Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ZULÜM VE SONUÇLARI. Zulüm; Hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak söz ve fiilde aşırı gitmek demektir. Aynı zamanda.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ZULÜM VE SONUÇLARI. Zulüm; Hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak söz ve fiilde aşırı gitmek demektir. Aynı zamanda."— Sunum transkripti:

1 ZULÜM VE SONUÇLARI

2 Zulüm; Hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak söz ve fiilde aşırı gitmek demektir. Aynı zamanda zulüm; Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıyım, acımasızlık, haksızlık, eziyet ve cefadır. Mazlum; Zulüm görmüş, zulme, haksızlığa uğramış kimse demektir.

3 Kur'ân'ın üzerinde en çok durduğu kavramlardan biri şüphesiz zulümdür. Aynı kökten gelen kelimelerle birlikte zulüm ve türevleri Kur'ân'da (300) üç yüze yakın yerde geçmektedir. ظَالِمُونَ الظَّالِم۪ينَاَظْلَمَظُلُمَاتٍ يَظْلِمُو نَ ظَلَمْ تُمْ اَظْلَمُيُظْلَمُو نَ ظَلَمُو ا

4 3- Zulmün bir çeşidi de, insanın kendi kendine zulmetmesidir. 1- İnsanın Allah'a karşı işlediği zulüm, şirk ve küfürdür. Yüce Allah: وَاِذْ قَالَ لُقْمٰنُ لِابْنِه۪ وَهُوَ يَعِظُهُ يَا بُنَيَّ لَا تُشْرِكْ بِاللّٰهِۜ اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظ۪يمٌ “Lokman, oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah'a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti.” (Lokman, 31/13) buyurmuştur. 2- İnsanlar arasındaki zulüm. Bu da, insanların kendi hemcinslerine karşı işledikleri suçlar, günahlar ve haksızlıklardır. Zaten zulüm denince ilk olarak akla insanların birbirlerine karşı olan hareketlerindeki yanlış, kötü ve zararlı davranışları zulüm olarak tanıtılmış, bunların işlenmemesi istenmiş ve işleyenler tenkit edilmiştir. Alimler zulmü üç kısım halinde incelemişlerdir

5 “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! (İbrahim:42)

6 Allah onları ancak, gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor. (İbrahim:42)

7 مُهْطِع۪ينَ مُقْنِع۪ي رُؤُ۫سِهِمْ لَا يَرْتَدُّ اِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْۚ وَاَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَٓاءٌۜ ﴿ 43 ﴾ O gün başlarını dikerek (çağırıldıkları yere doğru) koşarlar. Gözleri kendilerine bile dönmez, kalpleri de bomboştur. (İbrahim:43)

8 (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, “Ey Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele de senin çağrına uyalım ve peygamberlerin izinden gidelim” diyecekler. Onlara şöyle denilecek: “Daha önce siz, sonunuzun gelmeyeceğine yemin etmemiş miydiniz?” (İbrahim:44)

9 "(Sizden önce) kendilerine zulmedenlerin yurtlarında oturdunuz. Onlara nasıl muamele ettiğimiz size apaçık belli oldu. Ve size misaller de verdik.“ (İbrahim:45)

10 وَقَدْ مَكَرُوا مَكْرَهُمْ وَعِنْدَ اللّٰهِ مَكْرُهُمْۜ وَاِنْ كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ الْجِبَالُ ﴿ 46 ﴾ Nihayet onların hileleri de Allah’ın iznine bağlıdır. O izin vermedikten sonra hiçbir hile netice vermez. Hilelerinin cezası Allah katında (malum) iken, onlar, tuzaklarını kurmuşlardı. Halbuki onların hileleriyle dağlar yerinden gidecek değildi! (İbrahim:46)

11

12 Cennet ehli, cehennem ehline, “Rabbimizin bize vaad ettiklerinin gerçek olduğunu gördük; siz de Rabbinizin size vaad ettiklerini gerçekleşmiş buldunuz mu?” diye seslenir. “Evet!” derler. Aralarından bir çağrıcı, “Allah'ın lâneti zâlimlerin üzerine olsun!” diye bağırır. (Araf:44)

13 Rasulullah (sav); Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyuruyor: "Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin.” (Müslim, Birr, 15, hds. no:2577)

14 وعَنْ جابرِ بنِ عبداللّه الانْصاَري رَضِيَ اللّهُ عَنهماَ قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ( ﺹ): أتَّقُواالظُّلْمَ، فإنَّ الظُّلْمَ ظُلُمَاتٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، وَاتَّقُوا الشُّحَّ فإنَّ الشُّحَّ أهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ، حَمَلَهُمْ عَلى أنْ سَفَكُوا دِمَاءَهُمْ وَاسْتَحَلُّوا مَحَارِمَهُمْ Cabir İbnu Abdillah el-Ensarî (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) buyurdular ki: "Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü (sahibini saran) karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal saymaya sevk etmiştir.” (Müslim, Birr, 56. (2578), (III, 1996) Cabir İbnu Abdillah el-Ensarî (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) buyurdular ki: "Zulümden kaçının. Zira zulüm, kıyamet günü (sahibini saran) karanlıklar olacaktır. Cimrilikten de kaçının, zira cimrilik, sizden öncekileri helak etmiş, onları birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helal saymaya sevk etmiştir.” (Müslim, Birr, 56. (2578), (III, 1996)

15 وعن أنس رَضِيَ اللّهُ عَنْه: قال رَسولُ اللّه ( ﺹ): انْصُرْ أخَاكَ ظَالِماً أوْ مَظْلُوماً. قِيلَ: أنْصُرُهُ إذَا كَانَ مَظْلُوماً، فَكَيْفَ أنْصُرُهُ ظَالِماً؟ قالَ: تَحْجُزُهُ عَنِ الظُّلْمِ، فإنَّ ذلِكَ نَصْرُهُأ Hz. Enes (Ra) anlatıyor: "Rasulullah (sav) buyurdular ki: - Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et. - Mazlumsa yardım ederim, zâlime nasıl yardım ederim? diye sorulmuştu. - Onu zulümden alıkoyarsın, bu da ona yardımdır, buyurdu. (Buhârî, Mezâlim 4)

16 Zulme Engel Olunmalıdır Zulme karşı olmak ve zulmü önlemek için gayret göstermek; zulümle, zalimle bütün gücümüzle ve en etkili biçimde mücadele etmek yüce dinimizin emridir. Zulme Engel Olunmalıdır Zulme karşı olmak ve zulmü önlemek için gayret göstermek; zulümle, zalimle bütün gücümüzle ve en etkili biçimde mücadele etmek yüce dinimizin emridir. Zulme Rıza Zulümdür Zulme destek olunamadığı gibi, rıza da gösterilemez. Müslüman, zulümden nefret etmek ve zulme karşı durmakla mükelleftir. Rıza göstermek, sessiz kalmak, Müslüman için büyük hata olur. Zulme Rıza Zulümdür Zulme destek olunamadığı gibi, rıza da gösterilemez. Müslüman, zulümden nefret etmek ve zulme karşı durmakla mükelleftir. Rıza göstermek, sessiz kalmak, Müslüman için büyük hata olur.

17 وعنﺃﺑﯽﻫﺮﻳﺮﺓ رَضِىَ اللّهُ عَنْه قالَ: قالَ رسولُ اللّهِ (ﺺ): ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ مُسْتَجَابَاتٌ ﻵشَكَّ فِي إجَابَتِهِنَّ: دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ، وَدَعْوَةُ الْوَالِد عَلى وَلَدِهِ. Mazlumun Duası Reddolmaz Hz. Peygamber (S.A.V.): Allah şu kimselerin duasını reddetmez: 1- Misafirin ev sahibine yaptığı duayı, 2- Anne babanın evladına yaptığı duayı, 3- Mazlumun zalime yaptığı duayı, (Ebu Davud, Salat:1536)

18

19 ورَجُلان تَحَابَّا في اللَّهِ اجْتَمَعَا عَلَيْهِ ، وَتَفَرَّقَا عَلَيْهِ Allah için birbirini sevip bir araya gelenler ve Allah için birbirini severek ayrılanlar. Dünya açısından hiçbir beklentileri olmadığı halde sadece Allah için birbirlerini sevenler, bu sevgi ile bir araya gelenler ve ayrılırken de sevgileri devam edenler, Arş’ın gölgesinde oturup istirahat edecek ve aralarında dünya anılarını konuşup sohbet edecekler.

20

21 Sevgili Peygamberimiz, İslam'a göre her işin başı ve ahiretin yegane geçer akçesi olan iman ile sevgi arasındaki bağı en çarpıcı biçimde bu hadisinde dile getirmiş bulunmaktadır. “Allah’a yemin ederim ki, iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” (Müslim, îman 93-94)

22 Unutulmamalıdır ki Allah'ın yardımı, toplum halinde yaşayan ve birbirlerine saygı duyanlaradır. Toplu halde kılınan bir namaza, yalnız başına kılınan bir namazdan 27 derece daha fazla sevap verileceği düşünülürse, toplum halinde olmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. İşte cennete girmeye hak kazananlar, Kur'an etrafında devamlı yükselen bir toplumun örneğini teşkil eder. Toplumu oluşturan fertler birbirlerine sevgi ile yaklaşmalı ve kardeşçe kucaklaşmalıdırlar. Birbirlerine arka çevirmekten ve düşmanca yaklaşmaktan sakınmalıdırlar.

23 إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمْ يَكُنِ اللّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلا لِيَهْدِيَهُمْ طَرِيقاً إِلاَّ طَرِيقَ جَهَنَّمَ خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا وَكَانَ ذَلِكَ عَلَى اللّه يَسِيراً. “Şüphesiz inkar edenler ve zulmedenler (var ya) Allah onları asla bağışlamayacak ve doğru yola iletmeyecektir. (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah’a çok kolaydır.” (Nisa:168,169)

24 ZULM İLE ÂBÂD OLANIN, ÂHİRİ BERBÂD OLUR.

25 Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olması için, denizden çıkaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir. (Yunus Suresi: 92)

26 ALLAH İMHAL EDER (MÜHLET VERİR), ANCAK ASLA İHMAL ETMEZ.

27 ŞİMDİ DUA ZAMANI

28 Bu vaaz projesi Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı Medet COŞKUN tarafından hazırlanan ZULÜM VE SONUÇLARI vaazından faydalanılarak hazırlanmıştır.

29


"ZULÜM VE SONUÇLARI. Zulüm; Hak yemek, eziyet, işkence ve baskı kullanmak, adaletsizlik yapmak, haddi aşmak söz ve fiilde aşırı gitmek demektir. Aynı zamanda." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları