikropil tarafında; ortada yumurta ve yumurtanın iki yanında 2 sinergit hücresi ve ortada iki haploit kutup nukleuslarının sonradan birleşmesi oluşan diploit embriyo-kesesi sekonder nukleusundan ibarettir.

157

158 Ovulumdaki iletim demetleri genellikle karpellerin ventral demetlerinin dallanmasından meydana gelir.


"BİTKİ MORFOLOJİSİ VE ANATOMİSİ Yard.Doç. Dr. Hasan AKGÜL." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları