Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 BU SABAH HER SABAHTAN FARKLI BAK GÖK YÜZÜNE. GÜNEŞ SENDEN YANA, BULUT SENDEN YANA. YÜZÜNDE BİR TEBESSÜMLE GÜNAYDIN DE TÜM DÜNYAYA SEVGİ SENDEN YANA,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 BU SABAH HER SABAHTAN FARKLI BAK GÖK YÜZÜNE. GÜNEŞ SENDEN YANA, BULUT SENDEN YANA. YÜZÜNDE BİR TEBESSÜMLE GÜNAYDIN DE TÜM DÜNYAYA SEVGİ SENDEN YANA,"— Sunum transkripti:

1 1 BU SABAH HER SABAHTAN FARKLI BAK GÖK YÜZÜNE. GÜNEŞ SENDEN YANA, BULUT SENDEN YANA. YÜZÜNDE BİR TEBESSÜMLE GÜNAYDIN DE TÜM DÜNYAYA SEVGİ SENDEN YANA, MUTLULUK SENDEN YANA G Ü N A Y D I N

2 2

3 3 Hayat; Bir yaşam öyküsüne katlanılamayacak kadar uzun! Bir gülümseyişe, bir kıpırdanışa, bir dokunuşa vakit ayıramayacak kadar kısa!

4 4 Hayat; Gerçekleri sırtlayıp taşıyamayacak kadar ağır. Bir kuşun kanadına konup ta ona bile hissettirmeden uçabilecek kadar hafif!

5 5 Hayat; Her anını dibine kadar yaşamaya çalışmak için nefes nefese koşturmayı göze alacak kadar dolu, Bütün yaşadıklarının sadece bir hayal olduklarını hissettirecek kadar boş!

6 6 Hayat; Koskoca ömürde "bir yalnız gün daha nasıl geçecek, şu saatler nasıl bitecek“ diye şikayet edebilecek kadar muamma! Göz açıp kapayıncaya kadar geçen sürede nihayete erebilecek kadar da basit!

7 7 Hayat; Kendini oluşturan her büyüyü, her cazibeyi, her rengi, yürekleri hoplatacak, kanlarımızı kaynatacak kadar parlak ve güzel! Gözlerimizi acılarla, hüzünlerle, ayrılıklarla, ölümlerle buluşturduğumuzda, sadece iki renk! Gri ve siyah!

8 8 Hayat; Her anını tuvallere, yazılara, şiirlere, gösterilere döküp sergileyebileceğin kadar sanat! Tek bir uyanışta, görevinin tek bir oyundan ibaret tek bir rol olduğunu fark edebileceğin kadar da kısır ve monoton!

9 9 Hayat; Gerçek yaşam öykülerine katlanmaya değecek kadar "Yaşanmaya değer" Hayat; onu kısaltmanın haksızlık olduğunu anlatacak kadar öğretici, Bir daha bulunmayacak, yaşanmayacak kadar "tek"...

10 10 Hayat; Sevmeyi bilecek, bilmiyorsa öğrenecek tadacak, sunacak, paylaşacak..ve böyle sevgilerle, bütün sevgileri çoğaltabilecek kadar anlam'lı... Nefreti seçip, sıçratmak, sıçrattıkça da o pisliğe bulaşacak kadar anlam'sız...

11 11 Hayat; Gerçek yaşam öykülerine katlanabilecek gücü bulup, bulaştırıp, daha da büyüğünü oluşturabilecek kadar heybetli ve zor, Her şeyden vazgeçip "yaşama veda etmeyi isteyecek" kadar da güçsüz ve zayıf!

12 12 Hayat; Senin tek bir "evet" inle başkalarına bölüştürüp sunabileceğin, nefes alıp verişlerinle "paylaştırabileceğin" kadar hayret verici ve cömert! Tek bir "hayır" ınla herşeyi mahvedebileceğin, yok edebileceğin kadar da cimri ve densiz!

13 13 Hayat Sadece senin dilediğin kadar uzun! Sadece Senin dilediğin kadar kısa! Uzat ellerini ve tut! Sadece o kadar yakınlıkta! Tüm uzakları "yakın" etmek senin hakkın. Yani Yaşama(k) hakkın!

14 14 ANLAMAK VE ANLAŞILMAK

15 15 ÖNCE ANLAMAYI SONRA ANLAŞILMAYI DENEYELİM DİNLEYELİM Anlamak, Anlaşılmak, Hayatı Kolaylaştırmak Doğru İletişim İle Mümkündür. İletişim; Kişilerin Birbirlerine Bilinçli veya Bilinçsiz Olarak İletmek İstedikleri Duygu ve Düşüncelerdir.

16 16 G üven Ü slup L ütfen Ü retken Çözümler M emnun S aygı E mpati

17 17 SAĞLIKLI İÇ İLETİŞİM Sağlıklı bir iç iletişim için kendinize şöyle söylemeye başlayın: –Ben güzele ve sevgiye layığım. –Ben sevecen ve şefkatliyim ve başkalarıyla paylaşacak çok şeyim var. –Ben yetenekli, zeki ve yaratıcıyım. –Başkalarına sunacak bir çok şeyim var ve bunu herkes kabul ediyor. –Bu dünyayı seviyorum, dünya da beni seviyor. Mutlu ve başarılı olmaya hazırım.

18 18 İnsanları cesaretlendirdiğinizde ve onlarla duygusal bir ilişki kurduğunuzda motive edici bir insan durumuna gelirsiniz.Böylece motivasyon gelişir. –İnsanlarla aranızda köprü kurulur. –İnsanların kendine güvenleri gelişir. –Kendilerine verdikleri değer artar. –Sizin etki düzeyiniz ve motivasyonunuz gözle görülür şekilde artar. –İnsanların hayatlarındaki olumlu değişimler engelleri aşmaları sizinde gelişmenizi sağlar.

19 19 Karakter, hayatlarımızın küçük anlarında şekillenir. »(Philips Brooks)

20 20 DÜRÜSTLÜK Saygı ve denge,güven yaratma dürüst olmanıza bağlıdır.Dürüstlük küçük ve büyük işlere göre değişmez.Bazılarımız küçük detayların dürüstlüğe ket vurmadığını düşünürler.Oysa gerçek böyle değildir.Yöneticiler arasında yapılan anketlerde ( 1300 kişi ) % 71 oranında başarı için dürüstlük ön koşul olarak belirtilmiştir. SEVGİ Başkalarının hayatına ilişkin bir şey yapmadan önce onları sevmelisiniz.İnsanların kendilerini iyi hissetmeleri ve gelişmelerine yardımcı olmak konusunda en etkili faktör sevgidir.Yanınızdaki insanlara sevgi ve ilgi göstermek için zaman ayırın.Onlara sizin için ne anlam ifade ettiklerini dile getirin.Asla onlar için hissettiklerinizi bildiklerini sanmayın, bunu onlara tekrar tekrar söyleyin.Sevgilerinizi yarınlara saklamayın.Yarın çok geç olabilir. MOTİVASYONU ETKİLEYEN KİŞİSEL ÖZELLİKLER

21 21 SAYGI Saygı başka insanın becerisi ve potansiyeline katkıda bulunmayı onaylar.İnsanları dinlemek, onların gündemini kendinizinkinin önüne almak, gösterdiğiniz saygıyı yansıtır.Size saygı gösteren ve göstermeyen iki tipi karşılaştırırsanız, saygının ne denli motive edici olduğunu kendi deneyimlerinizden çıkarabilirsiniz. GÜVENLİK DUYGUSU Başka insanları beslemenin diğer bir yönüde onlara güven duygusu vermektir. MOTİVASYONU ETKİLEYEN KİŞİSEL ÖZELLİKLER

22 22 Uyumlu karakter örneği olun: Sağlam güven, sadece insanlar size her an güvenirse oluşabilir. Sizin her an ne yapacağınızı bilmediklerinde, aranızdaki ilişki asla bir güven boyutuna erişmeyecektir. DENGE Doğru iletişim kurun: Güvenilir bir insan olmak için iyi bir beste gibi olmalısınız, sözleriniz ve müziğiniz birbirini tutmalıdır. AHENK Açıklığınıza değer verin: Ne kadar saklamaya çalışırsanız, insanlar eninde sonunda kusurlarınız farkedecektir. Ama insanlara karşı açık olup zayıflıklarınızı kabul ederseniz, insanlar içtenliğinizi ve dürüstlüğünüzü takdir edeceklerdir. Böylece sizinle daha rahat ilişki kurarlar. ŞEFFAFLIK MOTİVASYONU ETKİLEYEN KİŞİSEL ÖZELLİKLER

23 23 Güneş bitince hayatım bir çok hayata değecek, Güneş batarken iyi kötü sayısız iz bırakacak, Ben de hep bunu ister, bunu dilerim Hayatım başkalarına değerek çoğalsın diye.

24 24 ANLAMAK VE ANLAŞILMADA İletişiminizin ilk dakikasına önem verin. Birbirimizle ilgili pek çok kararda ilk temas, ilk izlenim değişmesi zor izler bırakır. İletişim bir bilgi alışverişi değildir. Verilen bilgiyi etkileyen duygu ve davranışın oluşturduğu farklı bir bütündür. İletişim kişiye değil, kişiyle yapılır, paylaşım gerektirir. İletişim sözel ve sözsüz iletişim işaretleriyle bir bütündür.

25 25 KELİMELERİN ÖNEMİ SENİNLE İFTİHAR EDİYORUMÖnemli 3 Kelime NE DERSİN? Önemli 2 Kelime LÜTFENÖnemli 1 Kelime TEŞEKKÜR EDERİMEn Sık Kullanılması Gereken SEN Sihirli Kelime

26 26 YA ÜMİTSİZSİNİZ YA ÇARESİZSİNİZ

27 27 VAROLMAK UZLAŞMADEĞİŞME İÇ UZLAŞMABİLGİ ÖTEKİ İLE UZLAŞMA HOŞGÖRÜ DOĞA İLE UZLAŞMA GELİŞME BİREYSEL KALİTE ÇOK ÖNEMLİDİR BİLGİ VE HOŞGÖRÜ SAĞLAR

28 28 DOĞANIN TEMEL PRENSİPLERİNE KARŞI GELİRSENİZ MUTSUZ OLURSUNUZ ÖNCE KENDİ ROTAMIZI DEĞİŞTİRMELİYİZ

29 29 ÖĞRENMEK AKINTILI DENİZDE YÜZMEYE BENZER; İLERLEMEDİĞİNİZ TAKDİRDE GERİLERSİNİZ ÇİN ATASÖZÜ

30 30 RUHUMUZU KARARTAN İKİŞEY SUSACAĞIMIZ YERDE KONUŞMAK KONUŞMAMIZ GEREKTİĞİ YERDE SUSMAK

31 31 İNSAN KARŞISINDAKİNDEN NELER BEKLER? Karşınızdakinin yansıttığı kişiliği kabul edin. Karşınızdakine seçim hakkı tanıyın. Karşınızdakini asla utandırmayın. Karşınızdaki kişiler övgü ve onay beklerler. Karşınızdakine size yardım etme fırsatı verin. Karşınızdakine doğru bilgi verin. Karşınızdakini iyi dinleyin.

32 32 Genc adam yoğun iş temposundan iyice bunalmıştı. Vakit akşama yaklaşıyordu,ama mesai kavramına çok yabancı oldugu icin evine ne zaman gidecegi belli değildi. Basını iki elinin arasina aldı, gözlerini sıkıca kapadı. Çok para kazanıyordu. Yoneticiydi, bircok insanın imrenerek baktıgı bir konumdaydı. Ama yaşadıgı hayatı hayat olarak görmüyordu."Bu ne bicim hayat böyle!" diye söylendi kendi kendine Hafta sonlarında dahi evine gidemiyordu. Toplantılar, iş seyahatleri,yazısmalar ve koşuşturmacayla gecen bir hayat. ÇALIŞAN BİR İNSANDI

33 33 Ailesine,çocuklarına vakit ayıramıyordu. Pek cok yakın dostunun adını dahi unutmuştu.Bu karamsarlık icinde kıvranırken, bir den çekmecesindeki kücük radyosu aklına geldi. Radyoyu açtı. Yayınlanan muzik parcasi ile biraz rahatladıgını hissetti. Müzigin ardından yaslı bir adamın konusmasıyla gayri ihtiyari radyoyu kapatmak istedi. AKLINA BİR ŞEY GELMİŞTİ. Yaşlı bir adam konuşmaya başlamıştı !

34 34 Ama birden durdu. Ilginç bir teoriden bahsedecegini soylüyordu yaslı adam. "BİN MİSKET TEORİSİ"ni anlatacaktı. Merakla dinlemeye basladı. BİN MİSKET TEORİSİ Acaba neydi Bin Misket teorisi ?

35 35 "Birgun oturdum ve biraz aritmetik yaptım. Ortalama bir kisinin yetmis bes yasina kadar yasadigini varsaydim. Biliyorum, bazılari daha çok, bazıları da daha az yasar. Ama biz yetmisbes sene yasadıgını düsünelim. Bir yılda 52 hafta oldugu icin, 75'i 52 ile carptım ve ortalama ömre sahip bir insanin tüm hayatında yasayacagi Cumartesi sabahı sayısı olarak 3900 rakamına ulastım. Yaşlı adamın yaptığı aritmetiği dinlemeye başladı.

36 36 “Simdi beni iyi dinleyin. En önemli kısmına geliyorum. Bütün bunlari ayrıntılı olarak düşünmeye elli bes yasında baslamıstım. Yaptıgım hesaba göre bu yasa kadar 2180'in üzerinde Cumartesi yasamıstım ve eger yetmis bes yasına kadar yasarsam, yasayacagim Cumartesi sayısı sadece bin adet olacaktı”. Yaşlı adam 55 yaşında düşünmeye başlamıştı...

37 37 “. Bir oyuncak dükkanına gittim ve elindeki tüm misketleri aldım adet misketi bir araya getirmek icin üc tane daha oyuncakçı dukkanını ziyaret ettim. Bunlari eve getirdim ve atölyemdeki radyomun yanında duran büyük, şeffaf bir kavanozun icine hepsini doldurdum. O gunden sonra, her Cumartesi kavanozdan bir tane aldım. Misketlerin azaldıgını gördükçe, hayatımdaki önemli seyleri daha fazla DUSUNME’ ye baslamıstım. Anladim ki, dünyadaki zamanımın akıp gittigini seyretmek kadar önceliklerimi düzene koymama hicbir sey yardım edemez.” Yaşlı adam zamanı değerlendirmeye başlamıştı...

38 38 "Yaslı adamın anlattıklari oylesine etkiliydi ki, genc iş adamı adeta dünyadan kopmus, radyoya kilitlenmişti. Yaslı adam su cumlelerle konusmasını tamamladı : "Programı kapatmadan once şimdi size son bir şey daha anlatacağım. Bu sabah kavanozun icindeki son misketi de aldim. Eger önümüzdeki Cumartesiye kadar yaşarsam, bana biraz daha zaman verilmis olacak. Unutmayın, hepinizin kullanabilecegı en önemli şey, biraz daha fazla zamandır.

39 39 "Yazı böyle devam edip gidiyordu.. farkında mısınız bilmiyorum ama bizi meşgul eden o kadar oyun var ki.. önemli ya da önemsiz.. ama biz bunların arasında kaybolup gittigimizi farkedemiyoruz bile.. işin garibi farkettiğimiz anda “şu işimi de bitireyim ondan sonra..." diye erteliyoruz.. değilmi?? hadi arkanıza yaslanın..derin bir nefes alın... hayatınızda önemli olan dostlarınızdan birisinin telefonunu çaldırın.. yada cıvıl cıvıl sesinizle "ALO.." deyin.. gülümseyin.. mutluluklarınızın kalıcı ve bulasıcı olması dileklerimle.. Hikaye bitmişti....

40 40

41 41

42 42

43 43 Gürültü ve patırtının ortasında sükunetle dolaş Sessizliğin içinde huzur bulunduğunu sakın unutma Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe Herkesle dost olmaya çalış

44 44 Sana bir kötülük yapıldığında Verebileceğin en iyi karşılık Unutmak olsun Bağışla ve unut ama kimseye teslim olma

45 45 İçten ol ; telaşsız, kısa ve açık seçik konuş Başkalarına da kulak ver Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları Çünkü dünyada herkesin bir hikayesi vardır

46 46 Yalnız planlarının değil Başarılarının da tadını çıkarmaya çalış

47 47 İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen Hayattaki tek dayanağın odur Seveceğin bir iş seçersen yaşamında Bir an bile çalışmış olmazsın İşini öyle sev ki Başarıların bedenini ve yüreğini güçlendirirken Verdiklerinle de yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın

48 48 Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol Sevmediğin zaman sever gibi yapma Çevrene önerilirde bulun ama hükmetme İnsanları yargılarsan, onları sevmeye zaman kalmaz

49 49 Ve unutma ki İnsanlığın yüzyıllardır öğrendikleri Sonsuz uzunluktaki bir kumsaldaki Tek bir kum tanesinden fazla değildir.

50 50 Aşk’a burun kıvırma sakın O çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için Her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma

51 51 Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et İlkinin acısı bir an Ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer Bazı idealler öyle değerlidir ki O yolda mağlup olman bile zafer sayılır Bu dünyada bırakacağın en büyük miras: dürüstlüktür.

52 52 Yılların geçmesine öfkelenme Gençliğe yakışan şeyleri Gülümseyerek teslim et geçmişe Yapamayacağın şeylerin Yapabileceklerini engellemesine izin verme Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman Yelkenlerini rüzgara göre ayarla Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil Gemiyi limana getirip getiremediğinle ilgilenir

53 53 Ara sıra isyana yönelecek olsan bile hatırla ki Kainatı yargılamak imkansızdır Onun için kavgalarını sürdürürken bile Kendi kendinle barış içinde ol

54 54 Hatırlar mısın doğduğun zamanları Sen ağlarken herkes sevinçle gülümsüyordu Öyle bir ömür geçir ki Herkes ağlasın öldüğünde Sen mutlulukla gülümse

55 55 Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol Eninde sonunda bütün servetin sensin Görmeye çalış ki Bütün pisliğine ve kalleşliğine rağmen Dünya yine de güzeldir.

56 56 Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. Mümin Sekban Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil. Mümin Sekban

57 57 Yeteri kadar nedeniniz varsa, her ş eyi yapabilirsiniz. Jim Rohn

58 58 Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilirler. Emerson

59 59 Ya ümitsizsiniz. Ya da ümit sizsiniz. Ya çaresizsiniz. Ya da çare sizsiniz. Behçet Necatigil

60 60 Hayat bir bisiklete binmek gibidir. Pedalı çevirmeye devam etti ğ iniz sürece dü ş mezsiniz. Claude Peppeer

61 61 Yapılırken heyecan duyulmayan i ş ler ba ş arılamaz. Emerson

62 62 İ nsana olanlar de ğ il, o insanın içinde olanlar önemlidir. Louis Mann

63 63 Hiç kimse sizin izniniz olmadan, size kendinizi de ğ ersiz hissettiremez. Eleanor Roosevelt

64 64 Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, di ğ eri ise sürünerek gelmi ş tir. Önemli olan nereye gelmi ş oldu ğ unuzdan çok, nereden ve nasıl geldi ğ inizdir. Cenap Ş ahabettin

65 65 Siz kafanızı büyük hayallerle doldurmaya bakın. Kafanız sonradan cebinizi parayla dolduracaktır. Benjamin Franklin

66 66 Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır. Marc Victor Hansen

67 67 Hayatta en büyük e ğ lence ba ş kasının yapamazsın dedi ğ ini yapmaktır. Walter Bagehot

68 68 İ mkansızlık yalnız sersemlerin sözlü ğ ünde bulunan bir kelimedir. Napoleon

69 69 Elmas nasıl yontulmadan kusursuz olmaz ise; insan da acı çekmeden olgunla ş maz. Konfüçyüs

70 70 Büyük insanların idealleri, sıradan insanlarınsa hevesleri vardır. Washington Irving

71 71

72 72

73 73 Şefkat ve merhamette güneş gibi ol... In compassion and grace be like sun...

74 74 Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol... In concealing others’ faults be like night...

75 75

76 76

77 77

78 78 Hz. Mevlana Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol. Either exist as you are or be as you look.

79 79 ETKİLİ İNSANLARIN YEDİ ALIŞKANLIĞI AKINTIYA KAPILIP GİTMEYİN, KENDİ YAŞANTINIZA KENDİNİZ KARAR VERİN, REAKTİF DEĞİL PROAKTİF OLUN SONUNU DÜŞÜNEREK YAŞAYIN, YAŞANTINIZI PLANLAYIN, HEDEFLERLE YAŞAMA ALIŞKANLIĞI EDİNİN, FİZİKSEL, ZİHİNSEL, RUHSAL, SOSYAL ALANLARDA HEDEFLERİ BELİRLEYİN ÖNEMLİ İŞLERE ÖNCELİK VERİN, ÖNCELİKLERE ÖNEM VERİN KAZAN-KAZAN YAKLAŞIMINI BENİMSEYİN, ÜÇÜNCÜ BİR OLAY VEYA KİŞİ VARSA KAZAN- KAZAN-KAZAN OLMALI ÖNCE ANLAMAYI SONRA ANLAŞMAYI DENEYİN, ÖNCE DİNLEYİN

80 80 EMPATİ-DUYGUDAŞLIK Bir konuya karşınızdaki kişinin penceresinden bakmak.Onun ne duyduğunu,ne hissettiğini, niçin öyle davrandığını, düşündüğünü anlayabilme becerisidir. İnsanları değerlendirirken kendinizi o kişinin yerine, konumuna, düşüncesine, mevkisine,becerilerine, yaşına, cinsiyetine vb. donanımlarına kimliğine göre değerlendirmeye çalışınız. Tarafınızdan anlaşıldığını hisseden insan size saygı duyacaktır.İlişkileriniz mükemmel olacaktır.

81 81 Sedef Çiçeği

82 82 Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı...

83 83 Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu

84 84 Hakim tok sesiyle, yaşlı kadına: „Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?“

85 85 Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı:

86 86 „Bu herif yetti gayri, 50 yıldır bezdirdi hayattan...“

87 87 Sonra uzunca bir sessizlik hakim oldu, mahkeme salonunda...

88 88 Sessizlik, bu tür haberleri her gün manşet yapan gazetecilerden birinin flaşıyla bozuldu...

89 89 Kim bilir nasıl bir manşet atacaklardı, yaşanmıs 50 yılın ardından? Çok sayıda gazeteci izliyordu davayı... Kadın neler diyecekti? Herkes, onu dinliyordu...

90 90 Yaşlı kadının gözleri doldu ve devam etti:

91 91 „Bizim bir sedef çiçeği vardı, çok sevdiğim... O bilmez yıl önceydi.. O çiçeği bana verdiği çiçekler arasından kopardığım bir yaprağı tohumlamıştım, öyle büyüttüm.

92 92 Yavrumuz olmadı onları yavrum bildim. Bir süre sonra çiçek kurumaya başladı. O zaman adak adadım.

93 93 Her gece güneş doğmadan önce, bir tas suyla sulayacağım onu diye... Iyi gelirmiş derlerdi...

94 94 50 yıl oldu, bu herif bir gece kalkıp bir kere de bu çiçeği ben sulayayım demedi

95 95 Taa ki geçen geceye kadar... O gece takatim kesilmiş uyuyakalmışım... Ben, böyle bir adamla 50 yıl geçirdim

96 96 Hayatımı, umudumu, herşeyimi verdim. Ondan hiçbirşey görmedim

97 97 Bir kerecik olsun, benim bildiğim görevlerden birisini yapmasını bekledim. Onsuz daha iyiyim, yemin ederim."

98 98 Hakim yaşlı adama dönerek: "Diyeceğin birşey var mı, baba?" dedi.

99 99 Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hakime yöneldi.

100 100 Tane tane konustu: "Askerliğimi Reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin, görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim

101 101 Fadime'mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim

102 102 Ilk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısı nedeniyle, onu hekime götürdüm

103 103 Hekim çok uzun süre uyanmadan yatarsa, boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi

104 104 Her gece uykusunu bölüp uyansın, gezinsin dedi

105 105 Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi... O günlerde, tesadüf, bu çiçek kurumaya yuz tuttu

106 106 Ben ona: „Gece çiçek sularsan geçer”, dedim. Adak dilettim...

107 107 Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını, yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece, o çiçek ben oldum sanki..." dedi adam

108 108 O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle…

109 109 „Her gece, o yattıktan sonra uyandım. Saksıdakı suyu boşalttım. Sedef, gece sulanmayı sevmez, hakim bey... Geçen gece de... Yaşlılık... Ben de uyanamadım

110 110 Uyandıramadım... Çiçek susuz kalırdı ama kadınımın boynu yine azabilirdi...

111 111 Suçlandım...Sesimi çıkartamadım...“

112 112 O anda gazeteciler dahil, mahkeme salonundaki herkes ağlıyordu…

113 113 „Sevgide cömert ama sevdiklerimizi kırmada oldukca cimri olalım”

114 114 MASKE İNSANLAR DİĞER İNSANLARLA OLAN İLİŞKİLERİNDE KENDİSİNİ ELE VERMEMEK İÇİN MASKE KULLANIRLAR KALİTELİ İNSAN; MASKEYE İHTİYACI OLMAYAN, DOĞAL BİLGİ,İNANÇLI VE GÜVENİLİR İNSANDIR ÇOCUKLARINI UYKUDAYKEN ÖPEN, EŞİNE SEVDİĞİNİ SÖYLEMEYEN İNSANLAR SERT MASKELİ İNSANLARDIR

115 115 Başladığınız işi bitirin,öz disiplininizi güçlendirin Stresinizi kontrol etmeyi öğrenin. Etik kurallarına itaat edin, prensipleriniz olsun. Her alanda kaliteyi takip edin. MESLEKİ YAŞAMDA PERFORMANS ARTTIRICI ÖNLEMLER

116 116 MESLEKİ YAŞAMDA PERFORMANS ARTTIRICI ÖNLEMLER Kişisel Kalite Hedefinizi Belirleyin. Kendiniz İçin Kalite Hesabı Tutun. Hatalardan Kaçınmaya Çalışın. Kaynakları İyi Kullanın. Kararlı Olun, Yaptığınız İşe Kendinizi Adayın.

117 117 PERSONELİ GÜDÜLEMEK İsteklendirmek Ekip ruhu geliştirmek İşlerden doyum sağlamalarına olanak kılmak Kuruluş misyonunu benimsemelerini sağlamak İNSAN Yüksek verim elde etmelerine yardımcı olmak

118 118 SİZDE BAŞKA İNSANLAR ÜZERİNDE ETKİ YAPMAK İSTİYORSANIZ, KAPASİTENİZİ VE POTANSİYELİNİZİ GELİŞTİRMEK ZORUNDASINIZ.

119 119 ZOR İNSANLARI YÖNETİRKEN KARŞI GÖRÜŞLERE DEĞER VERİN İNSANLARIN İNANÇLARIYLA İLGİLİ GURUR DUYDUKLARINI UNUTMAYIN KIRICI OLMAYIN ZORLAMAYIN, YOL GÖSTERİN SABIRLI OLUN

120 120 ZOR İNSANLARLA BAŞ EDEBİLME YÖNTEMLERİ-1 “Herkesin Bir Davranış Kalıbı, Bir de Baskı Altındayken Kullandığı Yedek Davranış Kalıbı Vardır.” “Zor İnsanlar Kendi İhtiyaçlarını ve Kendi Amaçlarını Gerçekleştirmeye Çalıştıkları İçin Başkalarına Zor Gelen Davranışları Sergilerler.”  Zor İnsanların Amaç ve İhtiyaçlarının Ne Olduğunu Bildiğimiz Taktirde Onların Davranışlarını Değiştirmelerini Sağlamak Üzere Bunlardan Yararlanabiliriz.

121 121 Zor İnsanlarla Baş Edebilmede Kullanılacak Yöntem ; Gözlem ve Dinleme dir.  Karşı Görüşlere Değer Verin.  İnsanların İnançlarıyla Gurur Duyduklarını Unutmayın.  Kırıcı Olmayın, Zorlamayın ve Yol Gösterin.  Sabırlı Olun. ZOR İNSANLARLA BAŞEDEBİLME YÖNTEMLERİ -2

122 122 Msci. M. Seyfi CALIS

123 123 Msci. M. Seyfi CALIS

124 124 Msci. M. Seyfi CALIS

125 125 Msci. M. Seyfi CALIS

126 126 Msci. M. Seyfi CALIS

127 127 Göç eden yaban kazlarının havada süzülürken "V" şeklinde bir formasyonla uçtuklarını görmüşsünüzdür... Bilim adamları kazların neden bu şekilde uçtuklarını araştırmışlar araştırma sonucunda şu verilere ulaşmışlar;

128 128 1-) "V" şeklinde uçulduğunda, uçan her kuş kanat çırptığında, arkasındaki kuş için onu kaldıran bir hava akımı yaratıyormuş. Böylece "V" şeklinde bir formasyonda uçan kaz grubu, birbirlerinin kanat çırpışlar sonucu ortaya çıkan hava akımını kullanarak uçuş menzillerini % 70 oranında uzatıyorlarmış. Yani tek başına gidebilecekleri maksimum yolu grup halinde neredeyse ikiye katlıyorlarmış. Kıssadan Hisse: Belli bir hedefi olan ve buna ulaşmak için bir araya gelen insanlar, hedeflerine daha kolay ve çabuk erişirler.

129 129 2-) Bir kaz, "V" grubundan çıktığı anda uçmakta güçlük çekiyor. Çünkü diğer kuşların yarattığı hava akımının dışında kalmış oluyor. Bunun sonucunda, genellikle gruba geri dönüyor ve yoluna grupla devam ediyor. Kıssadan Hisse: Eğer kafamız bir kaz kadar çalışıyorsa, bizimle aynı yöne gidenlerle bilgi alışverişini ve işbirliğini sürekli kılarız.

130 130 3-) "V" grubunun başında giden kaz hiç bir hava akımından yararlanamıyor.Bu yüzden diğerlerine oranla daha çabuk yoruluyor. Bu durumda en arkaya geçiyor ve bu defa hemen arkasındaki kaz lider konumuna geçiyor. Bu değişim sürekli yapılıyor; böylece her kaz grubun her noktasında yer almış oluyor. Kıssadan Hisse: Yaptığınız her işi, yeri ve zamanı geldiğinde başkasına bırakmak gerekiyor.

131 131 4-) Uçus hızı yavaşladığında gerideki kuşlar, daha hızlı gitmek üzere öndekileri bağırarak uyarıyorlar. Kıssadan Hisse: İlerlemek ve yol almak için bazen başkalarının uyarılarına gereksinim duyarız. Bundan alınmamalıyız; tam aksine, böyle uyarıları sevinç ve takdirle karşılamalıyız.

132 132 5-) Gruptaki bir kuş hastalanırsa ya da bir avcı tarafından vurulup uçamayacak duruma gelirse; düşen kuşa yardım etmek üzere gruptan iki kaz ayrılıyor ve korumak üzere hasta/yaralı kazın yanına gidiyor. Tekrar uçabilene (ya da eğer ölürse, ölümüne kadar) onunla beraber yaralı kuşu asla terk etmiyorlar. Daha sonra kendilerine başka bir kaz grubu buluyorlar. Hiçbir kaz grubu, kendilerine bu şekilde katılmak isteyen kazları reddetmiyor. Kıssadan Hisse: Adam olmak, sadece insanlara özgü değil....

133 133 KAZANAN DER Kİ:KAYBEDEN DER Kİ: Daha fazla çalışır ve daha fazla zamanı vardır Her zaman çok meşguldür Sorunun üzerine giderSorunun etrafında döner,asla çözemez Söz verir ve sözünü tutarÇok kolay söz verir,sözünü tutamaz Ne zaman savaşıp ne zaman geri çekileceğini bilir Önemli durumlarda geri çekilir ya da savaşmaya değmeyecek şeylerin üzerine gider Dostça hisler besler Nadiren dostça davranır,zaman zaman yok yere kırıcı olur DinlerKonuşma sırasının ona gelmesini bekler Başkalarının güçlü yanlarına saygı duyar Başkalarının zayıf yanları üzerinde durur Başkalarından bir şeyler öğrenirBir şeyler öğrenmemek için direnir Açıklama yaparBahaneler bulur Kendi işinden daha fazlası için sorumluluk duyar “Bu benim işim değil !” der. Süratini kendisi tayin eder Ya son derece hızlı ya da çok yavaş ilerler Zamanı daha iyiye ulaşmak için kullanır Zamanını eleştiriden kaçmak için kullanır Hata yapmaktan korkmaz Hata yapmaktan ve başkalarının ne diyeceğinden korkar İhtimaller ve çözümler üzerinde durur Sorunlar ve çözümlenmeyecek konular üzerinde durur.

134 134 ÜÇ ŞEY

135 135 Hayatta bir kez gittiğinde asla geri dönmeyen üç şey:

136 136 Zaman, sözcükler ve fırsattır.

137 137 Hayatta hiç bir zaman kaybedilmemesi gereken üç şey:

138 138 Barış, umut ve dürüstlüktür.

139 139 Hayatta en değerli üç şey:

140 140 Sevgi, kendine güven ve arkadaşlardır.

141 141 Hayatta hiç emin olunamayacak üç şey:

142 142 Düşler, başarı ve zenginliktir.

143 143 Hayatta insanı geliştiren üç şey:

144 144 Çok çalışma, samimiyet ve başarıdır.

145 145 Hayatta insanı mahveden üç şey:

146 146 Cesaretsizlik, gurur ve öfkedir.


"1 BU SABAH HER SABAHTAN FARKLI BAK GÖK YÜZÜNE. GÜNEŞ SENDEN YANA, BULUT SENDEN YANA. YÜZÜNDE BİR TEBESSÜMLE GÜNAYDIN DE TÜM DÜNYAYA SEVGİ SENDEN YANA," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları