Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sefa BAYRAKTAR, Şeyda AKÇADAĞ, Başak MELİKOĞLU, Abdullah PARLAR.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Sefa BAYRAKTAR, Şeyda AKÇADAĞ, Başak MELİKOĞLU, Abdullah PARLAR."— Sunum transkripti:

1 Sefa BAYRAKTAR, Şeyda AKÇADAĞ, Başak MELİKOĞLU, Abdullah PARLAR

2 Kütüphaneler kullanıcı gruplarına göre dermeler içermektedir. Buna karşın Türkiye’de halk, üniversite ve araştırma kütüphaneleri ile özel kütüphanelerin, Milli Kütüphane’nin ve ayrıca arşiv ve müzelerin çoğunun dermelerinde yazma eser bulunduğu herkes tarafından bilinen bir gerçektir (Odabaş, 2011, s. 1). Dolayısıyla yazma eserler tüm kütüphaneleri ilgilendiren bir konu durumundadır. Bu bakımdan araştırmanın konusu, yazma eser kütüphaneciliği ve araştırmacıların kütüphanelerde yazma eser kullanımı üzerinedir.

3 Bu araştırmanın temel amacı, yazma eser kütüphaneciliğini irdelemek, araştırmacıların bu kütüphanelerden yararlanırken karşılaşılan sorunları belirlemek ve ayrıca yazma eser kütüphanelerinin önemine vurgu yapmaktır. Bu bakımdan yazma eser kütüphaneleri incelenmiş, araştırmacıların karşılaştıkları olumlu ve olumsuz etkenler belirlenmiştir. Tüm bunların yanı sıra elektronik yazma eser veri tabanları hakkında bilgiler verilerek araştırmacıların bu konuya dikkat çekmeleri amaçlanmıştır.

4 Türkiye’de sadece resmi kütüphanelerdeki yazmaların sayısı ’dir. Mecmua-i resailler dikkate alındığında bu rakam ’ e yükselir (Duman, 2008, s. 295). Ecdadımızdan bize kalan bu kültür ve sanat eserlerinin çok iyi korunarak gelecek nesillere iyi bir şekilde kalmasını sağlamak bugün yazma eser bulunan kütüphanelerde çalışan kütüphanecilerin birinci görevi olmalıdır (Bayraktar, 2006, s. 216). Teknolojik gelişmelerin hemen her alanda etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Kütüphanecilere ve araştırmacılara düşen ise bu büyük hazineyi daha fazla insanın hizmetine sunmak adına gereken çalışmaları yapmaktır. Konu uluslar arası bir platformda ele alınmalı ve birçok medeniyeti ilgilendiren bu eserleri tüm dünyaya tanıtmak için gayret gösterilmelidir.

5 Teknolojik gelişmelerin etkilemediği hemen hemen hiçbir alan yoktur. Bu gelişmelerden yazma eserler de nasibini almış ve dünyanın en büyük yazma eserlerine sahip olan Türkiye’ de, bu alanda ciddi atılımlar olmuştur. Dünyanın en gelişmiş yazma eser veri tabanı olan yazmalar.gov.tr araştırmacıların hizmetine sunulmuştur. Elektronik kaynakların hızla artan kullanıcı grubu bu alanda da kendini göstermiştir. Öte yandan bu yazma eserlerin önemini kavramış çevreler, yazma eser kütüphaneleri konusunda çalışmalar yapmış, bu kaynakların nasıl ve nerede muhafaza edileceği konusunu irdelemiştir. Bunlardan bazıları şunlardır:

6 Odabaş’ ın “Osmanlı Yazma Eserleri ve Türkiye’de Yazma Eser Kütüphaneciliği” adlı çalışmasında yazma eserlerin sahip olduğu genel özellikler ve Türkiye’de yazma eser kütüphaneciliğinin durumu hakkında bilgi vermiştir (Odabaş, 2011, s. 1). Duman ise “Yazma eser kütüphaneciliğimizin sorunları için bazı çözüm önerileri” adlı çalışmasında, yazma eserlerin uluslar arası önemine, Türkiye’deki yazma eser miktarına değinmiş; yazma eserleri koruma, kataloglama, yararlanma ve araştırma-geliştirme/ eğitim standartlaşma hakkında önemli bilgiler vermiştir (Duman, 2008).

7 Yazma eserler toplumların geçmişi, kültürü hakkında bilgi verir. Ulusların kültür temelini oluşturan bu eserler geçmiş ile gelecek arasında köprü vazifesi görür. Bu bakımdan varsayımlar şu şekilde sıralanmaktadır: a) Yazma eserlere gereken önem verilmemektedir. b) Yazma eserlerde merkezi bir örgütlenme mevcut değildir. c) Araştırmacılar yazma eser kütüphanelerinde ciddi sorunlarla karşılaşmaktadır. d) Araştırmacılar yazma eser kütüphaneleri hakkında yeterli bilgiye sahip değildir ve oluşturulan veritabanları gerektiği şekilde kullanılmamaktadır.

8 Araştırmanın kapsamını yazma eser kütüphaneleri ve araştırmacıların kütüphanelerde karşılaştıkları olumlu ve olumsuz etkenler oluşturmaktadır. Ayrıca araştırmacıların yazma eser veritabanı (yazmalar.gov.tr) hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları üzerine yapılan araştırmaya yer verilmiştir.

9 Araştırmanın evrenini Atatürk Üniversitesi bünyesindeki Edebiyat Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi ve Eğitim Fakültesi öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini yukarıda belirtilen fakültelerden basit rastlantısal örnekleme yöntemiyle seçilen 100 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Basit rastlantısal örnekleme; örnekleme giren birey ve objelerin yerine başka birey ve obje koymadan örneklemin çekilmesidir. Örnekleme temek olarak alınan listeden alınan her birey ve objenin yerine başka bir birey ve obje konulmadan örneklem yapılmasıdır. Bu yönteme göre örnekleme girecek birey ve objelerin seçilme şansı eşittir (Aziz, 2008, s. 51).

10 Araştırmada konu ile ilgili yazımlanmış kaynakların taranması amacıyla dolaylı gözlem (veri toplama) tekniği kullanılmıştır. Dolaylı gözlem yönteminde araştırma ile ilgi veriler doğrudan gözlemlenecek birey ve objeden alınması yerine, konuyla ilgili yazımlanmış her türlü kaynağın taranmasıyla elde edilir (Aziz, 2008, s. 73). Ayrıca araştırmada anket tekniğinden yararlanılmıştır. Anket 8 adet kapalı uçlu, 1 adet açık uçlu ve 7 adet yarı kapalı uçlu olmak üzere 16 sorudan meydana gelmektedir. Ayrıca anket 3 olgusal, 13 de yargısal sorudan oluşmaktadır. Anket; araştırma yapılacak konu ile ilgili soruların yer aldığı bir soru kâğıdıdır. Burada yer alacak soruların içeriği, biçimi, sayısı araştırma konusuna bağlıdır (Aziz, 2008, s. 93).

11 Kültür mirasımızın önemli ürünleri olan el yazması eserler; tarih, din, dil, felsefe, coğrafya, astroloji, fen bilimleri gibi çeşitli konularda, yazıldığı dönem ve yere ait temel bilgileri bünyesinde toplayan, bilim ve sanat dünyasının ilk elden kaynaklarını oluşturmaktadır (Yazma Eser Kütüphaneleri, 2011).

12 İlk İslâm yazmacılığı, Hz. Osman'ın Kur'ân-ı Kerim'i istinsah ettirerek bir nüshasını Medine'ye, diğer nüshalarını da Kûfe, Basra ve Şam'a göndermesiyle başlar ve İslâmiyet’teki ilk yazmaları bu Mushaflar oluşturur (Türkiye yazmaları, 2011). Kur'an dışında Arapça ilk kitaplar VIII. asrın başlarında; Farsça kitaplar ise, X. yüzyılda Samaniler döneminde meydana getirilmeye başlanmıştır. Bir rivayete göre, Kur'an Türkçeye bu yüzyılda çevrilmiştir. Günümüzde Meşhed Kütüphanesi'nde Gazneli Mahmud'un (öl.1030) annesi için çevrildiği bilinen Türkçe bir Kur'an tercümesi parçası vardır. Yine, onuncu yüzyılda Uygurların saraylarında Uygur harfli kitaplar görülür. XI. asırda Doğu Karahanlıların resmî dili Türkçe olmaya devam etti. Bu yüzyılda Kaşgar'da yaşayan Yusuf Has Hacib, 1069 yılında Türkçe manzum olarak "Kudadgu-Bilig" adlı önemli bir eser yazdı.

13 Bu eserin biri Uygur ve ikisi Arap harfli üç yazma nüshası, günümüze kadar ulaşmıştır. Yine bu asırda Karahanlılar döneminde Kaşgarlı Mahmud tarafından, Türk dilinin zenginliğini göstermek amacıyla "Divân-u Lugati't-Türk" adlı kitap meydana getirilmiştir yılları arasına tarihlenen bu eser, Türk dilinin Arapça bir sözlüğüdür. Bu eserin bir nüshası halen İstanbul Ali Emirî Kütüphanesi'ndedir. Bu dönemin Türkçe yazanlarından biri de Edip Ahmed b. Ali Yüknekî'dir. Uygur harfleriyle "Atabetü'l-hakâ'ik" adında Türkçe bir nasihatnâme yazmıştır. Türklerin Müslüman olmasında büyük etkisi olan Ahmed Yesevî (öl. 1166) de Karahanlılar devrinde yaşamış ve şiirleri "Divân -ı hikmet" adıyla bir kitapta toplanmıştır.

14 XVII. asırdan itibaren Türkçe yazılan eserler Arapça ve Farsça eserlerden hiç de az değildir. Hemen hemen islam dünyasında yazılan her eserden, Türkçe eserler meydana getirilmiştir. Bunlar: din ve dil ilimleri, tarih, coğrafya, felsefe, riyaziyat, fizik, kimya, tıp, zooloji, botanik, sihir, rüya tabiri konulu ve ansiklopedik eserlerdir (Kaya ve Ünver, 2011). Günümüzde sadece resmi kütüphanelerdeki yazmaların sayısı ’dir. Mecmua-i resailler dikkat e alındığında bu sayı ’e yükselir (Duman, 2008, s. 295).

15 Ülkemizdeki yazma eserler başta Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı kütüphaneler, arşivler ve müzeler olmak üzere, özel kurum ve şahıslarda bulunmaktadır. Türkiye’de, İnebey (Bursa), Ziya Gökalp (Diyarbakır), Selimiye (Edirne), Süleymaniye (İstanbul), Atıf Efendi (İstanbul), Köprülü (İstanbul), Beyazıt (İstanbul) Nuruosmaniye (İstanbul), Ragıp Paşa (İstanbul), Millet (İstanbul), Hacı Selim Ağa (İstanbul), Raşit Efendi (Kayseri), Yusuf Ağa (Konya), Ziya Bey (Sivas) ve Konya Bölge olmak üzere toplam on beş yazma eser kütüphanesi bulunmaktadır (Yazma Eser Kütüphaneleri 2011).

16 Yazma eser kütüphanelerinin problemleri temel olarak iki ana başlık altında incelenmektedir: a) Yapısal Sorunlar Yapısal sorunların temelinde yazma eserlerin tek bir çatı altında birleştirilememesi (merkezileşme) yatmaktadır. Ülkemizde yazma eserler müzelerde, kütüphanelerde, özel koleksiyonlarda ve aile mirası olarak bireylerde bulunmaktadır (Küçük, 1999, s. 43). Bu dağınık yapı yazma eserlerin erişiminde ciddi sorunlar yaratmaktadır. Bir başka problem de personelin yazma eserler konusunda yetkin olmamasıdır.

17 Yapılan araştırmaya göre araştırmacıların yazma eser kütüphanesinde en fazla karşılaştıkları sorunlardan biri kütüphanecilerin yazma eserler konusunda niteliksiz kalmasıdır. Yazma eser kütüphanelerinde karşılaşılan bir diğer sorun da kullanılan yazılımların yazma eser konusunda yetersiz kalmasıdır. b) Teknik Sorunlar Teknik sorunların ortaya çıkmasına sebep olan en büyük etken kütüphaneler arası standartlaşmanın olmamasıdır. Yazmalar konusunda bu güne kadar yaşanan sorunlar çeşitli şekillerde ve zamanlarda dile getirilmiştir. Öne çıkan sorunlar şunlardır:

18 Kataloglama: Araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde kataloglama konusunda karşılaştıkları sorunlar şu şekilde sıralanabilir; Arapça, Farsça, Osmanlıca kelimelerin Türkçe ye çevrilmesinde bir standardın olmaması. Yazma eserlere uygun bir kataloglama kuralı ve sınıflama sisteminin olmaması. Ulusal düzeyde hizmet veren otorite dizinlerinin olmaması.

19 Hizmete Sunma: Araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde karşılaştıkları bir diğer sorun ise hizmete sunmadır. Yapılan araştırmada kullanıcıların karşılaştıkları sorunlar şu şekilde sıralanmıştır: Ödeme şeklinin kredi kartıyla olmadığı durumlarda Yut dışındaki yazma eserlere ulaşmada Yazma eserlerin içeriğine personelin hâkim olmaması Hatalı alfabetik sıralama Konu erişiminin olmaması Hatalı transkripsiyon Bibliyografik tanımlamada bir standardın olmaması, konularında kullanıcıların sorun yaşadıkları tespit edilmiştir.

20 Personel: Personel sorunlarının temelini Türkiye’de ki kütüphane ve arşivlere atanan alan dışı personel alımı oluşturmaktadır. Nitelik bakımından yetersiz personelin kadrolara yerleştirilmesi hem kütüphanelerin şekillenmesi hem de kullanıcıların yeterli bilgi ve belgeyi elde etmesi bakımından aşağıdaki problemleri doğurmaktadır: Personelin niteliği, Personelin niceliği, Personelin ilgisiz tutumları, Personelin Osmanlıca bilmemesi vb.

21 Bakım ve Restorasyon Türk kültür ve sanat tarihimiz bakımından büyük değer taşıyan yazma eserlerin iyi korunmaları, bunun için yapılması ve dikkat edilmesi gereken hususların tespiti önemli konulardan biridir (Bayraktar, 2006, s. 216). Gereken nitelikte personelin istihdam edilememesi yazma eserlerin bakım ve restorasyon hizmetlerini olumsuz yönde etkilemektedir. Yazma eserlerin yapısını bozan ve zarar veren tahribatlar 3 bölüme ayrılır:

22 Kimyasal Tahribat: Ana etken atmosferik kirliliktir bunun yanında kağıdın imalatı sırasında doğru kimyasalların kullanılması ve mürekkepler sayılabilir. Fiziksel Tahribat: Bu tip tahribatlara neden olan etkenler; ısı ışık nemdir. Biyolojik Tahribat: Genel olarak belgeler böcek, mantarlaşma ve lekelenme faktörlerinden etkilenmektedir (Ağbulut, Çeviker, Erdoğan ve Ulu, 2005, ss ).

23 BULGULAR ve DEĞERLENDİRME Araştırmada değerlendirilen 100 öğretim görevlisi rastgele örnekleme yöntemin den basit rastlantısal (tesadüfî) örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Anket sonuçları SPSS 11.5 for Windows programı aracılığıyla değerlendirilmiştir. Değerlendirme ölçütleri sonuç ve bulgular aşağıda verilmiştir.

24 Yazma Eser Kütüphanelerinin Değerlendirilmesi Araştırma 100 öğretim görevlisi üzerinde yapılmıştır. Bunların 40 tanesi bayan 60 tanesi erkek olmakla birlikte; 6 uzman, 29 araştırma görevlisi, 30 yardımcı doçent, 21 doçent ve 14 profesörden meydana gelmektedir. Yapılan bu araştırmada, araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde karşılaştıkları olumlu ve olumsuz etkenler irdelenmiştir. Ayrıca araştırmacıların gelişen teknolojinin yazma eser kütüphanelerine yansıması olan yazma eser veritabanlarına karşı tutumları incelenmiştir.

25 Yazma Eser Kütüphanelerinin Kullanımı Bugün bütün uygar uluslar, geçmişte otaya çıkardıkları ve günümüze kadar koruyabildikleri kültür varlıklarıyla kıvanç duymakta; bu varlıklarını gelecek kuşaklara, hatta bin yıllar sonrasına sağlıklı biçimde aktarabilmenin yollarını aramaktadır (Bayoğlu, 1999, s. 61). Tablo 1’de araştırmacıların cinsiyet dağılımına yer verilmiştir.

26 Tabloda görüldüğü üzere ankete katılan araştırmacıların 60’ ı erkek 40’ ı bayan olmak üzere toplam 100 kişidir.

27 Tabloda görüldüğü üzere 100 katılımcının yaş gruplarına göre dağılımı verilmiştir. 60 yaş üzeri araştırmacının sayıca az olduğu göze çarpmaktadır. En fazla ise yaş arası araştırmacı bulunmaktadır.

28 Katılımcıların unvan dağılımı yukarıdaki tabloda verilmiştir. En fazla yardımcı doçent (30) bulunmakla birlikte öğretim görevlileri (6) en az sayıdadır.

29 Tablodaki verilere göre araştırmacıların büyük bir çoğunluğu (%54) yazma eser kütüphanelerini normal düzeyde kullanmaktadır. Ayrıca %21‘ lik bir orandaki araştırmacı yazma eser kütüphanelerinden yararlanmamaktadır. Buna karşın araştırmacıların % 25’ i yazma eser kütüphanelerini daimi olarak kullanmaktadır. Yazma eserler araştırmacılar tarafından azımsanmayacak derecede ( %79 ) kullanılmaktadır. Bunlar arasından erkeklerin yazma eser kütüphanelerini bayanlara oranla daha fazla kullandığı göze çarpmaktadır. Buradan çıkarılabilecek sonuç yazma eserlerin gerektiği şekilde kullanıldığıdır.

30 Yukarıda görüldüğü üzere, araştırmacıların %12,5’ luk bir bölümünün veritabanları hakkında fikir sahibi olmadığı anlaşılmaktadır. Bu da araştırmacılar tarafından veritabanlarının benimsendiği anlamına gelmektedir.

31 Yukarıdaki tablodan da anlaşılacağı üzere, uzmanların tümü veritabanları hakkında bilgi sahibi iken, diğer gruplar arasında çok büyük bir ayrım yoktur. Araştırmacılar veritabanlarını büyük oranda tanımaktadır.

32 Tabloya göre araştırmacıların büyük bir çoğunluğu kullandıkları yazma eser kütüphanelerinde çeşitli nedenlerden dolayı sorunlar yaşamaktadır. Buna karşın araştırmacıların %22’ lik bir kesimi yazma eser kütüphanelerinde sorunla karşılaşmadıklarını belirtmişlerdir.

33 Tablodan da anlaşılacağı gibi yazma eser kütüphanelerinde araştırmacı grupları arasında sorun yaşama bakımından gözle görülür bir fark yoktur. Bununla beraber uzmanların %50 si kütüphanede daha fazla sorun yaşamaktadır. Profesörlerin bilgi ve tecrübeleri göz önüne alındığında araştırma yaparken daha az sorun yaşayacağı düşünülebilir. Yapılan araştırma sonucu bu kanıya ters düşmüştür.

34 Araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde karşılaştıkları sorunlar tabloda belirtilmiştir. Tabloya göre en çok karşılaşılan sorun %42’ lik oranla hizmete sunma konusunda yaşanmaktadır. Ardından kataloglama en çok sorun yaşanan konu olmuştur. Diğer seçeneğini işaretleyen katılımcı, eserlerin yanlış fişlenmesi sorunundan şikâyet etmiştir.

35 Yukarıdaki tabloda uzmanlar daha çok kataloglamada sorun yaşarken, araştırma görevlileri, yardımcı doçentler ve doçentler hizmete sunmada, profesörler ise kataloglama ile hizmete sunmada eşit derecede sorun yaşadığı saptanmıştır. 64 katılımcı yazma eser kütüphanelerinde sorun yaşamıştır. Tablolardan anlaşılacağı üzere, yazma eser kütüphanelerinde kataloglama ve hizmete sunma birimleri en çok sorun yaşayan bölümlerdir.

36 Yazma eser kütüphanelerinde sorun yaşayan 60 katılımcıdan 19’u kataloglamadan şikâyet etmiştir. Yüzdelere bakıldığında en fazla sorun yazma eserlere uygun olmayan kataloglama kuralları ve sınıflama sistemlerinde yaşandığı anlaşılmaktadır. Bayanlar daha çok hatların okunmasında problem yaşarken, erkekler uygun olmayan kataloglama kuralları, bilgilerin doğruluğu hakkında çelişki ve yazar adının belirlenememesi konularına vurgu yapmıştır. Diğer seçeneğini seçen bir profesör ise, düzgün kataloglamanın olmadığını belirmiştir.

37 Hizmete sunmada sorun yaşayan 27 katılımcıdan büyük bölümü konu erişiminin olmamasından şikâyet etmiştir. Yazma eserlerde konu erişim uçlarının belirlenmemesi araştırmacılara ilgilendikleri konularla alakalı var olan eserlere ulaşmada sorun yaşatmaktadır. Diğer bir etken olarak da eserlerin künyelerini hazırlamada ulusal ve uluslar arası bir standardın geliştirilmemiş olması kullanıcılara zorluk yaşatmaktadır. Araştırmacıların hatalı transkripsiyon ve hatalı alfabetik sıralamada gözle görülür bir sorun yaşamadıkları görülmektedir. Bayanlar ve baylar arasında gözle görülür bir fark olmamakla birlikte diğer seçeneğini seçen 1 katılımcı (profesör), ilgisizlikten şikâyet etmektedir.

38 Kütüphanelerde sorun yaşayan katılımcıların %23’ ü personelden şikâyet etmiştir. Dikkate değer olan bu oran kütüphanelere alan dışı eleman alımlarının ne derece olumsuz etkilerinin olduğu göstermektedir. Personelde sorun yaşayan katılımcılar, %71,4’ lük bir oranda personelin niteliğinden ve sunduğu hizmetten şikâyetçi olmuştur. Diğer seçeneğinde ise katılımcı, personelin Osmanlıca bilgisinin olmamasından yakınmıştır. Türkiye’de arşiv ve kütüphanelere gereken ilgi ve önemin verilmemesi, hem kütüphanelerin niteliği hem de verilen hizmetlerin kalitesi bakımından yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Açılan kadrolara niteliksiz ve meslek dışı elemanların atanması bunda en büyük etkendir.

39 Yukarıdaki tabloda araştırmacı gruplarının veritabanlarına karşı olan tutumları verilmiştir. Tablodan da anlaşılacağı üzere kullanıcıların yaşı ilerledikçe bilgi sistemlerine olan adaptasyon ve elektronik kaynaklar hakkındaki genel bilgi seviyesi düşmektedir. Buna karşın araştırmacıların %87,5 lik bir kısmı veritabanları hakkında az da olsa bir fikir sahibidir.

40 Yukarıdaki tabloda katılımcılara ait yazma eser veritabanı kullanım oranları verilmiştir. Bay katılımcıların %50 si yazmalar.gov.tr’ i kullanırken bayan katılımcıların kullanım oranı %54,8 dir. Veritabanlarının toplamda az da olsa kullanım oranı %51,9 dur. Tablodan da anlaşılacağı üzere araştırmacıların yazma eser veritabanını %48 oranında kullanmamaktadır.

41 Tabloya bakıldığında araştırmacıların yaşının ilerlemesi ve sanal âleme olan yabancılığı veritabanlarını kullanma oranını etkilediği, veritabanından haberdar olmama gibi sebepler doğrultusunda veritabanlarının gereği kadar kullanılmadığı anlaşılmaktadır.

42 Katılımcıların yaş faktörleri açısından bakıldığında veritabanlarının kullanılmama nedeni daha da iyi anlaşılmaktadır. Yazma eser veritabanlarından haberdar olan öğretim üyelerinin %47,4 ‘ü veritabanlarını kullanmamaktadır. İnsanların bilgi sistemlerine ve elektronik bilgi kaynaklarına olan yatkınlıkları bu verilerde oldukça etkili olmuştur. Genç araştırmacılarda veritabanlarını kullanma oranı %75 ‘in üzerinde iken araştırmacıların yaşı ilerledikçe bu oran tam tersine dönmektedir. 50 yaşından büyük olan katılımcılar veritabanlarını büyük ölçüde kullanmadıkları görülmektedir

43 Araştırmacıların veritabanlarını kullanmama sebepleri yukarıdaki tabloda yer almıştır. Katılımcıların bir kısmı yazma eser kütüphanesini kullandığı için, diğer bir kısmı da ilgi alanı dışında kaldığı için yazma eser veritabanını kullanmadıklarını belirtmişlerdir. Bunun dışında katılımcılar veritabanının ücretli olmasını da kullanmama sebebi olarak aktarmıştır. Diğer seçeneğine yorum yapan katılımcılar, veritabanında istediği koleksiyonu bulamadığını ve eserlere bizzat açık olarak bakma gereğinden dolayı kullanmadıklarını belirtmiştir

44 Yapılan araştırmada araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde karşılaştıkları olumlu ve olumsuz etkenler irdelenmiştir. Anket tekniği ile yapılan araştırmada öğretim görevlisi, araştırma görevlisi, yardımcı doçent, doçent ve profesör olmak üzere 100 kişi üzerinde araştırma yapılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen sonuçlar şu şekildedir: “Yazma eserlere gereken önem verilmemektedir” varsayımı yapılan araştırma sonucunda doğrulanmıştır. Gerek araştırmacıların yazma eser kütüphanelerini kullanım oranları bakımından gerekse kütüphaneye atanan niteliksiz elemanların varlığı bakımından bu varsayım doğrulanmıştır. Varsayımda belirtilen” Yazma eserlerde merkezi bir örgütlenme mevcut değildir” tezi katılımcıların görüşleriyle desteklenmiştir. Araştırmacılar mevcut yazma eserlere tek bir merkezde ulaşmayı arzulamaktadır. Araştırmacıların yazma eser kütüphanelerinde sorunlarla karşılaştığı varsayımı ise yine yapılan araştırma sonucunda doğrulanmaktadır. Daha iyi bir hizmet ile yazma eserlerin içerdiği ilgilerden yeterince yararlanılabilir.

45 Yazma eser kütüphanelerinde araştırmacıların konu erişim ucunu kullanacakları bir toplu katalog bulunmamaktadır. Yazma eser kütüphanelerine nitelik yönünden yetersiz elemanlar istihdam edilmektedir. Bu da yazma eserlerin hizmet biriminde ciddi sorunlar doğurmaktadır. Kütüphanedeki yazma eserlerin içeriğine yetkili personelin hâkim olmadığı tespit edilmiştir. Kütüphane hizmetlerindeki personelin araştırmacılara ilgisiz davrandığı yapılan araştırma sonuçlarından elde edilmiştir. Veritabanlarının pahalı olması araştırmacıların yazma eser veri tabanlarından yararlanmasını engellemektedir. Yazma eser kütüphanelerine yeterli elemanın atanmaması hizmete sunmada araştırmacılar sorun yaşamaktadır. Araştırmacıların yurt dışındaki yazma eserlere ulaşmada sorun yaşadığı da yapılan araştırma ile tespit edilmiştir.

46 Araştırma sonucunda elde edilen verilerden şu öneriler çıkarılabilir: Yazma eser kütüphanelerine alanında uzman kütüphaneciler atanmalıdır. Ulusal ve uluslar arası, konu erişim ucu da bulunan bir katalog hazırlanmalıdır. Yazma eser veritabanlarının fiyatı düşürülmelidir. Hizmet içi eğitim vererek personelin bilgi ve becerileri artırılabilir.

47 Ağbulut, E., Çeviker, F., Erdoğan, B. ve Ulu, N. (2005). Yazma Eser Restorasyonu. Dağdelen, İ., Türkmen, H. ve Ulu, N. (Yay. Haz.). Türk Kütüphaneciliğinden İzdüşümler: Nail Bayraktar’a Armağan I (Hatıra ve Bilimsel Makaleler) içinde (ss ). İstanbul: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü. Aziz, A. (2008). Sosyal bilimlerde araştırma yöntemleri. Ankara: Nobel. Bayoğlu, S. (1999). Taşınabilir Kültür Varlıklarının Korunması ve Gelecek Kuşaklara Aktarılması. Bayram, Ö., Erkan, E. ve Yılmaz, E. (Yay. Haz.). 21. Yüzyıl a Doğru Türk Kütüphaneciliği: 35. Kütüphane Haftası Bildirileri içinde (ss ). Ankara: Türk Kütüphaneciler Derneği. Bayraktar, N. (2005). Yazma Kitapların Güvenliği. Dağdelen, İ., Türkmen, H. ve Ulu, N. (Yay. Haz.). Türk Kütüphaneciliğinden İzdüşümler: Nail Bayraktar’a Armağan II (Nail Bayraktar’ın Makaleleri) içinde (ss ). İstanbul: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü.

48 Bayraktar, N. (2006). Yazma Eserlerin Korunması, Bakımı ve Temizliği. Dağdelen, İ., Türkmen, H. ve Ulu, N. (Yay. Haz.). Yazmalara Adanmış Bir Ömür: Nimet Bayraktar’a Armağan içinde (ss ). İstanbul: Türk Kütüphaneciler Derneği. Bayraktar, Nimet (1970). “Yazma Eserlerin Değerlendirme Ölçütleri ve San’at Değerleri”. Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni XIX (4): Duman, H. (2008). Yazma Eser Kütüphaneciliğimizin Sorunları İçin Bazı Çözüm Önerileri. Karataş, A. ve Kartal, A. F. (Yay. Haz.). Zamandan Taşan Notlar: Seçme Yazılar içinde (ss ). Ankara: Türk Kütüphaneciler Derneği. Kaya, D., Ünver, N. (2011). 14 Mayıs 2011 tarihinde adresinden erişildi.

49 Küçük, Mehmet Emin (1999). Türkiye’de yazma eserler sorunu ve çözüm önerileri. Türk Kütüphaneciliği 13 (1): Odabaş, H. (2011). Osmanlı Yazma Eserleri ve Türkiye’de Yazma Eser Kütüphaneciliği içinde (s. 1). Odabaş, H., Odabaş, Y. (2011). 14 Mayıs 2011 tarihinde content/uploads/2011/02/Odabas-paper.pdf adresinden erişildi. Polat, İbrahim Ethem (2007). Ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi kütüphanesi yazmaları, nüsha şarkiyat araştırmaları dergisi, Yıl: VII, Sayı: 25. Şahin, B. (2006). Kültürümüzün Kaynağı Yazma Eserler. Dağdelen, İ., Türkmen, H. ve Ulu, N. (Yay. Haz.). Yazmalara Adanmış Bir Ömür: Nimet Bayraktar’a Armağan içinde (ss ). İstanbul: Türk Kütüphaneciler Derneği. Yazma Eser Kütüphaneleri. (2011). 14 Mayıs 2011 tarihinde adresinden erişildi.

50 TEŞEKKÜRLER……….


"Sefa BAYRAKTAR, Şeyda AKÇADAĞ, Başak MELİKOĞLU, Abdullah PARLAR." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları