Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Niyet/Adalet/Kabiliyet/Rekabet

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Niyet/Adalet/Kabiliyet/Rekabet"— Sunum transkripti:

1 Niyet/Adalet/Kabiliyet/Rekabet
KYOTO PROTOKOLÜ ve UYGULAMA SORUNLARI Niyet/Adalet/Kabiliyet/Rekabet Dr. Caner Zanbak Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği, Çevre Danışmanı İstanbul Sanayi Odası Çevre İhtisas Kurulu, Başkan Vekili Uluslararası Küresel İklim Değişikliği ve Çevresel Etkileri Konferansı Konya Büyükşehir Belediyesi Konya, Ekim 2007

2 En önemli Çevre Sorunu idi !
Fosil yakıtların kullanılabilir enerji türlerine dönüştürülmesi,”yaygın kirlilik kaynağı olduğu bilinen” katı ve gaz atıklar oluşturur. 1970’lerde: Büyük şehirlerde “pis-sis (smog)” En önemli Çevre Sorunu idi ! “Yeni BUZ DEVRİ” Havada SO2 (Asit Yağmurları) Son otuz yıl içinde ise, Periyodik İklim Koşullarındaki GÖRÜNÜR DEĞİŞİKLİKLER dikkatleri “asit yağmuru”ndan, genelde atmosfere verilen beşeri CO2’den kaynaklanan “SERA ETKİSİ”ne yönlendirmiş, ve BUGÜNLERDE ise: “BUZ DEVRİ” korkusu “gitmiş olup” ! “KÜRESEL ISINMA” en önemli çevresel gündem konusu olmuştur... ...ki, bu da bizi Uluslararası İklim Değişikliği Sözleşmesi ve KYOTO PROTOKOLÜ’ne getirmektedir....

3 Çevre Kalitesi - KUZNET’S Eğrisi Yaklaşımı
“gelir eşitsizliği, ekonomik kalkınma sürecinde, önce ARTAR daha sonra AZALIR” (Kuznets, S., 1955 ) Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) - (Environmental Kuznets Curve) Çevre koşullarının bozulması ve Kişi başına gelir arasındaki hipotetik ilişkiler Panayotou, T., Empirical Tests and Policy Analysis of Environmental Degradation at Different Stages of Economic Development. Working Paper WP238, Technology and Employment Programme, ILO, Geneva ÇEVRE Kirliliği EKONOMİK GELİŞME (Kişi başına gelir) ÇKE kavramı Stern, David I. (2003), The Rise and Fall of the Environmental Kuznets Curve, Working Papers in Economics, Department of Economics, Rensselaer Polytechnic Institute, th Street, Troy, NY, Çevre Koruma Gözardı Edilerek Ulaşılan Ekonomik Kalkınma Kimyasal Yönetimi, Temiz Teknoloji Kullanımı + Etkin Yasalar ve Çevre Koruma Önlemlerinin Uygulanması Gelişmekte olan Ülkeler Günümüz ÇKE Modeli ÇKE Hipotezi: ÇEVRESEL KİRLİLİK DÜZEYİ, ekonomik kalkınma sürecinde, önce ARTAR daha sonra AZALIR

4 1973 2005 Dünya Toplam Enerji Arzı(*) ve Kullanılmış Yakıt Türleri
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, fosil yakıtlar ve petrol (ve Doğal Gaz), Enerji kaynaklarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Dünya Toplam Enerji Arzı(*) ve Kullanılmış Yakıt Türleri Diğer** %0.1 Atık ve Yanabilir Geri Kazanımı %10.6 Petrol %46.2 Hidro %1.8 Nükleer %0.9 Kömür %24.4 6,128 MilyonTPE 1973 Doğal Gaz %16.0 Doğal Gaz %20.7 Diğer** %0.5 Atık ve Yanabilir Geri Kazanımı %10.0 Petrol %35.0 Hidro %2.2 Nükleer %6.3 Kömür %25.3 11,435 MilyonTPE 2005 Fosil Yakıtlar % 86.6 Fosil Yakıtlar % 81.0 * Elektrik ve ısı ticareti hariç. ** Jeotermal, güneş-rüzgar enerjisi ve diğerlerini de kapsar. Kaynak: International Energy Agency, 2007; Key World Energy Statistics

5 Dünya Enerji Gereksinim Tahmini ve Öngörülen Yakıt Türleri
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, fosil yakıtlar ve petrol (ve Doğal Gaz), Enerji kaynaklarının önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Bu durumun devam edeceği anlaşılmaktadır! Fosil Yakıtlar % 76.9 % 81.2 2030 yılı için Dünya Enerji Gereksinim Tahmini ve Öngörülen Yakıt Türleri Diğer** %11.4 Kömür %26.0 Petrol* %32.6 Doğal Gaz %22.6 Hidro %2.4 Nükleer %5.0 17,100 MilyonTPE Referans Senaryo Diğer** %13.5 Kömür %22.8 Petrol* %32.2 Doğal Gaz %21.9 Hidro %2.7 Nükleer %6.9 15,400 MilyonTPE Alternatif Önlemli Senaryo * Uluslararası Depolama Tesisleri dahil ** Diğer yakılabilirler ve atık, jeotermal, güneş-rüzgar enerjisi ve diğerlerini de kapsar Kaynak: International Energy Agency, 2007; Key World Energy Statistics

6 (Eşdeğer Toplam CO2 – LULUCF; 1990-2004 Süreci)
EK-I Ülkeleri Kişi Başına CO2 Salımı – Ekonomik Gelişme Düzeyi İlişkisi (Eşdeğer Toplam CO2 – LULUCF; Süreci) Eski Doğu Bloğu Veri Kaynağı: UNFCCC ve Dünya Bankası

7 EK-1 Ülkeleri Enerji Etkinliği – Ekonomik Gelişme Düzeyi İlişkisi
( Süreci) Veri Kaynağı: IEA ve Dünya Bankası

8 EKONOMİK GELİŞMİŞLİK Düzeyi ve
Kişi Başına CO2 Salımları ile yaratılan GSMH İlişkileri ( UNFCCC, Dünya Bankası verileri) Kişi Başına GSMH (2000 Sabit $) Kişi Başına CO2 Salımı, ton Kişi Başına CO2 Salımı, ton CO2 Salımı Ekonomik Etkinliği, $/ton $1,550 $12,500 $32,000 $4,250 $5,000 $700 CO2 Salımı Eknomik Etkinliği, $/ton SONUÇ : Ekonomik Gelişmişlik düzeyi arttıkça, birim Sera Gazı Salımı ile YARATILAN, GSMH artmaktadır Diğer bir deyişle: gelişmekte olan ülkeler ayni miktarda CO2 salımı ile, (ABD, Avusturalya, Kanada haricinde) gelişmiş ülkelere göre daha düşük gelir üretmektedir.

9 NİYET: Son 20 yıl içinde, İklim koşulları ve ilgili Doğal Olaylar “ALIŞILANIN” dışında gelişmektedir. Bunun temel nedeni, beşeri yaşamdan kaynaklanan ve atmosfere salınan SERA GAZLARIdır. ÇÖZÜM olarak, tüm dünya ülkeleri, sera gazı salımlarını “belli oranda” AZALTMALIdır. Belirli bir grup ülke, sera gazı salımlarını 1990 yılına göre azaltacaktır ve bu konu 1997 yılında bir PROTOKOLE bağlanacaktır. Sera gazlarının genel olarak azaltılması konusunda, gelişmiş ülkeler gelişmekte ve az gelişmiş ülkelere gerekli desteği sağlayacaktır. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (the United Nations Framework Convention on Climate Change (UNFCCC) Türkiye dahil, 193 ülke + AB imzaladı (24 Mayıs 2004 itibariyle) KYOTO PROTOKOLÜ Türkiye, ABD, Avustralya hariç, 37 ülke + AB imzaladı.....

10 BM İklim Değişikliği Sözleşmesine Taraf olan ANNEX I ülkeleri
{ Kyoto Protokolu Ülkeleri – Annex I (40 ülke+AB) Annex II Ülkeleri Ekonomisi Geçiş Dönemindeki Ülkeler (EIT) Diğerleri (Türkiye, Luxemburg, Monako)

11 (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç)
KYOTO Protokolü - Toplam Seragazı Salımlarında 1990 yılına göre Yapılacak Azaltmalar (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) Eğer, Türkiye, 1997 yılında UNFCCC’ye taraf olsaydı, muhtemelen +%12 artış hakkı verilecekti. (ANNEX I ülkeleri toplam azaltma hedefi -%5.0 için.....) Türkiye için bir SG Azaltım Hedefi belirlenmedi !!!!.... KYOTO Protokolü Sera Gazı Azaltım Hedefi -% 5 Ülkeler bazında: AB-15, Bulgaristan, Çek Cumh.,Estonya, Latviya,LihtenştaynLitvanya, Monako, Romanya, Slovakya, Slovenya, İsviçre -% 8 ABD -% 7 Hırvatistan Yeni Zellanda, Rusya,Ukrayna Norveç +% 1 Avustralya +% 8 İzlanda +% 10 Kanada, Japonya, Macaristan, Polonya -% 6

12 (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç)
KYOTO Protokolü - Toplam Seragazı Salımlarında 1990 yılına göre Yapılacak Azaltmalar (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) Her ne kadar, Kyoto Protokolü ile %5’lik bir toplam azaltma hedeflenmiş ise de, ABD hesap dışı kaldığında ABD KYOTO Protokolü dışında kaldığı sürece, diğer ülkelerin ÇABALARI Sadece %2.9’luk azaltma için olacaktır ! Bu azaltım miktarı İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ SÖZLEŞMESİ için yeterli midir? YANIT: muhtemelen HAYIR !!! YANIT: muhtemelen HAYIR !!!

13 AB Ülkeleri etrafındaki KYOTO Sera Gazı Azaltma Hedefleri
(1990 düzeylerinden) AB-15 Küme’si -% 8 +%15 +% 27 +%25 +%13 -%21 -%28 -%12.5 -%13 -%7.5 -%6 -%6.5 ±% 0 +%4 +% 10 +% 1 -% 8 -%8 -% 6 ±% 0 % ?

14 KYOTO PROTOKOLÜ ülkeleri
Kyoto Protokolu’nu İmzalamayan Ülkeler (ABD, Avustralya, Türkiye) Kyoto Protokolunu İmzalamış Ülkeler (37 Ülke + Avrupa Birliği)

15 (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç)
ANNEX-I ülkeleri Toplam Seragazı Salımları (CO2 Eşdeğeri) ve Artış Yüzdeleri (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) 2004 itibariyle, Rusya,Ukrayna Belarus haricindeki ülkeler, AB-15 Şemsiyesi dahil, KYOTO Hedeflerinin ÇOK GERİSİNDEDİRLER ! KYOTO’ya taraf olan ülkelerde, Sera Gazı Salımları sürekli artmaktadır (AB-15 Şemsiyesi dahil).

16 (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç)
ANNEX-I ülkeleri Toplam Seragazı Salımları (CO2 Eşdeğeri) ve Artış Yüzdeleri (UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) Toplam Seragazı Salımı, CO2 eşd., milyon ton (LULUCF hariç) (Bu grafikteki veriler, ANNEX I Ülke salımlarının yaklaşık %97’sini kapsamaktadır) (+%15.8) ABD AB-25 (CY, MT hariç) (-%7.1) AB-15 (-%0.8) Rusya (-%32.0) Japonya (+%6.5) Ukrayna (-%55.3) Kanada (+%29.0) Avustralya (+%25.0) Türkiye (+%72.6) Bu Grafikteki: Ülkelerin TÜMÜ (AB-15 Şemsiyesi, Rusya ve Ukrayna hariçinde), Sera Gazı Salımlarını 1990’a göre azaltamamıştır, Kyoto Protokolünü imzalamış ülkelerin TÜMÜ (Rusya ve Ukrayna hariçinde), Protokole UYAMAMAKTADIR, Ekonomik ve Nüfus büyüklüğü olarak Japonya’dan sonra gelmesi beklenen TÜRKİYE’nin, SG Salımı EN DÜŞÜKtür, Annex I SG Salım Toplamına sadece %1.63 katkı yapmakta; ancak, 1990’a göre, en fazla ARTIŞ göstermiştir

17 ANNEX-II ülkeleri ve KYOTO PROTOKOLÜNE Uyum HEDEFLERİ ve Türkiye
(UNFCCC Verileri – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) Japonya AB-15 ABD Türkiye Kanada Avustralya AB-25 (CY, MT hariç) (+%15.8) (-%0.8) (-%7.1) (+%72.6) (+%6.5) (+%29.0) (+%25.0) Toplam Seragazı Salımı, CO2 eşd., milyon ton (LULUCF hariç) (Bu grafikte, Annex II ülkeleri olan Yeni Zellanda, Norveç ve İsviçre gösterilmemiştir) (-% 6) (-% 8) (+% 8) (-% 7) X 1.34 milyar ton 2004 itibariyle, Tüm ANNEX II Ülkeleri, AB-15 Şemsiyesi dahil, KYOTO Hedeflerinin ÇOK GERİSİNDEDİRLER ! Kyoto Protokolünü imzalamış ülkeler, sürecinde, SÖZLERİNİ TUTABİLECEKLER Mİ? Son 16 yıl içindeki gidişata bakılırsa; bu soruya İYİMSER YANIT vermek oldukça zordur.....

18 AB Şemsiyesi ve KYOTO PROTOKOLÜNE Uyum HEDEFLERİ
(AB Komisyonu, 2006 Raporu – Arazi Kullanımı, Orman.... LULUCF hariç) 2006 2005 2004 2002 Raporu 2006 itibariyle, Sera Gazı Salımları her yıl ARTMAKTA; Uyum projeksiyon YOLU (mavi kesikli çizgi) her yıl DİKLEŞMEKTEdir. Sera Gazı Salımlarının İLAVE ÖNLEMLERLE gerçekleştirileceği belirtilmekte; ancak, gerçekleşememektedir... UMUTlar, yeşil taralı alanla gösterilen, KYOTO Esneklik Mekanizmalarına bağlanmıştır (Emisyon Ticareti, JI, CDM)

19 Fosil Yakıt Kullanımı ile Salınan Global CO2 Yüzdeleri
(CDIAC verileri) 2003 yılı DÜNYA TOPLAMI: ~ 25 milyar ton - Diğer Sera Gazları, CH4, NxO, hariç (~ 6 milyar ton) TÜRKİYE: % 0.8 ANNEX I Ülkeleri: % 55 ± 2 AB-15 % 13 GEÜ’ler (EITs) % 10 Diğer ANNEX II+TR (AB-15 harici) % 33 (ABD: % 23) Çin Hindistan % 16 % 5 Brezilya, Meksika G. Afrika, G.Kore, İran, S. Arabistan % 6 Endonezya, Tayland, Tayvan % 5 DİĞER Ülkeler: % 45 ± 2 Diğerleri % 12

20 ÖZETLE..... Mevcut bilimsel bilgi ve verilere göre: Sera Gazlarının İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ üzerindeki olumsuz etkisi İnkar EDİLEMEZ. Beşeri Sera Gazlarının AZALTILMASI atmosfer üzerindeki “olası insan etkisini” mutlaka azaltacaktır. - Ancak, dünya nüfusundaki artış hala bir sorun olarak devam etmektedir! UNFCCC (İklim Değişikliği Sözleşmesi): SAYGIN bir KAVRAMdır ve UYULMALIDIR. Ancak,içerdiği adaletsizlikler/eşitsizlikler nedeniyle, KYOTO PROTOKOLU’na kuşku ile yaklaşılmalıdır. (Uluslararası diplomasi – teknik ? – gereklidir). “İklim Değişikliği konusundaki siyasetle ilgili “çarpıcı gerçek” şudur ki, hiçbir ülke bu mücadeleyi kazanmak için kendi ekonomisini kurban etmek istemeyecektir”. İngiltere Başbakanı Tony Blair - Aralık, 2005

21 ANNEX – I Ülkeleri (40 ÜLKE) Fosil Yakıtlardan kaynaklanan CO2
KYOTO PROTOKOLÜNÜN UYGULANMA SORUNLARI Sera gazı salım azaltma yükümlülüğü olmayan Protokol dışı gelişmekte olan ülkelerde sera gazı artışları, Protokole göre yapılmak istenen seragazı salım azaltmalarının çok üzerine çıkmaktadır. ANNEX I Ülkeleri’nin fosil yakıtlardan kaynaklanan CO2 salım miktarları (15 milyar ton civarında) SABİT KALIRKEN, Sürecinde: Diğer Ülkeler (172 ÜLKE) ANNEX – I Ülkeleri (40 ÜLKE) (KYOTO PROTOKOLÜ) 6.3 Milyar 1990’a göre %20 Artış 5.2 milyar Dünya Nüfusu 21 milyar ton Fosil Yakıtlardan kaynaklanan CO2 25 milyar ton 1990’a göre %19 Artış Kyoto hesaplamalarına katılmayan, diğer ülkelerin fosil yakıtlardan CO2 salım miktarları, HIZLA ARTMAKTADIR! Diğer Ülkelerin arttırarak saldığı Fosil Yakıt CO2’si, KYOTO Protokolünün yaratacağı GETİRİYİ ortadan kaldırmaktadır. DOLAYISI İLE, KYOTO Protokolü , UNFCCC’nin etkin uygulaması için, yetersizdir; Diğer Ülkelerin de dahil olacağı yeni bir PROTOKOLE gereksinim vardır.

22 KYOTO PROTOKOLÜNÜN UYGULANMA SORUNLARI
CO2 salımları ülkelerin ekonomik gelişmeleri için gerekli enerji ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle, ülkeler kendi ekonomik gelişmelerini yavaşlatacak CO2 salımlarında azaltma yapmakta zorlanmaktadır. “İklim Değişikliği konusundaki siyasetle ilgili “çarpıcı gerçek” şudur ki, hiçbir ülke bu mücadeleyi kazanmak için kendi ekonomisini kurban etmek istemeyecektir”. İngiltere Başbakanı Tony Blair - Aralık, 2005 Dünya sera gazı salımlarının kaynağı olan ABD’nin Protokole taraf olmayacağını ilan etmesi, Protokolün EK I ülkeleri için hedeflediği %5’lik azaltım hedefini %3 düzeyine indirmiştir. Büyük çabalar sarfedilen bu %3’lük azaltımın Global İklim Değişikliğine olumlu etkisi kısıtlı olacaktır. Ayrıca, geri kalan EK I ülkeleri içindeki “AB Şemsiye Grubu”nun dahi kendi azaltma hedefine ulaşması sorgulanmaktadır.

23 KYOTO PROTOKOLÜNÜN UYGULANMA SORUNLARI
Baz yıl olarak seçilen 1990 yılı, eski Doğu Blok ülkelerine verilen “yüksek başlangıç kotası”, Ek I ülkeleri içinde “haksız rekabet” yaratmıştır. Protokol’de bazı gelişmiş ülkelere dahi (örneğin Norveç, Avustralya), sera gazı azaltma yerine, “artırma” olanağı sağlanmış olması “eşit sorumluluk” ilkesine aykırıdır.

24 KYOTO PROTOKOLÜNÜN UYGULANMA SORUNLARI
Avrupa Birliği’ne Protokolde “şemsiye/balon” adı altında kümelenmiş indirim hedefi verilmesi ile İspanya, Portekiz, Yunanistan, İrlanda, İsveç gibi ülkelere sera gazı artış hakkı tanınması, Fransa, Finlandiya gibi ülkelere “sıfır” azaltım hedefi konulması ADALETLİ değildir. AB, Almanya ve İngiltere’nin desteği ile grup hedefi taahhhüt etmiş bulunmaktadır. Bu tür bir aritmetik hesaplamaya göre, Rusya ile beraber bir grup olarak düşünülürse, Türkiye’nin de sera gazı azaltma sorunu kalmamış olacaktır !!!??? Protokol, sürekli değişen (düzeltilen) karmaşık sera gazı salım ve yutak rakamları nedeniyle bir uluslararası “aritmetik oyunu” haline dönüşmüştür. Bu tür aritmetik oyunlarının Global İklim Değişikliğinin ÖNLENMESİNE YÖNELİK yararı yoktur.

25 KYOTO PROTOKOLÜNÜN UYGULANMA SORUNLARI
Emisyon Ticareti, gelişmekte olan ülkedeki sera gazı azaltma miktarını gelişmiş ülkede arttırma olanağı sağlayan bir mekanizma olup atmosfere yapılan salımların azaltılmasına herhangi bir katkısı yoktur. Dolayısı ile, emisyon ticareti gelişmiş ülkeler için gelişmekte olan ülkelerde “ucuza yapacakları” sera gazı azaltmaları ile kendilerine daha fazla milli gelir yaratma mekanizması niteliği taşımaktadır. Protokol, sera gazı salımları “yok düzeyde” olan nükleer enerji kaynağı sahibi (genelde gelişmiş) ülkeleri avantajlı pozisyona sokmaktadır.

26 Kyoto Protokolu UNFCCC’i (Çevresel) amacından saptırılmıştır; çünki:
- Karbon Ticareti “iklim değişikliği krizi’nden yararlanarak uluslararası şirketlere yeni bir PAZAR yaratıp, finans dünyası fırsatlarını suistimal etme yolunu açmıştır. - “Kyoto Protokolu işlemlerinde, Global Isınma konusu “bir teknik tartışmaya” indirgenmiş, ve maalesef, sera gazı salımlarının kontrol altına alınmasında etkinlik, hakkaniyet ve eşitlik gibi önemli temel konular gözardı edilmiş bulunmaktadır. Kyoto Protokolu’nun ticarileştirilmesinin asıl yükü en fakir ve de küresel ısınmadan en fazla etkilenecek ülkeler ve toplumların omuzlarına yüklenecektir” - “Kirleten Öder ilkesi ‘Kirleten Çıkar Sağlayabilir’ ilkesine dönüştürülmüş olup uluslararası şirketler kendilerini İklim Değişikliği Krizindeki sorumluluklarından arındırırken topluma sanki bu konuda ÇOK SORUMLU DAVRANIYORLARMIŞ mesajlarını vermektedir”. ... ve maalesef, gelişmiş ülkeler kendi kişi başına büyük Sera Gazı salımlarını azaltamaz iken, gelişmekte olan ülkelerin iyi niyetli bireylerine Kyoto Protokolu konusunda, gelişmiş ülkelerin “sen de kes sera gazlarını, DÜNYA İÇİN” sloganı benimsetilmektedir. KAYNAK: “Greenhouse Market Mania - UN climate talks corrupted by corporate pseudo-solutions”, published by Corporate Europe Observatory (CEO) in November 2000,

27 Niyet Adalet Büyük Rekabet Kabiliyet
KYOTO PROTOKOLÜ’nün UYGULANILABİLİRLİĞİ sorunludur; çünki, Niyet (Intention) Adalet (Equity) ÇOK İYİ ZAYIF Büyük SORUNLU Rekabet (Rivalry) Kabiliyet (Capability)

28 Son söz olarak..... TÜRKİYE, Kyoto Protokolü’ne (diplomasi nedeniyle) TARAF OLACAKTIR eninde-sonunda.... ANCAK; taahhütler konusunda, KÖŞEYE SIKIŞMAMASI için gerekli ev ödevini iyi yapmak zorundadır.

29 Dr. Caner ZANBAK 1971 yılında İTÜ Maden Fakültesi’nden Yüksek Mühendis olarak mezun olan Dr. Zanbak, doktorasını A.B.D. University of Illinois’de tamamlamıştır. 1971’de İTÜ’de başladığı akademik kariyerini 1981 yılından itibaren A.B.D.’de Kent State University, Ohio; South Dakota School of Mines, Rapid City (Doç. Dr.) ve part-time olarak Civil Engineering Department, Illinois Institute of Technology, Chicago’da (Prof. Dr.) 1994 yılına kadar sürdürmüştür. Dr. Zanbak yılları arasında A.B.D.’de atık bertaraf için yer seçimi, tehlikeli atıkların yönetimi ve tehlikeli atıklarla kirlenmiş sahaların temizlenmesi projeleri üzerinde hem Amerikan Çevre Koruma Teşkilatı (US EPA) ve hem de sanayi kuruluşlarına danışmanlık hizmetleri veren Woodward-Clyde Consultants Şirketinde partner olarak çalışmıştır. Dr. Zanbak, Devlet Planlama Teşkilatı’nca koordine edilen Ulusal Çevre Eylem Planı’nın “Tehlikeli Atıkların Yönetimi” kısmını hazırlamış olup TÜSİAD için hazırlanmış olan “Dış Ticarette Çevre Koruma Kaynaklı Tarife Dışı Engeller ve Türk sanayii için Eylem Planı” raporun koordinatörlüğünü yapmıştır. Johannesburg’da sunulmak üzere Çevre Bakanlığı için “Sanayi ve Sürdürülebilir Kalkınma” raporunun hazırlanmasında aktif görev almıştır. Dr. Zanbak, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği tarafından yürütülen, İnsan Sağlığı, Çevre Koruma ve Teknik Emniyet konularında uygulanan, “Responsible Care - Üçlü Sorumluluk” programının koordinatörlüğünü yapmaktadır. Dr. Zanbak halen İstanbul Sanayi Odası Çevre İhtisas Kurulu Başkan Vekili, Çevre Bakanlığı’nın Tehlikeli Atık Komisyonu, İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü ABET Akreditasyon Danışma Kurulu, TÜBİTAK Vizyon 2023 “Çevre”Paneli ve TÜSİAD Çevre Çalışma Grubu’nda üye olarak görev almaktadır. Balkan Environmental Association (B.EN.A.) Başkan Vekili ve Türkiye Koordinatörüdür. Adres: Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği webpage: Değirmen Sokak, No: 19/9 81090 Kozyatağı, İstanbul Tel: (0216) , Faks: (0216)

30 KYOTO PROTOKOLU için MÜHENDİSLİK MODELİ (Kuşkulu bakış)
Atmosfer bir “cam balon”dur. Beşeri Sera Gazları sürekli olarak atmosferde birikir (Fiziko-kimyasal etkileşim yoktur), Her ülkeden salınan Sera Gazları atmosferde HOMOJEN olarak dağılmaktadır. Volkanik faaliyetlerde, savaşlarda oluşan Sera Gazları, atmosferdeki Sera Gazlarına katkıda bulunmamaktadır. X X Diğer ülkelerde yapacağınız Sera Gazı Salım iyileştirmeleri SİZİN ülkenizdeki sera gazı azaltmaları olarak sayılabilir – dolayısı ile SİZ DAHA FAZLA salım yapabilirsiniz, Diğer ülkelerde (ve hatta diğer kıtalarda) KURDUĞUNUZ/Geliştirdiğiniz Sera Gazı YUTAKLARI (ormanlar, yeşil alanlar,....) kendi ülkenizde yapılmış sayılacaktır - dolayısı ile SİZ DAHA FAZLA salım yapabilirsiniz, 1990 yılı için belirlenmiş Sera Gazı Miktarları “MÜKTESEP HAK - KOTA” haline getirilmiştir ve ticareti yapılabilir, diğer ülkelerden satın alınabilir - dolayısı ile SİZ DAHA FAZLA salım yapabilirsiniz,

31 POLİTİKACILAR KONUŞUYOR:
2010 yılı hedeflerine göre AB Sera Gazı Salımları (excl. LULUCF emissions and removals)                                                                           Not: Lineer Kyoto hedef yolu, 2001 itibari ile AB’nin Sera Gazı salımlarının Kyoto hedefi ile karşılaştırılması amacıyla (gelecekteki AB salımlarının tahmini için değil) verilmektedir. (Kaynak: EEA, 2004) Yıl 1990 yılı SG Salımları = 100 Şekil 1: AB Sera Gazı Salımları (2002) ve 2010 Projeksiyonu Önlem alınmaz ise Mevcut Politikalarla İlave Önlemlerle Kyoto Hedef Yolu Kyoto Mekanizmaları POLİTİKACILAR KONUŞUYOR: “AB İklim Değişikliği politikası, Kyoto hedefine ulaşmamızı sağlamaktadır. Gelecek için yaptığımız kestirmeler göstermektedir ki, şimdiki ve planladığımız yaklaşımlar ve de Kyoto Protokolu’nun esnek uygulama mekanizmaları ile AB-25’in 2010’daki 1990daki düzeylerin %11.3 altında olacaktır. AB-15 ülkelerinin salımları ise % 9.3 düşmüş olacaktır.” Stavros Dimas, AB Çevre Komisyoneri (Bakanı) – 11. UNFCCC Konferansı, Montreal, 7 Aralık, 2005 “İklim Değişikliği konusundaki siyasetle ilgili “çarpıcı gerçek” şudur ki, hiçbir ülke bu mücadeleyi kazanmak için kendi ekonomisini kurban etmek istemeyecektir”. İngiltere Başbakanı Tony Blair - Aralık, 2005

32 Fosil Yakıt Kullanımı ile Salınan Global CO2 Miktarı
(Annex I ülkeleri için UNFCCC, diğer ülkeler için CDIAC verileri) - LULUCF hariç 5.2 milyar Dünya Nüfusu 6.3 Milyar 1990’a göre %20 Artış 21 milyar ton Fosil Yakıtlardan kaynaklanan CO2 25 milyar ton 1990’a göre %19 Artış Kyoto hesaplamalarına katılmayan, diğer ülkelerin fosil yakıtlardan CO2 salım miktarları, HIZLA ARTMAKTADIR! Diğer Ülkeler (172 ÜLKE) ANNEX – I Ülkeleri (40 ÜLKE) (KYOTO PROTOKOLÜ) Sürecinde: ANNEX I Ülkeleri’nin fosil yakıtlardan kaynaklanan CO2 salım miktarları (15 milyar ton civarında) SABİT KALIRKEN, Diğer Ülkelerin arttırarak saldığı Fosil Yakıt CO2’si, KYOTO Protokolünün yaratacağı GETİRİYİ ortadan kaldırmaktadır. DOLAYISI İLE, KYOTO Protokolü , UNFCCC’nin etkin uygulaması için, yetersizdir; Diğer Ülkelerin de dahil olacağı yeni bir PROTOKOLE gereksinim vardır.

33 ..... KYOTO PROTOKOLU’na KUŞKU ile bakılmalıdır; Çünki:
’deki Rio Zirvesi’ndeki global azaltma önerisinin, 1997’de Kyoto’da % 5 seviyesine indirilmiş olması ve bazı gelişmiş ülkelere artış olanağı sağlanması bu uluslararası sözleşmenin eşitlik ilkesine aykırı olup politikanın baskın çıktığının bir göstergesidir. Oldukça soyut nitelikli “Karbon YUTAKLARI kavramı” (arazi kullanımı, arazi kullanım değişimi ve ormanlar,... gibi -LULUCF) ülkelerin Sera Gazı Hesaplamalarında karmaşıklığa (ve belirsizliğe) yol açabilir (Kyoto Protokolu uygulaması bir DİPLOMATİK RAKAM OYUNU haline gelebilir). - Ayrıca, “Salım Ticareti Pazarı”nın ticari çekiciliği (kendi gelişmen için, daha az gelişmiş ülkenin UCUZ kotasını satın alıp, daha fazla sera gazı salabilme kavramı) UNFCCC’nin 1992’de tanımlanmış amacına aykırıdır. Bu arada, hepsi 1990’dan beri önemli miktarda sera gazı salan ülkeler olan, ABD, Avustralya, Çin, Hindistan ve Güney Kore’nin 2005 Temmuzunda imzaladıkları (Global İklim Değişikliğine karşı) Temiz Teknoloji Geliştirme Anlaşması akla şu soruyu getirmektedir: “Kyoto Protokolu’nun aritmetiği Global İklim Değişikliği sorununu aşmak için ÇOK MU BASİT; YETERSİZ Mİ?” (Kuşku Prensibi !)


"Niyet/Adalet/Kabiliyet/Rekabet" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları