Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Günlük türünün kökeni üzerine Öteki edebiyat türlerinin kökeniyle karşılaştırıldığında, günlüklerin çıkış noktası, yanıtı daha belirsiz bir soru olarak.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Günlük türünün kökeni üzerine Öteki edebiyat türlerinin kökeniyle karşılaştırıldığında, günlüklerin çıkış noktası, yanıtı daha belirsiz bir soru olarak."— Sunum transkripti:

1

2 Günlük türünün kökeni üzerine Öteki edebiyat türlerinin kökeniyle karşılaştırıldığında, günlüklerin çıkış noktası, yanıtı daha belirsiz bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Türün geçmişini irdelemek, günlük yazmanın doğası üzerine düşünmek anlamına da geliyor. Batı’da günlüğün, Doğu’ya göre daha gelişmiş bir edebiyat türü olduğuna kuşku yok. Ama örneğin Japon edebiyatında da 10. yüzyılda yazılmış günlükler bulmak mümkün. Dolayısıyla günlük türünün hem Doğu hem Batı kültürlerinde, kendine özgü şartlar altında biçimlendiği söylenebilir. Peki, nedir günlük yazmak? Başlı başına, bir ömür adamayı gerektiren bir yazı uğraşı mı? Öyküden, şiirden kesilince başvurulan bir teselli mi? Yoksa yazın kuramlarını, yaşanan dönemin olaylarını taslak halinde sunan birer belge mi? Sağlıklı saptamalar yapabilmek için günlükleri farklı başlıklar altında değerlendirmek en doğrusu.

3 Edebiyat günlükleri Bir edebiyat günlü ğ ü, yalnızca bir edebiyatçının elinden çıkmı ş günlük de ğ il, edebiyat olaylarına, ki ş ilerine ve sorunlarına yönelmi ş günlüktür. Özellikle Batı’da, 20. yüzyılda yaygınla ş an bu tür günlükler, “özel günlük” olma niteli ğ ini de ta ş ır. Aynı zamanda ba ş ka türlerde yapıtlar veren André Gide, Julien Green, Max Frisch, Stefan Zweig gibi yazarlar, geride edebiyat günlüklerinin seçkin örneklerini bıraktılar. Örne ğ in Gide, Kalpazanlar adlı romanını yazdı ğ ı süreçte bir günlük tutmu ş ve yapıtının a ş amalarını, kuramını apaçık ortaya koymu ş tu. Öte tarafta, Gide’in bu ‘edebiyat’ günlükleri, en özel günlüklerden de sayılır, onu, yazarın kendi iç dünyasına vurdu ğ u bir ne ş termi ş gibi ürpertiyle okuruz. Edebiyat günlüklerinin iki unutulmaz örne ğ i de, Katherine Mansfield ve Virginia Woolf’un günlükleridir. Mansfield, henüz 16 ya ş ındayken yazmaya ba ş ladı ğ ı Bir Hüzün Güncesi’nde, yazarlık tutkularını, hırslarını, kıskançlıklarını, kırgınlıklarını içtenlikle ortaya serer. Bu hüzünlü günlük, Mansfield’ın erken ölümünden sonra yayımlanmı ş tır. Virginia Woolf da, Bir Yazarın Günlü ğ ü’nde, adından da anla ş ılabilece ğ i gibi, yapıtını ve yazarlı ğ ını merkeze alır. Bir Yazarın Günlü ğ ü türünden metinler, bugün edebiyat tarihçileri ve meraklı okurlar için hazine de ğ eri ta ş ıyor.

4 Günlüğün intihar yüzü Edebiyat günlükleri, geçen yüzyılda yaygınla ş ırken bir özellik daha kazanmı ş tı: Yazarı hayattayken yayımlanmak. Bu durum, günlüklerin ne kadar içten oldu ğ unu sorusunu getirse de Cocteau, Maugham, Maurois, Gide, Green gibi birçok yazar günlüklerini sa ğ lıklarında yayımladılar. Belki biraz da bu yüzden, günlü ğ ünü hayattayken yayımlamayanların yazdıkları daha ‘içten’ bulundu. Hele bir de yazarının müntehir olması, günlüklere ayrı bir çekicilik ve sahihlik katıyordu. İ ntihar eden iki yazarın, Cesare Pavese ve Sylvia Plath’ın günlükleri, bunun en iyi iki örne ğ idir. Cevat Çapan’ın dilimize Ya ş ama U ğ ra ş ı adıyla kazandırdı ğ ı Pavese’nin günlü ğ ü, edebiyat tarihinin en sarsıcı metinlerinden biri belki de. Çok iyi bir edebiyat günlü ğ ü sayılabilecek Ya ş ama U ğ ra ş ı, adım adım intihara giden bunalımlı bir yazarın iç dünyasını, hiçbir ‘özel’ günlü ğ ün yapamayaca ğ ı kertede ustalıkla yansıtır. Pavese, bir otel odasında canına kıydıktan sonra kitapla ş an ve uzun yılları kapsayan bu günlük, neredeyse yazarının öteki yapıtlarını gölgede bırakmı ş tır. Sylvia Plath’ın günlükleri de intiharından sonra kocası Ted Hughes’un ‘müdahale’siyle yayımlanmı ş tı. Ba ş yapıtı Sırça Fanus kadar olmasa bile, Plath’ın günlü ğ ü yıllardır ona yakın bir ilgiyle okundu, okunuyor.

5 Okuma günlükleri, eleştiri günlükleri, sanatçı günlükleri… Zaman içinde edebiyat günlüklerinin de alt kolları olu ş tu. Ele ş tiri günlükleri, okuma günlükleri yazılmaya ba ş landı. Bunun Türkçede yayımlanan son örne ğ i, Alberto Manguel’in Okuma Günlü ğ ü adlı yapıtıydı. Öte yandan, günlük, modern romanda da bir imkân olarak belirdi, bir anlatım tekni ğ ine dönü ş tü. Örne ğ in, ça ğ da ş edebiyatın büyük yapıtları Sartre’ın Bulantı’sı, Rilke’nin Malte Laudris Bridge’nin Notları ya da Martin Walser’in Jocob Von Gunten’ı, günlük biçimiyle yazılmı ş tır. Fernando Pessoa’nın ba ş yapıtı Huzursuzlu ğ un Kitabı, niçin okurun kar ş ısına hep farklı kimliklerle çıkan ş airin günlü ğ ü olarak okunmasın? Yalnızca yazın türleri de ğ il, öteki sanatlar da geride günlük edebiyatı için hatırı sayılır metinler kalmasını sa ğ lamı ş tır. Kierkegaard’ın günlü ğ ü, felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak önümüzde duruyor. Marcel’in günlü ğ ü ve Camus’nun Defterler’i de hem günlük edebiyatı hem de felsefe tarihi için önemli metinler. Rousseau’nun İ tiraflar’ı ise olsa olsa günlük türüyle akraba sayılabilir. Ressamlar bu konuda felsefecilerden daha üretken: Dali’nin, Delacroix’nın, Klee’nin günlükleri iyi birer sanatçı günlü ğ ü oldu ğ u kadar resim sanatı üzerine ilginç dü ş üncelerin geli ş mesinde etken olmu ş lardır. Sinemacılardansa Cocteau’nun, Zavattini’nin, Tarkovski’nin günlükleri unutulmamalı. Özellikle, Türkçeye Zaman Zaman İ çinde adıyla çevrilen Andrei Tarkovski’nin günlü ğ ü, sadece sinema tarihi için de ğ il, edebiyat tarihi için de e ş siz bir eser olarak nitelendirilmeyi hak ediyor. Batı edebiyatının, günlük türünün kökle ş mesini iyi ş air ve yazarlara borçlu oldu ğ unu söylemek, herhalde yanlı ş olmaz. Victor Hugo’dan Charles Baudelaire’e, Goethe’den W.B. Yeats’e, Dostoyevski’den Whitman’a kadar birçok soy ş airin, yazarın yolu günlü ğ e u ğ ramı ş. Kafka’nın günlü ğ ünü okudu ğ unuzda, bunu ancak Kafka’nın yazabilece ğ ini sezersiniz. Marcel Proust, Stendhal, Gombrowicz, Romain Rolland, Batı’dan ilk akla gelen öbür günlükçüler. Bir de, bizim edebiyatımızda hiç olmayan, bütün ömrünü günlük yazma i ş ine vermi ş Thoreau, Léataud, Anais Nin, Amiel (tam 174 defter doldurmu ş tur!) gibi isimler var ki, onlara yalnızca saygı duyulur!

6 Türk edebiyatında günlük… Evliya Çelebi Seyahatnamesi, Yirmisekiz Çelebi Sefâretnamesi ya da Silahdâr Tarihigibi kimi eserlerde bazı olayların günlük biçiminde anlatılmasını saymazsak, edebiyatımıza Batı’daki anlamıyla günlük Tanzimat’tan sonra girmi ş tir. Ancak neredeyse romanla ya ş ıt olan bu türün edebiyatımızda yeterince geli ş ti ğ ini söylemek zor. Türkçede yayımlanmı ş ilk günlük, Ali Bey’in Seyahat Jurnali’dir. Ali Bey’in, eserinin adında jurnal (Fransızca ‘journal’) sözcü ğ ünü tercih etmesi, günlü ğ ün bize pek çok ba ş ka tür gibi Batı kanalıyla geldi ğ ini gösteriyor. Jurnal sözcü ğ ü, Cemil Meriç gibi birkaç istisna dı ş ında, fazla tutunamamı ş, yerini ‘günce’ ve ‘günlük’ sözcüklerine bırakmı ş tır. Ataç’ın savundu ğ u ‘günce’nin de bugün ‘günlük’ kadar yaygın olmadı ğ ı söylenebilir. Zaten günce’yi savunan Ataç’ın, Fournier’den yaptı ğ ı Adsız Kö ş k çevirisinde günce yerine ‘ruzname’ ve ‘hatıra defteri’ sözcüklerini kullandı ğ ını da unutmamak gerekiyor. Ali Bey’in Seyahat Jurnali’nden sonra Batılı anlamıyla aslında ilk edebiyat günlü ğ ü sayılabilecek Ş air Nigar Hanım’ın günlü ğ ü geliyor. Bu eserin bir kısmı, ş airin ölümünden 40 yıl sonra Hayatımın Hikâyesi adıyla yayımlanmı ş tı. Ahmet Refik’in Kafkas Yollarında adlı seyahat günlü ğ ünden ba ş ka, Sultan Re ş ad ve Vahdettin dönemlerinde sarayda ba ş mabeyncilik yapan Lütfi Simavi’nin notları da günlük olarak nitelenebilir. Yine günlük sayabilece ğ imiz İ bnülemin Mahmut Kemal İ nal’ın defterleri ise yayımlanmadı. Atatürk’ün Anafartalar Sava ş ı sırasında tuttu ğ u günlükler, ölümünden sekiz yıl sonra Türk Tarih Kurumu’nca basılmı ş tır. Cumhuriyet öncesinin önemli yazarlarından Ömer Seyfettin’in Ruznameler’i de kitap olarak yayımlanmamı ş günlükler arasında yer alıyor.

7 İki öncü: Salâh Birsel ve Ataç Ru ş en E ş ref Ünaydın, Falih Rıfkı gibi Cumhuriyet dönemi yazarlarının günlüklerinden bazı parçalar kimi kitaplarında yer alsa da, edebiyatımızda hâlâ dola ş ımda olan günlükler denince iki isim akla geliyor: Ataç ve Salâh Birsel. Ataç, Günce’siyle hem bir edebiyat günlü ğ ü ortaya koymu ş hem de devrinin edebî e ğ ilimlerine yön vermi ş ti. Salâh Birsel ise Ku ş ları Örtünmek, Nezleli Karga, Bay Sessizlik, Aynalar Günlü ğ ü, Ya ş lılık Günlü ğ ü gibi kitaplarıyla ça ğ da ş edebiyatımızın öncü günlükçüsü oldu. Onun ku ş akda ş ları sayılabilecek Nuri Pakdil ve Orhan Burian’ın günlükleri de bu iki edebiyat adamını tanımak için e ş siz metinler. Burian’ın günlü ğ ü geçen yıl YKY tarafından yeniden yayımlanmı ş tı.

8 Şair günlükleri Cumhuriyet’ten bugüne do ğ ru günlük yazarlarının beklendi ğ ince ço ğ almadı ğ ı görülüyor. Ş airlerin de ğ il de daha çok düzyazıyla u ğ ra ş anların Türk edebiyatında günlük tutmu ş oldu ğ unu saptamak mümkün. Bir öykücünün, Tomris Uyar’ın Gündökümleri adıyla yayımlanan günlükleri, hem niteli ğ i hem niceli ğ i dü ş ünülünce, Türkçenin sayılı günlüklerinden biri olarak adlandırılmayı hak ediyor. Cemil Meriç’in iki cilt halinde yayımlanan Jurnal’i ise sadece Türkçede de ğ il, dünya edebiyatında benzerine zor rastlanacak bir yapıt. Romancılardan ilk akla gelen, O ğ uz Atay’ın Günlük’ü. Atay’ın hastalı ğ ı sürecinde kaleme getirdi ğ i bu günlük daha çok kendi yapıtları üzerinden ş ekilleniyor. Ş airlerden ise akla gelen, elbette, Cemal Süreya’nın Günler’i; tıpkı ş iirleri gibi, dönüp dönüp okunacak bir kitap. Cahit Zarifo ğ lu’nun Ya ş amak adlı, “Ne çok acı var.” kült cümlesiyle ba ş layan günlü ğ ü de Türkçenin benzersiz yapıtlarından biri olarak kalacak. İ lhan Berk’in günlü ğ ü El Yazılarına Vuruyor Güne ş ise ş airin unutulmaz düzyazı kitapları arasında yer alıyor. Hilmi Yavuz’un Geçmi ş Yaz Defterleri, felsefe- edebiyat arasında, parçalı yazı’lardan olu ş an ve edebiyatımızda türünün tek örne ğ i olan bir günlük sayılabilir. Yavuz’un 30 defteri bulan öteki günlüklerinin yayımlanıp yayımlanmayaca ğ ını ise zaman gösterecek. Hulki Aktunç da defter dolusu günlük tutan gizli günlükçü ş airlerden. Bunları yayımlamayaca ğ ını söylese de, bir ara, Kitaplık dergisinde yayımladı ğ ı Kediler Günlü ğ ü’nden bir parça ile okurlarını umutlandırmı ş tı. Bir ba ş ka ş air Turgut Uyar’ın günlükleri ise ne yazık ki kitap olarak yayımlanmadı. Sezai Karakoç’un gerçekten Kırmızı Horoz - Do ğ ulu Bir Werther adlı bir günlü ğ ü var mı? Güven Turan vakti gelince günlüklerini yayımlayacak mı? Zaman gösterecek....

9 Günlük Örne ğ i NECİP FAZIL’DAN Cuma, 9 Ocak Bugün hava yagmurlu ve puslu… Saat 2’ye 5 var… Bu âna kadar defterimi açamadım. Halim bir tuhaf… Bugün anladım ki, beni delikten ça ğ ırdıkları, meydancı gelip “Bir iste ğ in var mı?” diye sordu ğ u, berberin tıra ş a geldi ğ i, hasılı insanlarla temas etti ğ im an, üstüme acayip bir uyu ş ukluk, sinsi bir donukluk, anlatılmaz bir garipseme hissi çöküyor. Hayret! Bir aylık yalnızlı ğ ın tesirine bakın! Hayırdır in ş allah; nereye gidiyorum? Per ş embe, 15 Ocak Ş iir kitabımı bitirdim; ve güya rahat bir nefes aldım. Hava suratlı… Saat üç buçuk… Gaz sobam trampet çalıyor. Yevmiyemin 40’ıncı gününe rastlayacak olan 20 Ocak Salı gününün iple çekiyorum. Cuma, 16 Ocak Allah… Ba ş ka tek kelime söyleyemeyecek haldeyim. (Kırk Günlük Hapishane Yevmiyesi-Cinnet Mustatili) Sayı: 19 Bölüm: Kapak


"Günlük türünün kökeni üzerine Öteki edebiyat türlerinin kökeniyle karşılaştırıldığında, günlüklerin çıkış noktası, yanıtı daha belirsiz bir soru olarak." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları