Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Www.smlogretmenleri.com DUYGULAR. DUYGU İ nsanın mutlu, kederli, öfkeli, co ş kulu ya da korku içinde olmasını anlatan bir sözcüktür. Herhangi bir duygu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Www.smlogretmenleri.com DUYGULAR. DUYGU İ nsanın mutlu, kederli, öfkeli, co ş kulu ya da korku içinde olmasını anlatan bir sözcüktür. Herhangi bir duygu."— Sunum transkripti:

1 DUYGULAR

2

3 DUYGU İ nsanın mutlu, kederli, öfkeli, co ş kulu ya da korku içinde olmasını anlatan bir sözcüktür. Herhangi bir duygu bir dü ş ünceden kaynaklanır. Örne ğ in, sınav öncesinde aklınızdan ne gibi dü ş ünceler geçer? E ğ er iyi hazırlanmı ş sanız sınav, kazanmaya kesin gözle baktı ğ ınız heyecanlı bir yarı ş tır. Ama yeterince çalı ş madıysanız sınavı kendinize yönelik bir tehlike ya da tehdit gibi dü ş ünürsünüz.

4 İyi hazırlanmışsanız: heyecan, güven ve umut gibi duygulara yol açar. Yeterince çalı ş ılmamı ş sa: sıkıntı, kaygı ya da korku gibi duygular uyandırır.

5 Duygular vücutta ne gibi değişikliklere yol açar? Bu içsel de ğ i ş iklikler duyguların yo ğ unlu ğ una göre çe ş itlilik gösterir. Kalp atı ş larının hızlanması, gözlerin fal ta ş ı gibi açılması, tüylerin diken diken olması, solunumun artması ya da ter basması, heyecan, korku ve ş a ş kınlık durumlarında olu ş an içsel de ğ i ş imlerin dı ş a vurmasıdır.

6 Örne ğ in, kaygı mide bulantısına ve mide kramplarına; üzüntü bo ğ azımıza bir yumru tıkanmı ş gibi olmasına; öfke ise yüzümüzün kızarmasına neden olabilir.

7 Vücuttaki gözle görülür değişimler nelerdir? Kol, bacak ya da beden kaslarının gerilmesi biçiminde ortaya çıkar. Öyle insanlar vardır ki, duyguları yüzlerinden okunur.

8 Sevinç, üzüntü, ş a ş kınlık, nefret, korku ve öfke gibi en azından altı duygu yüzün aldı ğ ı biçimler yardımıyla bilinebilir.

9 Örne ğ in, insanların öfkelenince yumruklarının kendili ğ inden sıkıldı ğ ı gözlenir. Ama dı ş a vuran en büyük de ğ i ş iklik yüzde kendini gösterir. Kar ş ımızdaki bir kimsenin yüzünü inceleyecek olursak bir duygunun etkisi altında olup olmadı ğ ını, hatta hangi duyguyu ya ş adı ğ ını tahmin edebiliriz.

10 Örne ğ in, dudakların iki ucunun a ş a ğ ı sarkması üzüntünün, ka ş ların çatılması öfkenin, gözlerin içi parlayarak gülümseme mutlulu ğ un göstergesidir

11 Duygu 6 Bileşenden Oluşur Duygu bir genel uyarılmı ş lık halidir. Duygu bir his, bir deneyimdir. Duygu bir bili ş sel de ğ erlendirmedir. Bazı duygular belirli bir davranı ş a yol açar. Duygular nelere yakla ş ıp nelerden uzakla ş aca ğ ımızı belirleyen güdülerdir. Duygular sözel, mimik ve jestlerle ifade edilir.

12 Elektroensefalograf beyindeki elektriksel faaliyetleri ölçer. Bu ölçümlerde, beyinde her biri kendine özgü i ş levlere sahip dört farklı durum saptanmı ş tır. Bunlar Alfa, Beta, Teta, ve Delta' dır.

13 BETA DALGALARI: Beta, fazlasıyla me ş gul oldu ğ umuz hallerde devreye girer. Hızlı, seri ve ini ş li çıkı ş lı dalgalardır. Heyecanımız arttı ğ ında veya dı ş faktörlerce fazlaca uyarıldı ğ ımızda beta dalgaları yayınlamaya ba ş larız. Konu ş an biri, ders veren bir ö ğ retmen beta dalgaları yayar. Konu ş ma sırasında tartı ş ma çıkarsa, ortalık gerginle ş irse beta dalgalarının frekansı artar. ALFA DALGALARI: Alfa dalgaları ise; rahatlayınca, heyecan yatı ş tı ğ ında devreye girer. Alfa dalgalarının beta dalgalarına kıyasla genli ğ i daha yüksek, frekansı daha dü ş ük. Beta dalgaları saniyede 15 ila 40 Hz yaparken, alfa dalgaları saniyede 9 ila 14 Hz arasında devir yapıyor. Elinizdeki i ş bitince, bir toplantıdan dı ş arıya çıkıp hava aldı ğ ınızda alfa dalgaları gene faaliyete geçiyor. Yatakta kitap okurken de yayılan dalgalar gene betaya dönüverir. Uykumuz gelince önce dü ş ük frekanslı beta, kitabı okumayı bırakıp yanı ba ş ınıza koyunca alfa, uykuya geçmeye ba ş layınca teta, uyku derinle ş ince de deta devreye giriyor.

14 Fizyolojik değişiklikler Otonom Sinir Sistemi etkisinde gerçekle ş ir. Özerk Sinir Sistemi’de denir. İ stemsiz yaptı ğ ımız hareketleri gerçekle ş tirir. İ kiye ayrılır: Parasempatik sinir sistemi ve sempatik sinir sistemi.Parasempatik sinir sistemisempatik sinir sistemi Otonom sinir sistemine biyolojik ya ş amla yakınlı ğ ından dolayı Vejetatif (bitkisel) sinir sistemi denir. Vejetatif (bitkisel) sinir sistemi Organlarla ilgili olmasından Visseral sinir sistemi denir.Visseral sinir sistemi Düz kasların, kalp kasının ve salgı bezlerinin çalı ş masını düzenler. Bu düzenleme artma/hızlanma ya da azalma/yava ş lama/baskılama ş eklinde gerçekle ş tirilir.

15

16 Sempatik Sinir Sistemi(SSS) Sinir sisteminin duygularla hareket eden bölümüdür. Korku, sevinç, heyecan gibi durumlarda sempatik sinir sistemi aktive olur, kan basıncı artar, kalp hızlanır ve sindirim yava ş lar.duygularla SEMPAT İ K TEPK İ LER: genellikle bedensel ya da duygusal baskılarda (stres) ortaya çıkar SAVA Ş ya da KAÇ tepkisi olu ş ur Gözbebekleri geni ş ler/büyür Kalp hızlı atar, kalp kası güçlü pompalar ve kan basıncı artar Dola ş ımdaki kan önemli organlara çekilir, iskelet kaslarına ve kalp kaslarına daha fazla kan verilir Deri terler Soluk yolları geni ş ler ve solunum hızlanır Kandaki ş eker seviyesi artar Sindirim sistemindeki ve idrar yollarındaki sfinkterler kapanır.

17 Hedef organSempatik sistemParasempatik sistem Gözler Genişler Konstrüksiyon AkciğerDilate bronşlarBronşlarda konstrüksiyon KalpKalp hızı ve kasılma gücü artarKalp hızı ve kasılma gücü azalır Tükürük bezleriTükürük üretimi azaltılmıştırTükürük üretimi artar Mesane Mesane duvar rahat sfinkter kapalı Mesane duvarında sfinkterler açılır

18 PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ(PSS): Genelde sempatik sinir sisteminin dengeleme görevi vardır.dengeleme Uyarıları duyu nöronları ile merkezi sinir sistemine getirir ve olu ş an tepkileri motor nöronlarla effektör organlara götürür. PARASEMPAT İ K TEPK İ LER: genellikle sempatik tepkilerin sonucunda ortaya çıkar D İ NLEN ve S İ ND İ R tepkisi olu ş ur Vücudun kendine gelmesini, dinlenme anında enerji dengesinin düzeltilmesini sa ğ lar Sempatik uyarıların eski haline dönmesini sa ğ lar Kalbin yava ş lamasını, soluk yolunun ve gözbebeklerinin eski haline dönmesini sa ğ lar Tükürük ve barsak salgıları ile barsak hareketlerini artırır E ğ er ki ş inin korkusundan kaçmak ya da korkusunu yenmek için çıkı ş kapısı yoksa: parasempatik etkiler artar; idrar ve dı ş kı üzerindeki kontrolü kaybolur

19 Psikosomatik hastalıklar Organizma stresle ba ş a çıkamadı ğ ında strese kar ş ı ma ğ lup olmu ş olur. Bu da psikosomatik hastalıklara yol açar. Alerji, ülser, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, nefrit, ş eker hastalı ğ ı, kanser, egzama ve sedef gibi deri hastalıkları, sinirsel ve zihinsel hastalıklar. Ruhsal gerginli ğ in sonucu olarak vücudun fiziksel anlamda direnci kırılır, beden güçten dü ş er. Ba ğ ı ş ıklık sistemi çöker ve birbiri arkasına hastalıklara yakalanılır veya mevcut bir hastalı ğ ın iyile ş mesi gecikir.

20 Hastalıkların yanı sıra hüzün ve karamsarlık sonucu ruhen ya ş anan huzursuzluklar, gerilimler, üzüntüler do ğ al olarak insanın dı ş görünümüne de yansır. Saç dökülmesi, a ğ arması, matla ş ması, cildin neminin çekilerek kuruması, kalınla ş ması, esnekli ğ ini kaybederek kırı ş ması, çatlaması, bunun sonucunda dı ş arıdan her türlü enfeksiyona açık hale gelmesi, hücrelerin yenilenmesi gecikti ğ i için cilt bozukluklarının kalıcı bir görünüm alması, rengin solukla ş arak yüzün sararması, gözlerin matla ş ması gibi daha pek çok olumsuz de ğ i ş iklik de beraberinde ya ş anır.

21 Bu tarz ki ş ilerde erken ya ş ta çökme görülür. Vücutları senelerce, günün her anında süren bu gerilimi, duygusal fırtınaları, ruhi dalgalanmaları kaldıramaz. Bunun sonucu olarak ş iddetli ya ş lılık alametleri ve kalıcı fiziksel tahribatlar olu ş ur.

22 Nitekim ne ş eli, rahat ve huzurlu olan kimselerin gerilimli, stresli, bunalımlı, a ğ lamaya yatkın ki ş ilere göre daha uzun ya ş adıkları, daha sa ğ lıklı oldukları da pek çok bilimsel ara ş tırmayla do ğ rulanmı ş bir gerçektir.

23 Haz, Korku, Kaygı, Öfke Duygu Türlerini Ayırt Edebilmek 19. yüzyılın sonlarına dek geçerlili ğ ini koruyan geleneksel görü ş e göre duygunun olu ş abilmesi ve ifade edilebilmesi için önce önemli bir olay gerçekle ş melidir (Örne ğ in evde yangın çıkması gibi). Bu olay serebral kortekste bilinçli bir emosyonel deneyim olan korkuyu yaratacak, bu da kalp, kan damarları, adrenal bezler ve ter bezleri gibi periferik organlarda de ğ i ş ikliklere neden olacaktır.

24 Geleneksel görü ş e göre; bilinçli bir emosyonel olay vücutta refleks otonomik yanıtlara neden olmaktadır.

25 James- Lange teorisi: 1884 yılında Amerikalı psikolog William James duygusal değişikliklerin bilişsel aktivite ile başladığını ö ne s ü ren geleneksel g ö r ü şe karşı ç ıkarak “ Emosyon nedir ? ” isimli makalesinde kendi g ö r ü ş ü n ü dile getirmiştir. James, emosyona ait bilişsel deneyimin, fizyolojik deneyime sekonder ortaya ç ıktığını iddia etmiştir.

26 James ’ e g ö re tehlikeli bir durum karşısında Örneğin ; yolumuza bir ayının ç ıktığını varsayalım bu durumda bizde bilin ç li duygu deneyimine yol a ç an şey ayının yaratmış olduğu korku değildir. Ayıdan ka ç maya başlayana dek korkuyu hissetmeyiz. İ ç g ü d ü sel olarak ka ç maya başlarız, bu sırada kalp ve solunum hızında artış gibi değişiklikler oluşur.

27 William James ve Carl Lange tarafından birbirinden ba ğ ımsız olarak ortaya atılan bu teori : “Duygu ya ş antılarının, ki ş inin çevredeki uyarıcılara yönelik kendi bedensel tepkilerini algılamasından kaynaklandı ğ ını ifade eder” Nazım'ın 'tav ş an korktu ğ u için kaçmaz; kaçtı ğ ı için korkar' dizesiyle özetlenebilir.

28 James ve Danimarka’ lı psikolog Carl Lange nin hipotezine göre duygu durumu (yani bilinçli duygu deneyimi) korteksin fizyolojik durumumuzdaki de ğ i ş iklikleri algılamasından sonra olu ş maktaydı. Bir yangın sırasında korkuya kapılırız çünkü korteksimiz kalp atı ş ımızı, dizlerimizin titremesini ve avuçlarımızın terlemesi ile ilgili sinyalleri alır. James “a ğ ladı ğ ımız için üzülürüz, vurdu ğ umuz için kızarız, ürperdi ğ imiz için korkarız” demi ş tir.

29 Cannon- Bard teorisi Cannon ve Bard duyguların temelinde merkezi sinir sisteminin önemli rolünün oldu ğ unu göstermi ş tir. Bu kuram duyguların talamusun uyarılmasıyla ortaya çıktı ğ ını, anlatımının ise hipotalamik yapıların i ş levleriyle ilgili oldu ğ unu öne sürer. Bir uyaran hipotalamusu uyardı ğ ında aynı anda iki i ş lev ortaya çıkar. Hipotalamus fizyolojik de ğ i ş iklikleri ortaya çıkarır ve sinir sistemini uyarır. Kortekse sinirsel akım göndererek duyguların farkına varmamızı sa ğ lar.

30 Schachter teorisi Stanley Schachter ve sonrasında Antonio Damassio, James ve Lange’ in teorisini biraz yumu ş atmı ş lar ve duyguların, çevreden gelen belirsiz sinyallerin bili ş sel dönü ş ümleri oldu ğ unu ileri sürmü ş lerdir. 1960’ larda Schachter, duyguların kortekste in ş aa edildi ğ ini vurgulamı ş tır. James ve Lange’ in teorisinden farklı olarak, korteks periferden gelen uyarıları spesifik duygulara dönü ş türmekteydi. Yani korteks, ki ş inin beklentileri ve sosyal durumu ile uyumlu olarak, çevreden gelen uyarılara kar ş ı bili ş sel yanıtlar yaratmaktadır.

31

32 Duyguların Gelişimi Duyguların geli ş mesi insanın ruhsal geli ş mesiyle ko ş utluk gösterir. Yenido ğ anda ve çocuklu ğ un ilk yıllarında haz ilkesi egemendir. Yenido ğ anda temel gereksinmeler doyurulursa bir ho ş nutluk duygusu ya ş anır. Gereksinmelerin doyumu engellenirse bir ho ş nutsuzluk duygusu ya ş anır ve korku,öfke duyguları duyulur. Yenido ğ anda duygusal tepkiler ayrı ş mamı ş tır ve tepkiler tüm bedenle verilir. Bunlar davranı ş a emme-yutma ve tükürme biçiminde yansır.

33 Ruhsal ve fiziksel geli ş meyle birlikte duygular giderek özgülle ş meye ba ş lar; ho ş nutluk gülme ve el çırpmaya, ho ş nutsuzluk öfkeli sesler çıkarmayla ve yüz buru ş turmayla anlatılabilir. Ho ş a giden nesneler ele alınırken, ho ş a gitmeyenler elle itilir. İ lerleyen ya ş larda duyguların anlatımına jest,mimik,gözler,el-ba ş hareketleri de katılır. Duyguların geli ş mesinde ve anlatımında ki ş ilik yapısı, yeti ş tirilme biçimi,kültür ve toplum önemlidir.

34 Duyguların İncelenmesi 1.Öznel ya ş antı düzeyi: Bir insanın bir duyguyu ya ş aması salt ona özgüdür ve onun iç dünyasıyla ilgilidir. Bir insanın ya ş adı ğ ı duyguları ba ş kalarının tam olarak hissetmesi ve do ğ rudan bilmesi olanaksızdır. 2.Duygusal ya ş antı düzeyi: Duygusal ya ş antılara bazı davranı ş lar e ş lik eder. Bir kimsenin duygularını ancak onlara e ş lik eden davranı ş ları aracılı ğ ıyla ve dolaylı olarak anlayabiliriz. Ki ş inin yüz ifadesi,ses tonu,beden hareketleri…..bize duyguların niteli ğ i hakkında ipuçları verir. 3. Fizyolojik olaylar düzeyi: Duygusal ya ş antılar sırasında çe ş itli fizyolojik olaylar ve de ğ i ş iklikler olur. Duygusal ya ş antının niteli ğ ine göre kalp atı ş ı ve soluk alma hızında,tükrük salgısında,yüzün renginde ya da kasların kasılmasında de ğ i ş iklikler olur. Normal ko ş ullarda bu 3 düzey birbirleriyle ko ş utluk içinde görülür.bir duygusal ya ş antı incelendi ğ inde bunların iç içe oldu ğ u görülür.

35 Psikolojide incelenebilen duygu çeşitleri Duygu, his dü ş ünce ve davranı ş larla ili ş kilendirilen, zihinsel ve psikolojik durumdur. Ki ş iye özgü sa ğ lık duyusunu belirleyen temel faktördür ve insanın günlük ya ş amında merkezi bir rol oynar.

36 Duygu Çeşitleri Acıma Aidiyet Aldırmazlık Anksiyete Annelik Arzu A ş a ğ ılama A ş k Azap Ba ş kasının zararına sevinme Beklenti Bıkkınlık Bo ş luk Böbürlenme Co ş kunluk Deh ş et Depresyon Dikkat Dinginlik Duyarsızlık Dü ş manlık Empati Endi ş e Fanatiklik Ferahlama Gıpta Gurur Gücenme Halinden memnunluk Hayal kırıklı ğ ı Hayret Heves Hı ş ım Histeri Ho ş nutluk Ho ş nutsuzluk Huzur Istırap İ çine do ğ ma İğ renme İ lgi duyma İ lham Kabullenme Kafa karı ş ıklı ğ ı Kafaya takma Kaygı Kendine acıma Kınama Kıskançlık Kızgınlık Korku Küçümseme Mahcubiyet Melankoli Merak Merhamet Minnet Mutluluk Nezaket Nefret Özlem Panik Pi ş manlık Rahatlık Rahatsızlık Sabır Sahiplenme Sempati Sevinç Sıkıntı Suçluluk Sükûnet Sürpriz Ş a ş kınlık Ş ehvet Ş efkat Ş üphe Tövbe Umut Umutsuzluk Utanç Utangaçlık Ü ş üme Üzüntü Vicdan azabı Yalnızlık

37 Haz Olumlu duygular “Haz” altında incelenir. Haz, bir dürtü veya güdüyle ilgili hedefe ula ş ıldı ğ ında veya onun doyumu sa ğ landı ğ ında duyulan histir.

38 Korku Olumsuz duyguların ba ş ında ise korku ve kaygı gelir.

39 Korkular deneyimler sonucu elde edilir Travmatik ya ş antı: Köpek ısırması Klasik ko ş ullanma: Beyaz tav ş an Genelleme: Beyaz tav ş an Taklit: Örümcekten korkma Ya ş antılar: Karanlık

40 Kaygı Korkuların bir nesnesi vardır. Neden korkuldu ğ u bellidir. Kaygı ise bir huzursuzluk hissi, nedeni bilinmeyen bir korkudur. Kaygılı ki ş i ne oldu ğ unu bilmedi ğ i bir tehlike, felaket ve talihsizli ğ in beklentisi içerindedir. Kaygıda da Sempatik sistem faaliyettedir.

41 Kaygı Nasıl Oluşur? Bebeklik ve çocuklukta olan olaylar kolay hatırlanmaz. İ nsan zihni istenmeyen, tehdit edici durum ve olayları bilinç altına iter. Bu durum ve olaylarla kar ş ıla ş ıldı ğ ında birey, nedenini bilmedi ğ i bir huzursuzluk, bir kaygı duyar. Kaygı zihinde genelleme ile kendili ğ inden olu ş ur. Örn: beyaz sakallı ki ş iler. Kaygılar fobiye kolaylıkla dönü ş ebilir.

42

43 Öfke Engelleme, ba ş kaları tarafından zarara u ğ ratılma veya u ğ ratıldı ğ ını zannetme, haksızlı ğ a u ğ rama öfkeye yol açar. Bebekte elinden biberonun alınması, gençte güdülerin engellenmesi,

44 Öfke Bedene Girdi ğ inde Gözlerimiz Bedenden Çıktı ğ ında Yüzümüz Kızarır. MEVLANA

45 Öfke Nasıl Oluşur? Davranı ş ın önüne fiziksel veya sözel engel koymak. Örn: Sinema ya gitmek isteyen kıza izin vermemek. Bir ki ş iye duyulan öfkenin genellenmesi. Örn: Babası tarafından engellenen kızın erkeklere öfke duyması. Model alınan ki ş ileri taklit etmek. Örn: Akran grubu

46 DUYGULARIN DAVRANIŞA ETKİSİ

47 Saldırganlık ve Sebepleri Saldırganlık duyguların yol açtı ğ ı bir davranı ş tır. Engellenme: Amaca yönelik davranı ş larının önlenmesi veya yava ş latılması. Fiziksel veya sözel olabilir. Öfke: Engellenme veya engellenme korkusu öfkeye neden olabilir. Güdüleyici durum: Güdüleyici bir durum gibi i ş lev görür ve engellenmeyi yaratan ki ş i veya nesneye zarar verme güdüsü yaratır. Doyuma ula ş ıncaya kadar devam eder. İ çten içe sürerse dü ş manlık denir.

48 Saldırganlık Sebepleri Taklit: Akran grubu, çekirdek ailede anne veya baba rol model olarak kabul edilerek taklit edilir. Yüksek testosteron: Saldırganlı ğ a yol açmaktadır (daha çok ö ğ renilmi ş bir tepkidir). Saldırganlı ğ ın peki ş tirilmesi: Akranları ve aile üyeleri tarafından peki ş tirilen saldırgan davranı ş lar olumlu bir peki ş tireç i ş levi görür ve bu davranı ş lar sürdürülür.

49 Saldırganlık Sebepleri Çatı ş ma: Birbiriyle uyu ş mayan hedeflerin, bunlarla ilgili gereksinimlerin aynı anda bulunması. Üç türdür. 1. Yakla ş ma- kaçınma: Amaç aynı zamanda hem olumlu hem olumsuzdur. Örn: Yeni bir i ş te kendini göstermek için bir ş eyler yapmak (olumlu) ba ş arılı olmak ister, Ancak i ş çok zor ve karma ş ıktır, ba ş arısız olma olasılı ğ ı fazladır(olumsuz) bu nedenle yeni atılımlar yapmayı göze alamaz.

50 Saldırganlık Sebepleri 2. Yakla ş ma- yakla ş ma: İ kisi de çekici iki amaç varlı ğ ı. Örn:Hafta sonu hem ailenizle pikni ğ e gitmek istiyorsunuz hem de arkada ş larınızla sinemaya 3. Kaçınma- kaçınma: İ kisi de olumsuz iki amaç vardır. İ kisi arasında bocalar öfkelenir. Örn: Ailesinin istedi ğ i bölümde okuyacak ya da sevmedi ğ i i ş te çalı ş acak olması.

51 Duygu Kontrolü Duygu insan ve di ğ er canlılarla ortak olarak payla ş ılan bir özelliktir. İ nsanların di ğ er canlı türlerinden ayrılan özelli ğ i ise duygularını kontrol edebilmesidir. İ nsan duygularını zihinsel süreçleri ile kontrol altına alabilir.

52 Duyguların Sözel ve Sözel Olmayan İfadesi Sözel İ fade: Yaygın olarak kullanılan dildir. Ancak sözel ifadeler gerçek duyguları yansıtmayabilir. Ses: Çı ğ lık; korku veya hayreti, İ nleme; acı ve mutsuzlu ğ u, İ ç çekme; üzüntüyü, Gülme; keyifli olmayı, Sesin titremesi; kederin, Ş iddeti; Öfkenin göstergesidir.

53 Duyguların Sözel ve Sözel Olmayan İfadesi Mimik ve jestler: Mimik yüzle yapılan, Jest ise bedenle yapılan hareketlerdir.Ki ş inin duygusu konusundaki bilgiyi özellikler göz ve çevresi ile a ğ ız hareketleri verir.Bazıları tüm kültürlerde aynı oldu ğ undan do ğ u ş tan donanımın bir parçası oldu ğ u dü ş ünülür. Ancak bazı mimik ve jestler kültüre özgü olmaktadır.

54


"Www.smlogretmenleri.com DUYGULAR. DUYGU İ nsanın mutlu, kederli, öfkeli, co ş kulu ya da korku içinde olmasını anlatan bir sözcüktür. Herhangi bir duygu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları