Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

HAZIRLAYAN : AZİZ BALKAN. ARABESK ŞARKI SÖZLERİ VE ANLATILARI 24 Ş ubat 2002 günü TRT 2 de yayınlanan Pazar söyle ş isinde Orhan Gencebay: Beni bugüne.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "HAZIRLAYAN : AZİZ BALKAN. ARABESK ŞARKI SÖZLERİ VE ANLATILARI 24 Ş ubat 2002 günü TRT 2 de yayınlanan Pazar söyle ş isinde Orhan Gencebay: Beni bugüne."— Sunum transkripti:

1 HAZIRLAYAN : AZİZ BALKAN

2

3

4 ARABESK ŞARKI SÖZLERİ VE ANLATILARI 24 Ş ubat 2002 günü TRT 2 de yayınlanan Pazar söyle ş isinde Orhan Gencebay: Beni bugüne kadar hep sosyologlar ara ş tırdı. Oysa ben müzik adamıyım. Müzikleri ara ş tıran müzik adamların olmayı ş ı üzücüdür.(C.Yurga)

5 Arabesk ile ilgili olarak şarkı sözleri, filmler üzerinden yapılır. Şarkı sözlerindeki düşünceler, müziğin tekrarlarıyla genişleyen bir yapıya sahiptir. Metinlerde belirtilen şehir mekânı taksiler, trenler, kahveler, yabancı sokaklar şarkıcının dünyası iken sevgili ya da çekilen acılar çok nadir belirtilmektedir.’’o’’Zamiri kullanılarak sevgilinin cinsiyeti bile belirtilmez

6 Diksiyonun düzgünlüğü, anlaşılır oluşu, Arabesk sanatçılarının popüler oluşunu sağlar. Anlaşılma müziğin ve sesin değeri arabeskin hitap ettiği duyguların iyi yansıtabilmesinde yatmaktadır.

7 SOUND OYNATICI METAFORU YANMAK, YAKMAK.Türkçede yanma ya da yanık durumda bulunma çok değişik anlamları vardır. Tükenmek, çökmek, hakkını kaybetmek,oyunda sırasını kaybetme anlamları verilir. Sınıfta bilinmeyen soru çıktığında ‘’Eyvah YANDIM ‘’ denir.

8 Hüzünlenmek, ya da çok üzülmek, aşırı duygulanmak anlamlarına da gelebilir. Canım yandı, dert yandı gibi ifadelerde kullanılır..Yanmanın karşılığı olan acı çekme, kaderin dışa vurumu olarak iletilmesi de önemlidir.

9 Yakmak fiili için ise aydınlanma, ateş yakma bağlantılı sayısız anlamları vardır. Kavurmak ‘’aşk ateşi ile tutuşturmak, argo aldatmak, acı çektirmek, mahvetmek, türkü yakmak(bestelemek )türkü söylemek içinde kullanılır. Bir türkü söylerken söyleyenin sesi insanı yakar ya da yakmaz. Güzel bir ses için ‘’ yanık sesi’’ var denir.

10 Kadife sesli- pamuk gibi yumuşak sesli ifadeleri sanat müziği için kullanılırken Arabesk sert acı seslerin kullanılmasını gerektirir. Türk müziğinde sesi nitelerken anlama en uygun, anlamı tam dolduran ifade YANIK kelimesidir. Batı tarzı bir ses için tatlı kelimesi kullanılırken yanık kelimesi kullanılmaz.

11 Doğu şiveleri, vokal üretimde süslemelerde, yanık ifadesi fazla konuşulur.. Enstrümanlar için bu ifade kullanılmamaktadır. Yalnız tambura için ‘’taşı bile yumuşatır’’Ud için insan ruhunu yakar ifadeleri kullanılmıştır. Halk müziğinde iyi bilinen bir dizi ‘’ yanık kerem’ ’için kullanılmışt ır.

12 MÜZİĞİN ANLATILARI: ARABESK FİLMİ

13 Bir öykünün açık biçimde resmedilmesini özellikle arabesk filmlerde görülür. Filmler ile gerçeğin çarpıcı şekilde ilişkilidir. Arabesk filmlerde aktörler rol yapmaz. Aksine kendilerini oynarlar. Filmlerinde gerçek adlarını kullanırlar. Filmlerin metinleri oyuncuların yaşantısını, geçmişinin yaşatacak ölçüde gerçektir.

14 Arabesk filimler basitçe eğlenmek için yapılmış uydurma senaryolar değildir. Starların hayatıdır. Çoğu filimler mutlu sonla bitmez trajik sonla biten yapısal öyküsü vardır.

15 1930’Lu yıllar Amerikan sinemasında müzikal filmlerin revaçta oldu ğ u yılardır. Avrupa bu furyadan etkilenmi ş, Batı öykünmecili ğ i içinde olan Türkiye’de müzikal tarzda filmler yapmaya ba ş lamı ş tır.

16 II. Dünya sava ş ı sıralarında Avrupa’dan film getirmek zorla ş mı ş, gelen filmler mısır üzerinden gelmeye ba ş lamı ş tır. Mısır bu durumdan yararlanarak kendi filmlerini Türkiye’de seyrettirme olana ğ ını bulmu ş tur. Mısır filmleri Anadolu da popüler hale gelmi ş tir. Sanırım ki Arabeskin temelini bu filmler olu ş turdu. 1948yılında Arapçadan sonra Mısır filmleri yasaklandı.

17 Bu filmlerdeki ş arkılar çok uzun hem de sıkıcıydı. Bunların yerine dublajlı olarak Saadetin Kaynak besteleri, Münir Nurettin, Müzeyyen Senar’ın sesiyle seyirciler tarafından sevilmi ş tir. Kimi ara ş tırmacılar arabeski bu filmlere dayandırırlar.

18 1980ihtilal sonrası filmlerin maliyeti çok yükselir, bunun sonunda bilet fiyatları da olumsuz olarak etkilenir. Bu dönemde televizyonda yaygınla ş ınca filmler e ğ lence aracı olmaktan çıkar. İ htilal sonrası ko ş ullar ve yasaklar 1970 yıllarında ba ş layan cinsel sömürü filmlerinde sonunu getirir. (Sinema ve müzik İ rfan Erdo ğ an)

19 ARABESK ŞARKI SÖZLERİ VE İÇ ALAN

20 Türkçe şarkı sözlerinin nereye çeksen giden, dolaylı bir anlatım içeren, açık anlatımı olmayan bir yapısı vardır. Arabeskin konuları: gurbet, yalnızlık, hicran, hüsran, özlem, gözyaşı, sarhoşluk, zulüm, kader üzerinedir. Arabesk bağlamında bunları anlamak kolaydır.

21 Şarkılarında dâhil olduğu filmlerin anlatım yapısı ortadadır. Her şarkı filmle bağlantılı olsun olmasın herkesçe bilinen bir dramın parçasıdır. Bartok Türk halk müziğinin sözlerini çok şaşırtıcı bulmuştur.’’Büyük çoğunluğu sürrealist şiirlerini anımsatır’’

22 Şarkı sözlerinin öyküyü tamamen aktarmak gibi bir işlevi yoktur. Zaten öykü bilinmektedir. Alttaki bu anlatımlar kaldırılırsa müzik anlamsızlaşır

23 . Şarkı sözlerinde tekrarlanan unsurlar duyusal bir halin dışarıya yansımasını ifade eder. Arabesk dramın arka yüzünde göç ve gurbet dramı vardır. Gurbete direk atıf yapılmaz ama şarkı sözlerinin içinde geçer. Arabesk şarkı sözleri daha çok gurbette olmanın getirdiği yalnızlık ve üzüntüyü yansıtır.

24 Müziklerin icrası tek başınalığı (solo) içerir Bartok Köylülerin beraberce söyleyeceği bir tek parça bulamaz.’ ’Türkiye’de müzik özünde yalnız icra edilen bireysel bir uğraştır ’’.demiştir. Batı tarzı orkestra kurma çabaları TRT nin halk müziği orkestrasının kurulmasını sağlamıştır. Halk çağlıları da beraber değil tek başına çalınmak üzere tasarlanmıştır. Öğrenildiği yerler Hapishaneler ve askerlik sıralarındadır.

25 Arabesk konserlerinde şarkıcı: tek başına sahne alır, orkestranın parçası değildir. Arabesk şarkı sözleri göçün nihai sonucu insanı yiyip bitiren duygusal bir çöküntü olduğunu, sözleri de bunun tanımını içerdiğini, arabesk filmlerinde ortak anlatımı budur.

26 Birçok genç için arabesk filmlerin kadın başrol oyuncusu arzuların mükemmel temsilcisidir. Bu bütünleşme korkunun, seksin, başarma duygusunun bir ifadesidir. Arabeskin kadın hayranları Ferdi Tayfur ile Emrah gibi erkek sanatçılarla özdeşleştirme oldukça yaygındır.

27 Filimler de Türk onurunu başrol oyuncusu ayaklar altına alır. Hırsızlık, alkol, şiddet içeren ahlak çöküntüsü içine girer. Sonunda kendi yıkımını hazırlar. Donuk ağlayan Gözyaşlı çocuk resimleri kahvelerde dolmuşlarda, Bismillah yazılarının yanında yer alan arabesk şarkı sözleri istila etmiştir. Uzaktan görenler mesut sanıyor Bilmezler gözlerim her gün ağlıyor. İbrahim Tatlıses

28 Karayollarında değil, senin kollarında öleyim.. Kes hızınını ağlatma el kızını. Öyle birini sevki, sen ölünce o hiç yaşamasın. Sana benim gözümle bakan gözler kör olsun.

29 Türk çocuğunun karşılaştığı her türlü acı karşısında kontrollü davranmayı gerektirir. Sünnette bile sessice acı çekmesini erkek gibi davranmasını öğütlenir. Ölüm ve cenazelerde özel durumlarda erkelerin ağlaması sınırlı tutulmuştur. Arabeskte şarkı sözlerinde acı, dert, çile sıkça kullanılmıştır. Bir acı gönlüme yeter Derman olsun dertlerime CEYLAN

30 İçki ve müzik birahanelerde ve gazinolarda muhabbetin sosyal havasına eşlik eder. Müslüman bir toplumda nerede tüketilirse tüketilsin yoğun anlamlar içeren(Haram sayılan) bir davranıştır. Arabeskte alkol bir sığınma yeridir. Tüketimi kişisel mutluluğa ya da yıkıma yol açan davranıştır. Kadehler elimde her gece yandım Meyhanelerde ben bir yuva kurdum Ümit Besen Alkolün bu özelliği arabesk dinleyicisini hiçbir şey yapmamaya kaderini kabul etmeye sevk eder.

31 ARABESK PROTESTO GARİBAN Arabesk : Özünde köyden koparılmış, parasız, vicdansızların eline düşmüş, göçmenin akıbetiyle ilgilenir. Hukuksal, adalet sorunlara da filmlerde değinilir.

32 Resmi hukuk yabancı hukuk gibi görülür. Devletin dayatması olarak algılanır. Kan davaları-kız kaçırma davalarındaki cezalandırmalar(töre cinayetleri) bunlara güzel bir örnektir. Arabesk filmler bu hukuk sistemlerine değinir. Seyircisinden şiddete baş vurmayı kabul etmesini istemekle birlikte en azından sempati ile karşılamasını bekler.

33 Filmlerde şiddet artıkça seyircilerin alkışları, ıslıkları olayın bu yönünü ortaya koyar. Ama resmi hukukun zalim adaleti gelir; başrol oyuncuyu hapse atar. Hapse girmek toplumda dışlanmışlığın son aşaması olarak görülür. Ferdi Tayfur’un MAPUSANE filmi adaleti sorgulamak yerine yalnızlığı, tecridi sorgular duruma girmiştir. Esas düşman toplumsal hukuksal adaletin işleyişi değil kaderin kendisidir.

34 Başrol oyuncusunun akıbeti adaletin sonucu değil güçsüzlüğün ifadesi olarak sunulmaktadır. Kader tek başına kalmayı, yabancılaşmayı emreder hayatın gerçeği budur bundan kaçılmaz.

35 Şehrin kıyısında yoksul fakir ama dürüst ve onurlu insanların resmi adaletle hukukun karşı karşıya gelmesi açık bir eleştirisini sunmaktadır.

36 Arabesk protest müziği haline gelmesinin bir sebebi der sağcı- solcu ideolojiler. Türk solu arabeski ilerleme yolunda bir engel olarak görürken, Özal hükümetinin örtülü arabeske verdiği desteği kabullenememektedir..

37 Türk solu isteklerini 1980 yıllarında özgün müzik türü ile karşıladı. Moskova’ya kaçan komünist Nazım Hikmetin şiirlerini Batının armonileriyle rock müziği enstrümanlarının yanında bağlamayı da kullanarak bestelendi. Ahmet Kaya tarafından geliştirilip 1990 yıllarında Fatih Kısa parmak’la geniş kitlelere ulaştırıldı

38 Şarkılar kelimelerden ibarettir. Yoğun bilgi içerir. Bu açıdan kısa pasajlar üzerinde müzik yorumlarının fazla oluşuyla arabeskten ayrılır. Özgün müziğin şarkı sözleri başkaldırıyı, özgürlüğü yüceltir. Politik eylemin çağrısı yanında beddua da sunarlar.

39 KADER SEVDA VE BENLİK Gerçek düşman kaderdir. Baht, talih, felek de denen kader Türkçede mümkün olan en sert dille lanetlenir.

40 Bu duruma karşı dinsel başkaldırı abartılmaz. Kaderi değiştirmek için Allaha yalvaran arabesk sözler vardır. Şarkı söylerken şarkıcıların ellerini havaya bel göğüs hizasında açmaları sözleri destekler.

41 Arabesk filimler de aşk olmadan anlatının dramatik örgüsü harekete geçmez. Aşkın emirleri tüm emirlere baskın çıkmakta; Dramı önlenemez sonuna doğru sürüklemektedir. Aşkı olmayan başrol oyuncusunun kaderi de olmaz. BİLDİĞİN ARABESK AĞLIYORUM

42 Gönül işleri insanı onursuz, yabancı, düşkün hale sokar. Hal kelimesinin olumsuz bir anlatımı vardır ‘’Sana bir haller olmuş’’ Bu hal ifadeleri içerdeki fırtınayla,düzgün giden kişiliğini bozacak kadar güçlü olduğunu ima eder. İçim yanar kan ağlar Halimden anlayan yok Ferdi Özbeğen

43 HAL VE KENT ALANI Arabeskte hal hiçbir zaman durağan değildir. Devamlı hareket halindedir ama hareketin dairesel yönü belirsizdir. Türk halkının genel özellikleri arasında her bireyin günlük hayatta kat ettiği mesafe sürekli hareketten tamamen hareketsizliğe doğru sıralamak mümkündür. Konserlerde yetişkinlerin oturduğu, gençlerin onların etrafında koşuşturdukları çarpıcı örnektir.

44 Aşıklarında, kan davaları, fakirlik yüzünden dolaşmaya zorlanabileceği kabul edilir. Âşık arabesk filmlerin başrol oyuncusuna benzer. Her ikisinin de kaderleri bitmez tükenmez kavga içindedir. Âşık maşukunu bulmak üzere, arabeskçi de huzursuzluğunun kanıtı olarak dairesel rotalar çizerler.

45 DUYGULAR VE SIRLARI Yalnız yanmak ve yakmak fiilinden etkilenen arabeskçi doğal olarak iletişimsizlik içindedir. Sebebi gariban oluşu, marjinal konumda oluşundan dolayı sesi kimselerin duymayacağıdır.Müzik genelinde dışa vurma boşalma çıkarma terimleriyle ifade edilir. Yanma meteforunun söze dökülmeyen sırların gün ışığına çıkarma bakımından anlam kazanır.

46

47 Birle ş mi ş milletler İ nsan yerle ş imleri konferansı habitat II İ stanbul deklarasyonu 4. ve 6. maddeleri: 3-4 Haziran İ nsan yerle ş imleri içinde ya ş am kalitesinin iyile ş tirilmesi için, özellikle geli ş mekte olan ülkelerde, sürdürülemez nüfus de ğ i ş melerine; evsizli ğ e; artan fakirli ğ e; i ş sizli ğ e; sosyal dı ş lanmaya; aile da ğ ılmalarına; yetersiz kaynaklara; temel altyapı ve hizmetlerin eksikli ğ ine; yeterli planlama eksikli ğ ine; artan güvensizlik ve ş iddete; çevresel bozulmaya ve afetlerden artan oranda etkilenmeye bütünüyle dikkat çekmeliyiz.

48 6.Kırsal kalkınma ve kentsel kalkınma birbiriyle ba ğ ımlıdır. Kentsel ya ş am çevrelerini iyile ş tirmeye ek olarak, kırsal yerle ş melerin cazibesini artırmak, entegre bir yerle ş meler a ğ ı olu ş turmak ve kırdan-kente göçü en aza indirmek için yeterli altyapı, kamu hizmetleri ve i ş olanaklarını geni ş letme için çalı ş malıyız. Küçük ve orta büyüklükteki kasabalar özel bir ilgi istemektedirler.

49

50 İ zmir’in yarısı gecekondu üçte biri kiracı! Ege-Koop Genel Ba ş kanı Hüseyin Aslan, kent nüfusunun yüzde 55’inin gecekondularda ikamet etti ğ ini ve yüzde 37’sinin de kiracı oldu ğ unu söyledi. (Gazete haberlerinden)

51 SONUC Gelişmiş ülkelerin oryantalizmiyle arabesk aynı şey değildir. Gelişmiş ülkelerdeki oryantalizm: sanatçı eserlerinde farklı bir boyut elde edebilme adına doğu öğelerini, çeşni olarak kullanırken; Bu arabesk değil bir oryantal etkidir. Arabesk başlı başına bir yaşam biçimidir. Yerleşim yeri, estetik değerleri, müziği, sineması, şiiri gibi.

52 Arabesk kültürün nedeni ekonomik gelişmişlik ve eğitim farklılığıdır. Tüm gelişmekte olan ülkelerin dengesiz gelişmelerle ortaya çıkabilen kültür şoku ’da denilebilir bir anomalidir.. Arabeskin kazanımlarının yanında! Kaybettirdikleri çok fazla olduğu düşünülürse: Kişisel olarak sadist-mazoşist davranışlarla toplum huzuru, yeni kültüre adapte olamamakla kültür yozlaşmalarına, kültürel olarak kimliksiz bir toplum oluşmasına, Gecekondularla ilkel şehirler oluşturduğu gerçeğinden hareketle mutlaka önü alınmalıdır.

53 Arabeskin kültürün müzikteki yıkımları: Halk müziğinde: volüm artırma çabalarına karşılık tavırlar kaybolmuş, seri çalmak için uzun sap yerine kısa sap kullanılır oluştur. Toplumun heyecanlarını, isteklerini geleneksel müzikler karşılayamadı; Yeni bir müzik bulma arayışına girildi. Geleneksel zevklerimiz ile müzikle birlikte aktarılan kültür unutulma sürecine girdi. TRT arşivine girebilmek için halk müziği tarzında beste yapıldı ama bestecisi saklandı. Bu da yozlaşmaları beraberinde getirdi. Hangisi Halk müziği, hangisi beste ayırt edilemez oldu.

54 Türk Sanat Müziğindeki yıkımları: Türk ses sistemleri terk edilip Tampere sisteme geçildi. Makam kavramları sarsıldı, uymayanlar yok oldu. Geleneksel icra biçimi terk edilip Tampere sazlar ve keman koroları yerini aldı. Sözlerinin taşıdığı kültürde yozlaşmalar oldu. Renk sazları (Klasik kemençe-ney- tambur-kudüm) kullanılmaz oldu.

55 Yaptığı yıkımlarının ekonomik tarafları zaman içinde telafi olabilir. Ancak kültürdeki yıkımlarının telafisi mümkün değildir. Gecekonduların yerine kentsel dönüşümle bloklar çıkarabilirsiniz, dolmuşların yerine metro yapabilirsiniz ama başkalaşan kültürün yeniden nitelikli, sağlıklı gelişmesini sağlayamazsınız.

56 Arabeski meydana getiren sebepler kalkmadıkça yıkımları da kalkmaz. Ekonomik ve eğitim gelişmişliği yaygın hale getirilmezse; Bunu önlemek mümkün değildir. Bu şok mutlaka olur. Gelişmenin doğal tezahürüdür. Ancak eğitimle derin katmanlara yayılmadan merkezi kültüre adapte edile bilinir. Böylece kültür şokunu az hasarla geçiş sağlanır.

57 Cazibe yerleri ekonomik olarak belirlendikten sonra alt yapısı tamamlanmış meskenler, ulaşımı sağlayacak toplu taşıma araçları, sağlık, eğitim hizmetleri tamamlanmış bölgeler uluşturarak uydu kentler gibi yerleşim yerleri açmak bir çözüm olur. Kırsal kesimde yaşamakla şehirde yaşamak farklı şeyler olduğu gerçeğinden hareketle yeni bir yaşam biçimi dayatma yerine kendilerinin bulacağı sağlıklı değişimi yakalamış, bir toplum estetik değerlerde kendine uygun olacağından arabesk müzik farklı bir boyutta önümüze çıkacaktı. Adı arabesk değil, gelişmiş halk müziği ya da sanat müziği olabilirdi. HER KÜLTÜR KENDİ ESTETİĞİNİ KENDİ YARATIR.

58 HER KÜLTÜR KENDİ ESTETİĞİNİ KENDİ YARATIR. Bir Hintli için göz kamaştıran kadın figürü, batılı için bir tiksinti kaynağı olabileceği gibi ;Batılı için göz kamaştıran kadın figürü Hintli için tiksinti kaynağı olabilir.

59

60 HAZIRLAYAN: AZİZ BALKAN

61 TEŞEKKÜR EDERİM


"HAZIRLAYAN : AZİZ BALKAN. ARABESK ŞARKI SÖZLERİ VE ANLATILARI 24 Ş ubat 2002 günü TRT 2 de yayınlanan Pazar söyle ş isinde Orhan Gencebay: Beni bugüne." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları