Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Peygamber Makamı Kürsü, peygamber makamı Kürsü emanettir. Emanet ehliyet ister. Ahlaki donanım Bilgi donanımı Ahlaki donanım Bilgi donanımı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Peygamber Makamı Kürsü, peygamber makamı Kürsü emanettir. Emanet ehliyet ister. Ahlaki donanım Bilgi donanımı Ahlaki donanım Bilgi donanımı."— Sunum transkripti:

1

2 Peygamber Makamı

3 Kürsü, peygamber makamı Kürsü emanettir. Emanet ehliyet ister. Ahlaki donanım Bilgi donanımı Ahlaki donanım Bilgi donanımı

4 فذكر بالقرآن من يخاف وعيد

5 Vaaz nedir? ( يأيها الناس قد جاءتكم موعظة من ربكم وشفاء لما في الصدور وهدى ورحمة للمومنين) (يونس : 57

6 Vaazın gayesi فغاية الوعظ والإرشاد إذن إنما هي تنمية حقائق الإيمان، وتطهير الأنفس ومجاهدتها في الله؛ تعليماً وتزكيةً

7 Söz sorumluluktur

8 Nimet Bu potansiyeli iyi değerlendirmek Toplumun manevi hastalıklarının tedavisinde bu potansiyeli devreye sokmak. Koruyucu hekimlik gibi manevi hastalıklara yakalanmama konusunda da bu potansiyelden istifade etmek gerekmektedir.

9 فذكر فان الذكرى تنفع المؤمنين Vaaz ve nasihatin güzel tesirini gözardı etmek mükün değildir. Yeter ki insanların ahlâkını güzelleştirmeye, manevi hastalıklarını tedaviye çalışan kişiler, yeter derecede muktedir, mütehassis olsun.

10 Söylem eylem uyumu يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّوَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ

11 Hüsnü i’tikad, mekarimi ahlâk, Kalbinin safiyetiyle, ahlâkının nezahetiyle, nümûnei imtisal, söyledikleriyle ilkönce kendisi amel etmelidir. طبيب يداوى الناس وهو مريض

12 Her hastalığın bir doktoru vardır. Ahlâkî ve sosyal hastalıkların doktorları da –insanların ahlakını ıslaha, fikirlerini yükseltmeye çalışan- ilim adamlarıdır.

13 Manevi ve ahlaki hastalıkların tedavisi hususunda hikmetle nasihat eden bir vaizin sözlerindeki tesir, bulutlardan ince ince dökülen rahmet damlaları gibidir. Bununla yeryüzü nasıl canlanır, rengarenk çiçeklerle bin bir çeşit bitki ile harekete geçer, vaizin sözleri de insanların manevi dünyalarını harekete geçirir, canlandırır.

14 Vaaz, cemeat hakkında her bakımdan iyilik düşünen biri olmalıdır. Her türlü bozuk ve fasit maksatlardan arınmış olarak yalnızca cemeatin yararını, aydınlatılmasını hedeflemelidir.

15 Öyle insan ki gördüğün zaman sana Allah’ı hatırlatır, Ahireti hatırlatır, mehasini ahlâkı hatırlatır.

16 Vaiz kendisinden istifade etme isteye cemeatin ruhi ihtiyaçlarını güzelce anlayara onagöre vaazın mevzuunu teyin etmelidir. Hastalığı teşhis etmeden tedaviyekaamak caiz omadığı gibi ruhi, manevimazrazlarıtabibleri mesabeside ola vaizler içinde cemeati ihtiyaçlarını anlamada vaaz ve nasihatte bulmak uygun olmaz. Mesela büt bütü dünyaya dalmış bir cemeate dünyayı tavsiye etmek, bunun tersine dünyadan taamenalakasını kesere Ahirete yönelmiş kişilerede ahireti tavsiye etmek hasılı tahsi kabilinden olacağndan doğru görülmez.

17 Hüsnü beyan

18 Nezaheti lisan

19 İyi bilmediği konulara girmeme

20 Kırıcı konuşmama

21 Hazırlık Söyleneceklerin önceden tertip edilmesi, düzenlenmesi, planlanması gerekir. Hazırlıksız olarak kürsüye çıkılmamalıdır.

22 ‘Siz’ yerine ‘Biz’ Muhatapları suçlayıcı mahiyetteki konuşmaların pek yararı olmaz. Bunun yerine eleştirilmesi gereken bir husus var ise kendini dahil ederek ‘biz’ diyerek eleştiride bulunmalıdır. Siyasi, hızbi konuşmaları kürsüye asla taşımamak gerekir. Şahsiyet yapmamak gerekir. Basit çıkar hedeflerinden uzak durmalı Mücerred fazilet ve dirayet gösterme gayretlerinden uzak durmalı

23 Nasihatte ‘Samimiyet’ esastır. Ne kadar güzel söylenirse söylensin, samimiyet yüklü olmayan sözlerin arzu edilen güzel sonuçları ortaya koyması mümkün değildir.

24 Nasihat, çok kapsamlı bir kelimedir. Esasen hulûs, safiyet, nezahet gibi anlamlara gelir. Nasih, tertemiz niyetli hulûsu kalp sahibi, insanlar için hayırdan başka bir şey düşünmeyen kişidir.

25 Din samimiyettir عن تميم الداري أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: الدين النصيحة. قلنا لمن؟ قال: لله ولكتابه ولرسوله ولأئمة المسلمين وعامتهم. Temim ed-Dârî’den rivayet edildiğine göre, Hz. Peygamber : ‘Din, samimiyettir.’ Buyurmuştur. (Ravi der ki:) “Biz, ‘Kime karşı’, diye sorduk. O da ‘Allah’a, Kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine ve bütün Müslümanlara karşı’, buyurdular.” Müslim, İman 95 (Hadis No:55)

26 İhlas ve Samimiyet İbadetindeSözünde İnsanlarla ilişkilerinde Özünde

27

28 Vaizliği seçerek ahd verdik

29

30 Hizmetin tanımı:Emanet Karşımızda ahlâki çöküntü ve İslam konusundaki yaygın cehalet gibi iki büyük toplumsal sorun bulunmakytadır. Cenab-ı hak bizlere bu iki büyük hastalığın tedavisinde görev vermiş bulunuyor. İnsanların Din-i Mübin-i İslam’a olan ihtiyacı Tertemiz duygularla dini öğrenmek isteyen kitleler Buna ihtiyacı olduğu halde ihtiyacının dahi farkında olmayan kitleler Ahlaki çöküntü, dünyevileşme Din hizmetine talebin karşılanması Güzel niyet ve duyguların zayi edilmemesi

31 “... Müminlere kol kanat ger.” (Hıcr: 15/88)

32 İşimizi sevap kazandıran bir taat anlayışı ile yapabilmek İşimizi ihlasla ve samimiyetle ecrini ve mükafatını bekleyerek yaptığımız zaman bu işte harcadığımız zaman ve emeğin manevi bakımdan adeta bir ibadet hükmüne geçeceğinde hiç tereddüt yok. İşimizi zaten yapacağız. Öyle ise niçin bunu aynı zamanda bizlere sevap kazandırıcı bir amele dönüştürme gayreti içinde olmayalım? İşin manevi boyutunu kaçırmamamız için… ان اجرى الا على الله

33

34 الا تطلب لعملك شاهدا غير اللّه تعالى هو تصفية القلوب عن ملاحظة المخلوقين الاخلاص

35 Mesai sınırlarını aşan bir gayret ihtiyacı Mesai sınırları içine sığacak bir hizmet değil. Kendine özgü manevi boyutu Mümin duyarlılığı Adanmışlık, fedakarlık ve özveri Dert edinme

36 Kalplerin imarı

37 Allah kalplere bakar Kalbi selîm يوم لا ينفع مال ولا بنون الا من اتى الله بقلب سليم

38

39

40 Kalp “…Dikkat edin, vücutta bir et parçası vardır; Eğer o düzgün ve sağlam olursa vücudun tamamı düzgün ve sağlam olur. Fakat o bozulursa, vücudun tamamı bozulur. İşte bu et parçası kalptir." [Buharî, İman 39, Büyû 2; Müslim, Müsakat 107, (1599); Ebu Davud, Büyû 3, (3329, 3330); Tirmizî, Büyû 1, (1205); Nesâî, Büyû 2, (7, 241).]

41 ‘O sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı.’ ( el-Hud suresi 11/61)

42 Çalışmalar Allah yolunda ise…

43 Hizmet Anlayışı İbadetteymiş gibi… İşin manevi boyutu Kur’an hizmeti - Din-i Mübin-i İslam’a hizmet. Sıradan işlerden çok farklı Sıradan bir memuriyetin çok ötesinde. İhlasla ve samimiyetle ecrini ve mükafatını bekleyerek yapılması gereken bir iş.

44 Şahs-ı manevi Diyanetin şahs-ı manevisi Hademei hayrat: Müftüler, vaizler, Kur’an öğreticileri, imamlar, müezzinler… Çok sayıda samimi ve halis kardeşimizin hey’et-i mecmuâsının ihlas gücü ve hizmet gayreti önemli bir manevi kuvvet teşkil eder. Bu büyük şahs-ı maneviye halel getirmeme duyarlılığı. Az bir ihmalin, küçük bir sapmanın, ufak bir su-i istimalin Diyanetin ‘şahs-ı manevî’si bünyesinde onulmaz yaralar açacağı bunca tecrübeyle sabittir.

45 Kutlu iklimin yolcularına yararımız olsun diye çıktık ise yola…

46 İnsanlar için en yararlı iş, onların manevi hayatına sağlanacak katkıdır.

47 Ey peygamber eğer onlara karşı kırıcı, katı yürekli ve sert olsaydın etrafından dağılır giderlerdi.” (Al-i İmran: 3/159)

48 Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmiş iki millet dahi Elin yüzün yumaz değil

49 Başkalarının derdini dert edinme bilinci ومن اصبح لا يهتم بالمسلمين فليس منهم

50 Hizmet Anlayışı İşimizi sevap kazandıran bir taat anlayışı ile yapabilmek İşimiz, büyük ölçüde Kur’an hizmeti, Din-i Mübin-i İslam’a hizmet. Bu yönüyle sıradan işlerden çok farklı Dolayısıyla bu işle meşguliyetin her bir dakikası, ibadete dönüşebilecek nitelikte Sıradan bir memuriyet işinin ötesinde bir anlamı var bu işin. Ben şu hususu kat’i bir şekilde ifade etmek isterim ki işinizi ihlasla ve samimiyetle ecrini ve mükafatını bekleyerek yaptığımız zaman bu işte harcadığımız zaman ve emeğin manevi bakımdan adeta bir ibadet hükmüne geçeceğinde hiç tereddüdüm yok. İşimizi zaten yapacağız. Öyle ise niçin bunu aynı zamanda bizlere sevap kazandırıcı bir amele dönüştürme gayreti içinde olmayalım? Bu şuurla iş görebildiğimiz zaman emin olun ki memleketimizin her bir köşesinde görevlilerimiz vasıtasıyla vücuda getirilecek hayırların sevabının bir misli de a’mâl-i saliha olarak bizlere de dönecektir. İşin manevi boyutunu kaçırmamamız için…

51 İnsanlığın İslam’a çok ihtiyacı var Dünyayı birkaç defa yok edebilecek silahlar üreten anlayışların tasallutundan kurtulmak için, İnsanlığın kan, terör, ve savaşların pençesinde inlememesi için, Kin, nefret ve intikamın yerini, sevgi, muhabbet ve rahmetin alması için, Kirlenen ve kirletilen yüreklerin tertemiz hale gelmesi için, Bize emanet edilen güzel yeryüzünün tahribattan kurtarılarak gelecek nesillere salimen devredilebilmesi için, İnsanlığa İslam’ın mesajının ulaştırılması gerekmektedir.

52 Hizmetimizin Anlamı Allah yanındaki değerini bilmek istiyorsan onun seni nerde istihdam ettiğine bak Ataullah iskenderi

53 Hizmetin kapsama alanı Herkesi, toplumun bütün kesimlerini kapsama alanına almayı hedefleyen, siyasi düşüncesi, meşrebi ne olursa olsun hiç kimseyi dışlamayan bir hizmet anlayışı Herhangi bir İslami grubun veya cemaatin alternatifi değil, karşıtı değil, rakibi değil Bütün cemaatleri, ve hizmet gruplarını İslam’ın temel ilkeleri çerçevesinde kucaklayıcı, Hizmet alanını belli bir grup veya cemaatin inhısarına asla terk etmeyen bir yaklaşım

54 Temsil Diyanetin Gülen yüzleri Bir çok insanın belki de bazı İslami değerlerle karşılaşmasının hayatında ilk defa Diyanet ile karşılaşması vasıtasıyla olacağını unutmamalıyız. Bu karşılaşmanın, o insanların zihninde din, Diyanet ve Müftülük hakkında olumlu bir imaj bırakması açısından büyük önemi vardır.

55 Ulaşılabilir, konuşulabilir, kendisiyle ünsiyet edilen, şeffaf yöneticiler olmak. Mümin, ülfet eden ve ülfet edilen insandır. Ülfet etmeyen ve kendisi ile ülfet edilemeyen kişide hayır yoktur. Hadisi şerif Sağlıklı iletişim kuran ve kendisi ile kolay iletişim kurulabilen

56 Sıradan bir bürokrat değil Diyanet İşleri Başkanlığında çalışmak, sıradan bir memuriyet değildir. Bu işin kendine özgü manevi bir boyutu vardır. Dolayısıyla Diyanet hizmetleri sıradan bürokratik hizmetler gibi değerlendirilmemelidir. Bu hizmetleri yürütürken bir Mümin duyarlılığı ile hareket etme zarureti vardır. Bu duyarlılık, adanmışlık, fedakarlık ve özveri gerektirir. Din hizmeti, mesai mefhumuyla yerine getirilebilecek bir hizmet olarak görülmemelidir. Dert edinme

57 Şahs-ı manevi Ben, ülkemizde Diyanetin bir şahs-ı manevisinin bulunduğu kanaatindeyim. Başta Din İşleri Yüksek Kurulumuz olmak üzere Müftülerimiz, vaizlerimiz, Kur’an öğreticilerimiz, imamlarımız, müezzinlerimiz…İçimizde çok sayıda samimi ve halis kardeşlerimizin hey’et-i mecmuâsının ihlas gücünün ve hizmet gayretlerinin önemli bir kuvvet teşkil ettiği kanaatindeyim. Bu sebeple bu büyük şahs-ı maneviye halel getirmeme duyarlılığıyla hareket etmemizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Az bir ihmalin, küçük bir sapmanın, ufak bir su-i istimalin Diyanetin ‘şahs-ı manevî’si bünyesinde onulmaz yaralar açacağı bunca tecrübeyle sabittir.

58 Görevlilerimizde aidiyet ve mensubiyet şuurunun canlandırılması Aidiyet duygusu, çalışanların kurumlarıyla özdeşleşmeleri ve ortak hedefe doğru koşmaları için çok önemli bir unsur. Ayrıca aidiyet duygusu gelişmeyen çalışanlarla bir kurum kültürü oluşt Çalışanlar arasında aidiyet duygusu yaratmanın en etkin yollarından biri, çalışanlar ve kurum arasındaki iletişimi artırabilmek. Özellikle üst yönetimin her bir çalışanla direk ilişki kurabilmesi, çalışanların başarılarını bizzat kutlamaları, çalışanlar arasında sosyal ilişkilerin artırılması aidiyet duygusuna olumlu katkılar sağlıyor urulması da mümkün değil.

59 Aidiyet Ne kadar güzel projeler ortaya koyarsak koyalım, biz merkezde ne kadar çok çalışırsak çalışalım, aidiyet duygusunu harekete geçirmedikçe elde edeceğimiz neticeler çok sınırlı kalacaktır.

60 Hizmetin şümulü Bugün ülkemizin en ücra köşelerinde Allah’ın kelamını okuyabilen, dini bilgilerini az veya çok öğrenebilen birileri varsa, bunda Diyanetin bir şekilde emeği, katkısı ve izi vardır. Bu katkılar çok değerlidir. Bunların değerini ölçü kalıplarına sığdırmak da mümkün değildir. Bunun yanında ülkemizin herhangi bir köşesinde basit teşebbüslerle Allah’ın kelamını ve dinini öğrenebilecekken gerekli gayret ve girişimlerde bulunulmadığı için bunlardan mahrum olarak yetişen veya yolunu şaşırarak yanlışlara saplanan insanlarımızın vebalinde de hepimizin payı olduğunu düşünüyorum. Bu pay ise çok ağır bir yüktür. Altından kalkabilmek çok zordur.

61 Duruş İlkeli hareket etmek Daima hakkın ve haklının yanında olmak Haktan ayrılmamak Hakkı söylemek Samimiyeti kuşanmak Hiçbir şekilde doğruluk ve dürüstlükten ödün vermemek Kendimizin, eşimizin, dostumuzun ve akrabalarımızın aleyhine de olsa haktan ve adaletten ayrılmamak, Baskılara boyun eğmemek

62 Hizmet hacmi Hizmet hacmi çok büyük. Yalnızca Türkiye’yi değil, Muhterem Başaknımızın ifadesiyle tüm bir gönül coğrafyamızı, hatta biraz daha geniş düşünürsek tüm dünyayı kapsıyor.

63 İlkeler ان اجرى الا على الله الاستغناء بما فى ايدى الناس İhlas ve samimiyet/ İhlas, hayrın kardeşlerinin elinde tahakkuk etmesinden sevinç duymak الدين النصيحة. قلنا لمن؟ قال : لله ولكتابه ولرسوله ولأئمة المسلمين وعامتهم. إِنَّ الله لا يَنْظُرُ إِلى أَجْسامِكْم ، وَلا إِلى صُوَرِكُمْ ، وَلَكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأَعمالِكُمْ Söylem eylem uyumu يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لِمَ تَقُولُونَ مَا لَا تَفْعَلُونَ أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّوَتَنسَوْنَ أَنفُسَكُمْ وَأَنتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلاَ تَعْقِلُونَ Bir vücudun uzuvları gibi وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِ Hüsnü zan

64 Etrafımıza duvarlar örmeme Yapacağımız hayırlı işlerde ‘Şu ne der, bu nasıl anlar, falanın tepkisi ne olur?’ gibi bir çok etken ile hayırlı işlerden vazgeçmemek. Etrafımıza duvarlar örmeden devam etmek.

65 KolaylaştıranZorlaştırmayanSevdiren Nefret ettirmeyen "Müjdeleyin, nefret ettirmeyin, kolaylaştırın, zorlaştırmayın."

66 Güzel ahlak sahibi

67 Hakkımızdaki güzel düşünceleri boşa çıkarmama duyarlılığı

68 Asgari olarak En çok dikkat etmemiz gereken hususlardan biri, hareket ve tavırlarımızın, insanlarla ilişkilerimizin dinin, Diyanetin ve İslam’ın aleyhine propaganda malzemesi yapılmasına neden olmamaktır.

69 Daima hayra ve iyiliğe kulak veren

70 Başkaları hakkında kötü düşünceye sahip olmayan

71 Başkaları ile güzel ilişkiler içerisinde olan “Mümin ülfet sahibidir. Ülfet etmeyen(kaynaşmay an) ve ülfet edilemeyen(kendisiyl e kaynaşılamayan) kişide hayır yoktur.”

72 Sözü güzel

73 İyiliğe öncü Kim iyi bir çığır açarsa, açtığı bu iyi çığırın manevi ödülü ile birlikte kıyamete kadar bu çığırdan gideceklerin ödüllerinden bir şey eksilmeden bir misli de o iyi çığırı açanadır. Kim de kötü bir çığır açarsa, o kötü çığırın vebali ile beraber kıyamete kadar o kötü çığırı izleyenlerin vebalinden bir şey eksilmeden bir misli de o kötü çığırı açanadır’

74 Ölçü: Allah’ın rızasıdır, yol, her hususta Allah’ın gösterdiği yoldur

75 Güzel söz

76 Başkalarının eksik ve kusurlarıyla uğraşmaya ayıracak hiç vaktimiz olmamalıdır. Kendi eksikliklerini ve kusurlarını düzeltmek için uğraşmaktan başkalarının eksiklik ve kusurlarıyla uğraşmaya vakit bulamayan kişiye ne mutlu!

77

78

79 Ulaşılabilir, konuşulabilir, kendisiyle ünsiyet edilebilir olmak Mümin, ülfet eden ve ülfet edilen insandır. Ülfet etmeyen ve kendisi ile ülfet edilemeyen kişide hayır yoktur. Hadisi şerif Sağlıklı iletişim kuran ve kendisi ile kolay iletişim kurulabilen

80 Anlaşılır Şekilde Konuşmak Açık Konuşmak Enes radıyallahu anh’in belirttiğine göre: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözünün iyi anlaşılması için konuşmasını üç defa tekrarlardı. Bir topluluğun yanına varıp onları selâmlayacağı zaman üç defa selâm verirdi. ( Buhârî, İlim 30, İsti’zân 13. Ayrıca bk. Tirmizî, İsti’zân 28.) Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in konuşması, herkesin anlayacağı şekilde açık seçikti. (Ebû Dâvûd, Edeb 18) Karşısındakine sözü açık seçik söylemek İyi Anlaması için Gerektiğinde Tekrarlamak

81 Konunun konuşulacak süreye göre ayarlanması Daha söyleyeceğim çok şey vardı ama… Vaaz yapacak kişinin vakti iyi kullanması, söyleyeceklerini zamana göre önceden planlaması büyük önem taşımaktadır. ‘Vakit yetmedi’ mazereti ileri sürülmemelidir. Vakti kullanamamak demektir, bu. Beş dakika vakit var ise beş dakikaya göre bir konuşma planlamak mesela.

82 Konu bütünlüğünün sağlanması Konunun sınırlandırılması. Önemli. Bir yerden başlayıp başka konulara geçilip gidilmemesi Konunun dağıtılmaması Konu anlatılırken yan unsurlar vaaza hakim hale gelmemelidir.

83 Vaaz nasıl hazırlanması gerektiği, söz söyleme sanatı, dinleyici kitleyi tanıma (dinleyicilerin profili genç yaşlı, tahsilli, tahsilsiz vs..) tanıma,

84 Ele alınan konular Vaaz ve irşadın önemi Vaizlerin nitelikleri Vaazın şekli muhtevası Söz söyleme sanatı Vaazlarda dil ve üslup Vaazda iletişim yöntemleri Vaaz kaynakları Klasik vaaz kaynakları Vaazlarda ayet ve hadislerden yararlanma usulü Vaazda konu seçimi Vaaz çeşitleri Muhatap kitleye göre Olağanüstü haller Yaşlılar Kadın cemeat Cezaevleri Çocuk ıslah evleri Sosyal hizmet kurumları Dini danışmanlık Üniversite camileri Yurt dışı Vaizlerin cami dışı fonksiyonları Aile irşat büroları Vaazlarda içerik ve sunum Vaazın tarihi Vaazların temel yeterlilikleri Vaizlerin yetişme süreci Günümüzde vaizlerin sorunları


"Peygamber Makamı Kürsü, peygamber makamı Kürsü emanettir. Emanet ehliyet ister. Ahlaki donanım Bilgi donanımı Ahlaki donanım Bilgi donanımı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları