Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK VE OTİZM: TANI KOYMA VE DEĞERLENDİRME DOÇ DR. MÜGE YıLMAZ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK VE OTİZM: TANI KOYMA VE DEĞERLENDİRME DOÇ DR. MÜGE YıLMAZ"— Sunum transkripti:

1 YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK VE OTİZM: TANI KOYMA VE DEĞERLENDİRME DOÇ DR. MÜGE YıLMAZ

2 YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK (PDD) İlk kez 1980 yılında, bir grup bozukluğu tanımlamak için kullanılmıştır. YGB; tek bir bozukluk değil, birden fazla bozukluğu içeren kategorinin genel adıdır. YGB: ASD(Autism Spectrum Disorders) otizm spektrum bozukluğu Bu bozukluklarda gözlenen belirtilerin etkileri bireyin yaşamında 3 temel alana yayılmıştır, bu nedenle tanımda “yaygın” sözcüğü kullanılmaktadır.

3 YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK:ORTAK ÖZELLİKLER Sosyal etkileşimde bozulma Dil gelişimi ve iletişimde bozulma Sınırlı ilgi alanı ve davranışların olması

4 YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR HANGİ BOZUKLUKLARI KAPSAR? Otism Asperger Sendromu Çocukluk Disintegratif Bozukluk Rett Sendromu Yaygın Gelişimsel Bozukluk- Hiçbir Sınıflamaya Girmeyen

5 OTİZM NEDİR? Bireyin sosyal iletişimini, dil gelişimini ve dış dünyayı algılamasını etkileyen nöro-gelişimsel bir bozukluktur. Otizmin belirtileri, 3 yaşından önce gözlenmeye başlar.

6 3 TEMEL ALAN Otizm; 3 temel alanda bireyin yaşamını etkiler: 1. Sosyal Etkileşim 2. İletişim (Dil Gelişimi) 3. Sınırlı İlgi Otizm tanısı alan çocuklar; her 3 alanda, değişik derecelerde sorun yaşarlar.

7 1.SOSYAL ETKİLEŞİM Etrafındaki kişilerin farkında olmama Sözel olmayan davranışlarda bozulma Akranları ile gelişimine uygun ilişkiler kuramama ve sürdürememe Sevinç, ilgi ve başarılarını diğer insanlarla paylaşamama Tek başına kalmayı tercih etme

8 SOSYAL ETKİLEŞİM (devam) Basit sosyal oyunlara etkin biçimde katılamama Sosyal kuralları anlamada zorluk Başkalarının gereksinimlerinin ve sıkıntılarının farkında olmama

9 2. DİL GELİŞİMİ VE İLETİŞİM Konuşmada gecikme veya konuşmanın hiç olmaması Basit şaka, mecaz ifade, soru ve emirleri anlayamama Sözel iletişimi başlatma ve sürdürmede zorluklar Şahıs zamirlerini karıştırma (ben ve sen)

10 DİL GELİŞİMİ VE İLETİŞİM (devam) Ekolalik konuşma Tekrarlayıcı ve basmakalıp konuşma Konuşmanın hızı, tonlaması ve ritminde bozukluk Amaçsız konuşma, dili işlevsel olarak kullanmama

11 DİL GELİŞİMİ VE İLETİŞİMDE TEMEL BECERİLER Sözel olmayan iletişim becerileri Taklit becerileri Normal gelişimde, bebekliğin ilk 2 yılında bu beceriler doğal olarak gelişir. Ancak otizmi olan çocuklarda her iki alanda da sorunlar yaşanır.

12 SÖZEL OLMAYAN İLETİŞİM - Karşılıklı etkileşim becerileri: Başka bir kişi ile sosyal etkileşimi başlatmak ve sürdürmek için kullanılan davranışlardır.(örn:ce-e oyununda sıra alma) - Ortak dikkat becerileri: Bir başkası ile birlikte dikkat ve ilgiyi ortak bir nesne veya aktiviteye yöneltme davranışıdır. (örn: ilgilendiği bir objeyi parmağı ile işaret ederek annenin dikkatini çekmeye çalışma) -

13 TAKLİT BECERİLERİ Sosyal öğrenme yoluyla kazanılan taklite dayalı beceriler: bay bay yapma, öpücük gönderme, el çırpma, ce-e oyunu vb. Evcilik gibi daha karmaşık ve taklit yoluyla kazanılan sembolik oyun becerileri Normal gelişim gösteren çocuklar bu becerileri çok erken yaşlarda kendiliğinden kazanmaya başlarlar.Otizmi olan çocuklar bu alanda önemli zorluklar yaşarlar.

14 3. SINIRLI VE YİNELEYİCİ DAVRANIŞ VE İLGİLER Değişikliğe aşırı tepki Aynılığın korunması için aşırı ısrar Bazı eşyaların parçaları ile aşırı uğraşma Çoğu zaman tek veya sınırlı bir ilgiye sahip olma Sallanma, dönme, el çırpma gibi tekrarlayıcı beden hareketleri

15 SINIRLI VE YİNELEYİCİ DAVRANIŞ VE İLGİLER (devam) Belirli nesneleri ısrarlı bir biçimde aynı şekilde kullanma Hayal gücünün olmaması Hayal gücü gerektiren oyunlar oynayamama Dönen objelere ve bazı nesnelere aşırı bağlanma Olağandışı beden duruşu (parmak ucunda yürüme gibi)

16 OTİZM/YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK TANISI NASIL KONUR? Aile görüşmesi ve gözlem (oyun,karşılıklı etkileşim, iletişim, akademik, ince-kaba motor becerilerin gözlendiği en az 2 değerlendirme görüşmesi) Gelişimsel değerlendirme (Gelişim Değerlendirme Ölçeklerinin uygulanması ve çocuğun gelişiminin akranları ile karşılaştırılarak değerlendirilmesi) DSM-IV (Diagnostic Statistical Manual) Diğer tanı koyma ölçekleri (CARS,ADI,ADOS) İşitme testi,nörolojik değerlendirme

17 TANI KONDUKTAN SONRAKİ AŞAMA Ailenin bilgilendirilmesi Aileye psikolojik destek Çocuğun ve ailenin ihtiyaçlarının belirlenmesi Çocuğun ihtiyaçlarına göre eğitim programının belirlenmesi ve aile ile paylaşılması Aile eğitimi; “Aile Eğitim Semineri”

18 OTİZM TANISI EN ERKEN HANGİ YAŞTA KONABİLİR? Ortalama tanı koyma yaşı 36 aydır.Ancak otizm belirtileri 18 aydan önce ortaya çıkar. Bazı çocuklar ay arası normal gelişim gösterirler, daha sonra gerilemeye başlarlar. Otizm tanısı 18. ay ve daha önce konulabilir.Otizmin fiziksel bulguları olmadığı için, tanı koyma ve değerlendirme gözlem ve ölçeklerin verdikleri bilgilere dayalıdır. Erken tanı için erken ipuçlarını bilmek ve gözlemlemek çok önemlidir.

19 ERKEN İPUÇLARI Ortak Dikkat: Sağlıklı bebeklerde 9. aydan itibaren gelişmeye başlar. “Mış gibi oyun”:1 yaşından itibaren gözlenir. CHAT (Checklist for Autism in Toddlers)18 aylık bebeklerde “ortak dikkat “ ve “mış gibi oyun” becerilerinin gelişimini değerlendiren bir otizm tarama ölçeğidir.

20 DİĞER ÖNEMLİ İPUÇLARI Konuşmanın gelişmemesi Adı ile seslenildiğinde bakmama Uygun zamanlarda göz kontağı kurmama Oyuncak dışındaki eşyalarla ve aktivitelerle takıntılı uğraş,oyuncakla ilgilenmeme Baş baş yapma gibi taklit ile öğrenilen sosyal davranışları göstermeme

21 YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUKLAR Otizm dışındaki bozukluklar: Asperger Sendromu Çocukluk Disintegratif Bozukluk Rett Sendromu Yaygın Gelişimsel Bozukluk- Hiçbir Sınıflamaya Girmeyen

22 ASPERGER SENDROMU İlk kez Asperger tarafından 1944 yılında tanımlanmıştır. Otizm ile ortak özellikleri vardır: - İletişim kurmada zorluk - Sosyal etkileşimde zorluk - Hayali ve yaratıcı oyunun olmaması Otizmden farkı; dil gelişiminin normal düzeyde olmasıdır.

23 ÇOCUKLUK DİSİNTEGRATİF BOZUKLUK Aynı zamanda Heller hastalığı olarak da bilinir. Otizmden daha az rastlanan bir bozukluktur. Otizmden en önemli farkı; dil,sosyal etkileşim ve diğer alanlarda normal geçen en az 2-3 yıllık bir sürenin olmasıdır.

24 ÇOCUKLUK DİSİNTEGRATİF BOZUKLUK (devam) 10 yaşına gelmeden aşağıdaki alanlarda gerilemeler görülür: - Dil gelişimi, sosyal etkileşim - Sosyal beceri ve uyum becerileri - Çiş ve kaka kontrolü - Oyun - Motor beceriler

25 RETT SENDROMU Kız çocuklarında görülür. En az 5 ay normal gelişim. Ardından aylar arasında baş büyümesinde gerilik Daha önce kazanılmış el becerilerinde bozulma El oğuşturma, el yıkama gibi istemsiz hareketler Sosyal etkileşim ve dil alanlarında ağır bozulmalar Rett Sendromunun MECP 2 geninin sebep olduğu bulunmuştur.

26 YGB-HİÇBİR SINIFLAMAYA GİRMEYEN Bozuklukları tanımlayan kriterlerden hiçbirine uymayan çocuklar Sosyal etkileşim alanında belirgin gerilik gösterirler. Dil gelişiminde (sözel ve sözel olmayan dil) gerilik gözlenir. Bazı uzmanlar “atipik otizm” veya “yüksek fonksiyonlu otizm” sözcüklerini ile eşanlamlı kullanırlar.

27 KIZ / ERKEK ORANI Erkek çocuklarında kız çocuklarından 3-4 kat daha fazla görülür. Kız çocuklarında bozukluğun belirtilerinin daha ağır olduğunu bildiren araştırmalar vardır. Diğer gelişimsel gerilikler (motor-mental retardasyon), öğrenme bozukluğu, hiperaktivite, konuşma gecikmesi ve konuşma ile ilgili sorunlar erkeklerde daha yaygındır.

28 OTİZM İLE BİRLİKTE GÖRÜLEN DİĞER DURUMLAR Mental Retardasyon % 75 Epilepsi %25-50 (Özellikle complex-partial type) Hiperaktivite Öğrenme Bozukluğu (Çoğunda görülür) Psikiyatrik bozukluklar Davranış bozuklukları Fragile X sendromu

29 ETİOLOJİ Kesin neden bilinmemektedir. Daha önceki inanışların tersine, otizmin ortaya çıkmasında psikolojik nedenlerin ya da anne-baba tutumlarının rol oynamadığı araştırmalarla kanıtlanmıştır.

30 ETİOLOJİ Genetik Nedenler: 1.Birden fazla genin etkisi 2.Kardeşlerde görülme riski%2-5 3.İkiz çalışmaları: MZ ikizler: %90’a kadar ulaşan sonuçlar. 4.Otizmin etiolojisinde genetik faktörlerin, şizofreni ve duygulanım bozuklukları ile karşılaştırıldığında daha etkin olduğu düşünülmektedir.

31 ETİOLOJİ Yapısal Nedenler: Araştırma sonuçları: medial-temporal lobe,cerebral cortex bölgelerinde farklılıklar bazı çalışmalarda bulunmuş ancak sonuçlar tutarlı değil. Anormal beyin gelişimi: 2002 yılında Jn of American Academy of Neurology ‘de yayınlanan bir makalede beyin gelişimini karşılaştırmak amacı ile MRI kullanılmış ve otizmi olan çocukların beyin gelişimlerinin kontrol grubundan farklı olduğu bildirilmiştir. Beyin bağışıklık sisteminin aktivasyonu ile ilgili çalışmalar bildirilmiştir. Sonuçlar tutarlı değildir.

32 ETİOLOJİ Gebelik ve Doğum Komplikasyonları Bulgular tutarlı değil. Otistik çocuklarda genel olarak doğum komplikasyonları yüksek bulunmuştur. Hangi tür komplikasyonların etkili olduğu henüz bilinmemektedir.

33 NÖROKİMYASAL ÇALIŞMALAR Otistik bireylerin kan değerlerindeki serotonin düzeyi %30 yüksek bulunmuştur. Bazı akrabalarda benzer değerler gözlenmiştir. Diğer nörotransmiter sistemlerinde herhangi bir farklılık yoktur. Serotonin düzeyinin yüksek olması otizme spesifik bir bulgu değildir.

34 AYIRICI TANI MENTAL RETARDASYON Gelişimde gerilik Her alanda yetersizlik OTİZM Gelişimde gerilik+sapma Belirgin alanlarda yetersizlik

35 AYIRICI TANI Diğer Bozukluklar Semantik-pragmatik dil bozukluğu gibi dil bozuklukları ADHD Landau-Kleffner Sendromu : (Aqcuired Aphasia with Epilepsy) dil gelişiminde sorunlar yaşanır ve epileptik nöbetler görülür. İşitme Engeli Uyaran yoksunluğuna bağlı otistik belirtiler: “Kral TV” sendromu Obsessif-kompulsif bozukluk

36 PROGNOZ Zeka düzeyi Ek belirtilerin(epileptik nöbetler gibi) olmaması Konuşma gelişimi İlgi alanı ve takıntılar

37 OTİZMİN TEDAVİSİ Otizm yaşam boyu süren bir bozukluktur. Kesin tedavisi henüz bulunmamıştır. Ancak erken tanı konması ve erken tedaviye başlanması, bireyin olumlu yönde gelişmesini, topluma uyum sağlamasını kolaylaştırır. OTİZMİN TEDAVİSİ: ERKEN VE YOĞUN EĞİTİM

38 EĞİTİMDE TEMEL İLKELER Ailenin de eğitime katılması Bireyselleştirilmiş olması Otistik çocuklara özgü bir program olması Sistematik, planlı, yapılandırılmış bir eğitim olması Yoğun ve sürekli olması Çocuğun gelişim düzeyine uygun olması Akranları ile bir arada olduğu bir sürecin olması

39 EĞİTİMDE TEMEL İLKELER (devam) Baştan belirlenen net hedeflerin olması Sonuçların değerlendirilebilir olması Belirli aralıklarla hedeflerin gözden geçirilmesi ve gereksinimlere göre uyarlanabilir olması

40 NEDEN ANNE-BABA EĞİTİMİ? Öğrenmenin gerçekleştiği en önemli ortam ev ortamıdır. Çocuğun genelleme yapabilmesi açısından aile eğitimi önemlidir. Çocuğu en yakından tanıyan, özelliklerini en iyi bilen ailedir. Çocuğun gelişimini ve gereksinimlerini aile daha yakından takip eder. Yoğun özel eğitim; pahalı, zor, zaman isteyen bir süreçtir.

41 EĞİTİMİN AMACI Öğrenmeye hazırlık becerilerini kazandırmak Temel beceriler geliştirmelerine yardımcı olmak Davranış problemlerini azaltmak Konuşma gelişimine katkıda bulunmak Günlük yaşama uyumu kolaylaştırmak Bağımsız yaşam becerilerini geliştirmelerini desteklemek Çocuk ve ailenin yaşam kalitesini arttırmak

42 EĞİTİM SÜRECİ İlk basamak; öğrenmeye hazırlık becerilerini kazandırmaktır (dinleme ve göz teması kurma, oturma, emirlere/komutlara uyma). Daha sonra yeni temel becerilerin kazandırılması hedeflenir (oyun, iletişim, dil gelişimi, öz-bakım becerileri). Son aşama olumsuz davranışı ortadan kaldırma aşamasıdır.

43 ÖĞRENME DAVRANIŞI OTİSTİK ÇOCUKLAR: Yeni beceriler öğrenmeye dirençlidirler, Kendilerinden ne istendiğini anlamazlar, Taklit yolu ile öğrenemezler, Ses tonu, beden dili, jest ve mimik yolu ile öğrenemezler, Başkalarını memnun etmeye ilgisizdirler. DİĞER ÇOCUKLAR: Yeni beceriler öğrenmeye heveslidirler, Kendilerinden istenileni anlayabilirler, Öğrenmede taklit yolunu kullanabilirler, Ses tonu, beden dili, jest ve mimik yolu ile öğrenirler, Başkalarını memnun etmeye heveslidirler.

44 TEDAVİDE TEMEL YAKLAŞIMLAR Özel Eğitim Konuşma terapisi Uğraş terapisi Duyu Bütünlemesi yaklaşımı

45 TEMEL BECERİLER KAZANDIRMA: DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME TEKNİKLERİ Son yıllarda yapılan araştırmalara göre; otistik çocukların eğitiminde en etkili yöntem: davranış terapisi / davranış değiştirme teknikleri / davranışçı yaklaşımdır Ivar Lovaas bu tekniğin otistik çocukların eğitiminde kullanılmasında öncülük etmiştir.

46 DAVRANIŞÇI YAKLAŞIM Davranışçı yaklaşım; bir davranışın öğrenilmesinde geçerli olan ilkeleri, aynı davranışın değiştirilmesinde kullanır. Olumlu davranışların artmasını hedefler. Olumlu davranışın sıklığı, davranışı ödüllendirilerek arttırılır. Pekiştireç çeşitleri ve pekiştirme tarifeleri, yardım teknikleri ve çeşitleri, beceri analizi, problem davranışlar için işlevsel davranış analizi gibi teknikler sıkça kullanılır.

47 ZAMAN Uygun zaman seçimi: Hem eğitimi verecek kişinin hem de çocuğun yorgun olmadığı, rahat olduğu zamanlar seçilir. Çocuğun çalışma sürecine uyum sağlamasını kolaylaştırmak amacı ile, çalışma süreleri önceden planlanır.. Çalışma süreleri gün içine yayılır. İlk başlarda günde 3-4 defa 2-5 dakikalık, daha sonra 4-5 defa 5-7 dakikalık sürelerde çalışma yapılır. Çalışma süreleri çocuk ve ailenin gereksinimlerine ve koşullara göre değiştirilebilir.

48 YER (ORTAM) Çalışmalarını hep aynı yerde yapılması önerilir. Böylece çocuk eğitim sürelerine daha kolay uyum gösterebilir. Çalışma mekanı dikkati dağıtacak objelerin olmadığı, sessiz bir yer olmalıdır. Materyallerin nasıl düzenlendiği önemlidir.. Çocuğun kontrolünün kolay olduğu bir yer olmalı, örn. Çocuğun sırtı duvara verilerek odanın köşesinde çalışma

49 TUTARLILIK Bu konu; otizmi olan çocukların genelleme yapabilme becerilerinde sorun olması nedeni ile çok önemlidir. Evdeki tüm bireylerin davranışları tutarlı olmalıdır. Eğitimi veren kişi kendi içinde tutarlı olmalı. Öğretilmek istenen beceri aynı biçimde öğretilmelidir.

50 NEDEN : DAVRANIŞ : SONUÇ Davranışı değiştirebilmek için o davranışın neden ortaya çıktığını bilmek gerekir. Neden: Davranışın ortaya çıkmasından hemen önceki olay. Davranış: Değiştirmeyi hedeflediğimiz davranış. Sonuç: Davranışın hemen ardından gelen olay.

51 HEDEF DAVRANIŞI BELİRLEME Çocuğa hangi davranışı öğreteceğimize karar verirken şunlara dikkat etmeliyiz: 1. Çocuğun gelişim düzeyi 2. Çocuğun ihtiyaçları 3. Bu davranışı öğrenebilmesi için bir başka beceriyi öğrenmesi gerekiyor mu? Örneğin, tuvalet eğitimi için önce oturma becerisini kazanmış olmalı.

52 Çocuğumun Becerileri Yardımsız Yapabildiği Beceriler Yardımla Yapabildiği Beceriler Henüz Yapamadığı Beceriler

53 KONUŞMA TERAPİSİ Özel Eğitim ile birlikte devam etmelidir. Çocuğun dil gelişimi ve iletişim kurma düzeyi ne olursa olsun, konuşma terapisi mutlaka tedavi programında yer almalıdır. Konuşma terapisinde aile ile birlikte çalışılır. Çocuğun dilin (sözel ve sözel olmayan dil) işlevini fark etmesi ;yani, ihtiyaçlarına ulaşmak için dili bir araç olarak kullanmasını sağlamak birinci adımdır.

54 KONUŞMA TERAPİSİ SÜRECİ Ne zaman başlamalı? Özel eğitim ile kazandırılan komut alma, komutlara uyma ve dikkatini yoğunlaştırma becerisinin gelişiminden sonra konuşma terapisine başlanır. Başlangıçta taklit becerisi üzerinde çalışılır. Burada amaç, çocuğun söyleneni anlaması değil, gördüğünü taklit edebilmesidir.

55 KONUŞMA TERAPİSİ SÜRECİ Ses çıkaran oyuncakları taklit etme Objelerle taklit Vücut hareketlerini taklit etme Yüz mimikleri, ağız ve çene hareketlerini taklit etme Ses taklitleri (sesli sesler, hayvan sesleri, taşıt sesleri vb.)

56 DUYU BÜTÜNLEMESİ YAKLAŞIMI Duyu Bütünlemesi Nedir? Çevreden gelen bilgiler bizlere duyular yoluyla gelir. Algılayabildiğimiz bazı uyaranlar; görüntü, ses, koku, tat, sıcaklık, basınç, acı, vücut pozisyonu, vücut parçalarımızın hareketleri ve alan içerisindeki hareketi içerir. Dünyayı bizim için anlamlı bir yer kılan ve çevremize uygun tepkileri vermemizi sağlayan duyusal uyaranların organize edilmesine duyu bütünlemesi denir.

57 DUYU BÜTÜNLEME BOZUKLUĞUNUN BELİRTİLERİ NELERDİR? Dokunmaya, harekete, görüntü ve sese aşırı hassasiyet Dokunmaya,harekete, görüntü ve sese duyarsızlık Kolaylıkla dikkatin dağılması Sosyal ve/veya duygusal sorunlar Aktivite seviyesinin normalden düşük ya da yüksek olması Fiziksel sakarlık veya belirgin dikkatsizlik Kendi kendini kontrol edememe Bir durumdan diğerine geçişte problem yaşama Kendi kendini sakinleştirmede yetersizlik Kendi hakkındaki farkındalığın az olması Konuşma, dil ve motor becerilerinde gerilik Akademik becerilerde gerilik

58 DUYU BÜTÜNLEMESİ BOZUKLUĞU KİMLERDE GÖRÜLÜR? Otistik çocuklar Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar Öğrenme güçlüğü olan çocuklar İşitme ve dil problemleri olan çocuklar Erken doğanlar Nörolojik yaralanmalar

59 DUYU BÜTÜNLEMESİ TERAPİSİ NASIL YAPILIR? Duyu Bütünlemesi terapisi çocuk merkezli bir terapi modelidir. Çocuğun duyusal algılarının daha iyi gelişmesini, hem kendi vücudu, hem de çevresi üzerinde daha çok kontrol sahibi olmasını amaçlar. Çocuğun kendi yaratıcılığını ortaya koyabilmesi için terapinin çocuk tarafından yönlendirilmesine ve aktiviteleri seçmesine izin verilir. Duyu bütünleme terapisinin asıl amacı belirlenmiş becerileri geliştirmek değil, merkezi sinir sisteminin fonksiyonlarının iyileştirilmesine yardımcı olmak amacı ile duyusal ve motor aktiviteleri sağlamaktır ( bu yolla dil, motor becerileri, dikkat ve davranış vs. gelişir)

60 KRAL TV SENDROMU Çocuğun sürekli klip yayınlayan kanalları izleyip etrafı ile ilişkisini tamamen kesmesi. Televizyon tehlikeeeeeeeeee Çocukta tekrarlayan hareketler: sürekli el ovuşturma, kafasını çevirme Garip alışkanlıklar: sürekli suyla oynama, çamaşır makinesini izleme, belirli konularda aşırı bilgi edinme (örneğin çok küçük yaştaki bir çocuğun araba markalarını ve logolarını ezberlemesi)

61 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT) S. Baron-Cohen, J. Allen ve C. Gillberg tarafından 1992 yılında geliştirilmiştir. 3 yaş öncesinde otizm tanısı alma riski olan çocukların belirlenmesi için kullanılır. Birinci basamak, “tarama” ölçeği olarak kullanılmaktadır.

62 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT) On sekiz aylığa kadar ilk basamakları gelişmiş olması beklenen “mış gibi oyun” ve “ortak dikkat geliştirme” becerilerini baz alarak oluşturulmuştur. On sekiz aylıktan itibaren çocuklara uygulanabilir. 5 dak. ile 15 dak. arasında tamamlanabilir.

63 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT) Psikologlar, çocuk psikiyatristleri, pediatristler, nörologlar, hekimler, gibi çocuk sağlığı alanında çalışan uzmanlar tarafından uygulanabilir. İngiltere, İspanya, Çin, Hollanda, Portekiz, Amerika Birleşik Devletleri gibi pek ülkede kullanılmaktadır.

64 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (CHAT) İki bölümden oluşur. İlk bölüm (Bölüm-A) Ebeveyne sorulan 9 soruyu kapsar. Ebeveynden “Evet-Hayır” şeklinde cevap alınır İkinci bölüm (Bölüm-B) Klinisyenin çocuğun davranışlarını gözlemlemesine dayanır. Gözlem sonucunda “Evet-Hayır” şeklinde işaretlenir.

65 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (EÇOTÖ) Ölçek Neyi Değerlendirir? Çocuğun “Otizm geliştirme riskinin” derecesi (14 maddeden 5’i ) Çocuğun “gelişimsel yaşı” (14 maddeden 9’u. Bu maddeler otizm geliştirme riskini belirlemede kullanılmazlar!)

66 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (EÇOTÖ) Kritik Maddeler (Otizm geliştirme riskini belirleyen maddeler) 1) A5 [“Mış gibi” oyun] 2) A7 [ortak dikkat] 3) Bii [Ortak dikkat] 4) Biii [“Mış gibi oyun”] 5) Biv [Ortak dikkat

67 ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ OTİZM TARAMA ÖLÇEĞİ (EÇOTÖ) Değerlendirme sonucunda, çocuğun ileride otizm tanısı alma riski 3 derecede belirlenir. a) Yüksek risk: Çocuk kritik maddelerin beşinden (A5, A7, Bii, Biii ve Biv) de kalırsa. b) Orta dereceli risk: Çocuk Kritik maddelerin belirli ikisinden (A7 ve Biv) kalırsa. c) Düşük risk: Çocuk ‘yüksek ve/veya orta dereceli risk gruplarına girmiyorsa.

68 EÇOTÖ MADDELERİ BÖLÜM A: ANNE – BABAYA SORUNUZ: 1. Çocuğunuz kucakta sallanmaktan ya da dizinizde hoplatılmaktan hoşlanır mı? Evet/Hayır 2. Çocuğunuz başka çocuklarla ilgilenir mi? Evet/Hayır 3. Çocuğunuz bir şeylerin üzerine tırmanmayı mesela merdiven çıkmayı sever mi? Evet/Hayır

69 4. Çocuğunuz “Ce-e” ya da saklambaç oynamaktan hoşlanır mı? Evet/Hayır *5.Çocuğunuz sembolik oyunlar (Örneğin, oyuncak araba/bebekle oynarken sanki arabayı sürerek bir yerden başka bir yere götürüyormuş gibi/ bebeğini uyutuyormuş gibi) oynar mı? Evet/Hayır

70 EÇOTÖ MADDELERİ 6. Çocuğunuz bir şey İSTEMEK için hiç işaret parmağını kullanır mı? Evet/Hayır 7. Çocuğunuz bir şeyle İLGİLENDİĞİNİ göstermek için hiç işaret parmağını kullanır mı? Evet/Hayır

71 8.Çocuğunuz küçük oyuncaklarla (Araba ya da küpler gibi.) onları ağzına almadan, kurcalamadan ya da düşürmeden düzgün bir şekilde oynayabilir mi? Evet/Hayır 9.Çocuğunuz size bir şey GÖSTERMEK için nesneleri alıp size getirir mi? Evet/Hayır

72 EÇOTÖ MADDELERİ BÖLÜM B: GÖZLEYİNİZ i- Görüşmeniz sırasında çocuk sizinle göz kontağı kurdu mu? EVET/HAYIR ii- Çocuğun dikkatini kendinize çekin, ardından odanın diğer köşesindeki ilginç bir nesneyi gösterin ve “Aaa bak! Bir …… (oyuncağın adı) var.” deyin. Çocuğun yüzüne bakın. Çocuk işaret ettiğiniz şeyi görmek için odanın diğer tarafına bakıyor mu?** EVET/HAYIR

73 iii- Çocuğun dikkatini kendinize çekin, ona bir oyuncak araba/bebek vererek “Arabayı sürer misin/bebeği uyutur musun?” deyin. Çocuk arabayı sürüyormuş/bebeği uyutuyormuş gibi sembolik davranışta bulunuyor mu?** * EVET/HAYIR

74 EÇOTÖ MADDELERİ iv- Çocuğa “Işık nerede?” ya da “Bana ışığı göster.” deyiniz. Çocuk işaret parmağıyla ışığı GÖSTERİYOR mu?**** EVET/HAYIR iv- Çocuk küplerle kule yapabiliyor mu? (Eğer yapabiliyorsa kaç küple?) (Küplerin sayısı:…) EVET/HAYIR

75 Otistik Çocuk EĞİTİMİNDE Aileler Ne Yapmalı?

76 1- AŞIRI FAALİYET: Tanımı: Çocuğun yerinde durmasını ve sakın oturmasını sağlamada güçlük.

77 a)Öğrenimin başlayabilmesi için ana-baba veya öğretmen duruma hakim olmalı b)Çocuğu kaçamayacağı bir yere koyun; örneğin kanepede veya yerde oturtmak yerine bir masanın önüne oturtun.

78 2-DİKKATİNİ KONTROL EDEMEME: Tanımı: Otistik çocuğun dikkatini toplayabildiği ya da yöneltebildiği süre çok kısa ve çoğu kez birkaç saniyedir.

79 a)Eğer çocuğun dikkat süresi birkaç saniye ise o halde verilecek ödevler,yani dikkat eğitimi için yaptırılacak işler o birkaç saniyede bitirebileceği cinsten olmalıdır. b)Sadece 2-3 saniye alacak işler seçin. Örneğin bir tahta bloğun üstüne bir tane daha koymak, ipliğe bir boncuk geçirmek gibi.

80 c)Eğer işin sadece birkaç saniye alacağını bilirse, bir kızgınlık nöbetiyle durumdan kaçıp kurtulmaya çalışması ihtimali daha azdır. d)İşi bitirir bitirmez dilediğini yapmakta serbest olmalıdır.

81 e)Önceleri çocuğun dikkatini yapıcı bir işte 5 saniye toplayabildiğiniz için memnun olmalı ve bununla yetinmelisiniz. f)Tekrarlama hareketlerini durdurun. Sallanmak dönmek gibi. g)Eğer gözleri boşluğa bakakalıyorsa ani bir el çırpma ya da masaya vurma hareketiyle dikkatini tekrar uyandırabilirsiniz.

82 h)Baktığından emin olun ve eğer gerekiyorsa bakmasını sağlamak için elinizle başını çevirin. ı)Çocuğun parmağını tutup dikkatini yöneltmek istediğiniz materyale değdirin. i)Bu talimatlara göre yapılacak öğrenme oturumlarını kısa tutun.

83 3-DİKKAT DAĞILMASI: Tanımı: Herhangi bir ses ya da hareket otistik çocukların dikkatini kolay çeker.

84 a)Radyo ve ya kaset çaları kapatın, etrafta insanların en az olduğu zamanı seçin. b)Öğrenme oturumu için her gün aynı saati seçin. Önceleri günde bir veya iki oturum yeterlidir.

85 c)Evde en uygun saat, herkesin okulda olduğu, ödev yaptığı ya da televizyon seyrettiği zamandır. Aile fertlerinin çocuğun dikkatini çekemeyeceği sessiz bir odaya gidin. d) Okulda dikkat çelici etkenlerden ayırıp sessiz bir köşe yaratmak için dolap çekerek siper yapın.

86 e)Pencere kenarına oturursanız trafiği ya da oyun bahçesini seyredebilir. Öğrenme oturumunda çocuğun yüzünü bir duvara dönmüş olması daha iyidir. f)Okulda ya da evde başka çocuklarla aynı masaya oturtulursa dikkat kolayca çelinebilir. Çocuk ve siz baş başa olmalısınız.

87 4- DUYULAR ARASI BİLGİ ALIŞ- VERİŞİ: Tanımı:Aynı anda değişik duyuları kullanma güçlüğü

88 a) Otistik çocuklar birbirinin aynı olan iki resmi eşleştirebilir fakat bir resmi konuşulan bir kelime ile eşleştirme, onlara çok zor gelir b) Birinci durumda yalnız bir duyuyu kullanıyor(görmeyi) ikinci durumda iki duyuyu (görme ve işitmeyi) kullanmak zorundadır.

89 c) Otistik çocuklar birkaç duyudan gelen bilgileri bütünleştirip kullanmada güçlük çeker. d) Öğrenme oturumunda ilk yaptırılacak işler, resmin eşini bulma parça resimlerden bütünü yapma resimli domino gibi şeyler olursa başlangıç daha kolaydır.

90 5- KİNESTETİK ÖĞRENME Tanımı: hareket yoluyla öğrenme

91 a) Küçük otistik çocuklar her duyudan fazla hareket duyusu ile öğrenir b) Eğer çocuk sözlü talimatı anlamıyorsa, parmaklarını ve ellerinin hareketiyle öğrenmeyi başarabilir.

92 c) Yeni bir iş öğrenirken çocuk kendi yapmadan önce parmakları ve elleri ve bedeni ile onu sevk etmek gerekli olabilir. d) Örneğin ona bir daire çizmesini öğretirken büyük tabaka kağıt kullanın boya kaleminin parmakları arasına yerleştirin elini tutun ve ona kocaman bir daire çizdirtin.

93 e) Bir süre böyle çalıştıktan sonra küçük daireler çizdirtmeye başlayan geniş kol hareketlerini bilekten harekete indirgemesine yardımcı olun. f) Üç tekerlekli bisikleti sürmesini öğretirken ayaklarını tutun ve doğru hareketleri yapmasına yardımcı olun.

94 g) Diş macunu tüpünün kapağını ya da bir meyve suyu şişesinin kapağını döndürerek açmada olduğu vida çözme hareketini öğretirken çocuğun ellerini cisim üzerine doğru biçimde yerleştirin. Kendi ellerinizi onun elleri üzerine koyun ve doğru davranışı yapmaya sevk edin.

95 6.AŞIRI UAYARAN SEÇİCİLİĞİ Tanım : küçük detaylara bakma

96 a) Otistik çocuklar bir cismin yada resmin sadece küçücük bir kısmına bakma konusunda çok seçici davranırlar b) Problem bakılması gereken yere bakmıyor olması ihtimalidir. Örneğin erkek ve kız oyuncak bebekleri çoraplarından ayırt edebilir çorapları çıkarırsanız aklı karışır.

97 c) Vereceğiniz kitaplarda basit resimler olması gerekir, dikkatini çelecek asıl görülmesi gereken kısmı görmesini engelleyecek ayrıntılar olmamalıdır. d) Aynı cismin farklı bir çok örneğini verin ve böylece hangi ayrıntıların önemli olduğunu öğrensin.

98 7-TAKLİT YOLUYLA ÖĞRENME VE MODELE UYMA Tanım: kopya etmede ya da aynısını yapmada güçlük

99 a) Ona bir hareket ya da davranışı model olarak gösterdiğiniz zaman seyrettiği şeyi aynen tekrarlamakta güçlük çeker b) Güçlük, hareketleri kendi hareketi haline dönüştürmededir.

100 c) Çocuğun el ve ayaklarını, bedenini ne yapacağını öğrenmesi için yönlendirme ve kontrolle yardımcı olabiliriz. Ondan bir şekli bir harfi yada kelimeyi kopya etmesini isteyince ilkin kalem tutan elini tutarak şeklin kenarları üzerinde gezdirmeniz gerekebilir. Çocuk böylece şekil ile kopya etme hareketi arasında bağlantı kurar.

101 8) İŞİN DIŞINDAKİ İPUÇLARINA TEPKİ Tanımı: Küçük detaylarla ilgilenme.

102 a) Bazı otistik çocuklar ince ipuçlarına güvenme ve onları kullanma eğilimindedir.bu nedenle önlerindeki işi öğrenemezler. Örneğin; daima doğru cevaba baktığınızı ya da parmağınızı doğru cevabın üzerine götürdüğünüzü kaydedebilirler. b)Doğru cevabı işaretle gösterme gibi basit ipuçları faydalı olabilir fakat ancak kendisi bulmakta zorluk çekerse bu yardımın eğitsel yararı vardır.

103 c)Giderek ipuçlarının sayısını azaltın ve geride sessizce bekleyerek kendisinin yapmasını bekletin.

104 9-EĞİTİMLE ÖĞRENİLENİ GENELLEME VE BAŞKA DURUMLARDA KULLANMA Tanımı: bir şeyi yalnız bir şahıs ya da bir durumda yapma

105 a) Otistik çocuklar çoğu kez bir şeyi bir şahısla öğrenir ve öğrendiği şeyi başka şahıslarla ya da durumlarda kullanmazlar. Örneğin; okulda öğrenilenler evde yapılmaz. b)Ebeveynler ve öğretmenler çocuk hakkında birer günlük tutmaya çalışmalı ve bunların içeriklerini haftada bir karşılıklı konuşarak, ne nasıl yapılıyor ve ne derece başarıyla yapılıyor açığa kavuşturmalıdırlar.

106 c)Otistiklerin en iyi öğrendikleri durum birebir eğitimdir.fakat öğrenilen şey çoğu kez başka çocuklarla ya da başka yerdeki durumlara aktarılamaz. d)İlkin belli bir etkinliği teke tek durumlarda öğretin,öğretileni yapabildiği zaman onu başka bir çocuk varken yaptırmaya çalışın. Sonra başka bir çocuk daha ekleyin sonunda bütün aile ya da sınıf içinde yapabilinceye kadar uğraşın.

107 e) Aynı şeyi değişik durum ve ortamlarda tekrarlayın. Örneğin: ‘altında’ kavramını öğretirken bir cismi farklı yerlerde farklı şeylerin altına koymaya çalışın. Yavaş yavaş çocuk öğrendiğini farklı durumlarda ve farklı insanlarla kullanır.

108 10- BİLİŞSEL KAPASİTE Tanım:Aynı anda çok işi yapmada güçlük.

109 a)Otistikler basit ve üzerinde uzun vakit geçirilen işlerde çoğu kez oldukça hünerlidirler. Bu yeteneklerini daha karmaşık becerileri geliştirmekte kullanabilirsiniz. Önce işi kolay basamaklara ayırmak gerekir.

110 Her seferinde bir basamağı öğretin. Bolca tekrar ya da egzersiz yaptırın. Öyle ki çocuğun hareketleri otomatik olsun ve düşünmek zorunda kalsın.

111 f)Bir basamak otomatikleşince öteki basamağı başlatarak ona konsantre olmasına imkan verin.Örneğin; 10 değişik biçimli blokla birlikte aynı biçimdeki 10 değişik deliği bulunan bir kutuyu çocuğa verirseniz, çocuk her bir şekli bütün deliklerde deneyecek ve ancak rastlantıyla doğru deliği bulacaktır. Belki de ilk beş denemede doğru deliği bulamazsa yapmaktan tümden vazgeçecektir.

112 g)İşi kolay basamaklara bölün. Yalnızca bir delik ve bir şekille başlayın.bolca egzersiz ve başardığı için övgüden sonra bir delik ve bir şekil daha ekleyin bu durumda çocuk yalnızca yeni şekle konsantre olacaktır. 2 şekli de uygun delikten kutuya atabildiği için övdükten sonra bir delik ve bir şekil daha ilave edin.Aynı yoldan giderek bütün şekilleri uygun delikten atmayı çocuk başarıncaya kadar devam edin.

113 Eğer sürekli över ve teşvik ederseniz dikkatini dağıtabilir ve aklını karıştırabilirsiniz. Bazen çocuğu önündeki işten başka hiçbir şeyle rahatsız etmeden uğraşmaya bırakmak ve beğendiğini sonunda söylemeniz daha iyidir.

114 11-KAVRAMA Tanımı: uzun talimatı anlama güçlüğü

115 a ) Komutlarınızı kısa ve kesin biçimde verin.” Kareyi kutuya attın, şimdi de üçgeni atmayı dene” b)Daha kolay anlaması için; “kutuya bir üçgen at “ ya da “bütün blokları yere devirdin git ve onların hepsini topla” daha kolayı;”Blokları topla ”

116 12- TATMİNSİZLİK DURUMUNU TOLORE ETME Tanımı:çok kolay engellenme duygusuna kapılır.

117 a) Otistik çocuğun engellemeye karşı toleransı azdır. b)Eğer engellenir ve hayal kırıklığına uğrarsa amaçsız hareketlerini tekrarlamaya başlayabilir ve bu engelleme artarsa öfke nöbetine girebilir.

118 c)Engellenme duygusu, ya iletişim güçlüklerinden ya da yapacağı işin çok zor olmasından kaynaklanabilir. d)Eğer anlayamadığı için ya da ne yapacağını bilmediği için engellenme duygusuna kapılmışsa;

119 Kısa, basit cümlelerle yavaş yavaş konuşun. Her komuttan sonra bir aralık verin. Söylenenin iyice anlaşılmasına ve yerleşmesine imkan verin. Gerektiğinde ne yapılacağını gösterin. Elini tutup yapacağı hareketlere kılavuzluk edin.

120 e)Eğer işin güçlüğü nedeniyle böyle bir duyguya kapılmışsa işi basamaklara bölün ve her basamağı bol egzersizle yaptırın. f)İşi daima başarı ile bitirmesini ayarlayın. Kapasitesinin üzerinde iş vermeyin ve o yapamayıp ta siz tamamlamak durumunda kalmayın. (puzzle örneği)

121 OTİZM HAKKINDA YANLIŞ BİLİNENLER Otizmli bireyler asla size bakmaz, göz kontağı kurmazlar. Otizmli bireylerin %75-80’i zihinsel engellidir. Eğitimle kaydedilen İlerleme bireyin otizmi olmadığı anlamına gelir. Otizmli bireyler konuşmaz ya da konuşamazlar.

122 Otizm zamanla geçer. Otizmli bireyler öğrenemezler. Otizmli bireyler duyguları anlamaz, fiziksel temastan hoşlanmaz ve duyguları anlamadığı için göstermezler. Otizmli bireyler arkadaş istemezler.

123 Otizmli bireyler yaşıtlarını ya da yetişkinleri anlamaz, duygudaşlık kuramazlar. Otizmli bireyler kendi çıkarları için karşısındaki bireyleri kullanır. Otizmli bireyler isterlerse konuşabilirler. Otizmli bireyler gülmezler.

124 Otizmli bireyler etrafındaki diğer bireyleri anlamaz ya da yetişkinlerden ipuçlarını kapamazlar. Otizmli birey daha önce yapabildiği bir şeyi tekrarlamıyorsa bu onun şımarık, asi ya da inatçı olmasından dolayıdır. Otizm duygusal bir bozukluktur. Otizmli çocukların hayal gücü yoktur.

125 Otizmin olmasının sebebi ailelerdir. Otizm az rastlanılan bir bozukluktur. Bütün otizmli çocuklar aynıdır.

126 Tüm otizmli çocuklar resimler halinde düşünür. Otizmli bireylerin potansiyelleri ve becerileri sınırlıdır. Bütün otizmli çocuklarda öğrenme güçlüğü vardır. Otizmli bir çocuğun içinde bir dahi yatmaktadır.

127


"YAYGIN GELİŞİMSEL BOZUKLUK VE OTİZM: TANI KOYMA VE DEĞERLENDİRME DOÇ DR. MÜGE YıLMAZ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları