Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu."— Sunum transkripti:

1

2

3 Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır. Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, ananelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir. Millî his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî hissin gelişmesinde başlıca etkendir.Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır. Türk milletinin millî dili ve millî benliği bütün hayatında hakim ve esas kalacaklardır.

4

5 Kelime, anlamı veya görevi bulunan ve tek başına kullanılabilen ses veya sesler topluluğudur. Türk Dil Kurumu kelimeyi ; “Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük“ olarak tanımlamaktadır. Kelimeler anlamlı veya görevli dil birlikleridir. Kelimelerin genellikle anlamları vardır.Dışarıda bir varlığı, bir nesneyi bir hareketi karşılarlar. Kelimeyi -ki kelimenin Türkçe karşılığı sözcüktür ve daha sık bu hâliyle kullanılmaktadır- okuduğumuz veya duyduğumuz zaman o varlık veya hareket gözümüzün önünde canlanır: kitap, daktilo, koyun, kuzu, cetvel, koşmak, yazmak… sözcük Türkçekitap Ancak, anlamı bulunmayan kelimeler de vardır: gibi, ile, ve, için, fakat, ama, kadar vb. Bunların anlamları yoktur ve hiç bir varlığı veya hareketi karşılamazlar. Cümlede anlamlı kelimelerle birlikte kullanılırlar. Onların manalarına yeni ifadeler katarlar: aslan gibi, onun için gelmiştim, sabaha kadar ağladı örneklerinde olduğu gibi.Cümlede anlam

6

7  Gerçek anlam, bir sözcüğün temel anlamıdır. Buna sözcüğün ilk akla gelen anlamı da denir. Örnek: “Üzerinde ince bir gömlek vardı.” “Çocuğu ağır çantayı kaldıramadı.” “Evin camlarını kırmışlar.” “Bahçedeki kuru otları yakmış.”

8  ”Karanlık “ kelimesi aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçek anlamıyla kullanılmamıştır? A.Bunlar karanlık fikirli adamlar. B.Karanlık odada çalışmaktan hoşlanır. C.Hava oldukça karanlık,daha ileri gidemeyiz. D.Karanlıkta göz gözü görmüyordu.

9  ”Açık” sözcüğü,aşağıdaki cümlelerin hangisinde gerçek anlamda kullanılmıştır? A.Pehlivan açık düşünce tuş oldu. B.Bu adamın her işi açıktır. C.Böyle açık ağızlılarla ne konuşursun? D.Açık kapının aralığından baktı.

10  Mecaz anlam, sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazanmış olduğu yeni anlama denir. Örnek : ‘Yaşlı kadına yer vermen ince bir davranıştı.” “Çocuğu ağır işlerde çalıştırmışlar.” “N'olur beni kırma, maça birlikte gidelim.” “Sınavda yüksek not alamazsam yandım.”

11  ”Ateş” sözcüğü,aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamda kullanılmıştır? A.Yemeği yeni ateşten indirdi. B.Zavallı çocuk ateşler içinde yanıyor. C.Erken saatlerde topçu ateşi başlamıştı. D.Konuşmasındaki ateş içimi yaktı.

12  Aşağıdakilerin hangisinde ”ileri” sözcüğü mecaz anlamdadır? A.Senin saatin beş dakika ileri olabilir. B.Biraz ileri gider misin, sıkıştım da. C.Başını biraz ileride tut ve gülümse. D.O, ileri görüşlere sahip bir insandı.

13  Temel(gerçek) anlama bağlı olarak kelimenin kazandığı yeni anlama yan anlam denir. Örnek : Kapının kolu kırıldı. Ayakkabının burnu aşınmış. Masanın gözünde kalemlerin kalmış.

14  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “yuva” sözcüğü yan anlamı ile kullanılmıştır? A.Ağaçtaki yuvayı yere attı. B.Kardeşim yuvaya gidiyor. C.Yuvada beş yavru kuş var. D.Kırlangıç,yuvasını çamurdan yapar.

15  Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili sözcük yan anlamda kullanılmamıştır? A.Kitabın başı biraz sıkıcıydı;ama sonradan güzelleşti. B.Karşı yakada oturduğu için işe geç kalıyor. C.Kapının kolunu sen mi kırdın? D.Masanın üzerindeki saat senin mi?

16  Herhangi bir bilim, sanat ya da meslekle ilgili özel bir kavramı karşılayan sözcüklere terim denir. Matematikte kullanılan: açı, üçgen, karekök... Edebiyatta kullanılan :öykü, ölçü, kafiye, dize... Sosyal bilgilerde kullanılan :iklim, ölçek, eş yükselti Fen bilgisinde kullanılan :hücre, soluk boruları, sindirim sistemi, sinir... sözcükleri terimdir

17  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim kullanılmıştır? A.Bu konuda, ben konuşmak istemiyorum. B.Böylece bir engeli daha aşmış bulunuyoruz. C.Elinde bir demet çiçek vardı. D.Çocuğun kızamık olduğunu söylemiştim size.

18  Aşağıdaki cümlelerin hangisinde terim kullanılmamıştır? A.Atomun parçalanması sonucunda büyük bir enerji açığa çıkar. B.Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin oluşturduğu alüvyonlu ova çok verimlidir. C.Sinemaya gitmek için bilet almaya gitti sanırım. D.Ne nota ne usul bilmediği halde beste yapıyor.

19 DEYİMLER En az iki sözcükten oluşan, bir durumu, bir kavramı çekici bir şekilde anlatmak için oluşturulmuş kalıplaşmış söz gruplarına deyim denir.

20 DEYİMLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ Deyimler kalıplaşmış sözlerdir.Bir deyimdeki sözcükler eş anlamlılarıyla bile değiştirilemez, yerine başka sözcükler getirilemez. Ör : Ahmet, başının çaresine bakmayı bilir. Bu cümledeki “ başının çaresine bakmak” deyimindeki “baş” sözcüğünün yerine eş anlamlısı olan “kafa” sözcüğü getirilemez.

21 Deyimlerin büyük bir kısmı mecaz anlam taşır. Deyimin anlamı, onu oluşturan sözcüklerin gerçek anlamından tamamen farklıdır. Ör : Arkadaşlarının konuşmalarına kulak kabartıyordu. Bu cümlede yer alan “kulak kabartmak” deyimindeki sözcükler gerçek anlamlarından uzaklaşmış durumdadır.Bu deyimin genelinden çıkarılan anlam “belli etmemeye çalışarak dinlemek” şeklindedir.

22 Deyimlerin kullanıldıkları cümlenin anlamına uygun olmamaları anlatım bozukluğuna yol açar. Ör: Onunla her sırrını paylaşabilirsin, onun ağzında bakla ıslanmaz. Bu cümlede yer alan “ağzında bakla ıslanmamak” deyimi, “hiç sır saklamamak” anlamına geldiği için cümlenin anlamına uygun değildir, çünkü cümlenin baş kısmında her sırrın paylaşabileceği belirtilmiştir. Cümlede “ağzında bakla ıslanmamak” deyimi yerine “ağzı sıkı” deyiminin kullanılması uygun olur.

23

24

25 DEYİMLER VE ATASÖZLERİ ARASINDAKİ FARKLAR Deyimlerdeki kalıplar kural niteliğinde değildir. Kalıplarda hoşa giden, çekici, alaycı bir anlatım vardır. Atasözlerinin amacı ise yol göstermek ders, öğüt vermek, ibret alınmasını sağlamaktır. Atasözleri geniş zamanı, deyimler şimdiki zamanı kasteder: küplere binmek: O anki olayı anlatır. ağaç yaşken eğilir : Her zaman geçerli olan bir olayı anlatır. küplere binmek ağaç yaşken eğilir Deyimler genelde eylemdir. -mek, -mak eki alır. Atasözleri ise cümle halindedir.

26 Aşağıdaki cümlelerin hangisinde deyim, açıklamasıyla birlikte verilmemiştir? A) Bu, senin kulağına küpe olsun, bir daha aynı hatayı yapmazsın. B) İşin başına kendisi geçti, işi o yönetiyor, dizginleri ele aldı artık. C) Dayısının cimriliği herkesçe bilinir, eli sıkılığıyla tanınır. D) Her şeyi kendim yapmak zorundayım bundan böyle; iş başa düştü. Cevap: A

27 “Adam konuştukça…” Boş bırakılan yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilirse söyleyen kişinin rahatladığı anlaşılır? A) içim eriyordu. B) iç geçiriyordum. C) içim açılıyordu. D) içim bulanıyordu. Cevap: C

28 “ Bilgisiz, yeteneksiz kişi, kendisine verilen görevde tutunamaz.” cümlesinde verilen düşünceyi aşağıdaki atasözlerinden hangisi karşılar? A) İş bilenin, kılıç kuşananın. B) İşleyen demir pas tutmaz. C) İş insanın aynasıdır. D) Boş çuval dik durmaz. Cevap: D

29 Aşağıdaki atasözlerinden hangisi, konusu bakımından diğerlerinden farklıdır? A) Birlikten kuvvet doğar. B) Bir elin nesi var iki elin sesi var. C) Baca eğri de olsa duman doğru çıkar. D) Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz. Cevap: C

30 *** ATASÖZLERİMİZ*** 1-Atasözlerimizin çok eskilerden gelmeleri 2-Atasözlerimizin tecrübeleri ve töreleri yansıtmaları 3-Atasözlerizim anlamları bakımından çeşitleri

31 1-Atasözlerimizin çok eskilerden gelmeleri: En eski abidelerde yer alır. Orhun Yenisey Abidelerinde vardır. Dedem Korkutta vardır. İlahi kitaplarda vardır. Türk Sahasında mevcuttur.

32 2-Atasözlerimizin tecrübeleri ve töreleri yansıtması: Törelerimizin özüdür. İnsanımızın yaşam tecrübelerini verir. Tabiatta var olanı verir. Her biri ögüt niteliğindedir. Türkün şifahi ve ananevi hayatını anlatır.

33 3-Atasözlerimizin anlamları bakımından çeşitleri Anlam bakımından çok zengindir Türkün yaşamını anlatır Her hadiseye konu olur Her Türk atasözü bilir

34 3a-Deneyimlerin tecrübelerin özetidir: Çocuk ağlaya ağlaya büyür;ihtiyar uyuya uyuya ölür Çocuk düşe kalka büyür Herkes kismetince yer. Öfke ile kalkan zararla oturur.

35 3b-Geçinme töresi ile alakalı olanlar: Bazı Türkler utangaçtır. İstedediğini bir anda söyleyemez. Ağlamayan çocuğa meme vermezler. Sona kalan dona kalır.

36 3c-Hayvanlara ait özellikler ibret olarak bize ğösterilir: Ondan ders alma amaçlanır. Bir deliği olan fare çabuk tutulur. Aç ayı oynamaz. Avcı ne kadar hile bilsede ayı okadar yol bilir. Yabancı koyun kenara yatar.

37 3d-Bazıları dikkatli olmayı öğütler: Bunlar hadiselere karşı uyarır. Eşeğin canı yanınca atı geçer. Ummadığın taş baş yarar. Yiğit kavgada belli olur. Su uyur düşman uyumaz.

38 3e-Cesaret temini işleyenler: İnsan oğlunun halleri çeşitlidir. Aslanın dişisi erkeği belli olmaz. Kim koyun olursa kurt kapar. Kocayan kurt çakalların eğlencesi olur. Akacak kan damarda durmaz.

39 3f-Atasözlerimiz töreleri pekiştirir: Törelerin özünü teşkil eder. Yılanın başı küçükken ezilir. Anasının ezdiği civcive bir şey olmaz. Öküz boynuzundan insan sözünden tutulur. Yağına kıyamayan, çöreğini yavan yer.

40 3g-Yaşama töresini işleyenler: İnsan acıkınca herşeyi yapar. Aç it fırın yıkar. Aç elini ateşe sokar. Kimi yer kimi bakar, kiyamet ondan kopar. Baykuşun kısmeti ayağına gelir.

41 3h-Bitkilerle ilgili olanlar: Bunlarda töreleri destekler. Boş başak dik durur. Kart agaç aşılanmaz. Meyve veren ağaç taşlanır. Al elmaya taş atan çok olur.

42 3ı-İnsanın kendine emsal araması ile alakalı olanlar: Üzüm üzüm üzüme baka baka kararır. Anasına bak kızını al. Agaç yaş iken egilir. Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan. Tencere dibin kara, seninki benden kara.

43 3i-Nesne ve tabiat olgulu hadiselerden kaynaklananlar: Damlaya damlaya göl olur. Damlacıktan sel olur. Demir tavında dövülür. Sel gider kumu kalır. Haydan gelen huya gider.

44 3j-Çalışma törelerini yansıtırlar: İşleyen demir parıldar. İnsan işledikce pekişir. İşlemeyen kuyunun suyu azalır. Sen çalış, olmazsa alem utansın.

45 3k-Cemaat şuuru ile alakalı olanlar: Düğün el ile harman yel ile olur. Değirmen iki taştan,muhabbet iki kuştan olur. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Taşıma su ile değirmen dönmez. Rüzgar eken fırtına biçer.

46 3l-Hukuki meseleleri işleyenler: Genç beye hizmet güçtür. Fakat bu tesbit öte tarafdan,-Sabırlı ol,oda yatışacaktır.- hitabını içerir. Her koyun kendi bacağından asılır. Alma mazlumun ahını çıkar, aheste aheste. Mahkeme kadıya mülk değildir.

47 3m- İnsanın kendini yetiştirmesi ile alakalı olanlar: Kaçanın anası ağlamaz. Azıcık aşım, kaygısız başım. Yiğitlik on türlü, dokuzu kaçmak. Baktın deli savul geri. Ağaç yaş iken eğilir.

48 3n- Büyüklerin hayati tecrübelerini yansıtır: Bin söz bir serancam etmez. Yerinde takdir baş ağrıtır. Akıllı edebi, akılsızdan öğrenir. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. At, silah, avrat ödünç verilmez.

49 3o- İnsanı insana tanıtır: Kişi kundağa nasıl girerse,hendeğe de öylece girer. İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur. Kişi kişiyi kendi gibi bilir. Can çıkar huy çıkmaz. Katranı kaynatsan da olmaz şeker.

50 3ö- İnsanın kötü olması için sebeb çeşitlidir: Kör ile yatan, şaşı kalkar. Köpek şıçtığı yolu bırakmaz. Alışmış kudurmuşdan beterdir. Gafilin kuyruğu yağlıdır. Kılavuzu karga ollanın burnu pislikden çıkmaz.

51 3p- İnsanımız kendi kusurunu görmez: Dinime dahledende müsülman olsa. Kimse ayranım ekşi demez. İnsan insanı gurbette tanır. Kişi kendini hem vezir hem rezil eder. Ne doğrarsan aşına o çıkar kaşığına.

52 3r- İnsan sözünü ölçülü söylemelidir: Söz ola kese savaşı, söz ola kesdire başı. Söz gümüşşe sükut altındır. En zehirli ok lisandan çıkandır. İnsan sözünün esiridir İki dinle bir söyle.

53 3s- Bazıları insanları bize tanıtır: Her fes giyen erkek değildir. Kadınların adı bir kadınlıkda tadı bir. Yaşa başım neler gelir başa. Ana üvey olunca baba gavur olur. Üremesini bilmeyen it sürüye kurt getirir.

54 3ş- Türk özürlülüğe müsamahalıdır: Ölü için bir gün ağla deli için her gün ağla. Deli ağlamaz akillı güşlmez. Deli arlanmaz soyu arlanır. Delinin ne yapacağı belli olmaz. Her köyün bir delisi vardır.

55 3t- Törelerin varlık ve olguların nitelikleri ile açıklanması: Ham söz sahibine zarar verir. Yol sormakla bulunur. Her söz sahibini bulur. Görmemişten mal alma ya düğünde ister, ya bayramda ister. Deveyi besleyen kapısını büyük açar.

56 3u-Bazıları öğütler içerir: Çoçuk seveceksen beşikte, kadın seveceksen yatakta. Kocana göre bağla başını, pişir aşını. Çoçuk olan yerde çekişilmez. Zenginin horozu bile yumurtlar. Vadinin boş yerinde tilki kraldır.

57 3ü- Başkalarına iş buyurmanın sakıncalarından bahseder: Uşağı işe koş, sende peşinden koş. El elin eşeğini türkü çağıra çağıra arar. Derdi deve olmayana deve sorulmaz. Elin ölüsü ele uyur gelir. Eşek ölünce yol gösteren çok olur.

58 Değişik atasözleri: Gerçek çıplak gezmeyi sever. Eşek ölünce semeri vuran çok olur. Havlayan it ısırmaz. İt itine, it kuyruğuna buyurur. Zenginin horozu bile yumurtlar. Mum dibine ışık vermez.


"Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir.Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları