Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK OTUZ İKİNCİ BÖLÜM Âhirete iman: 4.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK OTUZ İKİNCİ BÖLÜM Âhirete iman: 4."— Sunum transkripti:

1 Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK OTUZ İKİNCİ BÖLÜM Âhirete iman: 4

2 İlk yaratılıştan ikinci yaratılışa Ben cinleri ve insanları Bana kulluk etsinler diye yarattım. ZÂRİYÂT, 51:56 Biz göğü, yeri ve arasındakileri boşuna yaratmadık. Bu kâfirlerin zannıdır. Cehennem ateşinden, o kâfirlerin başlarına gelecek var! SÂD, 38:27

3 İlk yaratılıştan ikinci yaratılışa Yedi gök ve yer ile bunlarda olan kim varsa Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu hamd ile tesbih etmesin. Lâkin siz onların tesbihini anlamazsınız. O ise Halîmdir, Gafûrdur. İSRÂ, 17:44

4 İlk yaratılıştan ikinci yaratılışa Kâinat: bir tören alanı, bir bayram yeri. Sırası gelen meydana çıkar, işini bitiren gider.

5 İlk yaratılıştan ikinci yaratılışa Dekorlar kurulur. Film çekilir. Dekor dağılır.

6 İlk yaratılıştan ikinci yaratılışa O gün kitap sayfalarını dürer gibi semâyı düreriz. Sonra da, ilk yaratışa başladığımız gibi mahlûkatı tekrar yaratırız. Bu Bizim sözümüzdür; mutlaka yerine getireceğiz. ENBİYÂ, 21:104

7 Birinci sur Onlar kıyametin âniden başlarına gelmesinden başka birşey mi bekliyorlar? Onun alâmetleri şimdiden gelmiştir. Kıyamet koptuğunda ibret almaları neye yarar? MUHAMMED, 47:18

8 Birinci sur Sûra bir üfürüş üfürüldüğünde, Yer ve dağlar kaldırılıp tek bir darbeyle parçalandığında, İşte o gün olan olmuştur. Gök yarılmış, gücünü yitirmiştir. HÂKKA, 69:13-16

9 Birinci sur O gün gök erimiş madene döner. Dağlar atılmış yün gibi olur. Dost dostun halini sormaz. MEÂRİC, 70:8-10 O gün yer ve dağlar sarsılır; koca dağlar kum yığınına döner. MÜZZEMMİL, 73:14

10 Birinci sur Güneş dürüldüğünde, Yıldızlar saçıldığında, Dağlar yürütüldüğünde, Gebe develer başıboş kaldığında, Vahşî hayvanlar toplandığında, Denizler tutuştuğunda... TEKVİR, 81:1-6

11 Birinci sur Gök yarıldığında, Yıldızlar saçıldığında, Denizler taştığında, Kabirler deşildiğinde, Herkes ne yaptığını, neyi geri bıraktığını öğrenir. İNFİTAR, 82:1-5

12 Birinci sur Gök yarıldığında, Ve Rabbinin emrini dinlediğinde — zaten ona bu yaraşır. Yer düzlendiğinde, İçinde ne varsa atıp boşaldığında, Ve Rabbinin emrini dinlediğinde — zaten ona bu yaraşır. İNŞİKAK, 84:1-5

13 Birinci sur Yer o müthiş sarsıntısıyla sarsıldığında, Ve bütün ağırlıklarını dışarı çıkardığında, Ve insan “Ne oluyor buna?” dediğinde, İşte o gün yeryüzü haberlerini anlatır. Çünkü Rabbin ona bunu vahyetmiştir. ZİLZÂL, 99:1-5

14 Birinci sur O gün insanlar yere serilmiş pervanelere döner. Dağlar atılmış yün gibi olur. KARİA, 101:4-5

15 Birinci sur İnkâr ederseniz, çocukları ihtiyarlatan o günden nasıl korunacaksınız? Öyle bir gün ki, dehşetiyle gök yarılır. Allah’ın vaadi gerçekleşmiş demektir. MÜZZEMMİL, 73:17-18

16 Birinci sur Ey insanlar, Rabbinize karşı gelmekten sakının. Çünkü kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük birşeydir. O günü gördüğünüzde, herbir emzikli emzirdiğini unutur, herbir gebe kadın bebeğini düşürür. İnsanları da sarhoş görürsün. Halbuki onlar sarhoş değillerdir; lâkin Allah’ın azabı pek şiddetlidir. HAC, 22:1-2

17 Birinci sur Dehşetin en büyüğü de onları tasalandırmaz. Onları melekler karşılar, “İşte size vaad edilen gün” derler. ENBİYÂ, 21:103 Ancak insanların en kötülerinin başında kıyamet kopar. Öyle ki, onlar Cahiliye halkından da beterdirler. MÜSLİM, İmâre: 176

18 Birinci sur Yeryüzünde Allah Allah diyen hiç kimsenin başında kıyamet kopmaz. MÜSLİM, İman: 234 Kıyametin kopmasından önce Yüce Allah bir rüzgâr gönderecek ve kalbinde zerre kadar bile olsa imanı bulunan kim varsa, hepsinin ruhunu o rüzgârla alacak. MÜSLİM, Fiten: 116

19 Diriliş ve toplanma O gün yer başka bir yerle değişir; gökler de değişir; herkes, bir ve mutlak kudret sahibi Allah’ın huzuruna çıkar. İBRAHİM, 14:48 Sana dağları soruyorlar. De ki: Rabbim onları ufalayıp savuracak. Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak. Öyle ki, onda ne bir eğim görürsün, ne bir yükseklik. TÂHÂ, 20:

20 Diriliş ve toplanma Sor onlara: Kendilerini yaratmak mı daha zor, yoksa bütün bu yarattıklarımızı mı? Nihayet Biz onları yapışkan bir çamurdan yaratmışız. Sen hayrete düştün; onlar ise eğleniyorlar. Öğüt verildiğinde düşünüp ibret almıyorlar. Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar. Diyorlar ki: “Bu düpedüz büyüdür. “Biz ölüp de topraktan ve kemikten ibaret hale geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz? “Üstelik gelip geçmiş atalarımız da, öyle mi?” De ki: Evet. Hem de horlanmış şekilde diriltileceksiniz. Buna bir ses yeter; ve onlar o anda kalkmış, bakınmaktadırlar. “Eyvah bize,” derler. “Hesap günü gelmiş!” SÂFFÂT, 37:11-20

21 Diriliş ve toplanma Sen onlardan yüz çevir. Gün gelir, davetçi onları görülmedik birşeye çağırır. Ürkek bakışlarla, yayılmış çekirgeler gibi mezarlarından çıkarlar. Davetçiye doğru koşmaktadırlar. Kâfirler “İşte bu zor bir gün” der. KAMER, 54:6-8

22 Diriliş ve toplanma Ve sûra üfürülür. O anda onlar kabirlerinden çıkmış, Rablerine doğru koşmaktadırlar. “Eyvah bize!” derler. “Kim kaldırdı bizi kabirlerimizden? İşte bu Rahmân’ın vaad ettiği şey; demek peygamberler doğru söylüyormuş!” Bir tek sesle onların hepsi huzurumuzda toplanır. O gün kimseye bir haksızlık yapılmaz; ancak yaptıklarınızın karşılığını görürsünüz. YÂSİN, 36:51-54

23 Diriliş ve toplanma Sûra üfürüldüğü gün, artık ne aralarında bir soy bağı kalmıştır, ne de birbirlerini soruşturacak halleri vardır. MÜ’MİNÛN, 23:101

24 Diriliş ve toplanma Ve sûra üfürülür. Bu da vaad edilen gündür. Herkes yanında bir sevk edici, bir de şahitle beraber gelir. Doğrusu sen bunu umursamıyordun. Ama üzerinden perdeyi kaldırdık; bugün gözün pek keskindir. KAF, 50:20-22

25 Diriliş ve toplanma Nida edicinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver. O gün insanlar o sesi hak olarak işitirler. İşte bu çıkış günüdür. Biz diriltir, Biz öldürürüz; dönüş de yine Bizedir. O gün yer yarılır, onlar hızla koşarlar. Bu Bizim için pek kolay bir toplayıştır. KAF, 50:41-44

26 Diriliş ve toplanma Bırak onları, dalsınlar, eğlensinler, vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar. O gün kabirlerinden pek hızlı çıkarlar; sanki karşılarında dikili hedeflere koşar gibidirler. Gözleri baygın düşmüş, kendilerini zillet kaplamıştır. İşte onlara vaad edilen gün budur. MEÂRİC, 70:42-44

27 Diriliş ve toplanma Sûra üfürüldüğünde, İşte o gün pek zor bir gündür. Kâfirlere hiç de kolay değildir. MÜDDESSİR, 74:8-10

28 Diriliş ve toplanma Sûra üfürüldüğü gün, mücrimleri korkudan gözleri göğermiş halde toplarız. “Dünyada olsa olsa on gün kalmışızdır” diye aralarında fısıldaşmaktadırlar. En aklı başında olanları “Bir günden fazla kalmadık” dedikleri zaman onların söylediklerini de Biz pek iyi biliyoruz. TÂHÂ, 20:

29 Diriliş ve toplanma Kıyametin koptuğu gün, mücrimler dünyada bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Önceden de onların böyle tersleri dönüveriyordu. Kendilerine ilim ve iman verilmiş olanlar ise derler ki: Siz Allah’ın kitabında yazılı olan diriliş gününe kadar kaldınız. İşte bugün diriliş günüdür; lâkin siz bilmiyordunuz. RUM, 30:55-56

30 Diriliş ve toplanma Allah onları huzurunda topladığı gün, dünyada sanki gündüzün az bir vakti kadar kalmış gibidirler ve birbirlerini tanımaktadırlar. Allah’a kavuşmayı yalan sayıp da doğru yolu bulamayanlar ise hüsrana düşmüşlerdir. YUNUS, 10:45 O günü gördüklerinde sanırlar ki, dünyada ya bir gece kalmışlardır, ya da bir kuşluk vakti. NÂZİÂT, 79:46

31 Diriliş ve toplanma Nefsim elinde bulunan Allah’a yemin olsun, o gün mü’min için öyle hafifletilir ki, nihayet, dünyada iken kıldığı bir farz namazdan daha hafif gelir. MÜSNED, 3:75

32 Diriliş ve toplanma Kıyamet günü, tıpkı sizi ilk olarak yarattığımız gibi yapayalnız huzurumuza gelirsiniz. Dünyada size verdiklerimizi arkada bırakmışsınızdır. İbadetinizden pay sahibi zannettiğiniz şefaatçilerinizi o gün sizin yanınızda görmeyiz. Aranızdaki bütün bağlar kopmuş, Allah’a ortak saydıklarınız sizi terk edip ortadan kaybolmuştur. EN’ÂM, 6:94

33 Diriliş ve toplanma O gün dağları yürütürüz; yeri ise dümdüz görürsün. Hiçbirini eksik bırakmadan onları huzurumuzda toplarız. Hepsi saf saf Rabbine arz olunur. İlk önce sizi nasıl yarattıysak, öylece huzurumuza gelmişsinizdir. Halbuki size olan vaadimiz için bir zaman belirlemediğimizi sanıyordunuz. KEHF, 18:47-48

34 Kim nasıl dirilecek? Faiz yiyenler, şeytan çarpmış kimsenin kalkışı gibi kabirlerinden kalkarlar. Bu, onların “Alışveriş de faiz gibidir” demeleri yüzündendir. BAKARA, 2:275 Allah kime yol göstermişse o doğru yolu bulmuştur. Allah’ın saptırdıklarına ise Ondan başka dostlar bulamazsın. Kıyamet gününde de onları huzurumuzda kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü toplarız. Varacakları yer ise Cehennemdir; ateşi hafifledikçe Biz onu harlandırırız. İSRÂ, 17:97

35 Kim nasıl dirilecek? Kim Benim zikrimden yüz çevirirse, onun geçiminde darlık olur. Kıyamet gününde de onu kör olarak diriltiriz. O “Rabbim,” der. “Niçin beni kör olarak dirilttin? Oysa ben görüyordum.” “Öyleydin,” buyurur Allah. “Fakat âyetlerimiz sana geldiğinde sen onları unuttun. Bugün de sen böyle unutulursun.” TÂHÂ, 20:

36 Kim nasıl dirilecek? O gün kimi yüzler ağarır, kimi yüzler de kararır. Yüzleri kararanlara gelince: İman ettikten sonra tekrar inkâra sapar mısınız? İnkârınızdan dolayı tadın öyleyse azabı! Yüzleri ağaranlar ise, Allah’ın rahmetindedirler. Onlar ebediyen Cennette kalacaklardır. ÂL-İ İMRÂN, 3:

37 Kim nasıl dirilecek? Kıyamet gününde, Allah adına yalan söyleyenlerin yüzlerini simsiyah görürsün. Büyüklük taslayanlar için Cehennemde yer mi yok? Kötülükten sakınanları ise, Allah, muratlarına ermelerine vesile olan iyilikleriyle kurtarır. Artık onlara hiçbir kötülük dokunmaz; hiçbir şeye de üzülmezler. ZÜMER, 39:60-61

38 Kim nasıl dirilecek? O gün yüzler vardır ışıl ışıl, Rabbine bakmaktadır. O gün yine yüzler vardır asılmış, Belini kıracak birşeye uğrayacağını bilir. KIYAMET, 75:22-25

39 Kim nasıl dirilecek? Haşir meydanı: dümdüz, gölgesiz; herkes bir bakışta görülür. Buharî, Enbiyâ:3; MÜSLİM, İman: 327; TİRMİZÎ, Kıyamet: 10 Güneş iyice yaklaşmıştır. Kimi göğsüne, kimi dizlerine, kimi kulaklarına kadar, kimi de ancak topuklarına kadar ter içinde. MÜSLİM, Cennet: 62; İBNİ MÂCE, Zühd: 33

40 Arş’ın gölgesinde olacaklar Adaletli yönetici Allah’a kulluk ederek yetişen genç Kalbi mescitlere bağlı kimse Birbirini Allah için seven, kavuşma ve ayrılıkları Allah uğrunda olan kimseler Yalnızken Allah’ı anarak gözyaşı döken kimse Güzel ve mevki sahibi bir kadının davetine “Ben Allah’tan korkarım” diye cevap veren kimse Sağ elinin verdiğini sol eli görmeyecek derecede gizli sadaka veren kimse BUHARÎ, Ezan: 36; MÜSLİM, Zekât: 91; TİRMİZÎ, Zühd: 53

41 Kıyametin asıl hedefi: ödül Hepinizin dönüşü Onadır; bu, Allah’ın hak olarak verdiği sözdür. O, mahlûkatı önce yaratır, sonra da iman edip güzel işler yapanları âdil bir şekilde ödüllendirmek için onları tekrar diriltir. İnkâr edenler için ise, inkârlarında ısrarları yüzünden, kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır. YUNUS, 10:4

42 İnternet adresleri utesav.org.tr facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK OTUZ İKİNCİ BÖLÜM Âhirete iman: 4." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları