Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DEMOKRATİK: DEMOKRATİK: Demokrasiye uygun olan, demokratik olma durumudur. YURTTAŞLIK: YURTTAŞLIK: Aynı toprak üzerinde yaşayan ve yurt duyguları bir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DEMOKRATİK: DEMOKRATİK: Demokrasiye uygun olan, demokratik olma durumudur. YURTTAŞLIK: YURTTAŞLIK: Aynı toprak üzerinde yaşayan ve yurt duyguları bir."— Sunum transkripti:

1

2 DEMOKRATİK: DEMOKRATİK: Demokrasiye uygun olan, demokratik olma durumudur. YURTTAŞLIK: YURTTAŞLIK: Aynı toprak üzerinde yaşayan ve yurt duyguları bir olan topluluğa denir.

3 ETKİN YURTTAŞ: ETKİN YURTTAŞ: Devlet veya kurumların geleceklerini belirlenmesinde yönetiminde olmasa bile rol oynayan, devlete ve topluma olan sorumluluklarının bilincinde olan birey.

4 Vatandaş olarak haklarının ve sorumluluklarının bilincinde olma, yasalara titizlikle uyma, diğer insanlara karşı saygılı ve hoşgörülü davranma, şiddetten yana değil, barıştan yana olma, her türlü ayrımcılığa karşı olma demektir.

5

6 DEMOKRATİK YURTTAŞLIK EĞİTİMİ DEMOKRATİK YURTTAŞLIK EĞİTİMİ Demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün yaygınlaştırılması ve korunması amacıyla;  Öğrencileri bilgi beceri ve anlayışla donatmak,  Tavır ve davranışlarını geliştirmek,  Onları toplumda demokratik haklarını ve sorumluluklarını kullanıp savunacak hale getirmek,  Öğrencilerin çeşitliliğe değer vermelerini sağlama,  Eğitim öğretim farkındalık attırıcı girişimlerdir.

7  Son günlerde eğitim – öğretim tartışmalarını farklı duygu ve düşüncelerle izliyoruz. Konuya hangi açıdan bakarsak bakalım; bu konu, eğitimi gündemimizde tutuyor. Bu gürültü içinde eğitimin sadece okulla ilgili değil; yaşamın tamamına yayılması gereken bir ihtiyaç olduğunu unutuyoruz.  Demokrasi, bir toplum içinde yaşayan özgür birey olmak ve bir birey olarak toplum içinde özgürce yaşamak anlamına geliyor. Dolayısıyla demokrasiyi bir toplum içinde ve yaşanılan şartlarda öğrenmek gerekiyor.  Yaşamda ayakta kalabilmek ve kendimizi geliştirebilmek için gerekli olan becerileri eğitimle edindiğimiz gibi; uygun kurum, mekanizma, yöntem ve teknikler aracılığıyla demokrasiyi de yaşamın içinde öğrenmeliyiz.

8 Bir sosyal bilgileri öğretmeni olaraktan demokratik yurttaşlık eğitimi bilincini nasıl verebiliriz?

9 DEMOKRATİK YURTTAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİM PROJESİ

10 İlk DVE projesi ( ) araştırma, konferanslar ve destekleyen sahalar üzerinden demokratik vatandaşlık eğitimi kavramlarını ve uygulamasını araştırma amacına yönelik olmuştur. Bu projenin başarısı üzerine 2001 yılında ikinci bir proje daha başlatılmış olup, 2004 yılına kadar devam edecektir. Bu ikinci projede politika geliştirme birinci öncelik olarak tanımlanmıştır ve halen planlanmakta olan çeşitli faaliyetler bulunmaktadır. 2001’de DVE politikaları ve düzenleyici çerçeveler konusundaki ilk uluslararası seminer gerçekleştirilmiş ve her üye devlet içinde ulusal DVE koordinatörlerinin atanmasıyla önemli bir ilerleme kaydedilmiştir. Ayrıca, başlatılacak olan iki önemli araştırma bulunmaktadır: “DVE Politikaları konusunda Bütün Avrupa Araştırması” ile “DVE Politikaları konusunda Ortak Çerçevenin” geliştirilmesi. DEMOKRATİK YURTTAŞLIK EĞİTİMİ PROJESİ

11 Demokratik yurttaşlık eğitimi anlayışını oluşturan kavramlar  Vatandaş/Vatandaşlık  Demokratik Vatandaşlık  Vatandaşlık Sahaları Eğitimi  Medeni ve Siyasi Haklar  Eşitlik Kültürel Haklar  İnsan Hakları Demokrasi  Demokratik Çeşitlilik  Ekonomik ve Sosyal Haklar

12 Demokratik Vatandaşlık Eğitimi bir eğitim sürecidir. “En iyi uygulama” arayışındadır ve bu nedenle de belli değerler sistemiyle desteklenmiştir. Bir uygulama olarak çeşitli metodolojileri kullanmaktadır. Eğitim sürecinin içinde yatan terimler;

13  Eylem Öğrenci merkezli  Etkin Öğrenme  Hayat Boyu Öğrenme  İşbirlikli Öğrenme  Yansıtma Eleştirel Çözümleme  Araştırma Program Geliştirme  Öğretmen/Eğitmen Eğitimi  Değerlendirme

14 Avrupa Konseyi Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesi Demokratik Okul Yönetimi Modeli

15 Günümüz dünyasının en belirgin özelliği, her alanda ve yerde görülen hızlı değişimdir. Hızla değişen bir dünyada ve artan çeşitlilik ortamında etkin, bilgili ve sorumlu bir yurttaşlık gereksinimi her geçen gün giderek artmaktadır. Böylesi bir yurttaşlığın sağlanmasında eğitimin ve dolayısıyla okulların rolü neredeyse evrensel bir onay görmektedir.

16 Demokratik yurttaşlar yetiştirme fikri ve uğraşısı yeni değildir. Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de yıllardır müfredat programları içerisinde yurttaşlık bilgisi ve yurttaşlık eğitimi önemli konular arasında yer almış ve öğrenciler bu alanda eğitilmeye çalışılmıştır. Bu eğitimler genel olarak gençleri ülkelerinin siyasi sistemleri; bir başka deyişle anayasaları hakkında bilgilendirmekten ibaret olmuştur.

17 Katılımın göz ardı edildiği, geleneksel yöntemlerle kazandırılmaya çalışılan yurttaşlık modeli de edilgen ve dolayısıyla da asgari bir yurttaşlık olmuştur. Böyle bir eğitimin sonucunda bireylerin büyük bir çoğunluğu için yurttaşlık, yasalara boyun eğmek, vergi vermek, seçimlerde oy kullanmak vb. beklentiden öteye bir anlam taşımamıştır. Buna karşın, yakın geçmişte başta Avrupa olmak üzere birçok ülkede meydana gelen sosyal, ekonomik, siyasal ve teknolojik dönüşümler, sosyal olaylar; geleneksel, pasif yurttaşlık modelinin geçersizliğini ortaya koydu.

18 Yurttaş tipi, yalnız bilgilendirilmekle kalmayıp, aynı zamanda etkin, bir başka ifadeyle yaşadığı toplumun, ülkenin ve daha geniş düzeyde dünyanın yaşamına katkıda bulunabilen, bu yönde daha çok sorumluluk yüklenecek nitelikte olmalıdır. Kuşkusuz böyle bir yurttaş yetiştirmek için yapılması gereken en önemli iş, eğitim örgütleri ve özellikle de okulların müfredatlarını yapı ve işleyişlerini demokratik yurttaşlık anlayışına elverecek biçimde yeniden gözden geçirilerek düzenlemektir.

19 Bu gerekçeden hareketle Avrupa Konseyi 1977 Yılında Demokratik Yurttaşlık Eğitimi Projesini yürürlüğe koymuş ve bu proje kapsamında bu güne kadar bir dizi çalışma yürütmüştür. Bu çalışmalardan birisi de, 2006 yılının Kasım Ayı’nda Brüksel’de toplanan Ülke Koordinatörleri Toplantısı’nda tartışmaya açılan “okul yönetiminin demokratlaştırılması” çalışması olmuştur. “Demokrasiyi öğrenme ve yaşama” sloganıyla başlatılan bu çalışmada okulların demokratik bir yönetim biçimine kavuşturulması için, aşamalı bir gelişimi esas alan bir model üzerinde durulmaktadır.

20

21

22 Demokrasi ve insan haklarıyla ilgili ilkeleri uzun zaman önce kabul etmiş ve bunlarla ilgili kurumları işler hale getirmiş ülkeler için önemli olan bunların devamlılığını sağlamaktır.

23 Türkiye’de demokratik yurttaşlık hareketi ; 1921 Anayasası, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası, 1982 Anayasası,

24 “ Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmü ile milli egemenlik ilkesinden söz eden ilk anayasadır. Çoğunlukçu toplum yapısını benimsemiştir. Yerinden yönetim ilkesine ilişkin hükümler yer almaktadır. İl,ilçe ve bucaklarda halkın yönetime katılmasını sağlayacak ifadeler yer almaktadır. Anayasa yargıdan ve temel haklardan söz etmemiştir.

25 Bu Anayasa devlet sistemini dayandırdığı esaslar bakımından bir önceki anayasa döneminin devamı niteliğindedir. Yani, ulusal egemenlik, cumhuriyet ve devletin dini vasfı bu anayasanın da temelini oluşturuyordu.

26 Anayasa devletin temel niteliğinin Cumhuriyet olduğu, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ve devletin dinin İslam olduğunu belirtmektedir. Seçimlerin dört yılda bir yapılacağı kabul edilmiştir. Hükümet sistemi olarak meclis hükümeti sistemiyle parlamenter sistem arasında karma sistem benimsenmiştir. Temel hak ve özgürlüklere ilişkin hukuki güvenceler ortaya konmamıştır.

27 Darbeyi izleyen ara dönemden sonra yeniden anayasal düzene geçişi sağlayan 1961 Anayasası’nın bugün daha kolaylıkla görebileceğimiz paradoksal bir özelliği vardı. Gerçektende anayasa bir yandan görünüşe göre çağdaş ölçülere uygun “insan haklarına dayanan” bir demokratik rejim kurmayı amaçlıyor, ama öbür yandan da halkoyundan çıkacak hükümetlere karşı derin bir güvensizliği yansıtıyordu.

28 Yürütmenin güçlendirilmesine yönelik değişiklikler: Bakanlar kuruluna KHK çıkarma yetkisi verilmiş, Üniversite özerkliği zayıflatılmış, TRT’ nin özerkliği kaldırılmıştır.

29 Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına yönelik değişiklikler: Bütün hak ve özgürlükler için geçerli olmak üzere genel bir sınırlama hükmü getirilmişse bunlar için yasal sınırlama nedenleri artırılmıştır. Memurların sendika kurma hakkı kaldırılmış ve üniversite öğretim elemanlarının siyasi partilere üye olabilmeleri imkansız hale getirilmiştir.

30 Cumhuriyet dönemi boyunca demokrasi ve hukuk devletine olduğu kadar insan haklarına da en aykırı bir felsefeye dayanan ve buna uygun düzenlemeler getiren 1982 anayasasıdır. “Devletçi”, “toplumcu” ve ideolojik olarak taraflı olduğu ölçüde, bireysellik,özgürlük ve insan hakları karşıtı bir felsefe başlangıcından itibaren bu Anayasa’nın tümüne sinmiştir. Hürriyet – Otorite dengesinde otoritenin ağırlığını artırmıştır.

31  Yurttaş, ilk olarak eski Yunan medeniyetinde, “Politike Koinonia” olarak Aristotales ile karşımıza çıkıyor. Polites yani yurttaş, yönetimine düşünüp taşınarak ve eleştirel bir tutumla katılma gücüne sahip kişidir. Koinonia’nın ilk anlamı da, paylaşma, payı olma, katılma’dır.  Bu sözcük aynı zamanda topluma ilişkin bir anlayışı da yansıtıyor. “Politik toplum” yurttaşların kararlara katılmasıyla oluşturulan ve yönetilen bir düzeni dile getiriyor.  İnsan ve yurttaş haklarını birbirinden ayırmak mümkün olamamaktadır.

32  Yurttaşlığın temelinde bazı temel haklara sahip olmak olunca, ulus-devlet ya da modern devlette yurttaşlık hakları ile insan hakları iç içe geçmiştir.  İnsan Hakları ile ilgili tarihsel belgelere bakıldığında, genelde haklara ve özgürlüklere ilişkin ilk belgenin 1215 tarihli Manga Carta olduğu görülür.  Manga Carta, kralın uyruklarına ya da uyrukları içinden bir gruba karşı tutumu, bağlayıcı bir hukukun çerçevesi içine alınmış, bir başka deyişle, yürütme yetkisi sözleşmelerle sınırlandırılmıştır.

33 MAGNA CARTA

34 Hakların tanınması ile ilgili başka bir belge de 1525 tarihli Alman Köylülerinin Mektuplarıdır. Köylü topluluklarının kendi din görevlilerini v.s. Seçmesiyle ilgilidir. Ancak asıl doğal hukuk anlayışının bir yansıması 1776‘da Amerika‘da görülmüş ve Virginia Haklar Bildirisi ilan edilmiştir. İlk kapsamlı İnsan Hakları belgesi budur. Bu bildirgenin birinci maddesinde,  İnsanların doğuştan eşit derecede özgür ve bağımsız oldukları,  Yaşam ve özgürlükten yararlanma, Mülk edinme, mutluluğu ve emniyeti arama ve elde etme haklarının bulunduğu ve bu hakların hiçbir sözleşme ile ellerinden alınamayacakları dile getirilmiştir.

35  İnsan Hakları konusunda başka bir temel belge 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisidir. Bu metinde, insanların haklar bakımından özgür ve eşit doğduğu, her siyasal birleşmenin amacının, insanların doğuştan sahip olduğu özgürlük, mülkiyet, güvenlik ve baskıya karşı direnme haklarını korumak olduğu belirtilmiştir. Yurttaşların genel iradenin oluşumuna şahsen ya da temsilcileri aracılığıyla katılma hakları v.b. vardır.

36  Daha sonra 19.yy da da insan haklarının uluslar arası düzeyde ele alınmasına ilişkin bir takım adımlar atılmış, fakat asıl 20.yy da İkinci Dünya Savaşının bitiminden sonra 1945’ te Birleşmiş Milletler Örgütü kurularak 10 Aralık 1948‘de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ilan edilmiştir: İlkin temel haklar ele alındıktan sonra, ikici kuşak olarak sosyal ve siyasal haklar ve üçüncü kuşak haklar olarak da kültürel haklar gündeme getirilmiştir.

37 Peki demokratik yurttaşlık sürecine baktığımızda Türkiye’nin dünyada ki yeri nedir?

38 Bugüne kadar Türkiye'nin yaşadığı demokratikleşme sürecinin geçirdiği aşamaları, belli dönemlerini kategorize ederek ele almak mümkündür. Hiç şüphesiz bunların başında gelen, halkın "tebaa"dan "yurttaş"a dönüşümüdür.

39 “Yurttaş” mıyız, “Tebaa” mıyız? “Yurttaş” mıyız, “Tebaa” mıyız? Yurttaş; sorgulama, yorumlama, bağımsız karar verme yeteneklerine sahip, aynı vatanda yaşayan kişilerden her biridir. Yani fikri hür, vicdanı hür bireydir, vatandaştır. Tebaa; sözlükte “uyruk” anlamına gelmekle beraber, asıl olarak, bir kimsenin, bir olgunun etkisi altında olan, körü körüne bağlanan, kulluk seviyesinde gözü kapalı inanan bireylerdir. Yani fikri ve vicdanı hür olmayanlardır.

40 SİZCE ? SİZCE ?

41 29 eylül 1808 tarihinde kabul edilip imzalanan Senedi İttifak sözleşmesi tarih ve siyaset bilimciler tarafından Türk siyasi tarihinde demokratikleşme hareketlerinin başlangıcı olarak kabul edilir. Süreç bu antlaşmadan sonra gelişen ve hızlanan bir ivme kazanarak verdiğimiz kronolojik süreçte de görüldüğü üzere günümüze değin tarihsel bir süreç göstermiştir.

42 Türkiye’ nin demokratikleşme süreci 1950’den günümüze kadar çok önemli mesafeler kat etti. Özellikle özel reformlarıyla başlayan yenilikleriyle farklı bir ivme meydana getirmiştir. Yine bu süreçte 2010 reformundan sonra hızlanan ve devrimleşen atılımları görmezden gelemeyiz. Bugüne kadar Türkiye’nin yaşadığı demokratikleşme sürecinin geçirdiği aşamaları belli dönemlerini kategorize ederek ele almak mümkündür.

43 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ...


"DEMOKRATİK: DEMOKRATİK: Demokrasiye uygun olan, demokratik olma durumudur. YURTTAŞLIK: YURTTAŞLIK: Aynı toprak üzerinde yaşayan ve yurt duyguları bir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları