Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

2. ÜNİTE ADIM ADIM TÜRKİYE. Ü LKEMİZDE DOĞAL VARLIKLAR VE TARİH Î MEKÂNLAR Ü lkemiz, en eski ç ağlardan itibaren ö nemli bir yerleşim merkezi olmuştur.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "2. ÜNİTE ADIM ADIM TÜRKİYE. Ü LKEMİZDE DOĞAL VARLIKLAR VE TARİH Î MEKÂNLAR Ü lkemiz, en eski ç ağlardan itibaren ö nemli bir yerleşim merkezi olmuştur."— Sunum transkripti:

1 2. ÜNİTE ADIM ADIM TÜRKİYE

2 Ü LKEMİZDE DOĞAL VARLIKLAR VE TARİH Î MEKÂNLAR Ü lkemiz, en eski ç ağlardan itibaren ö nemli bir yerleşim merkezi olmuştur. Bunda hem iklimin yaşamaya elverişli olması; hem de verimli toprakların bulunması etkilidir. Yurdumuzun bu ö zellikleri tarih boyunca pek ç ok uygarlığa ev sahipliği yapmasını sağlamıştır. Yurdumuzun her y ö resi doğal g ü zellikleri ve tarih î mekânlarıyla olduk ç a ilgi ç ekicidir. Bu sebeple ü lkemizi her yıl milyonlarca turist ziyaret eder. Ü lkemize gelen turistler yurdumuzun tarihi eserlerini ve doğal g ü zelliklerini g ö rmek ister.

3 Doğal Varlıklarımız: Doğada insan eli değmeden oluşan ve gezilip g ö r ü lebilecek ö zelliği olan unsurlara doğal varlık denir. Dağ, deniz, ova ırmak, g ö l, orman vb. gibi Doğal varlıkların yapılışında insanlar görev almamışlardır. Doğanın kendisinde var olan coğrafi unsurlardır. İnsanlar tarafından sonradan keşfedilmiş ve çevresine yeni yerleşim yerleri kurulmuştur. Ülkeler, doğallığın bozulup kaybolmaması için o bölgeyi koruma altına alırlar.

4

5 Denizler, deniz kıyıları, adalar, doğal oluşumlar, karlı dağlar, g ö ller, ırmaklar, ormanlar ve milli parklar turistlerin gezip konakladığı başlıca yerlerdir. Ü lkemizdeki g ü zelliklerden biri de doğal parklardır. Doğal parklar, manzarası ve farklı nitelikleri olduğundan koruma altına alınmış yerlerdir. En bilinen doğal parklar arasında; Kuş Cenneti, Uludağ, Yedig ö ller vardır.

6

7 Tarihi Eserlerimiz Tarihi eserler, ge ç miş uygarlıklardan bug ü ne kadar kalan din, bilim, d ü ş ü nce, sanat, edebiyat ve mimari gibi alanlarda ortaya konan eserlerdir.  Tarihi eserler insanlar tarafından yapılmışlardır.  Tarihi eserler koruma altındadırlar. Zarar g ö rmemeleri i ç in korunurlar.  Tarihi eserler insanlığın ortak mirası olduğundan ziyaret ç ilere a ç ık tutulur.

8 Ü lkemiz, tarihi eserler bakımından ç ok zengindir. Ü lkemizde yer alan tarihi zenginlikler y ü zyıllar ö ncesini g ü n ü m ü ze taşır. Ü lkemizin hangi y ö resine gidersek gidelim ç ok sayıda tarihi eserle karşılaşmak m ü mk ü nd ü r. Bunun sebebi ise, yurdumuzun inlerce yıldır bir ç ok medeniyete ev sahipliği yapmasıdır. Saraylar, evler, k ö pr ü ler, tiyatrolar, kaleler, camiler, kiliseler, hamamlar, ve kervansaraylar tarihi eserlere ö rnek verilebilir.

9 Miras: Bir neslin kendinden sonra gelen nesle bıraktığı her şeye miras adı verilir. Tarihi Miras: Ge ç miş uygarlıklardan g ü n ü m ü ze kalan ve insanlık i ç in değer taşıyan eserlerin t ü m ü d ü r. Ortak Miras: T ü m insanlık i ç in değer taşıyan tarihi, doğal ve k ü lt ü rel varlıkların t ü m ü. Yazı alfabe, bilimselbuluşlar, Peribacaları, Ç in Seddi, Mısır Piramitleri, Ta ç Mahal gibi. Saray: Eskiden h ü k ü mdarların, ö nemli eyalet y ö neticilerinin oturdukları ve ü lkeyi y ö nettikleri yerdir.

10 Cami: M ü sl ü manların ibadethanesidir. Kilise: Hıristiyanların ibadethanesidir. Havra: Musevilerin ibadethanesidir.

11 T ü rbe: Ö nemli kişiler i ç in yapılmış anıt mezar niteliğinde olan ve i ç inde mescit de bulunan yapıdır. Medrese:M ü sl ü man ü lkelerde orta ve y ü ksek eğitimin yapıldığı eğitim kurumlarına medrese denir. K ü lliye: Bir caminin ç evresinde cami ile birlikte kurulmuş medrese, imaret, sebil, kitaplık, hastane vb. yapıların b ü t ü n ü. Dar ü şşifa: Eskiden hastanelere verilen addır. K ü mbet: Anıt mezarlara k ü mbet denir.

12 Hisar: Bir şehrin veya ö nemli bir yerin korunması i ç in taştan yapılmış, y ü ksek duvarlı ve kuleli, ç evresinde hendekler bulunan k üçü k kalelere hisar denir. Ozan: Saz ç alarak şiirler, deyişler ve destanlar s ö yleyen halk sanat ç ısı, saz şairi, aşık. Kale: D ü şman saldırılarından korunmak i ç in yapılmış etrafı surlarla ç evrili askeri yapıların bulunduğu b ö lgedir. Harabe: Yıkılmış veya yıkılmaya y ü z tutmuş yapılara harabe denir.

13 Kervansaray: Sel ç uklular ve Osmanlılar d ö neminde yolcuların ve ticaret kervanlarının ihtiya ç larını karşılayıp g ü venliklerini sağlamak i ç in yapılmış b ü y ü k konaklama yerleridir. İmarethane: Ü cretsiz yemek dağıtılan aşevi. Sahaflar: Özellikle eski kitap satanların bulunduğu yerdir.

14 D ü nya Miras Listesi: T ü m d ü nya i ç in ö nemli değer taşıdığı i ç in UNESCO ’ ya bağlı D ü nya Miras Komitesi tarafından belirlenmiş ve bulundukları ü lkenin devletleri tarafından korunması garanti edilmiş doğal ve k ü lt ü rel varlıkların listesidir. B ö yle bir listenin oluşturulmasındaki ama ç, t ü m insanlığın malı olan değerlerin korunmasında uluslararası iş birliğini m ü mk ü n kılmaktır.

15 Ü lkemizin, d ü nya miras listesinde yer alan doğal ve k ü lt ü rel varlıklardan bazıları şunlardır:  İstanbul ’ un tarihi alanları,  G ö reme Milli Parkı ve Kapadokya

16  Hattuşaş,  Nemrut Harabeleri,  Safranbolu Evleri  Truva Arkeolojik Kenti,

17  Pamukkale-Hierapolis  Xanthos (Santos) – Letoon  Divriği Ulu Cam î ve Dar ü şşifası  İshak Paşa Sarayı

18  S ü mela Manastırı  Alahan Manastırı

19  G ü ll ü k Dağı – Termessos Milli Parkı  Diyarbakır Kalesi ve Surları

20 K Ü LT Ü REL VARLIKLARIMIZ

21 K ü lt ü r: Bir toplumda nesilden nesle aktarılan yaşatılan; gelenek, g ö renek, inanış, d ü ş ü nce ve sanat varlıklarının t ü m ü d ü r. T ü rkiye ’ nin k ü lt ü rel yapısı, tarihinin derinliklerinden gelen ç ok zengin ve ç eşitli k ü lt ü rlerin birikiminden oluşmuştur. Ü lkemiz yedi coğrafi b ö lgeye ayrılmıştır. K ü lt ü r, ü lkeden ü lkeye değişebileceği bir ü lke i ç inde b ö lgeden b ö lgeye hatta y ö reden y ö reye de değişebilir. Birbirine komşu olan iki k ö y arasında bile konuşma şivesi, d ü ğ ü n ve nişan geleneği, giyim ve kuşam şekli gibi az ya da ç ok k ü lt ü rel farklılıklar olabilir. Bunlar k ü lt ü rel farklılıklardır.

22 Ege B ö lgesi ’ nde zeybek oynanırken Karadeniz B ö lgesi ’ nde horon oynanır. Ege B ö lgesi ’ nde zeytin bol miktarda yetiştirildiğinden bu durum yemeklerine de yansımıştır. Yemekleri genellikle zeytinyağlı ve bitki ağırlıklıdır. Karadeniz B ö lgesi ’ nde ise yemekleri genellikle tereyağlı ve balık ağırlıklıdır. Ülkemizde bölgeler arasında giyim kuşam, şive, beslenme alışkanlıkları, kültürel farklılıktan kaynaklanır. Kültürel farklılıklar, ülkede kültürel çeşitliliğin oluşmasına neden olur.

23 Y ö reler arasındaki bu k ü lt ü rel farklılıkların sebepleri şunlardır:  T ü rkiye ’ nin yeri, coğrafi konumu,  Eğitim,  Y ü zey şekilleri,  Gelenek ve g ö renekleri,  İklimi ve bitki ö rt ü s ü k ü lt ü rel farklılığın oluşmasında etkin nedenler arasında sayılabilir. Karadeniz B ö lgesi ’ nde bol ormanlık yapısı ve yağmurlu olmasından dolayı k ö y evleri ağa ç tan yapılır. Evlerde ç atı bulunur.

24 B ö lgenin iklimi ve bitki ö rt ü s ü insanların yaşamına, barınma ve beslenmesine etki eder. Y ö reler arasında farklı ev tipi ve yemek ç eşitleri g ö r ü l ü r. Hayvancılıkla uğraşan Doğu Anadolu Bölgesi’nde daha çok et yemekleri yapılır. Balıkçığın yaygın olduğu Karadeniz Bölgesi’nde ise balıklı yemek türleri yapılır.Bazı yemeklerimiz ve tatlılarımız adeta bulunduğu bölge ile özdeşleşmiştir. Mantı denince akla Kayseri, Oltu Kebabı ya da Cağ kebabı denince Erzurum akla gelmektedir. Ya da Karadeniz’in hamsili pilavı, Gaziantep’in baklavası, Kahramanmaraş’ın dövme dondurması, Mersin’in tantuni ve cezeryesi o yöreyle özdeşleşmiştir

25 MantıKayseri Salam SucukKayseri Kara LahanaTrabzon ÇayRize LeblebiÇorum ElmaAmasya FındıkOrdu-Giresun KeşkekAydın-Muğla HaşhaşAfyon KaymakAfyon İzmir Köfteİzmir İnegöl KöfteBursa İskender KebapBursa ŞeftaliBursa Şalgam SuyuAdana DondurmaKahramanmaraş

26 . Kültürel zenginliğimizin bir başka kanıtı da mimari eserlerimizdir. Evler, köprüler, sarayla vb. gibi eserler tarihimizin tanıklarıdır. Geçmişle günümüz arasında köprü olan bu eserler Türk mimarisinin en güzel örneklerini oluşturmaktadır. Bu kültürel öğelerimizin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması hepimizin görevidir. Bu doğrultuda ülkemizin çeşitli bölgelerinde geleneksel Türk evleri koruma altına alınmıştır. Safranbolu, Beypazarı,Amasya evleri birer müze konumundadır

27 Ü lkemizin k ü lt ü rel ö zellikleri sadece mimari ve sanatla sınırlı değildir. Y ö resel yemeklerimiz, dokumalarımız, sporlarımız da bu zenginliğe katkı sağlamıştır. Eskişehir ’ in l ü le taşı, Erzurum ’ un oltu taşı, Afyon ’ un mermeri, K ü tahya ’ nın porseleni, Edirne ’ nin Kırkpınar yağlı g ü reşleri k ü lt ü rel zenginliklerimizdendir. Günümüzde ülkemizin hemen hemen her yöresinde modern, çağımın şartlarına uygun giysiler giyilmektedir. Yöresel kıyafetleri ise ancak kına, nişan, düğün gibi törenlerde veya hak oyunlarında görebilmekteyiz. Yöresel giysiler kadar önemli olan diğer bir kültür ögemiz de el sanatlarımızdır.

28 El emeği ve g ö z nuruyla oluşturulan el sanatlarımıza, Anadolu insanının duyguları yansımıştır. Adıyaman ………………………… Kilim Siirt ………………………………… Battaniye Isparta …………………………...Halı B ü nyan(Kayseri) …………… Halı K ü tahya ………………………… Ç inicilik-Porselen Nevşehir ……………………… Çö mlek ç ilik Afyon …………………………… Mermer Gaziantep …………………… Bakırcılık

29 Folklor K ü lt ü r ü m ü z Belirli bir b ö lge halkı arasında ortak olan ve i ç inde halkoyunları, masallar, m ü zik, masallar, m ü zik, dans, efsaneler, atas ö zleri, şakaların yer aldığı k ü lt ü r unsurların b ü t ü n ü ne folklor denir. Ülkemizde halk oyunları bölgelere göre çeşitlilik göstermektedir.

30 Ege b ö lgesi d ü ğ ü nlerinde “ zeybek ” oyunu oynanırken Karadeniz ’ de “ horon ” oyunu oynanır.. G ü neydoğu Anadolu ’ da “ halay ” ç ekilirken, Trakya ’ da “ hora ”, İ ç Anadolu ’ da ise “ misket ” oyunu oynanır. Folklor k ü lt ü r ü n ü n b ö lgelere g ö re değişmesinin başlıca nedenleri yaşanılan y ö renin iklimi, bitki ö rt ü s ü, coğrafi koşulları ile gelenek ve g ö renekleridir.

31 Ö nemli Kişilerimiz Ü lkemizde bazı şehirler, ü n ü d ü nyaya yayılmış T ü rk b ü y ü kleri ile tanınmıştır. Bu kişilerin ortaya koydukları eserler ve d ü ş ü nceler t ü m insanlığın beğenisini kazanmıştır. Bunların en ö nemlileri şunlardır: Mevlana : İran ’ ın Belh şehrinde doğdu. Babası ile birlikte Konya ’ ya yerleşen Mevlana, d ö neminin eğitim kurumu olan medreselerde din dersleri verdi. En ö nemli eseri mesnevidir. Her yıl Mevlana ’ nın ö l ü m yıl d ö n ü md ü olan 17 Aralık ’ ta, Konya ’ da b ü y ü k bir katılımla Şeb-i Arus t ö renleri d ü zenlenir.

32 Nasreddin Hoca (Akşehir-Konya) Evliya Çelebi

33 Yunus Emre Eskişehir Hacı Bektaşı Veli Nevşehir

34 Halk Ozanlarımız: Karacaoğlan Osmaniye Dadaloğlu Kayseri Pir Sultan Abdal Sivas

35 Köroğlu Bolu Neşet Ertaş Kırşehir Özay Gönlüm Denizli

36 K ü lt ü r ü m ü zden Se ç meler Para Kesesi İbrik Ç arık Ç eyiz sandığı Dantel Beşik Tulum Kemen ç e Davul-Zurna Saz

37 K ü lt ü rel Birlik Kültürümüz, milli birlik ve beraberliğimizi pekiştirmede önemli rol oynar. Milletimiz farklı kültürel değerleri paylaşarak zengin bir mirası ortaklaşa kullanmaktadır. Bölgelerimiz arasında bazı kültürel farklılıklar olsa da urum birliğimize zarar vermez. Bölgelere göre şive farklılığı olsa bile ülkemizin her yerinde Türkçe konuşulmaktadır.

38 Ramazan ve Kurban Bayramları ü lkemizin her tarafında ortak kutladığımız dini bayramlarımızdır. 19 Mayıs Atat ü rk ’ü n Anma ve Gen ç lik Spor Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Ç ocuk Bayramı da ü lkemizde topluca kutladığımız milli bayramlarımızdandır.

39 Ayrıca Nevruz ve Hıdrellez gibi ortak k ü lt ü rel bayramlarımız da vardır. Uzun yıllar bir arada yaşamış insanlarda da k ü lt ü r birliği oluşur. K ü lt ü r zamanla değişime uğrayıp gelişebilir. K ü lt ü r ü n en ö nemli ö zelliği ulusal olmasıdır. K ü lt ü r birliği, milletin b ü t ü nleşmesini, devamlılığını sağlar. K ü lt ü rel değerlere sahip ç ıkan, koruyan, yaşatan milletler, birlik ve beraberliğini devam ettirirler. Çü nk ü k ü lt ü r ö geleri insanları yakınlaştırır, bir arada yaşaması a ç ısından da ö nemli yer tutar.

40 ATAT Ü RK ÇÜ L Ü K Atat ü rk, kendisine inananlar ile birlikte d ü şmanı topraklarımızdan attıktan sonra T ü rk milletini aklın ve bilimin ö nc ü l ü ğ ü nde ç ağdaş uygarlık d ü zeyinin ü zerine ç ıkarmayı hedefledi. Bu ama ç la onun fikirlerinden oluşan ve onun adıyla anılan d ü ş ü nceye Atat ü rk çü l ü k denir. Atat ü rk çü l ü k, ü lke ger ç eklerinden doğmuş bir d ü ş ü nce sistemidir. Biz buna Atat ü rk çü D ü ş ü nce Sistemi diyoruz. Atat ü rk çü D ü ş ü nce Sistemi durduğu yerde Ortaya ç ıkmamıştır. Tarihi bir gelişmenin ü r ü n ü d ü r.

41 ATAT Ü RK İLKE VE İNKILAPLARI Atat ü rk, ü lkemizi ç ağdaş uygarlıklar d ü zeyine ç ıkarmak amacıyla bir dizi yenilik yapmıştır. Bu yeniliklere inkılap adı verilir.Atat ü rk inkılapları belirli bir d ü zen ve sıraya g ö re yapılmıştır. Hepsi bir b ü t ü nd ü r. Ancak incelemek ve a ç ıklamak i ç in belirli b ö l ü mlere ayırıyoruz.

42

43 Atat ü rk inkılaplarını beş ana grupta toplayabiliriz. Bunlar:  Siyasal(y ö netim) alanda inkılaplar,  Hukuk alanında inkılaplar,  Toplumsal alandaki inkılaplar,  Eğitim ve k ü lt ü rel alanındaki inkılaplar,  Ekonomi ve bayındırlık alanında yapılan inkılaplardır.

44 SİYASAL ALANDA İNKILAPLAR: Ü lkenin y ö netimi, egemenliğin kullanılması gibi alanlarda yapılan inkılaplardır. 1. T ü rkiye B ü y ü k Millet Meclisinin A ç ılması: Kurtuluş Savaşı ’ nın devam ettiği g ü nlerde, 23 Nisan 1920 ’ de TBMM a ç ıldı. B ö ylece yeni T ü rk devleti kurulmuş oldu. Meclisin aldığı kararla egemenlik hakkı padişahtan millete ge ç miş oldu.

45 2. Saltanatın Kaldırılması: TBMM, 1 Kasım 1922 ’ de saltanatı kaldırdı. B ö ylece hem Osmanlı Devleti hem de padişahlık ortadan kalmış oldu. T ü rkiye ’ de egemenliğin millete ait olduğu kesinlik kazanmış oldu.

46 3. Cumhuriyetin İlan Edilmesi: Kurtuluş Savaşı sırasında yeni sorunlar yaşamamak i ç in yeni devletin y ö netim şeklinin ne olacağı konuşulmamıştı. Savaş kazanıldıktan sonra bu durum g ü ndeme geldi. Atat ü rk ’ü n ç abaları ile 29 Ekim 1923 ’ te cumhuriyet ilan edildi. B ö ylece millet egemenliğine en uygun y ö netim şekli benimsenmiş oldu.

47 4. Halifeliğin Kaldırılması: Osmanlı Devleti zamanında padişahlık ve halifelik g ö revi birlikte y ü r ü t ü l ü yordu. Saltanatın kaldırılmasından sonra halifelik bir s ü re devam etmişti. Ancak bu durum ü lkede din ve devlet başkanlığı şeklinde ikiliğe neden oluyordu. Ü stelik inkılaplara ve cumhuriyete karşı olanlar eski rejime d ö nmek i ç in halifeliği kullanıyordu. Bunun ü zerine 3 Mart 1924 ’ te halifelik kaldırıldı. B ö ylece laikleşme yolunda en ö nemli adım atıldı. Cumhuriyetin temelleri sağlamlaştırılarak inkılapların yapılması kolaylaştırıldı.

48

49 5. Siyasi Partilerin Kurulması: Atat ü rk farklı g ö r ü ş ve d ü ş ü ncelerin y ö netimde yer almasını istiyordu. Bunun i ç in ç ok partili hayata ge ç mek istiyordu. Atat ü rk ’ü n girişleri ile siyasi partiler kurulmuştur. Ancak kurulan yeni partiler inkılap ve cumhuriyet karşıtlarının eline ge ç tiğinden kapatılmak zorunda kalmıştır.

50 HUKUK ALANINDA İNKILAPLAR Toplum i ç in vatandaşların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini d ü zenleyen kurallar vardır. Bunlardan biri de hukuk kurallarıdır. 1. Anayasaların Yapılması: Atat ü rk, Kurtuluş Savaşı ’ nın devam ettiği g ü nlerde bir anayasa hazırlanmasını sağlamıştı ’ de Teşkilat-ı Esasiye adıyla kabul edilen bu anayasada ö nemli eksikler vardı. Bu nedenle 1924 ’ te yeni bir anayasa yapılmıştır.

51 2. T ü rk Medeni Kanunu ’ nun Kabul Edilmesi: Toplum yaşamında evlenme, boşanma, miras gibi konuları d ü zenleyen yasalara “ Medeni Kanun ” denilir. Atat ü rk, T ü rk Medeni Kanunu ’ nun ç ıkarılmasını sağlayarak kadın erkek eşitliği konusunda ö nemli yenilikler getirmiştir. Resmi nikâh zorunlu olmuş, boşanma hakkı kadına da tanınmıştır. Mirastan kadınlarında pay alması sağlanmıştır.

52 3. Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesi: Atat ü rk ’ü n ç abalarıyla kadınlara se ç me ve se ç ilme hakkı tanınmıştır. B ö ylece siyasal alanda kadın erkek eşitliği sağlanmış, kadınlarda ü lke y ö netimine katılmaya başlamıştır.

53 EĞİTİM ALANINDA İNKILAPLAR T ü rk milletinin uygar ve ç ağdaş bir ulus olmasını hedefleyen Atat ü rk eğitim alanında k ö kl ü yeniliklerin yapılmasını sağlamıştır.

54 1. Eğitim ve Ö ğretimde Birliğin Sağlanması (Tevhid-i Tedrisat Kanunu): Osmanlı Devleti zamanında temel eğitim kurumları medreselerdi. Ancak Osmanlı Devleti ’ nin son yılların da devlet tarafından Avrupa tarzında eğitim veren okullar a ç ılmıştı. Ayrıca azınlıklara ve yabancılara da okul a ç ma izni verilmişti. Bu durum eğitimde karışıklığa ve ikiliğe yol a ç ıyordu. Atat ü rk, Tevhid-i Tedrisat (Eğitim Ö ğretim Birliği) Kanunu ’ nun ç ıkarılmasını sağlanmıştır. B ö ylece T ü rkiye ’ deki b ü t ü n eğitim kurumları MEB ’ e bağlanmıştır. Okullarda kız erkek ayrımına son verilmiş, sınıflar karma olmuştur. Ayrıca ç ağın gereklerine uyum sağlamayan medreseler kapatılmıştır.

55 2. Harf İnkılabı: Osmanlı devleti zamanında Arap alfabesi kullanılıyordu. Bu alfabe hem T ü rk ç enin yapısına uygun değil, hem de okuma yazması zordu. Bu nedenle Mustafa Kemal, 1 Kasım 1928 ’ de Harf İnkılabı ’ nın yapılmasını sağlamıştır. Atat ü rk, okuma yazma oranını artırmak i ç in millet mekteplerini a ç tırmıştır. Bu okullarda yaşlı- gen ç, kadın-erkek herkese okuma yazma ö ğretilmeye ç alışılmıştır.

56 3.T ü rk Tarih ve T ü rk Dil Kurumunun Kurulması: Atat ü rk, T ü rk tarihi ile ilgili doğru ve ayrıntılı bilgilere ulaşmak i ç in T ü k Tarih Kurumunu kurdurmuştur. T ü rk dilini geliştirmek, yabancı dillerin etkisinden kurtarmak ve bilim dili haline getirmek i ç in T ü rk Dil Kurumunu kurdurmuştur.

57 4. Ç ağdaş Eğitim ve Sanat Anlayışının Geliştirilmesi: Atat ü rk, ü lkemizde eğitimin gelişmesi i ç in ü niversitelerin kurulmasını sağlamıştır. Sanatın gelişmesi i ç in de, g ü zel sanatlara ö nem verilmiş, devlet konservatuarının a ç ılmasını sağlamıştır.

58 TOPLUMSAL ALANDA İNKILAPLAR: Atat ü rk, toplumsal alanda yaptığı inkılaplarda g ü nl ü k hayatı kolaylaştırmayı ve milli birliği sağlamayı ama ç lamıştır. 1. Kılık Kıyafette Yenilik: Osmanlı devleti zamanında ü lkede kılık kıyafet birliği yoktu. Farklı din ve millet mensup insanlar, farklı sosyal gruplar ile devlet memurları farklı kıyafetler giyerlerdi. Bu durum toplumda ayrılıklara neden olduğundan milli birliğe zarar veriyordu.

59 Ayrıca Mustafa Kemal, T ü rk milletinin dış g ö r ü n ü ş olarak da ç ağdaş olmasını istiyordu. Bu nedenle kılık kıyafette alanında bazı yenilikler yapıldı.  Şapka Giyilmesi Hakkında Kanun ç ıkarıldı.  Fes ve sarık yasaklandı.  Her dinin en ü st din adamları dışındakilerin dini kıyafetle gezmesi yasaklandı.

60 2. Takvim, Saat- Ö l çü ve Tartıda Yenilik: Osmanlı devleti zamanında, zaman ö l çü s ü olan takvim saat ile uzunluk ve ağırlık ö l çü leri konusunda birlik yoktu. Bu durum hem ü lke i ç indeki hem de yabancı ü lkelerle yapılan ticareti g üç leştiriyordu. Bundan dolayı takvim ve saat kanunları ç ıkarıldı. Hicri ve Rumi takvim kaldırılıp t ü m d ü nyanın kullandığı Miladi Takvim ’ e ge ç ildi. Alaturka saat yerine de milletler arası saat sistemine ge ç ildi.

61 1931 ’ de Ö l çü ler Kanunu ç ıkarıldı. Osmanlı devleti zamanında arşın, endaze, okka, şinik gibi ö l çü birimleri kaldırıldı. Yerine t ü m d ü nya ü lkelerinin kullandığı uzunluk ö l çü s ü olarak metre, ağırlık ö l çü s ü olarak kilogram sıvı ö l çü s ü olarak da litre kabul edilmiştir ’ te hafta tatili cuma g ü n ü nden Pazar g ü n ü ne alınmıştır.

62 3. Soyadı Kanunu ’ nun Ç ıkarılması: Osmanlı Devleti zamanında soyadı yoktu. Devlet kayıtlarında isimlerin yanına baba adı doğum yeri ve lakabı yazılıyordu. Ancak bu durum ö zellikle vergi ve askerlik konusunda karışıklıklara yol a ç ıyordu. Soyadı Kanunu ç ıkarılarak herkesin bir soyadı alması kararlaştırıldı. TBMM, Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadını vermiştir

63 4. Din Kurumlarının D ü zenlenmesi: Atat ü rk, dinin ve din kurumlarının kullanılarak halkın s ö m ü r ü lmesine karşıydı. Birer dini kurum olan tekke, zaviye ve t ü rbeler dini duygular kullanılarak halkın s ö m ü r ü ld ü ğ ü yerler olmuştu. Bu nedenle 1925 ’ te ç ıkarılan bir kanunla tekke, zaviye ve t ü rbeler kapatıldı.

64 5. Kadın-Erkek Eşitliğinin Sağlanması: Kurtuluş Savaşı ’ nda erkeği ile omuz omuza savaşan ve her t ü rl ü fedakârlığa katlanan T ü rk kadını her alanda erkeklerle eşit olmalıydı. Bu nedenle kadın hakları ile ilgili bir ç ok yenilikler yapıldı.  Okullarda kız-erkek ayrımına son verilerek karma eğitime ge ç ildi.  T ü rk Medeni Kanunu ç ıkarılarak evlenme,boşanma, miras gibi konularda kadın erkek eşitliği sağlanmıştır.  Kadınlara se ç me ve se ç ilme hakkı verilerek siyasi alanda da kadın erkek eşitliği sağlanmıştır.

65 EKONOMİ ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR Bir ü lkenin y ü kselip ç ağdaş ve uygar bir toplum haline gelmesini sağlayan en ö nemli unsur ekonomidir. Ekonomik durumu zayıf olan devletler gelişemezler. Eğitim, sağlık, bayındırlık gibi sorunlarını çö zemezler. Hatta ç oğu zaman bağımsızlığını bile koruyamazlar. Bundan dolayı Atat ü rk, ekonomi alanında da yenilikler yapılamasını sağlamıştır. 1. Tarım Alanında Yapılan Yenilikler: Tarımda ıslah edilmiş tohum, g ü bre ve makine kullanılması teşvik edilmeye başlanmıştır. Ö rnek ç iftlikler kurulmuş, ziraat okulları a ç ılmıştır. K ö yl ü den alınan âşar vergisi kaldırılmıştır.

66 2. Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler: Sanayinin gelişmesi i ç in “ Sanayiyi Teşvik Kanunu ” ç ıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması ve ö zel teşebb ü s ü n desteklenmesi ama ç lanmıştır. Devlet ç ilik ilkesi benimsenerek “ I. Beş Yıllık Kalkınma Planı ” uygulanmaya başlanmıştır.

67 3. Milli Ekonomi Politikasının Benimsenmesi: Mustafa Kemal, ekonomik sorunları g ö rmek ve çö z ü m ü retmek i ç in İzmir ’ de İktisat Kongresi ’ ni toplamıştır. Bu kongrede milli ekonominin kurulması ve hammaddesi ü lke i ç inde olan sanayi kuruluşlarına ö ncelik verilmesi kararlaştırılmıştır.

68 4. Kabotaj Kanunu ’ nun Ç ıkarılması: Kabotaj Kanunu ç ıkarılarak T ü rk limanları arasında gemi işletme hakkı yabancılardan alınarak millileştirilmiştir.

69 5. Bayındırlık Faaliyetleri: Osmanlı Devleti zamanında yeterli yol yapılmamıştı. Devletin son zamanlarında yapılan bir miktar demir yolu dışında ulaşım ilkel yollarla yapılıyordu. Cumhuriyetin kurulmasından sonra Atat ü rk, ü lkenin gelişmesi i ç in demir yolu ve kara yolu yapımına ağırlık verilmesini sağlamıştır. D ü zenli kentleşmeyi sağlamak i ç in şehir planlamacılığına ö nem verilmiştir.

70 ATAT Ü RK İLKELERİ Yeni kurulan T ü rkiye Cumhuriyeti ’ nin bağımsız, demokratik ve ç ağdaş ö zellikler kazanması i ç in bir takım ilkeler ortaya konulmuştur. 1- Cumhuriyet ç ilik 2- Milliyet ç ilik 3- Halk ç ılık 4- Laiklik 5- İnkılap ç ılık 6- Devlet ç ilik

71 Atat ü rk İlkelerinin Ortak Ö zellikleri:  T ü rk toplumunun ihtiya ç larından doğmuştur.  Akla ve mantığa uygundur.  Atat ü rk tarafından hem s ö zle hem de uygulama ile belirlenmiştir. Dış baskı ve zorlama yoktur.  Bir b ü t ü nd ü r, birbirlerinden ayrılamazlar.

72 CUMHURİYET Ç İLİK Cumhuriyet, demokratik bir y ö netim şeklidir. Halkın kendi kendini y ö netmesi cumhuriyet ç iliğin temel amacıdır. Cumhuriyet y ö netiminde egemenlik millete aittir. T ü rk milleti se ç tiği milletvekilleri aracılığıyla kendini y ö netir. Ulusal egemenlik, se ç im, ulusal irade, ç ok partili se ç im, se ç me ve se ç ilme hakkı gibi kavramlar bu ilkeyle alakalıdır.

73 Ö zellikleri: 1-Devlet başkanı ve millet vekilleri se ç imle belirlenir. 2- Ü lke, halkın se ç tiği vekiller tarafından y ö netilir. Y ö netimde demokrasi esastır. 3-Vatandaşların hak ve ö zg ü rl ü kleri devlet koruması altına alınmıştır. 4-Devlet işleyişi anaysa ve yasalara g ö re yapılır.

74 MİLLİYET Ç İLİK Atat ü rk ’ü n milliyet ç ilik ilkesi ulusal birlik ve beraberliği temel alır. Kaynağını Kurtuluş Savaşı oluşturur. Çü nk ü milliyet ç ilik ilkesi Kurtuluş Savaşı kazanılmasında etkin bir rol oynamıştır. Atat ü rk ’ü n milliyet ç ilik ilkesi birleştirici ve b ü t ü nleştiricidir. T ü rk ulusuna bağlı olan, kendini T ü rk sayan herkes T ü rk milletinin bireyidir. Irk ç ılığa karşıdır. Atat ü rk milliyet ç iliği, T ü rk ulusunun bağımsızlığını her şeyin ü st ü nde tutar. Akılcıdır, ger ç ek ç idir. Ortak vatan, dil ve kader birliği kavramları bu ilkeyle ilgilidir.

75 Ö zellikleri: 1-Milli birlik ve beraberliği esas alır. 2-Milletini seven herkes ü lkesinin kalkınması i ç in ç alışmalıdır. 3-Kendisini T ü rk ulusuna adayan herkes T ü rk ’ t ü r, ilkesini benimser.

76 Milliyet ç ilik İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: 1-T ü rk Dil Kurumunun a ç ılması 2-Kurtuluş Savaşı ’ nın kazanılması 3-T ü rk Tarih Kurumunun a ç ılması 4-Yeni T ü rk Devleti ’ nin kurulması 5-İstiklâl Marşı ’ nın kabul ü 6-Kabotaj Kanunun kabul ü 7-Harf İnkılabı 8-Saltanatın kaldırılması 9-Tevhid_i Tedrisat Kanunu 10-TBMM ’ nin a ç ılması Dikkat! Atat ü rk ’ü n ger ç ekleştirdiği her inkılâp hareketinin ö z ü nde milliyet ç ilik ve laiklik yer almaktadır.

77 HALK Ç ILIK Halk: Bir ü lkede oturan, o ü lkeyi bilen, geleceğini o ü lkeye bağlamış insanların b ü t ü n ü ne halk denilir. Halk ç ılık, devletin siyasi, ekonomik ve k ü lt ü rel alandaki hizmetlerin t ü m halka y ö nelik olmasını ama ç layan bir ilkedir. Halk ç ılık ilkesi, toplumda sınıf ayrımına karşıdır. İş ç i, memur, esnaf t ü ccar yasalar karşısında aynı haklara sahiptir. Hi ç bir kişiye, aileye, z ü mreye ayrıcalık tanınamaz.

78 Cumhuriyet ç ilik İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: 1- Saltanatın kaldırılması 2-TBMM ’ nin a ç ılması 3- Cumhuriyetin ilan edilmesi 4- Halifeliğin kaldırılması 5- Birden fazla siyasi partinin kurulması 6-Kadınlara se ç me se ç ilme hakkının verilmesi 7- Anayasanın hazırlanması

79 Ö zellikleri: 1-Halk devlet y ö netimine katılır. 2- Herkes kanunlar ö n ü nde eşit haklara sahiptir. 3-Cumhuriyet ç iliğin ve milliyet ç iliğin doğal bir sonucudur.

80 Halk ç ılık İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: 1- Saltanatın kaldırılıp, cumhuriyet y ö netimine ge ç ilmesi. 2- T ü rk Medeni Kanunu ’ nun kabul edilmesi 3-Tekke,zaviye ve t ü rbelerin kaldırılması 4- Tevhidi Tedrisat Kanunu ’ nun kabul ü 5- Kılık kıyafette değişiklik yapılması 6- Kadınlara se ç me ve se ç ilme hakkının verilmesi 7-Aşar vergisinin kaldırılması 8- Soyadı Kanunu ’ nun ç ıkarılması 9-Hastane ve sağlık ocaklarının a ç ılması

81 LAİKLİK Laiklik; din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması, devlet kurumlarının ve kurallarının dini ilkelere değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır. Laiklik ilkesinin kabul edilmesiyle devlet y ö netimi akla ve bilime dayandırılmıştır. Bu ilke doğrultusunda hukuk siteminde, eğitim siteminde, sosyal yaşamda akılcı ve bilimsel değişiklikler yapılmıştır. T ü rk toplumunun ç ağdaşlaşma yolu a ç ılmıştır.

82 Ö zellikleri: 1- Devlet y ö netiminde din ve devlet işleri birbirinden ayrı tutulur. 2- Akla ve bilime ö nem verilir, yasalar din kurallarına dayandırılamaz. 3-D ü ş ü nce ve inanca saygı esastır. Herkesin inan ç ö zg ü rl ü ğ ü vardır.

83 Laiklik İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: 1-Saltanatın kaldırılması 2-Halifeliğin kaldırılması 3-T ü rk Medeni Kanunu ’ nun kabul edilmesi 4-Medreselerin kapatılması 5-Tekke, zaviye ve t ü rbelerin kapatılması 6- Diyanet Din işleri Başkanlığı ’ nın kurulması 7-Anayasadan “ Devletin dini İslâm ’ dır ” maddesinin kaldırılması 8-Tevhidi Tedrisat Kanunu ’ nun kabul edilmesi Dikkat! 1937 ’ de laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.

84 DEVLET Ç İLİK Devletin ekonomik hayatın i ç inde yer almasıdır. Yani gerektiğinde fabrika ve şirket kurup işletmesidir. Bu ilke ekonomiyle ilgilidir. Devlet ç ilik ilkesi, b ü y ü k sermaye gerektiren ağır sanayi işletmelerinin kurulması amacıyla uygulamaya konmuştur. Bu sayede demir ç elik, dokuma, cam ve şeker dalları kısa s ü rede kurulmuştur. Devlet ç ilik ilkesi, ekonomik kalkınmanın yanında sosyal ve k ü lt ü rel kalkınmayı da ama ç lar.

85 Ö zellikleri: 1-Devletin ekonomik, sosyal ve k ü lt ü rel alanda kalkınmasını ama ç lamıştır. 2- Vatandaşların ö zel iş yerleri kurmalarını destekler ve ö rnek olur. 3- Devlet, ü lkedeki ekonomik kaynakları belirler ve işletir.

86 Devlet ç ilik İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: 1-İzmir İktisat Kongresi ’ nin yapılması. 2-S ü merbank ve Etibank gibi devlet bankalarının kurulması 3-Karab ü k Demir- Ç elik Fabrikasının devlet tarafından kurulması 4- Tarımda modern y ö ntemlerin uygulanması 5- Maden Tetkik Arama Enstit ü s ü n ü n a ç ılması 6- Kabotaj Kanunu ’ nun kabul ü 7- Demir yollarının devletleştirilmesi

87 İNKILAP Ç ILIK İnkılap: Eskimiş, ç ağdışı kalmış bir toplum ve devlet d ü zeninin daha iyi bir duruma getirilmesi i ç in yapılan k ö kl ü değişikliklerdir. İnkılap ç ılık ilkesi; T ü rk toplumunun s ü rekli gelişmeye, yenileşmeye a ç ık olmasını sağlamıştır. İnkılap ç ılık ilkesi s ü rekli yeniyi, iyiyi, g ü zeli esas almıştır.

88 Ö zellikleri: 1- Kurumların s ü rekli yenilenmesi, ç ağa ayak uydurması anlamına gelir. 2- Gelişmesi durmuş olan b ü t ü n kurum ve kuruluşları kaldırıp yerine daha yeni ve daha ç ağdaş olanını getirir. 3- B ü t ü n yenilikler bu ilke doğrultusunda yapılmıştır. İnkılap ç ılık İlkesi Doğrultusunda Ger ç ekleşen İnkılaplar: Ger ç ekleştirilen b ü t ü n inkılaplar bu ilkenin uygulama ö rnekleridir.

89 ATAT Ü RK ’Ü N SON G Ü NLERİ Atat ü rk ’ü n T ü rk milletini hak ettiği ç ağdaş toplumlar seviyesine ç ıkarmak i ç in ü lke i ç inde pek ç ok inkılap ge ç irmiştir. Milletine, iyinin ve doğrunun yolunu g ö sterdi. Kendisini d ü ş ü nmeden yaptığı bu ç alışmalar gen ç sayılabilecek bir yaşta sağlığının bozulmasına neden oldu yılı başlarında Bursa ’ ya yaptığı bir gezi sırasında hastalanan Atat ü rk Ç ankaya K ö şk ’ü nde bir s ü re dinlendi. Sağlık kontrol ü nden ge ç irildi.

90 Mayıs ayında g ü ney illerini kapsayan bir inceleme gezisi kendisini yorduğu i ç in yeniden hastalandı. Ankara ’ ya d ö nd ü. Oradan da tedavi olmak ve dinlenmek i ç in İstanbul ’ a gitti. Ancak aynı d ö nemlerde dış politikada da hayati gelişmeler yaşanmaktaydı. Fransa ’ nın Hatay ’ dan ç ekilmesinden sonra Hatay ’ ın durumu belirsiz bir hal almıştı. Atat ü rk; Hatay ’ ın T ü rkiye ’ ye katılmasına b ü y ü k ö nem vermekteydi. Bu nedenle doktorların kesin dinlenmesi talimatına rağmen Hatay ’ a gitti. Burada incelemelerde bulundu. Bu durum Hatay halkı ü zerinde ö nemli etki bıraktı. Yapılan oylama sonucu Hatay aynı yıl T ü rkiye ’ ye katıldı.

91 Bu yoğun tempo Atat ü rk ’ü n hastalığının artmasına neden oldu. T ü m d ü nyaya ö rnek olan b ü y ü k ö nder, 10 Kasım 1938 yılında saat dokuzu beş gece İstanbul Dolmabah ç e Sarayı ’ nda hayata g ö zlerini yumdu.Bu haber T ü rk milletini ve b ü t ü n d ü nyayı derin bir ü z ü nt ü ye boğdu. 19 Kasım g ü n ü naaşı, top arabasıyla G ü lhane Parkı ’ na g ö t ü r ü ld ü. Buradan Yavuz zırhlısı ile İzmit ’ e oradan da ö zel bir trenle Ankara ’ ya getirildi. 21 Kasım 1938 tarihinde yabancı devletlerin de g ö nderdiği askeri birliklerle temsil ettiği b ü y ü k bir devlet t ö reni yapıldı. Naşı, Etnoğrafya M ü zesi ’ nde hazırlanan ge ç ici kabre konuldu.


"2. ÜNİTE ADIM ADIM TÜRKİYE. Ü LKEMİZDE DOĞAL VARLIKLAR VE TARİH Î MEKÂNLAR Ü lkemiz, en eski ç ağlardan itibaren ö nemli bir yerleşim merkezi olmuştur." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları