Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Prof.Dr. Fatih AKÇAY Atatürk Üniversitesi Biyokimya A.B.D. Öğretim Üyesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Prof.Dr. Fatih AKÇAY Atatürk Üniversitesi Biyokimya A.B.D. Öğretim Üyesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü."— Sunum transkripti:

1 Prof.Dr. Fatih AKÇAY Atatürk Üniversitesi Biyokimya A.B.D. Öğretim Üyesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü 1

2 Tanım “Belirli dönemlerde, bir toplumda, politik olarak dominant sağlık sisteminin dışında kalan, hastalıktan iyileşme veya korunmayı amaçlayan her türlü teori, yöntem, uygulama ve davranış biçimleri.” Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) geleneksel tıp uygulaması tanımı şöyledir: Fiziksel, mental ve sosyal bozukluğun tedavisi ya da önlenmesi için çeşitli toplumlarda yazılı ya da sözlü olarak nesilden nesile aktarılan bilgi ve pratik uygulamaların tümüdür.

3 3

4 Dünyadaki Durum - A.B.D. 1990’lı yıllarda yapılan araştırmalarda CAM kullanma oranı %9-%91, bu oranların biri çok düşük biri çok yüksek. 75 Üniversitede elektif CAM kursları var. Aile hekimlerinin %90’ı diet, egzersiz, davranış tedavileri ve hipnoterapiyi makul yaklaşımlar olarak değerlendiriyor. NCI bünyesinde OAM (Office of Alternative Medicine, 1998) Bu kuruluş halen birçok CAM araştırma merkezini destekliyor. 1990’lı yıllardan sonra Cancer, NEJM, Lancet, JCO gibi kabul gören dergilerde alternatif tedavilerle ilgili ciddi yayınlar görülmeye başlıyor. 4

5 Use of Herbal Products and Potential Interactions in Patients With Cardiovascular Diseases. Journal of the American College of Cardiology, 55(6); 9 February 2010,

6 Use of Herbal Products and Potential Interactions in Patients With Cardiovascular Diseases. Journal of the American College of Cardiology, 55(6); 9 February 2010,

7 Dünyadaki Durum -Avrupa Dünyadaki Durum -Avrupa Bilimsel Çalışmalar: %17-45 oranında hasta bu yöntemlere başvuruyor. Bayanlar ve üst sosyo-ekonomik sınıflarda daha yaygın. Bitkisel tedavi, Diyetler, Mega doz Vitaminler, Gerson, Misletoe, Relaksasyon tedavileri. 7

8 Türkiye 1979 :elektromanyetik alan tedavisi 1988 : Zakkum hadisesi 2000 : Livingston Rejimi 2000’ li yıllar:Isırgan Otu (Kütahya- Emekli Astsubay rejimleri) 2010’ lu yıllar: Televizyonlarda yoğun bitkisel ilaç reklamlarının yapılması. 8

9 Türkiye Gülden ve ark. İstanbul Ulusal Onkoloji Kong. (2001) Radyasyon onkolojisi kliniğinde yatan hastalarla görüşülmüş: Erkeklerin %16’sı, kadınların %35’i bitkisel tedaviler ve diyet yöntemlerine başvurduklarını belirtmişler. Samur ve ark, Supp Care Cancer 2001;9(6): Tıbbi Onkoloji Polikliniği’ne başvuran ardışık 135 hasta, Yüz yüze görüşme CAM kullanan: yaklaşık %50. 9

10 Herbal preparatların kullanımı gün geçtikçe artmaktadır. Amerika’da tahmini herbal preparat kullanılmakta ve yapılan bir araştırmada yaklaşık her 5 yetişkinden birinin geçmiş yıllarda herbal preparat kullandığı bildirilmiştir. En çok kullanılan 10 herbal preparat; Ekinezya, Ginseng, Gingko biloba, Sarımsak, St. John’s wort, Nane, Zencefil, Soya, Papatya ve Kava. Bent S. J Gen Intern Med 2008; 23:

11 Lee JK, Kim JH, Shin HK. Therapeutic effects of the oriental herbal medicine Sho-saiko-to on liver cirrhosis and carcinoma. Hepatol Res Jun

12 Sho-saiko-to (i.e. TJ-9; Xiao-Chai-Hu-Tang in Chinese) Kore, Çin ve Japonya’da kronik hepatit ve siroz tedavisinde hastalara yaygın olarak uygulanan herbal bir preparattır. Preparatın antienflamatuvar, antioksidan, immunomodulatör, hepatoprotektif, karaciğer rejenerasyonu, antihepatik fibrozis ve antitümör etki gibi pek çok farmakolojik etkisi olduğu söylenmektedir. Sho-saiko-to 7 herbal preparatın kombinasyonundan oluşur (7.0 g root of Bupleurum falcatum, 5.0 g of the tuber of Pinellia ternate, 3.0 g of the root of Scutellaria baicalensis, 3.0 g of the fruit of Zizyphus jujuba, 3.0 g of the root of Panax ginseng, 2.0 g of the root of Glycyrrhiza (i.e. G. uralensis, G. inflata or G. globra) and 1.0 g of the rhizome of Zingiber officinale). 12

13 Alkolik bireylerde karaciğer hastalarında klinik olarak yapılan çalışmalarda Sho-saiko-to’nun hepatoprotektif olduğu gözlenmiştir. Sho-saiko-to’nun ALT, AST, GGT aktivitelerini ve TG, VLDL düzeylerini önemli ölçüde düşürdüğü gösterilmiştir. Aynı zamanda, karaciğer fibroz markerlarını ve sitokinleri düşürdüğü ve böylece karaciğer hasarını azaltmasını lipid peroksidasyon düzeyleri ve yağlı karaciğer dokularını iyileştirerek yaptığı gözlenmiştir. 13

14 14

15 Ancak, bazı vaka raporları yan etkileri olduğunu bildirmiştir. En çok gözlenen yan etkisi interstisyel pnömoni ve akut solunum yetmezliğidir. Ayrıca, hepatoprotektif olarak bilinen bu ürünün karaciğer harabiyeti de yaptığı 3 vaka raporunda bildirilmiştir. Ancak, bu tip vakalar sayıca oldukça az ve karaciğer harabiyetinin bu üründen kaynaklandığının belirlenmesi oldukça zordur. Japon literatürüne göre, interstisyel pnömoni genellikle HCV enfeksiyonu ile hastalanan kronik karaciğer hastalıklarının tedavisinde gözlenmiştir. Bu vakalara dayanarak, interferon ile birlikte kullanımının riski artırdığı ve kullanım süresinin ve yaşlı popülasyonlarda kullanımının da bu yan etkinin ortaya çıkmasında etkili olduğu söylenmiştir. 15

16 Echinacea Ekinezya immun sistemi stimule ettiği ve enfeksiyonlardan koruduğu düşünülen yaygın kullanılan bir bitkidir. Bu etkisi hala kesin değildir. Yapılan kontrollü çift-kör çalışmalarda ekinezyanın rhinovirus üzerine klinik olarak önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Tekrarlayan kullanımlarının hepatotoksik etki ile sonuçlandığı veya hepatotoksik etkisi olduğu bilinen ilaçların (statinler, fibratlar, niasin veya amiodaron) bu etkilerini potensiyalize ettiği gözlenmiştir. Ekinezya’nın yapısında bulunan flavonoidler yapılarına göre değişen sitokrom p450 enzimlerini inhibe eder veya indüklerler. 16

17 75 yaşında, erkek, son iki aydır halsizlik, mide bulantısı ve iştahsızlıktan şikayetçi. Hasta psöriazis tedavisi için 3 yıl boyunca Çin kaynaklı herbal bir ürün kullanmış. Ürünün içinde long dan xie gan wan, lei gong teng ve ke yin wan bulunmakta ve hasta ürünü mail yoluyla Avusturalya’dan tedarik etmiş. Bundan başka bir ilaç ta kullanmamaktadır. 17 Klebe S, Barbara JA. Nephropathy associated with use of a Chinese herbal product containing aristolochic acid. Med J Aust. 2011;194(7):

18 Serum kreatinin düzeyi 965 μmol/L (referans aralığı [RA], 60–120 μmol/L), üre düzeyi 43.1 mmol/L (RA, 3.0–8.0 mmol/L) ve hemoglobin düzeyi 70 g/L (RA, 130–170 g/L) ile normositik, normokromik anemi laboratuvar sonuçlarında gözlenmiştir. Serum elektroforez sonuçları ve antikor, antinötrofil, sitoplazmik antikor, antiglomerüler bazal membran antikoru, kompleman C3 ve C4 ve serum immunoglobulinleri dikkate değer düzeyde değil. İdrar mikroskobik analizinde sedimentasyon gözlenmedi ve proteinüri yoktu (0.13 g/L [RA, 0.16g/L]). Yapılan renal biyopsi sonucunda, tübüler interstisyel fibrozis ve atrofi gözlenmiştir. Ne glomerülonefrit ne de akut tübüler nekrozis için bir bulgu yoktur. Bu bulgular, hastanın bir nefrotoksin ile kronik maruziyeti olduğunu düşündürmüştür. 18

19 Hastanın kullandığı Çin kökenli preparatın bu nefropatiden sorumlu bir nefrotoksini içerdiği düşünülmüş ve analiz edildiğinde bu herbal üründe aristolochic acid tespit edilmiş. Hasta hemodiyalize alınmış, ardından da sürekli peritonal diyaliz ile tedavi edilmiş. Hasta diyalizi bırakmasından 4 yıl sonra ölmüş. Bazı herbal preparatlar nefrotoksik olduğu bilinen aristolochic acid içermektedir. AA nefropati ilk olarak Belçika’da renal hasara ve ciddi anemiye neden olan interstisyel nefrit ile karakterize edilen “Çin herbal nefropatisi” olarak rapor edilmiştir. Pek çok ülke AA içeren preparatların üretimini ve satışını yasaklamış, ancak internet vasıtası ile temini engelleyememiştir. 19

20 53 yaşındaki bayan hasta halsizlik, sarılık ve artan kaşıntı şikayetleri ile hastaneye başvuruyor. 2 ay önce Xia-Ku-Hua-Tan-Pian isimli bir bitkisel ilaç kullanmaya başlamış. Bitkisel ilacın içeriğinde aşağıda listelenen herbal ürünler bulunmakta. 20 Cholestasis induced by Chinese herbal remedy Xia-Ku-Hua- Tan-Pian. Liver Int May;31(5):746-7

21 Aile hekiminin ilacı kesmesine rağmen son 2 haftadır semptomları değişmemiş. Bu ilacın içeriğinde bulunan radix astragali membranaceus veya semen coicis lachryma-jobi hepatoprotektif olarak reklamı yapılmaktadır. Diğer taraftan içerikteki diğer 3 ilaç radix salviae miltiorrhizae, radix angelicae sinensis ve radix paeoniae lactiflorae’nın çok hepatotoksik olduğu hatta iki vakada ölümle sonuçlandığı rapor edilmiştir. 21

22 Ginkgo biloba da tüm dünyadan sıklıkla kullanılan herbal bir ilaçtır. Demans, hafif kognitif bozukluklar, serebrovasküler ve arteriyel yetmezlik, kulak çınlaması, baş dönmesi, astım, alerji gibi pek çok klinik durum için kullanılmaktadır. Ancak, etkisi henüz klinik olarak kanıtlanmamıştır. Bu vakada da kronik olarak G. Biloba kullanan genç bir bayan hastada meydana gelen serebral kanamadan bahsedilmektedir. 22 Ginkgo biloba and cerebral bleeding: a case report and critical review. Neurologist Mar;17(2):89-90

23 38 yaşındaki kadın hastaneye gelmeden 12 saat önceden başlayan sol tarafında güçsüzlük ve konuşma bozukluğu ile hastaneye başvuruyor. Eşi karısının hissiz (apathetic) ve günlük aktivitlerini yapabilmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor. Herhangi bir hastalığının bulunmadığı ve son 4 yıldır tiamin (900 mg/d) ve G. Biloba (240 mg/d) aldığını söyledi. Doktorun bacaklarında ağrıdan şikayetçi olduğu için bu ilaçları ona verdiğini söyledi ve daha önce herhangi bir nörolojik rahatsızlığı olmadığını ifade etti. 23

24 Fiziki muayenesinde, hastanın uyanık fakat hissiz olduğu gözlendi. Kan basıncı 126/75 mm Hg ve glukoz düzeyi 146 mg/dL. Hafif dizartri ve sol tarafında hemiparezi olduğu gözlendi. (0/5 sol kolunda ve 3/5 sol bacağında). Refleksleri ve algısal fonksiyonları normal. Beyin tomografisinde sağ frontal bölgede hematom ve subaraknoid hemoraj gözlendi. Serebral anjiyografisi normal olarak yoğun bakıma alındı. Yapılan MR ile sinus ven tormbozu ve diğer anormalliklerin de olmadığı gözlendi. Hasta, G. Biloba’yı bıraktıktan sonra iyileşme gösterdi ve 6 hafta sonra yapılan anjiyografisi normaldi. 24

25 Yapılan çalışmalarda; kortikosteroidler, indometazin, fenitoin, prometazin, klorfeniramin, diklofenak, klordiazepoksit, hidroklorotiyazid, triamteren, difenhidramin ve sildenafil gibi bazı etken maddelerin herbal preparatlara belirli konsantrasyonlarda ilave edildiği belirlenmiştir. 25 Müller D., Weinmann W., Hermanns-Clausen M. Chinese Slimming Capsules Containing Sibutramine Sold Over the Internet. Dtsch Arztebl Int 2009; 106(13):218–22

26 Çin kaynaklı zayıflama ilaçlarında da bu amaç için kullanılan ruhsatlı ilaçlardan bile daha fazla sibutramin içerdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, meydana gelen zehirlenmelerin ilki 2005 yılında meydana gelmiştir ve günümüze kadar artan sayılarda da zehir danışma merkezlerine başvurular olmuştur. Bu bitkisel ürünlerin, internette tamamen bitkisel ürünler içerdiği ve gıda desteği olarak reklamı yapılmakta ve satılmaktadır. 26

27 Sibutramin zayıflama amacıyla kullanılan bir etken maddedir. Yapı olarak amfetamine benzer ve seratoin noradrenalin geri alım inhibitörüdür (SNRI). Günlük önerilen dozu 5-15 mg’dır. Oral alımını takiben hızla absorbe olur. Primer metabolitleri olan norsibutramin ve dinorsibutramin aktivitesinden sorumludur. Sinaptik aralıkta seratonin veya noradrenalin konsantrasyonunu artıran ilaçlar veya seratonin agonistleri ile kullanıldığında etkisi artar. Bu nedenle, zayıflama ilaçlarının SSRIs, MAO inhibitörleri, amfetaminler, ergotaminlar ve bazı opioidlerle kullanımı kontrendikedir. 27

28 Almanya’da yapılan retrospektif bir çalışmada; yılları arasında bitkisel kaynaklı zayıflama hapları kullanan 17 kişi (15 bayan-2 erkek) zehir danışma merkezlerine başvurmuştur. 12 vaka hafif, 3 vaka orta ve bir vaka ciddi olarak değerlendirilmiştir. Halsizlik (n=13), taşikardi (n=7), ağrı (n=4), ajitasyon (n=5), arteriyel hipertansiyon (n=3), bulantı (n=4), dispne (n=3), kusma (n=3), uykusuzluk (n=2) ve ateş (n=1) gözlenen belirtilerdir. 5 hafta boyunca günde 1-3 kapsül alan 17 yaşındaki bayan hastada kreatin kinaz düzeyinin arttığı gözlenmiş. 28

29 14 yaşındaki diğer bir hasta zayıflama ilaçlarını atomoksetin ve metilfenidat ile birlikte kullandığından, ajitasyon ve konfüzyon nedeniyle psikiyatri kliniğinde tedavi altına alınmış. 4 hastada idrar analizi yapılmış ve sibutraminin primer metaboliti olan norsibutramin tespit edilmiştir. İki hastadan kullandıkları zayıflama ilaçları temin edilmiş ve yapılan analizlerde ilaçların birinde 32.7 mg diğerinde ise 28.3 mg sibutramin tespit edilmiştir. Çalışmanın yapıldığı Almanya’da ise ruhsatlı olarak kullanılan ilaçta 15 mg sibutramin bulunmaktadır. 29

30 Gulla J, Singer AJ, Gaspari R. Herbal use in ED patients. Acad Emerg Med. 2001;8:450 Gulla ve ark. acile başvuran 369 hastanın 174‘ünün bitki kullandığını (%20 ginseng, %19 echinacea, %15 gingko biloba ve %14 St John’s wort) saptadılar. Bu hastaların bazıları ise koma halinde acile gelmiş. 30

31 Karakafes çayları ve kapsülleri (tehlikeli bileşikler olarak; pyrrolizidine ve alkoloidler) zehirli oldukları bilinmelerine rağmen, yaygın olarak üretilmekte ve kullanılmaktadırlar. Hepatotoksinler, bitkiler içinde yaygın olarak bulunmaktadır ve klinik olarak “idiyosinkratik reaksiyon” olarak rapor edilmektedirler. Son 10 yılda, özellikle Geleneksel Çin Tıbbı’nın yaygınlaşmasıyla birlikte (Ji Bu Huan) ve kava kava (ankiyolitik özelliğinden dolayı yaygın kullanılan bitki) hepatit’e, hepatomegaliye, hatta karaciğer transplantasyonu gerektiren hepatik nekroza neden olmuştur. Bu durumların bitkiye, etiketlenmemiş veya yanlış etiketlemiş bileşenlere karşı gerçek idiyosinktratik reaksiyonu olup olmadığı henüz net değildir. 31

32 Uygun etiketlemenin olmayışı, kalite kontrol kılavuzlarının olmayışı, güvenilir ve zararsız gibi görünen bitkiler ve suplementlerin de insanlarda toksik etkileri olabileceği ve yanlış laboratuar sonuçlarına yol açabileceğini göstermektedir. Bu problemler “etiket üzerinde yazılandan daha yüksek veya düşük aktif madde düzeyleri, yanlış bitki türleri veya reçete edilen ilaçlarla kazara ve/veya bilerek kontaminasyondan dolayı ortaya çıkar. Bu durum, özellikle Asya menşeli bitkisel ürünlerde göze çarpmaktadır. 32

33 Performansa dayalı sporlarda kullanılan bazı suplementler anabolik steroidler içermektedir ki, bunlar uluslararası organizasyonlarca yasaklanmıştır. Vitamin ürünleri özellikle dünyada bilinen saygın üreticiler tarafından üretilirken, bu ürünler de yukarıda ifade edilen problemlerden muaf değildirler. Mesela bir Kanada’lı üretim firması etiketlenen değerden kat daha fazla VD3 üretmiştir ve bu suplementi iki yıl boyunca kullanan bir olguda hiperkalsemi, renal yetmezlik ve hematolojik anormallikler sağlanmıştır. 33

34 ‘Dar Terapötik İndeks’li İlaçlar Özellikle Riskli Durum Oluşturur: 1998’de rapor edilen iki digitalis toksisitesinde hastalar digitalis lanata ile kontamine olmuş bir bitkisel laksatif kullanmışlardır. Hastaların birinde üst normal limitin 2 katından daha fazla plazma digoxin düzeyi saptanmıştır. Bununla ilgili rapor edilmeyen daha fazla vaka olduğu tahmin edilmektedir, çünkü bu bitki maddesi 150’den fazla üreticiye dağıtılmaktadır (Avrupa ve USA). Bunlar ‘kalp bloku’nun klinik semptomlarını verirken, ‘Asya veya Sibirya ginseng’i gibi bazı bitkisel preparatlar da yanlış yüksek digoxin düzeylerine yol açmışlardır. Dolayısıyla, bu durumlar digoxin kullanan hastalarda doz ayarlamasını güçleştirmektedir. 34

35 Diğer dar terapötik ilaç indeksine sahip ilaçlar için de aynı durum söz konusudur. Antitrombotik komarinler bitkilerde yaygın olarak bulunur ve birçok warfarin potansiyasyon olguları sunulmuştur. Bunlardan TCM ile menapoz ve menstrüel problemlerde sıkça kullanılan ‘Dong quai’ PT ve INR’yi iki kat artırdığı (daha önce stabil düzeyleri olan 46 yaşında bir kadında) rapor edilmiştir. 35

36 Chan Su isimli Çin bitkisel ilacını alan sağlıklı kişilerde dahi görünen digoxin düzeyi 0.51 nmol/L (0.4 ng/mL) olarak belirtilmiştir. Bu da Chan Su içinde bulunan bufadienolidlerin digoxine yapısal benzerliğine bağlanmıştır. Hatta, bu preparatın çayını içen bir kadının öldüğü rapor edilmiştir. Dasgupta A, Biddle D, Wells A, Datta P.. Am J Clin Pathol. 2000;114:174–9 Ko R, Greenwald M, Loscutoff S, et al. West J Med. 1996;164:71–75. Panesar NS. Clin Chem. 1992;38:2155–

37 McRae 74 yaşında ve Siberian ginseng kullanmasına bağlı olarak digoksin ölçümünün interfere olduğu ilginç bir hasta rapor etti. Bu hasta, kronik digoksin tedavisi alan uyumlu birisiydi ve 10 yıldır terapotik düzeyi ng/ml arasında devam ettiriyordu. Siberian ginseng’i kullanmaya başladıktan sonra digoksin toksisite belirtileri olmaksızın serum digoksin düzeyi 5.2 ng/ml’ye yükseldi. Siberian ginseng kesmeyi takiben serum digoksin düzeyi tekrar terapotik seviyeye geriledi. Birkaç ay sonra hasta ginseng’i tekrar kullanmaya başladı ve serum digoksin düzeyi tekrar yükseldi. Digoksin tedavisine sabit günlük dozla devam edildi, ginseng bir daha kesildi ve serum digoksin düzeyi tekrar terapotik seviyeye indi. Bu birçok sebeple ilginç bir vakadır. Çünkü Siberian ginseng, digoksin ölçüm metotlarında orta derecede bir interferense sebep oluyordu. Ayrıca, Asya ginsengi FIA digoksin ölçüm metodunda orta derecede pozitif ve EIA’da ise negatif interferensa yol açar. -Chow L, Johnson M, Wells A, Dasgupta A. J Clin Lab Anal. 2003;17:22–27 -McRae S. CMAJ. 1996;155:293–295. -Dasgupta A, Wu S, Actor J, Olsen M, Wells A, Datta P. Am J Clin Pathol. 2003;119:298–

38 ST JOHN’S WORT St John’s wort’un içindeki etkin moleküller, sitokrom p450-mixed oxidase enzim sistemini indükler. Bu enzim sistemi ise birçok ilacın karaciğerde metabolizmasından sorumludur. Barone ve ark., 2 renal transplant hastasının St John’s wort ile tedaviye başlandığını rapor etmişlerdir. Her iki hastada siklosporin düzeyleri tedavi dozundan düşük bulundu ve bu hastaların birisinde buna bağlı akut organ reddi gelişti. St John’s wort tedavisinin sonlandırılması ile siklosporin konsantrasyonları terapotik seviyelere çıktı. Günde 2x300 mg teofilin alan bir hasta St John’s wort almaya başladıktan sonra serum teofilin konsantrasyonunu 9.2 mg/ml düzeyinde tutabilmek için teofilin dozunu 2x800 mg a çıkarması gerekmektedir. St John’s wort tedavisini kestikten 7 gün sonra bu hastanın kan teofilin düzeyi 19.6 mg/ml’ye yükselmiştir. Krusekopf S, Roots I. Pharmacogenet Genomics. 2005;15:817–829. Barone GW, Gurley BJ, Ketel BL, Abul-Ezz SR. Transplantation.2001;71: 239–241. Nebel A, Schneider BJ, Kroll DJ. Ann Pharmacother.1999;33:

39 Warfarin Warfarin kullanmayan bazı hastalarda da bazı antikoagulan özellikleri olan bitki ve vitaminlerin (alfalfa, garlic, ginger, VE v.s.) kombine kullanımları ameliyat esnasında ve/veya sonrasında kanamalarla ilişkili olduğu bildirilmiştir. Bundan dolayı, anestezistler özellikle elektif olgularda bu gibi preparatların 2-4 hafta önceden kesmelerini önermektedirler, çünkü bu durum (kanama) bazen hayatı tehdit eder boyutta olur. St John’s wort ve ginseng warfarinin antikoagulasyon etkisini azaltabilmektedir. Bunu CYP2C9 indüklemek suretiyle warfarin klirensini artırarak yapmaktadır. Atrial fibrilasyon nedeni ile warfarin alan bir hasta kumarin içeren bitkisel ilaçlar (boldo ve fenugreek) almaya başladığında ‘international normalization ratio (INR) artırıldı. Bitkisel ilaçları kesmeyi takiben 1 hafta sonra INR eski değerine alındı. Aksine, K vitamini içeren destek ürünler (yeşil çay) warfarin’in antikoagülan etkisini antagonize edebilmektedir. Heck AM, DeWitt BA, Lukes AL. Am J Health Syst Pharm. 2000;57:1221–1227. Lambert JP, Cormier A. Pharmacotherapy.2002;21:509–512. Taylor JR, Wilt VM. Pharmacother.1999;33:426–

40 Karaciğer fonksiyon testlerine etki Kava-kava anksiyete tedavisi için kullanılan bitkisel bir ilaçtır. Ancak, ilacın kullanımı şiddetli hepatotoksisiteye sebep olabilmektedir. 50 yaşındaki bir erkek hasta 2 aydır günde 3-4 kapsül kava almaktaydı (tavsiye edilen doz maksimum 3 dozdur). Karaciğer fonksiyon testlerinden AST ve ALT de katlık artışlar gözlendi ve sonuçta karaciğer transplantasyonu yapıldı. Kava alımı ile direkt ilgili olarak en az 11 şiddetli hepatik yetmezlik ve 4 ölüm vakası rapor edilmiştir. Ayrıca, kava alımı ile indirekt ilişkili 23 hepatotoksisite vakası bildirilmiştir. Escher M, Desmeules J. Br Med J. 2001;322:139 Clouatre DL. Toxicol Lett. 2004;150:85–96. 40

41 Chapparal (antioksidan) Chaparral satış merkezlerinde kapsül ve tablet olarak satılabilmekte ve antioksidan-antikanser bir bitkisel ürün olarak kullanılmaktadır. Ambalajsız olarak yaprak, kök ve kabukları çayı mayalamak için de satılmaktadır. Bu ürün hepatotoksisiteye sebep olabilmektedir. Bu ilaçla ilişkili birkaç hepatit vakası rapor edilmiştir. Alderman S, Kailas S, Goldfarb S, et al. J Clin Gastroenterol.1994;19:242–247. Gordon DW, Rosenthal G, Hart J, Sirota R, Baker AL. JAMA. 1995;273:489–

42 Chaparral kullanan 45 yaşındaki bir bayanda (160 mg/gün, 10 hafta) sarılık, iştahsızlık, yorgunluk, bulantı ve kusma şikayetleri başlamıştı. Karaciğer enzimleri ve diğer karaciğer fonksiyon testleri anormal yüksek bulundu (ALT, U/L; AST, 957 U/L; alkaline fosfataz, 265 U/L; gama-glutamiltransferaz, 993 U/L; and bilirubin, 11.6 mg/dL). Viral hepatitis, cytomegalovirus, ve Epstein-Barr virus ekarte edildi. Karaciğer biyopsisinde nötrofil ve lenfositik infiltrasyonu olan akut enflamasyon hepatik düzensizlik ve nekroz belirlendi. Gordon ve ark. 10 aydır chaparral alan ve şiddetli hepatit gelişen 60 yaşında bir kadın vaka rapor ettiler. Hastane’ye kabulünde bilirubin: 12.4 mg/dL; ALT: 341 U/L; AST: U/L; ve alkalen fosfataz: 186 U/L idi. Viral hepatit testlerinin hepsi negatif. Sonunda, bu hastaya karaciğer transplantasyonu yapıldı. 42

43 Germander (dalak otu,yer meşesi) Germander, kilo vermek için ve genel güçlendirici olarak kullanılan bir ilaçtır. Mint familyasından aromatik bir bitkidir. Bitkinin toprak üstü kısımlarından yapılan germander çayı yüzyıllardır kullanılmaktadır. Avrupa’da germander alımına bağlı birkaç karaciğer toksisite vakası bildirilmiştir. Günde 1600 mg germander alan 55 yaşındaki bir bayanda 6 ay sonra sarılık görülmüş, Bilirubin: 13.9 mg/dL; AST: 1180 U/L; ALT: 1500 U/L; alkalen fosfataz: 164 U/L, serolojik testler negatif olarak bulunmuştur. Karaciğer biyopsine göre ilaca bağlı hepatit tanısı kondu. Germander tedavisi kesildi ve 2 ay sonra hepatit düzeldi. İçeceklerde germanderin aktif komponenti olan teucrin A düzeylerinin tesbiti için HPLC metodu geliştirilmiştir (Bosisio ve ark). Perez Alvarez J, Saez-Royuela F, Gento Pena E, et al. Gasteroenterol Hepatol. 2001;24:240–243. Laliberte L, Villeneuve JP. CMAJ. 1996;154:1689–1692. Bosisio E, Giavarini F, Dell’Agli M, Galli G, Galli CL. Food Addit Contam. 2004;21:407–

44 Kelp (kahverengi deniz algı) Kelp (sea-weed) tabletleri satış merkezlerinde satışa sunulmakta ve tiroid güçlendiricisi, antienflamatuar ve metabolik güçlendirici olarak ve destek ürün olarak kullanılmaktadır. Bu tabletler vitamin ve mineral bakımından zengindir fakat önemli miktarlarda iyot içerir. Tiroid hastalığı hikayesi bulunmayan 72 yaşındaki bir bayanda tipik hipertroidizm bulguları gözleniyor. 1 yıldır günde 4-6 tablet olmak üzere kelp kullanma hikayesi var. TSH: 1.3 mIU/L; total T4: 14.4 mg/dL (185.3 nmol/L), 12.4 mg/dL ye kadar normal; ve total T3: ng/dL (4.38 nmol/L), normal değer: ng/dL). İlacı kestikten sonra hipertroidizmi çözüldü ve tiroid fonksiyon testleri normale döndü (TSH: 3.1 mIU/L; total T4: 8.4 mg/dL (108.1 nmol/L); total T3: ng/dL (2.15 nmol/L). -Shilo S, Hirsch HJ. Postgrad Med J. 1986;62:661–

45 Elektrolit anormallikleri Elektrolit anormallikleri de bitkisel ilaç ve destek ürünleri kullananlarda sıklıkla rastlanan bir durumdur. II. Dünya savaşında bir Alman doktor tarafından tespit edilen ve peptik ülserde kullanılan meyan kökü (Glycyrrihiza glahra) % 2-4 oranında ‘glycyrrhizic acid’ içerir. Oral olarak alındığında ‘glycyrrhetenic acid’e dönüşür ki, bu madde kortizol metabolizmasının periferal inhibitörüdür. Dört haftadan kısa kullanımı genellikle problemsizdir, ancak literatürde bu maddenin toksisitesi ile ilgili 100’den fazla olgu bildirilmiştir. Bunlardan sonuncularından biri kronik meyan kökü çayı kullanan bir olguda hipokalemik paraliz bildirilmiştir. Shintani S, Murase H, Tsukagoshi H, Shiigai T. Eur Neurol. 1992;32:44–51. Cheng CJ, Chen YH, Chau T, Lin SH. Support Care Cancer. 2004;12:810–812. Miller LG. Arch Intern Med. 1998;158:2200–

46 Bazı bitkisel karışımlar önemli oranda meyan kökü içerir, ancak etikette bu maddeden hiç bahsedilmez. Dolayısıyla, “unkown etiology of hypokalemia” da bu durumun düşünülmesi (potansiyel bir neden olarak) önerilir. 46

47 U.Ö DN: Yaş, Erkek, Erzurum, Öğrenci Şikayeti: İştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı, şuur bozukluğu Hikayesi:22/03/2007 tarihinde %25 yanık nedeniyle AÜTF yanık merkezinde 20 gün takip edilen hasta taburculuğundan 1 hafta sonra bulantı, ara ara yediklerini içerir kusması başlamış. Daha sonra da giderek artan tüm vücudunda kaşıntı şikayeti olan hasta, 07/05/2007 de tetkiklerinde karaciğer enzimlerinde yükseklik olması nedeniyle toksik hepatit, viral hepatit ön tanısıyla intaniye kliniğine yatırılmış. Burada 1 hafta takip edilip, kendi isteğiyle taburcu olmuş. Taburculuğu sonrası ismini tespit edemediğimiz bitkilerden kullanmış. Daha sonra şikayetleri daha da artan hastanın vücudunda sararma olmuş, şuurunda bulanma olması üzerine Hepatik ensefelopati ön tanısı ile dahiliye kliniğine 01/06/2007 de yatırılmış. ELISA testi ve otoantikorları negatif olup, viral ve otoimmün hepatit tanısından uzaklaşılan hastada akut fulminan hepatit, hepatik ensefelopati gelişmiş. Acil transplantasyon için değerlendirilmiş. Plasmaferez yapılmış. Yoğun bakımda genel durum bozuk olarak takip edilirken 08/06/2007 de exitus olmuş. 47

48 BK HbPltBunKreNaKKşCaPLDHTarih 6, ,000150, ,45,657630/04/ /05/2007 ALPALTASTGGTTbilDBilTprAlbNH3PTINR ,7 371, , /05/ ,53, ,801/06/

49 49

50 Use of Herbal Products and Potential Interactions in Patients With Cardiovascular Diseases Journal of the American College of Cardiology, 55(6); 2010,

51 51

52 EffectOffering Agent Elevated serum hepatic transaminases Comfrey, Jin Bu Han Heavy metal-mediated changes in liver/kidney function tests Isolated cases, various Asian-sourced herbs Falsely elevated digoxin levelsAsian and Siberian ginseng False positive drug/toxicology screensIsolated cases of adulteration with benzodiazepine, warfarin, anabolic steroids Increased prothrombin time and other coagulation parmeters Dong quai, garlic, ginger, high-dose vitamin E Hypokalemia, alkalosis Medicinal licorice Hypercalcemiamislabeled vitamin D formulation Decreased drug levels due to cytocrome P450 induction and/or long-term (≥ days) St. John’ s wort Elevated drug levels due to cytocrome P450 inhibition short-term St. John’ s wort, kava kava, Jin Bu Huan, PC-SPES(?), garlic (?) 52

53 ÖZET olarak; bitkisel ilaçlar laboratuar sonuçlarını üç şekilde etkiler: 1) Direkt deney (assay) interferansı: kullanılan preparattaki bileşenlerin özellikle immunoassay yöntemlerle cross-reaction vermesiyle olur. Örneğin Chan Su, Lu_Shen-Wan veya Dan-Shan gibi Çin orijinli bitkisel ilaç kullananlarda yanlış yüksek digoxin düzeylerine (floresan polarizasyon immunoassay) yol açar. 2) Bitkisel preparatın fizyolojik etkilerine (toksisite veya enzim indüksiyonu ile) bağlı olarak: örnek olarak kava kava kullanan sağlıklı bireylerde çok yüksek AST, ALT ve bilirubin düzeylerine rastlanabilir. 3) Kontaminantların etkisiyle: örnek olarak hiç phenytoin almamış Çin ürünleri kullanan bir olguda anormal yüksek phenytoin düzeyi saptanmıştır. 53

54 White House Commission on Complementary and Alternative Medicine Policy (WHCCAMP) MISSION The coordination of research to increase knowledge about CAM products, ( CAM ürünleriyle ilgili bilgiyi artırmak için araştırma koordinasyonu ) The education and training of health care practitioners in CAM, ( Sağlıkçıların CAM eğitim ve uygulaması ) The provision of reliable and useful information about CAM practices and products to health care professionals, and (Sağlık çalışanlarına CAM pratikleri ve ürünleri hakkında faydalı ve güvenilir bilgi sağlamak) Guidance regarding appropriate access to and delivery of CAM. (Bu konularla ilgili rehberlik yapmak) 54

55 Sonuç CAM’lar’in inkar edilemez bir “realite” olduğu ve birçok hasta tarafından kullanıldığı gözardı edilmemelidir. Ülkemizde ve dünyada ne tür yöntemlere başvurulduğunu bilmeliyiz. Bu yöntemlerin yararlarını & zaralarını bilmeliyiz. Bu yöntemlerin yan etkilerini ve klasik tedavilerle etkileşimini araştırmalıyız. Konuyla ilgili araştırma yapmalı, yapanlara destek olmalıyız. Hasta ile iletişimde, ona güven vermeli, sorunları ve duygularına değer vermeliyiz. 55

56 Biz laboratuar çalışanlarına bakan yönü de şudur: Klinisyenler hastalarına ait bekledikleri laboratuar sonuçlarını alamayınca faturayı laboratuara keserler. Laboratuarların yanlış çalıştığı kanaatlerini hemen ifade ederler. Biz de laboratuarımızın gerek internal gerekse eksternal kalite kontrollerini düzenli olarak yaparak ve ayaklarımız sağlam zemine basarak, klinisyenlere bir de hastalarını herhangi bir bitki v.s. kullanımı açısından sorgulamalarının aydınlatıcı olabileceğini hatırlatabiliriz. Çünkü, toplumumuzda tahmin edilemeyecek kadar bu tür maddeler (maalesef kontrolsüz bir şekilde) tedavi amaçlı kullanılmaktadır ve ‘doğal’ olduklarından dolayı zararsız olduklarına inanılmaktadır.

57 Prof.Dr. Fatih AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Öğretim Üyesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Cep:(0532)


"Prof.Dr. Fatih AKÇAY Atatürk Üniversitesi Biyokimya A.B.D. Öğretim Üyesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları