Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

TEPK İ SEL (KLAS İ K) KOŞULLANMA Arş. Gör. Ceyhun OZAN - EPÖ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "TEPK İ SEL (KLAS İ K) KOŞULLANMA Arş. Gör. Ceyhun OZAN - EPÖ."— Sunum transkripti:

1 TEPK İ SEL (KLAS İ K) KOŞULLANMA Arş. Gör. Ceyhun OZAN - EPÖ

2 1. TEPK İ SEL (KLAS İ K) KOŞULLANMA  Tepkisel koşullanma, aralarında do ğ al hiçbir ilişki bulunmayan iki uyarıcının birbirleriyle ilişkilendirilmesi sonucunda, birine koşulsuz (do ğ al) olarak verilen tepkinin, di ğ erine de koşullu (yapay) olarak verilir hale gelmesidir.  Limon gördü ğ ümüzde, hatta adını duydu ğ umuzda a ğ zımız sulanır, ama daha önce hiç limon yememiş bir çocu ğ un limon görmesi ya da adını duyması halinde a ğ zı sulanmaz.  Yolda giderken, keskin bir fren sesi bizi endişelendirecektir, ama böylesi bir sesle ilk kez karşılaşacak bir çocuk sadece irkilir.

3 Pavlov`un Deneyi  Pavlov, daha önce zil sesine hiç tepki vermeyen köpe ğ in zil sesinin hemen ardından et verilerek beslenmesi halinde, bir süre sonra zil sesine de salya salgıladı ğ ını deneyle göstermiştir.  Deneyde zil sesi başlangıçta organizma için hiçbir anlam ifade etmeyen nötr uyarıcıdır.  Et ise tüm köpeklerde hiçbir koşula ba ğ lı olmadan salya tepkisi oluşturan koşulsuz uyarıcıdır.

4  Zil sesi nötr bir uyarıcıyken, koşulsuz uyarıcı olan et ile ilişkilendirilmiş, böylece köpe ğ in zil sesine de salya tepkisinde bulunmasını sa ğ lamıştır. Zil sesi artık koşullu uyarıcı haline gelmiştir.  İ nsan ve hayvanların önceden tepkide bulunmadıkları bir uyarıcıya, belirli koşullar sonucunda tepkide bulunmayı ö ğ renmesine koşullanma yoluyla ö ğ renme denir. Bazı insanlarda görülen korku, antipati, tiksintilerin de gerçek nedeni ço ğ unlukla bu tür koşullanmalardır.

5 A. Koşulsuz (Do ğ al) Uyarıcı  Organizma üzerinde etkisi do ğ uştan var olan ö ğ renilmemiş uyarıcılardır. Yani do ğ du ğ umuz ilk günden beri bu uyarıcıya otomatik olarak tepki veririz.  Yüksek ses duydu ğ umuzda irkiliriz.  Bozulmuş yiyecek yersek midemiz bulanır.  Hava sıcak olursa terleriz.  Dilimize limon de ğ di ğ i an, hemen a ğ zımız sulanır.  Elimizi so ğ uk suya sokarsak kan damarlarımız büzüşür.

6 B. Koşulsuz (Do ğ al) Tepki  Koşulsuz uyarıcıya verilen tepkilere koşulsuz tepki denir. Koşulsuz uyarıcı gibi koşulsuz tepki de ö ğ renilmemiştir.  Do ğ du ğ umuz ilk günden beri sahip oldu ğ umuz tepkilerdir.  Yüksek ses duydu ğ umuzda irkiliriz.  Bozulmuş yiyecek yersek midemiz bulanır.  Hava sıcak olursa terleriz.  Dilimize limon de ğ di ğ i an, hemen a ğ zımız sulanır.  Elimizi so ğ uk suya sokarsak kan damarlarımız büzüşür.

7 C. Nötr ( İ lişkisiz) Uyarıcı  Organizma için herhangi bir anlam ifade etmeyen yani herhangi bir tepkiye yol açmayan uyarıcıdır.  Tepkisel koşullanma sürecinde amaç, nötr uyarıcının bir süre sonra tepki üretme gücüne kavuşmasıdır.  Yeni do ğ muş bir bebek için «kalem», «para», «aferin» vb. nötr uyarıcı konumundadır.

8 D. Pekiştirme (Pekiştireç)  Klasik koşullanmada koşulsuz uyarıcı pekiştireç görevi üstlenir. Buna «pekiştirme ilkesi» denir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, organizmanın pasif konumda oluşudur.  Pekiştireç (koşulsuz uyarıcı) organizmanın tepkisinden önce verilmektedir. Yani organizma bir tepkide bulundu ğ u için pekiştireç almamakta, aksine pekiştirildi ğ i için tepkide bulunmaktadır.

9 E. Bitişiklik (Uyaranlar Arasındaki Zaman Aralı ğ ı)  Koşullanmanın etkili şekilde gerçekleşmesi için nötr uyarıcının verilme zamanı ile koşulsuz uyarıcının verilme zamanı arasındaki dilim çok kısa olmalıdır. Organizma bu sayede iki uyarıcı arasında ilişki kurabilmektedir.  Zil sesinin 0.5 saniye ardından et verilirse koşullanmanın en etkili oldu ğ u, sürenin 5 ile 30 saniye arasında de ğ işebilece ğ i belirtilmektedir. Buna göre aradaki süre arttıkça, koşullanmanın etki derecesi de azalacaktır.

10 F. Koşullu Uyarıcı  Organizma için başlangıçta herhangi bir tepki oluşturmayan uyarıcının (nötr uyarıcı), koşulsuz uyarıcıyla eşleştirilmesi sonucunda, nötr uyarıcı, koşullu uyarıcı haline dönüşür.  Bütün koşullu uyarıcılar başlangıçta (koşullanmadan önce) nötr uyarıcı konumundadır. Buna göre koşullu uyarıcı ö ğ renilmiş bir uyarıcıdır.

11 G. Koşullu Tepki  Koşullu uyarıcıya verilen tepkidir. Koşullu uyarıcı ö ğ renilmiş oldu ğ una göre koşullu tepki de ö ğ renilmiştir.  Salya tepkisi, koşullanma sonrasında refleks olarak de ğ il, koşullu (şartlı) refleks olarak adlandırılır.

12 B. KOŞULLANMA İ LKELER İ  1. Bitişiklik (Uyaranlar Arasındaki Zaman Aralı ğ ı – Yakınlık)  Nötr uyarıcı ile koşulsuz uyarıcı arasındaki zaman dilimine bitişiklik adı verilir.

13 2. Habercilik (Uyaran Sıralaması)  E ğ er bir uyarıcı, başka bir uyarıcının gelece ğ ini ya da devam etmekte olan uyarıcının bitti ğ ini- bitece ğ ini bildiriyorsa, bu tip uyarıcılara haberci uyarıcı adı verilir. Bütün koşullu uyarıcılar aynı zamanda haberci uyarıcı niteli ğ i taşır.  «Benim ardımdan başka bir uyarıcı gelecek» diyen haberciler, olumlu habercidir. «Devam etmekte olan uyarıcı artık bitti-bitecek» diyen haberciler olumsuz habercidir.

14 A. Olumlu Habercilik ( İ leriye Koşullanma)  Pavlov`un deneyinde önce zil sesi hemen ardından et verilmektedir. Bir süre sonra köpek zil sesine de salya akıttı ğ ına göre zil sesi organizmaya haber vermektedir. «Benim ardımdan et gelecek» Köpek et beklentisiyle salya akıtmaktadır. Zil sesi hem koşullu bir uyarıcı hem de olumlu habercidir.  Savaş yıllarında yüksek tepelere yerleştirilen sirenlerin sesini duyan halk, uçak saldırısı olaca ğ ını anlar ve hemen sı ğ ınaklara girer.

15 B. Olumsuz Habercilik (Geriye Koşullanma)  Yapılan deneyde köpe ğ in kaçma şansı olmaksızın bulundu ğ u bölüme ansızın elektrik şoku verilir. Şok devam ederken 3. saniyede bir zil çalar ve zilin hemen ardından şok kesilir. Köpek bir süre sonra zil sesinin şokun sona erece ğ ini bildirdi ğ ini anlar. Zil sesi hem koşullu uyarıcı hem de olumsuz habercidir.  Savaş yıllarında düşman uçaklarının saldırısı geçtikten sonra farklı seste bir siren sesi çalarak sı ğ ınaktaki insanlara tehlikenin geçti ğ i bildirilir.

16 3. Pekiştirme  Tepkisel koşullanmada pekiştirme, koşulsuz uyarıcının yaptı ğ ı işe verilen addır ve tepkiden önce verilir. Böylece tepkinin ortaya çıkması sa ğ lanır.  Birincil pekiştireçler ö ğ renilmemiştir. Koşulsuz uyarıcının kendisidir. (Et, su, çikolata, elektrik şoku, sevgi vb.)  İ kincil pekiştireçler ö ğ renilmiştir. Koşullu uyarıcının kendisidir. (Zil sesi, para, okul vb.)

17 4. Alışma  Koşullu uyarıcı bir süre tek başına verildi ğ inde, önce tepki miktarında azalma görülür. Yani organizma bu uyarıcıya eskisinden daha az tepki verir. Bu aşamada alışma gerçekleşmiştir.

18 5. Sönme (Deneysel Çözülme)  Organizmanın daha önce tepki verdi ğ i bir uyarıcıya pekiştirme yapılmaması sonucu artık tepki vermemeye başlaması sönme olarak adlandırılır.  Pekiştirilmeyen davranışlar söner. Sönme olayı gerçekleşince koşullu uyarıcı eski haline geri döner, yani tekrar nötr uyarıcı olur.

19 6. Kendili ğ inden Geri Gelme  Sönmüş tepkinin, bir süre sonra tekrardan ortaya çıkmasıdır. Bu durum sönmüş bir tepkinin yok olmadı ğ ının ispatıdır. Ancak pekiştirilmezse kısa sürede ortadan kalkar.

20 7. Genelleme  Genelleme denince akla öncelikle uyarıcı genellemesi gelmelidir.  Organizmanın benzer uyarıcılara aynı tepkiyi vermesidir.  Zil sesine salya tepkisi veren köpe ğ in, metronom sesine de aynı tepkiyi vermesi  Denizde bo ğ ulmanın eşi ğ inden dönmüş bir kişinin havuzdan da korkması  Fareden korkan bir çocu ğ un, tüylü bütün hayvanlardan korkması

21 8. Ayırt Etme  Organizmanın arada benzerlik olsa bile, koşullu uyarıcıyı di ğ er uyarıcılardan ayırarak, sadece koşullu uyarıcıya tepkide bulunmasıdır. Genellemenin tam tersidir.  Denizde bo ğ ulma tehlikesi geçirdi ğ i için havuzdan da korkan çocuk, bir süre sonra sadece denizden korkmaya başlar, havuza olan korkusu ortadan kalkar.  Önceleri hastanede gördü ğ ü bütün beyaz önlüklü hemşirelerden korkan çocuk, bir süre sonra sadece kendisine i ğ ne yapan hemşireden korkmaya başlar.

22 9. Korku Koşullanması  Koşullu bir uyarıcıyla korku tepkisi eşleştirildi ğ inde korku koşullanması ortaya çıkar.  Yapılan deneyde bebe ğ in kuca ğ ına beyaz bir tavşan konur. Bebe ğ in beyaz tavşana olumlu ya da olumsuz bir tepki vermedi ğ i görülür. Ertesi gün bebe ğ in kuca ğ ına beyaz tavşan konduktan hemen sonra yüksek frekanslı bir ses ortama eklenir. Ses bebekte refleksif olarak a ğ lama tepkisine yol açar. Bu aşama birkaç kez tekrarlandıktan sonra bebe ğ in sadece beyaz tavşanı görünce de a ğ lamaya başladı ğ ı görülmüştür.

23 10. Geçici Koşullanma  Koşullanma sürecinde sadece koşulsuz uyarıcının kullanıldı ğ ı şeklidir. Koşulsuz uyarıcı organizmaya eş zaman aralıklarıyla verilir. Böylece eş zaman aralıklarının koşullu uyarıcı haline gelece ğ i varsayılır.  Köpe ğ e saat başı et verildi ğ ini düşünelim. Et koşulsuz uyarıcıdır. Bu çalışma bir süre tekrar edildi ğ inde «her saat başı» köpek için koşullu bir uyarıcı haline gelecektir.

24 11. Birden Fazla Uyarıcıya Koşullanma (Üst Düzey Koşullanma)  Organizmanın birden fazla sayıda koşullu uyarıcıya aynı tepkiyi vermesinin sa ğ lanması üst düzey koşullanma olarak adlandırılır.  E ğ er koşullanılan uyarıcı sayısı iki ise ikinci dereceden koşullanma, üç ise üçüncü dereceden koşullanma şeklinde isimlendirilir.  Ayşe Hanım ne zaman bebe ğ ini yıkayacak olsa önce yere kırmızı bir örtü sermektedir. Sonra bebe ğ inin küvetini bu örtünün üzerine koymakta, son olarak da içini suyla doldurarak bebe ğ ini yıkamaktadır. Bir süre sonra bebe ğ in kırmızı örtüyü ya da küvetini gördü ğ ünde yıkanacakmış gibi mutlu oldu ğ u görülür.

25 12. Ö ğ renilmiş Çaresizlik  Organizma istedi ğ i sonuca ulaşmak için önce birkaç denemede bulunur. Bu denemelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde, «Ben bu işte başarılı olamayaca ğ ım» demeye başlar. Bu ifadeler ö ğ renilmiş çaresizli ğ in başlangıcıdır.  Matematik dersinin 1. ve 2. sınavlarından zayıf not alan bir ö ğ renci, «Ne kadar çalışırsam çalışayım, ben Matematik dersinin 3. sınavından da zayıf alıp sınıfta kalaca ğ ım» demiş ve çalışmamaya başlamıştır.

26 13. Garcia Etkisi (Olumsuz Tat Koşullanması)  Nötr uyarıcı ile koşulsuz uyarıcının verilme süresi arasında, bitişiklikle açıklanamayacak kadar uzun bir süre olsa bile koşullanmanın gerçekleşebilece ğ ini anlatır.  Akşam midesi bulanan çocuk, bunun nedenini ö ğ len yedi ğ i ya ğ lı böre ğ e ba ğ lar.  Ö ğ le vaktinde prizi tamir etmeye çalışırken elektrik şokuna kapılan bir kişi, akşam kalbi sıkıştırınca bunun nedenini ö ğ le vaktinde elektrik şokuna kapılmış olmasına ba ğ layabilir.  Gündelik yaşamda bir uyarıcıya karşı oluşan olumlu – olumsuz duyguların, organizma tarafından zihinsel olarak bu uyarıcıyla ilişkili oldu ğ una inanılan uyarıcılara genellenmesi de garcia etkisiyle açıklanabilir.  Çok sevdi ğ i kız arkadaşı tarafından kendi evinde aldatılan bir genç, kız arkadaşından nefret etti ğ i gibi zamanla o evden, apartmandan, hatta evin bulundu ğ u sokaktan, derken o şehirden bile nefret edebilir.

27 C. TEPK İ SEL KOŞULLANMA YOLUYLA OLUŞAN DAVRANIŞLARI YOK ETME YÖNTEMLER İ  1. Karşı Koşullanma  Organizmanın istenmeyen bir davranışa koşullanması halinde, bu davranışın tam ters yani istenen davranışlar çeşitli yollarla pekiştirilerek, bir yandan istenmeyen davranışın söndürülmesi, bir yandan da istenen davranışa koşullanmanın sa ğ lanması, karşıt koşullanma olarak açıklanır.  Bilgisayar oyunlarında başarısız olan ve bu nedenle bilgisayar oyunlarını hiç sevmeyen çocu ğ un, bir oyunda başarı elde ettikten sonra bilgisayar oyunlarını sevmeye başlaması

28  Karşıt koşullanma bazen farkında olmadan bir uyarıcıya karşı olumlu tutumun, olumsuz hale gelmesine de yol açabilir.  Denize girmekten çok hoşlanan Ahmet, bir gün denizde aya ğ ına kramp girince bo ğ ulma tehlikesi yaşar. O günden sonra denizden çok korkmaya başlar.

29 2. Sistematik Duyarsızlaştırma  Organizmanın korku duydu ğ u, istemedi ğ i uyarıcı zaman içinde, yavaş yavaş, aşama aşama organizmaya yaklaştırılır. Böylece korkunun (istenmeyen davranışın) ortadan kaldırılması amaçlanır.  Köpeklerden çok korkan çocu ğ a, önce ufak-şirin köpek resimleri gösterilir. Ardından çocu ğ un yakınına ufak-şirin bir köpek getirilir. Ardından normal bir köpek yavaş yavaş çocu ğ a yaklaştırılır.  Topluluk önünde konuşmaktan korkan bir ö ğ renciye, önce 3- 5 kişi önünde konuşma yaptırılır. Sonra kişi karşısında, giderek artan dinleyici kitlesi karşısında konuşma yaptırılarak bu korkusu ortadan kaldırılır.

30 3. İ tici Uyarıcıya Koşullama  Organizmanın koşullandı ğ ı uyarıcının çekicili ğ i azaltılmak için, bu uyarıcı itici (istenmeyen) bir uyarıcıyla eşleştirilir.  Emzi ğ i bırakma yaşı geçti ğ i halde bir türlü bırakamayan Berke`ye annesi emzi ğ i acı biberin suyuna de ğ direrek vermeye başlar. Böylece emzik ile acı biber eşleştirilmiş olur.

31 4. Karşı Karşıya Getirme  Organizmanın korku duydu ğ u bir uyarıcıyla bir süre aynı ortamda kalması sa ğ lanır. Böylece korku tepkisi ortadan kaldırılmaya çalışılır.  Kedilerden korkan bir çocuk, çok sayıda kedinin oldu ğ u bir odaya götürülür ve bir süre burada kedilerle birlikte kalması sa ğ lanır.

32 KPSS 2006  Aşa ğ ıdakilerden hangisi, tepkisel koşullanmanın ayırt edici özelli ğ idir?  A) Ö ğ renilecek davranışın zihinsel şemasının oluşturulması  B) Önceden aralarında ba ğ lantı bulunmayan bir uyarıcı ile bir tepki arasında ba ğ kurulması  C) Davranışın tekrarlama olasılı ğ ının kendi yarattı ğ ı sonuca ba ğ lı olarak de ğ işmesi  D) Bir bütünün parçaları arasındaki ilişkilerin çeşitli durumlar denenerek ö ğ renilmesi  E)Bir dizi yaşantı sonucunda koşulsuz bir uyarıcıya tepki verilmeye başlanması

33 KPSS 2006  İ kincil pekiştireçler pekiştirici de ğ erlerini, ö ğ renme yoluyla kazanırlar.  Buna göre, ikincil pekiştireçlerle tepkisel koşullanmada yer alan aşa ğ ıdaki ö ğ elerden hangisi arasında bir paralellik kurulabilir?  A) Koşullu uyarıcı  B) Uyarıcı genellemesi  C) Nötr uyarıcı  D) Tepki genellemesi  E)Koşulsuz uyarıcı

34 KPSS 2006  Otobüsüyle seyahat eden bir kişi, aniden acı bir fren sesi duymuş, ardından otobüs, karşıdan gelen araca büyük bir gürültüyle çarpmıştır. Bu kazada ciddi biçimde yaralanan bu kişi, aradan uzun yıllar geçmesine ra ğ men, her fren sesi duydu ğ unda korkuyla yerinden fırlamaktadır. Bu örnekte, fren sesi kişinin korku tepkisini ortaya çıkaran ne tür bir uyarıcıdır?  A) PekiştiriciB) KoşulsuzC) Uyandırıcı  D) NötrE) Koşullu

35 KPSS 2006  Koşullu bir tepkiyi ortaya çıkaran bir uyarıcının tekrar tekrar verilmesi sonucunda bu uyarıcının söz konusu tepkiyi ortaya çıkarma gücünün azalması, aşa ğ ıdaki süreçlerden hangisiyle en iyi açıklanabilir?  A) Kendili ğ inden geri gelme  B) Sönme  C) Alışma  D) Karşıt koşullama  E) Tepkisel koşullama

36 KPSS 2006  Anaokuluna başladı ğ ı ilk gün bir başka çocuk tarafından rahatsız edilen Ayşe'de okul korkusu oluş­muş, ancak ilerleyen günlerde benzer bir olayın meydana gelmemesi nedeniyle bu korku giderek azalmış ve sonuçta ortadan kalkmıştır.  Ayşe'de okul korkusunun oluşması ile bu korkunun zayıflayarak ortadan kalkması, aşa ğ ıdakilerden hangisinde verilen süreçlerle açıklanabilir?  A) Ceza / alışma  B) Edimsel koşullanma / duyarsızlaşma  C) Bilişsel ö ğ renme / karşıt tepki oluşturma  D) Tepkisel koşullanma / sönme  E) Aralıklı pekiştirme / sönme

37 KPSS 2007  Bir anne bebe ğ ini sevmek üzere parmaklarını oynatarak yaklaşıp onun karnını gıdıklamış; bebek, gıdıklanmaya karşı gülme ve kasılma tepkisi vermiştir. Bu olay birkaç kez tekrarladıktan sonra be­bek annesinin parmaklarını oynatarak kendisine yaklaştı ğ ını görür görmez gülme ve kasılma tepkisi vermeye başlamıştır.  Bebe ğ in annesinin parmaklarını oynattı ğ ını görünce gülme tepkisi vermesi aşa ğ ıdakiler-den hangisinin sonucudur?  A) Karşıt tepki oluşturmaB) Kavrama yoluyla ö ğ renme  C) Olumlu pekiştirmeD) Duyarlılık kazanma  E) Tepkisel koşullanma

38 KPSS 2007  Annesi tarafından banyo yaptırılırken birkaç kez gözüne sabun kaçan bir bebek, annesinin elinde ne zaman banyo havlusunu görse a ğ lamaya başlamaktadır.  Banyo havlusu, koşullanma yoluyla ö ğ renme sürecinde yer alan aşa ğ ıdaki ö ğ elerden hangisine karşılık gelmektedir?  A) Nötr uyarıcıB) Koşulsuz uyarıcı  C) CezaD) Pekiştirici uyarıcı  E) Koşullu uyarıcı

39 KPSS 2007  Evlerindeki köpe ğ e 'kuçu kuçu' demeyi ö ğ renen Can, bir gün bahçelerine giren kuzuya da 'kuçu kuçu' demiştir.  Can`ın bu davranışı, aşa ğ ıdakilerden hangisine örnektir?  A) Algısal de ğ işmezlik  B) Uyarıcı genellemesi  C) Ayırt etme  D) Algı çarpıtması  E) Ö ğ renmenin aktarılması

40 KPSS 2007  Melek, ilkö ğ retimin ilk yıllarında matematik dersinde başarılı olamamış ve matemati ğ e karşı olum­suz bir tutum geliştirmiştir. Altıncı sınıfa başladı ğ ında matematik ö ğ retmenini çok seven ve onun yakın ilgisinden mutlu olan Melek, matematik çalışmaktan hoşlanmaya başlamıştır.  Melek'in matematikten hoşlanmaya başlaması aşa ğ ıdakilerden hangisiyle en iyi açıkla­nabilir?  A) Sosyal ö ğ renme  B) İ şaret ö ğ renme  C) Kendili ğ inden geri gelme  D) Karşıt koşullanma  E) Kavrama yoluyla ö ğ renme

41 KPSS 2008  Ali, araba kullanan babasını izlerken acı bir fren sesi duymuş ardından arabaları öndeki araca çarp­mıştır. Bu olaydan sonra Ali ne zaman bir fren sesi duysa korku tepkisi vermeye başlamıştır. Ali'nin fren sesi duyunca korku tepkisi vermeye başlaması aşa ğ ıdakilerden hangisinin sonucudur?  A)Fren sesi ve kaza bitişikli ğ i nedeniyle tepkisel koşullama  B)Sonraki tekrarlarda fren sesi duyması nedeniyle edimsel koşullama  C)Babasını o anda gözledi ğ i için model alma yoluyla ö ğ renme  D)Babasını izlemekle meşgul olsa da, kaza yapıldı ğ ı anda arabanın içinde oldu ğ u için gizil ö ğ renme  E)Kaza olayına tanık oldu ğ u için gözlem yoluyla ö ğ renme

42 KPSS 2008  Hamileli ğ i dolayısıyla midesi bulanan bir anne adayı, sabahlan bir yandan midesi bulanırken bir yan­dan da televizyondaki bir sabah programını İ zlemektedir. Anne, do ğ um yaptıktan sonra, ekranda ne zaman aynı programın sunucusunu görse, yine midesinin bulandı ğ ını hissetmektedir.  Yukarıdaki örnekte yer alan program sunucusu, aşa ğ ıdakilerden hangisinin işlevini gör­mektedir?  A) Koşulsuz uyarıcıB) Koşullu tepki  C) Pekiştirici uyarıcıD) Koşullu uyarıcı  E) Nötr uyarıcı

43 KPSS 2008  Akşama do ğ ru midesi bulanan Esra, ö ğ le yeme ğ indeki mayonezden zehirlendi ğ ini düşünmüş ve bu olaydan sonra uzun süre mayonez yememiştir.  Esra'nın uzun süre mayonez yememesi aşa ğ ıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?  A) İ kinci derece koşullama (üst düzey)  B) Batıl davranış  C) Ayırt etme  D) Koşulsuz tepki  E) Olumsuz tat koşullaması (Garcia etkisi)

44 KPSS 2009  Üyesi oldu ğ umuz elektronik posta haberleşme grubunun bir üyesi sürekli olarak bizi öfkelendiren iletiler yollarsa bir süre sonra, gelen posta kısmında bu üyenin ismini görünce öfkeleniriz.  Başlangıçta bizde olumlu ya da olumsuz bir duygusal tepki uyandırmayan bu ismin bizi öfkelendirir hale gelmesi, aşa ğ ıdaki süreçlerden hangisinin sonucudur?  A) Ö ğ renmenin genellenmesi B) Tutum de ğ işmesi  C) Sosyal karşılaştırma D) İ çgörü kazanma  E) Tepkisel koşullanma

45 KPSS 2009  Dişine dolgu yapılan bir birey, diş oyma aleti dişine de ğ di ğ inde canı yandı ğ ı için kasılır, aletin çı­kardı ğ ı ses karşısında ise böyle bir tepki vermez. Ancak diş oyma aletinin çalışmaya başlamasının hemen ardından canı yandı ğ ı için birey bir süre sonra alet dişine de ğ meden, aletin sesini duyar duymaz kasılma tepkisi vermeye başlar.  Bu duruma ilişkin aşa ğ ıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?  A) Aletin sesi koşullu uyarıcı, bu ses duyulunca verilen kasılma tepkisi koşullu tepkidir.  B) Alet dişe de ğ di ğ inde duyulan acı koşulsuz uyarıcı, bu acı karşısında verilen kasılma tepkisi ko­şulsuz tepkidir.  C) Aletin sesi koşullanma gerçekleşmeden önce nötr, koşullanma gerçekleştikten sonra koşullu uyarıcıdır.  D) Aletin sesi koşulsuz uyarıcı, bu ses duyulunca verilen kasılma tepkisi koşullu tepkidir.  E) Alet dişe de ğ di ğ inde duyulan acı koşulsuz, aletin sesi koşullu uyarıcıdır.

46 KPSS 2009  Ders zili çaldı ğ ı halde sınıfa girmeyip bahçede oynamaya devam etti ğ i için ö ğ retmeninden azar işiten Ayşe, izleyen hafta sonunda gitti ğ i sinemada filmin başlayaca ğ ını belirten zilin sesini duyar duymaz annesinin elini tutarak salona do ğ ru koşmaya başlamıştır.  Ayşe'nin sinemada zil sesini duyunca salona do ğ ru koşması aşa ğ ıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?  A) Olumsuz aktarma  B) Tepkisel koşullanma  C) Ayırt etmeyi ö ğ renme  D) Ö ğ renmenin genellenmesi  E) İ kinci dereceden koşullanma

47 KPSS 2009  Kendisini ısıran bir köpekle her karşılaştı ğ ında korku tepkisi veren bir çocuk, birkaç kez bu köpe ğ i sahibiyle birlikte gördükten sonra, köpek yanında olmasa bile sahibini görünce korku tepkisi ver­meye başlar.  Çocu ğ un, köpe ğ in sahibinden de korkamaya başlaması aşa ğ ıdaki süreçlerden hangisiyle açıklanabilir?  A) Uyarıcı genellemesi  B) İ kinci dereceden koşullanma  C) Tepki genellemesi  D) Etki yayılması  E) Psikolojik tepkisellik

48 KPSS 2009  Tıp fakültesini iyi bir dereceyle bitiren Ali, birkaç kez girdi ğ i Tıpta Uzmanlık Sınavında başarısız olmuştur. Ailesinin ısrarıyla bu yıl da sınava başvurmasına ra ğ men Ali bu sınav uygulaması devam ettikçe hayalini kurdu ğ u dahiliye uzmanlı ğ ı e ğ itimini hiçbir zaman alamayaca ğ ını düşünmektedir.  Ali'nin bu düşüncesi aşa ğ ıdakilerden hangisinin göstergesi olabilir?  A) Ö ğ renilmiş çaresizlik  B) Dışsal denetim oda ğ ı  C) Kendini gerçekleştiren kehanet  D) Mantı ğ a bürüme  E) Kolektif yeterlik inancının düşük olması


"TEPK İ SEL (KLAS İ K) KOŞULLANMA Arş. Gör. Ceyhun OZAN - EPÖ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları