Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GIDA MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GIDALARDA BOZULMA. Tüm gıdalar depolama süreci içerisinde çeşitli düzeylerde bozulmalara uğrarlar Bozulma olayı neticesinde.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GIDA MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GIDALARDA BOZULMA. Tüm gıdalar depolama süreci içerisinde çeşitli düzeylerde bozulmalara uğrarlar Bozulma olayı neticesinde."— Sunum transkripti:

1 GIDA MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GIDALARDA BOZULMA

2 Tüm gıdalar depolama süreci içerisinde çeşitli düzeylerde bozulmalara uğrarlar Bozulma olayı neticesinde duyusal kayıplar besinsel kayıplar gıda güvenliği soruları ortaya çıkabilir GIDALARDA BOZULMA

3 GIDALARDA BOZULMA NEDENLERİ 1. Mikrobiyolojik olmayan bozulmalar 1.1. Enzimatik bozulmalar 1.2. Enzimatik olmayan bozulmalar 2. Mikrobiyolojik bozulmalar 3. Böcek, parazit ve diğer kemirgenler 4. Sıcaklık 5. Nem 6. Oksijen 7. Işık 8. Süre

4 1.MİKROBİYOLOJİK OLMAYAN BOZULMALAR 1.1. Enzimatik Bozulmalar (ESMERLEŞMELER): Enzimatik esmerleşme, pembe mavimsi-siyaha kadar olan farklı tondaki renk değişmelerine denmektedir. Bu duruma meyve öz suyundaki bazı maddelerin hava oksijeninin etkisiyle oksidasyonunun bir sonucudur. Bu oksidasyon bazı enzimler tarafından katalize edilmektedir. Bu esmerleşme reaksiyonlarında enzimler rol oynadığına göre, enzim aktivitesine etki eden her faktör enzimatik esmerleşme üzerine de belli bir etki göstermektedir.

5 Sıcaklığın Etkisi: Sıcaklığın Etkisi: Bütün enzimler sıcağa karşı çok duyarlıdır. Enzimler genellikle (70-80°C) 75°C’nin üzerinde sıcaklıklarda kısa sürede inaktif hale gelirler. Enzimlerin inaktif olduğu sıcaklık derecesi her enzim için farklıdır. Inaktivasyon sıcaklığı üzerine gıdanın pH derecesi de oldukça etkilidir. Asidik ortamdaki enzimlerin inaktivasyon dereceleri düşük asit ortamındaki enzimlerinkinden daha yüksektir. pH Değerinin Etkisi: pH Değerinin Etkisi: Meyve ve sebzelerin işlenmeleri sırasında ortaya çıkan enzimatik esmerleşmeler ortamın pH dereleri ile de yakından ilgilidir. Enzimler genellikle pH 5-7 arasında optimum faaliyet göstermelerine rağmen pH derecesi 4,5’in altında fazlaca etkili olamazlar. pH değerini düşürebilmek için için meyve ve sebzelerin işlenmeleri sırasında enzimatik esmerleşmenin önlenebilmesi için bazen haşlama veya yıkama suyuna % 0,1 düzeyinde sitrik asit katılmalıdır. Enzimatik Bozulmalar a Etki Eden Faktörler

6 1.2. Enzimatik Olmayan Bozulmalar Enzimatik olmayan renk bozulmaları, ısı, ışık, metaller ve oksijen gibi faktörlerin etkisiyle oluşmaktadır. Bu bozulmalar reçel ve marmelat gibi işleme sırasında ısının etkisiyle ortaya çıkar. Dondurulmuş ürünlerde ise depolama sırasında bu gibi bozulmalar görülebilinir. Enzimatik olmayan renk bozulmaları, ısı, ışık, metaller ve oksijen gibi faktörlerin etkisiyle oluşmaktadır. Bu bozulmalar reçel ve marmelat gibi işleme sırasında ısının etkisiyle ortaya çıkar. Dondurulmuş ürünlerde ise depolama sırasında bu gibi bozulmalar görülebilinir. Enzimatik olmayan renk bozulmalarının (renk esmerleşmesinin) en önemlisi ısı etkisiyle olan bozulmalardır. Isı etkisiyle ortaya çıkan renk esmerleşmesi, en yaygın olan açıklamaya göre, indirgen şekerler ile aminler arasında gelişen bir reaksiyonlar zinciridir. Enzimatik olmayan renk bozulmalarının (renk esmerleşmesinin) en önemlisi ısı etkisiyle olan bozulmalardır. Isı etkisiyle ortaya çıkan renk esmerleşmesi, en yaygın olan açıklamaya göre, indirgen şekerler ile aminler arasında gelişen bir reaksiyonlar zinciridir.

7 2. MİKROBİYOLOJİK BOZULMALAR (Bakteri, küf ve mayalara bağlı olan) Mayalar: Mayalar özellikle asitli ve şekerli ortamı tercih ederler. Bu nedenle meyve ve ürünleri çoğunlukla mayalar tarafından bozulurlar. Mayaların bozduğu meyveler, sağlığa zararlı olmasa bile, lezzeti bozulduğundan tüketilemezler. Küfler: Küfler meyve ve sebzeler üzerinde çoğalarak, onların değişik şekillerde bozulmalarına neden olurlar. Bazı küfler ‘’MİKOTOKSİN’’ denen maddeleri salgılarlar. Bu maddeler kanserojenik olduklarından, küflenmiş bazı gıdaların tüketilmesi sağlık açısından oldukça sakıncalıdır. Bakteriler: Her türlü meyve ve sebzeyi bozabilirler. Bakteri çeşidine bağlı olarak bozulan ürün ekşimiş, kokmuş ve rengi değişmiş olabilir. Bakteriler tarafından bozulmuş ürünlerin bazıları sağlık için de zararlıdır.

8 2.1. Mikroorganizmaların Üremesine Etki Eden Faktörler 1. Sıcaklık 2. Oksijen Varlığı 3. Su aktivitesi ve Bağıl Nem 4. pH

9 Bakteriler, mayalar ve küfler daha çok ılık ve nemli ortamları severler Optimum gelişme sıcaklığı o C olan m.o.lar....Mezofilik Buzdolabı sıcaklığında gelişebilenler..... Psikrotrof Yüksek sıcaklıklarda (45-65 o C) gelişebilenler..... Termofilik Psikrotrof Mezofilik Termofilik 1.Sıcaklık

10 Gelişmeleri için oksijene ihtiyaç duyan mikroorganizmalara aerobik mikroorganizmalar denir Bazı mikroorganizmalar ortamda oksijen olmadığı durumlarda gelişir... Anaerobik Hem oksijen varlığında hemde yokluğunda gelişebilen mikroorganizmalar ise fakültatif anaerobik’dir 2.Oksijen Varlığı

11 Su aktivitesi (As =aw =Sa ) = (P/P0) = (bağıl nem/100) Bu formülde ; P: Gıdadaki suyun buhar basıncı P0 : Aynı sıcaklıktaki saf suyun buhar basıncı Bağıl nem: Gıdaların atmosferden aldığı veya verdiği suyun nispi nem dengesi Gıda maddesindeki suyun buhar basıncının (P) değişmesine neden olan her faktör su aktivitesinin de değişmesine neden olmaktadır. Örneğin kuru maddenin artışı su aktivitesinin azalmasına neden olmaktadır. 3.Su aktivitesi ve Bağıl nem

12 Genel olarak gıdalar, farklı nem içeriğine sahip ortamlarda saklandığında kendi su aktivitelerine bağlı olarak nem çekerler veya su kaybederler. Su aktivitesi (aw) çevrenin neminden düşükse ürün nem çeker, tersi söz konusu olduğunda ise su kaybeder. Belli bir sıcaklıkta %80 bağıl nem içeren atmosferde tutulan gıda maddesinin nemi %20' ye ulaşarak dengeye erişir. Gıdanın nemi %20' den düşük ise (kurutulmuşsa) nem çekerek %20'ye ulaşır, nemi %20'den yüksek ise kendini çevreleyen havaya nem vererek nemi %20'ye düşer. Buna göre, gıdanın %80 bağıl nemli ortamda daima %20 su içerdiği denge neminin %20 olduğu anlaşılmaktadır. Bir gıda maddesi %80 bağıl nemli atmosferde %20 su içerdiğinde dengede kalıyorsa aw = 0,80' dir, yani havanın denge neminin 100'e oranıdır. Gıdanın %15 su içermesi durumunda aw= 0,64 olmaktadır. Saf suyun su aktivitesi 1,0 olduğuna göre gıda maddelerindeki su miktarı arttıkça su aktivite değeri yükselerek 1,0'e yaklaşır. Genel olarak gıdalar, farklı nem içeriğine sahip ortamlarda saklandığında kendi su aktivitelerine bağlı olarak nem çekerler veya su kaybederler. Su aktivitesi (aw) çevrenin neminden düşükse ürün nem çeker, tersi söz konusu olduğunda ise su kaybeder. Belli bir sıcaklıkta %80 bağıl nem içeren atmosferde tutulan gıda maddesinin nemi %20' ye ulaşarak dengeye erişir. Gıdanın nemi %20' den düşük ise (kurutulmuşsa) nem çekerek %20'ye ulaşır, nemi %20'den yüksek ise kendini çevreleyen havaya nem vererek nemi %20'ye düşer. Buna göre, gıdanın %80 bağıl nemli ortamda daima %20 su içerdiği denge neminin %20 olduğu anlaşılmaktadır. Bir gıda maddesi %80 bağıl nemli atmosferde %20 su içerdiğinde dengede kalıyorsa aw = 0,80' dir, yani havanın denge neminin 100'e oranıdır. Gıdanın %15 su içermesi durumunda aw= 0,64 olmaktadır. Saf suyun su aktivitesi 1,0 olduğuna göre gıda maddelerindeki su miktarı arttıkça su aktivite değeri yükselerek 1,0'e yaklaşır. Su aktivitesi ve Bağıl nem

13 Bazı mikroorganizmalar için spesifik su aktivitesi değerleri aşağıdaki tabloda verilmiştir. Genelde bakteriler küflerden, gram negatifler de gram pozitiflerden daha yüksek su aktivitesine gereksinim duyarlar. Tablodan da anlaşılacağı gibi pek çok bozulma yapan bakteri 0,91' in altındaki su aktivitesinde gelişemezken bozulma yapan küfler 0,80 su aktivitesinde gelişebilmektedir. Gıda zehirlenmesine neden olan bakterilerden S.aureus 'un gelişmesi için gereken minimum su aktivitesi düzeyi 0,86 iken C. botulinum 0,94' ün altında gelişemez. Su aktivitesi ve Bağıl nem

14 Mikroorganizmaların gelişimini ve aktivitesini belirleyen önemli faktörlerden biri pH' dır. Bazı mikroorganizmalar pH=4,0' ün altında gelişmekle birlikte büyük bir kısmı en iyi pH=7,0 (6,6-7,5) civarında gelişmektedir. Patojen bakteriler başta olmak üzere bakteriler, pH bakımından küf ve mayalara göre daha seçicidirler. Mikroorganizmaların minimum ve maksimum pH değerleri ile ilgili olarak belirtilen rakamlar Tablo’da verilmiştir. Bu değerler diğer gelişme parametrelerine bağlı olarak değişebildiğinden kesin sınırlar şeklinde algılanmamalıdır. Bazı mikroorganizmaların gelişebildikleri pH değerleri 4.pH

15 2.2. Mikroorganizmalar Mikroorganizmalar; çoğunlukla tek hücreli ve basit yapılı canlılar olup, ancak mikroskop yardımı ile görülebilirler. Gıdalarda oluşan bozulmaların kökeni genellikle mikrobiyolojiktir. Birçok gıda; mikroorganizma gelişimi için çok elverişli ortamlardır. Mikroorganizmalar; çoğunlukla tek hücreli ve basit yapılı canlılar olup, ancak mikroskop yardımı ile görülebilirler. Gıdalarda oluşan bozulmaların kökeni genellikle mikrobiyolojiktir. Birçok gıda; mikroorganizma gelişimi için çok elverişli ortamlardır. Et’in değişik bakteriler yardımı ile kokuşması, ekmeğin küflenmesi, meyve sularının fermente olması, sütün ekşimesi v.s. hep mikroorganizmaların neden olduğu bozulmalardır. Et’in değişik bakteriler yardımı ile kokuşması, ekmeğin küflenmesi, meyve sularının fermente olması, sütün ekşimesi v.s. hep mikroorganizmaların neden olduğu bozulmalardır.

16 Bakteriler Bakteriler bölünerek çoğalırlar. Hücreleri yuvarlak, çubukçuk, virgül veya spiral şeklinde olabilir. Bazı bakteri türlerinde hücreler birbiri ile birleşerek zincirler oluşturur. Bakteriler bölünerek çoğalırlar. Hücreleri yuvarlak, çubukçuk, virgül veya spiral şeklinde olabilir. Bazı bakteri türlerinde hücreler birbiri ile birleşerek zincirler oluşturur. Bakteriler hücre bölünmesi yoluyla çoğalırlar Bakteriler hücre bölünmesi yoluyla çoğalırlar 1 bakteri bakteri bakteri eksponensiyel olarak üreme devam eder Bazı bakterilerin generasyon süresi 20 dakikaya inebildiği gibi uygun olmayan koşullarda bu süre 10 saate kadar çıkabilmektedir. Bakterilerde üreme 2’ye bölünerek olmaktadır. Bakterilerin üreme devreleri aşağıda verilmiştir. Bazı bakterilerin generasyon süresi 20 dakikaya inebildiği gibi uygun olmayan koşullarda bu süre 10 saate kadar çıkabilmektedir. Bakterilerde üreme 2’ye bölünerek olmaktadır. Bakterilerin üreme devreleri aşağıda verilmiştir.

17 Log bakteri sayısı Latent Devre ( I): Mikroorganizmaların sayılarının değişmediği devredir. Latent Devre ( I): Mikroorganizmaların sayılarının değişmediği devredir. Logaritmik Devre ( II ): Latent devreden sonra bakterilerin bölünerek sayılarının artmasıyla başlar. Logaritmik Devre ( II ): Latent devreden sonra bakterilerin bölünerek sayılarının artmasıyla başlar. Durma Devresi (III) : Logaritmik devrenin sonlarında bakterilerin üremesini engelleyen faktörlerin varlığı durma devresinin başlamasına neden olur. Durma Devresi (III) : Logaritmik devrenin sonlarında bakterilerin üremesini engelleyen faktörlerin varlığı durma devresinin başlamasına neden olur. Ölme Devresi ( IV ) : Ölme Devresi ( IV ) : Canlı bakterilerin sayısının azaldığı aşamadır. Mevcut bakterilerin tümünün ölmesi için uzun süreye gerek vardır. Canlı bakterilerin sayısının azaldığı aşamadır. Mevcut bakterilerin tümünün ölmesi için uzun süreye gerek vardır. I II IIIII IV IV

18 BAKTERİLER Tek hücreli organizmalardır 1-2 μm boyundadırlar Şekilleri: kok “cocci” kok “cocci” çubuk “bacilli” çubuk “bacilli” spiral “spirella” ve spiral “spirella” ve virgül “vibrios” virgül “vibrios” şeklinde olabilir

19 Küfler Küfler; bakterilerden daha büyük hücreli olan mikroorganizmalardır. Küfler; doğada çok yaygın olan, hemen her türlü gıda maddesi üzerinde üreyebilen mikroorganizmalardır. Fakat optimum gelişme ortamları °C sıcaklıktaki, rutubetli ve hava akımının bulunmadığı yerlerdir. Küfler; bakterilerden daha büyük hücreli olan mikroorganizmalardır. Küfler; doğada çok yaygın olan, hemen her türlü gıda maddesi üzerinde üreyebilen mikroorganizmalardır. Fakat optimum gelişme ortamları °C sıcaklıktaki, rutubetli ve hava akımının bulunmadığı yerlerdir. Bazı küfler, bazı hallerde gıdalara özel bir çeşni verdiklerinden gıdalar üzerinde üretilirse de (kaşar peynirinde olduğu gibi) genellikle küflü gıdaların tüketilmeleri doğru değildir. Çünkü küfler gıda üzerinde ürediği takdirde hoşa gitmeyen tat ve koku yanında bazıları da “Mikotoksin“ denen zehirli maddeler üretirler. Örneğin Aspergillus flavus’ un meydana getirdiği “ Aflatoksin “ bunlardan sadece bir tanesidir. Bazı küfler, bazı hallerde gıdalara özel bir çeşni verdiklerinden gıdalar üzerinde üretilirse de (kaşar peynirinde olduğu gibi) genellikle küflü gıdaların tüketilmeleri doğru değildir. Çünkü küfler gıda üzerinde ürediği takdirde hoşa gitmeyen tat ve koku yanında bazıları da “Mikotoksin“ denen zehirli maddeler üretirler. Örneğin Aspergillus flavus’ un meydana getirdiği “ Aflatoksin “ bunlardan sadece bir tanesidir.

20 Mayalar Mayalar bakterilerden biraz daha büyüktür (20 μm). Pek çoğu küre yada elipsoidal şekildedir Maya, tomurcuklanma yolu ile çoğalabilen ve şekerli çözeltileri alkol ve CO 2 e dönüştürebilen, ayrıca kimi zamanlarda misel de oluşturabilen tek hücreli mikroorganizmalardır. Maya, tomurcuklanma yolu ile çoğalabilen ve şekerli çözeltileri alkol ve CO 2 e dönüştürebilen, ayrıca kimi zamanlarda misel de oluşturabilen tek hücreli mikroorganizmalardır. Mayalar, şekerli ve asit gıdaları tercih ederler. Fakat ortamda fazla miktarda alkol birikmesi meydana gelirse maya faaliyeti durur. Mayaların çalışabilmeleri için şekere gereksinimleri olmasına karşın “Osmofil” mayalar hariç diğerleri yüksek şeker konsantrasyonlarında çalışamazlar. Mayalar, şekerli ve asit gıdaları tercih ederler. Fakat ortamda fazla miktarda alkol birikmesi meydana gelirse maya faaliyeti durur. Mayaların çalışabilmeleri için şekere gereksinimleri olmasına karşın “Osmofil” mayalar hariç diğerleri yüksek şeker konsantrasyonlarında çalışamazlar.

21 3. Böcekler, parazitler ve diğer kemirgenler (Makroorganizmalar): Gıdalarda böcekler, parazitler gibi makroorganizmalar ile farelerin yapmış oldukları zararlar da oldukça önemlidir. Böcekler, özellikle depolanmış hububat ile meyve ve sebzelerde bozulmalara neden olmaktadırlar. Böceklerin yapmış oldukları zararlar sadece kendi yemeleri sonucu değil, aynı zamanda mikroorganizmaların bulaşıp çoğalmalarına da yardımcı olmaları sonucudur. Böceklerin yapmış oldukları zararlar sadece kendi yemeleri sonucu değil, aynı zamanda mikroorganizmaların bulaşıp çoğalmalarına da yardımcı olmaları sonucudur. Trişin, anisakis, Entomoeba histolytica gibi parazitler özellikle çeşitli et ve balıkların çiğ olarak tüketilmeleri durumunda sorun yaratırlar. Trişin, anisakis, Entomoeba histolytica gibi parazitler özellikle çeşitli et ve balıkların çiğ olarak tüketilmeleri durumunda sorun yaratırlar. Donmuş depolama ile parazitler kontrol altına alınabilir Kontamine olmuş su ve zayıf hijyen koşulları da parazitlerin yayılmasında etkilidir. Kemirgenler gıdayı yiyerek zarar vermeleri yanında dışkıları yoluyla kontaminasyona da yol açarlar. Kemirgenler gıdayı yiyerek zarar vermeleri yanında dışkıları yoluyla kontaminasyona da yol açarlar. Salmonellosis, veba ve tifo gibi bazı hastalıklar farelerden bulaşabilir.

22 4. Sıcaklık: Sıcaklığın gıda bozulmalardaki rolüne önceki kısımlarda değinildiğinden tekrar edilmeyecektir. 5. Nem: Nem kavramı altında su aktivitesi ve önemi hakkında önceki kısımlarda bilgi verildiğinden tekrar edilmeyecektir.

23 6.Oksijen: Oksijen, gıdalarda bulunan çeşitli bileşenleri oksitleyerek (oksidasyon) bozulmalara sebep olur. Oksijen, gıdalarda bulunan çeşitli bileşenleri oksitleyerek (oksidasyon) bozulmalara sebep olur. A ve C vitaminleri, çeşitli renk ve aroma maddeleri oksijene karşı duyarlıdır. A ve C vitaminleri, çeşitli renk ve aroma maddeleri oksijene karşı duyarlıdır. Ayrıca oksijen mikroorganizma faaliyeti üzerinde etkili olan önemli bir parametredir. Özellikle küfler aerobik olmaları nedeniyle oksijenli ortamlarda çok hızlı gelişirler. Ayrıca oksijen mikroorganizma faaliyeti üzerinde etkili olan önemli bir parametredir. Özellikle küfler aerobik olmaları nedeniyle oksijenli ortamlarda çok hızlı gelişirler.

24 Gıdalardan oksijenden kaynaklanan bozulmaların önlenmesinde ya ortamdaki oksijen vakum vb. yöntemlerle uzaklaştırılır (deaerasyon) veya ortama azot, karbondioksit gibi inert gazlar ilave edilir (modifiye atmosfer paketleme)

25 7. Işık: Gıdalarda bulunan bazı pigmentler ve vitaminler ışığa duyarlıdır. Örneğin riboflavin, A ve C vitaminleri ışığa maruz kaldıklarında bozunurlar. Gıdalarda bulunan bazı pigmentler ve vitaminler ışığa duyarlıdır. Örneğin riboflavin, A ve C vitaminleri ışığa maruz kaldıklarında bozunurlar. Güneş ışığına maruz kalan sütte bulunan bileşenler etkilenir ve tadı bozulur. Güneş ışığına maruz kalan sütte bulunan bileşenler etkilenir ve tadı bozulur. Işığa karşı duyarlı gıdalar ışık geçirmeyen ambalajlar ile korunmalıdır. Işığa karşı duyarlı gıdalar ışık geçirmeyen ambalajlar ile korunmalıdır.

26 8. Süre Bitkisel ürünlerin hasattan ve hayvansal ürünlerin kesimden sonra kaliteleri belirli bir zaman için en yüksektir daha sonra ürün uygun işlemden geçirilip ambalajlanmazsa kalite düşmeye başlar. Bitkisel ürünlerin hasattan ve hayvansal ürünlerin kesimden sonra kaliteleri belirli bir zaman için en yüksektir daha sonra ürün uygun işlemden geçirilip ambalajlanmazsa kalite düşmeye başlar. Bazı ürünlerin (örneğin şarap, peynir vb. fermente gıdalar) ise olgunlaşmaları için belirli süreye ihtiyaç duyarlar. Bazı ürünlerin (örneğin şarap, peynir vb. fermente gıdalar) ise olgunlaşmaları için belirli süreye ihtiyaç duyarlar. Mikroorganizma faaliyetleri, böcek zararları, enzimatik ve enzimatik olmayan değişimler, nem, ışık ve oksijenin etkisi zamanla artar, bunların sonucu gıda bozulmaya başlar. Mikroorganizma faaliyetleri, böcek zararları, enzimatik ve enzimatik olmayan değişimler, nem, ışık ve oksijenin etkisi zamanla artar, bunların sonucu gıda bozulmaya başlar. Süre kalite


"GIDA MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ GIDALARDA BOZULMA. Tüm gıdalar depolama süreci içerisinde çeşitli düzeylerde bozulmalara uğrarlar Bozulma olayı neticesinde." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları